Zimmet Suçu ve Cezası (TCK-247)

zimmet suçu

İçindekiler

Zimmet suçu, bir kamu görevlisinin görevi nedeniyle zilyetliği kendisine devredilmiş olan veya koruma ve gözetimiyle yükümlü olduğu malı kendisinin veya başkasının zimmetine geçirmesidir ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu‘nun 247’nci maddesinde düzenlenmiştir. Basit zimmet TCK m.247/1 uyarınca 5 yıldan 12 yıla kadar hapis cezası gerektirir. Zimmetin açığa çıkmamasını sağlamaya yönelik hileli davranışlarla işlenen nitelikli zimmette ceza TCK m.247/2 uyarınca yarı oranında artırılır ve 7 yıl 6 aydan 18 yıla kadar hapis olur. Malın geçici bir süre kullanılıp iade edilmek üzere alındığı kullanma zimmetinde ise ceza TCK m.247/3 uyarınca yarı oranına kadar indirilebilir. Zimmete geçirilen mal soruşturma başlamadan önce aynen iade edilir veya zarar tamamen tazmin edilirse TCK m.248 uyarınca ceza üçte iki oranında indirilir; malın değeri azsa TCK m.249 uyarınca üçte birden yarıya kadar ayrıca indirim yapılır. Suç şikâyete bağlı değildir, uzlaştırma ve önödeme uygulanmaz, kamu görevlileri için 4483 sayılı Kanun’a göre soruşturma izni aranmaz. Davaya ağır ceza mahkemesi bakar ve dava zamanaşımı 15 yıldır.

Zimmet, Türk Ceza Kanunu’nun “Kamu İdaresinin Güvenilirliğine ve İşleyişine Karşı Suçlar” bölümünde yer alan bir görev suçudur. Uygulamada en sık karşılaşılan dosyalar icra dairesi veznesine yatırılan paraların, belediye ve köy tahsilatlarının, okul ve hastane döner sermaye gelirlerinin, kooperatif aidatlarının, emanet eşyaların ve resmî araçların akaryakıtının mal edinilmesidir.

Kanun metninin resmi kaynağı: 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu, mevzuat.gov.tr

Yargıtay Kararları Işığında Zimmet Suçunun Oluşması İçin Gerekli Şartlar

Zimmet suçunun oluşması için içtihatlarla Yargıtay tarafından bazı kriterler ortaya konulmuştur. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 2021/44 E., 2022/790 K. sayılı ve 08.12.2022 tarihli kararı, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 2019/396 E., 2022/734 K. sayılı ve 29.11.2022 tarihli kararı ile Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 2012/1274 E., 2013/33 K. sayılı ve 29.01.2013 tarihli kararı esas alındığında, maddeler hâlinde saymak gerekirse zimmet suçunun oluşması için:

  1. Failin TCK m.6/1-c anlamında bir kamu görevlisi olması veya özel bir kanunla kamu görevlisi gibi cezalandırılacağının öngörülmüş olması,
  2. Suç konusu malın zilyetliğinin faile görevi nedeniyle devredilmiş olması ya da failin görevi gereği o malın koruma ve gözetiminden sorumlu bulunması,
  3. Malın failin şahsına duyulan güven nedeniyle değil, görevi dolayısıyla faile bırakılmış olması,
  4. Failin bu mal üzerinde görevinin gerekleriyle bağdaşmayacak şekilde malikmiş gibi tasarrufta bulunarak malı kendisinin veya başkasının zimmetine geçirmesi,
  5. Malın devlete, bir kamu kurumuna veya özel bir kişiye ait olmasının sonuca etkisinin bulunmaması,
  6. Failin malın görevi nedeniyle kendisine bırakıldığını bilerek ve onu mal edinme iradesiyle, yani kasten hareket etmesi

gerekmektedir. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 2021/44 E., 2022/790 K. sayılı kararında, zimmet suçunda malın zilyetliğinin kamu görevlisine görevi nedeniyle devredilmesinin veya görevi gereği koruma ve gözetim yükümlülüğünün bulunmasının suçun ön şartı olduğu, bu ön şart gerçekleşmezse zimmetten söz edilemeyeceği ve malın kamu görevlisinin şahsına duyulan güven nedeniyle teslim edilmesi hâlinde güveni kötüye kullanma suçunun gündeme geleceği vurgulanmıştır. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 2012/1274 E., 2013/33 K. sayılı kararında ise icra dairesi kasasından aldığı parayı sonradan iade edeceğini savunan sanığın eyleminin kullanma zimmeti değil TCK m.247/1’deki basit zimmet olduğu kabul edilmiştir.

A- TCK 247 Madde Metninin İncelenmesi

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 247’nci maddesi yürürlükteki hâliyle aşağıdaki gibidir:

Zimmet

Madde 247- (1) Görevi nedeniyle zilyedliği kendisine devredilmiş olan veya koruma ve gözetimiyle yükümlü olduğu malı kendisinin veya başkasının zimmetine geçiren kamu görevlisi, beş yıldan oniki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

(2) Suçun, zimmetin açığa çıkmamasını sağlamaya yönelik hileli davranışlarla işlenmesi halinde, verilecek ceza yarı oranında artırılır.

(3) Zimmet suçunun, malın geçici bir süre kullanıldıktan sonra iade edilmek üzere işlenmesi halinde, verilecek ceza yarı oranına kadar indirilebilir.

TCK m.247, 01.06.2005’te yürürlüğe girdiğinden bu yana değiştirilmemiştir. Madde üç fıkradan oluşur: birinci fıkra basit zimmeti, ikinci fıkra hileli (nitelikli) zimmeti, üçüncü fıkra kullanma zimmetini düzenler. Zimmete özgü etkin pişmanlık TCK m.248’de, değer azlığı nedeniyle indirim ise TCK m.249’da ayrıca düzenlenmiştir. Hileli zimmet için mülga 765 sayılı Kanun’un 202’nci maddesinde aranan “dairesini aldatacak” ifadesi yeni metne alınmamış ve cezalar değişmiştir; bu nedenle 01.06.2005’ten önce işlenen eylemlerde lehe kanun karşılaştırması yapılmaktadır.

B- Suçun Unsurları

1- Korunan Hukuki Değer ve Suçun Konusu

TCK m.247 ile kamu idaresinin güvenilirliği, düzenli işleyişi ve idarenin malvarlığı korunur. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 2021/44 E., 2022/790 K. sayılı kararında belirtildiği üzere zimmet suçunun konusu olan para, mal veya değerin mutlaka devlete ait olması gerekmez; icra dairesine yatırılan bir alacaklının parası, vesayet altındaki bir kişinin birikimi veya emanete alınmış özel bir eşya da suçun konusunu oluşturabilir. Para, taşıt, akaryakıt, kırtasiye, tahsil edilen harç ve vergiler, döner sermaye gelirleri ve emanet eşyalar uygulamada en sık görülen suç konularıdır. Zimmet suçuyla ilgili ihbarlar 3628 sayılı Kanun’un 18’inci maddesi uyarınca doğrudan Cumhuriyet başsavcılığına yapılabilir ve zarara uğrayan kamu kurumu davaya katılabilir.

2- Fail: Kimler Zimmet Suçunu İşleyebilir?

Zimmet yalnızca kamu görevlisi tarafından işlenebilen bir özgü suçtur. TCK m.6/1-c’ye göre kamu görevlisi, kamusal faaliyetin yürütülmesine atama veya seçilme yoluyla ya da herhangi bir surette sürekli, süreli veya geçici olarak katılan kişidir. Kadrolu memur, sözleşmeli personel, kamu işçisi, muhtar, belediye başkanı ve mahkemece atanan vasi veya kayyım bu tanıma girebilir. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 2017/728 E., 2021/487 K. sayılı ve 19.10.2021 tarihli kararında, 657 sayılı Kanun’un 4/B maddesi kapsamında her yıl yenilenen sözleşmeyle çalışan programcının kamu görevlisi sıfatı taşıdığı kabul edilmiştir. Yargıtay 15. Ceza Dairesinin 2013/8781 E., 2015/21204 K. sayılı ve 23.02.2015 tarihli kararında da kısıtlının hesabından çektiği parayı uhdesinde tutan vasinin kamu görevlisi olduğu, eyleminin zimmet bakımından değerlendirilmesi gerektiği ve davaya ağır ceza mahkemesinin bakacağı belirtilmiştir.

Uygulamada kamu görevlisi sayılıp sayılmama sorunu en çok şu gruplarda ortaya çıkar:

  • Yüklenici (taşeron) firma çalışanı: Kamusal faaliyetin ihaleyle özel bir şirkete devredildiği hâllerde şirket çalışanı kamu görevlisi değildir. Yargıtay 5. Ceza Dairesinin 2014/572 E., 2016/2733 K. sayılı ve 15.03.2016 tarihli kararında, belediye otobüsünün deposundan akaryakıt alırken yakalanan yüklenici firma şoförünün zimmet suçunun faili olamayacağı, eyleminin TCK m.155/2’deki hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanmaya teşebbüs olduğu kabul edilmiştir.
  • Kooperatif yöneticisi: 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu’nun 62’nci maddesi, yönetim kurulu üyeleri ile kooperatif memurlarının kooperatifin para ve malları üzerinde işledikleri suçlardan kamu görevlisi gibi cezalandırılacağını öngörür. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 2021/280 E., 2023/20 K. sayılı ve 18.01.2023 tarihli kararında, konut yapı kooperatifi yönetim kurulu üyelerinin bu hüküm nedeniyle zimmet suçunun faili olabileceği belirtilmiştir.
  • Serbest avukat: Avukatlar bazı suçlar bakımından kamu görevlisi ve yargı görevi yapan kişi sayılsa da, vekâlet sözleşmesi kapsamında müvekkili adına tahsil ettiği parayı uhdesinde tutan avukat zimmetten değil güveni kötüye kullanmadan sorumludur. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 2021/44 E., 2022/790 K. sayılı kararında, paranın avukata görevi gereği değil müvekkilin iradesiyle verilen ahzu kabz yetkisi ve vekâlet ilişkisi nedeniyle teslim edildiği gerekçesiyle zimmet mahkûmiyeti bozulmuş, eylemin TCK m.155/2 kapsamında olduğu ve uzlaştırma işlemi yapılması gerektiği kabul edilmiştir.
  • Banka çalışanı: Kamu veya özel bankanın mensubu banka varlıklarını zimmetine geçirirse TCK m.247 değil, özel norm olan 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 160’ıncı maddesi uygulanır.

Kamu görevlisi olmayan bir kişi de zimmete iştirak edebilir. Kamu görevlisiyle birlikte hareket eden, ona yardım eden veya onu azmettiren kişi, TCK m.40/2 uyarınca özgü suçun faili olamasa da azmettiren veya yardım eden olarak sorumlu tutulur.

3- Görevi Nedeniyle Zilyetlik veya Koruma ve Gözetim Yükümlülüğü

Zimmetin ayırt edici unsuru, mal ile görev arasındaki bağdır. Malın faile görevi nedeniyle teslim edilmesi ya da failin görev tanımı gereği o malın korunmasından sorumlu olması gerekir. Zilyetlik hukuki anlamda değerlendirilir: Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 2019/396 E., 2022/734 K. sayılı kararında, failin suç konusu mal üzerinde tasarrufta bulunmaya yetkili olmasının yeterli olduğu, mala fiilen el koymuş olmasının aranmadığı belirtilmiştir. Bu nedenle kasa anahtarı başka bir görevlide olsa bile tahsilat yetkisi bulunan memur, tahsil ettiği parayı kuruma yatırmazsa zimmet oluşur.

Görevle bağlantısı bulunmayan bir mal alınırsa eylem zimmet değildir. Örneğin bir memurun başka bir birimin kasasından veya mesai arkadaşının çantasından para alması, mal kendisine görevi nedeniyle bırakılmadığından hırsızlık suçunu oluşturur.

4- Zimmete Geçirme Fiili

Zimmete geçirme, görevi nedeniyle elde bulundurulan mal üzerinde malikmiş gibi tasarrufta bulunmaktır: tahsil edilen parayı kuruma yatırmayıp harcamak, emanet eşyayı satmak, kurum malını eve götürmek, resmî aracın akaryakıtını başka bir araca aktarmak, sahte ödeme belgesiyle kurum parasını çekmek veya kurum adına yapılması gereken ödemeyi kendi borcuna saymak bu kapsamdadır. Malın failin kendisine değil bir yakınına veya üçüncü bir kişiye aktarılması da suçu oluşturur. Suç, malın zimmete geçirildiği anda tamamlanır. Aynı suç işleme kararıyla farklı zamanlarda birden fazla kez zimmet gerçekleştirilirse TCK m.43 uyarınca zincirleme suç hükümleri uygulanır ve ceza dörtte birden dörtte üçe kadar artırılır; uygulamada zimmet dosyalarının büyük bölümü zincirleme zimmet olarak sonuçlanır.

5- Manevi Unsur

Zimmet yalnızca kasten işlenebilir. Fail, malın kendisine görevi nedeniyle bırakıldığını bilmeli ve onu kendisinin veya başkasının malvarlığına katma iradesiyle hareket etmelidir. Muhasebe hatası, kayıtların geç işlenmesi veya ihmal sonucu ortaya çıkan kasa açığı kendiliğinden zimmet sayılmaz; bu ihtimalde ihmali davranış görevi kötüye kullanma suçu bakımından değerlendirilebilir. Zimmetin taksirle işlenmiş biçimi kanunda yoktur. Denetim görevini ihmal ederek başka bir görevlinin zimmet suçu işlemesine imkân sağlayan amir ise zimmetten değil, TCK m.251’deki denetim görevinin ihmali suçundan sorumlu olur.

C- Hileli (Nitelikli) Zimmet: TCK 247/2

TCK m.247/2 uyarınca zimmet suçunun, zimmetin açığa çıkmamasını sağlamaya yönelik hileli davranışlarla işlenmesi hâlinde ceza yarı oranında artırılır ve 7 yıl 6 aydan 18 yıla kadar hapis olur. Hile ölçütü için Yargıtay tarafından bazı kriterler ortaya konulmuştur. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 2019/396 E., 2022/734 K. sayılı kararına göre nitelikli zimmet için:

  1. Hileli davranışın zimmetin ortaya çıkmamasını sağlamaya yönelik olması,
  2. Davranışın bu sonucu gerçekleştirmeye elverişli, yoğun ve aldatıcı nitelikte olması,
  3. Zimmetin veya miktarının olağan ve basit bir iç denetim, araştırma veya karşılaştırmayla kolayca ve kesin biçimde anlaşılamaması,
  4. Eylemin ortaya çıkmamasının denetim görevlilerinin dikkatsizliğinden değil, kullanılan yöntemin aldatıcılığından kaynaklanması

gerekir. Aynı karara göre aldatıcı ve elverişli bir yöntem kullanılmışsa zimmet yine de ortaya çıkarılmış olsa bile nitelikli hâl oluşur; buna karşılık kaba, herkesçe anlaşılabilir ve özünde aldatıcı niteliği bulunmayan davranışlar hile sayılmaz. Kararda, uygulamada nitelikli zimmetin çoğunlukla zimmetin kurum kayıtları dışında tanık beyanları veya üçüncü kişilerin ibraz ettiği belgelerle saptanması, sahte imza atılması, kurum içi ve kurum dışı makbuzların farklı düzenlenmesi, eyleme gasp veya hırsızlık süsü verilmesi ve belgelerin yok edilmesi yoluyla gerçekleştirildiği belirtilmiştir.

Pratikte ayrım şu soruya dayanır: Kurumun kendi kayıtları (kasa defteri, tahsilat listesi, banka hesabı, sistem kayıtları) karşılaştırıldığında zimmet hemen görülüyor mu? Görülüyorsa eylem basit zimmettir. Örneğin tahsil ettiği harcı hiç kayda geçirmeyen veya kayda geçirip yatırmayan memurun eylemi kural olarak basit zimmettir; vatandaşa verdiği makbuzun kurumda kalan nüshasına daha düşük tutar yazan memurun eylemi ise kurum kayıtlarından anlaşılamayacağı için nitelikli zimmettir.

Zimmeti gizlemek için sahte resmî belge düzenlenmesi hâlinde yalnızca nitelikli zimmet değil, TCK m.212 uyarınca resmî belgede sahtecilik suçu da ayrıca oluşur. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 2021/285 E., 2021/562 K. sayılı ve 16.11.2021 tarihli kararında, sanığın eyleminin TCK m.247/2 kapsamındaki nitelikli zimmet suçunun yanı sıra TCK m.212 uyarınca TCK m.204/2’deki resmî belgede sahtecilik suçunu da oluşturduğu kabul edilmiştir.

D- Kullanma Zimmeti: TCK 247/3

Kullanma zimmeti, kamu görevlisinin görevi nedeniyle elinde bulunan malı geçici bir süre kullanıp iade etmek amacıyla almasıdır; ceza TCK m.247/3 uyarınca yarı oranına kadar indirilebilir. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 2013/540 E., 2014/339 K. sayılı ve 02.07.2014 tarihli kararı ile Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 2013/200 E., 2013/236 K. sayılı ve 07.05.2013 tarihli kararına göre kullanma zimmetinde suçun konusu kullanılan şey veya paranın kendisi değil, kullanımdan elde edilen yarardır. Para söz konusu olduğunda bu yarar, paranın failin elinde kaldığı süre içinde getirebileceği faiz veya getiri, yani “nema”dır.

Kullanma zimmeti kabul edilebilmesi için Yargıtay uygulamasında şu ölçütler aranmaktadır:

  1. Malın faile görevi gereği yasal olarak teslim edilmiş olması,
  2. Failin malı baştan itibaren iade etmek amacıyla ve geçici bir süre kullanması,
  3. İadenin herhangi bir uyarı, ihbar, şikâyet, denetim veya soruşturma olmaksızın kendiliğinden yapılması,
  4. Zimmet ortaya çıktığında failin uhdesinde iade edilmemiş bir kısım bulunmaması.

Yargıtay 5. Ceza Dairesinin 2014/959 E., 2016/4336 K. sayılı ve 28.04.2016 tarihli kararında, kullanma zimmetinin sanığın parayı kendiliğinden kuruma yatırmasına bağlı olduğu; zimmet ortaya çıkarıldığı sırada iade edilmemiş para bulunuyorsa eylemin temellük zimmeti olduğu belirtilmiştir. Yargıtay 5. Ceza Dairesinin 2022/2859 E., 2025/1938 K. sayılı ve 13.02.2025 tarihli kararında da kendiliğinden iade edilen paralar kullanma zimmeti, müracaat sonucu ortaya çıkan kısım ise temellük zimmeti sayılmış; hileli davranışlarla gerçekleştirilen eylemlerin bütününün zincirleme nitelikli temellük zimmeti oluşturduğu ve TCK m.247/3’ün uygulanamayacağı kabul edilmiştir. Bu nedenle “parayı sonra yatıracaktım” savunması tek başına kullanma zimmeti sonucunu doğurmaz.

Kullanma zimmetinde nemanın hesaplanması TCK m.248 ve 249’un uygulanmasını da doğrudan etkiler. Yargıtay 5. Ceza Dairesinin 2017/2522 E., 2021/4147 K. sayılı ve 30.09.2021 tarihli kararında, cezaevi yapı pulu paralarını bankaya geç yatıran icra müdürü hakkında paranın uhdede kaldığı süre içindeki nema miktarının bilirkişiye hesaplatılması, nema ödenmedikçe etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanamayacağı ve değer azlığında da nema miktarının esas alınması gerektiği belirtilmiştir. Resmî aracın özel işlerde kullanılması gibi para dışındaki mallarda da kullanma zimmeti mümkündür; bu durumda yarar, aracın kullanım bedeli ve harcanan akaryakıt üzerinden belirlenir.

E- Zimmet Suçunun Cezası

HâlMaddeCeza aralığı
Basit zimmet247/15 – 12 yıl hapis
Hileli (nitelikli) zimmet247/27 yıl 6 ay – 18 yıl hapis
Kullanma zimmeti247/3Takdire göre yarıya kadar indirim: en az 2 yıl 6 ay
Değer azlığı249Üçte birden yarıya kadar indirim
Soruşturma başlamadan iade veya tam tazmin248/1Cezanın üçte ikisi indirilir
Kovuşturma başlamadan gönüllü iade veya tam tazmin248/2Cezanın yarısı indirilir
Hükümden önce iade veya tam tazmin248/2Cezanın üçte biri indirilir
Zincirleme zimmet247 + 43Ceza dörtte birden dörtte üçe kadar artırılır
Banka mensubunun zimmeti5411 s.K. m.160/16 – 12 yıl hapis ve 5.000 güne kadar adli para cezası
Banka mensubunun hileli zimmeti5411 s.K. m.160/212 yıldan az olmamak üzere hapis ve 20.000 güne kadar adli para cezası

TCK m.247’de yalnızca hapis cezası öngörülmüştür. Kasıtlı suçtan hapis cezası nedeniyle TCK m.53/1 uyarınca belli hakları kullanmaktan yoksun bırakılma uygulanır. Yargıtay 5. Ceza Dairesinin 2018/12867 E., 2022/12310 K. sayılı ve 19.10.2022 tarihli kararında belirtildiği üzere zimmet suçunu görevinin sağladığı yetkiyi kötüye kullanarak işleyen sanık hakkında ayrıca TCK m.53/5 uyarınca cezanın infazından sonra başlamak üzere hükmolunan cezanın yarısından bir katına kadar bu hak ve yetkiyi kullanma yasağı verilmesi zorunludur.

Cezanın Belirlenmesinde Uygulama Sırası

Zimmet dosyalarında indirim ve artırımların sırası cezanın sonucunu belirgin biçimde değiştirir. Yargıtay 5. Ceza Dairesinin 2018/12867 E., 2022/12310 K. sayılı kararında, TCK m.61/5 uyarınca önce TCK m.247/1’e göre temel cezanın belirlenmesi, ardından TCK m.249’daki değer azlığı indiriminin, sonra TCK m.43’teki zincirleme suç artırımının ve en son TCK m.248’deki etkin pişmanlık indiriminin uygulanması gerektiği vurgulanmıştır. Takdiri indirim (TCK m.62) bu işlemlerden sonra yapılır. Hileli zimmet artırımı (247/2) ve kullanma zimmeti indirimi (247/3) temel cezanın belirlenmesi aşamasında uygulanır.

Ceza Hesaplaması Örnekleri

Aşağıdaki örnekler genel fikir vermek amacıyla hazırlanmıştır; somut olayda mahkemenin yapacağı değerlendirme farklı sonuç doğurabilir.

  1. Etkin pişmanlık olmadan basit zimmet: TCK m.247/1’den temel ceza 5 yıl belirlenip TCK m.62 uyarınca 1/6 indirilirse 4 yıl 2 ay hapis olur. Ceza 2 yılı aştığından HAGB ve erteleme uygulanamaz.
  2. Soruşturmadan önce parayı iade eden vezne memuru: TCK m.247/1’den 5 yıl belirlenip TCK m.248/1 uyarınca üçte iki indirilirse 1 yıl 8 ay, TCK m.62 ile 1 yıl 4 ay 20 gün hapis olur. Ceza 2 yılı aşmadığından koşulları varsa HAGB veya erteleme uygulanabilir; 1 yılı aştığından adli para cezasına çevrilemez.
  3. Değer azlığı ve soruşturmadan önce tam iade: Temel ceza 5 yıl, TCK m.249 uyarınca yarı indirimle 2 yıl 6 ay, TCK m.248/1 uyarınca üçte iki indirimle 10 ay, TCK m.62 ile 8 ay 10 gün hapis olur. Bu durumda HAGB ve erteleme mümkündür.
  4. Hileli zimmet ve kovuşturmadan önce gönüllü iade: Temel ceza 5 yıl, TCK m.247/2 uyarınca yarı artırımla 7 yıl 6 ay, TCK m.248/2 uyarınca yarı indirimle 3 yıl 9 ay, TCK m.62 ile 3 yıl 1 ay 15 gün hapis olur. Ceza 2 yılı aştığından HAGB ve erteleme uygulanamaz.

Cezanın belirlenmesindeki sıralama ve indirim oranları hakkında daha fazla bilgi için cezanın belirlenmesi ve bireyselleştirilmesi yazımıza bakabilirsiniz.

F- Zimmette Etkin Pişmanlık (TCK 248)

TCK m.248, zimmete geçirilen malı iade eden veya zararı tamamen tazmin eden faile, bu iadenin hangi aşamada yapıldığına göre kademeli ve sabit oranlı bir ceza indirimi öngörür. Madde metni şöyledir:

Etkin pişmanlık

Madde 248- (1) Soruşturma başlamadan önce, zimmete geçirilen malın aynen iade edilmesi veya uğranılan zararın tamamen tazmin edilmesi halinde, verilecek cezanın üçte ikisi indirilir.

(2) Kovuşturma başlamadan önce, gönüllü olarak, zimmete geçirilen malın aynen iade edilmesi veya uğranılan zararın tamamen tazmin edilmesi halinde, verilecek cezanın yarısı indirilir. Etkin pişmanlığın hükümden önce gerçekleşmesi halinde, verilecek cezanın üçte biri indirilir.

İadenin yapıldığı aşamaŞartİndirim
Soruşturma başlamadan önceMalın aynen iadesi veya zararın tamamen tazminiÜçte iki
Soruşturma başladıktan sonra, kovuşturma (iddianamenin kabulü) başlamadan önceGönüllü olarak aynen iade veya tamamen tazminYarı
Kovuşturma başladıktan sonra, hükümden önceAynen iade veya tamamen tazminÜçte bir
Hükümden sonra—Etkin pişmanlık uygulanmaz

TCK m.248’in uygulanmasında dikkat edilmesi gereken noktalar şunlardır:

  • Oranlar sabittir: Malvarlığına karşı suçlardaki TCK m.168’de indirim “üçte ikisine kadarı” ve “yarısına kadarı” şeklinde takdire bırakılmışken, TCK m.248’de “indirilir” ifadesi kullanılmıştır; hâkim belirtilen oranda indirim yapmak zorundadır.
  • Tarih belirleyicidir: Yargıtay 5. Ceza Dairesinin 2018/12867 E., 2022/12310 K. sayılı kararına konu olayda sanık zimmet parasını 05.07.2013’te ödemiş, soruşturma ise mahkemenin ihbar yazısı üzerine 09.07.2013’te başlamıştı; Daire bu nedenle TCK m.248/1 uyarınca üçte iki indirim yapılması gerekirken yarı indirim yapılmasını bozma nedeni saymıştır. Yargıtay 5. Ceza Dairesinin 2014/959 E., 2016/4336 K. sayılı kararında da paranın büyük bölümünü soruşturma başlamadan iade eden sanığın ödeme iradesinin soruşturma öncesine ait olduğu kabul edilerek TCK m.248/1’in uygulanması gerektiği belirtilmiştir.
  • İade tam olmalıdır: Kanun “tamamen tazmin” ifadesini kullanır ve TCK m.168/4’teki gibi kısmi iadede mağdurun rızasıyla indirim imkânı tanımaz. Kullanma zimmetinde paranın kendisiyle birlikte nemanın da ödenmesi gerekir.
  • İkinci fıkrada gönüllülük aranır: Kovuşturma başlamadan önceki iadede iadenin gönüllü olması şarttır. Hükümden önceki iadede ise gönüllülük ayrıca aranmaz.
  • Etkin pişmanlık cezasızlık sağlamaz: Rüşvetteki TCK m.254’ün aksine TCK m.248 yalnızca ceza indirimi öngörür; zararı ödeyen kişi hakkında da mahkûmiyet veya HAGB kararı verilir.

Diğer suçlardaki etkin pişmanlık kurumuyla karşılaştırma için etkin pişmanlık yazımıza bakabilirsiniz.

G- Daha Az Cezayı Gerektiren Hâl: Değer Azlığı (TCK 249)

TCK m.249 uyarınca zimmet suçunun konusunu oluşturan malın değerinin azlığı nedeniyle verilecek ceza üçte birden yarıya kadar indirilir. Madde metni şöyledir:

Daha az cezayı gerektiren hal

Madde 249- (1) Zimmet suçunun konusunu oluşturan malın değerinin azlığı nedeniyle, verilecek ceza üçte birden yarıya kadar indirilir.

Kanun değer azlığı için rakamsal bir sınır koymamıştır. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 2017/124 E., 2020/36 K. sayılı ve 28.01.2020 tarihli kararına göre değer azlığı, suç tarihindeki ekonomik koşullar ve paranın satın alma gücü gibi objektif ölçütler esas alınarak hâkim tarafından belirlenmeli ve indirim oranı da buna göre takdir edilmelidir; bu kararda 10.300 TL’lik zimmet miktarı bakımından Özel Dairenin değer azlığı yönündeki tespitine uyulması gerektiği kabul edilmiştir. Yargıtay 5. Ceza Dairesinin 2018/12867 E., 2022/12310 K. sayılı kararında da 2013 yılında zimmete geçirilen 5.321 TL’nin değer azlığı kapsamında kaldığı ve gerekçe gösterilmeden en alt oran olan üçte bir indirim yapılmasının sanık aleyhine olduğu belirtilmiştir.

Değer azlığı tek tek eylemlere değil, zimmetin toplam miktarına göre değerlendirilir; zincirleme zimmette bütün eylemlerin toplamı esas alınır. Kullanma zimmetinde ise değer azlığına paranın kendisine göre değil, nema miktarına göre bakılır.

H- Zimmet Suçu ile Benzer Suçlar Arasındaki Farklar

Zimmet; güveni kötüye kullanma, banka zimmeti, hırsızlık, irtikap, görevi kötüye kullanma ve muhafaza görevini kötüye kullanma ile sık karıştırılır.

ÖlçütZimmet (TCK 247)Güveni kötüye kullanma (TCK 155)Banka zimmeti (5411 m.160)
FailKamu görevlisi veya kamu görevlisi gibi cezalandırılan kişiHerkesBanka yönetim kurulu üyeleri ve mensupları
Malın faile bırakılma nedeniGörevŞahsa duyulan güven, hizmet veya vekâlet ilişkisiBankadaki görev
Şikâyet ve uzlaştırmaYok155/1 şikâyete bağlı; 155/1 ve 155/2 uzlaştırma kapsamındaYok
Temel ceza5 – 12 yıl hapis155/1: 6 ay – 2 yıl; 155/2: 1 – 7 yıl hapis ve adli para cezası6 – 12 yıl hapis ve adli para cezası
Görevli mahkemeAğır cezaAsliye cezaAğır ceza

1- Güveni Kötüye Kullanma ile Farkı

Güveni kötüye kullanma suçunda mal faile şahsına duyulan güven veya bir hizmet, meslek ya da vekâlet ilişkisi nedeniyle teslim edilir; zimmette ise mal kamu görevlisine görevi nedeniyle bırakılır ve failin kim olduğu değil görevi önemlidir. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 2021/44 E., 2022/790 K. sayılı kararında, suça konu mal görevi dolayısıyla değil kamu görevlisinin şahsına duyulan güven nedeniyle teslim edilmişse zimmet değil güveni kötüye kullanma suçunun oluşacağı belirtilmiştir. Bu ayrımın sonucu çok büyüktür: hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma uzlaştırmaya tabidir ve asliye ceza mahkemesinde görülürken zimmet uzlaştırma dışıdır ve ağır ceza mahkemesinde görülür. Özel şirket çalışanlarının, taşeron firma personelinin ve serbest avukatların müvekkil parası üzerindeki eylemleri bu nedenle kural olarak güveni kötüye kullanma kapsamında değerlendirilir.

2- Banka Zimmeti ile Farkı

Kamu veya özel bir bankanın mensubu, görevi nedeniyle zilyetliği kendisine devredilen para veya malları zimmetine geçirirse 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 160’ıncı maddesi uygulanır. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 2021/44 E., 2022/790 K. sayılı kararında, TCK m.247’nin genel, 5411 sayılı Kanun’un 160’ıncı maddesinin ise özel norm olduğu ve bankacılık kanunu kapsamındaki bir banka görevlisi bakımından özel normun önceliği ilkesi gereğince Bankacılık Kanunu’nun uygulanacağı belirtilmiştir. Banka zimmetinde hapis cezasının yanında adli para cezası da verilir ve hile ölçütü TCK m.247/2 ile aynıdır. Bankacılık zimmeti, TCK m.247’den farklı olarak CMK m.153/2’deki dosya inceleme kısıtlaması kataloğunda da yer alır.

3- Hırsızlık ve Dolandırıcılıktan Farkı

Kamu görevlisi görevi nedeniyle elinde bulunmayan bir malı alırsa zimmet değil hırsızlık söz konusu olur. Görevle ilgisi olmayan bir kurumu veya kişiyi hileyle aldatarak menfaat sağlanması ise dolandırıcılık suçunu oluşturur. Zimmette hile, malı elde etmek için değil zaten görev nedeniyle elde bulunan malın zimmete geçirildiğini gizlemek için kullanılır; bu fark nitelikli zimmet ile nitelikli dolandırıcılığın ayrımında belirleyicidir.

4- İrtikap ve Rüşvetten Farkı

Zimmette fail, kendisine görevi nedeniyle bırakılan malı alır; malı kendisine veren bir mağdur yoktur. İrtikapta ise kamu görevlisi görevinin sağladığı nüfuzu kötüye kullanarak bir kişiyi kendisine menfaat sağlamaya icbar veya ikna eder. Rüşvet suçunda ise menfaat, kamu görevlisinin görevine giren bir işi yapması veya yapmaması karşılığında taraflar arasındaki anlaşmayla sağlanır. Vatandaştan tahsil ettiği harcı veya cezayı kuruma yatırmayan memurun eylemi zimmet; olmayan bir harcı vatandaştan baskıyla alan memurun eylemi ise irtikaptır.

5- Görevi Kötüye Kullanma ve Muhafaza Görevini Kötüye Kullanmadan Farkı

Görevi kötüye kullanma suçu, kanunda ayrıca suç olarak tanımlanan hâller dışında uygulanan tali bir suçtur. Kamu görevlisi görevi nedeniyle elinde bulunan malı mal edinmeden, görevinin gereklerine aykırı biçimde bir başkasının yararlanmasına bırakmışsa ve zimmet kastı kanıtlanamıyorsa TCK m.257 gündeme gelir. Resmen el konulan veya muhafaza altına alınan bir mal üzerindeki eylemler ise niteliğine göre muhafaza görevini kötüye kullanma suçu bakımından değerlendirilir; muhafaza görevini kötüye kullanma suçu, eylem daha ağır bir suç oluşturmuyorsa uygulanır.

6- İhaleye Fesat Karıştırma ve Aklama ile İlişkisi

Kamu ihalesi veya sözleşmesinin yürütülmesi sırasında kurum parasının gerçekte yapılmayan bir iş için yükleniciye ödenmesi, olayın özelliğine göre hem zimmet hem ihaleye fesat karıştırma suçunu gündeme getirebilir. Zimmete geçirilen paranın kaynağını gizlemeye yönelik işlemler ise ayrıca suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama suçunu oluşturabilir. Birden fazla suçun birlikte gerçekleştiği durumlarda hangi cezanın verileceği suçların içtimaı kurallarına göre belirlenir.

I- Soruşturma ve Yargılama Usulü

1- Şikâyet, Uzlaştırma, Önödeme ve Özel Usuller

Zimmet suçu re’sen soruşturulur; şikâyete bağlı değildir ve zararın ödenmesi soruşturmayı sona erdirmez. Suç CMK m.253’teki uzlaştırma kapsamında değildir. Hapis cezasının üst sınırı 6 ayı aştığından önödeme, 2 yılı aştığından seri muhakeme ve basit yargılama usulleri uygulanmaz. Üst sınırı 3 yılı aştığından kamu davasının açılmasının ertelenmesi de mümkün değildir.

2- Soruşturma İzni Gerekmez (3628 Sayılı Kanun m.17)

Kamu görevlilerinin görev suçlarında kural olarak 4483 sayılı Kanun’a göre soruşturma izni aranır. Ancak 3628 sayılı Mal Bildiriminde Bulunulması, Rüşvet ve Yolsuzluklarla Mücadele Kanunu’nun 17’nci maddesi uyarınca zimmet, irtikap ve rüşvet gibi suçlardan veya bu suçlara iştirakten sanık olanlar hakkında 4483 sayılı Kanun hükümleri uygulanmaz; Cumhuriyet savcısı doğrudan soruşturma başlatır. Müsteşarlar, valiler ve kaymakamlar bu kuralın dışındadır. Görevi nedeniyle özel soruşturma usulüne tabi olanların hükümleri de saklıdır; örneğin hâkim ve savcılar için 2802 sayılı Kanun uygulanır. 3628 sayılı Kanun’un 18’inci maddesine göre ihbarlar doğrudan Cumhuriyet başsavcılığına yapılır, iddianame veya kovuşturmaya yer olmadığı kararı ilgili kamu kurumuna bildirilir ve kurum davaya katılabilir.

Uygulamada zimmet soruşturmaları çoğunlukla kurumun iç denetiminden, müfettiş veya denetçi raporundan ya da Sayıştay denetiminden sonra başlar. Görevi sırasında zimmeti öğrenen amir veya denetim elemanı bunu bildirmezse kamu görevlisinin suçu bildirmemesi suçu gündeme gelebilir. Etkin pişmanlık oranı soruşturmanın başladığı tarihe göre belirlendiğinden, müfettiş raporunun savcılığa ulaştığı veya ihbarın yapıldığı tarih dosyada mutlaka netleştirilmelidir.

3- Koruma Tedbirleri: Tutuklama, El Koyma ve İletişimin Denetlenmesi

TCK m.247’deki zimmet suçu, CMK’daki bazı mal varlığına yönelik koruma tedbirlerinin katalog suçları arasındadır:

  • CMK m.128: Taşınmazlara, hak ve alacaklara el koyma,
  • CMK m.133: Şirket yönetimi için kayyım tayini,
  • CMK m.248: Kaçak sanık hakkında zorlama amaçlı el koyma.

Buna karşılık TCK m.247’deki zimmet, CMK m.100/3’te sayılan ve tutuklama nedeninin varsayılabildiği katalog suçlar arasında değildir; bu listede yalnızca eski Bankalar Kanunu’ndaki banka zimmeti yer alır. Aynı durum CMK m.135’teki iletişimin tespiti, dinlenmesi ve kayda alınması tedbiri için de geçerlidir. Bu nedenle zimmet şüphelisinin tutuklanabilmesi için kuvvetli suç şüphesinin yanında kaçma veya delilleri karartma şüphesini gösteren somut olguların ayrıca ortaya konulması gerekir; aksi hâlde adli kontrol tedbirleri öncelikle değerlendirilmelidir.

4- Görevli Mahkeme, Kanun Yolu ve Dava Zamanaşımı

Ceza üst sınırı 10 yılı aştığından davaya ağır ceza mahkemesi bakar. Asliye ceza mahkemesinde güveni kötüye kullanma olarak açılan bir davada eylemin zimmet olabileceği anlaşılırsa görevsizlik kararı verilmesi gerekir. İlk derece kararına karşı istinaf, istinaf kararına karşı şartları varsa temyiz yoluna gidilir; CMK m.286/2-a uyarınca ilk derece mahkemesinin verdiği 5 yıl veya daha az hapis cezasını artırmayan bölge adliye mahkemesi kararları temyiz edilemez.

TCK m.66/1-d uyarınca dava zamanaşımı 15 yıldır ve kesen nedenlerle en fazla 22 yıl 6 aya kadar uzar. Hileli zimmette üst sınır 18 yıla çıksa da 20 yılın altında kaldığından süre değişmez. Zincirleme zimmette zamanaşımı son eylemin gerçekleştiği tarihten itibaren işlemeye başlar. Süre dolarsa davanın düşmesine karar verilir.

5- HAGB, Erteleme ve 7589 Sayılı Kanun Değişikliği

Hükmün açıklanmasının geri bırakılması ve cezanın ertelenmesi yalnızca 2 yıl veya daha az hapis cezalarında mümkündür. Basit zimmette alt sınır 5 yıl olduğundan iyi hâl indirimiyle bile ceza 4 yıl 2 ayın altına inmez. Bu nedenle zimmet dosyalarında HAGB ve erteleme pratikte ancak TCK m.248’deki etkin pişmanlık, TCK m.249’daki değer azlığı veya TCK m.247/3’teki kullanma zimmeti indirimleri uygulandığında gündeme gelir. Hükmedilen ceza 1 yıl veya daha az ise koşulları varsa adli para cezasına çevrilmesi de tartışılabilir.

16.07.2026 tarihli 7589 sayılı Kanun’un 15’inci maddesiyle CMK m.231 yeniden düzenlenmiştir. Buna göre HAGB kararına karşı artık itiraz değil istinaf yoluna başvurulur; denetim süresi 5 yıldır ve bu süre içinde en fazla 1 yıl denetimli serbestlik tedbiri uygulanabilir. HAGB kararı verilen hükümde hapis cezası ayrıca ertelenemez ve seçenek yaptırımlara çevrilemez. CMK m.231/6-c uyarınca HAGB kararı verilebilmesi için suçun işlenmesiyle kamunun uğradığı zararın aynen iade, suçtan önceki hâle getirme veya tazmin suretiyle giderilmesi de aranır; zimmet dosyalarında bu şart çoğunlukla TCK m.248’deki iadeyle birlikte karşılanır.

6- Memuriyete ve Adli Sicile Etkisi

Zimmet, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 48/A-5 maddesinde sayılan suçlardandır. Bu nedenle zimmetten verilen mahkûmiyet, cezanın süresine bakılmaksızın ve affa uğramış olsa bile memuriyete engel oluşturur; görevdeki memur bakımından da memuriyetin sona ermesi sonucunu doğurur. Aynı suçlar 1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun 5’inci maddesine göre avukatlığa kabule de engeldir. HAGB kararı bir mahkûmiyet hükmü olmadığından bu engel bakımından kural olarak mahkûmiyet gibi değerlendirilmez; bu nedenle kamu görevlisi şüpheliler için zararın soruşturma başlamadan önce tamamen ödenmesi hem cezanın miktarı hem de memuriyetin korunması bakımından belirleyici olabilir.

Zimmet Suçlamasında Savunma Noktaları

Zimmet suçlamasıyla karşılaşan şüpheli veya sanık yönünden savunmada şu hususlar öncelikle incelenmelidir:

  1. Sıfat: Şüpheli TCK m.6/1-c anlamında kamu görevlisi midir, yoksa yüklenici firma çalışanı, serbest avukat veya özel banka personeli midir? Bu soru suçun güveni kötüye kullanma, banka zimmeti veya zimmet olarak nitelendirilmesini belirler.
  2. Görevle bağlantı: Mal şüpheliye görevi nedeniyle mi, şahsına duyulan güven nedeniyle mi bırakılmıştır? Mal üzerinde tasarruf yetkisi gerçekten şüpheliye mi aittir?
  3. Kast: Kasa açığı muhasebe hatasından, kayıtların geç işlenmesinden veya başkasının eyleminden kaynaklanıyor olabilir mi? Bilirkişi raporu tahsilat makbuzları, banka dekontları ve kasa kayıtları üzerinden ayrıntılı hazırlanmış mıdır?
  4. Miktar: Zimmet miktarı her eylem için ayrı ayrı belgelendirilmiş midir? Huzur hakkı, avans veya mahsup edilmesi gereken kalemler düşülmüş müdür?
  5. Nitelikli hâl: Kullanılan yöntem olağan ve basit bir iç denetimle ortaya çıkabilir miydi? Sahte imzaların aldatıcılık kabiliyeti grafoloji incelemesiyle tespit edilmiş midir?
  6. Kullanma zimmeti: Para kendiliğinden ve herhangi bir denetim, uyarı veya şikâyetten önce iade edilmiş midir? Nema bilirkişiye hesaplatılmış mıdır?
  7. Etkin pişmanlık: Ödeme hangi tarihte yapılmıştır ve soruşturmanın başlangıç tarihi nedir? İndirim doğru fıkra ve oranla uygulanmış mıdır?
  8. Değer azlığı: Zimmet miktarı suç tarihindeki ekonomik koşullar ve paranın satın alma gücüne göre az mıdır? İndirim oranı gerekçelendirilmiş midir?
  9. Uygulama sırası: TCK m.249, 43, 248 ve 62 TCK m.61/5’e uygun sırayla uygulanmış mıdır?
  10. Usul: Kurum davadan haberdar edilmiş midir? Dava görevli ağır ceza mahkemesinde mi görülmektedir? Tutuklama için katalog dışı bir suçta somut kaçma veya karartma şüphesi gösterilmiş midir?
  11. Yan sonuçlar: TCK m.53/5 doğru uygulanmış mıdır? HAGB veya erteleme şartları değerlendirilmiş midir?
  12. Zamanaşımı: Son eylem tarihinden itibaren 15 yıllık, kesintiyle 22 yıl 6 aylık süre dolmuş mudur?

Sonuç

Zimmet suçu, kamu görevlisinin görevi nedeniyle zilyetliği kendisine devredilmiş veya koruma ve gözetimiyle yükümlü olduğu malı kendisinin veya başkasının zimmetine geçirmesidir ve TCK m.247/1 uyarınca 5 yıldan 12 yıla kadar hapis cezası gerektirir. Zimmetin açığa çıkmamasını sağlamaya yönelik hileli davranışlarla işlenmesi hâlinde ceza yarı oranında artırılarak 7 yıl 6 aydan 18 yıla kadar hapis olur; malın geçici kullanılıp iade edilmek üzere alındığı kullanma zimmetinde ise ceza yarıya kadar indirilebilir.

Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 2021/44 E., 2022/790 K. sayılı kararına göre malın faile görevi nedeniyle değil şahsına duyulan güven nedeniyle bırakıldığı durumlarda zimmet değil güveni kötüye kullanma oluşur; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 2019/396 E., 2022/734 K. sayılı kararına göre de olağan bir iç denetimle anlaşılabilecek kaba davranışlar nitelikli zimmet için gereken hileyi oluşturmaz.

Zimmete geçirilen mal soruşturmadan önce iade edilirse ceza TCK m.248 uyarınca üçte iki, kovuşturmadan önce iade edilirse yarı, hükümden önce iade edilirse üçte bir oranında indirilir; değer azlığında TCK m.249 uyarınca ayrıca indirim yapılır. Kamu görevlileri için soruşturma izni aranmaz, davaya ağır ceza mahkemesi bakar, dava zamanaşımı 15 yıldır ve zimmetten mahkûmiyet süresine bakılmaksızın memuriyete engeldir.

Sık Sorulan Sorular

Zimmet suçunun cezası nedir?

Zimmet suçunun cezası TCK m.247/1 uyarınca 5 yıldan 12 yıla kadar hapistir. Zimmet, açığa çıkmamasını sağlamaya yönelik hileli davranışlarla işlenirse TCK m.247/2 uyarınca ceza yarı oranında artırılarak 7 yıl 6 aydan 18 yıla kadar hapis olur. Malın geçici kullanılıp iade edilmek üzere alındığı kullanma zimmetinde ise TCK m.247/3 uyarınca ceza yarı oranına kadar indirilebilir.

Zimmete geçirilen para iade edilirse ne olur?

Zimmete geçirilen para iade edilse de suç ortadan kalkmaz, ancak TCK m.248 uyarınca ceza indirilir. İade soruşturma başlamadan önce yapılırsa cezanın üçte ikisi, kovuşturma başlamadan önce gönüllü olarak yapılırsa yarısı, hükümden önce yapılırsa üçte biri indirilir. İndirim için malın aynen iadesi veya zararın tamamen tazmini gerekir; kısmi ödeme yeterli değildir.

Zimmet suçunda HAGB verilir mi?

Basit zimmette alt sınır 5 yıl olduğundan TCK m.62 indirimiyle bile ceza 4 yıl 2 aydır ve HAGB verilemez. Ancak zarar soruşturma başlamadan önce tamamen ödenirse TCK m.248/1 uyarınca üçte iki indirimle ceza 1 yıl 4 ay 20 güne kadar inebilir; değer azlığı da varsa 8 ay 10 güne kadar düşebilir. Bu durumlarda ceza 2 yılı aşmadığından koşulları varsa HAGB veya erteleme kararı verilebilir.

Nitelikli zimmet nedir, hangi durumlarda hileli zimmet sayılır?

Nitelikli zimmet, zimmetin açığa çıkmamasını sağlamaya yönelik hileli davranışlarla işlenmesidir ve TCK m.247/2 uyarınca ceza yarı oranında artırılır. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 2019/396 E., 2022/734 K. sayılı kararına göre hilenin yoğun, aldatıcı ve zimmetin olağan bir iç denetimle anlaşılmasını engellemeye elverişli olması gerekir. Sahte imza, kurum nüshası farklı düzenlenen makbuz, eyleme hırsızlık süsü verilmesi ve belgelerin yok edilmesi tipik örneklerdir.

Kullanma zimmeti nedir?

Kullanma zimmeti, kamu görevlisinin görevi nedeniyle elindeki parayı veya malı geçici bir süre kullanıp iade etmek amacıyla almasıdır ve TCK m.247/3 uyarınca ceza yarı oranına kadar indirilebilir. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 2013/540 E., 2014/339 K. sayılı kararına göre kullanma zimmetinde suçun konusu paranın kendisi değil kullanımdan elde edilen yarar, yani nemadır. Kullanma zimmeti için iadenin herhangi bir denetim, uyarı veya şikâyetten önce kendiliğinden yapılması gerekir.

Zimmet ile güveni kötüye kullanma arasındaki fark nedir?

Zimmette mal kamu görevlisine görevi nedeniyle bırakılır ve ceza 5 yıldan 12 yıla kadar hapistir; güveni kötüye kullanmada ise mal faile şahsına duyulan güven veya bir hizmet ilişkisi nedeniyle teslim edilir. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 2021/44 E., 2022/790 K. sayılı kararına göre görevle bağlantı yoksa zimmet değil güveni kötüye kullanma oluşur. Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma uzlaştırmaya tabidir ve asliye ceza mahkemesinde görülür.

Avukat müvekkilinin parasını vermezse zimmet suçu mu oluşur?

Hayır. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 2021/44 E., 2022/790 K. sayılı kararına göre vekâlet sözleşmesi kapsamında müvekkili adına tahsil ettiği parayı uhdesinde tutan serbest avukatın eylemi zimmet değil TCK m.155/2’deki hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçudur. Bu suç uzlaştırma kapsamındadır ve 1 yıldan 7 yıla kadar hapis ve adli para cezası gerektirir.

Taşeron firma çalışanı zimmet suçu işleyebilir mi?

Hayır. Kamusal faaliyetin ihaleyle özel bir şirkete devredildiği durumlarda şirket çalışanı TCK m.6/1-c anlamında kamu görevlisi değildir. Yargıtay 5. Ceza Dairesinin 2014/572 E., 2016/2733 K. sayılı kararında, belediye otobüsünden akaryakıt alırken yakalanan yüklenici firma şoförünün eyleminin zimmet değil hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanmaya teşebbüs olduğu kabul edilmiştir.

Zimmet suçunda soruşturma izni gerekir mi?

Hayır. 3628 sayılı Kanun’un 17’nci maddesi uyarınca zimmet, irtikap ve rüşvet gibi suçlarda 4483 sayılı Memurlar ve Diğer Kamu Görevlilerinin Yargılanması Hakkında Kanun hükümleri uygulanmaz ve Cumhuriyet savcısı doğrudan soruşturma yapar. Müsteşarlar, valiler ve kaymakamlar bu kuralın dışındadır; hâkim ve savcılar gibi özel soruşturma usulüne tabi olanlar için kendi kanunlarındaki hükümler uygulanır.

Zimmet suçunda zamanaşımı kaç yıldır?

Zimmet suçunda dava zamanaşımı TCK m.66/1-d uyarınca 15 yıldır ve kesen nedenlerle en fazla 22 yıl 6 aya kadar uzar. Hileli zimmette üst sınır 18 yıl olsa da 20 yılın altında kaldığından süre yine 15 yıldır. Zincirleme zimmette zamanaşımı son eylemin tarihinden itibaren başlar.

Zimmet suçunda değer azlığı nasıl belirlenir?

TCK m.249 uyarınca malın değeri azsa ceza üçte birden yarıya kadar indirilir; kanunda rakamsal bir sınır yoktur. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 2017/124 E., 2020/36 K. sayılı kararına göre değer azlığı suç tarihindeki ekonomik koşullar ve paranın satın alma gücü gibi objektif ölçütlere göre belirlenir. Kullanma zimmetinde değer azlığı paranın kendisine göre değil nema miktarına göre değerlendirilir.

Zimmet suçu memuriyete engel mi?

Evet. Zimmet, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 48/A-5 maddesinde sayılan suçlardandır ve zimmetten mahkûmiyet, cezanın süresine bakılmaksızın ve affa uğramış olsa bile memuriyete engel oluşturur. Ayrıca görevinin sağladığı yetkiyi kötüye kullanarak zimmet suçunu işleyen kamu görevlisi hakkında TCK m.53/5 uyarınca cezanın infazından sonra başlamak üzere görev yapma yasağı verilir.

Zimmet davasına hangi mahkeme bakar?

Zimmet suçunda hapis cezasının üst sınırı 12 yıl olduğundan davaya ağır ceza mahkemesi bakar. Asliye ceza mahkemesinde güveni kötüye kullanma olarak görülen bir davada eylemin zimmet olabileceği anlaşılırsa görevsizlik kararı verilmesi gerekir. Ağır ceza mahkemesinin kararına karşı istinaf yoluna gidilir.

Zimmet suçunda tutuklama zorunlu mu?

Hayır. TCK m.247’deki zimmet, CMK m.100/3’te sayılan ve tutuklama nedeninin varsayılabildiği katalog suçlar arasında yer almaz. Bu nedenle tutuklama için kuvvetli suç şüphesinin yanında kaçma veya delilleri karartma şüphesini gösteren somut olgular bulunmalıdır. Buna karşılık zimmet, CMK m.128’deki taşınmaz, hak ve alacaklara el koyma tedbirinin katalog suçlarındandır.

İstanbul’un Bahçelievler ilçesinde, Bakırköy Adliyesi’ne yakın konumda yer alan Avukat Sinan Karabacak dava takibi ve hukuki danışmanlık hizmeti vermektedir. Zimmet, kullanma zimmeti veya nitelikli zimmet iddiasıyla şüpheli ya da sanık sıfatıyla bir soruşturma veya kovuşturmayla karşı karşıyaysanız ya da etkin pişmanlık imkânını değerlendirmek istiyorsanız, süreç hakkında bilgi almak için zimmet soruşturmalarında ceza avukatı desteği sayfasını inceleyebilirsiniz.

Av. Sinan Karabacak Cep Tel: +90 535 671 88 95

Yasal Uyarı: Bu makale Av. Sinan Karabacak tarafından, yalnızca genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmış olup hukuki tavsiye niteliği taşımamaktadır. Her dava kendine özgü koşullar içermektedir. Hukuki danışmanlık için lütfen iletişime geçiniz.

Avukat Sinan Karabacak

Avukat Sinan Karabacak

Avukat · İstanbul Barosu, Sicil No: 52130, Doğrulama

İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi'nden 2014'te mezun oldu. İstanbul Barosu'na bağlı avukatlık yapmaktadır. Enerji hukukundaki önceki deneyimleri nedeniyle başta kaçak elektrik ve voltaj dengesizliği davaları olmak üzere ceza hukuku, aile hukuku ve iş hukuku gibi alanlarda hukuki danışmanlık ve dava takibi hizmeti vermektedir.

Hakkımızda →LinkedIn →

Benzer Yazılar

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir