Resmen Teslim Olunan Mala Elkonulması ve Bozulması Suçu (TCK-290)

resmen teslim olunan mala elkonulması

İçindekiler

Resmen teslim olunan mala elkonulması ve bozulması suçu, mahkeme kararıyla hak sahibine teslim edilen bir taşınmaza tekrar el konulmasını ve muhafaza edilmek üzere resmen teslim edilen hacizli, rehinli veya el konulmuş bir taşınır malın yedieminin elinden alınmasını ya da tahrip edilmesini cezalandıran suçtur ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu‘nun 290’ıncı maddesinde düzenlenmiştir. Hükmen hak sahibine teslim edilen taşınmaza tekrar el koyan kişinin cezası TCK m.290/1 uyarınca 3 aydan 1 yıla kadar hapis cezasıdır. İcra dairesince alacaklıya veya ihaleden alan kişiye teslim edilen taşınmaza tekrar giren borçlu da İcra ve İflas Kanunu’nun 342’nci maddesi yollamasıyla aynı cezayla cezalandırılır. Yedieminin elindeki taşınır malı rızası dışında alan kişiye TCK m.290/2 uyarınca hırsızlık, zorla alana yağma, hileyle alana dolandırıcılık, malı tahrip edene mala zarar verme suçunun cezası verilir; fail malın sahibiyse bu ceza yarısından dörtte üçüne kadar indirilir.

Bu suç, Türk Ceza Kanunu’nun “Adliyeye Karşı Suçlar” bölümünde yer alır ve uygulamada “hükmen teslim edilen taşınmaza yeniden el atma”, “resmen teslim alınan taşınmaza el koyma” veya “yediemindeki hacizli aracı kaçırma” olarak da anılır. En sık görüldüğü durumlar; el atmanın önlenmesi veya tahliye kararıyla çıkarılan kişinin taşınmaza geri dönmesi, ihaleyle satılan evine tekrar giren borçlu ve yediemin otoparkındaki hacizli aracını yedek anahtarla götüren araç sahibidir. TCK m.290/1 şikâyete bağlı değildir, uzlaştırma ve seri muhakeme kapsamında değildir; İİK m.342 yollamasıyla açılan davalarda ise görevli mahkeme icra ceza mahkemesidir ve İİK m.347’deki şikâyet süreleri gündeme gelir.

Kanun metninin resmi kaynağı: 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu, mevzuat.gov.tr

Yargıtay Kararları Işığında Resmen Teslim Olunan Mala Elkonulması Suçunun Oluşması İçin Gerekli Şartlar

Resmen teslim olunan mala elkonulması suçunun oluşması için içtihatlarla Yargıtay tarafından bazı kriterler ortaya konulmuştur. Yargıtay Ceza Genel Kurulu 2015/4 E., 2019/46 K. sayılı ve 24.01.2019 tarihli kararı, Yargıtay Ceza Genel Kurulu 2015/185 E., 2018/332 K. sayılı ve 03.07.2018 tarihli kararı ile Yargıtay 9. Ceza Dairesi 2013/6765 E., 2013/14994 K. sayılı ve 02.12.2013 tarihli kararı esas alındığında, maddeler hâlinde saymak gerekirse TCK m.290/1’deki suçun oluşması için:

  1. Failin daha önce başkasına ait bir taşınmaza müdahale etmiş olması,
  2. Bu müdahalenin el atmanın önlenmesi, tahliye veya benzeri bir mahkeme kararıyla önlenmiş olması,
  3. Mahkeme kararının usulüne uygun olarak infaz edilip taşınmazın hak sahibine resmen teslim edilmiş olması,
  4. Failin, taşınmazın hak sahibine teslim edildiğini bilmesi,
  5. Hakkında hüküm infaz edilen failin aynı taşınmaza haklı bir sebep olmaksızın tekrar el koyması, yani müdahalenin en az ikinci kez gerçekleşmesi,
  6. Failin bilerek ve isteyerek hareket etmesi

gerekmektedir. İcra dairesince alacaklıya veya alıcıya teslim edilen taşınmaza tekrar giren borçlu bakımından İİK m.342 uygulanır ve bu davalara icra ceza mahkemesi bakar. Yargıtay Ceza Genel Kurulu 2015/4 E., 2019/46 K. sayılı kararında, geçit hakkı tanınan taşınmaza ilk kez müdahale edilmesinin “tekrar el koyma” sayılamayacağı ve eylemin İİK m.343’teki ilam hükmüne uymama suçunu oluşturduğu kabul edilmiştir.

TCK m.290/2’deki suçun oluşması için ise Yargıtay Ceza Genel Kurulu 2014/446 E., 2018/37 K. sayılı ve 13.02.2018 tarihli kararı esas alındığında:

  1. Suçun konusunun rehinli, hacizli veya herhangi bir nedenle el konulmuş bir taşınır mal olması,
  2. Malın muhafaza edilmek üzere yediemine hukuken geçerli ve usulüne uygun biçimde resmen teslim edilmiş olması,
  3. Fiil tarihinde yedieminin muhafaza görevinin, yani haczin veya el koymanın hukuken sürüyor olması,
  4. Failin malı yedieminin elinden rızası dışında, cebren veya hileyle alması ya da malı tahrip etmesi,
  5. Atıf yapılan hırsızlık, yağma, dolandırıcılık veya mala zarar verme suçunun diğer unsurlarının da bulunması

gerekmektedir.

A- TCK 290 Madde Metninin İncelenmesi

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 290’ıncı maddesi yürürlükteki hâliyle aşağıdaki gibidir:

Resmen teslim olunan mala elkonulması ve bozulması

Madde 290- (1) Hükmen hak sahiplerine teslim edilen taşınmaz mallara tekrar elkoyan kimseye üç aydan bir yıla kadar hapis cezası verilir.

(2) Muhafaza edilmek üzere başkasına resmen teslim olunan rehinli veya hacizli veya herhangi bir nedenle elkonulmuş olan taşınır malın bu kişinin elinden rızası dışında alınması halinde hırsızlık, cebren alınması halinde yağma, hileyle alınması halinde dolandırıcılık, tahrip edilmesi halinde mala zarar verme suçuna ilişkin hükümler uygulanır. Kişinin bu malın sahibi olması halinde, verilecek cezanın yarısından dörtte üçüne kadarı indirilir.

TCK m.290 iki fıkradan oluşur ve iki ayrı suç tipini düzenler. Birinci fıkra taşınmazlarla ilgilidir ve mahkeme kararıyla hak sahibine teslim edilen taşınmaza tekrar el konulmasını cezalandırır. İkinci fıkra taşınırlarla ilgilidir ve yedieminin muhafazasındaki malın alınmasını veya tahrip edilmesini, hırsızlık, yağma, dolandırıcılık ve mala zarar verme suçlarına atıf yaparak cezalandırır. Madde 01.06.2005’te yürürlüğe girdiğinden bu yana değişmemiştir. 765 sayılı eski Türk Ceza Kanunu’nda aynı fiiller 309’uncu maddede düzenlenmişti.

Madde gerekçesine göre bu suçla korunan değer malın kendisinden çok, yargı kararlarına ve icra işlemlerine uyulmasını sağlayan devlet otoritesidir. Bu nedenle malın sahibi de bu suçun faili olabilir; kanun koyucu bu hâli yalnızca bir indirim nedeni olarak düzenlemiştir.

Bu suç, isim ve konu benzerliği nedeniyle TCK m.289’daki muhafaza görevini kötüye kullanma suçuyla sık karıştırılır. TCK m.289 yedieminin kendisinin malı satması veya kullanması gibi eylemlerini, TCK m.290/2 ise yediemin dışındaki bir kişinin malı yedieminin elinden almasını cezalandırır (aşağıda G-1 başlığına bakınız).

B- Hükmen Teslim Edilen Taşınmaza Tekrar El Koyma (TCK 290/1)

1- Korunan Hukuki Değer

TCK m.290/1 ile korunan hukuki değer, mahkeme kararlarının etkinliği ve bu kararları infaz eden devlet otoritesidir. Dolaylı olarak taşınmazı hükmen teslim alan kişinin zilyetliği ve mülkiyet hakkı da korunur.

2- Fail: Hakkında Hüküm İnfaz Edilen Kişi

TCK m.290/1’deki suçun faili, hakkında hüküm verilen ve bu hüküm infaz edilerek taşınmazdan el çektirilen kişidir. Yargıtay 9. Ceza Dairesi 2013/6765 E., 2013/14994 K. sayılı ve 02.12.2013 tarihli kararında, suçun oluşabilmesi için failin daha önce taşınmaza yaptığı müdahalenin mahkeme kararıyla önlenmesi ve kararın icrasından sonra aynı failin aynı taşınmaza tekrar el koyması gerektiği belirtilmiş; sera yapımının durdurulması ve kal’i davalarında taraf sıfatı bulunmayan ve davalıyla birlikte hareket ettiği ispatlanamayan sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine hükmedilmiştir.

İİK m.342 yollamasıyla uygulanan hâlde fail açıkça “borçlu” olarak belirlenmiştir. Yargıtay 12. Hukuk Dairesi 2022/1250 E., 2023/3386 K. sayılı ve 16.05.2023 tarihli kararında, tahliye taahhüdüne dayalı takipte tahliye edilip alacaklıya teslim edilen evin kapı kilidini değiştirerek evi kullanmaya devam eden ancak takip borçlusu olmayan sanık hakkında, İİK m.342’nin faili borçlu olarak belirlediği gerekçesiyle verilen beraat kararı onanmıştır.

Bu suç özgü suç niteliği taşıdığından, hakkında hüküm infaz edilmeyen kişiler suça ancak şerik, yani azmettiren veya yardım eden olarak katılabilir. Yargıtay Ceza Genel Kurulu 2015/4 E., 2019/46 K. sayılı kararında, borçlunun eşinin eylemi bakımından TCK m.40’taki bağlılık kuralı uyarınca azmettiren veya yardım eden olarak sorumluluğun gündeme gelebileceği vurgulanmıştır.

3- Suçun Konusu: Hükmen Teslim Edilen Taşınmaz

TCK m.290/1’in konusu, bir mahkeme hükmüne dayanılarak hak sahibine teslim edilmiş taşınmazdır. Uygulamada en sık rastlanan hükümler şunlardır:

  • El atmanın önlenmesi (men’i müdahale) kararları: Tarla, bahçe, arsa veya yola yapılan müdahalenin önlenmesine ilişkin ilamlar.
  • Tahliye kararları ve tahliye takipleri: Kira ilişkisinin sona ermesi veya tahliye taahhüdüne dayanılarak yapılan tahliyeler.
  • Ortaklığın giderilmesi sonucu yapılan satışlar: Satışla taşınmazı alan kişiye yapılan teslim.
  • İcra yoluyla yapılan ihaleler: İhaleyle satılan taşınmazın alıcıya teslimi.

Taşınmazın hak sahibine resmen teslim edilmiş olması şarttır; mahkeme kararının verilmiş olması tek başına yeterli değildir. Yargıtay 12. Hukuk Dairesi 2023/2070 E., 2023/2499 K. sayılı ve 11.04.2023 tarihli kararında, el atmanın önlenmesi ilamının 02.07.2018 tarihli infaz tutanağıyla, fen bilirkişisi eşliğinde sınırları kireçle belirlenerek ve sanığın taşları kaldırılarak infaz edildiği, taşınmaz müştekiye teslim edildikten sonra sanığın yeniden el koyduğu olayda mahkûmiyet kararı onanmıştır.

Yargıtay 15. Ceza Dairesi 2013/19540 E., 2014/10081 K. sayılı ve 21.05.2014 tarihli kararında da, ortaklığın giderilmesi davası sonucunda satılan ev 18.09.2006’da tahliye edilerek alıcı katılana teslim edildikten ve sanığa müdahalenin suç olacağı ihtar edildikten sonra evin penceresini kırarak içeri giren ve ailesiyle evi kullanmaya devam eden sanığın eyleminin TCK m.290’daki suçu oluşturduğu kabul edilmiştir.

4- “Hükmen” Teslim: Mahkeme Kararı mı, İcra İşlemi mi?

Doğrudan TCK m.290/1’in uygulanması için teslimin bir mahkeme hükmüne dayanması gerekir. Yargıtay 16. Ceza Dairesi 2015/7141 E., 2016/1121 K. sayılı ve 19.02.2016 tarihli kararında, icra müdürlüğünün satış kararı uyarınca alacaklı adına tescil edilen ve haciz tutanağıyla tahliye edilen daire bakımından, icra müdürlüğünün tahliye kararının hüküm niteliğinde olmadığı ve tahliyenin bir mahkeme hükmüne dayanmadığı gerekçesiyle TCK m.290/1’in unsurlarının oluşmadığı belirtilmiştir.

Ancak icra dairesi eliyle alacaklıya veya ihaleden alan kişiye teslim edilen taşınmaza tekrar giren borçlu bakımından İİK m.342 ayrıca uygulanır. Bu hükme göre “İcra dairesi marifetiyle alacaklıya veya alıcıya teslim edilen bir taşınmaza veya gemiye haklı bir sebep olmaksızın tekrar giren borçlu, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 290 ıncı maddesi mucibince umumi hükümler dairesinde cezalandırılır.” Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2017/14067 E., 2019/15555 K. sayılı ve 23.12.2019 tarihli kararında, icra takibinde ihaleyle satılıp 29.08.2012 tarihli tutanakla tahliye edilen taşınmaza sanığın yeniden girmesinin İİK m.342 delaletiyle TCK m.290/1 kapsamında değerlendirilmesi gerektiği ve davaya icra ceza mahkemesinin bakacağı belirtilmiştir.

5- Hareket: Tekrar El Koymak

TCK m.290/1’in hareketi, taşınmaza tekrar el koymaktır. Taşınmaza girip oturmak, ekip biçmek, kilidi değiştirerek kullanmak, sınır taşlarını kaldırmak, yolu direk veya duvarla kapatmak gibi hak sahibinin fiilî tasarrufunu engelleyen her davranış el koyma sayılabilir.

Suçun en ayırt edici unsuru “tekrar” şartıdır. Yargıtay Ceza Genel Kurulu 2015/4 E., 2019/46 K. sayılı ve 24.01.2019 tarihli kararında; mahkeme kararıyla tesis edilip icra müdürlüğünce 24.03.2010’da mahallinde infaz edilen geçit hakkına konu yola, borçlunun eşinin beton direk diktiği olayda şu ilkeler ortaya konulmuştur:

  • TCK m.290/1, gerek doğrudan gerekse İİK m.342 yollamasıyla uygulandığında, ancak teslim edilen taşınmaza tekrar girilmesi veya tekrar el konulması hâlinde oluşur.
  • Taşınmaza girme veya el koyma eyleminin tekrar niteliği taşıması, yani en az iki kez gerçekleşmesi gerekir.
  • Hakkında daha önce el atmanın önlenmesi kararı bulunmayan bir kişinin, geçit hakkını ilk kez engellemesi TCK m.290/1’i değil, İİK m.343’teki ilam hükmüne uymama suçunu oluşturur.
  • İİK m.343’teki suç tazyik hapsini gerektirdiğinden davaya icra mahkemesi bakar.

Bu karar oy çokluğuyla verilmiş ve sulh ceza mahkemesinin hükmü görevsizlik nedeniyle bozulmuştur. Uygulamada iddianamede “tekrar” el koymanın, yani önceki müdahale, hüküm, infaz ve yeni müdahale zincirinin açıkça anlatılıp anlatılmadığı mutlaka kontrol edilmelidir.

6- Manevi Unsur: Kast

TCK m.290/1’deki suç yalnızca kasten işlenebilir. Fail, taşınmazın mahkeme kararıyla hak sahibine teslim edildiğini bilmeli ve buna rağmen taşınmaza bilerek el koymalıdır. Uygulamada infaz sırasında borçluya “taşınmaza müdahale etmesi hâlinde bunun suç oluşturacağı” ihtarı yapılması ve tutanağın imzalatılması, bilginin ispatı bakımından önemli bir delildir. Taşınmazın sınırlarını gerçekten bilmeyen ve iyi niyetle hareket eden kişi bakımından kast tartışılabilir.

C- İcra Dairesince Teslim Edilen Taşınmaza Tekrar Girme (İİK 342) ve Görevli Mahkeme

İİK m.342, icra dairesi marifetiyle alacaklıya veya alıcıya teslim edilen taşınmaza veya gemiye haklı bir sebep olmaksızın tekrar giren borçluyu cezalandırır. Yargıtay Ceza Genel Kurulu 2015/185 E., 2018/332 K. sayılı ve 03.07.2018 tarihli kararında, tahliye taahhüdüne dayanan icra takibinde 23.10.2009’da tahliye edilerek alacaklıya teslim edilen eve tekrar giren sanık hakkında şu sonuçlara varılmıştır:

  1. İİK m.342’deki fiil müstakil bir suçtur; TCK m.290’a yapılan atıf suçun unsurlarına değil, yalnızca cezaya ilişkindir.
  2. İİK m.346/3’e göre İcra ve İflas Kanunu’nun On Altıncı Babındaki suçlara icra (ceza) mahkemesinde bakılır.
  3. Bu nedenle davayı sulh veya asliye ceza mahkemesinin görmesi hukuka aykırıdır ve hüküm görevsizlik nedeniyle bozulmalıdır.

Bu karar oy çokluğuyla verilmiş, karşı oy yazan üyeler İİK m.342’nin TCK m.290’ın unsurlarına da atıf yaptığını ve davanın sulh, 2014 sonrasında ise asliye ceza mahkemesinde görülmesi gerektiğini savunmuştur. Güncel uygulama Ceza Genel Kurulu çoğunluk görüşü doğrultusundadır. Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2023/11138 E., 2025/12417 K. sayılı ve 26.06.2025 tarihli kararında, Mersin 20. Asliye Ceza Mahkemesinin İİK m.342 yollamasıyla TCK m.290/1 kapsamında kurduğu mahkûmiyet hükmü, yargılama görevinin icra ceza mahkemesine ait olduğu gerekçesiyle bozulmuştur. İcra ceza mahkemesi kararlarının temyiz incelemesi ise Yargıtay 12. Hukuk Dairesi tarafından yapılmaktadır.

Görev sorunu yalnızca usulî bir mesele değildir; zamanaşımı bakımından sanığın lehine sonuç doğurabilir. Yargıtay 12. Hukuk Dairesi 2025/3818 E., 2025/5310 K. sayılı ve 16.09.2025 tarihli kararında; 23.09.2014 tarihli eylem nedeniyle 03.07.2015’te iddianame düzenlenen, görevsiz asliye ceza mahkemesince 17.05.2016’da mahkûm edilen, bu hüküm görev nedeniyle bozulduktan sonra icra ceza mahkemesince 07.03.2024’te 3.000 TL adli para cezasına mahkûm edilen sanık bakımından, CMK m.7 uyarınca görevsiz mahkemenin verdiği mahkûmiyet kararının zamanaşımını kesmeyeceği, bu nedenle 8 yıllık sürenin 03.07.2023’te dolduğu kabul edilmiş ve Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazı reddedilerek düşme kararı korunmuştur.

İİK m.347’ye göre On Altıncı Babda yer alan fiillerden dolayı şikâyet hakkı, fiilin öğrenildiği tarihten itibaren 3 ay ve her hâlde fiilin işlendiği tarihten itibaren 1 yıl geçmekle düşer. Uygulamada icra ceza mahkemeleri İİK m.342 kapsamındaki davalarda da bu süreyi değerlendirmektedir; Yargıtay 12. Hukuk Dairesi 2024/6765 E., 2024/10662 K. sayılı ve 17.12.2024 tarihli kararına konu dosyada icra ceza mahkemesi şikâyet hakkının düşürülmesine karar vermiş, Daire ise 8 yıllık zamanaşımının 13.10.2023’te dolduğu gerekçesiyle davayı düşürmüştür. Bu nedenle savunmada şikâyetin tarihi ve alacaklının fiili ne zaman öğrendiği mutlaka incelenmelidir.

D- Yedieminin Elindeki Malın Alınması veya Tahrip Edilmesi (TCK 290/2)

1- Suçun Konusu: Resmen Teslim Edilen Taşınır Mal

TCK m.290/2’nin konusu, muhafaza edilmek üzere başkasına resmen teslim edilmiş rehinli, hacizli veya herhangi bir nedenle el konulmuş taşınır maldır. Uygulamada en sık görülen örnek, icra dairesince haczedilip yediemin otoparkına çekilen araçtır. Suçun oluşması için teslimin hukuken geçerli ve usulüne uygun olması ve fiil tarihinde yedieminin görevinin hukuken sürmesi gerekir. Yargıtay Ceza Genel Kurulu 2014/446 E., 2018/37 K. sayılı ve 13.02.2018 tarihli kararında bu iki şart açıkça vurgulanmıştır.

Haczin fiil tarihinde geçerli olup olmadığı mutlaka araştırılmalıdır. Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2021/9322 E., 2023/3366 K. sayılı ve 07.06.2023 tarihli kararında, haciz şerhi bulunan ve trafik ekiplerince otoparka çekilen aracı kontakta bırakılan anahtarla kaçıran sanık hakkında, ilgili icra dosyası getirtilmeden ve aracın götürüldüğü tarihte haczin geçerli olup olmadığı tespit edilmeden hüküm kurulmasını bozma nedeni saymıştır.

Her otoparka çekme işlemi “el koyma” değildir:

  • Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2020/29011 E., 2022/9746 K. sayılı ve 18.05.2022 tarihli kararında, maddi hasarlı trafik kazasından sonra otoparka çekilen aracın sahibi tarafından yedek anahtarla götürüldüğü olayda, otoparka çekmenin geçici bir tedbir olduğu ve kanunun aradığı anlamda bir el koyma sayılamayacağı gerekçesiyle beraat kararı verilmesi gerektiği belirtilmiştir.
  • Yargıtay 22. Ceza Dairesi 2015/10011 E., 2016/1990 K. sayılı ve 17.02.2016 tarihli kararında, park yasağı nedeniyle trafik polisince çektirilen aracın TCK m.290/2 anlamında rehinli, hacizli veya el konulmuş mal niteliğinde olmadığı vurgulanmıştır.

2- Hareket: Almak, Cebren Almak, Hileyle Almak veya Tahrip Etmek

TCK m.290/2 bağımsız bir ceza öngörmez; fiilin niteliğine göre dört suça atıf yapar:

FiilAtıf yapılan suçTemel ceza (güncel)
Malın yedieminin rızası dışında alınmasıHırsızlık (TCK m.141-142)141/1: 1 – 3 yıl hapis; 142/1: 3 – 7 yıl; 142/2: 5 – 10 yıl hapis
Malın cebren, yani zor kullanılarak alınmasıYağma (TCK m.148-149)148/1: 6 – 10 yıl hapis; 149: 10 – 15 yıl hapis
Malın hileyle alınmasıDolandırıcılık (TCK m.157-158)157: 1 – 5 yıl hapis ve 5.000 güne kadar adli para; 158/1: 3 – 10 yıl hapis ve 5.000 güne kadar adli para
Malın tahrip edilmesiMala zarar verme (TCK m.151-152)151/1: 4 ay – 3 yıl hapis veya adli para; 152/1: 1 – 6 yıl hapis

Yargıtay Ceza Genel Kurulu 2014/446 E., 2018/37 K. sayılı kararında, “suçuna ilişkin hükümler uygulanır” ifadesi nedeniyle bu atfın ilgili suçun bütün unsurlarına ve nitelikli hâllerine yapıldığı kabul edilmiştir. Kararda, borç nedeniyle haczedilip yediemin olarak bir fabrika çalışanına teslim edilen şirket aracını, araca ait anahtarların tamamını teslim etmesi gerekirken gizlediği yedek anahtarla çalıştırıp götüren şirket ortağı ve müdürü sanığın eyleminin TCK m.142/2-d’deki haksız yere elde bulundurulan anahtarla işlenen nitelikli hırsızlık suçunu oluşturduğuna oy birliğiyle hükmedilmiştir.

Aynı şekilde Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2021/9322 E., 2023/3366 K. sayılı kararında, aracın çalındığı yediemin deposunun bina veya bina eklentisi niteliğinde olup olmadığının keşif veya kolluk tespitiyle belirlenmesi, bina veya eklentisi ise TCK m.142/2-h, değilse TCK m.141/1 uygulanması gerektiği belirtilmiştir.

3- Yedieminin Rızası ve TCK 289 Sınırı

TCK m.290/2’de mal yedieminin “rızası dışında” alınmalıdır. Yediemin malı kendi rızasıyla borçluya veya üçüncü kişiye verirse, yedieminin eylemi TCK m.289’daki muhafaza görevini kötüye kullanma suçunu oluşturur; malı alan kişi ise bu suça şerik olarak katılabilir. Yargıtay 15. Ceza Dairesi 2013/21102 E., 2013/21018 K. sayılı ve 25.12.2013 tarihli kararında, kendilerine yediemin sıfatıyla teslim edilen hacizli araca kasten zarar verip değerini düşürerek aracı birlikte satın aldıkları iddia edilen sanıkların eyleminin bir bütün hâlinde TCK m.289 kapsamında kaldığı kabul edilmiştir.

4- Manevi Unsur

TCK m.290/2’deki suçlar, atıf yapılan hırsızlık, yağma, dolandırıcılık ve mala zarar verme suçları gibi yalnızca kasten işlenebilir. Fail, malın hacizli veya el konulmuş olduğunu ve yedieminin muhafazasında bulunduğunu bilmelidir. Hırsızlık bakımından ayrıca kendisine veya başkasına yarar sağlama maksadı aranır. Malın hacizli olduğunu bilmeyen ve yalnızca otoparka çekilen aracını geri aldığını düşünen sanık bakımından bu bilgi unsurunun delillerle ispatlanması gerekir.

E- Malın Sahibi Olan Failin Cezasının İndirilmesi (TCK 290/2 Son Cümle)

TCK m.290/2’nin son cümlesine göre fail malın sahibiyse verilecek cezanın yarısından dörtte üçüne kadarı indirilir. Hırsızlık suçu kural olarak “başkasına ait” mal üzerinde işlenebildiği için malik kendi malını çalamaz; TCK m.290/2 bu kurala bir istisna getirmiştir. Yargıtay Ceza Genel Kurulu 2014/446 E., 2018/37 K. sayılı kararında, bu özel düzenlemeyle malikin kendi malı üzerinde hırsızlık suçunu işleyebileceğinin kabul edildiği, haczedilip yediemine teslim edilen mal üzerinde borç ödenene veya haciz kaldırılana kadar malikin tasarruf yetkisinin ortadan kalktığı belirtilmiştir.

İndirimin uygulanması için malın gerçekten failin malı olması gerekir:

  • Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2015/16225 E., 2015/15078 K. sayılı ve 09.09.2015 tarihli kararında, sahibi olduğu şirkete ait ve yediemin otoparkına teslim edilen aracın çalınmasını azmettiren sanık hakkında indirim yapılmamasının kanun yararına bozma nedeni olduğu kabul edilmiştir.
  • Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2013/25274 E., 2014/14116 K. sayılı ve 21.05.2014 tarihli kararında ise haczedilen aracın şoförü olan sanığın, araç çalıştığı şirkete ait olduğundan kendi malını almış sayılamayacağı ve indirimden yararlanamayacağı belirtilmiştir.
  • Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2021/9937 E., 2024/2936 K. sayılı ve 22.02.2024 tarihli kararında, başkası adına kayıtlı aracı vekâletnameyle satın aldığını savunan sanık bakımından kayıt malikinin dinlenmesi ve satış işlemlerinin araştırılması, sonucuna göre indirimin değerlendirilmesi gerektiği vurgulanmıştır. Babası adına kayıtlı olup aracı fiilen kendisinin kullandığını savunan sanık bakımından da Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2021/9322 E., 2023/3366 K. sayılı kararında aynı araştırmanın yapılması istenmiştir.

İndirim oranı yarıdan dörtte üçe kadar takdirîdir; hâkim oranı belirlerken malın değerini, borcun durumunu ve failin davranışını gözetir. Fail malı iade etmişse ayrıca TCK m.168’deki etkin pişmanlık indirimi değerlendirilmelidir. Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2013/25274 E., 2014/14116 K. sayılı kararında, aracı kaçırıp bir süre çalıştırdıktan sonra aldığı yere iade ettiğini savunan sanık bakımından bu hususun araştırılması ve iade edildiği anlaşılırsa TCK m.168’in uygulanması gerektiği belirtilmiştir. TCK m.168/1’e göre iade kovuşturma başlamadan önce yapılırsa ceza yarısından üçte ikisine kadar, kovuşturma başladıktan sonra ancak hüküm verilmeden önce yapılırsa TCK m.168/2 uyarınca üçte birine kadar indirilir.

F- Resmen Teslim Olunan Mala Elkonulması Suçunun Cezası

HâlMaddeCeza
Hükmen teslim edilen taşınmaza tekrar el koyma290/13 aydan 1 yıla kadar hapis
İcra dairesince teslim edilen taşınmaza tekrar giren borçluİİK 342 + TCK 290/13 aydan 1 yıla kadar hapis (icra ceza mahkemesi)
Yediemindeki malı rıza dışında alma290/2 + 141-142Hırsızlık cezası (1 – 3 yıl; nitelikli hâlde 3 – 7 veya 5 – 10 yıl)
Zorla alma290/2 + 148-149Yağma cezası (6 – 10 yıl; nitelikli hâlde 10 – 15 yıl)
Hileyle alma290/2 + 157-158Dolandırıcılık cezası
Tahrip etme290/2 + 151-152Mala zarar verme cezası
Fail malın sahibiyse290/2 son cümleCeza yarısından dörtte üçüne kadar indirilir
Uzlaştırma, seri muhakeme, önödemeCMK m.253, 250; TCK m.75Uygulanmaz
Basit yargılamaCMK m.251290/1’de uygulanabilir, sonuç cezadan 1/4 indirim

TCK m.290/1’de yalnızca hapis cezası öngörülmüştür. Hükmedilen hapis cezası 1 yılı aşamayacağından TCK m.50/1-a uyarınca kısa süreli hapis cezasına seçenek yaptırımlar uygulanabilir ve hapis cezası adli para cezasına çevrilebilir. Adli para cezasının bir gün karşılığı TCK m.52/2 uyarınca 20 TL ile 100 TL arasında belirlenir. Yargıtay Ceza Genel Kurulu 2015/4 E., 2019/46 K. sayılı kararına konu ilk derece hükmünde sanığın 2 ay 15 gün hapis cezası TCK m.50/1-b uyarınca katılanın zararının suçtan önceki hâle getirilmesi tedbirine çevrilmiştir. Yargıtay 12. Hukuk Dairesi 2025/3818 E., 2025/5310 K. sayılı kararına konu dosyada ise icra ceza mahkemesi TCK m.290/1, 62/1, 50/1-a ve 52/2 maddeleri uyarınca 3.000 TL adli para cezasına hükmetmiştir.

TCK m.290/2’de ceza, atıf yapılan suçun ve varsa nitelikli hâlinin cezasına göre belirlenir; temel cezanın tayininde cezanın belirlenmesi ve bireyselleştirilmesi kuralları uygulanır.

Ceza Hesaplaması Örnekleri

Aşağıdaki örnekler genel fikir vermek amacıyla hazırlanmıştır; somut olayda mahkemenin yapacağı değerlendirme farklı sonuç doğurabilir.

  1. Taşınmaza tekrar el koyma (TCK 290/1): Temel ceza 3 ay hapis belirlenip TCK m.62 uyarınca 1/6 indirim yapılırsa sonuç ceza 2 ay 15 gün hapistir. Bu ceza TCK m.50/1-a uyarınca 75 gün adli para cezasına çevrilebilir; gün karşılığı 20 TL’den 1.500 TL eder.
  2. Basit yargılama (TCK 290/1): Temel ceza 6 ay hapis belirlenip TCK m.62 ile 1/6 indirim yapılırsa 5 ay olur; basit yargılama usulünde CMK m.251/3 uyarınca dörtte bir indirilirse sonuç ceza 3 ay 22 gün hapistir.
  3. Malikin hacizli aracını yediemin otoparkından alması (TCK 290/2, 141/1): Temel ceza 1 yıl hapis belirlenip malik indirimiyle yarı oranında indirilirse 6 ay olur; TCK m.62 ile 1/6 indirim yapılırsa sonuç ceza 5 ay hapistir. İndirim dörtte üç oranında uygulanırsa ceza 3 aya, TCK m.62 ile de 2 ay 15 güne iner.
  4. Gizlenen yedek anahtarla nitelikli hırsızlık (TCK 290/2, 142/2-d): Temel ceza 5 yıl hapis belirlenip malik indirimiyle yarı oranında indirilirse 2 yıl 6 ay olur; TCK m.62 ile 1/6 indirim yapılırsa sonuç ceza 2 yıl 1 ay hapistir. Bu durumda sonuç ceza 2 yılı aştığından erteleme ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması uygulanamaz.
  5. Üçüncü kişinin aracı alıp kovuşturmadan önce iade etmesi (TCK 290/2, 141/1, 168/1): Temel ceza 1 yıl hapis belirlenip etkin pişmanlık nedeniyle üçte iki oranında indirilirse 4 ay olur; TCK m.62 ile 1/6 indirim yapılırsa sonuç ceza 3 ay 10 gün hapistir.

G- Resmen Teslim Olunan Mala Elkonulması ile Benzer Suçlar Arasındaki Farklar

Resmen teslim olunan mala elkonulması suçu; muhafaza görevini kötüye kullanma, hakkı olmayan yere tecavüz, ilam hükmüne uymama, konut dokunulmazlığının ihlali ve mühür bozma suçlarıyla sık karıştırılır. Temel farklar şöyledir:

SuçFailKonu ve fiilCezaŞikâyet / Uzlaştırma
Resmen teslim olunan taşınmaza el koyma (TCK m.290/1)Hakkında hüküm infaz edilen kişiHükmen teslim edilen taşınmaza tekrar el koyma3 ay – 1 yıl hapisYok / Yok
İcra dairesince teslim edilen taşınmaza tekrar girme (İİK m.342)Borçluİcra dairesince teslim edilen taşınmaza veya gemiye tekrar girmeTCK m.290/1 cezasıİİK m.347 süresi / Yok
Yediemindeki malın alınması (TCK m.290/2)Yediemin dışındaki herkes, malik dahilResmen teslim edilen taşınır malı almak veya tahrip etmekAtıf yapılan suçun cezasıYok / Yok
Muhafaza görevini kötüye kullanma (TCK m.289)YedieminResmen teslim edilen malda teslim amacı dışında tasarruf3 ay – 2 yıl hapis ve 3.000 güne kadar adli paraYok / Yok
Hakkı olmayan yere tecavüz (TCK m.154/1)HerkesBaşkasının taşınmazını işgal etmek, sınırlarını bozmak6 ay – 3 yıl hapis ve 5.000 güne kadar adli paraVar / Var
İlam hükmüne uymama (İİK m.343)İlamın borçlusuBir işin yapılmaması veya irtifak hakkı ilamına ilk kez muhalefet3 aya kadar tazyik hapsiVar / –

1- TCK 290/2 ile Muhafaza Görevini Kötüye Kullanma (TCK 289)

İki suç da resmen teslim edilen mal üzerinde işlenir; fark failin kim olduğundadır. TCK m.289’un faili malı muhafaza etmekle görevli yedieminin kendisidir ve fiil malı satmak, kullanmak veya parçalamak gibi teslim amacı dışında bir tasarruftur. TCK m.290/2’nin faili ise yediemin dışındaki bir kişidir ve malı yedieminin elinden rızası dışında, zorla veya hileyle alır ya da tahrip eder. Yediemin malın alınmasına rıza gösterirse eylem TCK m.290/2’den çıkar ve TCK m.289 kapsamında değerlendirilir.

2- TCK 290/1 ile Hakkı Olmayan Yere Tecavüz (TCK 154)

Hakkı olmayan yere tecavüz suçu, başkasına ait taşınmazın işgal edilmesini cezalandırır ve önceden bir mahkeme kararı bulunmasını aramaz. TCK m.290/1 ise mahkeme kararıyla taşınmazdan el çektirilen kişinin aynı taşınmaza tekrar el koymasını cezalandırır. Dikkat çekici olan, TCK m.154/1’in cezasının TCK m.290/1’den ağır olmasıdır. Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2023/1646 E., 2023/8119 K. sayılı ve 30.10.2023 tarihli kararında, hakkında men’i müdahale kararı infaz edilen ve daha önce resmen teslim alınan taşınmaza el koyma suçundan mahkûm olan sanığın taşınmazı uzun yıllar boyunca kullanmaya devam etmesi nedeniyle TCK m.154’ten verilen 2 yıl hapis ve 10.000 TL adli para cezasına ilişkin mahkûmiyet onanmıştır. Yargıtay 16. Ceza Dairesi 2015/6540 E., 2016/4485 K. sayılı ve 27.06.2016 tarihli kararında ise icra ihalesiyle satılıp haciz tutanağıyla tahliye edilen taşınmaz bakımından hem TCK m.290’ın hem de TCK m.154/1’in unsurlarının oluşmadığına hükmedilmiştir.

3- TCK 290/1 ile İlam Hükmüne Uymama (İİK 343)

Bir işin yapılmamasına veya bir irtifak hakkının, örneğin geçit hakkının kurulmasına ilişkin ilama ilk kez muhalefet eden borçlu, İİK m.343 uyarınca alacaklının şikâyeti üzerine 3 aya kadar tazyik hapsiyle cezalandırılır. Yargıtay Ceza Genel Kurulu 2015/4 E., 2019/46 K. sayılı kararına göre, TCK m.290/1 ancak hükmen teslim edilen taşınmaza ikinci kez el konulduğunda uygulanır; ilk muhalefet İİK m.343 kapsamında kalır.

4- TCK 290/1 ile Konut Dokunulmazlığının İhlali ve Mühür Bozma

Tahliye edilip yeni malike veya kiraya verene teslim edilen konuta, orada oturan kişinin rızası dışında girilirse konut dokunulmazlığının ihlali suçu da gündeme gelebilir. Tahliye sırasında kapıya mühür konulmuşsa ve fail mührü kaldırarak taşınmaza girerse mühür bozma suçu da tartışılır. Tek fiille birden fazla suç oluşup oluşmadığı suçların içtimaı kurallarına göre belirlenir.

H- Suçun Özel Görünüş Biçimleri

1- Teşebbüs

TCK m.290/1’deki suç, taşınmaza fiilen tekrar el konulmasıyla tamamlanır. Taşınmaza girmek için kapıyı zorlarken yakalanan kişi bakımından suça teşebbüs tartışılabilir. TCK m.290/2’de teşebbüs, atıf yapılan hırsızlık, yağma, dolandırıcılık veya mala zarar verme suçunun kurallarına göre değerlendirilir; örneğin yediemin otoparkından aracı çıkaramadan yakalanan kişi hırsızlığa teşebbüsten sorumlu olabilir.

2- İştirak

Hakkında hüküm infaz edilen kişi dışındaki aile bireyleri veya yardımcılar, TCK m.290/1’e azmettiren veya yardım eden olarak katılabilir. Yargıtay Ceza Genel Kurulu 2015/4 E., 2019/46 K. sayılı kararında borçlunun eşinin eylemi bu açıdan değerlendirilmiştir. TCK m.290/2’de ise müşterek faillik mümkündür; malik indirimi ise yalnızca malın sahibi olan faile uygulanır.

3- Kesintisiz Suç ve Suç Tarihi

TCK m.290/1’deki suç, el koyma sürdüğü müddetçe devam eden kesintisiz (temadi eden) bir suçtur. Yargıtay 9. Ceza Dairesi 2013/4011 E., 2013/9156 K. sayılı ve 13.06.2013 tarihli kararında, müdahalesinin men’ine karar verilen ve 04.10.2004’te taşınmazdan çıkarılan sanığın taşınmaza tekrar girmesi üzerine 29.08.2005’te yeniden çıkarıldığı olayda, suç tarihinin tekrar el konulduğunun tespit edildiği 29.08.2005 olduğu ve kesintisiz suçta zincirleme suç hükümlerinin uygulanamayacağı belirtilmiştir. Suç tarihi, hangi kanunun uygulanacağı ve zamanaşımının başlangıcı bakımından belirleyicidir.

I- Soruşturma ve Yargılama Usulü

1- Şikâyet, Uzlaştırma, Önödeme ve Seri Muhakeme

TCK m.290/1 re’sen soruşturulur; şikâyete bağlı değildir. İİK m.342 yollamasıyla açılan davalarda ise İİK m.347’deki 3 aylık ve 1 yıllık şikâyet süreleri gündeme gelir (yukarıda C başlığına bakınız).

Suç CMK m.253’teki uzlaştırma listesinde yer almaz. TCK m.290/2 bakımından ise basit hırsızlık uzlaştırmaya tabi olsa da Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2021/9322 E., 2023/3366 K. sayılı ve 07.06.2023 tarihli kararında, uzlaştırma için suçun gerçek kişiye veya özel hukuk tüzel kişisine karşı işlenmesi gerektiği, TCK m.290/2’nin adliyeye karşı suçlar arasında yer aldığı ve suçtan zarar görenin kamu olduğu gerekçesiyle uzlaştırma hükümlerinin uygulanamayacağı kabul edilmiştir.

TCK m.290/1’in üst sınırı 1 yıl olduğundan ve TCK m.75 hapis cezasında 6 aylık üst sınır aradığından önödeme uygulanmaz. Suç CMK m.250’deki seri muhakeme listesinde de yer almaz. Hapis cezasının üst sınırı 3 yılı aşmadığı için TCK m.290/1’de CMK m.171/2 uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesi değerlendirilebilir.

2- Görevli Mahkeme

  • Doğrudan TCK m.290/1: Asliye ceza mahkemesi. 6545 sayılı Kanun’la sulh ceza mahkemeleri 2014’te kaldırılmadan önce bu davalara sulh ceza mahkemeleri bakmaktaydı.
  • İİK m.342 yollamasıyla TCK m.290/1: İcra ceza mahkemesi (İİK m.346/3). Temyiz incelemesi Yargıtay 12. Hukuk Dairesince yapılır.
  • İİK m.343 (ilk muhalefet): İcra ceza mahkemesi.
  • TCK m.290/2: Atıf yapılan suça göre belirlenir. Hırsızlık, dolandırıcılık ve mala zarar verme hâllerinde kural olarak asliye ceza mahkemesi, yağma hâlinde ağır ceza mahkemesi görevlidir.

Uygulamada icra dairesince yapılan teslimlerde dava çoğu zaman asliye ceza mahkemesinde açılmakta ve görev sorunu Yargıtay aşamasında ortaya çıkmaktadır. Bu nedenle görev itirazı yargılamanın başında ileri sürülmelidir.

3- Dava Zamanaşımı

Dava zamanaşımı süreleri şöyledir:

HâlOlağan zamanaşımıKesintiyle en fazla
TCK 290/1 ve İİK 3428 yıl12 yıl
TCK 290/2 + basit hırsızlık (141/1), dolandırıcılık (157), mala zarar verme (151/1)8 yıl12 yıl
TCK 290/2 + nitelikli hırsızlık (142), yağma (148), nitelikli dolandırıcılık (158), nitelikli mala zarar verme (152)15 yıl22 yıl 6 ay

Kesintisiz suçlarda zamanaşımı TCK m.66/6 uyarınca kesintinin gerçekleştiği günden işlemeye başlar. Yargıtay 12. Hukuk Dairesi 2024/6765 E., 2024/10662 K. sayılı ve 17.12.2024 tarihli kararında, 02.06.2015 tarihli resmen teslim alınan taşınmaza el koyma eylemi bakımından iddianamenin düzenlendiği 13.10.2015 tarihinden sonra zamanaşımını kesen bir işlem bulunmadığı ve 8 yıllık sürenin 13.10.2023’te dolduğu gerekçesiyle dava düşürülmüştür. Görevsiz mahkemenin verdiği mahkûmiyet kararının zamanaşımını kesmediğine ilişkin Yargıtay 12. Hukuk Dairesi 2025/3818 E., 2025/5310 K. sayılı kararı da bu bakımdan savunmada mutlaka değerlendirilmelidir. Sanığın yargılama sırasında ölmesi hâlinde dava TCK m.64 uyarınca düşer; Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2021/16289 E., 2021/16763 K. sayılı ve 13.10.2021 tarihli kararında bu nedenle davanın düşmesine karar verilmiştir.

4- Basit Yargılama, HAGB, Erteleme ve Hak Yoksunluğu

Basit yargılama usulü CMK m.251 uyarınca üst sınırı 2 yıl veya daha az hapis cezası gerektiren suçlarda uygulanabildiğinden TCK m.290/1 bakımından mümkündür. Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2021/12648 E., 2023/8542 K. sayılı ve 07.12.2023 tarihli kararında, Anayasa Mahkemesinin iptal kararları sonrasında hükme bağlanmış dosyalarda da TCK m.290/1 yönünden basit yargılama usulünün değerlendirilmesi gerektiği gerekçesiyle hüküm bozulmuştur. TCK m.290/2’de ise atıf yapılan hırsızlık, dolandırıcılık ve mala zarar verme suçlarının üst sınırı 2 yılı aştığından basit yargılama uygulanmaz.

Sonuç ceza 2 yılı aşmadığında hükmün açıklanmasının geri bırakılması ve cezanın ertelenmesi değerlendirilmelidir. HAGB için CMK m.231/6-c uyarınca suçtan doğan zararın giderilmesi şartı aranır; taşınmazın boşaltılması veya alınan aracın iadesi bu şartın yerine getirilmesi bakımından önemlidir.

Kasten işlenen suçtan hapis cezasına mahkûmiyet, TCK m.53/1’deki belli hakları kullanmaktan yoksun bırakılma sonucunu doğurur. Ancak hapis cezası adli para cezasına çevrilmişse hak yoksunluğuna hükmedilmez. Yargıtay 12. Hukuk Dairesi 2025/3818 E., 2025/5310 K. sayılı kararına konu tebliğnamede de, adli para cezasına hükmedilen sanık hakkında TCK m.53’ün uygulanmasının hükümden çıkarılması istenmiştir.

Resmen Teslim Olunan Mala Elkonulması Suçlamasında Savunma Noktaları

Bu suçlamayla karşılaşan kişi yönünden savunmada şu hususlar öncelikle incelenmelidir:

  1. Hüküm ve infaz: Taşınmaz bir mahkeme hükmüyle mi, yoksa icra müdürlüğünün satış veya tahliye işlemiyle mi teslim edilmiştir? İnfaz tutanağı dosyada var mıdır, taşınmazın sınırları tutanakta açıkça belirlenmiş midir?
  2. Fail sıfatı: Sanık, hakkında hüküm infaz edilen kişi veya İİK m.342 bakımından takip borçlusu mudur? Değilse iştirak iradesi delillerle ispatlanmış mıdır?
  3. Tekrar şartı: İddianamede önceki müdahale, hüküm, infaz ve yeni müdahale zinciri anlatılmış mıdır? Eylem ilk muhalefet niteliğinde ise İİK m.343 mü söz konusudur?
  4. Bilgi ve ihtar: Sanığa infaz sırasında taşınmaza müdahalenin suç olacağı ihtar edilmiş midir?
  5. Görevli mahkeme: Teslim icra dairesince yapılmışsa dava icra ceza mahkemesinde mi açılmıştır? Görevsiz mahkemenin kararı zamanaşımını kesmez.
  6. Şikâyet süresi: İİK m.342 kapsamındaki davada şikâyet, fiilin öğrenilmesinden itibaren 3 ay ve her hâlde fiilden itibaren 1 yıl içinde yapılmış mıdır?
  7. El koymanın niteliği: TCK m.290/2’de araç gerçekten haciz veya el koyma nedeniyle mi otoparktadır, yoksa trafik kazası veya park yasağı gibi geçici bir tedbir nedeniyle mi çekilmiştir?
  8. Haczin geçerliliği: İcra dosyası getirtilmiş midir? Mal alındığında haciz veya el koyma hukuken sürmekte midir?
  9. Yedieminin rızası: Mal yedieminin rızası dışında mı alınmıştır? Yediemin rıza göstermişse eylem TCK m.289 kapsamında mı kalmaktadır?
  10. Suç vasfı: Eylem hırsızlık, yağma, dolandırıcılık veya mala zarar vermeden hangisine uymaktadır? Nitelikli hâller doğru belirlenmiş midir?
  11. Malik indirimi: Sanık malın sahibi midir? Şirket aracı, haricen satın alınan veya aile bireyi adına kayıtlı araçlarda mülkiyet araştırılmış mıdır?
  12. Etkin pişmanlık: Alınan mal iade edilmiş midir? TCK m.168 değerlendirilmiş midir?
  13. Usul: Basit yargılama, adli para cezasına çevirme, erteleme, HAGB ve kamu davasının açılmasının ertelenmesi değerlendirilmiş midir?
  14. Zamanaşımı: Kesintisiz suçta kesintinin gerçekleştiği tarihten itibaren 8 yıllık, kesintiyle 12 yıllık süre dolmuş mudur?

Sonuç

Resmen teslim olunan mala elkonulması ve bozulması suçu, mahkeme kararıyla hak sahibine teslim edilen taşınmaza tekrar el konulmasını ve yedieminin muhafazasındaki hacizli, rehinli veya el konulmuş taşınır malın alınmasını ya da tahrip edilmesini cezalandırır. Hükmen teslim edilen taşınmaza tekrar el koyan kişiye TCK m.290/1 uyarınca 3 aydan 1 yıla kadar hapis cezası verilir; icra dairesince teslim edilen taşınmaza tekrar giren borçlu da İİK m.342 yollamasıyla aynı cezayı alır ve bu davalara Yargıtay Ceza Genel Kurulu 2015/185 E., 2018/332 K. sayılı kararı uyarınca icra ceza mahkemesi bakar. Yargıtay Ceza Genel Kurulu 2015/4 E., 2019/46 K. sayılı kararına göre suç ancak el koymanın tekrar niteliği taşıması hâlinde oluşur; ilk muhalefet İİK m.343 kapsamında kalır. Yedieminin elindeki taşınır malı alan kişiye TCK m.290/2 uyarınca hırsızlık, yağma, dolandırıcılık veya mala zarar verme cezası verilir ve Yargıtay Ceza Genel Kurulu 2014/446 E., 2018/37 K. sayılı kararına göre bu atıf nitelikli hâlleri de kapsar; fail malın sahibiyse ceza yarısından dörtte üçüne kadar indirilir. Suç uzlaştırma, seri muhakeme ve önödeme kapsamında değildir; TCK m.290/1’de dava zamanaşımı 8 yıldır ve basit yargılama, adli para cezasına çevirme, erteleme ve HAGB uygulanabilir.

Sık Sorulan Sorular

Resmen teslim olunan mala elkonulması suçunun cezası nedir?

Hükmen hak sahibine teslim edilen taşınmaza tekrar el koyan kişinin cezası TCK m.290/1 uyarınca 3 aydan 1 yıla kadar hapistir. Yedieminin elindeki hacizli veya el konulmuş taşınır malı alan kişiye ise TCK m.290/2 uyarınca fiilin niteliğine göre hırsızlık, yağma, dolandırıcılık veya mala zarar verme suçunun cezası verilir; fail malın sahibiyse bu ceza yarısından dörtte üçüne kadar indirilir.

Mahkeme kararıyla çıkarıldığım taşınmaza tekrar girersem ne olur?

El atmanın önlenmesi veya tahliye kararı infaz edilerek hak sahibine teslim edilen taşınmaza haklı bir sebep olmaksızın tekrar giren kişi TCK m.290/1 uyarınca 3 aydan 1 yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılır. Ayrıca taşınmazdan mahkemeden yeniden hüküm alınmasına gerek kalmadan zorla çıkarılabilir. Yargıtay 12. Hukuk Dairesi 2023/2070 E., 2023/2499 K. sayılı kararında, infaz tutanağıyla teslim edilen taşınmaza yeniden el koyan sanığın mahkûmiyeti onanmıştır.

İhaleyle satılan evine tekrar giren borçlu hangi suçu işler?

İcra dairesince ihaleden alan kişiye veya alacaklıya teslim edilen taşınmaza haklı bir sebep olmaksızın tekrar giren borçlu, İİK m.342 uyarınca TCK m.290/1’deki 3 aydan 1 yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılır. Yargıtay Ceza Genel Kurulu 2015/185 E., 2018/332 K. sayılı kararına göre bu davalara icra ceza mahkemesi bakar.

Resmen teslim alınan taşınmaza el koyma davasına hangi mahkeme bakar?

Taşınmaz icra dairesi eliyle teslim edilmişse ve dava İİK m.342 yollamasıyla açılmışsa görevli mahkeme İİK m.346/3 uyarınca icra ceza mahkemesidir. Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2023/11138 E., 2025/12417 K. sayılı kararında, asliye ceza mahkemesinin bu davada kurduğu mahkûmiyet hükmü görevsizlik nedeniyle bozulmuştur. Doğrudan TCK m.290/1 kapsamındaki davalara asliye ceza mahkemesi bakar.

Taşınmaza ilk kez müdahale etmek TCK 290 suçunu oluşturur mu?

Hayır. Yargıtay Ceza Genel Kurulu 2015/4 E., 2019/46 K. sayılı kararına göre TCK m.290/1’in oluşması için el koymanın tekrar niteliği taşıması, yani en az iki kez gerçekleşmesi gerekir. Hakkında daha önce el atmanın önlenmesi kararı bulunmayan kişinin, örneğin geçit hakkını ilk kez engellemesi İİK m.343’teki ilam hükmüne uymama suçunu oluşturabilir.

Yediemin otoparkındaki hacizli aracımı almak suç mudur?

Evet. Haczedilip yediemine resmen teslim edilen aracı yedieminin rızası dışında almak, araç size ait olsa bile TCK m.290/2 uyarınca hırsızlık suçunu oluşturur. Ancak malın sahibi olduğunuz için ceza yarısından dörtte üçüne kadar indirilir. Yargıtay Ceza Genel Kurulu 2014/446 E., 2018/37 K. sayılı kararında, gizlenen yedek anahtarla aracı götüren şirket müdürünün eylemi nitelikli hırsızlık sayılmıştır.

Trafik kazası veya park yasağı nedeniyle çekilen aracı otoparktan almak TCK 290 kapsamında mıdır?

Hayır. Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2020/29011 E., 2022/9746 K. sayılı kararında, maddi hasarlı trafik kazası sonrası otoparka çekilmenin geçici bir tedbir olduğu ve kanunun aradığı anlamda el koyma sayılamayacağı belirtilmiştir. Yargıtay 22. Ceza Dairesi 2015/10011 E., 2016/1990 K. sayılı kararında da park yasağı nedeniyle çekilen aracın hacizli veya el konulmuş mal olmadığı vurgulanmıştır.

Hacizli aracı geri getirirsem cezam indirilir mi?

Evet. TCK m.290/2 hırsızlık hükümlerine atıf yaptığı için TCK m.168’deki etkin pişmanlık uygulanabilir. Araç kovuşturma başlamadan önce iade edilirse ceza yarısından üçte ikisine kadar, kovuşturma başladıktan sonra ancak hüküm verilmeden önce iade edilirse üçte birine kadar indirilir. Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2013/25274 E., 2014/14116 K. sayılı kararında iade savunmasının araştırılması gerektiği belirtilmiştir.

TCK 290 suçunda uzlaştırma var mı, şikâyete bağlı mıdır?

TCK m.290/1 şikâyete bağlı değildir ve CMK m.253’teki uzlaştırma listesinde yer almaz. TCK m.290/2’de basit hırsızlık uzlaştırmaya tabi olsa da Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2021/9322 E., 2023/3366 K. sayılı kararına göre suçtan zarar gören kamu olduğu için uzlaştırma uygulanmaz. İİK m.342 kapsamındaki davalarda ise İİK m.347’deki 3 aylık ve 1 yıllık şikâyet süreleri gündeme gelir.

TCK 290 ile TCK 289 arasındaki fark nedir?

TCK m.289’daki muhafaza görevini kötüye kullanma suçunu, malı muhafaza etmekle görevli yediemin kendisi işler; örneğin hacizli malı satar veya kullanır. TCK m.290/2’deki suçu ise yediemin dışındaki bir kişi, malı yedieminin elinden rızası dışında, zorla veya hileyle alarak ya da tahrip ederek işler. Yediemin malın alınmasına rıza gösterirse eylem TCK m.289 kapsamında değerlendirilir.

TCK 290 suçunda zamanaşımı kaç yıldır?

TCK m.290/1 ve İİK m.342 kapsamındaki suçlarda dava zamanaşımı 8 yıldır ve kesme işlemleriyle en fazla 12 yıla uzar. TCK m.290/2’de süre atıf yapılan suça göre 8 veya 15 yıldır. Yargıtay 12. Hukuk Dairesi 2025/3818 E., 2025/5310 K. sayılı kararına göre görevsiz mahkemenin verdiği mahkûmiyet kararı zamanaşımını kesmez.

Tahliye edilen eve tekrar giren kişiye hakkı olmayan yere tecavüzden de ceza verilir mi?

Verilebilir. Hakkı olmayan yere tecavüz suçu önceden mahkeme kararı aramaz ve cezası 6 aydan 3 yıla kadar hapis ve adli para cezasıdır. Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2023/1646 E., 2023/8119 K. sayılı kararında, daha önce resmen teslim alınan taşınmaza el koyma suçundan mahkûm olup taşınmazı kullanmaya devam eden sanığın TCK m.154’ten verilen mahkûmiyeti onanmıştır.

İstanbul’un Bahçelievler ilçesinde, Bakırköy Adliyesi’ne yakın konumda yer alan Avukat Sinan Karabacak dava takibi ve hukuki danışmanlık hizmeti vermektedir. Tahliye, el atmanın önlenmesi kararı veya hacizli mal nedeniyle bu suçlamayla karşılaştıysanız, süreç hakkında bilgi almak için taşınmaz ve icra kaynaklı ceza davalarında avukat desteği sayfasını inceleyebilirsiniz.

Av. Sinan Karabacak Cep Tel: +90 535 671 88 95

Yasal Uyarı: Bu makale Av. Sinan Karabacak tarafından, yalnızca genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmış olup hukuki tavsiye niteliği taşımamaktadır. Her dava kendine özgü koşullar içermektedir. Hukuki danışmanlık için lütfen iletişime geçiniz.

Avukat Sinan Karabacak

Avukat Sinan Karabacak

Avukat · İstanbul Barosu, Sicil No: 52130, Doğrulama

İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi'nden 2014'te mezun oldu. İstanbul Barosu'na bağlı avukatlık yapmaktadır. Enerji hukukundaki önceki deneyimleri nedeniyle başta kaçak elektrik ve voltaj dengesizliği davaları olmak üzere ceza hukuku, aile hukuku ve iş hukuku gibi alanlarda hukuki danışmanlık ve dava takibi hizmeti vermektedir.

Hakkımızda →LinkedIn →

Benzer Yazılar

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir