Özel İşaret ve Kıyafetleri Usulsüz Kullanma Suçu ve Cezası (TCK-264)

özel işaret ve kıyafetleri usulsüz kullanma

İçindekiler

Özel işaret ve kıyafetleri usulsüz kullanma suçu, bir rütbenin, kamu görevinin veya mesleğin resmi elbisesini yetkisi olmadan alenen ve başkalarını yanıltacak şekilde giymek ya da hakkı olmayan nişan veya madalyaları takmaktır ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu‘nun 264’üncü maddesinde düzenlenmiştir. Suçun cezası 3 aydan 1 yıla kadar hapis cezasıdır. Elbisenin sağladığı kolaylıktan yararlanarak başka bir suç işlenirse TCK m.264/2 uyarınca bu ceza üçte bir artırılır ve 4 aydan 1 yıl 4 aya kadar hapis olur; işlenen diğer suçun cezası ayrıca verilir. Suç şikâyete bağlı değildir ve uzlaştırma kapsamında değildir. TCK m.264/1’deki temel hâl, 6763 sayılı Kanun’la 02.12.2016’dan itibaren önödeme kapsamına alınmıştır; davaya asliye ceza mahkemesi bakar, tutuklama yasağı vardır ve dava zamanaşımı 8 yıldır.

Özel işaret ve kıyafetleri usulsüz kullanma, Türk Ceza Kanunu’nun “Kamu İdaresinin Güvenilirliğine ve İşleyişine Karşı Suçlar” bölümünde yer alır. Uygulamada en çok polis üniforması, polis yeleği, askeri üniforma, jandarma montu veya özel güvenlik kıyafeti giyen kişiler hakkında gündeme gelir. Dosyalardaki asıl tartışma, cüzdanda taşınan polis rozetinin veya kokartın bu suçu oluşturup oluşturmadığı, üniformayla işlenen dolandırıcılığın hangi mahkemede görüleceği ve hırsızlık suçuyla birlikte ayrı ceza verilip verilmeyeceğidir.

Kanun metninin resmi kaynağı: 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu, mevzuat.gov.tr

Yargıtay Kararları Işığında Özel İşaret ve Kıyafetleri Usulsüz Kullanma Suçunun Oluşması İçin Gerekli Şartlar

Özel işaret ve kıyafetleri usulsüz kullanma suçunun oluşması için Yargıtay tarafından bazı kriterler ortaya konulmuştur. Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 2010/12120 E., 2010/10382 K. sayılı ve 26.05.2010 tarihli kararında, polis kokartının resmi kıyafetin bir parçası olduğu, ancak cüzdanda taşınan ve takılmayan kokartın “alenen ve başkalarını yanıltacak şekilde giyilmiş” sayılamayacağı belirtilerek sanığın beraatine karar verilmiştir. Maddeler hâlinde saymak gerekirse resmi elbise giyme hâlinde özel işaret ve kıyafetleri usulsüz kullanma suçunun oluşması için:

  1. Bir rütbeye, kamu görevine veya mesleğe ait, mevzuatla belirlenmiş bir resmi elbisenin bulunması,
  2. Failin bu resmi elbiseyi giymeye yetkili olmaması,
  3. Elbisenin fiilen giyilmesi; elbiseyi veya parçasını çantada, cüzdanda ya da evde bulundurmanın yetmemesi,
  4. Elbisenin alenen, yani başkalarının görebileceği bir ortamda giyilmesi,
  5. Giyilme biçiminin görenlerde failin gerçekten o görevli olduğu izlenimini uyandırmaya, yani başkalarını yanıltmaya elverişli olması,
  6. Failin yetkisiz olduğunu bilerek ve isteyerek, yani kasten hareket etmesi

gerekmektedir. Nişan veya madalya takma hâlinde ise takılan şeyin 2933 sayılı Madalya ve Nişan Kanunu kapsamında bir nişan veya madalya olması ve failin bunu takmaya hakkının bulunmaması gerekir. Yargıtay 5. Ceza Dairesinin 2012/16072 E., 2014/3365 K. sayılı ve 26.03.2014 tarihli kararında, polislere gösterilen metal polis kokartının 2933 sayılı Kanun’da düzenlenen madalya ve nişanlardan olmadığı belirtilerek bu suçun oluşmadığı kabul edilmiştir.

A- TCK 264 Madde Metninin İncelenmesi

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 264’üncü maddesi yürürlükteki hâliyle aşağıdaki gibidir:

Özel işaret ve kıyafetleri usulsüz kullanma

Madde 264- (1) Bir rütbe veya kamu görevinin veya mesleğin, resmi elbisesini yetkisi olmaksızın alenen ve başkalarını yanıltacak şekilde giyen veya hakkı olmayan nişan veya madalyaları takan kimseye üç aydan bir yıla kadar hapis cezası verilir.

(2) Elbisenin sağlayacağı kolaylık ve olanaklardan yararlanarak bir suç işlenirse, yalnız bu fiilden ötürü yukarıdaki fıkrada belirtilen cezalar üçte biri oranında artırılarak hükmolunur.

1- Maddenin Yapısı ve Korunan Hukuki Değer

TCK m.264, 1 Haziran 2005’te yürürlüğe girdiğinden bu yana değiştirilmemiştir ve iki fıkradan oluşur. Birinci fıkra iki ayrı seçimlik hareket içerir: resmi elbiseyi yetkisiz giymek ve hakkı olmayan nişan veya madalya takmak. İkinci fıkra, elbisenin sağladığı kolaylıktan yararlanarak başka bir suç işlenmesini nitelikli hâl olarak düzenler. Mülga 765 sayılı Türk Ceza Kanunu’ndaki karşılığı 253’üncü maddedir.

Korunan hukuki değer, kamu idaresinin güvenilirliği ve resmi kıyafet, rütbe, nişan ve madalyaların temsil ettiği kamusal güvendir. Vatandaş, karşısında üniformalı bir polis, asker veya görevli gördüğünde, bu kişinin gerçekten yetkili olduğuna güvenir. Yetkisiz kişilerin bu kıyafetleri giymesi, somut bir zarar doğmasa bile bu güveni sarsar. Bu nedenle suç, bir zarar veya menfaat sonucu aramayan bir tehlike suçudur.

2- “Resmi Elbise” Kavramı

Suçun konusu, bir rütbenin, kamu görevinin veya mesleğin resmi elbisesidir. Resmi elbise, ilgili mevzuatla biçimi, rengi ve işaretleri belirlenmiş, yalnızca o görevi yürütenlerin giyebildiği kıyafettir. Polis, jandarma ve asker üniformaları, rütbe işaretleri, hâkim, savcı ve avukat cübbeleri ile zabıta kıyafeti bunun tipik örnekleridir. Serbestçe satılan ve belirli bir göreve özgülenmemiş genel kıyafetler kural olarak bu kapsamda değildir.

Resmi elbisenin parçaları da suçun konusunu oluşturabilir. Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 2010/12120 E., 2010/10382 K. sayılı kararında, Emniyet Hizmetleri Sınıfı Mensupları Kıyafet Yönetmeliği’ne göre kokartın, göğüs ve kol armalarının, rütbe işaretlerinin üniformanın bir parçası olduğu ve resmi kıyafetlerin eskimiş olsa bile emniyet personeli dışındaki kişilerce giyilemeyeceği belirtilmiştir.

“Meslek” kavramı yalnızca kamu görevlilerini kapsamaz. Yargıtay 23. Ceza Dairesinin 2015/5156 E., 2015/5135 K. sayılı ve 14.10.2015 tarihli kararında, 5188 sayılı Özel Güvenlik Hizmetlerine Dair Kanun kapsamındaki özel güvenlik görevlilerine ait tişörtün resmi elbise niteliğinde olduğu kabul edilmiştir. Sanığın bir konserde özel güvenlik şirketinin tişörtünü giyerek biletsiz kişileri stada soktuğu olayda dolandırıcılık suçuyla birlikte TCK m.264/2’den kurulan mahkûmiyet isabetli bulunmuştur.

3- “Nişan veya Madalya” Kavramı

İkinci seçimlik hareketin konusu nişan ve madalyalardır. Bunlar, 2933 sayılı Madalya ve Nişan Kanunu ile bu Kanun’a dayanan düzenlemelerle devlet tarafından verilen onur işaretleridir. Hakkı olmayan kişinin bu nişan veya madalyaları takması suçu oluşturur.

Polis rozeti, kokart, polis kartı veya amblemli park belgesi nişan veya madalya değildir. Yargıtay bu ayrımı birçok kararında açıkça yapmıştır:

OlayYargıtay kararıSonuç
Asayiş uygulamasında polislere metal polis kokartı göstermekYargıtay 5. Ceza Dairesi 2012/16072 E., 2014/3365 K.Suç oluşmaz, beraat
Metro turnikesinden geçerken özel güvenliğe polis rozeti göstermekYargıtay 5. Ceza Dairesi 2013/7988 E., 2015/11457 K.Suç oluşmaz, beraat
Aracın önüne polis yıldızlı geçici park belgesi koymakYargıtay 5. Ceza Dairesi 2013/12186 E., 2015/15065 K.Suç oluşmaz, beraat
Seyyar satıcılara metal polis rozeti göstermekYargıtay 5. Ceza Dairesi 2013/15183 E., 2015/17637 K.Suç oluşmaz, beraat
Cüzdandaki metal polis kokartını göstermekYargıtay 17. Ceza Dairesi 2019/6234 E., 2019/15444 K.Suç oluşmaz, beraat
Resmi belge olmadığı ilk bakışta anlaşılan kartvizit göstermekYargıtay 5. Ceza Dairesi 2012/12752 E., 2013/12101 K.Suç oluşmaz, beraat

Bu çizginin dışında kalan bir karar da vardır. Yargıtay 5. Ceza Dairesinin 2020/6663 E., 2021/3075 K. sayılı ve 24.06.2021 tarihli kararında, polis kokartı göstererek kendini polis olarak tanıtan sanığın eyleminin TCK m.264/1’deki suçu oluşturduğu, ancak polis kıyafeti giyilmediği için 264/2’deki nitelikli hâlin uygulanamayacağı belirtilmiştir. Kararların büyük çoğunluğu ise rozet ve kokart göstermenin tek başına bu suçu oluşturmadığı yönündedir.

B- Suçun Unsurları

1- Birinci Hareket: Resmi Elbiseyi Yetkisiz Giymek

Birinci seçimlik hareket, resmi elbiseyi yetkisi olmaksızın alenen ve başkalarını yanıltacak şekilde giymektir. Kanun “giyme” fiilini aradığından elbiseyi satın almak, evde bulundurmak, çantada taşımak veya birine göstermek bu suçu oluşturmaz. Elbisenin tamamının giyilmesi şart değildir; görenlerde gerçek görevli izlenimi uyandıran yelek, mont veya rütbe işareti gibi parçalar da yeterli olabilir.

Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 2023/144 E., 2025/3916 K. sayılı ve 03.03.2025 tarihli kararında, kamera görüntüleri ve olay tutanağıyla sanığın petrol istasyonu önünde normal polis kıyafetlerinden farklı olmayacak şekilde polis kıyafetleriyle görüldüğünün tespit edildiği olayda, TCK m.264’ten verilen mahkûmiyet hükmünde isabetsizlik görülmemiştir.

2- Alenen ve Başkalarını Yanıltacak Şekilde Giyme

“Alenen” ifadesi, elbisenin belirsiz sayıda kişinin görebileceği bir ortamda giyilmesini anlatır. Sokakta, iş yerinde, toplu taşıma aracında veya kalabalık bir mekânda üniforma giymek aleniyet şartını karşılar. Evin içinde, kimsenin görmediği bir ortamda üniforma giymek ise alenî değildir.

“Başkalarını yanıltacak şekilde” ifadesi, giyilme biçiminin görenlerde failin gerçekten o görevli olduğu izlenimini uyandırmaya elverişli olmasını gerektirir. Tiyatro oyunu, film çekimi, kostüm partisi veya gösteri gibi herkesin bunun bir kostüm olduğunu bildiği durumlarda başkalarını yanıltma unsuru gerçekleşmez. Bu unsur objektiftir; birinin fiilen yanılmış olması gerekmez, kıyafetin yanıltmaya elverişli olması yeterlidir.

Sosyal medyada üniformalı fotoğraf paylaşılması da her zaman bu suçu oluşturmaz. Yargıtay 15. Ceza Dairesinin 2017/34514 E., 2020/8677 K. sayılı ve 22.09.2020 tarihli kararında, uzman çavuş olan sanığın kendisini üsteğmen olarak tanıttığı ve üsteğmen rütbeli kıyafetle fotoğraflarının bulunduğu olayda, suçun sabit olmadığı ve yasal unsurlarının oluşmadığı gerekçesiyle verilen beraat kararı onanmıştır.

3- İkinci Hareket: Hakkı Olmayan Nişan veya Madalya Takmak

İkinci seçimlik hareket, hakkı olmayan nişan veya madalyaları takmaktır. Kanun metninde “alenen ve başkalarını yanıltacak şekilde” nitelemesi elbise giyme fiiline bağlanmıştır. Ancak nişan ve madalyanın takılması da doğası gereği başkalarına gösterilmek amacına yöneliktir; madalyayı bir kutuda saklamak takma sayılmaz. Taramada, hakkı olmayan nişan veya madalya takma fiiline ilişkin güncel bir Yargıtay mahkûmiyet kararına rastlanmamıştır; uygulamanın ağırlığı resmi elbise giyme hâlindedir.

4- Fail

Suç herkes tarafından işlenebilir. Kamu görevlisi olmayan bir kişi, emekli bir görevli veya başka bir rütbede görev yapan bir kamu görevlisi de fail olabilir. Yargıtay 15. Ceza Dairesinin 2012/7390 E., 2012/40337 K. sayılı ve 02.07.2012 tarihli kararında, emekli subay olan sanığın albay kıyafeti giyerek kendini istihbaratçı albay olarak tanıtmasının bu suçu oluşturduğu kabul edilmiştir. Emeklilik, aktif görevin resmi elbisesini giyme yetkisini kural olarak sona erdirir.

Suç, belirli bir sıfata sahip kişilerce işlenebilen bir özgü suç değildir. Yetkili bir görevlinin kendi üniformasını giymesi ise suç oluşturmaz.

5- Mağdur ve Katılma Hakkı

Suçun mağduru toplum ve kamu idaresidir. Üniformalı kişiyi gören, onunla konuşan veya ona kimliğini gösteren kişi, eylemden doğrudan zarar görmedikçe davaya katılan olamaz. Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 2013/6204 E., 2015/40126 K. sayılı ve 28.04.2015 tarihli kararında, özel işaret ve kıyafetleri usulsüz kullanma suçundan doğrudan zarar görmeyen yakınanın katılan olarak kabulünün ona kanun yoluna başvurma hakkı kazandırmayacağı belirtilerek temyiz istemi reddedilmiştir. Yargıtay 5. Ceza Dairesinin 2018/12527 E., 2019/10111 K. sayılı ve 23.10.2019 tarihli kararı da aynı yöndedir.

6- Manevi Unsur: Kast

Özel işaret ve kıyafetleri usulsüz kullanma yalnızca kasten işlenebilir; taksirli hâli yoktur. Fail, giydiği elbisenin resmi bir elbise olduğunu, giymeye yetkisi bulunmadığını ve bunu başkalarının görebileceği bir ortamda yaptığını bilmeli ve istemelidir.

Kanun özel bir amaç veya saik aramaz. Failin bir menfaat elde etmek, birini korkutmak veya yalnızca gösteriş yapmak amacıyla hareket etmesi suçun oluşmasını etkilemez. Ancak menfaat amacı, aşağıda açıklanan dolandırıcılık suçu bakımından ayrıca önem taşır. Giydiği kıyafetin resmi elbise olduğunu bilmeyen veya giyme yetkisinin bulunduğuna içtenlikle inanan kişi bakımından ceza hukukunda hata hükümleri tartışılabilir.

7- Hukuka Uygunluk Nedenleri

Hukuka uygunluk nedenleri bakımından en önemli durum, yetkili makamın izniyle veya görevlendirmesiyle resmi elbise giyilmesidir. Örneğin resmi bir tatbikatta, tören veya eğitim faaliyetinde yetkili makamın verdiği kıyafeti giyen kişi hukuka uygun hareket eder. Film veya dizi çekimlerinde kullanılan kıyafetler ise çoğu zaman başkalarını yanıltma unsuru taşımadığından zaten suçun tipikliğini oluşturmaz.

C- Suçun Nitelikli Hâli: Elbisenin Sağladığı Kolaylıkla Suç İşlenmesi (TCK 264/2)

TCK m.264/2, elbisenin sağlayacağı kolaylık ve olanaklardan yararlanarak bir suç işlenmesini nitelikli hâl olarak düzenler. Bu durumda TCK m.264/1’deki ceza üçte bir oranında artırılır ve 4 aydan 1 yıl 4 aya kadar hapis cezası verilir. Kanundaki “yalnız bu fiilden ötürü” ifadesi, artırımın yalnızca resmi elbise suçunun cezasına uygulanacağını, işlenen diğer suçun ise ayrıca kendi hükmüne göre cezalandırılacağını anlatır.

Nitelikli hâlin uygulanması için failin resmi elbiseyi fiilen giymiş olması ve elbisenin sağladığı güvenden yararlanarak başka bir suç işlemesi gerekir. Yargıtay 15. Ceza Dairesinin 2020/6551 E., 2021/2822 K. sayılı ve 11.03.2021 tarihli kararında, polis üniforması giyip polis memurlarıyla dostluk kuran ve ev kiralama bahanesiyle 1.000 TL alan suça sürüklenen çocuk hakkında TCK m.264/2 uyarınca artırım yapılması gerektiği, ancak aleyhe temyiz olmadığından bunun bozma nedeni yapılmadığı belirtilmiştir. Yargıtay 5. Ceza Dairesinin 2020/6663 E., 2021/3075 K. sayılı kararında ise polis kıyafeti giyilmediği için 264/2’nin uygulanamayacağı vurgulanmıştır.

D- Özel İşaret ve Kıyafetleri Usulsüz Kullanma Suçunun Cezası

TCK m.264’teki cezalar şöyledir:

HâlKanun maddesiCeza
Resmi elbiseyi yetkisiz, alenen ve yanıltıcı şekilde giymekTCK m.264/13 aydan 1 yıla kadar hapis
Hakkı olmayan nişan veya madalya takmakTCK m.264/13 aydan 1 yıla kadar hapis
Elbisenin sağladığı kolaylıktan yararlanarak suç işlemekTCK m.264/24 aydan 1 yıl 4 aya kadar hapis + diğer suçun cezası ayrıca
Önödeme (yalnız 264/1)TCK m.75/6-a-59.000 TL + soruşturma giderleri, kamu davası açılmaz

1- Önödeme

6763 sayılı Kanun’la TCK m.75’e eklenen altıncı fıkranın (a) bendinin 5 numaralı alt bendi uyarınca TCK m.264’ün birinci fıkrasındaki suç, cezanın üst sınırı 6 ayı aştığı hâlde önödeme kapsamındadır. Önödeme miktarı, hapis cezasının alt sınırı olan 3 ayın (90 gün) her günü için 100 TL üzerinden hesaplanır ve 9.000 TL olur. Şüpheli bu tutarı soruşturma giderleriyle birlikte Cumhuriyet savcılığının tebliğinden itibaren 10 gün içinde öderse hakkında kamu davası açılmaz. 10 gün içinde talep edilirse tutar birer ay arayla 3 eşit taksitte ödenebilir.

Önödemenin iki sınırı vardır. Birincisi, TCK m.264/2’deki nitelikli hâl önödeme kapsamında değildir. Yargıtay 5. Ceza Dairesinin 2018/1537 E., 2018/5833 K. sayılı ve 18.09.2018 tarihli kararında, 264/1’deki suçun önödeme kapsamına alındığı, 264/2’de tanımlanan nitelikli hâlin ise önödeme kapsamında olmadığı belirtilmiştir. İkincisi, TCK m.75/6’nın son cümlesi uyarınca bu suçun 5 yıl içinde tekrar işlenmesi hâlinde aynı suçtan önödeme uygulanmaz.

Önödeme teklif edilmeden açılan davada mahkeme de önödeme işlemi yapmak zorundadır. Yargıtay 5. Ceza Dairesinin 2017/1892 E., 2021/80 K. sayılı ve 13.01.2021 tarihli kararında, 6763 sayılı Kanun’la 264/1’deki suçun önödeme kapsamına alındığı gözetilerek sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesi gerektiği gerekçesiyle hüküm bozulmuştur. Yargıtay 5. Ceza Dairesinin 2014/9629 E., 2017/4724 K. sayılı ve 2016/2116 E., 2020/11539 K. sayılı kararları da aynı yöndedir.

2- Adli Para Cezasına Çevirme, Erteleme ve HAGB

TCK m.264’te doğrudan adli para cezası seçeneği yoktur. Ancak hükmedilen hapis cezası 1 yıl veya daha az olduğunda kısa süreli hapis cezasıdır ve TCK m.50 uyarınca adli para cezasına veya diğer seçenek yaptırımlara çevrilebilir. 264/1’de ceza her durumda 1 yılı aşmadığından bu çevirme her zaman mümkündür. 264/2’de ise hükmedilen ceza 1 yılı aşarsa çevirme yapılamaz.

Hükmedilen ceza 2 yıl veya daha az olduğundan koşulları varsa cezanın ertelenmesi ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması (HAGB) da mümkündür. Yargıtay 5. Ceza Dairesinin 2025/5387 E., 2025/13515 K. sayılı ve 24.11.2025 tarihli kararına konu dosyada, sanık hakkında önce HAGB kararı verilmiş, denetim süresindeki ihlal üzerine hüküm açıklanmıştır.

3- Etkin Pişmanlık Yoktur

TCK m.264’te etkin pişmanlık hükmü bulunmaz. Failin üniformayı sonradan çıkarması veya elbiseyi teslim etmesi tamamlanmış suçu ortadan kaldırmaz; bu davranışlar ancak TCK m.61’deki ceza belirleme ölçütlerinde ve TCK m.62’deki takdiri indirimde gözetilebilir.

4- Ceza Hesaplama Örnekleri

  • Temel hâl, alt sınır ve takdiri indirim: 3 ay hapis → TCK m.62 ile 2 ay 15 gün. Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 2023/144 E., 2025/3916 K. sayılı kararına konu dosyada ilk derece mahkemesi 2 ay 15 gün hapis cezasına hükmetmiştir.
  • Nitelikli hâl, alt sınır: 3 ay → TCK m.264/2 ile üçte bir artırımla 4 ay → TCK m.62 ile 3 ay 10 gün. Yargıtay 2. Ceza Dairesinin 2016/741 E., 2016/5842 K. sayılı ve Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 2011/24093 E., 2014/8793 K. sayılı kararlarına konu dosyalarda ilk derece mahkemeleri 264/1-2 uyarınca 3 ay 10 gün hapis cezasına hükmetmiştir.
  • Suça sürüklenen çocuk: 12-15 yaş grubunda TCK m.31/2, 15-18 yaş grubunda TCK m.31/3 uyarınca ayrıca indirim yapılır. Yargıtay 15. Ceza Dairesinin 2017/12205 E., 2019/2533 K. sayılı ve 2020/6551 E., 2021/2822 K. sayılı kararlarına konu dosyalarda TCK m.31/3 uygulanmıştır.

E- Özel İşaret ve Kıyafetleri Usulsüz Kullanma ile Benzer Suçlar Arasındaki Farklar

Sahte görevli olaylarında birden fazla suç tipi aynı anda gündeme gelebilir. Doğru nitelendirme hem cezayı hem görevli mahkemeyi belirler:

SuçBelirleyici eylemCezaGörevli mahkeme
Özel işaret ve kıyafetleri usulsüz kullanma (TCK m.264)Resmi elbiseyi yetkisiz, alenen ve yanıltıcı şekilde giymek3 ay-1 yıl hapisAsliye ceza
Kamu görevinin usulsüz olarak üstlenilmesi (TCK m.262)Kimlik kontrolü, arama gibi bir kamu görevinin icrasına kalkışmak3 ay-2 yıl hapisAsliye ceza
Nitelikli dolandırıcılık (TCK m.158/1-d)Resmi kıyafet gibi kurumun maddi varlığını araç olarak kullanıp menfaat sağlamak3-10 yıl hapis ve adli para cezasıAsliye ceza (158/3 artırımında ağır ceza)
Nitelikli dolandırıcılık (TCK m.158/1-l)Yalnızca sözle kamu görevlisi olarak tanıtıp menfaat sağlamak4-10 yıl hapis ve adli para cezasıAsliye ceza (158/3 artırımında ağır ceza)
Nitelikli hırsızlık (TCK m.142/2-f)Yetkisi olmadığı hâlde resmi sıfat takınarak hırsızlık5-10 yıl hapisAsliye ceza
Resmi belgede sahtecilik (TCK m.204)Sahte polis veya görevli kimlik kartı üretmek, kullanmak2-5 yıl hapisAsliye ceza

1- Kamu Görevinin Usulsüz Olarak Üstlenilmesi (TCK 262) ile Farkı

TCK m.264’te yalnızca resmi elbisenin giyilmesi cezalandırılır; görevin icrası aranmaz. Kamu görevinin usulsüz olarak üstlenilmesi suçunda ise fail, kimlik kontrolü, arama veya durdurma gibi bir kamu görevinin icrasına fiilen kalkışır. Polis üniforması giyen kişi bu üniformayla kimlik kontrolü de yaparsa iki ayrı suç oluşur ve her birinden ayrı ceza verilir.

Rozet gösterilerek görev icrasına kalkışılan olaylarda doğru nitelendirme TCK m.262’dir. Yargıtay 5. Ceza Dairesinin 2017/2571 E., 2021/3995 K. sayılı ve 23.09.2021 tarihli kararında, kendini sivil polis olarak tanıtıp üzerine polis rozeti yapıştırılmış cüzdanını göstererek kişilerden nüfus cüzdanı isteyen ve telefonla kimlik sorgulaması yapıyormuş gibi davranan sanığın eyleminin TCK m.262/1’deki suçu oluşturduğu belirtilerek TCK m.264’ten kurulan mahkûmiyet bozulmuştur.

2- Nitelikli Dolandırıcılık (TCK 158/1-d ve 158/1-l) ile İlişkisi

Resmi polis veya asker kıyafeti, ilgili kurumun maddi varlığı sayılır. Bu kıyafet giyilerek hileyle menfaat sağlanırsa eylem, kamu kurum ve kuruluşlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık (TCK m.158/1-d) olarak değerlendirilir. 7571 sayılı Kanun’la (RG 25.12.2025) yapılan değişiklikten sonra bu dava kural olarak asliye ceza mahkemesinde görülür; TCK 158/3’teki artırım (üç veya daha fazla kişiyle birlikte ya da örgüt faaliyeti çerçevesinde işleme) nedeniyle üst sınır on yılı aşarsa ağır ceza mahkemesi görevlidir. Yargıtay 15. Ceza Dairesinin 2013/14827 E., 2015/28939 K. sayılı ve 28.09.2015 tarihli kararında, polis kıyafeti giyerek kurbanlık koyun satıcısını dolandıran sanık hakkında, emniyet müdürlüğünün maddi varlığı olan resmi polis kıyafetinin suçta kullanıldığı gözetilerek 158/1-d ve 264 suçlarını değerlendirme görevinin ağır ceza mahkemesine ait olduğu belirtilmiş ve asliye ceza mahkemesinin hükmü bozulmuştur. Bu karar, nitelikli dolandırıcılığın ağır ceza mahkemesinin görevinde bulunduğu döneme aittir.

Aynı yönde, Yargıtay 15. Ceza Dairesinin 2013/5254 E., 2014/21534 K. sayılı ve 17.12.2014 tarihli kararında polis yeleği ve tabanca kılıfıyla nargile kafeye giden sanık, Yargıtay 15. Ceza Dairesinin 2013/2806 E., 2014/19373 K. sayılı ve 20.11.2014 tarihli kararında üsteğmen üniformasıyla kendini askeri savcı olarak tanıtan sanık, Yargıtay 15. Ceza Dairesinin 2017/29714 E., 2019/6091 K. sayılı ve 21.05.2019 tarihli kararında ise asker olmadığı hâlde askeri üniformayla kuyumcuya giden sanık bakımından görevsizlik kararı verilmesi gerektiği belirtilmiştir.

Bu durumda TCK m.264’teki suç dolandırıcılığın içinde erimez; iki suçtan ayrı ayrı ceza verilir. Yargıtay 15. Ceza Dairesinin 2020/6551 E., 2021/2822 K. sayılı kararında, polis üniforması giyerek para alan suça sürüklenen çocuk hakkında hem TCK m.158/1-d hem de TCK m.264’ten kurulan mahkûmiyetler onanmıştır.

Fail resmi kıyafet giymeden yalnızca sözle kendini kamu görevlisi olarak tanıtıp menfaat sağlamışsa TCK m.158/1-l uygulanır; bu hâlde hapis cezasının alt sınırı 4 yıldır. Resmi kıyafet niteliğinde olmayan bir özel şirket kıyafetiyle işlenen dolandırıcılık ise basit dolandırıcılık (TCK m.157) ile birlikte TCK m.264/2 kapsamında değerlendirilebilir; Yargıtay 23. Ceza Dairesinin 2015/5156 E., 2015/5135 K. sayılı kararı bu yöndedir.

3- Nitelikli Hırsızlık (TCK 142/2-f) ile İlişkisi: Bileşik Suç

TCK m.142/2-f, hırsızlığın “yetkisi olmadığı halde resmi sıfat takınarak” işlenmesini nitelikli hâl olarak düzenler. Resmi elbise, failin resmi sıfat takınmasının aracı olduğunda TCK m.42’deki bileşik suç kuralı uygulanır ve TCK m.264’ten ayrıca ceza verilmez.

Yargıtay 2. Ceza Dairesinin 2016/741 E., 2016/5842 K. sayılı ve 30.03.2016 tarihli kanun yararına bozma kararında, birliğinden firar eden askerin askeri kıyafetini giyerek yediemin otoparkına gidip kendini jandarma asayiş görevlisi olarak tanıttığı ve bir motosikleti alıp götürdüğü olayda, kıyafeti başkalarını yanıltacak şekilde giymenin 142/2-f’deki hırsızlığın ağırlaştırıcı nedenini oluşturduğu, bu nedenle TCK m.264’ten beraat kararı verilmesi gerektiği belirtilmiştir. Yargıtay 13. Ceza Dairesinin 2016/19781 E., 2017/1667 K. sayılı ve 23.02.2017 tarihli kararında da belediye işçisi kıyafeti giyip tepe lambalı vidanjörle telefon kablolarını çalmaya kalkışan sanıklar bakımından aynı sonuca ulaşılmıştır.

4- Resmi Belgede Sahtecilik ile Farkı

Sahte polis kimlik kartı, telsiz veya kelepçe taşımak resmi elbise giymek değildir. Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 2011/24093 E., 2014/8793 K. sayılı ve 30.04.2014 tarihli kararında, sahte polis tanıtım kartı, telsiz ve kelepçe bulunduran sanık bakımından TCK m.264’ün unsurlarının oluşmadığı, ancak sanıkta ele geçen Emniyet Genel Müdürlüğü personel kimlik kartının iğfal kabiliyeti bulunan bir sahte belge olduğu anlaşıldığından eylemin resmi belgede sahtecilik suçunu oluşturduğu belirtilmiştir.

5- Yağma, Tehdit ve Diğer Suçlar

Üniforma giyerek cebir veya tehditle mal alan kişi bakımından yağma suçu ile TCK m.264 birlikte gündeme gelir. Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 2010/28509 E., 2011/6264 K. sayılı ve 27.04.2011 tarihli kararında, yetkisi olmadığı hâlde polis üniforması giyerek yağma suçunu işleyen sanık hakkında TCK m.264/1-2 kapsamındaki eylemle ilgili ayrıca işlem yapılması gerektiği belirtilmiştir.

“Ben polisim, aracını bağlatırım” gibi sözler ise tehdit suçu bakımından ayrıca değerlendirilir. Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 2014/47211 E., 2017/3351 K. sayılı ve 07.02.2017 tarihli kararında bu sözlerin TCK m.106/1’in ikinci cümlesindeki şikâyete bağlı tehdit suçunu oluşturup oluşturmayacağının tartışılması gerektiği belirtilmiştir.

F- Teşebbüs, İştirak ve İçtima

1- Teşebbüs

Özel işaret ve kıyafetleri usulsüz kullanma suçu, resmi elbisenin alenen ve yanıltıcı şekilde giyilmesiyle tamamlanır. Kıyafet giyilmeden önce satın alınması, temin edilmesi veya üzerinde değişiklik yapılması hazırlık hareketidir. Giyme fiili anlık olarak tamamlandığından bu suçta suça teşebbüs hükümlerinin uygulanma alanı çok dardır.

2- İştirak

Resmi elbiseyi giymek kişiye bağlı bir fiil olduğundan, birden fazla kişinin her biri üniforma giyerse her biri ayrı ayrı fail olur. Üniformayı temin eden, giymesi için teşvik eden veya planı birlikte yapan kişiler ise suça iştirak hükümlerine göre azmettiren veya yardım eden olarak sorumlu tutulabilir.

3- İçtima

Suçların içtimaı bakımından TCK m.264’teki suç, kural olarak diğer suçlarla birlikte ayrı ayrı cezalandırılır: kamu görevini usulsüz üstlenme, dolandırıcılık, yağma ve sahtecilik suçlarında her birinden ayrı hüküm kurulur. Bunun tek önemli istisnası, resmi sıfat takınmanın diğer suçun nitelikli hâli olarak düzenlendiği durumdur; hırsızlık suçunun TCK m.142/2-f bendi bu nedenle bileşik suç oluşturur. Aynı suç işleme kararıyla farklı zamanlarda üniforma giyme eylemleri ise TCK m.43 uyarınca zincirleme suç olarak değerlendirilebilir.

G- Soruşturma ve Yargılama Usulü

1- Şikâyet ve Uzlaştırma

Özel işaret ve kıyafetleri usulsüz kullanma suçu şikâyete bağlı değildir. Cumhuriyet savcısı suçu öğrendiği anda resen soruşturma başlatır. Suç, CMK m.253’te sayılan uzlaştırma kapsamındaki suçlar arasında yer almaz. Suça sürüklenen çocuklar için CMK m.253/1-c’deki genişletilmiş uzlaştırma da mağdurun gerçek veya özel hukuk tüzel kişisi olmasını aradığından, mağduru toplum olan bu suçta uygulanmaz.

2- Kamu Davasının Açılmasının Ertelenmesi, Basit Yargılama ve Seri Muhakeme

264/1’de önce önödeme teklif edilir. CMK m.171/2 önödeme kapsamındaki suçları kamu davasının açılmasının ertelenmesi kurumunun dışında bıraktığından, önödeme yapılmasa bile 264/1 hakkında bu karar verilemez. Suç 264/2 kapsamındaysa, cezanın üst sınırı 3 yılı aşmadığından ve fail kural olarak kamu görevlisi olmadığından kamu davasının açılmasının 5 yıl süreyle ertelenmesi mümkündür. Bunun için şüphelinin daha önce kasıtlı bir suçtan hapis cezasıyla mahkûm olmamış bulunması ve CMK m.171/3’teki diğer koşulların birlikte gerçekleşmesi gerekir.

Cezanın üst sınırı 2 yılı aşmadığından asliye ceza mahkemesi basit yargılama usulünü uygulayabilir ve hükmedilen cezadan dörtte bir oranında indirim yapılır. Yargıtay 5. Ceza Dairesinin 2017/2571 E., 2021/3995 K. sayılı kararında, TCK m.264/1 kapsamındaki suçtan kurulan hükmün basit yargılama usulü yönünden de değerlendirilmesi gerektiği belirtilmiştir. Suç, CMK m.250’de sayılan seri muhakeme usulü kapsamındaki suçlar arasında yer almaz.

3- Tutuklama Yasağı ve Adli Kontrol

CMK m.100/4 uyarınca üst sınırı 2 yılı aşmayan hapis cezasını gerektiren suçlarda tutuklama kararı verilemez. TCK m.264’teki suçun hem temel hâlinde hem de 264/2’deki nitelikli hâlinde üst sınır 2 yılın altında kaldığından şüpheli bu suçtan tutuklanamaz. Tutuklama yasağının bulunduğu hâllerde de adli kontrol tedbirlerine karar verilebilir. Aynı olayda nitelikli dolandırıcılık gibi daha ağır bir suç isnadı varsa tutuklama o suç bakımından değerlendirilir.

4- Soruşturma İzni

TCK m.264 bakımından 4483 sayılı Memurlar ve Diğer Kamu Görevlilerinin Yargılanması Hakkında Kanun uyarınca soruşturma izni aranmaz. Suç kural olarak kamu görevlisi olmayan kişilerce işlenir; resmi elbiseyi yetkisiz giymek, bir kamu görevlisinin görevi sebebiyle işlediği bir suç niteliği taşımaz.

5- Görevli Mahkeme ve Kanun Yolu

Davaya asliye ceza mahkemesi bakar. Aynı olayda üniformayla işlenen nitelikli dolandırıcılık iddiası da varsa, bu suç 7571 sayılı Kanun’la (RG 25.12.2025) kural olarak asliye ceza mahkemesinin görevine bırakıldığından davalar yine asliye ceza mahkemesinde birlikte görülebilir. Ancak dolandırıcılık üç veya daha fazla kişi tarafından birlikte ya da bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmişse (TCK 158/3) cezanın üst sınırı on yılı aştığından veya olayda ağır ceza mahkemesinin görevine giren başka bir suç (örneğin kamu görevlisinin resmî belgede sahteciliği, TCK m.204/2) da bulunuyorsa, bağlantı nedeniyle görevli mahkeme ağır ceza mahkemesidir. 25.12.2025 tarihinde ağır ceza mahkemesinde görülmekte olan davalar ise 5235 sayılı Kanun’un geçici 7. maddesi uyarınca orada sonuçlandırılır.

CMK m.286/2-d uyarınca, kanunda üst sınırı 2 yıla kadar hapis cezasını gerektiren suçlarda bölge adliye mahkemesi kararları kural olarak kesindir ve temyiz edilemez; ilk defa bölge adliye mahkemesince verilen mahkûmiyet kararları bu kuralın dışındadır. Yargıtay 5. Ceza Dairesinin 2025/5387 E., 2025/13515 K. sayılı ve 24.11.2025 tarihli kararında, TCK m.264’teki suç bakımından bölge adliye mahkemesinin istinaf başvurusunu esastan reddine dair kararına yönelik temyiz istemi bu gerekçeyle reddedilmiştir.

6- Dava Zamanaşımı ve Ceza Zamanaşımı

Cezanın üst sınırı 1 yıl olduğundan dava zamanaşımı TCK m.66/1-e uyarınca 8 yıldır. Zamanaşımını kesen işlemler varsa süre TCK m.67/4 uyarınca en fazla 12 yıla uzar. Yargıtay 5. Ceza Dairesinin 2022/10095 E., 2026/5021 K. sayılı ve 23.03.2026 tarihli kararında, TCK m.264/1’deki suçun 8 yıllık asli ve 12 yıllık ilaveli dava zamanaşımı sürelerine tabi olduğu, HAGB nedeniyle durma süresi eklendiğinde dahi ilaveli sürenin dolduğu belirtilerek davanın düşmesine karar verilmiştir. Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 2025/6586 E., 2026/4739 K. sayılı ve 21.05.2026 tarihli kararında da 08.04.2014 tarihli eylem bakımından 12 yıllık süre dolduğu için dava düşürülmüştür. Kesinleşen hapis cezası bakımından ceza zamanaşımı ise TCK m.68/1-e uyarınca 10 yıldır.

7- Memuriyete Etkisi

Özel işaret ve kıyafetleri usulsüz kullanma, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 48/A-5 maddesinde süresine bakılmaksızın memuriyete engel sayılan suçlar arasında yer almaz. Kasten işlenen bir suçtan 1 yıl veya daha fazla hapis cezasına mahkûmiyet memuriyete engel olduğundan, bu sonuç yalnızca 264/2 kapsamında 1 yılın üzerinde ceza verilmesi hâlinde doğabilir. Önödeme sonucunda verilen kovuşturmaya yer olmadığı veya düşme kararları mahkûmiyet değildir; HAGB kararı da 657 sayılı Kanun bakımından mahkûmiyet sayılmaz.

Özel İşaret ve Kıyafetleri Usulsüz Kullanma Suçlamasında Savunma Noktaları

Bu suçlamayla karşılaşan kişiler bakımından şu noktalar öne çıkar:

  1. Resmi elbise mi: Giyilen kıyafetin mevzuatla belirlenmiş bir resmi elbise mi, yoksa serbestçe satılan genel bir kıyafet mi olduğu.
  2. Giyme fiili var mı: Kıyafetin veya kokartın fiilen giyilip takılmadığı; yalnızca çantada, cüzdanda veya araçta bulundurulup bulundurulmadığı.
  3. Rozet ve kokart: Gösterilen rozet, kokart veya kartın 2933 sayılı Kanun anlamında nişan veya madalya olmadığı.
  4. Aleniyet ve yanıltma: Kıyafetin başkalarının görebileceği ortamda ve gerçek görevli izlenimi uyandıracak biçimde giyilip giyilmediği; kostüm, gösteri veya çekim gibi bir bağlamın bulunup bulunmadığı.
  5. Önödeme: 264/1 isnadında 9.000 TL tutarındaki önödeme teklifinin yapılıp yapılmadığı.
  6. Bileşik suç: Aynı olayda TCK m.142/2-f’den hırsızlık mahkûmiyeti varsa TCK m.264’ten ayrıca ceza verilemeyeceği.
  7. Görevli mahkeme: Dolandırıcılık iddiası varsa davanın hangi mahkemede görüleceği; 7571 sayılı Kanun’dan sonra nitelikli dolandırıcılık kural olarak asliye ceza mahkemesinde, TCK 158/3 artırımında veya ağır ceza mahkemesinin görevine giren bağlantılı bir suç varsa ağır ceza mahkemesinde görülür.
  8. Zamanaşımı: Eylem tarihinden itibaren 8 yıllık, kesilmişse 12 yıllık sürenin dolup dolmadığı.

Sonuç

Özel işaret ve kıyafetleri usulsüz kullanma suçu (TCK m.264), bir rütbenin, kamu görevinin veya mesleğin resmi elbisesini yetkisiz olarak alenen ve başkalarını yanıltacak şekilde giymek ya da hakkı olmayan nişan veya madalya takmakla oluşur ve 3 aydan 1 yıla kadar hapis cezası gerektirir; elbisenin sağladığı kolaylıkla başka bir suç işlenirse ceza üçte bir artırılarak 4 aydan 1 yıl 4 aya kadar hapis olur. Yargıtay’a göre polis rozeti, kokart veya kartı göstermek nişan veya madalya takmak sayılmaz ve kıyafetin fiilen giyilmesi gerekir. Üniformayla dolandırıcılık yapılırsa TCK m.158/1-d uygulanır ve dava 7571 sayılı Kanun’dan sonra kural olarak asliye ceza mahkemesinde görülür (TCK 158/3 artırımında ağır ceza mahkemesinde); resmi sıfat takınarak hırsızlıkta ise TCK m.264’ten ayrıca ceza verilmez. Suç şikâyete bağlı değildir, uzlaştırma ve seri muhakeme kapsamında değildir; 264/1’de 9.000 TL önödeme, basit yargılama ve HAGB uygulanabilir, tutuklama yasağı vardır ve dava zamanaşımı 8 yıldır.

Sık Sorulan Sorular

Özel işaret ve kıyafetleri usulsüz kullanma suçunun cezası nedir?

TCK m.264/1 uyarınca resmi elbiseyi yetkisiz giymenin veya hakkı olmayan nişan ve madalya takmanın cezası 3 aydan 1 yıla kadar hapistir. Elbisenin sağladığı kolaylıktan yararlanarak başka bir suç işlenirse TCK m.264/2 uyarınca ceza üçte bir artırılarak 4 aydan 1 yıl 4 aya kadar hapis olur ve diğer suçun cezası ayrıca verilir. Uygulamada mahkemeler çoğunlukla 2 ay 15 gün hapis cezasına hükmetmektedir.

Polis kıyafeti giymek suç mu?

Polis olmayan bir kişinin polis üniformasını başkalarının görebileceği bir ortamda ve gerçek polis izlenimi uyandıracak şekilde giymesi TCK m.264’teki suçu oluşturur ve 3 aydan 1 yıla kadar hapis cezası gerektirir. Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 2023/144 E., 2025/3916 K. sayılı kararında, petrol istasyonunda normal polis kıyafetinden farksız kıyafetle görülen sanığın mahkûmiyeti isabetli bulunmuştur.

Kostüm partisinde veya tiyatroda polis ya da asker kıyafeti giymek suç mu?

Kural olarak hayır. TCK m.264, resmi elbisenin “başkalarını yanıltacak şekilde” giyilmesini arar. Herkesin bunun bir kostüm olduğunu bildiği parti, tiyatro, film çekimi veya gösteri gibi ortamlarda başkalarını yanıltma unsuru gerçekleşmez. Ancak kostümle sokağa çıkıp gerçek görevli gibi davranılırsa suç oluşabilir.

Polis rozeti veya kokartı göstermek TCK 264 kapsamında mı?

Yargıtay kararlarının büyük çoğunluğuna göre hayır. Yargıtay 5. Ceza Dairesinin 2012/16072 E., 2014/3365 K. sayılı ve Yargıtay 17. Ceza Dairesinin 2019/6234 E., 2019/15444 K. sayılı kararlarında, polis kokartı veya rozetinin 2933 sayılı Kanun’daki nişan ve madalyalardan olmadığı belirtilerek beraat gerektiği kabul edilmiştir. Rozet gösterilerek kimlik kontrolü yapılırsa ise TCK m.262’deki kamu görevinin usulsüz olarak üstlenilmesi suçu gündeme gelir.

Asker veya polis kıyafeti satın almak ya da evde bulundurmak suç mu?

TCK m.264 yalnızca resmi elbisenin alenen giyilmesini cezalandırır; satın almak, evde saklamak veya çantada taşımak bu suçu oluşturmaz. Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 2010/12120 E., 2010/10382 K. sayılı kararında, cüzdanda bulunan ve takılmayan polis kokartı bakımından suçun maddi unsurunun oluşmadığı belirtilmiştir.

Polis üniformasıyla dolandırıcılık hangi suçu oluşturur?

Resmi polis veya asker kıyafeti giyilerek hileyle menfaat sağlanırsa TCK m.158/1-d’deki nitelikli dolandırıcılık suçu oluşur ve 3 yıldan 10 yıla kadar hapis ile adli para cezası gerekir. 7571 sayılı Kanun’la (RG 25.12.2025) yapılan değişiklikten sonra dava kural olarak asliye ceza mahkemesinde görülür; TCK 158/3’teki artırım nedeniyle üst sınır on yılı aşarsa ağır ceza mahkemesi görevlidir. TCK m.264’ten ayrıca ceza verilir. Yargıtay 15. Ceza Dairesinin 2020/6551 E., 2021/2822 K. sayılı kararında her iki suçtan kurulan mahkûmiyetler onanmıştır.

Özel işaret ve kıyafetleri usulsüz kullanma suçunda önödeme var mı?

Evet. TCK m.75/6-a-5 uyarınca TCK m.264/1’deki suç önödeme kapsamındadır. Önödeme miktarı, alt sınır olan 90 günün her günü için 100 TL’den 9.000 TL’dir ve soruşturma giderleriyle birlikte 10 gün içinde ödenirse kamu davası açılmaz. TCK m.264/2’deki nitelikli hâl önödeme kapsamında değildir ve suç 5 yıl içinde tekrar işlenirse önödeme uygulanmaz.

TCK 264 suçunda uzlaştırma var mı?

Hayır. Özel işaret ve kıyafetleri usulsüz kullanma, CMK m.253’te sayılan uzlaştırma kapsamındaki suçlar arasında yer almaz ve şikâyete bağlı değildir. Buna karşılık 264/1’de önödeme uygulanır; koşulları varsa basit yargılama ve HAGB de mümkündür. Kamu davasının açılmasının ertelenmesi yalnızca önödeme kapsamı dışındaki 264/2 hâlinde gündeme gelir.

Özel işaret ve kıyafetleri usulsüz kullanma suçunda tutuklama olur mu?

Hayır. CMK m.100/4 uyarınca üst sınırı 2 yılı aşmayan hapis cezasını gerektiren suçlarda tutuklama kararı verilemez. TCK m.264’te üst sınır temel hâlde 1 yıl, 264/2’deki nitelikli hâlde 1 yıl 4 aydır. Bu nedenle bu suçtan tutuklama yapılamaz, ancak adli kontrol tedbiri uygulanabilir.

Özel güvenlik kıyafeti giymek de bu suçu oluşturur mu?

Oluşturabilir. TCK m.264 yalnızca kamu görevlerini değil, bir mesleğin resmi elbisesini de kapsar. Yargıtay 23. Ceza Dairesinin 2015/5156 E., 2015/5135 K. sayılı kararında, 5188 sayılı Kanun kapsamındaki özel güvenlik görevlilerine ait tişörtün resmi elbise niteliğinde olduğu ve bu tişörtle biletsiz kişileri konsere sokan sanığın TCK m.264/2’den mahkûmiyetinin isabetli olduğu kabul edilmiştir.

Üniformayla hırsızlık yapılırsa TCK 264’ten ayrıca ceza verilir mi?

Resmi kıyafet, failin resmi sıfat takınmasının aracıysa ayrıca ceza verilmez. TCK m.142/2-f yetkisi olmadığı hâlde resmi sıfat takınarak hırsızlığı nitelikli hâl olarak düzenlediğinden TCK m.42’deki bileşik suç kuralı uygulanır. Yargıtay 2. Ceza Dairesinin 2016/741 E., 2016/5842 K. sayılı kararında, askeri kıyafetle jandarma olarak tanıtıp motosiklet alan sanığın TCK m.264’ten beraatine karar verilmesi gerektiği belirtilmiştir.

Üniformalı kişiyi gören vatandaş davaya katılabilir mi?

Eylemden doğrudan zarar görmeyen kişi davaya katılan olamaz. Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 2013/6204 E., 2015/40126 K. sayılı kararında, özel işaret ve kıyafetleri usulsüz kullanma suçundan doğrudan zarar görmeyen yakınanın katılan olarak kabulünün ona temyiz hakkı kazandırmayacağı belirtilmiştir. Parası alınan kişi ise dolandırıcılık suçu bakımından katılan olabilir.

TCK 264 suçunda verilen karar temyiz edilebilir mi?

Kural olarak hayır. CMK m.286/2-d uyarınca üst sınırı 2 yıla kadar hapis cezasını gerektiren suçlarda bölge adliye mahkemesi kararları kesindir; ilk defa bölge adliye mahkemesince verilen mahkûmiyet kararları bunun dışındadır. Yargıtay 5. Ceza Dairesinin 2025/5387 E., 2025/13515 K. sayılı kararında bu nedenle temyiz istemi reddedilmiştir.

Özel işaret ve kıyafetleri usulsüz kullanma suçunda zamanaşımı kaç yıldır?

Cezanın üst sınırı 1 yıl olduğundan dava zamanaşımı TCK m.66/1-e uyarınca 8 yıldır. Zamanaşımını kesen işlemler varsa süre TCK m.67/4 uyarınca en fazla 12 yıla uzar. Yargıtay 5. Ceza Dairesinin 2022/10095 E., 2026/5021 K. sayılı kararında bu süreler uygulanarak dava düşürülmüştür. Ceza zamanaşımı ise 10 yıldır.

İstanbul’un Bahçelievler ilçesinde, Bakırköy Adliyesi’ne yakın konumda yer alan Avukat Sinan Karabacak dava takibi ve hukuki danışmanlık hizmeti vermektedir. Özel işaret ve kıyafetleri usulsüz kullanma, nitelikli dolandırıcılık veya benzeri bir suç isnadıyla soruşturma ya da kovuşturmayla karşı karşıyaysanız, süreç hakkında bilgi almak için ceza davalarında avukat desteği sayfasını inceleyebilirsiniz.

Av. Sinan Karabacak Cep Tel: +90 535 671 88 95

Yasal Uyarı: Bu makale Av. Sinan Karabacak tarafından, yalnızca genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmış olup hukuki tavsiye niteliği taşımamaktadır. Her dava kendine özgü koşullar içermektedir. Hukuki danışmanlık için lütfen iletişime geçiniz.

Avukat Sinan Karabacak

Avukat Sinan Karabacak

Avukat · İstanbul Barosu, Sicil No: 52130, Doğrulama

İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi'nden 2014'te mezun oldu. İstanbul Barosu'na bağlı avukatlık yapmaktadır. Enerji hukukundaki önceki deneyimleri nedeniyle başta kaçak elektrik ve voltaj dengesizliği davaları olmak üzere ceza hukuku, aile hukuku ve iş hukuku gibi alanlarda hukuki danışmanlık ve dava takibi hizmeti vermektedir.

Hakkımızda →LinkedIn →

Benzer Yazılar

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir