Muhafaza Görevini Kötüye Kullanma Suçu ve Cezası (TCK-289)

muhafaza görevini kötüye kullanma

İçindekiler

Muhafaza görevini kötüye kullanma suçu, muhafaza edilmek üzere kendisine resmen teslim edilen rehinli, hacizli veya herhangi bir nedenle el konulmuş mal üzerinde teslim amacı dışında tasarrufta bulunan kişinin, yani yedieminin işlediği suçtur ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu‘nun 289’uncu maddesinde düzenlenmiştir. Hacizli veya el konulmuş malı satan, başkasına veren, kullanan ya da parçalayan yedieminin cezası TCK m.289/1 uyarınca 3 aydan 2 yıla kadar hapis ve 3.000 güne kadar adli para cezasıdır; yediemin malın sahibiyse ceza yarı oranında indirilir. Malı kovuşturma başlamadan önce geri veren veya bedelini ödeyen kişinin cezası TCK m.289/2 uyarınca beşte dört oranında indirilir. Dikkatsizlik sonucu malın kaybolmasına veya bozulmasına neden olan yediemine TCK m.289/3 uyarınca yalnızca adli para cezası verilir. Soruşturma veya kovuşturma kapsamında el konulan eşyayı amacı dışında kullanan kişi ise TCK m.289/4 uyarınca 1 yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

Muhafaza görevini kötüye kullanma suçu, Türk Ceza Kanunu’nun “Adliyeye Karşı Suçlar” bölümünde yer alır ve uygulamada “yedieminlik suçu” veya “yedieminliği suistimal” olarak da anılır. Suç en sık icra takiplerinde haczedilen ev eşyası, makine ve araçlarda, ceza soruşturmalarında el konulan araçlarda ve yediemin otoparklarında gündeme gelir. Suç şikâyete bağlı değildir; uzlaştırma ve seri muhakeme kapsamında değildir. TCK m.289/3’teki taksirli hâl yalnızca adli para cezası gerektirdiği için önödemeye tabidir. Bütün fıkralar için dava zamanaşımı 8 yıldır, görevli mahkeme asliye ceza mahkemesidir ve basit yargılama, hükmün açıklanmasının geri bırakılması ile erteleme uygulanabilir.

Kanun metninin resmi kaynağı: 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu, mevzuat.gov.tr

Yargıtay Kararları Işığında Muhafaza Görevini Kötüye Kullanma Suçunun Oluşması İçin Gerekli Şartlar

Muhafaza görevini kötüye kullanma suçunun oluşması için içtihatlarla Yargıtay tarafından bazı kriterler ortaya konulmuştur. Yargıtay Ceza Genel Kurulu 2022/363 E., 2024/238 K. sayılı ve 12.09.2024 tarihli kararı, Yargıtay Ceza Genel Kurulu 2018/299 E., 2018/394 K. sayılı ve 02.10.2018 tarihli kararı ile Yargıtay Ceza Genel Kurulu 2014/346 E., 2017/242 K. sayılı ve 18.04.2017 tarihli kararı esas alındığında, maddeler hâlinde saymak gerekirse TCK m.289/1’deki suçun oluşması için:

  1. Suçun konusunun rehinli, hacizli veya herhangi bir nedenle el konulmuş bir mal olması,
  2. Bu malın yetkili kamu makamı (icra dairesi, mahkeme, savcılık veya kanunla yetkilendirilmiş başka bir merci) tarafından, mevzuata uygun biçimde ve muhafaza amacıyla faile resmen teslim edilmiş olması,
  3. Failin yedieminlik görevini kabul etmiş ve hukuki ve cezai sorumluluğunun kendisine hatırlatılmış olması,
  4. Haczin veya el koymanın fiil tarihinde hukuken geçerli olması; örneğin icra hukukundaki satış isteme süresinin dolmamış olması,
  5. Failin mal üzerinde satma, başkasına verme, kullanma, parçalama veya gizleme gibi teslim amacıyla bağdaşmayan bir tasarrufta bulunması,
  6. Failin bilerek ve isteyerek hareket etmesi

gerekmektedir. Banka ile yapılan rehin sözleşmesi gibi özel hukuk ilişkisine dayanan teslimlerde “resmen teslim” bulunmadığından bu suç oluşmaz. Yargıtay Ceza Genel Kurulu 2018/299 E., 2018/394 K. sayılı kararında, hacizli eşyayı icra dairesinin belirlediği satış yerine götürmeyen yediemin hakkında, yedieminin böyle bir yükümlülüğü bulunmadığı ve bu ihmalin teslim amacı dışında tasarruf sayılamayacağı gerekçesiyle beraat kararı verilmesi gerektiğine hükmetmiştir.

A- TCK 289 Madde Metninin İncelenmesi

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 289’uncu maddesi yürürlükteki hâliyle aşağıdaki gibidir:

Muhafaza görevini kötüye kullanma

Madde 289- (1) Muhafaza edilmek üzere kendisine resmen teslim olunan rehinli veya hacizli veya herhangi bir nedenle elkonulmuş olan mal üzerinde teslim amacı dışında tasarrufta bulunan kişi, üç aydan iki yıla kadar hapis ve üç bin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır. Kişinin bu malın sahibi olması halinde, verilecek ceza yarı oranında indirilir.

(2) Birinci fıkrada tanımlanan suçun konusunu oluşturan eşyayı kovuşturma başlamadan önce geri veren veya bunun mümkün olmaması halinde bedelini ödeyen kişi hakkında verilecek cezaların beşte dördü indirilir.

(3) Muhafaza edilmek üzere kendisine resmen teslim olunan rehinli veya hacizli veya herhangi bir nedenle elkonulmuş olan malın dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranması nedeniyle kaybolmasına veya bozulmasına neden olan kişi, adlî para cezası ile cezalandırılır.

(4) Bir suça ilişkin soruşturma veya kovuşturma kapsamında elkonulan eşyayı amacı dışında kullanan kimse, bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

TCK m.289 dört fıkradan oluşur. Birinci fıkra suçun temel şeklini ve malın sahibi olan yediemin için indirimi, ikinci fıkra etkin pişmanlığı, üçüncü fıkra taksirle işlenen hâli, dördüncü fıkra ise ceza soruşturmasında el konulan eşyanın amacı dışında kullanılmasını düzenler. Madde 01.06.2005’te yürürlüğe girdiğinden bu yana değişmemiştir; ancak suçun hukuka aykırılık unsurunu belirleyen İcra ve İflas Kanunu’nun 106’ncı maddesindeki satış isteme süresi 2012 ve 2021 yıllarında iki kez değiştirilmiştir (aşağıda B-6 başlığına bakınız).

Madde gerekçesine göre bu suç esas itibarıyla güveni kötüye kullanma suçunun özel bir şeklidir. Ancak mal, kişiye özel bir görevin gereği olarak teslim edildiği ve kişi malı olduğu gibi muhafaza etmekle ödevlendirildiği için fiil aynı zamanda bir görevin kötüye kullanılması niteliğindedir. Gerekçe, teslim amacı muhafaza olduğundan malın satılması veya başkasına verilmesi gibi bu amaçla bağdaşmayan davranışların suçu oluşturacağını ve suçun serbest hareketli bir suç olduğunu belirtir.

Bu suç, isim benzerliği nedeniyle TCK m.295’teki muhafızın görevini kötüye kullanması suçuyla sık karıştırılır. TCK m.289 bir malın, TCK m.295 ise bir insanın, yani gözaltına alınan, tutuklu veya hükümlü kişinin muhafazasıyla ilgilidir (aşağıda H-5 başlığına bakınız).

B- Muhafaza Görevini Kötüye Kullanma Suçunun Unsurları

1- Korunan Hukuki Değer

Muhafaza görevini kötüye kullanma suçuyla korunan hukuki değer, adli hizmetlerin güvenilir ve etkin biçimde yürütülmesi bağlamında kamu otoritesidir. Yargıtay Ceza Genel Kurulu 2022/363 E., 2024/238 K. sayılı kararında, kamu idaresinin kişiye verdiği muhafaza görevi sonucunda kişinin malı özenle korumasıyla kamu görevinin düzenli yürütülmesinin, otorite ve disiplinin sağlanmasının amaçlandığı belirtilmiştir. Suç dolaylı olarak alacaklının alacağını ve malın sahibinin mülkiyet hakkını da korur.

2- Fail: Yediemin (Özgü Suç)

Muhafaza görevini kötüye kullanma bir özgü suçtur; yalnızca malın muhafaza edilmek üzere resmen teslim edildiği kişi, yani yediemin fail olabilir. Yediemin; borçlunun kendisi, borçlunun eşi veya iş yeri çalışanı, alacaklı, üçüncü bir kişi ya da yediemin otoparkı işleten kişi olabilir.

Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2011/7277 E., 2011/6693 K. sayılı ve 11.05.2011 tarihli kararında, icra takibinde yediemin olarak görevlendirilen kişinin İcra ve İflas Kanunu’nun 88 ve 358’inci maddeleri ile Borçlar Kanunu’nun saklama hükümlerinden doğan yükümlülükleri şöyle sıralanmıştır:

  1. Kendisine resmen teslim edilen malı saklamak, korumak ve olduğu gibi bırakmak,
  2. Teslim işlemini yapan yetkili merci istediğinde malı kendisine teslim edildiği yerde geri vermek veya hazır etmek.

Bu iki yükümlülük aynı zamanda TCK m.289’daki “teslim amacını” oluşturur.

Yedieminlik görevini kabul etmek zorunlu değildir. Yargıtay 9. Ceza Dairesi 2012/10640 E., 2012/15287 K. sayılı ve 17.12.2012 tarihli kararında, yedieminliği kabul etmeyen ve bu nedenle haciz tutanağını imzalamayan kişiye malların usulüne uygun olarak teslim edildiğinin kabul edilemeyeceği belirtilerek beraat kararı verilmesi gerektiğine hükmedilmiştir. Yargıtay 17. Ceza Dairesi 2020/4400 E., 2020/6836 K. sayılı ve 30.06.2020 tarihli kararında da yedieminliğin hukuki ve cezai sorumlulukları hatırlatılmadan teslim yapıldığında suçun unsurlarının oluşmadığı kabul edilmiştir.

Otopark işletmek için ruhsat almış olmak tek başına yedieminlik görevi sayılmaz. Yargıtay 17. Ceza Dairesi 2020/3943 E., 2020/5134 K. sayılı ve 10.06.2020 tarihli kararında, trafikten men edilen araç nedeniyle yargılanan otopark işletmecisi bakımından, aracın muhafaza edilmek üzere teslim edildiğini gösteren resmî bir teslim belgesinin bulunup bulunmadığının araştırılması gerektiği belirtilmiştir. Yediemin olmayan kişiler suça şerik olarak, yani azmettiren veya yardım eden sıfatıyla katılabilir; müşterek fail olamaz.

3- Suçun Konusu: Rehinli, Hacizli veya El Konulmuş Mal

TCK m.289/1 ve 289/3’te suçun konusu taşınır veya taşınmaz bir maldır ve mal şu üç hâlden birinde bulunmalıdır:

  • Hacizli mal: İcra ve İflas Kanunu veya 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun uyarınca haczedilen ev eşyası, makine, emtia veya araç.
  • Rehinli mal: Rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takipte resmî makamca muhafaza altına alınıp yediemine bırakılan mal.
  • El konulmuş mal: CMK m.127 ve 128 uyarınca bir ceza soruşturmasında veya özel kanunlar uyarınca el konulan eşya. Bu tür eşyanın amacı dışında kullanılması ayrıca TCK m.289/4’te düzenlenmiştir.

4- “Resmen Teslim” Şartı

Muhafaza görevini kötüye kullanma suçunun en çok tartışılan unsuru “resmen teslim”dir. Resmen teslim, yetkili kamu organının mevzuata uygun bir işlemle malın zilyetliğini faile fiilen devretmesi anlamına gelir. Yetkili makam tarafından yapılmayan, özel hukuk ilişkisine dayanan teslimler bu kapsama girmez.

Yargıtay Ceza Genel Kurulu 2022/363 E., 2024/238 K. sayılı ve 12.09.2024 tarihli kararında, taşıt kredisiyle aldığı aracın tescil kaydına banka lehine rehin şerhi konulan, borcunu ödeyemeyince aracı başkasına devreden ve aracın kazalı ve parçaları eksik ele geçtiği sanık hakkında oy birliğiyle şu sonuca ulaşılmıştır:

  • Rehin sözleşmesiyle yapılan teslimde resmen teslim bulunmadığından TCK m.289 oluşmaz,
  • Sanık aracın maliki olduğundan TCK m.155’teki güveni kötüye kullanma suçu da oluşmaz,
  • Takip rehnin paraya çevrilmesi yoluyla yapıldığından haciz yoluyla takibe özgü İİK m.331’deki suç da oluşmaz,
  • Olay suç değil, özel hukuku ilgilendiren hukuki bir ihtilaftır ve sanığın beraati gerekir.

Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2017/8025 E., 2019/1937 K. sayılı ve 12.02.2019 tarihli kararında da mülkiyeti muhafaza kaydıyla satılan ve haczedildikten sonra yediemine teslim edilmeden tır parkında bırakılan araçlar bakımından resmen teslim bulunmadığı gerekçesiyle beraat kararı verilmesi gerektiği belirtilmiştir.

Ceza soruşturmasında el konulan araçlarda ise CMK m.128/4’teki usule uyulması gerekir. Bu hükme göre kara, deniz ve hava ulaşım araçları hakkındaki el koyma kararı, aracın kayıtlı olduğu sicile şerh verilerek icra edilir. Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2020/29861 E., 2020/12544 K. sayılı ve 11.11.2020 tarihli kararında, kaçakçılık suçunda kullanılan araca kolluğun fiilen el koyup aracı tutanakla sanığa yediemin olarak bıraktığı, mahkemenin sicile şerh suretiyle el koyma kararını ise daha sonraki bir tarihte verdiği olayda, sanık aracı bu arada satmış olsa bile mevzuata uygun bir el koyma işlemi bulunmadığından suçun maddi unsurlarının oluşmadığına hükmedilmiştir. Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2017/15934 E., 2019/15049 K. sayılı ve 16.12.2019 tarihli kararında da aynı sonuca ulaşılmıştır.

Yargıtay 17. Ceza Dairesi 2020/3792 E., 2020/4517 K. sayılı ve 03.06.2020 tarihli kararında, teminat karşılığında aracın sanığa iadesine karar veren mahkeme kararında ve teslim tutanağında yedieminlik görevinden söz edilmediği gerekçesiyle resmen teslimin bulunmadığı kabul edilmiştir.

5- Hareket: Teslim Amacı Dışında Tasarrufta Bulunmak

TCK m.289/1’in hareketi, mal üzerinde teslim amacı dışında tasarrufta bulunmaktır. Suç serbest hareketli olduğundan muhafaza amacıyla bağdaşmayan her davranış hareket unsurunu oluşturabilir. Uygulamada en sık görülen tasarruflar şunlardır:

  • Hacizli malı satmak, hibe etmek veya rehin vermek,
  • Malı başka bir yere götürüp gizlemek veya kaçırmak,
  • Malı kendi işinde ya da kiraya vererek kullanmak,
  • Aracın veya makinenin parçalarını sökmek,
  • Malı tüketmek, eritmek veya kasten tahrip etmek,
  • Malı yetkili merci istediğinde geri vermemek.

Yediemin, malı icra dairesinin belirlediği satış yerine götürmekle yükümlü değildir. Yargıtay Ceza Genel Kurulu 2018/299 E., 2018/394 K. sayılı ve 02.10.2018 tarihli kararında, eşinin borcu nedeniyle evde haczedilen çamaşır makinesi, bulaşık makinesi ve televizyonu satış tarihinde satış yerine getirmeyen yediemin hakkında, saklama sözleşmesinde iadenin malın korunduğu yerde yapılacağı, bu ihmali “teslim amacı dışında tasarruf” saymanın suç ve cezaların kanuniliği ilkesine aykırı olacağı gerekçesiyle oy birliğiyle beraat kararı verilmesi gerektiğine hükmedilmiştir.

Yalnızca adres değiştirmek de tek başına suç değildir. Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2017/10256 E., 2019/1914 K. sayılı ve 12.02.2019 tarihli kararında, yedieminin adresinden taşınmış olmasının suçun maddi unsurunu oluşturmadığı, hacizli malların mevcut olup olmadığının araştırılması ve teslim amacı dışında tasarruf saptanmazsa beraat kararı verilmesi gerektiği belirtilmiştir. Mallar kaybolmuşsa ve yediemin icra dairesine bildirimde bulunmamışsa eylem TCK m.289/3 kapsamında değerlendirilebilir (aşağıda E başlığına bakınız).

Yedieminlik görevi malın fiilen teslimine kadar sürer. Yargıtay Ceza Genel Kurulu 2016/494 E., 2020/94 K. sayılı ve 13.02.2020 tarihli kararında, haczedilip yediemine bırakılan çekici ve yarı römorkun açık artırmada alacaklı bankaya satılıp banka adına tescil edilmesinden sonra araçları teslim etmeyen yediemin hakkında, ihale sonrası haczin kalkmasının yedieminlik görevini sona erdirmediği, görevin malın ilgilisine fiilen teslimine kadar devam ettiği gerekçesiyle oy çokluğuyla suçun oluştuğu kabul edilmiştir.

6- Hukuka Aykırılık: Haczin Geçerliliği ve İİK 106 Süresi

Muhafaza görevini kötüye kullanma suçunun oluşması için haczin fiil tarihinde geçerli olması gerekir. İcra ve İflas Kanunu’nun 110’uncu maddesine göre bir malın satışı kanuni süre içinde istenmezse o mal üzerindeki haciz kendiliğinden kalkar. Haciz kalkmışsa yediemin mal üzerinde tasarrufta bulunsa bile suçun hukuka aykırılık unsuru oluşmaz.

Yargıtay Ceza Genel Kurulu 2014/346 E., 2017/242 K. sayılı ve 18.04.2017 tarihli kararında bu ilke şöyle açıklanmıştır: Suç tarihi, yedieminin teslim amacı dışında tasarrufta bulunduğunun tespit edildiği tarihtir. Haciz tarihinden bu tespit tarihine kadar İİK m.106’daki satış isteme süresi dolmamışsa haciz geçerlidir ve suç oluşur; süre dolmuş ve süreyi durduran bir neden de yoksa haciz kendiliğinden kalkar ve suç oluşmaz. Somut olayda haciz 29.09.2005’te yapılmış, malların yerinde olmadığı 10.10.2005’te tespit edilmiş, süre dolmadığından suçun oluştuğu kabul edilmiştir.

Satış isteme süresi olay tarihine göre farklıdır:

Haciz/olay tarihiİİK m.106’daki satış isteme süresi
05.07.2012 öncesiTaşınırda 1 yıl, taşınmazda 2 yıl
05.07.2012 – 7343 sayılı Kanun öncesi (6352 sayılı Kanun dönemi)Taşınırda 6 ay, taşınmazda 1 yıl
7343 sayılı Kanun sonrası (24.11.2021 tarihli değişiklik)Taşınır ve taşınmazda hacizden itibaren 1 yıl; artırmada satılamayan mal için satış isteyen alacaklı yönünden 1 yıl daha

Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2024/150 E., 2024/10545 K. sayılı ve 27.06.2024 tarihli kararında, 10.07.2012’de haczedilip yediemine teslim edilen malların 11.04.2013’te yerinde olmadığı tespit edilmiş, ancak o tarihte geçerli 6 aylık süre içinde satış istenmediği için haczin kalktığı ve suçun hukuka aykırılık unsurunun oluşmadığı gerekçesiyle beraat kararı verilmesi gerektiği belirtilmiştir.

7343 sayılı Kanun’la getirilen düzenlemeye göre satış talebiyle birlikte kıymet takdiri ve satış giderlerinin, sicile kayıtlı motorlu kara araçlarında ayrıca muhafaza giderinin tamamının peşin yatırılması zorunludur; giderler yatırılmazsa satış talebi yapılmamış sayılır. Bu nedenle savunmada icra dosyası getirtilerek satış talebinin süresinde ve giderleri yatırılarak yapılıp yapılmadığı mutlaka incelenmelidir.

7- Manevi Unsur: Kast

TCK m.289/1 ve 289/4’teki suçlar yalnızca kasten işlenebilir. Yediemin malın hacizli veya el konulmuş olduğunu ve muhafaza görevini bilmeli, buna rağmen mal üzerinde bilerek tasarrufta bulunmalıdır. Özel bir saik veya alacaklıyı zarara uğratma kastı aranmaz. Dikkatsizlik sonucu malın kaybolması veya bozulması ise TCK m.289/1’i değil, TCK m.289/3’teki taksirli suçu oluşturur.

C- Malın Sahibi Olan Yediemin: Cezanın Yarı Oranında İndirilmesi (TCK 289/1 Son Cümle)

Yediemin, muhafazasına bırakılan malın sahibiyse TCK m.289/1’in son cümlesi uyarınca verilecek ceza yarı oranında indirilir. Uygulamada en sık rastlanan durum, kendi malları haczedilen borçlunun bu mallara yediemin olarak atanması ve malları satması veya kaçırmasıdır. Yargıtay Ceza Genel Kurulu 2014/346 E., 2017/242 K. sayılı kararına konu olayda, yetkilisi olduğu şirketin malları haczedilen ve bu mallara yediemin olarak atanan sanık hakkında TCK m.289/1-son cümle uygulanmıştır.

İndirim zorunludur ve hâkimin takdirine bırakılmamıştır. Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2020/30891 E., 2021/19121 K. sayılı ve 11.11.2021 tarihli kararında, suça konu aracın sanığa ait olduğu anlaşıldığı hâlde TCK m.289/1-son cümle uyarınca indirim yapılmamasını ayrı bir bozma nedeni saymıştır.

D- Etkin Pişmanlık: Malı Geri Verme veya Bedelini Ödeme (TCK 289/2)

TCK m.289/2’ye göre birinci fıkradaki suçun konusunu oluşturan eşyayı kovuşturma başlamadan önce geri veren veya bunun mümkün olmaması hâlinde bedelini ödeyen kişinin cezasının beşte dördü indirilir. Etkin pişmanlık indirimi hem hapis hem de adli para cezasına uygulanır ve sabit orandadır.

Etkin pişmanlığın şartları şunlardır:

  1. Etkin pişmanlık yalnızca TCK m.289/1’deki kasıtlı suç için uygulanır; 289/3 ve 289/4’te uygulanmaz.
  2. Geri verme veya bedel ödeme kovuşturma başlamadan, yani iddianamenin kabulünden önce yapılmalıdır.
  3. Mal aynen geri verilmelidir; bu mümkün değilse malın bedeli ödenmelidir.
  4. TCK m.168’deki genel etkin pişmanlık hükmü bu suçta uygulanmaz; özel hüküm olan TCK m.289/2 uygulanır.

Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2017/10256 E., 2019/1914 K. sayılı kararında, şikâyetçi vekilinin icra borcunun ödendiğini bildirdiği dosyada sanık hakkında TCK m.289/2’nin uygulanmamasını bozma nedeni saymıştır. Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2017/6988 E., 2018/1057 K. sayılı ve 05.02.2018 tarihli kararında ise etkin pişmanlıktan yararlanmayan sanığın hapis cezasının TCK m.50/1-b uyarınca “zararın aynen iade veya tazmin suretiyle giderilmesi” tedbirine çevrilemeyeceği, aksi uygulamanın soruşturma aşamasında zararı ödeyen sanık aleyhine ve adalete aykırı sonuç doğuracağı belirtilmiştir.

Kovuşturma başladıktan sonra yapılan iade TCK m.289/2 indirimini sağlamaz; ancak cezanın belirlenmesi aşamasında TCK m.62’deki takdiri indirim ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasındaki zararın giderilmesi şartı bakımından sanık lehine değerlendirilir.

E- Taksirle Muhafaza Görevini Kötüye Kullanma (TCK 289/3)

TCK m.289/3, muhafaza edilmek üzere resmen teslim edilen malın, yedieminin dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranması nedeniyle kaybolmasına veya bozulmasına neden olan kişiyi yalnızca adli para cezası ile cezalandırır. Bu suç yalnız adli para cezası gerektirdiği için TCK m.75/1-a uyarınca önödeme kapsamındadır.

Yargıtay, yedieminin malı bırakıp ayrılması ve icra dairesine bildirimde bulunmaması hâllerini TCK m.289/3 kapsamında değerlendirmektedir:

  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2017/11787 E., 2018/1146 K. sayılı ve 06.02.2018 tarihli kararında, çalıştığı iş yerinin hacizli mallarına yediemin olan, daha sonra iş yerinden ayrılan ve muhafaza görevini yerine getiremeyeceğini icra müdürlüğüne bildirmeyen sanığın eyleminin TCK m.289/3’teki suçu oluşturduğu ve önödeme önerisi yapılmadan hüküm kurulamayacağı belirtilmiştir.
  • Yargıtay 17. Ceza Dairesi 2020/3756 E., 2020/4703 K. sayılı ve 04.06.2020 tarihli kararında, eşiyle barışıp kendi evine dönen ve hacizli malları ayrıldığı evde bırakan yediemin hakkında TCK m.289/1 yerine TCK m.289/3 uygulanması ve önödeme işlemi yapılması gerektiğine hükmedilmiştir.
  • Yargıtay 17. Ceza Dairesi 2020/4276 E., 2020/6042 K. sayılı ve 22.06.2020 tarihli kararında, iş yerinden geçici olarak ayrıldığı dönemde hacizli malları iş yeri sahiplerinin sattığını savunan çalışan yediemin bakımından da aynı sonuca ulaşılmıştır.
  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2017/6988 E., 2018/1057 K. sayılı kararında, hacizli malları borçlunun adresinde bırakarak kaybolmalarına neden olan yedieminin eylemi TCK m.289/3 kapsamında görülmüştür.

TCK m.289/3’te ayrıca yalnız “kaybolma” veya “bozulma” neticesi cezalandırılır; malın değer kaybetmesi veya geç teslim edilmesi tek başına bu suçu oluşturmaz. Yediemin, malın kaybolmasında kusurunun bulunmadığını, örneğin malın kendi gözetimi dışında ve önlenemez biçimde alındığını ispat ederse taksir de oluşmaz.

F- El Konulan Eşyayı Amacı Dışında Kullanma (TCK 289/4)

TCK m.289/4, bir suça ilişkin soruşturma veya kovuşturma kapsamında el konulan eşyayı amacı dışında kullanan kişiyi 1 yıla kadar hapis cezası ile cezalandırır. TCK m.49/1 uyarınca hapis cezasının alt sınırı 1 aydır. Bu fıkra icra takibindeki hacizleri değil, CMK m.127 ve 128 uyarınca ceza muhakemesinde el konulan eşyayı kapsar.

Dördüncü fıkra birinci fıkradan farklı olarak “resmen teslim” şartını aramaz ve malın satılması gibi ağır bir tasarruf yerine “amacı dışında kullanılmasını” yeterli sayar. Uygulamada en tipik örnek, el konulup sahibine yediemin olarak bırakılan aracın kullanılmasıdır. Yargıtay 9. Ceza Dairesi 2013/13118 E., 2013/15544 K. sayılı ve 10.12.2013 tarihli kararında, kaçakçılıkta kullanıldığı için el konularak kendisine yediemin olarak bırakılan aracı daha sonra yine başka bir kaçakçılık suçunda kullanan sanığın eyleminin TCK m.289/1 değil, TCK m.289/4’teki suçu oluşturduğu belirtilmiştir.

Yargıtay 16. Ceza Dairesi 2015/7647 E., 2016/5675 K. sayılı ve 10.11.2016 tarihli kararında ise yediemin olarak bırakılan aracın trafikte yakalandığı olayda, öncelikle el koyma kararının dosyaya getirilmesi gerektiği, yedieminin aracı istenilen yere götürme yükümlülüğü bulunmadığı ve kabule göre de eylemin TCK m.289/4 kapsamında kaldığı belirtilmiştir. El konulan eşyanın müsadere kararı kesinleşinceye kadar muhafazası gerektiğinden, eşyanın yok edilmesi veya delil niteliğinin değiştirilmesi hâlinde suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme suçu (TCK 281) de ayrıca gündeme gelebilir.

G- Muhafaza Görevini Kötüye Kullanma Suçunun Cezası

HâlMaddeCeza
Teslim amacı dışında tasarruf289/13 aydan 2 yıla kadar hapis ve 3.000 güne kadar adli para cezası
Yediemin malın sahibiyse289/1 son cümleCeza yarı oranında indirilir
Kovuşturmadan önce iade veya bedel ödeme289/2Cezaların beşte dördü indirilir
Dikkatsizlikle kaybolma veya bozulma289/3Yalnız adli para cezası (5 – 730 gün), önödemeye tabi
Soruşturmada el konulan eşyayı amacı dışında kullanma289/41 aydan 1 yıla kadar hapis
Uzlaştırma, seri muhakemeCMK m.253, 250Uygulanmaz
Basit yargılamaCMK m.251Bütün fıkralarda uygulanabilir, sonuç cezadan 1/4 indirim

TCK m.289/1’de hapis ve adli para cezası birlikte öngörülmüştür; hâkim her ikisine de hükmetmek zorundadır. Adli para cezasının bir gün karşılığı TCK m.52/2 uyarınca 20 TL ile 100 TL arasında, kişinin ekonomik ve şahsi hâlleri gözetilerek belirlenir. Hükmedilen hapis cezası 1 yılı aşmadığında TCK m.50/1-a uyarınca kısa süreli hapis cezasına seçenek yaptırımlar uygulanabilir ve hapis cezası adli para cezasına çevrilebilir.

Temel cezanın üst sınırdan belirlenmesi de mümkündür. Yargıtay Ceza Genel Kurulu 2016/494 E., 2020/94 K. sayılı kararında, satış sonrasında teslimi istendiği hâlde araçları iade etmeyen ve pişmanlık göstermeyen sanık hakkında, 150-200 bin TL piyasa değerindeki araçlar nedeniyle alacaklı bankanın uğradığı zararın ağırlığı gözetilerek temel hapis cezasının üst sınır olan 2 yıldan belirlenmesi TCK m.61 ve orantılılık ilkesine uygun bulunmuş, adli para cezasının bir gün karşılığının 100 TL takdir edilmesi de isabetli sayılmıştır.

Ceza Hesaplaması Örnekleri

Aşağıdaki örnekler genel fikir vermek amacıyla hazırlanmıştır; somut olayda mahkemenin yapacağı değerlendirme farklı sonuç doğurabilir.

  1. Teslim amacı dışında tasarruf (TCK 289/1): Temel ceza 3 ay hapis ve 100 gün adli para cezası belirlenip TCK m.62 uyarınca 1/6 indirim yapılırsa sonuç ceza 2 ay 15 gün hapis ve 83 gün adli para cezasıdır. Gün karşılığı 20 TL’den 83 gün 1.660 TL eder. Hapis cezası da TCK m.50/1-a uyarınca 75 gün karşılığı 1.500 TL adli para cezasına çevrilebilir.
  2. Malın sahibi olan yediemin (TCK 289/1 son cümle): Temel ceza 6 ay hapis ve 100 gün adli para cezası belirlenirse yarı oranında indirimle 3 ay hapis ve 50 gün olur; TCK m.62 ile 1/6 indirim yapılırsa sonuç ceza 2 ay 15 gün hapis ve 41 gün adli para cezasıdır.
  3. Etkin pişmanlık (TCK 289/2): Temel ceza 1 yıl hapis ve 300 gün adli para cezası belirlenirse beşte dört indirimle 2 ay 12 gün hapis ve 60 gün olur; TCK m.62 ile 1/6 indirim yapılırsa sonuç ceza 2 ay hapis ve 50 gün adli para cezasıdır.
  4. Taksirle kaybolma (TCK 289/3): Temel ceza 100 gün adli para cezası belirlenip TCK m.62 ile 1/6 indirim yapılırsa sonuç ceza 83 gündür; gün karşılığı 20 TL’den 1.660 TL eder. Ancak bu hâlde dava açılmadan önce önödeme önerisi yapılması zorunludur.
  5. El konulan eşyayı kullanma (TCK 289/4): Temel ceza 3 ay belirlenip TCK m.62 ile 1/6 indirim yapılırsa sonuç ceza 2 ay 15 gündür.
  6. Basit yargılama: 2 ay 15 gün hapis cezası basit yargılama usulüyle verilirse CMK m.251/3 uyarınca dörtte bir indirilir ve sonuç ceza 1 ay 26 gün olur.

H- Muhafaza Görevini Kötüye Kullanma ile Benzer Suçlar Arasındaki Farklar

Muhafaza görevini kötüye kullanma suçu; güveni kötüye kullanma, resmen teslim olunan mala el konulması, alacaklıyı zarara sokmak kastıyla mal kaçırma, mühür bozma ve muhafızın görevini kötüye kullanması suçlarıyla sık karıştırılır. Temel farklar şöyledir:

SuçFailKonu ve fiilCezaŞikâyet / Uzlaştırma
Muhafaza görevini kötüye kullanma (TCK m.289/1)YedieminResmen teslim edilen malda teslim amacı dışında tasarruf3 ay – 2 yıl hapis ve 3.000 güne kadar adli paraYok / Yok
Güveni kötüye kullanma (TCK m.155/1)Sözleşmeyle zilyetliği devralanBaşkasına ait malda devir amacı dışında tasarruf6 ay – 2 yıl hapis ve adli paraVar / Var
Resmen teslim olunan mala el konulması (TCK m.290/2)Yediemin dışındaki kişiYedieminin elindeki malı rızası dışında, cebren, hileyle almak veya tahrip etmekHırsızlık, yağma, dolandırıcılık veya mala zarar verme cezasıAsıl suça göre
Alacaklıyı zarara sokmak kastıyla mevcudu eksiltme (İİK m.331)Haciz yoluyla takipte borçluMalları kaçırmak, telef etmek, muvazaalı devretmek6 ay – 3 yıl hapis ve 1.000 güne kadar adli paraVar / –
Mühür bozma (TCK m.203)HerkesYetkili makamca konulan mührü kaldırmak veya amacına aykırı davranmak6 ay – 3 yıl hapis veya adli paraYok / Yok
Muhafızın görevini kötüye kullanması (TCK m.295)Muhafaza veya nakil görevlisiGözaltındaki, tutuklu veya hükümlünün geçici uzaklaşmasına izin6 ay – 2 yıl hapisYok / Yok

1- TCK 289 ile Güveni Kötüye Kullanma (TCK 155)

İki suçta da fail kendisine teslim edilen mal üzerinde teslim amacı dışında tasarrufta bulunur. Fark teslimin kaynağındadır: güveni kötüye kullanmada teslim özel hukuk sözleşmesine, muhafaza görevini kötüye kullanmada ise yetkili kamu makamının resmî işlemine dayanır. Güveni kötüye kullanma başkasına ait malda işlenir; muhafaza görevini kötüye kullanmada ise fail malın sahibi de olabilir. TCK m.155/1 şikâyete bağlı ve uzlaştırmaya tabidir; TCK m.289 ise re’sen soruşturulur. Yargıtay Ceza Genel Kurulu 2016/494 E., 2020/94 K. sayılı kararında iki üye, yediemin eyleminin güveni kötüye kullanma oluşturduğu görüşüyle karşı oy kullanmıştır; bu da iki suç arasındaki sınırın uygulamada ne kadar ince olduğunu göstermektedir.

2- TCK 289 ile Resmen Teslim Olunan Mala El Konulması (TCK 290)

TCK m.290/2, yediemine resmen teslim edilen taşınır malın yedieminin elinden rızası dışında alınması hâlinde hırsızlık, cebren alınması hâlinde yağma, hileyle alınması hâlinde dolandırıcılık, tahrip edilmesi hâlinde mala zarar verme hükümlerinin uygulanacağını düzenler. Yani TCK m.289 yedieminin kendisinin, TCK m.290/2 ise üçüncü kişilerin eylemini cezalandırır. Malı yedieminin elinden alan kişi malın sahibiyse cezası yarısından dörtte üçüne kadar indirilir.

3- TCK 289 ile Alacaklıyı Zarara Sokmak Kastıyla Mal Kaçırma (İİK 331)

İİK m.331, haciz yoluyla takip talebinden sonra veya bu talepten önceki iki yıl içinde alacaklısını zarara sokmak maksadıyla mallarını kaçıran, telef eden veya muvazaalı olarak devreden borçluyu cezalandırır. Bu suç özel kast, aciz belgesi veya alacağın alınamadığının ispatını ve şikâyeti gerektirir. TCK m.289 ise yalnızca haczedilip yediemine resmen teslim edilmiş mallarda uygulanır ve özel kast aramaz. Yargıtay Ceza Genel Kurulu 2022/363 E., 2024/238 K. sayılı kararında, rehnin paraya çevrilmesi yoluyla yapılan takipte İİK m.331’in uygulanamayacağı vurgulanmıştır. Haczedilmemiş malları kaçırmak ise koşulları varsa hileli iflas veya İİK m.331 kapsamında değerlendirilir.

4- TCK 289 ile Mühür Bozma (TCK 203)

Hacizli veya el konulmuş bir mala ya da mekâna mühür konulmuşsa, mührü kaldırarak malı kullanan yediemin bakımından mühür bozma suçu da gündeme gelir. Bu durumda tek fiille iki suç oluşup oluşmadığı suçların içtimaı kurallarına göre belirlenir; fikri içtima hâlinde daha ağır cezayı gerektiren suçtan ceza verilir.

5- TCK 289 ile Muhafızın Görevini Kötüye Kullanması (TCK 295)

İki suçun adı birbirine çok benzese de konuları tamamen farklıdır. TCK m.289, haczedilen veya el konulan bir malın yediemin sıfatıyla muhafazasına ilişkindir ve fail malı teslim alan kişidir. TCK m.295 ise gözaltına alınan, tutuklu veya hükümlü kişinin muhafazasıyla ilgilidir ve fail kolluk veya infaz görevlisidir.

I- Suçun Özel Görünüş Biçimleri

1- Teşebbüs

TCK m.289/1’deki suç, mal üzerinde teslim amacı dışındaki tasarrufun gerçekleşmesiyle tamamlanır. Örneğin hacizli makineyi satmak için alıcıyla anlaşan ancak teslimden önce yakalanan yediemin bakımından suça teşebbüs tartışılabilir. TCK m.289/3 taksirli bir suç olduğundan teşebbüse elverişli değildir.

2- İştirak

Yediemin, hacizli malı satmak için başka bir kişiyle birlikte hareket ederse diğer kişi azmettiren veya yardım eden olarak sorumlu olur. Yediemin bilgisi dışında malı yedieminin elinden alan üçüncü kişi ise TCK m.289’dan değil, TCK m.290/2 uyarınca hırsızlık veya yağma gibi suçlardan sorumludur.

3- İçtima

Aynı haciz tutanağıyla teslim edilen birden fazla malın tek seferde satılması tek suç oluşturur; malların sayısı ve değeri temel cezanın belirlenmesinde dikkate alınır. Farklı icra dosyalarında farklı tarihlerde yediemine bırakılan mallar üzerinde ayrı ayrı tasarrufta bulunulması ise her dosya bakımından ayrı suç oluşturabilir.

J- Soruşturma ve Yargılama Usulü

1- Şikâyet, Uzlaştırma, Önödeme ve Seri Muhakeme

Muhafaza görevini kötüye kullanma suçu re’sen soruşturulur; şikâyete bağlı değildir. Alacaklının şikâyetinden vazgeçmesi davayı düşürmez. Suç CMK m.253’teki uzlaştırma listesinde yer almaz; güveni kötüye kullanma suçu uzlaştırmaya tabi olsa da onun özel şekli olan TCK m.289 bu kapsama alınmamıştır. Suç CMK m.250’deki seri muhakeme listesinde de yer almaz.

Önödeme yalnızca TCK m.289/3 bakımından uygulanır. TCK m.289/1’de hapis cezasının üst sınırı 2 yıl, TCK m.289/4’te 1 yıl olduğundan ve TCK m.75 hapis cezasında 6 aylık üst sınır aradığından bu fıkralarda önödeme uygulanmaz. Hapis cezasının üst sınırı 3 yılı aşmadığı için TCK m.289/1 ve 289/4’te CMK m.171/2 uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesi değerlendirilebilir.

2- Görevli Mahkeme, Katılma ve Mükerrer Dava

Muhafaza görevini kötüye kullanma suçuna asliye ceza mahkemesi bakar. 6545 sayılı Kanun’la sulh ceza mahkemeleri 2014’te kaldırılmadan önce bu davalara sulh ceza mahkemeleri bakmaktaydı.

Davaya suçtan doğrudan zarar gören alacaklı katılabilir. Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2024/5815 E., 2024/6967 K. sayılı ve 02.05.2024 tarihli kararında, muhafaza görevini kötüye kullanma suçundan doğrudan zarar görmeyen Tarım ve Orman Müdürlüğünün davaya katılma hakkı bulunmadığı ve mahkemece verilen katılma kararının ona temyiz hakkı vermeyeceği belirtilmiştir. Ceza yargılamasında taraflar bakımından bu ayrım temyiz ve vekâlet ücreti açısından önemlidir.

Aynı eylem nedeniyle iki ayrı dava açılmışsa ikinci dava reddedilir. Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2025/16094 E., 2026/283 K. sayılı ve 13.01.2026 tarihli kararında, aynı 30.04.2024 tarihli eylem nedeniyle iki farklı iddianame düzenlenen ve ilk davada basit yargılama usulüyle 1 ay 26 gün hapis ve 20 TL adli para cezası hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilen sanık hakkında, ikinci davada CMK m.223/7 uyarınca davanın reddi gerektiği belirtilerek kanun yararına bozma yoluyla verilen ceza kaldırılmıştır.

3- Dava Zamanaşımı

Muhafaza görevini kötüye kullanma suçunda dava zamanaşımı bütün fıkralar için aynıdır:

HâlOlağan zamanaşımıKesintiyle en fazla
TCK 289/1 (temel şekil ve malik indirimi)8 yıl12 yıl
TCK 289/3 (taksir, yalnız adli para cezası)8 yıl12 yıl
TCK 289/4 (el konulan eşyayı kullanma)8 yıl12 yıl

Zamanaşımı suç tarihinden, yani teslim amacı dışındaki tasarrufun tespit edildiği tarihten başlar. Yargıtay Ceza Genel Kurulu 2019/274 E., 2023/540 K. sayılı ve 18.10.2023 tarihli kararında, 30.06.2010 tarihli eylem nedeniyle Bakırköy’de yargılanan sanık hakkında 12 yıllık uzamış zamanaşımının 30.06.2022’de dolduğu gerekçesiyle davanın düşmesine karar verilmiştir. Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2022/7938 E., 2026/7774 K. sayılı ve 30.06.2026 tarihli kararında da 22.05.2013 tarihli eylem bakımından 12 yıllık sürenin dolduğu gerekçesiyle dava düşürülmüştür.

Yediemin deposu işletenler bakımından da aynı süre geçerlidir. Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2021/23993 E., 2025/14166 K. sayılı ve 05.11.2025 tarihli kararında, depodaki hacizli kamyonun mazot deposu ve aküsünü söktükleri iddia edilen yediemin deposu sahiplerinin eylemi hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma olarak değil, TCK m.289 kapsamında değerlendirilmiş ve 8 yıllık olağan zamanaşımı dolduğundan dava düşürülmüştür.

Sanığın yargılama sırasında ölmesi hâlinde ise zamanaşımı değerlendirmesi yapılmadan dava düşer. Yargıtay Ceza Genel Kurulu 2018/482 E., 2020/502 K. sayılı ve 03.12.2020 tarihli kararında, yediemine teslim edilen plastik enjeksiyon makinelerinin yerinde bulunmadığı olayda sanığın ölmesi nedeniyle TCK m.64 uyarınca davanın düşmesine karar verilmiştir.

4- Basit Yargılama, HAGB, Erteleme ve Hak Yoksunluğu

Basit yargılama usulü CMK m.251 uyarınca üst sınırı 2 yıl veya daha az hapis ya da adli para cezası gerektiren suçlarda uygulanabildiğinden TCK m.289’un bütün fıkralarında mümkündür ve sonuç cezadan dörtte bir indirim sağlar.

Sonuç ceza 2 yılı aşmadığında hükmün açıklanmasının geri bırakılması ve cezanın ertelenmesi değerlendirilmelidir. HAGB için CMK m.231/6-c uyarınca suçtan doğan zararın giderilmesi şartı aranır; hacizli malın iadesi veya bedelinin ödenmesi bu şartı da karşılar. Yargıtay Ceza Genel Kurulu 2014/346 E., 2017/242 K. sayılı kararına konu ilk derece hükmünde sanık 1 ay 7 gün hapis ve 740 TL adli para cezasına mahkûm edilmiş, hapis cezası ertelenmiştir.

Kasten işlenen suçtan hapis cezasına mahkûmiyet, TCK m.53/1’deki belli hakları kullanmaktan yoksun bırakılma sonucunu doğurur. Ancak kısa süreli hapis cezası ertelenmişse TCK m.53/4 uyarınca bu yoksunluk uygulanmaz. Yargıtay 9. Ceza Dairesi 2012/10238 E., 2012/15399 K. sayılı ve 20.12.2012 tarihli kararında, kısa süreli hapis cezası ertelenen sanık hakkında TCK m.53/1’in uygulanmasını kabule göre bozma nedeni saymıştır.

Muhafaza Görevini Kötüye Kullanma Suçlamasında Savunma Noktaları

Hacizli veya el konulmuş mal nedeniyle bu suçlamayla karşılaşan yediemin yönünden savunmada şu hususlar öncelikle incelenmelidir:

  1. Resmen teslim: Mal yetkili icra dairesi, mahkeme veya kolluk tarafından mevzuata uygun bir tutanakla mı teslim edilmiştir, yoksa teslim banka rehni gibi özel hukuk ilişkisine mi dayanmaktadır?
  2. Kabul ve ihtar: Yediemin görevi kabul etmiş, tutanağı imzalamış ve hukuki ve cezai sorumluluğu kendisine hatırlatılmış mıdır?
  3. El koyma kararı: Ceza soruşturmasında el konulan araçlarda CMK m.128/4 uyarınca sicile şerh kararı, yediemin tutanağından önce mi verilmiştir?
  4. Haczin geçerliliği: İİK m.106’daki satış isteme süresi (olay tarihine göre 1 yıl veya 6 ay) dolmuş, giderler yatırılmış mıdır? Haciz kendiliğinden kalkmış mıdır?
  5. Suç tarihi: Tasarruf hangi tarihte tespit edilmiştir? Bu tarih haczin geçerliliği ve zamanaşımı bakımından belirleyicidir.
  6. Tasarruf: Yediemin malı gerçekten satmış, kullanmış veya parçalamış mıdır, yoksa yalnızca satış yerine götürmemiş veya adres mi değiştirmiştir?
  7. Kast ve taksir: Malın kaybolmasında kast mı vardır, yoksa eylem önödemeye tabi TCK m.289/3 kapsamında mı kalmaktadır? Önödeme önerisi yapılmış mıdır?
  8. Malik indirimi: Yediemin malın sahibi midir? TCK m.289/1-son cümle uyarınca yarı oranında indirim yapılmış mıdır?
  9. Etkin pişmanlık: Mal kovuşturma başlamadan iade edilmiş veya bedeli ya da icra borcu ödenmiş midir? TCK m.289/2 uygulanmış mıdır?
  10. Suç vasfı: Eylem TCK m.289/1, 289/3, 289/4, TCK m.155, İİK m.331 veya TCK m.290’dan hangisine uymaktadır? Ek savunma hakkı tanınmış mıdır?
  11. Katılma ve mükerrer dava: Katılan suçtan doğrudan zarar görmüş müdür? Aynı eylem için başka bir dava açılmış veya hüküm verilmiş midir?
  12. Usul: Basit yargılama, adli para cezasına çevirme, erteleme, HAGB ve kamu davasının açılmasının ertelenmesi değerlendirilmiş midir?
  13. Zamanaşımı: 8 yıllık, kesintiyle 12 yıllık süre dolmuş mudur?

Sonuç

Muhafaza görevini kötüye kullanma suçu, muhafaza edilmek üzere kendisine resmen teslim edilen rehinli, hacizli veya el konulmuş mal üzerinde teslim amacı dışında tasarrufta bulunan yedieminin işlediği suçtur ve TCK m.289/1 uyarınca 3 aydan 2 yıla kadar hapis ve 3.000 güne kadar adli para cezası gerektirir. Yediemin malın sahibiyse ceza yarı oranında, malı kovuşturmadan önce iade eder veya bedelini öderse beşte dört oranında indirilir. Dikkatsizlikle malın kaybolmasına neden olan yediemine TCK m.289/3 uyarınca yalnız adli para cezası verilir ve önödeme uygulanır; soruşturmada el konulan eşyayı amacı dışında kullanan kişiye TCK m.289/4 uyarınca 1 yıla kadar hapis verilir. Yargıtay Ceza Genel Kurulu 2022/363 E., 2024/238 K. sayılı kararında banka rehnine dayanan teslimde resmen teslim bulunmadığını, Yargıtay Ceza Genel Kurulu 2018/299 E., 2018/394 K. sayılı kararında malı satış yerine götürmemenin suç olmadığını, Yargıtay Ceza Genel Kurulu 2014/346 E., 2017/242 K. sayılı kararında ise İİK m.106’daki satış isteme süresi dolup haciz kalktığında suçun oluşmayacağını kabul etmiştir. Suç şikâyete bağlı değildir; uzlaştırma ve seri muhakeme uygulanmaz. Dava zamanaşımı 8 yıldır; basit yargılama, adli para cezasına çevirme, erteleme ve HAGB uygulanabilir.

Sık Sorulan Sorular

Muhafaza görevini kötüye kullanma suçunun cezası nedir?

Muhafaza görevini kötüye kullanma suçunun cezası TCK m.289/1 uyarınca 3 aydan 2 yıla kadar hapis ve 3.000 güne kadar adli para cezasıdır. Yediemin malın sahibiyse ceza yarı oranında indirilir. Dikkatsizlikle malın kaybolmasına veya bozulmasına neden olan yediemine TCK m.289/3 uyarınca yalnız adli para cezası, soruşturmada el konulan eşyayı amacı dışında kullanana TCK m.289/4 uyarınca 1 yıla kadar hapis verilir.

Yediemin olarak bırakılan hacizli malı satmak suç mudur?

Evet. Hacizli malı satmak, muhafaza amacıyla bağdaşmayan bir tasarruf olduğundan TCK m.289/1’deki muhafaza görevini kötüye kullanma suçunu oluşturur ve cezası 3 aydan 2 yıla kadar hapis ile adli para cezasıdır. Ancak satış tarihinde İİK m.106’daki satış isteme süresi dolmuş ve haciz kalkmışsa, Yargıtay Ceza Genel Kurulu 2014/346 E., 2017/242 K. sayılı kararına göre suç oluşmaz.

Hacizli malı satış yerine götürmeyen yediemin ceza alır mı?

Hayır. Yargıtay Ceza Genel Kurulu 2018/299 E., 2018/394 K. sayılı kararında, yedieminin hacizli malı icra dairesinin belirlediği satış yerine götürme yükümlülüğü bulunmadığı, bu ihmalin teslim amacı dışında tasarruf sayılamayacağı kabul edilmiştir. Yedieminin yükümlülüğü malı saklamak ve istendiğinde teslim edildiği yerde geri vermektir.

Kendi malına yediemin olan borçlu malı satarsa ceza indirilir mi?

Evet. TCK m.289/1’in son cümlesine göre yediemin muhafazasına bırakılan malın sahibiyse verilecek ceza yarı oranında indirilir. Bu indirim zorunludur. Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2020/30891 E., 2021/19121 K. sayılı kararında, suça konu aracın sanığa ait olduğu hâlde indirim yapılmaması bozma nedeni sayılmıştır.

Hacizli malı geri veren veya borcu ödeyen yediemin cezadan kurtulur mu?

Tamamen kurtulmaz, ancak cezası büyük ölçüde indirilir. TCK m.289/2 uyarınca malı kovuşturma başlamadan, yani iddianamenin kabulünden önce geri veren veya bunun mümkün olmaması hâlinde bedelini ödeyen kişinin cezasının beşte dördü indirilir. Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2017/10256 E., 2019/1914 K. sayılı kararında icra borcunun ödenmesi hâlinde de bu indirimin değerlendirilmesi gerektiği belirtilmiştir.

Haciz düşmüşse muhafaza görevini kötüye kullanma suçu oluşur mu?

Hayır. İİK m.110’a göre satış kanuni sürede istenmezse haciz kendiliğinden kalkar ve suçun hukuka aykırılık unsuru oluşmaz. Satış isteme süresi 05.07.2012 öncesi olaylarda taşınırda 1 yıl, 6352 sayılı Kanun döneminde 6 ay, 7343 sayılı Kanun sonrasında 1 yıldır. Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2024/150 E., 2024/10545 K. sayılı kararında süresinde satış istenmediği için beraat kararı verilmesi gerektiği belirtilmiştir.

Bankaya rehinli aracı satmak muhafaza görevini kötüye kullanma suçu mudur?

Hayır. Yargıtay Ceza Genel Kurulu 2022/363 E., 2024/238 K. sayılı kararında, taşıt kredisi nedeniyle banka lehine rehin konulan araçta teslimin özel hukuk ilişkisine dayandığı ve resmen teslim bulunmadığı için TCK m.289’un oluşmadığı kabul edilmiştir. Malik olduğu için güveni kötüye kullanma, rehnin paraya çevrilmesi takibi olduğu için İİK m.331 de oluşmamış; olay hukuki ihtilaf sayılmıştır.

Yedieminliği kabul etmek zorunlu mudur?

Hayır. Yedieminlik görevini kabul etmek yasal bir zorunluluk değildir. Yargıtay 9. Ceza Dairesi 2012/10640 E., 2012/15287 K. sayılı kararında, yedieminliği kabul etmeyen ve haciz tutanağını imzalamayan kişiye malların usulüne uygun teslim edildiği kabul edilemeyeceğinden beraat kararı verilmesi gerektiği belirtilmiştir. Hukuki ve cezai sorumluluğun hatırlatılmaması da suçun oluşmasını engeller.

Dikkatsizlik yüzünden hacizli mal kaybolursa yediemine ne ceza verilir?

Yedieminin dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranması nedeniyle hacizli mal kaybolur veya bozulursa TCK m.289/3 uyarınca yalnız adli para cezası verilir. Bu suç önödemeye tabidir; Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2017/11787 E., 2018/1146 K. sayılı kararında, iş yerinden ayrılıp icra dairesine bildirimde bulunmayan yediemine önödeme önerisi yapılmadan hüküm kurulamayacağı belirtilmiştir.

Soruşturmada el konulup yediemin olarak bırakılan aracı kullanmak suç mudur?

Evet. Bir suça ilişkin soruşturma veya kovuşturma kapsamında el konulan eşyayı amacı dışında kullanmak TCK m.289/4 uyarınca 1 yıla kadar hapis cezası gerektirir. Yargıtay 9. Ceza Dairesi 2013/13118 E., 2013/15544 K. sayılı kararında, kaçakçılık nedeniyle el konulup kendisine bırakılan aracı yeniden kaçakçılıkta kullanan sanığın eyleminin TCK m.289/4’ü oluşturduğu kabul edilmiştir.

Muhafaza görevini kötüye kullanma suçu şikâyete bağlı mıdır, uzlaştırma var mı?

Hayır. Muhafaza görevini kötüye kullanma suçu re’sen soruşturulur ve alacaklının şikâyetten vazgeçmesi davayı düşürmez. Suç CMK m.253’teki uzlaştırma listesinde ve CMK m.250’deki seri muhakeme listesinde yer almaz. Yalnız TCK m.289/3’teki taksirli hâlde önödeme uygulanır; basit yargılama ise bütün fıkralarda mümkündür.

TCK 289 suçunda zamanaşımı kaç yıldır?

Muhafaza görevini kötüye kullanma suçunda bütün fıkralar için dava zamanaşımı TCK m.66/1-e uyarınca 8 yıldır ve kesme işlemleriyle en fazla 12 yıla uzar. Süre, teslim amacı dışındaki tasarrufun tespit edildiği tarihten başlar. Yargıtay Ceza Genel Kurulu 2019/274 E., 2023/540 K. sayılı kararında 12 yıllık uzamış süre dolduğu için dava düşürülmüştür.

İstanbul’un Bahçelievler ilçesinde, Bakırköy Adliyesi’ne yakın konumda yer alan Avukat Sinan Karabacak dava takibi ve hukuki danışmanlık hizmeti vermektedir. Hacizli veya el konulmuş bir mal nedeniyle muhafaza görevini kötüye kullanma suçlamasıyla karşılaştıysanız, süreç hakkında bilgi almak için icra ve haciz kaynaklı ceza davalarında avukat desteği sayfasını inceleyebilirsiniz.

Av. Sinan Karabacak Cep Tel: +90 535 671 88 95

Yasal Uyarı: Bu makale Av. Sinan Karabacak tarafından, yalnızca genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmış olup hukuki tavsiye niteliği taşımamaktadır. Her dava kendine özgü koşullar içermektedir. Hukuki danışmanlık için lütfen iletişime geçiniz.

Avukat Sinan Karabacak

Avukat Sinan Karabacak

Avukat · İstanbul Barosu, Sicil No: 52130, Doğrulama

İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi'nden 2014'te mezun oldu. İstanbul Barosu'na bağlı avukatlık yapmaktadır. Enerji hukukundaki önceki deneyimleri nedeniyle başta kaçak elektrik ve voltaj dengesizliği davaları olmak üzere ceza hukuku, aile hukuku ve iş hukuku gibi alanlarda hukuki danışmanlık ve dava takibi hizmeti vermektedir.

Hakkımızda →LinkedIn →

Benzer Yazılar

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir