Görevi Kötüye Kullanma Suçu ve Cezası (TCK-257)

görevi kötüye kullanma suçu

İçindekiler

Görevi kötüye kullanma suçu, kanunda ayrıca suç olarak tanımlanmayan hâllerde görevinin gereklerine aykırı davranarak ya da görevini ihmal edip geciktirerek kişilerin mağduriyetine, kamunun zararına veya kişilere haksız menfaat sağlanmasına neden olan kamu görevlisini cezalandıran suçtur ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu‘nun 257’nci maddesinde düzenlenmiştir. Görevin gereklerine aykırı hareket ederek, yani icrai davranışla görevi kötüye kullanmanın cezası TCK m.257/1 uyarınca 6 aydan 2 yıla kadar hapistir. Görevin gereklerini yapmakta ihmal veya gecikme göstererek, yani ihmali davranışla görevi kötüye kullanmanın cezası ise TCK m.257/2 uyarınca 3 aydan 1 yıla kadar hapistir. Bu cezalar 19.12.2010’da yürürlüğe giren 6086 sayılı Kanun’la indirilmiştir. Suç şikâyete bağlı değildir; uzlaştırma, önödeme ve seri muhakeme uygulanmaz, basit yargılama usulü ise uygulanabilir. Memurlar hakkında soruşturma için kural olarak 4483 sayılı Kanun uyarınca soruşturma izni gerekir. Davaya asliye ceza mahkemesi bakar ve dava zamanaşımı 8 yıldır.

Görevi kötüye kullanma, uygulamada “görevi ihmal suçu”, “yetkiyi kötüye kullanma” veya “memurun görevini kötüye kullanması” olarak da anılır ve Türk Ceza Kanunu’nun “Kamu İdaresinin Güvenilirliğine ve İşleyişine Karşı Suçlar” bölümünde yer alır. Kanun bu suçu genel ve tamamlayıcı bir suç olarak düzenlemiştir: kamu görevlisinin eylemi zimmet, irtikap, rüşvet, ihaleye fesat karıştırma veya resmi belgede sahtecilik gibi daha özel bir suçu oluşturuyorsa TCK m.257 değil, o özel hüküm uygulanır. Aynı ilke, görevinin sağladığı nüfuzla mal veya hizmet satmaya çalışan görevli bakımından kamu görevlisinin ticareti (TCK 259), kişilerin taşınır veya taşınmaz mallarına kanuna aykırı olarak zorla el koyan görevli bakımından ise kişilerin malları üzerinde usulsüz tasarruf (TCK 261) suçları için de geçerlidir. Ayrıca her kurala aykırı davranış suç değildir; görevin gereğine aykırılığın somut bir mağduriyete, kamu zararına veya haksız menfaate yol açması gerekir, aksi hâlde yalnızca disiplin sorumluluğu doğar.

Kanun metninin resmi kaynağı: 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu, mevzuat.gov.tr

Yargıtay Kararları Işığında Görevi Kötüye Kullanma Suçunun Oluşması İçin Gerekli Şartlar

Görevi kötüye kullanma suçunun oluşması için içtihatlarla Yargıtay tarafından bazı kriterler ortaya konulmuştur. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 2021/184 E., 2022/22 K. sayılı ve 18.01.2022 tarihli kararı ile Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 2020/337 E., 2021/162 K. sayılı ve 22.04.2021 tarihli kararı esas alındığında, maddeler hâlinde saymak gerekirse görevi kötüye kullanma suçunun oluşması için:

  1. Failin TCK m.6/1-c anlamında kamu görevlisi olması,
  2. Yapılan işin failin kanundan, yönetmelikten veya diğer idari düzenlemelerden doğan görev ve yetki alanına girmesi,
  3. Failin görevinin gereklerine aykırı hareket etmesi ya da görevinin gereklerini yapmakta ihmal veya gecikme göstermesi,
  4. Bu davranış nedeniyle kişilerin mağduriyetine veya kamunun zararına neden olunması ya da kişilere haksız bir menfaat sağlanması,
  5. Eylemin kanunda ayrıca suç olarak tanımlanan daha özel bir suçu oluşturmaması,
  6. Failin görevini bilerek ve isteyerek, yani kasten kötüye kullanması veya ihmal etmesi

gerekmektedir. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 2021/184 E., 2022/22 K. sayılı kararında, suçun oluşabilmesi için norma aykırı davranışın tek başına yetmediği, fiil nedeniyle kişilerin mağduriyetine veya kamunun zararına neden olunması ya da kişilere haksız menfaat sağlanması gerektiği açıkça belirtilmiştir. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 2020/337 E., 2021/162 K. sayılı kararında ise görevi kötüye kullanmanın genel ve tamamlayıcı nitelikte bir suç olduğu, kamu görevlisinin ceza sorumluluğu için eyleminin başka bir suçu oluşturmaması gerektiği ve suçun ancak kamu görevlisi tarafından işlenebilen özgü bir suç olduğu vurgulanmıştır.

A- TCK 257 Madde Metninin İncelenmesi

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 257’nci maddesi yürürlükteki hâliyle aşağıdaki gibidir:

Görevi kötüye kullanma

Madde 257- (1) Kanunda ayrıca suç olarak tanımlanan haller dışında, görevinin gereklerine aykırı hareket etmek suretiyle, kişilerin mağduriyetine veya kamunun zararına neden olan ya da kişilere haksız bir menfaat sağlayan kamu görevlisi, altı aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

(2) Kanunda ayrıca suç olarak tanımlanan haller dışında, görevinin gereklerini yapmakta ihmal veya gecikme göstererek, kişilerin mağduriyetine veya kamunun zararına neden olan ya da kişilere haksız bir menfaat sağlayan kamu görevlisi, üç aydan bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

(3) (Mülga: 2/7/2012-6352/105 md.)

TCK m.257, 01.06.2005’te yürürlüğe girmiş ve iki önemli değişiklik geçirmiştir:

TarihDeğişiklikEtkisi
01.06.20055237 sayılı Kanun’un ilk hâli257/1: 1 – 3 yıl, 257/2: 6 ay – 2 yıl hapis; sonuç unsuru “haksız kazanç”
19.12.20106086 sayılı Kanun257/1: 6 ay – 2 yıl, 257/2: 3 ay – 1 yıl hapis; “kazanç” yerine daha geniş “menfaat” ibaresi
05.07.20126352 sayılı Kanun m.105Görevin gereklerine uygun davranmak için çıkar sağlamayı cezalandıran 257/3 yürürlükten kaldırıldı; aynı değişiklikle rüşvet tanımı görevin ifasıyla ilgili her işi kapsayacak şekilde genişletildi, anlaşma varsa bu eylemler rüşvet hükümlerine göre değerlendirilir

Bu değişiklikler, 765 sayılı eski Türk Ceza Kanunu’ndaki “görevde keyfi muamele”, “görevi kötüye kullanma” ve “görevi ihmal” suçları ayrımının da sonudur. Bugün bu davranışların tamamı TCK m.257’nin iki fıkrasında, icrai ve ihmali hareket ayrımıyla düzenlenmektedir.

B- Suçun Unsurları

1- Korunan Hukuki Değer

TCK m.257 ile kamu idaresinin güvenilirliği ve hukuka uygun işleyişi korunur. Kamu görevlisine verilen yetki, kişisel çıkar veya keyfi tercih için değil, kanunun gösterdiği amaç için kullanılmalıdır. Görev yetkisinin kötüye kullanılması veya görevin savsaklanması, vatandaşın idareye duyduğu güveni sarsar. Bununla birlikte kanun koyucu her kural ihlalini cezalandırmak istememiş; madde gerekçesinde de belirtildiği gibi, yalnızca kişilerin mağduriyetine, kamunun zararına veya haksız menfaate yol açan görev ihlallerini suç saymıştır. Bu sonuçları doğurmayan ihlaller disiplin hukukunun konusudur.

2- Fail: Yalnızca Kamu Görevlisi

Görevi kötüye kullanma suçu yalnızca kamu görevlisi tarafından işlenebilen özgü bir suçtur. TCK m.6/1-c’ye göre kamu görevlisi, kamusal faaliyetin yürütülmesine atama veya seçilme yoluyla ya da herhangi bir surette sürekli, süreli veya geçici olarak katılan kişidir. Belirleyici ölçüt kişinin memur kadrosunda olması değil, yürüttüğü işin kamu adına ve kamu gücü kullanılarak yapılan bir faaliyet olmasıdır. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 2020/337 E., 2021/162 K. sayılı kararında milletvekili, belediye başkanı, belediye ve il genel meclisi üyesi, muhtar, avukat, tercüman, tanık ve bilirkişinin faaliyetleri kapsamında kamu görevlisi kabul edildiği belirtilmiştir.

KişiTCK 257 bakımından durumuDayanak
Memur, sözleşmeli personel, kamu işçisi (kamusal faaliyet yürütürken)Kamu görevlisiTCK m.6/1-c
Belediye başkanı, meclis üyesi, köy ve mahalle muhtarıKamu görevlisiYargıtay Ceza Genel Kurulu 2020/337 E., 2021/162 K.
Hâkim, Cumhuriyet savcısıKamu görevlisiYargıtay Ceza Genel Kurulu 2014/69 E., 2015/192 K.
Serbest avukat (avukatlık görevi kapsamında)Kamu görevlisiYargıtay 5. Ceza Dairesi 2024/6355 E., 2026/2242 K.
Bilirkişi, tercüman, tanık (görev kapsamında)Kamu görevlisiTCK m.6 gerekçesi
Kooperatif yönetim kurulu üyesi (mahkeme yazısına cevap vermeme)Kamu görevlisi değil; emre aykırı davranış kabahatiYargıtay Ceza Genel Kurulu 2020/337 E., 2021/162 K.
Site veya apartman yöneticisiKamu görevlisi değilYargıtay 5. Ceza Dairesi 2021/6515 E., 2025/4971 K.
Özel hukuk tüzel kişisi bankanın çalışanıKamu görevlisi değilYargıtay 5. Ceza Dairesi 2021/9755 E., 2023/536 K.
Özel sağlık kuruluşunda çalışan hekimKural olarak kamu görevlisi değilYargıtay 5. Ceza Dairesi 2021/9885 E., 2023/7216 K.

Kamu görevlisi olmayan kişi suçun faili olamaz; ancak TCK m.40/2 uyarınca kamu görevlisini azmettiren veya ona yardım eden olarak sorumlu tutulabilir. Yargıtay 5. Ceza Dairesi 2021/3018 E., 2024/10512 K. sayılı ve 16.10.2024 tarihli kararında, kamu görevlisi sanıkların eylemlerinin bir bütün olarak TCK m.257/1’i, kamu görevlisi olmayan sanığın eyleminin ise bu suça azmettirme veya yardım etmeyi oluşturacağı belirtilmiştir.

Mahkeme veya savcılığın yazılı bilgi istemine CMK m.332 uyarınca 10 gün içinde cevap verilmemesi hâlinde, yazıda TCK m.257’ye aykırılık ihtarı yer alır. Ancak Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 2020/337 E., 2021/162 K. sayılı kararına göre bu hüküm özel kişileri kamu görevlisi yapmaz; kooperatif yöneticisinin müzekkereye cevap vermemesi görevi kötüye kullanma değil, Kabahatler Kanunu’nun 32’nci maddesindeki emre aykırı davranış kabahatidir. Karar sekiz üyenin karşı oyuyla, oy çokluğuyla verilmiştir.

3- Hareket: Görevin Gereklerine Aykırı Davranmak veya Görevi İhmal Etmek

TCK m.257 iki ayrı hareket biçimi öngörür:

  • İcrai hareket (TCK m.257/1): Kamu görevlisinin görevinin gereklerine aykırı aktif bir davranışta bulunmasıdır. Mevzuata aykırı izin veya ruhsat vermek, yetkisi olmadan tapu şerhi terkin etmek, ihaleyi belirli bir kişiye yönlendirmek, kamu malını kişisel amaçla kullandırmak bu kapsamdadır.
  • İhmali hareket (TCK m.257/2): Kamu görevlisinin yapmakla yükümlü olduğu işi yapmaması, kanuna uygun biçimde yapmaması veya süresinde yapmayıp geciktirmesidir. Dilekçeyi cevapsız bırakmak, mahkeme kararını uygulamamak, gerekçeli kararı aylarca yazmamak bu kapsamdadır.

İki fıkra arasındaki ayrım cezayı doğrudan etkiler; icrai hâlin cezası ihmali hâlin iki katıdır. Yargıtay 5. Ceza Dairesi 2024/6355 E., 2026/2242 K. sayılı ve 16.02.2026 tarihli kararında, görevsizlik kararından sonra dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesini iki haftalık süre içinde istemeyerek davanın açılmamış sayılmasına neden olan ve müvekkiline “davayı kazandık, icraya verdik” diyerek onu oyalayan avukatın eyleminin icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçunu oluşturduğu kabul edilmiş, eylemi ihmali hareket sayan bölge adliye mahkemesi kararı bozulmuştur. Kararda, eylemin ihmali hareket niteliğinde olduğu yönünde karşı oy bulunmaktadır.

Kamu görevlisinin idare mahkemesi kararını uygulamaması da bu suç bakımından değerlendirilir. İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 28/1’inci maddesine göre idare, mahkeme kararını tebliğden itibaren 30 gün içinde uygulamak zorundadır. Yargıtay 5. Ceza Dairesi 2021/9502 E., 2024/4631 K. sayılı ve 24.04.2024 tarihli kararına konu dosyada, kararın 30 günlük süre geçtikten sonra uygulandığı ve bu yolla katılanın mağduriyetine yol açıldığı iddiasıyla görevi kötüye kullanma davası açılmıştır.

4- Netice: Mağduriyet, Kamu Zararı veya Haksız Menfaat

TCK m.257’nin iki fıkrasında da üç seçimlik sonuçtan birinin gerçekleşmesi aranır. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 2021/184 E., 2022/22 K. sayılı kararında bu kavramlar şöyle açıklanmıştır:

  • Kişilerin mağduriyeti: Yalnızca ekonomik zararı değil, bireyin sosyal, siyasi, medeni her türlü hakkının ihlalini ve herhangi bir çıkarının zedelenmesini kapsar; mağduriyet, zarardan daha geniş bir kavramdır.
  • Kamunun zararı: Ekonomik bir zarardır. 5018 sayılı Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nun 71’inci maddesindeki tanıma göre mevzuata aykırı işlem veya ihmal sonucunda kamu kaynağında artışa engel olunması veya eksilmeye neden olunmasıdır. Miktarı kesin saptanamasa bile bir mal veya hizmetin rayiç bedelinden yüksek fiyatla alındığı anlaşılıyorsa kamu zararı vardır. Ancak norma aykırı her davranışın kamuya duyulan güveni sarstığı ve bu yüzden kamu zararı doğurduğu şeklinde bir ön kabulle hareket edilemez.
  • Haksız menfaat sağlanması: Bir başkasına hukuka aykırı biçimde her türlü maddi veya manevi yarar sağlanmasıdır. 6086 sayılı Kanun’dan önce maddede yer alan “kazanç” kavramından daha geniştir.

Somut bir örnek olarak, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 2014/69 E., 2015/192 K. sayılı ve 09.06.2015 tarihli kararında, iki yıl içinde 813 dosyanın gerekçeli kararını 1,5 aydan 14 aya varan gecikmelerle yazan iş mahkemesi hâkiminin eyleminde kamu zararı veya haksız menfaat bulunmadığı, ancak taraflar zamanında tazminat alamadıkları ve işe dönemedikleri için kişilerin mağduriyeti unsurunun gerçekleştiği kabul edilmiş; hâkimin zincirleme biçimde ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan mahkûmiyeti onanmıştır. Hâkimin sağlık sorunları ve personel eksikliği savunması makul bulunmamıştır.

5- Görevle İlgili Olma Şartı

Fiilin kamu görevlisinin görev ve yetki alanına giren bir işle ilgili olması gerekir. Bir görevin kapsamı ve yerine getirilme usulü Anayasa, kanun, yönetmelik ve bunlara uygun genelge ve talimatlarla belirlenir. Kamu görevlisinin görev alanı dışında, özel hayatında yaptığı bir davranış görevi kötüye kullanma suçunu oluşturmaz; başka bir suç tipine giriyorsa o suç bakımından değerlendirilir.

Yargıtay 5. Ceza Dairesi 2021/7398 E., 2023/1581 K. sayılı ve 22.02.2023 tarihli kararında, tapu kaydında Milli Eğitim Bakanlığının izni olmadan işlem yapılamayacağı şerhi bulunan kapalı köy okulunu tadil edip izinsiz ve kira ödemeden konut olarak kullanan köy muhtarının icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan 6 ay hapis cezasıyla mahkûmiyeti oy çokluğuyla onanmıştır. Karşı oyda ise muhtarın boş okulların tahsisi konusunda bir görevi bulunmadığı ve eylemin 3091 sayılı Kanun kapsamında değerlendirilmesi gerektiği savunulmuştur. Bu karar, “görevle ilgili olma” şartının uygulamada ne kadar tartışmalı olabildiğini göstermektedir.

6- Manevi Unsur: Kast

Görevi kötüye kullanma suçu yalnızca kasten işlenebilir; taksirli hâli kanunda düzenlenmemiştir. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 2020/337 E., 2021/162 K. sayılı kararına göre bu suçtan söz edilebilmesi için kamu görevlisinin görevini bilerek ve isteyerek ihmal etmesi veya geciktirmesi gerekir. Bu nedenle iş yoğunluğu, dikkatsizlik veya mevzuatın yanlış yorumlanması nedeniyle yapılan hatalar kural olarak bu suçu oluşturmaz; disiplin veya idari sorumluluk doğurabilir.

Kamu görevlisinin takdir yetkisi içinde kalan ve hukuken savunulabilir bir tercih yapması da kast bakımından değerlendirilir. Yargıtay 9. Ceza Dairesi 2020/5954 E., 2021/2749 K. sayılı ve 02.06.2021 tarihli kararında, sanığın kastının bulunmadığı gerekçesiyle verilen beraat hükmü onanmıştır. Görevlinin mevzuat hakkında kaçınılmaz bir yanılgıya düşmesi hâlinde ceza hukukunda hata hükümleri de gündeme gelebilir. Ancak Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 2014/69 E., 2015/192 K. sayılı kararında görüldüğü gibi, gecikmenin süresi ve yaygınlığı makul mazeretlerin ötesine geçtiğinde kast kabul edilmektedir.

7- Hukuka Uygunluk: Kanun Hükmü ve Amirin Emri

Kanun hükmünü yerine getiren kamu görevlisi cezalandırılmaz. TCK m.24/2’ye göre yetkili bir merciden verilip yerine getirilmesi görev gereği zorunlu olan emri uygulayan kişi de sorumlu olmaz; ancak TCK m.24/3 uyarınca konusu suç teşkil eden emir hiçbir surette yerine getirilemez, getirilirse emri veren ile uygulayan birlikte sorumlu olur. Amirinin açıkça hukuka aykırı talimatını uygulayan görevli, “emir aldım” savunmasıyla sorumluluktan kurtulamaz. Bu konudaki genel kurallar için hukuka uygunluk nedenleri yazımıza bakabilirsiniz.

C- Görevi Kötüye Kullanmanın Genel ve Tamamlayıcı Niteliği

TCK m.257’nin iki fıkrası da “kanunda ayrıca suç olarak tanımlanan haller dışında” ibaresiyle başlar. Bu ibare, görevi kötüye kullanmanın genel, tali ve tamamlayıcı bir suç olduğunu gösterir. Kamu görevlisinin eylemi TCK’da veya özel bir kanunda ayrıca suç olarak tanımlanmışsa, o suçun cezası görevi kötüye kullanmadan daha hafif olsa bile özel hüküm uygulanır. TCK m.257 ancak hiçbir özel suç tipine girmeyen görev ihlallerinde devreye girer.

Kamu görevlisinin eylemiUygulanacak özel hükümCeza
Görevi gereği zilyetliğindeki malı kendisine mal etmekZimmet, TCK m.2475 – 12 yıl hapis
Nüfuzunu kötüye kullanarak kişiyi yarar sağlamaya icbar etmekİrtikap, TCK m.250/15 – 10 yıl hapis
Görevi ile ilgili bir işi yapması veya yapmaması için anlaşmaya dayalı yarar sağlamakRüşvet, TCK m.2524 – 12 yıl hapis
Kamu ihalesine fesat karıştırmakİhaleye fesat karıştırma, TCK m.2353 – 7 yıl hapis
Görevi sırasında sahte resmi belge düzenlemekKamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği, TCK m.204/23 – 8 yıl hapis
Görevi sırasında öğrendiği suçu bildirmemekKamu görevlisinin suçu bildirmemesi, TCK m.2796 ay – 2 yıl hapis
Kişiye işkence etmekİşkence, TCK m.943 – 12 yıl hapis
Hükümlü ve tutuklunun kanuni haklarını engellemekHak kullanımını engelleme, TCK m.298/11 – 3 yıl hapis
Hiçbir özel suç tipine girmeyen görev ihlaliGörevi kötüye kullanma, TCK m.2576 ay – 2 yıl veya 3 ay – 1 yıl hapis

Kamu görevlisi hakkında açılan davada özel suçun unsurları oluşmazsa, mahkeme eylemin TCK m.257 kapsamında kalıp kalmadığını ayrıca değerlendirir. Yargıtay 5. Ceza Dairesi 2021/3018 E., 2024/10512 K. sayılı kararında, ihaleye fesat karıştırma iddiasıyla yargılanan kamu görevlisi sanıkların eylemlerinin sübutu hâlinde bir bütün olarak icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçunu oluşturacağı kabul edilmiştir. Suç vasfı değiştiğinde sanığa ek savunma hakkı verilmesi gerekir.

D- Görevi Kötüye Kullanma Suçunun Cezası

HâlMaddeCeza
Görevin gereklerine aykırı hareket (icrai)257/16 aydan 2 yıla kadar hapis
Görevin gereklerini yapmakta ihmal veya gecikme (ihmali)257/23 aydan 1 yıla kadar hapis
Aynı suç işleme kararıyla farklı zamanlarda tekrar257 + 43/1Ceza dörtte birden dörtte üçe kadar artırılır
Kamu görevlisi olmayan azmettiren257 + 40/2, 38Asıl failin cezası
Kamu görevlisi olmayan yardım eden257 + 40/2, 39Ceza yarı oranında indirilir
Yetkinin kötüye kullanılması nedeniyle ek hak yoksunluğu53/5Cezanın infazından sonra, hükmolunan cezanın yarısından bir katına kadar süre
Uzlaştırma, önödeme, seri muhakemeCMK m.253, 250; TCK m.75Uygulanmaz
Basit yargılamaCMK m.251Uygulanabilir

TCK m.257’de yalnızca hapis cezası öngörülmüştür. Hükmedilen ceza 1 yıl veya daha az olursa TCK m.50/1 uyarınca kısa süreli hapis cezasına seçenek yaptırımlar uygulanabilir ve ceza adli para cezasına çevrilebilir. İhmali hâlin üst sınırı 1 yıl olduğundan TCK m.257/2’den verilen cezalar her zaman bu imkân kapsamındadır; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 2020/337 E., 2021/162 K. sayılı kararına konu dosyada da ilk derece mahkemesi TCK m.257/2’den verdiği cezayı 1.500 TL adli para cezasına çevirmiştir.

TCK 53/5: Ek Hak Yoksunluğu

Görevi kötüye kullanma suçu, kamu görevi yetkisinin kötüye kullanılmasıyla işlendiğinden mahkûmiyet hâlinde belli hakları kullanmaktan yoksun bırakılma bakımından TCK m.53/5 ayrıca uygulanır. Buna göre hükmolunan cezanın infazından sonra işlemek üzere, cezanın yarısından bir katına kadar süreyle o hak ve yetkinin kullanılması yasaklanır. Ceza adli para cezasına çevrilmişse yasaklama süresi gün olarak belirlenir. Yargıtay 5. Ceza Dairesi 2024/6355 E., 2026/2242 K. sayılı kararında, adli para cezasına çevrilen hükümde yasaklama süresinin “1 ay 15 gün” yerine “45 gün” olarak gösterilmesi gerektiği belirtilmiştir. Yargıtay 5. Ceza Dairesi 2021/7398 E., 2023/1581 K. sayılı kararında da yüklenen suçu TCK m.53/1-a’daki hak ve yetkileri kötüye kullanarak işleyen muhtar hakkında TCK m.53/5’in uygulanması gerektiği vurgulanmıştır.

Ceza Hesaplaması Örnekleri

Aşağıdaki örnekler genel fikir vermek amacıyla hazırlanmıştır; somut olayda mahkemenin yapacağı değerlendirme farklı sonuç doğurabilir.

  1. İcrai görevi kötüye kullanma, alt sınırdan ceza: TCK m.257/1’den temel ceza 6 ay hapis belirlenip TCK m.62 uyarınca 1/6 indirim yapılırsa sonuç ceza 5 ay hapistir. Bu ceza TCK m.50/1-a uyarınca 150 gün adli para cezasına çevrilebilir; gün karşılığı 20 TL’den 3.000 TL eder. TCK m.53/5 uyarınca ayrıca 75 günden 150 güne kadar yasaklama kararı verilir.
  2. İhmali görevi kötüye kullanma, alt sınırdan ceza: TCK m.257/2’den temel ceza 3 ay hapis belirlenip TCK m.62 uyarınca 1/6 indirim yapılırsa sonuç ceza 2 ay 15 gün hapistir. Bu ceza 75 gün adli para cezasına çevrilebilir; gün karşılığı 20 TL’den 1.500 TL eder.
  3. Zincirleme suç: Aynı kamu görevlisi aynı suç işleme kararıyla farklı tarihlerde mevzuata aykırı işlem yaparsa, TCK m.257/1’den temel ceza 1 yıl belirlenip TCK m.43/1 uyarınca 1/4 artırılırsa 1 yıl 3 ay, TCK m.62 ile indirilirse 1 yıl 15 gün hapis olur.
  4. Kamu görevlisi olmayan yardım eden: Kamu görevlisine mevzuata aykırı işlemde yardım eden özel kişi için TCK m.257/1’den temel ceza 6 ay belirlenip TCK m.39 uyarınca yarı oranında indirilirse 3 ay, TCK m.62 ile indirilirse 2 ay 15 gün hapis olur.

E- Görevi Kötüye Kullanma Suçu ile Benzer Suçlar Arasındaki Farklar

Görevi kötüye kullanma suçu; zimmet, rüşvet, ihaleye fesat karıştırma, edimin ifasına fesat karıştırma, güveni kötüye kullanma, resmi belgede sahtecilik, kamu görevlisinin suçu bildirmemesi ve kamu hizmetlerinden yararlanma hakkının engellenmesi suçlarıyla sık karıştırılır. Temel ölçüt şudur: kamu görevlisinin eylemi bu suçlardan birinin bütün unsurlarını taşıyorsa özel hüküm uygulanır; taşımıyorsa TCK m.257 değerlendirilir.

1- İhaleye Fesat Karıştırma ve Edimin İfasına Fesat Karıştırma ile İlişkisi

İhaleye fesat karıştırma suçu TCK m.235’te sayılan belirli hileli davranışlarla kamu ihalesine fesat karıştırılmasıdır ve 5 yıldan 12 yıla kadar hapis cezası gerektirir. Kamu görevlisinin ihale sürecindeki mevzuata aykırı davranışı TCK m.235/2’de sayılan hareketlerden birine uymuyorsa, eylem görevi kötüye kullanma olarak değerlendirilir. Aynı ilişki, kamu kurumuna karşı yüklenilen edimin ifasına hile karıştırılmasını cezalandıran edimin ifasına fesat karıştırma suçu bakımından da geçerlidir; örneğin hakediş ödemesinde eksik işin kabul edilmesi, unsurları varsa TCK m.236, yoksa TCK m.257 kapsamında incelenir.

2- Güveni Kötüye Kullanma ile Farkı

Güveni kötüye kullanma suçu, zilyetliği kendisine devredilen mal üzerinde zilyetliğin devri amacı dışında tasarrufta bulunmaktır ve herkes tarafından işlenebilir. Kamu görevlisi görevi nedeniyle zilyetliğindeki kamu malını kendisine mal ederse eylem zimmet olur. Kamu görevlisinin kendisine teslim edilen belgeleri görev değişikliğinde yerine gelen görevliye teslim etmemesi gibi malın sahiplenilmesi amacı taşımayan eylemler ise unsurları varsa görevi kötüye kullanma olarak değerlendirilebilir.

3- Resmi Belgede Sahtecilik ile İlişkisi

Kamu görevlisinin görevi sırasında gerçeğe aykırı resmi belge düzenlemesi TCK m.204/2’deki resmi belgede sahtecilik suçunu oluşturur ve özel hüküm olarak önce uygulanır. Belgedeki aykırılık sahtecilik unsurlarını taşımıyorsa, örneğin iş yerine gitmeden “sakınca yoktur” raporu düzenlenmesi gibi bir denetim ihmali söz konusuysa eylem görevi kötüye kullanma kapsamında tartışılır. Yargıtay 5. Ceza Dairesi 2021/8875 E., 2023/517 K. sayılı kararına konu dosyada, iş yeri denetimine gidilmeden düzenlenen sağlık raporu nedeniyle soruşturma izni idare tarafından resmi belgede sahtecilik bakımından reddedilmiş, itiraz üzerine bölge idare mahkemesince verilmiş; görevi kötüye kullanma suçu için ayrıca izin alınması gerektiği belirtilmiştir.

4- Kamu Görevlisinin Suçu Bildirmemesi ve Muhafaza Görevini Kötüye Kullanma ile Farkı

Görevi sırasında bir suçu öğrenip yetkili makamlara bildirmeyen kamu görevlisi TCK m.257/2’den değil, özel hüküm olan kamu görevlisinin suçu bildirmemesi suçundan sorumlu olur. Benzer şekilde, muhafaza edilmek üzere resmen teslim edilen eşyanın yok edilmesine veya kaybolmasına göz yuman görevli bakımından TCK m.289’daki muhafaza görevini kötüye kullanma suçu uygulanır.

5- Kamu Hizmetlerinden Yararlanma Hakkının Engellenmesi ve Hak Kullanımını Engelleme ile Farkı

Bir kamu hizmetinden yararlanmayı cebir, tehdit veya hukuka aykırı başka bir davranışla engellemek TCK m.113’teki kamu hizmetlerinden yararlanma hakkının engellenmesi suçunu oluşturabilir. Ceza infaz kurumundaki hükümlü veya tutuklunun ziyaret, avukat, haberleşme veya tedavi hakkının engellenmesinde ise faili kurum görevlisi olsa bile özel hüküm olan hak kullanımını ve beslenmeyi engelleme suçu uygulanır. Kamu görevlisinin vatandaşın talebini hiçbir cebir veya tehdit olmaksızın keyfi olarak sonuçsuz bırakması ise kural olarak TCK m.257’nin alanındadır.

6- İşkence ve Eziyet ile Farkı

Kamu görevlisinin bir kişiye insan onuruyla bağdaşmayan, bedensel veya ruhsal acı çektiren davranışları görevi kötüye kullanma değil, işkence veya eziyet suçu olarak değerlendirilir. Bu ayrım usul bakımından da önemlidir: CMK m.231/14 uyarınca işkence ve eziyet suçları ile kamu görevlisinin görevi sebebiyle işlediği ve Anayasa’nın 17’nci maddesi kapsamında kötü muamele sayılabilecek suçlarda hükmün açıklanmasının geri bırakılması uygulanmaz.

F- Suçun Özel Görünüş Biçimleri

1- Teşebbüs

İcrai davranışla görevi kötüye kullanma suçu, mağduriyet, kamu zararı veya haksız menfaat sonucunun doğmasıyla tamamlanır. Kamu görevlisi mevzuata aykırı işleme başlamış ancak elinde olmayan nedenlerle sonuç doğmamışsa suça teşebbüs hükümleri değerlendirilebilir. İhmali davranışla işlenen TCK m.257/2 bakımından ise yükümlülüğün süresinde yerine getirilmemesiyle ve sonucun doğmasıyla suç tamamlandığından teşebbüs uygulamada pek tartışılmaz.

2- İştirak

Birden fazla kamu görevlisinin aynı mevzuata aykırı işlemi birlikte yapması hâlinde her biri müşterek fail olarak sorumlu olur. Yargıtay 5. Ceza Dairesi 2021/7360 E., 2023/7468 K. sayılı ve 14.06.2023 tarihli kararına konu dosyada, satış vaadi şerhini tek taraflı talep üzerine lehtarın beyanını almadan terkin eden tapu müdür yardımcısı ile bilgisayar işletmeni hakkında icrai davranışla görevi kötüye kullanma, işlemi talep eden kişi hakkında ise bu suça azmettirmeden mahkûmiyet kurulmuştur. Kamu görevlisi olmayan iştirakçinin konumu için şeriklik yazımıza bakabilirsiniz. 4483 sayılı Kanun’un 10’uncu maddesine göre memur olmayan şerik, memurla aynı mahkemede yargılanır.

3- Zincirleme Suç ve İçtima

Aynı kamu görevlisinin aynı suç işleme kararıyla farklı zamanlarda birden fazla görev ihlali yapması hâlinde TCK m.43/1 uyarınca tek ceza verilip artırılır. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 2014/69 E., 2015/192 K. sayılı kararında, 813 dosyada gerekçeli kararın geç yazılması tek suç işleme kararıyla gerçekleştirilen zincirleme suç kabul edilmiştir. Görev ihlali aynı zamanda başka bir suçu da oluşturuyorsa hangi cezaların verileceği suçların içtimaı kurallarına ve TCK m.257’nin tali niteliğine göre belirlenir.

G- Soruşturma ve Yargılama Usulü

1- Soruşturma İzni (4483 Sayılı Kanun)

4483 sayılı Memurlar ve Diğer Kamu Görevlilerinin Yargılanması Hakkında Kanun, Devletin ve diğer kamu tüzel kişilerinin genel idare esaslarına göre yürüttükleri kamu hizmetlerinin gerektirdiği asli ve sürekli görevleri ifa eden memurlar ve diğer kamu görevlilerinin görevleri sebebiyle işledikleri suçlarda uygulanır. Görevi kötüye kullanma tipik bir görev suçu olduğundan, bu kişiler hakkında Cumhuriyet savcısı yalnızca kaybolma ihtimali bulunan delilleri tespit eder ve şüphelinin ifadesini almadan yetkili merciden soruşturma izni ister.

Kamu görevlisiSoruşturma izni vermeye yetkili merci
İlçede görevli memur ve kamu görevlileriKaymakam
İlde ve merkez ilçede görevli memur ve kamu görevlileri, kaymakamlarVali
Bakanlık merkez teşkilatı ve bağlı kuruluşlarda görevlilerKuruluşun en üst idari amiri
Cumhurbaşkanı kararıyla atananlarCumhurbaşkanı veya ilgili bakan
Büyükşehir, il ve ilçe belediye başkanları ve meclis üyeleriİçişleri Bakanı
Belde belediye başkanlarıKaymakam veya vali
Köy ve mahalle muhtarlarıİlçede kaymakam, merkez ilçede vali

İzin vermeye yetkili merci ön inceleme yaptırır ve kararını suçu öğrenmesinden itibaren en geç 30 gün içinde verir; bu süre zorunlu hâllerde 15 gün uzatılabilir. İzin verilmesine karşı kamu görevlisi, izin verilmemesine karşı Cumhuriyet başsavcılığı veya şikâyetçi, kararın tebliğinden itibaren 10 gün içinde itiraz edebilir. İtirazı belediye başkanları, Cumhurbaşkanı kararıyla atananlar ve Meclis görevlileri bakımından Danıştay İkinci Dairesi, diğerleri bakımından bölge idare mahkemesi en geç 3 ay içinde inceler ve verdiği karar kesindir.

Soruşturma izni kovuşturma şartıdır. Yargıtay 5. Ceza Dairesi 2021/9502 E., 2024/4631 K. sayılı ve 24.04.2024 tarihli kararında, izin alınmadan açılan davada yargılamaya devam edilerek hüküm kurulması bozma nedeni sayılmıştır. Yargıtay 5. Ceza Dairesi 2022/1502 E., 2026/6047 K. sayılı ve 16.04.2026 tarihli kararına göre bu durumda mahkeme durma kararı vererek yetkili merciden izin istemeli ve sonucuna göre hüküm kurmalıdır. İzin her suç için ayrı değerlendirilir: Yargıtay 5. Ceza Dairesi 2021/8875 E., 2023/517 K. sayılı kararında, yalnızca resmi belgede sahtecilik için izin bulunan dosyada görevi kötüye kullanma suçu yönünden ayrıca izin alınması gerektiği belirtilmiştir.

2- Özel Soruşturma Usulleri

Her kamu görevlisi 4483 sayılı Kanun’a tabi değildir. Görevin ve görevlinin niteliğine göre farklı usuller uygulanır:

DurumUygulanan usulNot
Asli ve sürekli görevdeki memurlar ve kamu görevlileri4483 sayılı Kanun, soruşturma izniAğır cezalık suçüstü hâli genel hükümlere tabidir
Adliyeyle ilgili görevlerde ihmal veya kötüye kullanmaCMK m.161/5, savcı doğrudan soruştururVali ve kaymakamlar için 4483 uygulanır
Mahkeme veya savcılık bilgi istemine 10 gün içinde cevap vermemeCMK m.332, doğrudan soruşturmaYasama dokunulmazlığı saklıdır
Hâkim ve Cumhuriyet savcıları2802 sayılı Kanun m.82 ve devamıKovuşturma en yakın ağır ceza mahkemesi Cumhuriyet savcılığınca
Avukatlar (avukatlık görevinden doğan suçlar)1136 sayılı Avukatlık Kanunu m.58-59, Adalet Bakanlığı izniDuruşma suçun işlendiği yer ağır ceza mahkemesinde
Sağlık meslek mensupları (mesleki uygulama)3359 sayılı Kanun Ek m.18, Mesleki Sorumluluk Kurulu4483 süreleri iki kat uygulanır
Kamu görevlisi olmayan şerikİzin gerekmezKamu görevlisiyle aynı mahkemede yargılanır

Yargıtay 5. Ceza Dairesi 2021/9909 E., 2021/7143 K. sayılı ve 23.12.2021 tarihli kararında, tutuklanan şüphelilerin cezaevine sevkinden önce alınması gereken darp ve cebir raporları ile covid-19 testlerini yapmayan nöbetçi doktorun eyleminin adliyeyle ilgili bir görev olduğu ve CMK m.161/5 uyarınca soruşturma izni alınmadan doğrudan soruşturma yapılabileceği kabul edilmiştir. Avukatlar bakımından ise Yargıtay 5. Ceza Dairesi 2024/6355 E., 2026/2242 K. sayılı kararına konu dosya Alanya 1. Ağır Ceza Mahkemesinde görülmüş ve 1136 sayılı Kanun’un 59’uncu maddesinin son fıkrası uyarınca bölge adliye mahkemesi kararı temyiz edilebilmiştir.

3- Şikâyet, Uzlaştırma, Önödeme, Seri Muhakeme ve Basit Yargılama

Görevi kötüye kullanma suçu re’sen soruşturulur; şikâyete bağlı değildir ve şikâyetten vazgeçme davayı düşürmez. Ancak 4483 sayılı Kanun’un 4’üncü maddesine göre memurlar hakkındaki ihbar ve şikâyetlerin soyut ve genel nitelikte olmaması, kişi veya olay belirtmesi ve ciddi bulgu ve belgelere dayanması gerekir; bu şartları taşımayan dilekçeler işleme konulmaz.

Suç CMK m.253’teki uzlaştırma listesinde yer almaz. TCK m.75 hapis cezasında 6 aylık üst sınır aradığından önödeme uygulanmaz. Suç CMK m.250’deki seri muhakeme listesinde de yoktur. Buna karşılık her iki fıkranın üst sınırı 2 yıl veya daha az olduğundan CMK m.251’deki basit yargılama usulü uygulanabilir; bu usulde duruşma yapılmadan karar verilir ve sonuç cezadan dörtte bir oranında indirim yapılır. Kamu davasının açılmasının ertelenmesi ise uygulanmaz; CMK m.171/6-b, kamu görevlisi tarafından görevi sebebiyle işlenen suçları bu kurumun dışında bırakır.

4- Görevli Mahkeme, Katılma ve Kanun Yolu

Davaya kural olarak asliye ceza mahkemesi bakar. Görevi kötüye kullanma, ağır cezalık bir suçla birlikte yargılanıyorsa veya fail avukat, hâkim ya da savcı ise dava ağır ceza mahkemesinde görülür. Vali ve bakan yardımcıları gibi bazı üst düzey görevliler için 4483 sayılı Kanun’un 13’üncü maddesine göre Yargıtay’ın ilgili ceza dairesi, kaymakamlar için il ağır ceza mahkemesi görevlidir.

Davaya katılma hakkı yalnızca suçtan doğrudan zarar görenlere aittir. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 2021/184 E., 2022/22 K. sayılı kararında, başsavcıvekili ve cezaevi müdürü hakkında açılan görevi kötüye kullanma davasında, olayın yaşandığı kurumda ikinci müdür olmaktan başka sıfatı bulunmayan kişinin suçtan doğrudan zarar görmediği, bu nedenle davaya katılma ve hükmü temyiz etme hakkı olmadığı kabul edilmiştir. İşlemden doğrudan etkilenen vatandaş veya zarara uğrayan kamu idaresi ise davaya katılabilir.

5- Dava Zamanaşımı

Dava zamanaşımı süreleri şöyledir:

HâlOlağan zamanaşımıKesintiyle en fazla
TCK 257/1 ve 257/2 (18 yaş ve üstü)8 yıl12 yıl
TCK 257/1 ve 257/2 (15-18 yaş arası)5 yıl 4 ay8 yıl

Yargıtay 5. Ceza Dairesi 2021/3018 E., 2024/10512 K. sayılı kararında, TCK m.257/1’deki suçun TCK m.66/1-e uyarınca 8 yıllık olağan dava zamanaşımına tabi olduğu belirtilmiş ve sorgu tarihlerinden itibaren bu süre dolduğu için davalar düşürülmüştür. Görevi kötüye kullanma dosyalarında soruşturma izni süreci uzun sürebildiğinden zamanaşımı hesabı her dosyada ayrıca kontrol edilmelidir.

6- HAGB, Erteleme ve 7589 Sayılı Kanun Değişikliği

Hükmedilen ceza 2 yıl veya daha az olduğundan koşulları varsa hükmün açıklanmasının geri bırakılması ve cezanın ertelenmesi uygulanabilir. CMK m.231/6-c uyarınca HAGB için mağdurun veya kamunun uğradığı zararın tamamen giderilmesi gerekir. Ancak Yargıtay bu zararın somut ve belirlenebilir maddi zarar olması gerektiğini kabul eder. Yargıtay 5. Ceza Dairesi 2024/4804 E., 2025/7452 K. sayılı ve 25.06.2025 tarihli kararında, “kamunun zararını karşılamamış olması” şeklindeki genel gerekçeyle HAGB’nin reddedilmesi yetersiz bulunmuş; giderilebilir somut kurum zararının belirlenip sanığa bu zararı gidermek isteyip istemediğinin sorulması gerektiği belirtilmiştir. Yargıtay 5. Ceza Dairesi 2021/7360 E., 2023/7468 K. sayılı kararında da tapu şerhinin terkininde doğrudan bir maddi zarar bulunmadığı ve cezası ertelenen sanıklar hakkında HAGB’nin reddedilmesinin çelişki oluşturduğu kabul edilmiştir.

16.07.2026 tarihli 7589 sayılı Kanun’un 15’inci maddesiyle CMK m.231 yeniden düzenlenmiştir. Buna göre HAGB kararına karşı artık itiraz değil istinaf yoluna başvurulur; denetim süresi 5 yıldır ve bu süre içinde en fazla 1 yıl denetimli serbestlik tedbiri uygulanabilir. HAGB kararı verilen hükümde ceza ayrıca ertelenemez ve seçenek yaptırımlara çevrilemez.

7- Memuriyete Etkisi

Görevi kötüye kullanma, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 48/A-5 maddesinde sayılan ve cezanın süresine bakılmaksızın memuriyete engel olan zimmet, irtikap, rüşvet, ihaleye fesat karıştırma gibi suçlar arasında yer almaz. Bu nedenle bu suçtan verilen mahkûmiyet, kasten işlenen bir suçtan 1 yıl veya daha fazla hapis cezası şeklinde olduğunda memuriyete engel oluşturur. 1 yıldan az hapis, adli para cezasına çevrilen ceza veya HAGB kararı bu genel engel bakımından kural olarak memuriyete engel sayılmaz. Bununla birlikte mahkûmiyetin infazı sırasında TCK m.53/1 hak yoksunlukları, infazdan sonra da TCK m.53/5 yasağı uygulanır ve ceza davasından bağımsız olarak disiplin soruşturması yürütülür. Kamu görevlisinin istifa etmesi, emekli olması veya görevden ayrılması işlediği iddia edilen suç nedeniyle yargılanmasına engel değildir.

Görevi Kötüye Kullanma Suçlamasında Savunma Noktaları

Bu suçlamayla karşılaşan kamu görevlisi yönünden savunmada şu hususlar öncelikle incelenmelidir:

  1. Kamu görevlisi sıfatı: Şüpheli TCK m.6/1-c anlamında kamu görevlisi midir? Kooperatif, site yönetimi, özel banka veya özel hastane çalışanı mıdır?
  2. Soruşturma izni: 4483 sayılı Kanun, Avukatlık Kanunu, 2802 sayılı Kanun veya 3359 sayılı Kanun uyarınca gereken izin alınmış mıdır? İzin, iddianamedeki suç için ayrıca verilmiş midir?
  3. Görev alanı: İddia edilen işlem şüphelinin kanundan veya yönetmelikten doğan görev ve yetki alanına giriyor mu?
  4. Norma aykırılık: Hangi kanun, yönetmelik veya talimat hükmüne aykırı davranıldığı somut olarak gösterilmiş midir?
  5. Netice: Kişilerin mağduriyeti, kamu zararı veya haksız menfaat somut olarak belirlenmiş midir? Kamu zararı bilirkişi raporuyla ve rayiç bedel karşılaştırmasıyla ortaya konulmuş mudur?
  6. Kast: İşlem bilerek ve isteyerek mi yapılmıştır, yoksa iş yoğunluğu, mevzuatın farklı yorumu veya takdir yetkisi kapsamında mı kalmıştır?
  7. Amirin emri: İşlem yetkili amirin hukuka uygun emrine dayanıyor mu? Emrin konusu açıkça suç mudur?
  8. Tali nitelik: Eylem daha özel bir suçu oluşturuyor mu? Suç vasfı değiştiğinde ek savunma hakkı verilmiş midir?
  9. İcrai-ihmali ayrımı: Eylem 257/1’deki icrai hareket mi, yoksa cezası yarı yarıya daha düşük 257/2’deki ihmali hareket midir?
  10. Usul imkânları: Basit yargılama, adli para cezasına çevirme, erteleme ve HAGB değerlendirilmiş midir? HAGB reddi somut bir maddi zarara dayandırılmış mıdır?
  11. TCK 53/5: Ek hak yoksunluğunun süresi doğru hesaplanmış mıdır?
  12. Zamanaşımı: Suç tarihinden itibaren 8 yıllık, kesintiyle 12 yıllık süre dolmuş mudur?

Görevi Kötüye Kullanma Nedeniyle Mağdur Olanların Hakları

Bir kamu görevlisinin mevzuata aykırı işlemi veya ihmali nedeniyle hakkı zedelenen kişi şu yollara başvurabilir:

  • Cumhuriyet başsavcılığına veya izin vermeye yetkili mercie (kaymakamlık, valilik, kurum amirliği) şikâyet dilekçesi verebilir. Dilekçede görevlinin kimliği, olayın tarihi, ihlal edilen mevzuat hükmü ve uğranılan mağduriyet somut olarak belirtilmeli, varsa belgeler eklenmelidir; soyut ve genel dilekçeler 4483 sayılı Kanun’un 4’üncü maddesi uyarınca işleme konulmaz.
  • Soruşturma izni verilmemesi kararına karşı tebliğden itibaren 10 gün içinde bölge idare mahkemesine veya Danıştay İkinci Dairesine itiraz edebilir.
  • Kovuşturma aşamasında suçtan doğrudan zarar görmüşse davaya katılarak delil sunabilir ve kararlara karşı kanun yollarına başvurabilir.
  • İşlemin kendisine karşı idari yargıda iptal davası açabilir; idare mahkemesi kararının 30 gün içinde uygulanmaması ayrıca bu suç bakımından değerlendirilebilir.
  • Uğradığı zararın tazmini için Anayasa’nın 129/5’inci maddesi uyarınca kamu görevlisine değil, idareye karşı dava açar; idare ödediği tazminatı kusurlu görevliye rücu edebilir.

Belirli bir sonuç doğmadan yapılan şikâyetler genellikle disiplin sürecine dönüşür. Bu nedenle mağduriyetin veya kamu zararının belgelerle ortaya konulması, ceza soruşturmasının sonucunu doğrudan etkiler.

Sonuç

Görevi kötüye kullanma suçu, kanunda ayrıca suç olarak tanımlanmayan hâllerde görevinin gereklerine aykırı hareket eden kamu görevlisini TCK m.257/1 uyarınca 6 aydan 2 yıla kadar, görevinin gereklerini yapmakta ihmal veya gecikme gösteren kamu görevlisini TCK m.257/2 uyarınca 3 aydan 1 yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırır. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 2021/184 E., 2022/22 K. sayılı kararına göre suçun oluşması için norma aykırı davranış yetmez; kişilerin mağduriyeti, kamu zararı veya haksız menfaat sonucunun da gerçekleşmesi gerekir. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 2020/337 E., 2021/162 K. sayılı kararına göre suç genel ve tamamlayıcı niteliktedir, yalnızca kamu görevlisi tarafından ve kasten işlenebilir; kooperatif yöneticisi gibi özel kişiler fail olamaz. Memurlar hakkında soruşturma için 4483 sayılı Kanun uyarınca izin gerekir, izin yoksa mahkeme durma kararı verir. Suç şikâyete bağlı değildir; uzlaştırma, önödeme ve seri muhakeme uygulanmaz, basit yargılama, HAGB ve erteleme uygulanabilir. Mahkûmiyette TCK m.53/5 uyarınca ek hak yoksunluğu verilir ve dava zamanaşımı 8 yıldır.

Sık Sorulan Sorular

Görevi kötüye kullanma suçunun cezası nedir?

Görevin gereklerine aykırı hareket ederek görevi kötüye kullanmanın cezası TCK m.257/1 uyarınca 6 aydan 2 yıla kadar hapistir. Görevin gereklerini yapmakta ihmal veya gecikme göstermenin cezası ise TCK m.257/2 uyarınca 3 aydan 1 yıla kadar hapistir. Mahkûmiyette ayrıca TCK m.53/5 uyarınca ek hak yoksunluğuna hükmedilir.

Görevi kötüye kullanma suçu kimler tarafından işlenebilir?

Görevi kötüye kullanma suçu yalnızca TCK m.6/1-c anlamında kamu görevlisi tarafından işlenebilen özgü bir suçtur. Memurlar, belediye başkanları, muhtarlar, hâkimler, savcılar ve görevleri kapsamında avukatlar kamu görevlisi sayılır. Kooperatif yöneticisi, site yöneticisi veya özel banka çalışanı fail olamaz; ancak kamu görevlisine azmettiren veya yardım eden olarak sorumlu tutulabilir.

Görevi kötüye kullanma suçu için mağduriyet veya zarar şart mı?

Evet. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 2021/184 E., 2022/22 K. sayılı kararına göre görevin gereklerine aykırı davranış tek başına yetmez; kişilerin mağduriyetine, kamunun zararına neden olunması ya da kişilere haksız menfaat sağlanması gerekir. Bu sonuçları doğurmayan görev ihlalleri yalnızca disiplin sorumluluğu doğurur.

Görevi ihmal suçu ile görevi kötüye kullanma arasındaki fark nedir?

Bugün iki davranış da TCK m.257’de düzenlenmiştir. Görevin gereklerine aykırı aktif bir işlem yapmak TCK m.257/1’deki icrai görevi kötüye kullanmadır ve 6 aydan 2 yıla kadar hapis gerektirir. Yapılması gereken işi yapmamak veya geciktirmek ise TCK m.257/2’deki ihmali görevi kötüye kullanmadır ve 3 aydan 1 yıla kadar hapis gerektirir.

Görevi kötüye kullanma suçu şikâyete bağlı mı, uzlaştırma var mı?

Görevi kötüye kullanma suçu şikâyete bağlı değildir ve re’sen soruşturulur; şikâyetten vazgeçme davayı düşürmez. Suç CMK m.253’teki uzlaştırma listesinde yer almaz; önödeme ve seri muhakeme de uygulanmaz. Buna karşılık basit yargılama usulü uygulanabilir; kamu davasının açılmasının ertelenmesi ise CMK m.171/6-b uyarınca uygulanmaz.

Memur hakkında görevi kötüye kullanma şikâyetinde soruşturma izni gerekir mi?

Evet. Asli ve sürekli görevdeki memurlar ve kamu görevlileri hakkında 4483 sayılı Kanun uyarınca ilçede kaymakamdan, ilde validen, belediye başkanları için İçişleri Bakanından soruşturma izni alınır. Merci 30 gün, zorunlu hâllerde 15 gün daha içinde karar verir. İzin yoksa mahkeme durma kararı vermelidir; izinsiz kurulan hüküm Yargıtay 5. Ceza Dairesi 2021/9502 E., 2024/4631 K. sayılı kararında olduğu gibi bozulur.

Soruşturma izni verilmemesine itiraz edilebilir mi?

Evet. 4483 sayılı Kanun’un 9’uncu maddesine göre soruşturma izni verilmemesine karşı şikâyetçi ve Cumhuriyet başsavcılığı, kararın tebliğinden itibaren 10 gün içinde itiraz edebilir. İtirazı bölge idare mahkemesi, belediye başkanları ve Cumhurbaşkanı kararıyla atananlar bakımından Danıştay İkinci Dairesi en geç 3 ay içinde inceler ve verilen karar kesindir.

Görevi kötüye kullanma suçunda zamanaşımı kaç yıldır?

Görevi kötüye kullanma suçunda dava zamanaşımı her iki fıkra bakımından TCK m.66/1-e uyarınca 8 yıldır ve kesme işlemleriyle en fazla 12 yıla uzar. Yargıtay 5. Ceza Dairesi 2021/3018 E., 2024/10512 K. sayılı kararında 8 yıllık sürenin dolması nedeniyle kamu davaları düşürülmüştür.

Görevi kötüye kullanma cezası paraya çevrilebilir mi?

Evet, verilen ceza 1 yıl veya daha az ise TCK m.50/1 uyarınca adli para cezasına çevrilebilir. TCK m.257/2’nin üst sınırı 1 yıl olduğundan ihmali görevi kötüye kullanma cezası her zaman çevrilebilir niteliktedir. Örneğin 5 ay hapis, günlüğü 20 TL’den 150 gün yani 3.000 TL adli para cezasına çevrilebilir.

Görevi kötüye kullanma suçunda HAGB verilir mi?

Evet, hükmedilen ceza 2 yıl veya daha az olduğundan koşulları varsa HAGB verilebilir. Zararın giderilmesi şartı yalnızca somut ve belirlenebilir maddi zarar için aranır; Yargıtay 5. Ceza Dairesi 2024/4804 E., 2025/7452 K. sayılı kararına göre genel bir “kamu zararı giderilmedi” gerekçesi yeterli değildir. 7589 sayılı Kanun’la HAGB kararına karşı istinaf yolu açılmıştır.

Görevi kötüye kullanmadan mahkûm olan memur görevinden atılır mı?

Görevi kötüye kullanma, 657 sayılı Kanun’un 48/A-5 maddesinde sayılan ve cezanın süresine bakılmaksızın memuriyete engel olan suçlar arasında değildir. Memuriyete engel durum, kasten işlenen bu suçtan 1 yıl veya daha fazla hapis cezası verilmesi hâlinde doğar. HAGB kararı ve 1 yıldan az cezalar bu bakımdan kural olarak engel değildir; ancak disiplin süreci ayrıca işler.

Avukat görevi kötüye kullanma suçunu işleyebilir mi?

Evet. Avukat, avukatlık görevi kapsamında kamu görevlisi sayılır. Yargıtay 5. Ceza Dairesi 2024/6355 E., 2026/2242 K. sayılı kararında, görevsizlik kararından sonra dosyayı süresinde görevli mahkemeye göndermeyerek davanın açılmamış sayılmasına neden olan ve müvekkilini yanıltan avukatın eylemi icrai görevi kötüye kullanma sayılmıştır. Avukatlar hakkında soruşturma Adalet Bakanlığı iznine bağlıdır ve dava ağır ceza mahkemesinde görülür.

Hâkimin kararı geç yazması görevi kötüye kullanma suçu mu?

Kasıtlı ve makul olmayan gecikme kişilerin mağduriyetine yol açarsa suç oluşabilir. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 2014/69 E., 2015/192 K. sayılı kararında, 813 dosyanın gerekçeli kararını 14 aya varan gecikmelerle yazan iş mahkemesi hâkiminin zincirleme biçimde ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan mahkûmiyeti onanmıştır.

İstanbul’un Bahçelievler ilçesinde, Bakırköy Adliyesi’ne yakın konumda yer alan Avukat Sinan Karabacak dava takibi ve hukuki danışmanlık hizmeti vermektedir. Bir kamu görevlisinin işlemi veya ihmali nedeniyle mağdur olduysanız ya da görevi kötüye kullanma suçlamasıyla şüpheli veya sanık sıfatıyla bir soruşturma veya kovuşturmayla karşı karşıyaysanız, süreç hakkında bilgi almak için kamu görevlilerinin yargılanmasında ceza avukatı desteği sayfasını inceleyebilirsiniz.

Av. Sinan Karabacak Cep Tel: +90 535 671 88 95

Yasal Uyarı: Bu makale Av. Sinan Karabacak tarafından, yalnızca genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmış olup hukuki tavsiye niteliği taşımamaktadır. Her dava kendine özgü koşullar içermektedir. Hukuki danışmanlık için lütfen iletişime geçiniz.

Avukat Sinan Karabacak

Avukat Sinan Karabacak

Avukat · İstanbul Barosu, Sicil No: 52130, Doğrulama

İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi'nden 2014'te mezun oldu. İstanbul Barosu'na bağlı avukatlık yapmaktadır. Enerji hukukundaki önceki deneyimleri nedeniyle başta kaçak elektrik ve voltaj dengesizliği davaları olmak üzere ceza hukuku, aile hukuku ve iş hukuku gibi alanlarda hukuki danışmanlık ve dava takibi hizmeti vermektedir.

Hakkımızda →LinkedIn →

Benzer Yazılar

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir