İçindekiler
Hükümlü veya tutuklunun kaçması suçu, tutukevinden, ceza infaz kurumundan veya gözetimi altında bulunduğu görevlilerin elinden kaçan tutuklu ya da hükümlünün cezalandırıldığı suç tipidir ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu‘nun 292’nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 6 aydan 1 yıla kadar hapis cezası öngörür; kanunda bu suç için adli para cezası öngörülmemiştir. Kaçma cebir veya tehdit kullanılarak gerçekleştirilirse ceza 1 yıldan 3 yıla kadar hapis olur; suç silahlı olarak ya da birden çok tutuklu veya hükümlü tarafından birlikte işlenirse bu cezalar bir katına kadar artırılır.
Uygulamada “firar suçu” olarak bilinen bu suç, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 97’nci maddesi uyarınca izinden dönmeyen veya 2 günden fazla geç dönen hükümlüler ile 105/A maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca denetimli serbestlik yükümlülüklerini ihlal edip 2 gün içinde teslim olmayan hükümlüler hakkında da uygulanır. Kaçtıktan sonra kendiliğinden teslim olan kişinin cezası TCK m.293 uyarınca kaçma süresine göre altıda beşinden altıda birine kadar indirilir; kaçma süresi 6 ayı geçerse indirim yapılmaz. Dava zamanaşımı temel hâlde 8 yıldır.
Hükümlü veya tutuklunun kaçması suçu, Türk Ceza Kanunu’nun “Adliyeye Karşı Suçlar” bölümünde suçluyu kayırma ve suç delillerini yok etme suçlarıyla birlikte düzenlenmiştir. Yargıtay Ceza Genel Kurulu 2023/506 E., 2025/195 K. sayılı ve 30.04.2025 tarihli kararı, bu suçla devletin adli yargı fonksiyonlarını yerine getirebilmesinin ve ceza infaz sisteminin etkin biçimde işlemesinin amaçlandığını belirtmiştir.
Suç şikâyete bağlı değildir; uzlaştırma, önödeme ve seri muhakeme kapsamında değildir. Bu yazıda gözaltındaki kişinin kaçmasının suç olup olmadığı, açık cezaevinden firar, izinden dönmeme, Covid izni sonrası dönmeme, denetimli serbestlikte teslim olmama ve ihtar şartı, tazyik hapsindeki kişinin durumu, cebirle kaçma, etkin pişmanlık oranları, ceza hesabı, disiplin cezası ve zamanaşımı güncel Yargıtay kararları ışığında incelenmektedir. Somut olayınızın değerlendirilmesi için bir avukata danışmanız önerilir.
Kanun metninin resmi kaynağı: 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu, mevzuat.gov.tr
Yargıtay Kararları Işığında Hükümlü veya Tutuklunun Kaçması Suçunun Oluşması İçin Gerekli Şartlar
Hükümlü veya tutuklunun kaçması suçunun oluşması için içtihatlarla Yargıtay tarafından bazı kriterler ortaya konulmuştur. Yargıtay Ceza Genel Kurulu 2014/203 E., 2014/420 K. sayılı ve 14.10.2014 tarihli kararı, Yargıtay Ceza Genel Kurulu 2023/506 E., 2025/195 K. sayılı ve 30.04.2025 tarihli kararı ve Yargıtay Ceza Genel Kurulu 2023/232 E., 2025/607 K. sayılı ve 24.12.2025 tarihli kararı esas alındığında, maddeler hâlinde saymak gerekirse hükümlü veya tutuklunun kaçması suçunun (TCK m.292/1) oluşması için;
- Failin kaçma anında tutuklu veya hükümlü statüsünde olması; hakkında tutuklama kararı verilmiş veya kesinleşmiş ve infazı gereken bir mahkûmiyet hükmü bulunması,
- Failin tutukevinde, ceza infaz kurumunda veya görevlilerin gözetimi altında bulunması; yalnızca gözaltına alınmış kişi bu suçun faili olamaz,
- Failin kurumun sınırlarını terk etmesi ya da gözetimi altında bulunduğu görevlinin fiili egemenlik alanından kurtulması,
- İzinli hükümlüde izin bitiminden itibaren 2 günden fazla sürenin geçmesi; denetimli serbestlikteki hükümlüde ise müracaat veya teslim için öngörülen 2 günlük sürenin dolması,
- Teslim yükümlülüğünün, süresi ve sonucu hakkında ihtar içerecek şekilde usulüne uygun bildirilmiş olması,
- Failin kaçtığını bilerek ve isteyerek hareket etmesi; hastalık, salgın hastalık, doğal afet gibi dönüşü imkânsız kılan bir zorunluluğun bulunmaması
gerekmektedir. Bu şartlardan biri eksikse eylem TCK m.292’deki suçu oluşturmaz; somut olayın özelliğine göre yalnızca disiplin cezası uygulanır, görevi yaptırmamak için direnme suçu gündeme gelir veya beraat kararı verilir. Bu ayrımlar aşağıda tablolarla gösterilmiştir.
A- TCK 292 ve 293 Madde Metninin İncelenmesi
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 292’nci maddesi bugün beş fıkradan oluşur; altıncı fıkra 29.06.2005 tarihli ve 5377 sayılı Kanun’un 33’üncü maddesiyle yürürlükten kaldırılmıştır. Etkin pişmanlık ise ayrı bir madde olarak TCK m.293’te düzenlenmiştir:
Hükümlü veya tutuklunun kaçması
Madde 292- (1) Tutukevinden, ceza infaz kurumundan veya gözetimi altında bulunduğu görevlilerin elinden kaçan tutuklu veya hükümlü hakkında altı aydan bir yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.
(2) Bu suçun, cebir veya tehdit kullanılarak işlenmesi halinde, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.
(3) Bu suçun, silahlı olarak ya da birden çok tutuklu veya hükümlü tarafından birlikte işlenmesi halinde, yukarıdaki fıkralara göre verilecek ceza bir katına kadar artırılır.
(4) Bu suçun işlenmesi sırasında kasten yaralama suçunun neticesi sebebiyle ağırlaşmış hallerinin veya kasten öldürme suçunun gerçekleşmesi ya da eşyaya zarar verilmesi durumunda, ayrıca bu suçlara ilişkin hükümlere göre cezaya hükmolunur.
(5) Bu maddede yazılı hükümler, ceza infaz kurumu dışında çalıştırılan hükümlüler ile hapis cezası adlî para cezasından çevrilmiş olanlar hakkında da uygulanır.
(6) (Mülga: 29/6/2005 – 5377/33 md.)
Etkin pişmanlık
Madde 293- (1) (…) tutuklu veya hükümlünün, kaçtıktan sonra etkin pişmanlık göstererek kendiliğinden teslim olması halinde, kaçtığı günden itibaren teslimin gerçekleştiği güne kadar geçen süre dikkate alınarak, verilecek cezanın altıda beşinden altıda birine kadarı indirilir. Ancak, kaçma süresinin altı ayı geçmesi halinde cezada indirim yapılmaz.
1- Madde Fıkralarının Özeti
| Fıkra | Düzenleme | Yaptırım |
|---|---|---|
| 292/1 | Tutukevinden, ceza infaz kurumundan veya görevlilerin elinden kaçma | 6 ay-1 yıl hapis |
| 292/2 | Kaçmanın cebir veya tehdit kullanılarak gerçekleştirilmesi | 1-3 yıl hapis |
| 292/3 | Silahlı olarak veya birden çok tutuklu ya da hükümlü tarafından birlikte kaçma | Ceza bir katına kadar artırılır (üst sınır 292/1’de 2 yıl, 292/2’de 6 yıl) |
| 292/4 | Kaçma sırasında neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama, kasten öldürme veya eşyaya zarar | Bu suçlardan ayrıca ceza |
| 292/5 | İnfaz kurumu dışında çalıştırılan hükümlüler ve adli para cezasından çevrilen hapis | Madde hükümleri bunlara da uygulanır |
| 293 | Kaçtıktan sonra kendiliğinden teslim olma | Ceza 5/6’dan 1/6’ya kadar indirilir; kaçma 6 ayı geçerse indirim yok |
2- 5275 Sayılı Kanun’daki Yollama Hükümleri
Hükümlü veya tutuklunun kaçması suçunun uygulama alanını genişleten iki önemli yollama hükmü 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’da yer alır:
- 5275 m.97/1: İzinden dönmeyen veya iki günden fazla bir süre geçtikten sonra dönen hükümlüler hakkında TCK m.292 ve izleyen maddeler uygulanır; salgın hastalık, doğal afet, savaş veya seferberlik nedeniyle izinden dönemeyen veya geç dönen hükümlülere ceza verilmez,
- 5275 m.97/2: İzin süresini iki gün veya daha az bir süre geçiren hükümlüler hakkında yalnızca disiplin işlemi yapılır,
- 5275 m.97/3: İzinden dönmeyen, iki günden fazla geç dönen veya firar eden hükümlülere bir daha özel izin verilmez,
- 5275 m.105/A-8: Denetimli serbestlik müdürlüğüne müracaat etmesi gereken sürenin bitiminden itibaren iki gün geçmesine rağmen müracaat etmeyenler ile ceza infaz kurumuna iade kararına rağmen iki gün içinde en yakın Cumhuriyet başsavcılığına teslim olmayan hükümlüler hakkında TCK m.292 ve 293 uygulanır.
B- Hükümlü veya Tutuklunun Kaçması Suçunun Unsurları
1- Korunan Hukuki Değer
Hükümlü veya tutuklunun kaçması suçunda korunan hukuki değer, adliyenin işleyişi ve özellikle tutuklama kararları ile mahkûmiyet hükümlerinin etkin biçimde yerine getirilmesidir. Yargıtay Ceza Genel Kurulu 2023/506 E., 2025/195 K. sayılı ve 30.04.2025 tarihli kararı, kanun koyucunun bu suçu devletin adli yargı fonksiyonlarını yerine getirebilmesi ve ceza infaz sisteminin etkin biçimde işlemesi amacıyla düzenlediğini, Anayasa Mahkemesinin 27.12.2018 tarihli kararında da bu amaca değinildiğini belirtmiştir. Suçun belirli bir mağduru yoktur; mağdur toplumdur.
2- Fail: Özgü Suç Niteliği
Hükümlü veya tutuklunun kaçması, yalnızca tutuklu veya hükümlü sıfatını taşıyan kişilerin işleyebileceği bir özgü suçtur. Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2021/162 E., 2021/13162 K. sayılı ve 27.04.2021 tarihli kararı, failin Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 101’inci maddesi uyarınca hakkında tutuklama kararı verilmiş ya da hakkında kesinleşmiş bir mahkûmiyet hükmü bulunan kişi olması gerektiğini, bu suçun yalnızca durum ve sıfatı kanundaki tanıma uyan kişilerce işlenebileceğini belirtmiştir.
“Hükümlü” kavramı yalnızca bir suçtan dolayı hapis cezası çekenleri kapsamaz. Yargıtay Ceza Genel Kurulu 2023/506 E., 2025/195 K. sayılı ve 30.04.2025 tarihli kararı, 765 sayılı eski Türk Ceza Kanunu’nda ve tasarıda yer alan “bir suçtan dolayı” ibaresinin TBMM Genel Kurulunda madde metninden çıkarıldığını, TCK m.292/5’in sınırlayıcı değil duraksamaları gidermeye yönelik bir hüküm olduğunu belirtmiş ve İcra ve İflas Kanunu’nun 340’ıncı maddesi uyarınca tazyik hapsini çekerken açık cezaevinden izne çıkıp dönmeyen kişinin hükümlü statüsünde olduğunu kabul etmiştir. Bu konu aşağıda ayrı başlıkta ele alınmıştır.
3- Hareket: “Kaçmak” Ne Demektir?
Suçun hareketi kaçmaktır. Yargıtay Ceza Genel Kurulu 2014/203 E., 2014/420 K. sayılı ve 14.10.2014 tarihli kararı, kaçmanın bulunulan kurumun sınırlarını terk etmek ya da gözetimi altında bulunulan görevlinin fiili egemenlik alanından kurtulmak anlamına geldiğini ve bu durumun görevlilerce tutulan tutanak ve resmi kurum yazılarıyla ispat edilebileceğini belirtmiştir. Kanun kaçmanın gerçekleşebileceği üç yer veya durum sayar:
- Tutukevinden kaçma,
- Kapalı veya açık ceza infaz kurumundan kaçma,
- Hastaneye, adliyeye veya başka bir kuruma nakil sırasında olduğu gibi, gözetimi altında bulunulan görevlilerin elinden kaçma.
Kanuni yollama hükümleri sayesinde izinden dönmemek, denetimli serbestlik müdürlüğüne müracaat etmemek ve iade kararına rağmen teslim olmamak gibi ihmali davranışlar da bu suçun kapsamına girer. Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2019/14615 E., 2021/9456 K. sayılı ve 13.04.2021 tarihli kararına konu olayda, tedavi amacıyla jandarma nezaretinde hastaneye götürülen hükümlünün görevlilere cebir kullanarak kaçması, izinden dönmeme değil doğrudan görevlilerin elinden kaçma olarak değerlendirilmiş ve mahkûmiyet onanmıştır.
4- Manevi Unsur: Kast ve İhtar Şartı
Hükümlü veya tutuklunun kaçması suçu ancak kasten işlenebilir; özel bir amaç aranmaz. Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2021/16043 E., 2023/265 K. sayılı ve 31.01.2023 tarihli kararı, bu suçun genel kastla işlenen bir suç olduğunu belirtmiştir. Kaçmanın taksirle işlenmesi mümkün değildir.
İhmali davranışla işlenen hâllerde kastın varlığı, kişinin teslim yükümlülüğünden haberdar edilip edilmediğine bağlıdır. Yargıtay Ceza Genel Kurulu 2023/232 E., 2025/607 K. sayılı ve 24.12.2025 tarihli kararı, kapalı ceza infaz kurumuna iade kararında ve bu kararın tebliğine ilişkin mazbatada hükümlünün iki gün içinde en yakın Cumhuriyet başsavcılığına teslim olması gerektiği ile süresinde teslim olmamasının hukuki sonuçlarını içeren bir ihtar bulunmadığında, karmaşık ve sürekli değişen infaz mevzuatı karşısında hükümlünün kasıtlı hareket ettiğinden söz edilemeyeceğini ve suçun unsurlarının oluşmadığını kabul etmiştir. Bu kararda kanunilik ilkesi, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 7’nci maddesi ve öngörülebilirlik ölçütü esas alınmıştır; karar oy çokluğuyla verilmiş, yedi üye karşı oy kullanmıştır.
C- Gözaltı, Yakalama, Tutuklama: Kim Kaçarsa Suç Oluşur?
Uygulamada en sık karıştırılan konu, gözaltındaki veya yakalanmış kişinin kaçmasının bu suçu oluşturup oluşturmadığıdır. Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2018/4356 E., 2018/6455 K. sayılı ve 05.06.2018 tarihli kararında da vurgulandığı üzere belirleyici olan, kaçma anında kişi hakkında tutuklama kararı veya infazı gereken kesinleşmiş bir mahkûmiyet hükmü bulunup bulunmadığıdır.
1- Gözaltındaki Şüphelinin Kaçması Suç Değildir
Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2017/6489 E., 2017/12253 K. sayılı ve 02.11.2017 tarihli kararı, hakkında tutuklama veya hükümlülük kararı verilip hükmün infazı için yakalama kararı çıkarılmayan ya da hapis cezasının infazına başlanmayan kişilerin TCK m.292’deki suçun faili olamayacağını belirterek, göçmen kaçakçılığı şüphesiyle yakalanıp işlemleri yapılırken karakoldan kaçan sanık hakkındaki mahkûmiyeti bozmuştur.
Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2023/4970 E., 2024/1304 K. sayılı ve 14.02.2024 tarihli kararı da gözaltından çıkış raporu için getirildiği hastanenin acil servisinden kaçan ve henüz hakkında tutuklama kararı bulunmayan sanığın beraati gerektiğini kabul etmiştir.
Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2014/32797 E., 2014/27811 K. sayılı ve 25.11.2014 tarihli kararına konu olayda sanık, adli muayene için götürüldüğü hastaneden kaçtıktan sonra yakalanıp ertesi gün tutuklanmış; Daire, kaçma anında tutuklama kararı bulunmadığından suçun oluşmadığına karar vermiştir.
Gözaltındaki kişinin kaçması cezasız kalabilir ancak kaçarken görevlilere karşı güç kullanılırsa başka bir suç gündeme gelir. Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2018/4356 E., 2018/6455 K. sayılı ve 05.06.2018 tarihli kararı, gözaltı kararı üzerine nezarethaneye götürülürken kaçan sanığın eyleminin TCK m.292’yi değil, TCK m.265/1’deki görevi yaptırmamak için direnme suçunu oluşturduğunu belirtmiştir. Ayrıca gözaltındaki kişinin kaçmasını sağlayan üçüncü kişi, gözaltındaki kişinin kendisi cezasız kalsa bile TCK m.294/1 uyarınca kaçmaya imkân sağlama suçundan sorumludur.
2- Kesin Hükümden Yakalanan Kişinin Kaçması Suçtur
Kesinleşmiş bir mahkûmiyet hükmünün infazı için yakalanan kişi, henüz ceza infaz kurumuna girmemiş olsa bile görevlilerin gözetimi altına girdiği anda bu suçun faili olabilir.
Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2017/19790 E., 2017/14877 K. sayılı ve 21.12.2017 tarihli kararı, kesinleşmiş mahkûmiyet hükmü nedeniyle yakalama kararı bulunan, yakalandıktan sonra işlemler için Cumhuriyet başsavcılığına getirilen ve araçtan inerken kaçan sanığın gözetim altında bulunduğunu ve suçun oluştuğunu kabul etmiştir.
Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2020/3351 E., 2021/17447 K. sayılı ve 13.09.2021 tarihli kararına konu olayda da kesinleşmiş ilamlardan yakalanıp polis nezaretinde adliyeye getirilirken kaçan kişi bu suçtan mahkûm edilmiştir.
Buna karşılık henüz yakalanmamış kişinin kaçması suç değildir. Yargıtay 16. Ceza Dairesi 2016/2710 E., 2016/5518 K. sayılı ve 03.11.2016 tarihli kararı, hakkında kesinleşmiş mahkûmiyet hükmü nedeniyle yakalama kararı bulunan sanığın evine gelen kolluk görevlilerine yakalanmadan kaçmasının bu suçu oluşturmadığını belirtmiştir.
Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2017/21526 E., 2018/122 K. sayılı ve 09.01.2018 tarihli kararı da savunmasının alınması için hakkında yakalama emri çıkarılan sanığın kolluk görevlilerinin elinden kaçmasının bu suçu oluşturmadığını kabul etmiştir.
3- Kaçma Anındaki Statüye Göre Özet
| Kaçan kişinin durumu | TCK 292 oluşur mu? | Dayanak |
|---|---|---|
| Gözaltındaki şüpheli (karakol, nezarethane, hastane) | Hayır | Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2017/6489 E., 2017/12253 K. sayılı ve 02.11.2017 tarihli kararı |
| Gözaltından çıkarılıp adliyeye getirilirken polis aracından kaçan şüpheli | Hayır | Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2021/162 E., 2021/13162 K. sayılı ve 27.04.2021 tarihli kararı |
| Savunması için yakalama emri çıkarılan sanık | Hayır | Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2017/21526 E., 2018/122 K. sayılı ve 09.01.2018 tarihli kararı |
| Kesin hükümden aranan, evine gelen polisten yakalanmadan kaçan kişi | Hayır | Yargıtay 16. Ceza Dairesi 2016/2710 E., 2016/5518 K. sayılı ve 03.11.2016 tarihli kararı |
| Kesin hükümden yakalanıp savcılığa getirilirken kaçan hükümlü | Evet | Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2017/19790 E., 2017/14877 K. sayılı ve 21.12.2017 tarihli kararı |
| Tutuklu veya hükümlünün hastaneden, adliyeden veya nakil aracından kaçması | Evet | Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2019/14615 E., 2021/9456 K. sayılı ve 13.04.2021 tarihli kararı |
| Tazyik hapsini çekerken açık cezaevinden kaçan kişi | Evet | Yargıtay Ceza Genel Kurulu 2017/1121 E., 2020/519 K. sayılı ve 15.12.2020 tarihli kararı |
Kişinin hükümlü veya tutuklu olduğu belgeyle kesin olarak ortaya konulmalıdır. Yargıtay 16. Ceza Dairesi 2016/6515 E., 2016/6577 K. sayılı ve 05.12.2016 tarihli kararı, yaralı olarak yakalanıp hastanede polis nezaretinde bulunduğu sırada kaçan sanığın suç tarihinde tutuklu veya hükümlü olup olmadığının duraksamaya yer bırakmayacak şekilde belirlenmesi gerektiğini belirterek hükmü bozmuştur.
Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2018/3504 E., 2018/8174 K. sayılı ve 04.07.2018 tarihli kararı da hastanede doktor odasından kaçan sanığın arandığı dosyanın kesinleşmiş bir ilamın infazına ilişkin olup olmadığının araştırılmasını istemiştir.
Adli kontrol kapsamında konutu terk etmeme veya elektronik izleme yükümlülüğü altındaki kişi tutuklu değildir. Bu nedenle adli kontrol yükümlülüklerinin ihlali kanun metni ve özgü suç ilkesi gereği TCK m.292’yi oluşturmaz; ihlalin sonucu CMK m.112 uyarınca tutuklama kararı verilmesi olabilir.
D- Açık Cezaevinden Firar ve Sayımda Bulunmamak
Açık ceza infaz kurumları 5275 sayılı Kanun’un 14’üncü maddesi uyarınca firara karşı engelleri ve dış güvenlik görevlisi bulunmayan, güvenliği kurum görevlilerinin gözetim ve denetimi ile sağlanan kurumlardır. Kurumun güvenlik önlemlerinin zayıf olması kaçma suçunu ortadan kaldırmaz.
Yargıtay 9. Ceza Dairesi 2014/1521 E., 2014/4715 K. sayılı ve 14.04.2014 tarihli kararı, açık cezaevinden firar eden sanık hakkında uygulama maddesinin doğrudan TCK m.292/1 olarak gösterilmesi gerektiğini belirtmiştir.
1- Sayımda Bulunmamak Tek Başına Yeterli mi?
Yargıtay Ceza Genel Kurulu 2014/203 E., 2014/420 K. sayılı ve 14.10.2014 tarihli kararında, açık cezaevinde saat 18.30’daki sayımda bulunmayan, ancak saat 20.30’daki sayıma katılan hükümlünün “banyodaydım” savunması incelenmiştir. Görevliler sayımda yok yazılan hükümlüyü mücavir alanlar, odalar, yemekhane, banyo ve kütüphanede aradıklarını beyan etmiş; Genel Kurul, açık kurumların zayıf güvenlik sistemleri nedeniyle sınırların rahatlıkla terk edilebileceğini de gözeterek sanığın kurum sınırları dışına çıktığını ve sonra kendiliğinden döndüğünü kabul etmiştir. Sanığa TCK m.292/1 ve 293/1 uyarınca 1 ay hapis cezası verilmiş, karar oy çokluğuyla onanmıştır. Karşı oy yazan üç üye ise yalnızca sayımda bulunmamanın disiplin cezasını gerektirebileceğini, kurum dışına çıkıldığı ispatlanmadıkça suçun oluşmayacağını savunmuştur.
Bu karardan çıkan sonuç şudur: Sayımda bulunmamak suçun kendisi değil, kurumun terk edildiğine dair bir delildir. Kişinin kurum sınırları içinde olduğu ciddi delillerle gösterilebiliyorsa eylem yalnızca disiplin konusu olabilir.
2- Çocuk Eğitimevinden Firar
Yargıtay Ceza Genel Kurulu 2021/423 E., 2023/121 K. sayılı ve 01.03.2023 tarihli kararına konu olayda, çocuk eğitimevinde hükümlü olarak bulunan suça sürüklenen çocuk iki hükümlüyle birlikte spor salonunun arkasındaki tel örgülerden atlayarak firar etmiş, iki gün sonra polise teslim olmuştur. Çocuk mahkemesi TCK m.292/1, 292/3, 293/1, 31/3 ve 62 uyarınca 25 gün hapis cezası vermiş; Genel Kurul, çocuğun daha önce hapis cezasına mahkûm edilmiş olması nedeniyle TCK m.50/3’teki zorunlu çevirmenin uygulanamayacağını, sabıka kaydına dayanan takdirin yeterli gerekçe olduğunu kabul ederek hükmü onamıştır.
E- İzinden Dönmeme veya Geç Dönme (5275 m.97)
İzinden dönmemek, uygulamada hükümlü veya tutuklunun kaçması suçunun en sık görülen biçimidir. 5275 sayılı Kanun’un 97’nci maddesine göre izin süresinin bitiminden itibaren iki günden fazla süre geçmesine rağmen dönmeyen veya iki günden sonra dönen hükümlü bu suçtan sorumlu tutulur; iki gün veya daha az geciken hükümlüye yalnızca disiplin cezası verilir.
1- İki Günlük Süre ve Disiplin Sınırı
| Gecikme süresi | Sonuç | Dayanak |
|---|---|---|
| İzin bitiminden itibaren 2 gün veya daha az | Yalnızca disiplin cezası (1-10 gün hücreye koyma) | 5275 m.97/2 ve m.44/2-l |
| 2 günden fazla gecikme veya hiç dönmeme | TCK 292/1 (6 ay-1 yıl hapis) + firar disiplini | 5275 m.97/1 ve m.44/3-ı |
| Salgın hastalık, doğal afet, savaş veya seferberlik nedeniyle dönememe | Ceza verilmez | 5275 m.97/1, 2. cümle |
| Hastalık nedeniyle 2 gün dolmadan hastaneye yatış | Suç oluşmaz | Yargıtay 16. Ceza Dairesi 2016/1218 E., 2016/974 K. sayılı kararı |
Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2021/16043 E., 2023/265 K. sayılı ve 31.01.2023 tarihli kararı, izinden dönmeme suçunda uygulama maddesinin “5275 sayılı Kanun’un 97’nci maddesinin birinci fıkrası delaletiyle TCK m.292/1” olarak gösterilmesi gerektiğini belirtmiştir.
2- Hastalık ve Zorunluluk Hâli
Yargıtay 16. Ceza Dairesi 2016/1218 E., 2016/974 K. sayılı ve 23.02.2016 tarihli kararına konu olayda, açık cezaevinden 7 günlük idari izne ayrılan hükümlü iznin bittiği 31.10.2012 tarihinden itibaren iki gün dolmadan 02.11.2012 tarihinde tedavi için hastaneye yatırılmıştır. Daire, hastalık nedeniyle dönüşün imkânsız hâle geldiğini belirterek verilen 5 aylık mahkûmiyeti kanun yararına bozmuştur. Hastalık veya zorunlu bir neden dönüşü imkânsız hâle getirirse hükümlünün izin belgesiyle bulunduğu yer Cumhuriyet başsavcılığına başvurması gerekir. Bu durum TCK’daki zorunluluk hâli düşüncesiyle de uyumludur.
Ailevi zorluklar ise kural olarak mazeret sayılmaz. Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2022/5103 E., 2023/457 K. sayılı ve 13.02.2023 tarihli kararında, 6 günlük izinden çocuklarına bakacak kimse olmadığı için dönmediğini savunan hükümlünün mahkûmiyeti onanmıştır.
3- Covid-19 İzni Sonrası Dönmeme
Covid-19 salgını döneminde 5275 sayılı Kanun’un geçici 9’uncu maddesinin beşinci fıkrası uyarınca açık ceza infaz kurumlarındaki hükümlüler ile denetimli serbestlikten yararlanan bazı hükümlüler izinli sayılmış, geçici 10’uncu maddenin birinci fıkrası ise 31.07.2023 tarihinde izinde bulunan hükümlülerin izin bitimini takip eden on beş gün içinde kurumlarına dönmesini zorunlu kılmıştır. Bu nedenle pek çok hükümlü hakkında 15.08.2023 tarihinden sonra dönmediği gerekçesiyle dava açılmıştır.
Yargıtay’ın bu dosyalardaki ölçütü, hükümlünün dönüş yükümlülüğü ve sonucu hakkında bilgilendirilip bilgilendirilmediğidir:
- İzin belgesinde iki gün içinde teslim olunması gerektiği ve aksi hâlde TCK m.292’nin uygulanacağı ihtarı yoksa ve ayrıca bir tebligat yapılmamışsa suçun unsurları oluşmaz; Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2024/23488 E., 2025/3981 K. sayılı ve 15.05.2025 tarihli kararı ile Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2025/11179 E., 2026/1069 K. sayılı ve 22.01.2026 tarihli kararı bu gerekçeyle mahkûmiyetleri kanun yararına bozmuştur,
- İzin belgesi, kurumun gönderdiği kısa mesajlar ve sanığın savunması birlikte hükümlünün bilgilendirildiğini gösteriyorsa suç oluşur; Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2025/2152 E., 2025/8448 K. sayılı ve 05.11.2025 tarihli kararı bu delillere dayanan 5 aylık mahkûmiyeti onamıştır,
- Dönüş tarihinin kanunla belirlenip Resmî Gazete’de yayımlanmasını yeterli gören bölge adliye mahkemesi kararlarının onandığı örnekler de bulunduğundan, Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2024/24687 E., 2025/8510 K. sayılı ve 06.11.2025 tarihli kararında olduğu gibi, her dosyada izin belgesinin ve bildirimlerin içeriği ayrıca incelenmelidir.
F- Denetimli Serbestlikte Müracaat Etmeme ve Teslim Olmama (5275 m.105/A-8)
Cezasının koşullu salıverilme tarihine kadar olan kısmı denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak infaz edilen hükümlü iki durumda hükümlü veya tutuklunun kaçması suçundan sorumlu tutulur: Ceza infaz kurumundan ayrıldıktan sonra beş gün içinde denetimli serbestlik müdürlüğüne müracaat etmesi gerekirken bu sürenin bitiminden itibaren iki gün geçtiği hâlde müracaat etmezse veya yükümlülüklerini ihlal ettiği için ceza infaz kurumuna iadesine karar verildiği hâlde iki gün içinde en yakın Cumhuriyet başsavcılığına teslim olmazsa.
1- İhtar Şartı: Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 2025 Tarihli Kararı
Yargıtay Ceza Genel Kurulu 2023/232 E., 2025/607 K. sayılı ve 24.12.2025 tarihli kararına konu olayda, denetim planına uymadığı için kapalı ceza infaz kurumuna iadesine karar verilen hükümlüye karar, bilinen en son adresi yerine doğrudan adres kayıt sistemindeki adresine Tebligat Kanunu’nun 21/2’nci maddesi uyarınca tebliğ edilmiş; ne kararda ne de tebligat mazbatasında iki gün içinde teslim olma yükümlülüğüne ve sonucuna dair bir ihtar bulunmamıştır. Genel Kurul tebligatın usulsüz olduğunu, sanığın eşinin cezaevinden çıktığı tarihte kararı öğrendiğinin kabulüyle tebliğin geçerli hâle geldiğini, ancak ihtar bulunmadığından sanığın kasıtlı hareket ettiğinden söz edilemeyeceğini belirterek 8 ay 10 günlük mahkûmiyeti bozmuştur.
Bu karar uyarınca denetimli serbestlik ve iade dosyalarında şu noktalar incelenmelidir:
- İade kararının hükümlüye usulüne uygun biçimde tebliğ edilip edilmediği; tebligatın önce bilinen en son adrese yapılıp yapılmadığı,
- Kararda veya tebligat evrakında iki gün içinde en yakın Cumhuriyet başsavcılığına teslim olma yükümlülüğünün yazıp yazmadığı,
- Süresinde teslim olmamanın TCK m.292 ve 293 uyarınca cezalandırmaya yol açacağı ihtarının yapılıp yapılmadığı,
- Hükümlünün tebliği gerçekte hangi tarihte öğrendiği.
2- İki Günlük Sürenin Hesabı ve Tatil Günleri
Yargıtay Ceza Genel Kurulu 2014/352 E., 2017/243 K. sayılı ve 18.04.2017 tarihli kararına konu olayda, kapalıya iade kararı ihtarlı olarak 29.03.2013 cuma günü tebliğ edilmiş, hükümlü 01.04.2013 pazartesi günü adliyede yakalanmıştır. Genel Kurul, pazar günü dolacak iki günlük sürenin CMK m.39/4 uyarınca tatilin ertesi günü olan pazartesiye uzadığını ve hükümlünün süre dolmadan yakalandığını belirterek suçun oluşmadığına oy birliğiyle karar vermiştir. Aynı kararda iade kararına itiraz edilmesinin CMK m.269 uyarınca kararın yerine getirilmesini durdurmadığı, bu nedenle kararın kesinleşmemiş olmasının tek başına suçu engellemediği de kabul edilmiştir.
G- Tazyik Hapsi ve Adli Para Cezasından Çevrilen Hapis
TCK m.292/5 uyarınca madde hükümleri ceza infaz kurumu dışında çalıştırılan hükümlüler ile hapis cezası adli para cezasından çevrilmiş olanlar hakkında da uygulanır. Ödenmeyen adli para cezası nedeniyle cezası hapse çevrilip infaz kurumuna alınan kişi kaçarsa bu suçtan sorumlu tutulur.
İcra ve İflas Kanunu kapsamındaki tazyik hapsi açısından Yargıtay Ceza Genel Kurulu iki kararla görüşünü netleştirmiştir:
- Yargıtay Ceza Genel Kurulu 2017/1121 E., 2020/519 K. sayılı ve 15.12.2020 tarihli kararı, borçlunun ödeme şartını ihlali nedeniyle İİK m.340 uyarınca verilen tazyik hapsini çekerken açık ceza infaz kurumunun nizamiye kapısından kaçan kişinin hükümlü sayıldığını ve suçun oluştuğunu oy çokluğuyla kabul etmiştir,
- Yargıtay Ceza Genel Kurulu 2023/506 E., 2025/195 K. sayılı ve 30.04.2025 tarihli kararı, tazyik hapsini çekerken açık cezaevinden özel izne çıkıp izin bitiminde dönmeyen kişi hakkında da aynı sonuca ulaşmış ve yerel mahkemenin beraat yönündeki direnme hükmünü bozmuştur.
Bu kararlar, nafaka borcu veya ödeme taahhüdünün ihlali gibi nedenlerle tazyik hapsine giren kişilerin firar etmeleri hâlinde ayrıca 6 aydan 1 yıla kadar hapis cezasıyla karşılaşabileceğini göstermektedir.
H- Nitelikli Hâller: Cebir, Tehdit, Silah ve Birlikte Kaçma
1- Cebir veya Tehdit Kullanarak Kaçma (TCK 292/2)
Kaçmanın görevlilere veya başkalarına cebir ya da tehdit uygulanarak gerçekleştirilmesi hâlinde ceza 1 yıldan 3 yıla kadar hapistir. Bu fıkra bağımsız bir suç tipi gibi doğrudan uygulanır; önce 292/1’den temel ceza belirlenip artırım yapılmaz. Yargıtay 9. Ceza Dairesi 2012/5644 E., 2012/13262 K. sayılı ve 20.11.2012 tarihli kararı, temel cezanın tayininde 292/1 yerine doğrudan 292/2’nin uygulanması gerektiğini belirtmiştir.
Cebrin varlığı somut delillerle ortaya konulmalıdır. Yargıtay 16. Ceza Dairesi 2016/1355 E., 2016/3671 K. sayılı ve 02.06.2016 tarihli kararı, sanığın firara kalkıştığı sırada görevlilere cebir veya tehdit uyguladığına dair delil bulunmadığı hâlde 292/2 uygulanmasını bozma nedeni yapmıştır. Buna karşılık Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2017/8680 E., 2017/9520 K. sayılı ve 14.09.2017 tarihli kararı, sanığın ifadesi, görevlilerin beyanları ve mağdura ait doktor raporu ile cebir kullanıldığı anlaşılan olayda 292/2’nin uygulanması gerektiğini kabul etmiştir.
2- Silahlı veya Birlikte Kaçma (TCK 292/3)
Suçun silahlı olarak ya da birden çok tutuklu veya hükümlü tarafından birlikte işlenmesi hâlinde 292/1 veya 292/2’ye göre belirlenen ceza bir katına kadar artırılır. Yargıtay Ceza Genel Kurulu 2021/423 E., 2023/121 K. sayılı ve 01.03.2023 tarihli kararına konu olayda üç hükümlünün çocuk eğitimevinden birlikte firar etmesi nedeniyle TCK m.292/3 uygulanmıştır. Birlikte kaçma hâlinde artırım, her fail için ayrı ayrı uygulanır ve tüm hükümlülerin suçun nitelikli hâlini bilerek birlikte hareket etmesi gerekir.
I- Kaçma Sırasında İşlenen Diğer Suçlar (TCK 292/4) ve İçtima
TCK m.292/4, kaçma sırasında işlenen bazı suçlar için özel bir içtima kuralı öngörür. Bu hükme göre kaçma sırasında kasten yaralama suçunun neticesi sebebiyle ağırlaşmış hâlleri, kasten öldürme veya mala zarar verme gerçekleşirse fail ayrıca bu suçlardan da cezalandırılır. Örneğin kaçmak için koğuş parmaklıklarını kesen veya kurum duvarına zarar veren hükümlü, kaçma suçunun yanında mala zarar verme suçundan da sorumlu olur.
Basit nitelikteki cebir ise ayrı bir suç olarak değerlendirilmez; çünkü cebir zaten TCK m.292/2’nin unsurudur. Yargıtay 18. Ceza Dairesi 2017/7710 E., 2019/12573 K. sayılı ve 18.09.2019 tarihli kararı, ceza infaz kurumunda konuşmak bahanesiyle yanına geldiği infaz koruma memurunu itip düşüren ve tekme atarak kaçan hükümlünün eyleminin bir bütün hâlinde TCK m.292/2’deki suçu oluşturduğunu, ayrıca görevi yaptırmamak için direnme suçundan ceza verilmesinin fazla ceza tayini olduğunu belirterek hükmü bozmuştur. Bu yaklaşım suçların içtimaı kurallarının özel bir uygulamasıdır.
| Kaçma sırasında gerçekleşen ek fiil | Sonuç |
|---|---|
| Görevliyi itmek, tekme atmak gibi basit cebir | Yalnızca TCK 292/2; ayrıca direnme veya basit yaralama cezası verilmez |
| Neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama (kemik kırılması, hayati tehlike vb.) | TCK 292/2 ve ayrıca TCK 87 |
| Görevliyi veya başkasını öldürme | TCK 292/2 ve ayrıca kasten öldürme |
| Parmaklık, kapı, araç veya kurum eşyasına zarar | TCK 292 ve ayrıca mala zarar verme |
J- Etkin Pişmanlık: Kendiliğinden Teslim Olma (TCK 293)
TCK m.293 uyarınca tutuklu veya hükümlünün kaçtıktan sonra etkin pişmanlık göstererek kendiliğinden teslim olması hâlinde, kaçtığı günden teslim olduğu güne kadar geçen süre dikkate alınarak cezanın altıda beşinden altıda birine kadarı indirilir. Kaçma süresi 6 ayı geçerse indirim yapılmaz.
1- İndirimin Şartları
Yargıtay kararlarına göre TCK m.293 indiriminin uygulanması için şu şartlar aranır:
- Failin kaçtıktan sonra kendi iradesiyle teslim olması; kolluk tarafından yakalanan kişi bu indirimden yararlanamaz,
- Teslimin kaçma tarihinden itibaren 6 ay içinde gerçekleşmesi,
- Teslim merciinin ceza infaz kurumu olması şart değildir; polis merkezine veya Cumhuriyet başsavcılığına gidip teslim olmak da yeterlidir,
- İndirim oranının kaçma süresiyle orantılı belirlenmesi; kısa sürede teslim olan kişiye en yüksek oranın uygulanması.
Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2025/6433 E., 2025/7774 K. sayılı ve 16.10.2025 tarihli kararı, TCK m.293’te teslim olunacak merciin ceza infaz kurumu olması gerektiğine dair bir ibare bulunmadığını belirterek, izinden dönmeyip polis merkezine kendiliğinden gelen hükümlü hakkında indirim yapılmamasını kanun yararına bozmuştur. Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2025/14110 E., 2026/2016 K. sayılı ve 12.02.2026 tarihli kararı da denetimli serbestlikten iade kararı sonrası polislerin evine geldiğini öğrenince kolluğa giderek teslim olan hükümlü hakkında indirim yapılması gerektiğini kabul etmiştir.
2- Teslim mi Yakalanma mı? Araştırma Yükümlülüğü
Sanık kendiliğinden teslim olduğunu savunuyorsa mahkeme bu savunmayı araştırmak zorundadır. Yargıtay 9. Ceza Dairesi 2014/6633 E., 2015/207 K. sayılı ve 19.01.2015 tarihli kararı, nerede ve nasıl yakalandığına dair tutanak bulunmayan sanığın teslim savunması araştırılmadan, yalnızca infaz kurumunun yazısıyla yetinilerek indirim yapılmamasını bozma nedeni saymıştır. Buna karşılık Yargıtay 9. Ceza Dairesi 2014/5673 E., 2014/8314 K. sayılı ve 07.07.2014 tarihli kararı, teslim olduğuna dair hiçbir bilgi, belge veya savunma bulunmayan sanık hakkında araştırma yapılmasına gerek olmadığını kabul etmiştir.
3- Kaçma Süresine Göre İndirim Oranı
TCK m.293 indirim oranını hâkimin takdirine bırakmıştır; ancak Yargıtay bu takdirin orantılılık ilkesine uygun kullanılmasını denetlemektedir:
| Kaçma süresi | Yargıtay’ın kabul ettiği indirim | Dayanak |
|---|---|---|
| Aynı gün teslim | 5/6 olmalı; 3/6 fazla ceza | Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2017/16082 E., 2017/12604 K. sayılı ve 09.11.2017 tarihli kararı |
| 2 gün sonra teslim | 5/6 olmalı; 3/6 fazla ceza | Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2019/17 E., 2019/4850 K. sayılı ve 03.04.2019 tarihli kararı |
| 10 gün sonra teslim | 1/6 orantısız; daha yüksek oran gerekir | Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2017/13840 E., 2017/8914 K. sayılı ve 11.07.2017 tarihli kararı |
| 1 ay sonra teslim | 1/2 fazla ceza; makul ve hakkaniyete uygun oran gerekir | Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2019/10108 E., 2019/7353 K. sayılı ve 22.05.2019 tarihli kararı |
| 2 ay 6 gün sonra teslim | Kanun yararına bozmada 5/6 uygulandı | Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2020/3351 E., 2021/17447 K. sayılı ve 13.09.2021 tarihli kararı |
| 6 aydan fazla | İndirim yapılmaz | TCK m.293, 2. cümle |
Yargıtay 16. Ceza Dairesi 2015/4908 E., 2015/3780 K. sayılı ve 09.11.2015 tarihli kararına konu olayda açık cezaevinin bahçe duvarından atlayarak kaçan ve iki gün sonra polise kendiliğinden teslim olan hükümlünün 5 aylık cezası, kanun yararına bozma sonucunda 5/6 indirimle 1 aya, takdiri indirimle de 25 güne düşürülmüştür.
K- Hükümlü veya Tutuklunun Kaçması Suçunun Cezası
1- Temel Ceza
TCK m.292/1 uyarınca ceza 6 aydan 1 yıla kadar hapistir; kanunda adli para cezası öngörülmemiştir. Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2018/2396 E., 2018/8312 K. sayılı ve 04.07.2018 tarihli kararı, bu suçta belirlenen temel cezanın 6 aydan az olamayacağını hatırlatmıştır. Hâkim TCK m.61 uyarınca alt ve üst sınır arasında temel cezayı belirler, ardından nitelikli hâl artırımı, TCK m.293 indirimi ve TCK m.62 takdiri indirimi sırasıyla uygulanır.
2- Ceza Hesaplama Örnekleri
Hapis cezası TCK m.61/6 uyarınca gün, ay ve yıl hesabıyla belirlenir; bir ay otuz gündür. Aşağıdaki tablo alt sınırdan belirlenen cezaya etkin pişmanlık ve takdiri indirim uygulandığında ulaşılan sonuçları göstermektedir:
| Hâl | Kanuni sınır | Alt sınırdan temel ceza | 5/6 etkin pişmanlık sonrası | 1/6 takdiri indirim sonrası |
|---|---|---|---|---|
| 292/1 temel hâl | 6 ay-1 yıl | 6 ay | 1 ay | 25 gün |
| 292/1, 293 uygulanmadan | 6 ay-1 yıl | 6 ay | — | 5 ay |
| 292/2 cebir veya tehdit | 1-3 yıl | 1 yıl | 2 ay | 1 ay 20 gün |
| 292/2, 293 uygulanmadan | 1-3 yıl | 1 yıl | — | 10 ay |
| 292/1 ve 292/3 birlikte kaçma (üst sınır) | En çok 2 yıl | — | — | — |
| 292/2 ve 292/3 (üst sınır) | En çok 6 yıl | — | — | — |
Yargıtay önüne gelen dosyalarda verilen cezalar bu tabloyla uyumludur: Yargıtay Ceza Genel Kurulu 2014/203 E., 2014/420 K. sayılı ve 14.10.2014 tarihli kararına konu dosyada 1 ay, Yargıtay Ceza Genel Kurulu 2021/423 E., 2023/121 K. sayılı ve 01.03.2023 tarihli kararına konu çocuk dosyasında 25 gün, Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2025/2152 E., 2025/8448 K. sayılı ve 05.11.2025 tarihli kararına konu dosyada 5 ay hapis cezası verilmiştir. Basit yargılama usulü uygulanan dosyalarda CMK m.251/3 uyarınca dörtte bir oranında ayrıca indirim yapılır; Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2025/7717 E., 2025/10938 K. sayılı ve 18.12.2025 tarihli kararında aktarılan ilk derece hükmünde bu yolla 3 ay 22 gün hapis cezası belirlenmiştir.
3- Seçenek Yaptırımlara Çevirme
Hükmedilen 1 yıl veya daha az süreli hapis cezası TCK m.50/1 uyarınca adli para cezasına veya diğer seçenek yaptırımlara çevrilebilir. Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2024/24687 E., 2025/8510 K. sayılı ve 06.11.2025 tarihli kararıyla onanan hükümde hapis cezası 3.000 Türk lirası adli para cezasına çevrilmiştir. Daha önce hapis cezasına mahkûm edilmemiş kişiye verilen 30 gün veya daha az süreli hapis cezası ile fiil tarihinde 18 yaşını doldurmamış kişiye verilen 1 yıl veya daha az süreli hapis cezasının çevrilmesi TCK m.50/3 uyarınca zorunludur. Ancak bu suçun failleri çoğunlukla zaten hükümlü olduğundan zorunlu çevirmenin şartları sıklıkla bulunmaz; Yargıtay Ceza Genel Kurulu 2021/423 E., 2023/121 K. sayılı ve 01.03.2023 tarihli kararı bu nedenle 25 günlük cezanın çevrilmemesini isabetli bulmuştur.
4- HAGB, Erteleme, Tekerrür ve Hak Yoksunluğu
Hükmün açıklanmasının geri bırakılması için CMK m.231/6-a uyarınca sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkûm olmamış olması gerekir. Kasıtlı suçtan hükümlü olan kişi bakımından bu şart çoğunlukla gerçekleşmez; ancak tutuklu olup sonradan beraat eden, taksirli suçtan hükümlü olan veya tazyik hapsi çeken kişi bakımından HAGB değerlendirilebilir. Aynı mantık cezanın ertelenmesi için de geçerlidir; TCK m.51/1-a uyarınca daha önce kasıtlı suçtan dolayı 3 aydan fazla hapis cezasına mahkûm edilmemiş olmak gerekir.
Uygulamada bu suçtan verilen mahkûmiyetlerde suçta tekerrür hükümleri sıklıkla uygulanır ve ceza mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilir. Yargıtay Ceza Genel Kurulu 2023/232 E., 2025/607 K. sayılı ve 24.12.2025 tarihli kararına konu dosyada sanık hakkında ikinci kez mükerrirlere özgü infaz rejimi uygulanmıştır. Hapis cezasına mahkûmiyet ayrıca TCK m.53 uyarınca belli hakları kullanmaktan yoksun bırakılma sonucunu doğurur.
L- Disiplin Cezası ve İnfaza Etkileri
Firar eylemi, ceza davasından bağımsız olarak ceza infaz kurumunda disiplin soruşturmasına da konu olur. 5275 sayılı Kanun’un 44’üncü maddesine göre:
| Eylem | Disiplin cezası | Dayanak |
|---|---|---|
| Firara teşebbüs etmek | 1-10 gün hücreye koyma | 5275 m.44/2-c |
| İzin süresini özürsüz olarak en fazla 2 gün geçirmek | 1-10 gün hücreye koyma | 5275 m.44/2-l |
| Firar etmek veya tünel kazmak | 11-20 gün hücreye koyma | 5275 m.44/3-ı |
Firar hâlinde disiplin soruşturmasının süresi hükümlünün yakalandığının öğrenildiği tarihte başlar (5275 m.47/3). Ayrıca 5275 m.97/3 uyarınca firar eden veya izinden dönmeyen hükümlüye bir daha özel izin verilmez. 5275 m.93/1 uyarınca yalnızca izinde geçen süreler hükümlülükte geçmiş sayılır; izin bitiminden sonra dışarıda geçirilen süre için böyle bir hüküm yoktur. Disiplin cezası ile ceza davası birbirinin alternatifi değildir; aynı eylem için her ikisi de uygulanabilir.
M- Hükümlü veya Tutuklunun Kaçması Suçunun Yakın Suçlardan Farkı
Hükümlü veya tutuklunun kaçması, adliyeye karşı suçlar içinde kaçan kişinin kendisini cezalandıran temel düzenlemedir. Kaçmaya yardım eden, kaçanı saklayan veya yerini bildirmeyen kişiler ise farklı maddelerle sorumlu tutulur:
| Suç | Madde | Ceza | Ayırt edici nokta |
|---|---|---|---|
| Hükümlü veya tutuklunun kaçması | TCK m.292 | 6 ay-1 yıl hapis (cebir veya tehditte 1-3 yıl) | Fail kaçan tutuklu veya hükümlünün kendisidir |
| Kaçmaya imkân sağlama | TCK m.294 | Gözaltındaki veya tutuklu için 1-3 yıl; hükümlü için 2-5 yıl (müebbette 5-8, ağırlaştırılmış müebbette 8-12 yıl) | Başkasının kaçmasını sağlayan kişi cezalandırılır; gözaltındaki kişinin kaçmasını sağlamak da suçtur |
| Suçluyu kayırma | TCK m.283 | 6 ay-5 yıl hapis | Kaçtıktan sonra failin saklanmasına veya yakalanmamasına imkân sağlanır |
| Tutuklu, hükümlü veya suç delillerini bildirmeme | TCK m.284/1 | 1 yıla kadar hapis | Tutuklu veya hükümlünün bulunduğu yeri bildiği hâlde bildirmeme; üstsoy, altsoy, eş ve kardeş cezalandırılmaz |
| Başkası yerine ceza infaz kurumuna girme | TCK m.291 | 6 ay-2 yıl hapis | Kendini hükümlü veya tutuklunun yerine koyarak kuruma giren kişi cezalandırılır |
| Görevi yaptırmamak için direnme | TCK m.265 | Kanundaki ceza | Gözaltındaki kişinin cebir veya tehditle kaçması bu suçu oluşturabilir |
Kaçmaya imkân sağlama suçu TCK m.294/6 uyarınca üstsoy, altsoy, eş veya kardeş tarafından işlenirse ceza yalnızca üçte bir oranında indirilir; tamamen kaldırılmaz. Buna karşılık kaçmış bir yakını saklayan aile bireyi bakımından TCK m.283/3’teki, yerini bildirmeyen aile bireyi bakımından ise TCK m.284/4’teki cezasızlık hükümleri gündeme gelir. Bu ayrım, firar dosyalarında aile bireylerinin sorumluluğunu doğrudan belirler.
N- Suçun Özel Görünüş Biçimleri
1- Teşebbüs
Hükümlü veya tutuklunun kaçması, kurum sınırlarının terk edilmesi veya görevlinin fiili egemenlik alanından kurtulunmasıyla tamamlanır. Kaçmaya başlayan ancak kesintisiz takip sonucu yakalanan kişi hakkında suça teşebbüs hükümleri uygulanır.
Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2018/8269 E., 2019/548 K. sayılı ve 14.01.2019 tarihli kararı, kaçmaya başladıktan sonra kesintisiz takiple yakalanan sanık hakkında tamamlanmış suçtan hüküm kurulmasını bozmuştur.
Yargıtay 9. Ceza Dairesi 2012/5644 E., 2012/13262 K. sayılı ve 20.11.2012 tarihli kararı da hastane bahçesindeki demir parmaklıklardan atladıktan sonra kesintisiz takiple yakalanan sanığın eyleminin teşebbüs aşamasında kaldığını kabul etmiştir. Tünel kazmak veya firara hazırlanmak gibi hazırlık hareketleri ise kural olarak disiplin cezasının konusudur.
2- İştirak
Suç birden fazla hükümlü veya tutuklu tarafından birlikte işlenebilir; bu durumda her biri müşterek faildir ve TCK m.292/3’teki artırım uygulanır. Tutuklu veya hükümlü sıfatı taşımayan kişi bu suçun faili olamaz; dışarıdan kaçmaya yardım eden kişi iştirak hükümlerine göre değil, özel olarak düzenlenen TCK m.294’teki kaçmaya imkân sağlama suçundan sorumlu tutulur.
3- Suç Sayısı
Her kaçma eylemi ayrı bir suçtur. Aynı hükümlünün farklı tarihlerde ayrı ayrı firar etmesi hâlinde birden fazla dava açılabilir ve bu davalar mükerrer dava sayılmaz; Yargıtay 16. Ceza Dairesi 2015/1249 E., 2015/3732 K. sayılı ve 04.11.2015 tarihli kararı farklı olaylara ilişkin iki iddianamenin aynı olaya ilişkin olmadığını kabul etmiştir.
O- Soruşturma ve Yargılama Usulü
1- Şikâyet, Uzlaştırma, Önödeme, Seri Muhakeme ve Basit Yargılama
Hükümlü veya tutuklunun kaçması suçu şikâyete bağlı değildir; kurum görevlilerinin tuttuğu firar tutanağı üzerine Cumhuriyet başsavcılığı re’sen soruşturma başlatır. Suçun bireysel bir mağduru bulunmadığından CMK m.253’teki uzlaştırma kapsamında değildir. Üst sınırı 1 yıl olduğundan TCK m.75’teki önödeme hükümleri de uygulanmaz. Suç CMK m.250’de sayılan seri muhakeme usulü suçları arasında yer almaz.
Buna karşılık TCK m.292/1’in üst sınırı 2 yılı aşmadığından CMK m.251 uyarınca basit yargılama usulü uygulanabilir ve hükmolunan cezadan dörtte bir oranında indirim yapılır; Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2022/5103 E., 2023/457 K. sayılı ve 13.02.2023 tarihli kararına konu dosyada sanığın basit yargılamayla verilen karara itiraz etmesi üzerine genel hükümlere göre yargılama yapılmıştır.
2- Görevli Mahkeme
Hükümlü veya tutuklunun kaçması suçunda görevli mahkeme asliye ceza mahkemesidir. Fail suç tarihinde 18 yaşını doldurmamışsa çocuk mahkemesi görevlidir.
3- Dava Zamanaşımı
Dava zamanaşımı TCK m.66 uyarınca kanundaki cezanın yukarı sınırına göre belirlenir; nitelikli hâller de dikkate alınır. Kesilme hâlinde süre TCK m.67/4 uyarınca en fazla yarısı kadar uzar. İzinden dönmeme hâlinde suç tarihi, izin bitiminden itibaren iki günlük sürenin dolduğu gündür. Yargıtay Ceza Genel Kurulu 2023/506 E., 2025/195 K. sayılı ve 30.04.2025 tarihli kararı, 2013 tarihli izinden dönmeme eylemi bakımından dava zamanaşımının yerel mahkemece gözetilmesi gerektiğini ayrıca belirtmiştir.
| Hâl | Üst sınır | Olağan dava zamanaşımı | Olağanüstü dava zamanaşımı |
|---|---|---|---|
| 292/1 temel hâl | 1 yıl | 8 yıl (TCK m.66/1-e) | 12 yıl |
| 292/2 cebir veya tehdit | 3 yıl | 8 yıl | 12 yıl |
| 292/1 ve 292/3 | 2 yıl | 8 yıl | 12 yıl |
| 292/2 ve 292/3 | 6 yıl | 15 yıl (TCK m.66/1-d) | 22 yıl 6 ay |
P- Firar Suçlamasıyla Karşılaşan Kişinin Savunma Noktaları
Hükümlü veya tutuklunun kaçması suçlamasıyla karşılaşan kişi yönünden savunmada şu hususlar öncelikle incelenmelidir:
- Kaçma anında tutuklu veya hükümlü müydü: Gözaltındaki şüphelinin veya henüz yakalanmamış kişinin kaçması bu suçu oluşturmaz; Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2021/162 E., 2021/13162 K. sayılı ve 27.04.2021 tarihli kararı bu nedenle mahkûmiyeti bozmuştur,
- Kurum gerçekten terk edildi mi: Sayımda bulunmamak tek başına suç değildir; kurum sınırlarının terk edildiği tutanak ve tanıklarla ispatlanmalıdır,
- İhtar yapıldı mı: Denetimli serbestlik iade kararında veya izin belgesinde teslim yükümlülüğü ve sonucuna dair ihtar yoksa kast yoktur; Yargıtay Ceza Genel Kurulu 2023/232 E., 2025/607 K. sayılı ve 24.12.2025 tarihli kararı bu gerekçeyle mahkûmiyeti bozmuştur,
- Tebligat usulüne uygun mu: Bilinen son adrese tebligat yapılmadan doğrudan adres kayıt sistemine yapılan tebligat usulsüzdür,
- İki günlük süre doğru hesaplandı mı: Son gün tatile denk gelirse süre tatilin ertesi günü biter; Yargıtay Ceza Genel Kurulu 2014/352 E., 2017/243 K. sayılı ve 18.04.2017 tarihli kararı bu nedenle suçun oluşmadığına karar vermiştir,
- Zorunluluk var mı: Hastalık, salgın, doğal afet gibi nedenlerle dönememek ceza sorumluluğunu ortadan kaldırır; hastaneye yatış belgeleri dosyaya sunulmalıdır,
- Kendiliğinden teslim olundu mu: Polis merkezine gidip teslim olmak da yeterlidir; teslim savunması mahkemece araştırılmalıdır,
- İndirim oranı orantılı mı: Aynı gün veya birkaç gün içinde teslimde 5/6 indirim uygulanmalıdır,
- Cebir gerçekten var mı: Cebir veya tehdit somut delille ispatlanmadıkça 292/2 uygulanamaz; basit cebir için ayrıca direnme cezası verilemez,
- Kaçma tamamlandı mı: Kesintisiz takiple yakalanma teşebbüs indirimini gerektirir,
- Zamanaşımı: Temel hâlde 8 yıllık olağan, 12 yıllık olağanüstü süre dolmuş olabilir,
- Basit yargılama ve çevirme: Basit yargılamada dörtte bir indirim, sonuç cezaya göre adli para cezasına çevirme talep edilebilir.
Bu noktaların doğru incelenmesi, firar suçlamasının gerçekten oluşup oluşmadığı ve doğru cezanın belirlenmesi bakımından belirleyicidir. Özellikle denetimli serbestlik ve izin dosyalarında ihtar ve tebligat evrakının incelenmesi, dosyanın sonucunu tamamen değiştirebilir.
Sonuç
Hükümlü veya tutuklunun kaçması suçu, tutukevinden, ceza infaz kurumundan veya gözetimi altında bulunduğu görevlilerin elinden kaçan tutuklu ya da hükümlüyü TCK m.292/1 uyarınca 6 aydan 1 yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırır; cebir veya tehdit kullanılırsa ceza 1 yıldan 3 yıla kadar hapis olur, silahlı veya birlikte kaçmada ceza bir katına kadar artırılır. Bu suç 5275 sayılı Kanun’un 97’nci maddesi uyarınca izinden dönmeyen veya 2 günden fazla geç dönen hükümlüler ile 105/A-8 uyarınca denetimli serbestlikte müracaat etmeyen veya iade kararına rağmen 2 gün içinde teslim olmayan hükümlüler hakkında da uygulanır. Gözaltındaki şüphelinin kaçması bu suçu oluşturmaz; Yargıtay Ceza Genel Kurulu 2023/506 E., 2025/195 K. sayılı ve 30.04.2025 tarihli kararına göre ise tazyik hapsini çeken kişi hükümlü sayılır.
Yargıtay Ceza Genel Kurulu 2023/232 E., 2025/607 K. sayılı ve 24.12.2025 tarihli kararı, teslim yükümlülüğü ve sonucuna dair ihtar yapılmadan suçun oluşmayacağını kabul etmiştir. Kaçtıktan sonra 6 ay içinde kendiliğinden teslim olan kişinin cezası TCK m.293 uyarınca altıda beşe kadar indirilir. Suç şikâyete bağlı değildir, uzlaştırma ve önödeme kapsamında değildir; dava zamanaşımı temel hâlde 8 yıldır.
Sık Sorulan Sorular
Hükümlü veya tutuklunun kaçması suçunun cezası nedir?
TCK m.292/1 uyarınca hükümlü veya tutuklunun kaçması suçunun cezası 6 aydan 1 yıla kadar hapis cezasıdır; kanunda adli para cezası öngörülmemiştir. Kaçma cebir veya tehdit kullanılarak gerçekleştirilirse TCK m.292/2 uyarınca ceza 1 yıldan 3 yıla kadar hapistir. Suç silahlı olarak veya birden çok tutuklu ya da hükümlü tarafından birlikte işlenirse TCK m.292/3 uyarınca ceza bir katına kadar artırılır. Kaçtıktan sonra 6 ay içinde kendiliğinden teslim olanın cezası TCK m.293 uyarınca altıda beşinden altıda birine kadar indirilir.
Firar suçu nedir ve hangi durumlarda oluşur?
Firar suçu, TCK m.292’de “hükümlü veya tutuklunun kaçması” adıyla düzenlenen ve tutuklu ya da hükümlünün tutukevinden, ceza infaz kurumundan veya gözetimi altında bulunduğu görevlilerin elinden kaçmasıyla oluşan bir adliyeye karşı suçtur. Kapalı veya açık cezaevinden kaçmak, hastaneye veya adliyeye götürülürken görevlilerin elinden kaçmak, izinden 2 günden fazla geç dönmek veya hiç dönmemek ve denetimli serbestlikte 2 günlük teslim süresine uymamak bu suçu oluşturur. Yargıtay Ceza Genel Kurulu 2014/203 E., 2014/420 K. sayılı ve 14.10.2014 tarihli kararına göre kaçma, kurum sınırlarını terk etmek veya görevlinin fiili egemenlik alanından kurtulmaktır.
Gözaltındayken kaçmak suç mudur?
Gözaltındaki şüphelinin kaçması TCK m.292’deki hükümlü veya tutuklunun kaçması suçunu oluşturmaz; çünkü bu suç yalnızca hakkında tutuklama kararı veya kesinleşmiş mahkûmiyet hükmü bulunan kişilerce işlenebilen özgü bir suçtur. Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2021/162 E., 2021/13162 K. sayılı ve 27.04.2021 tarihli kararı, gözaltından çıkarılıp adliyeye getirilirken polis aracından kaçan şüphelinin beraati gerektiğini kabul etmiştir. Ancak kaçarken görevlilere cebir veya tehdit uygulanırsa Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2018/4356 E., 2018/6455 K. sayılı ve 05.06.2018 tarihli kararına göre görevi yaptırmamak için direnme suçu gündeme gelebilir.
İzinden dönmeyen hükümlüye ne ceza verilir?
5275 sayılı Kanun’un 97’nci maddesi uyarınca izinden dönmeyen veya izin bitiminden itibaren 2 günden fazla süre geçtikten sonra dönen hükümlü hakkında TCK m.292 uygulanır ve 6 aydan 1 yıla kadar hapis cezası verilir. İzin süresini 2 gün veya daha az geçiren hükümlüye yalnızca disiplin cezası verilir. Salgın hastalık, doğal afet, savaş veya seferberlik nedeniyle dönemeyen hükümlüye ceza verilmez. Firar eden veya izinden dönmeyen hükümlüye 5275 m.97/3 uyarınca bir daha özel izin verilmez.
İzinden dönerken hastalanırsam firar suçu oluşur mu?
Hastalık nedeniyle dönüşün imkânsız hâle gelmesi durumunda firar suçu oluşmaz; ancak hükümlünün izin belgesiyle bulunduğu yer Cumhuriyet başsavcılığına başvurması ve durumu belgelemesi gerekir. Yargıtay 16. Ceza Dairesi 2016/1218 E., 2016/974 K. sayılı ve 23.02.2016 tarihli kararı, izin bitiminden itibaren 2 gün dolmadan hastaneye yatırılan hükümlü hakkında verilen 5 aylık mahkûmiyeti kanun yararına bozmuştur. Buna karşılık Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2022/5103 E., 2023/457 K. sayılı ve 13.02.2023 tarihli kararında çocuklara bakacak kimsenin olmaması mazeret kabul edilmemiştir.
Açık cezaevinden kaçmak da suç mudur?
Evet. TCK m.292/1 “ceza infaz kurumundan” kaçmayı cezalandırdığından açık ceza infaz kurumundan kaçmak da 6 aydan 1 yıla kadar hapis cezası gerektirir. Yargıtay Ceza Genel Kurulu 2014/203 E., 2014/420 K. sayılı ve 14.10.2014 tarihli kararı, akşam sayımında bulunmayan ve iki saat sonra kendiliğinden kuruma dönen hükümlünün kurum sınırlarını terk ettiğini kabul ederek TCK m.292/1 ve 293/1 uyarınca verilen 1 aylık hapis cezasını onamıştır. Açık cezaevinden firar eden hükümlüye ayrıca 5275 m.44/3-ı uyarınca 11-20 gün hücreye koyma disiplin cezası verilebilir.
Denetimli serbestlikteyken kapalıya iade kararına uymamak suç mudur?
5275 m.105/A-8 uyarınca ceza infaz kurumuna iade kararına rağmen 2 gün içinde en yakın Cumhuriyet başsavcılığına teslim olmayan hükümlü hakkında TCK m.292 ve 293 uygulanır. Ancak Yargıtay Ceza Genel Kurulu 2023/232 E., 2025/607 K. sayılı ve 24.12.2025 tarihli kararına göre iade kararında veya tebligat evrakında 2 gün içinde teslim olma yükümlülüğüne ve teslim olmamanın sonuçlarına dair ihtar bulunmuyorsa kast oluşmaz ve suçun unsurları gerçekleşmez. Yargıtay Ceza Genel Kurulu 2014/352 E., 2017/243 K. sayılı ve 18.04.2017 tarihli kararına göre süre tatile denk gelirse tatilin ertesi günü dolar.
Covid izninden dönmeyen hükümlü ceza alır mı?
5275 sayılı Kanun’un geçici 10’uncu maddesi uyarınca 31.07.2023 tarihinde Covid-19 izninde bulunan hükümlülerin izin bitimini takip eden 15 gün içinde kurumlarına dönmesi zorunluydu. Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2024/23488 E., 2025/3981 K. sayılı ve 15.05.2025 tarihli kararı ile Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2025/11179 E., 2026/1069 K. sayılı ve 22.01.2026 tarihli kararı, izin belgesinde 2 gün içinde teslim olma ve TCK m.292 ihtarı bulunmayan hükümlü hakkında suçun oluşmadığını kabul etmiştir. Buna karşılık Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2025/2152 E., 2025/8448 K. sayılı ve 05.11.2025 tarihli kararı, kurumun gönderdiği kısa mesajlarla bilgilendirilen hükümlünün mahkûmiyetini onamıştır.
Kaçtıktan sonra teslim olursam cezam ne kadar indirilir?
TCK m.293 uyarınca kaçtıktan sonra kendiliğinden teslim olan tutuklu veya hükümlünün cezası, kaçma süresi dikkate alınarak altıda beşinden altıda birine kadar indirilir; kaçma süresi 6 ayı geçerse indirim yapılmaz. Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2017/16082 E., 2017/12604 K. sayılı ve 09.11.2017 tarihli kararı aynı gün teslim olan hükümlüye, Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2019/17 E., 2019/4850 K. sayılı ve 03.04.2019 tarihli kararı ise 2 gün sonra teslim olan hükümlüye 5/6 indirim yapılması gerektiğini belirtmiştir. Bu indirimle 6 aylık ceza 1 aya düşer.
Cezaevine değil polise teslim olmak etkin pişmanlık sayılır mı?
Evet. Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2025/6433 E., 2025/7774 K. sayılı ve 16.10.2025 tarihli kararı, TCK m.293’te teslim olunacak merciin ceza infaz kurumu olması gerektiğine dair bir ibare bulunmadığını belirterek, izinden dönmeyip polis merkezine kendiliğinden gelen hükümlü hakkında etkin pişmanlık indirimi yapılmamasını kanun yararına bozmuştur. Belirleyici olan, kişinin kolluk tarafından yakalanmadan önce kendi iradesiyle yetkili makamlara başvurmasıdır. Teslim savunması varsa mahkeme bunu tutanaklarla araştırmak zorundadır.
Cebir kullanarak kaçmanın cezası nedir?
TCK m.292/2 uyarınca hükümlü veya tutuklunun kaçması suçunun cebir veya tehdit kullanılarak işlenmesi hâlinde ceza 1 yıldan 3 yıla kadar hapistir; suç ayrıca silahlı veya birden çok kişi tarafından işlenirse ceza bir katına kadar artırılarak 6 yıla çıkabilir. Yargıtay 18. Ceza Dairesi 2017/7710 E., 2019/12573 K. sayılı ve 18.09.2019 tarihli kararı, infaz koruma memurunu itip tekme atarak kaçan hükümlünün eyleminin bir bütün hâlinde TCK m.292/2’yi oluşturduğunu, ayrıca direnme suçundan ceza verilemeyeceğini kabul etmiştir. Kaçma sırasında neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama, öldürme veya mala zarar verme gerçekleşirse TCK m.292/4 uyarınca bu suçlardan ayrıca ceza verilir.
Tazyik hapsi veya nafaka nedeniyle cezaevindeyken kaçmak suç mudur?
Evet. Yargıtay Ceza Genel Kurulu 2017/1121 E., 2020/519 K. sayılı ve 15.12.2020 tarihli kararı ile Yargıtay Ceza Genel Kurulu 2023/506 E., 2025/195 K. sayılı ve 30.04.2025 tarihli kararı, İcra ve İflas Kanunu uyarınca tazyik hapsini çeken kişinin TCK m.292 bakımından hükümlü statüsünde olduğunu kabul etmiştir. Bu nedenle tazyik hapsini açık cezaevinde çekerken kurumdan kaçan veya özel izinden dönmeyen kişi 6 aydan 1 yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılabilir. TCK m.292/5 uyarınca adli para cezasından çevrilen hapsin infazı sırasında kaçanlar hakkında da aynı hüküm uygulanır.
Kaçan hükümlüyü saklayan veya kaçmasına yardım eden aile bireyi ceza alır mı?
Hükümlü veya tutuklunun kaçmasını sağlayan kişi TCK m.294 uyarınca kaçmaya imkân sağlama suçundan cezalandırılır; bu suç üstsoy, altsoy, eş veya kardeş tarafından işlenirse ceza yalnızca üçte bir oranında indirilir. Kaçmış yakınını saklayan üstsoy, altsoy, eş ve kardeş hakkında ise TCK m.283/3 uyarınca suçluyu kayırma suçundan cezaya hükmolunmaz. Kaçan tutuklu veya hükümlünün bulunduğu yeri bildiği hâlde bildirmeyen üstsoy, altsoy, eş veya kardeş hakkında da TCK m.284/4 uyarınca cezaya hükmolunmaz.
Hükümlü veya tutuklunun kaçması suçu uzlaştırmaya tabi mi, HAGB verilir mi?
Hükümlü veya tutuklunun kaçması suçu şikâyete bağlı değildir, CMK m.253’teki uzlaştırma kapsamında değildir ve üst sınırı 1 yıl olduğundan TCK m.75’teki önödeme hükümleri uygulanmaz. Temel hâlin üst sınırı 2 yılı aşmadığından CMK m.251 uyarınca basit yargılama usulü uygulanabilir ve ceza dörtte bir oranında indirilir. Hükmün açıklanmasının geri bırakılması için CMK m.231/6-a uyarınca sanığın daha önce kasıtlı suçtan mahkûm olmamış olması gerektiğinden, kasıtlı suçtan hükümlü olan kişi bakımından HAGB çoğunlukla mümkün olmaz; tutuklu veya tazyik hapsindeki kişiler bakımından ise değerlendirilebilir.
Firar suçunda zamanaşımı kaç yıldır?
TCK m.292/1 için üst sınır 1 yıl olduğundan dava zamanaşımı TCK m.66/1-e uyarınca 8 yıldır; zamanaşımının kesilmesi hâlinde süre en fazla yarısı kadar uzar ve 12 yıl olur. Cebir veya tehditle kaçmada (TCK m.292/2) ve birlikte kaçmanın temel hâlinde de süre 8 yıldır. Cebir veya tehditle birlikte silahlı ya da birden çok kişiyle kaçmada üst sınır 6 yıla çıktığından dava zamanaşımı TCK m.66/1-d uyarınca 15 yıl, olağanüstü zamanaşımı 22 yıl 6 aydır. İzinden dönmemede süre, izin bitiminden itibaren 2 günlük sürenin dolduğu günden başlar.
İstanbul’un Bahçelievler ilçesinde, Bakırköy Adliyesi’ne yakın konumda yer alan Avukat Sinan Karabacak dava takibi ve hukuki danışmanlık hizmeti vermektedir. Hakkınızda cezaevinden firar, izinden dönmeme veya denetimli serbestlik ihlali nedeniyle teslim olmama iddiasıyla soruşturma başlatıldıysa ya da ifadeye çağrıldıysanız, süreç hakkında bilgi almak için firar ve infaz suçlamalarında ceza avukatı desteği sayfasını inceleyebilirsiniz.
Av. Sinan Karabacak Cep Tel: +90 535 671 88 95
Yasal Uyarı: Bu makale Av. Sinan Karabacak tarafından, yalnızca genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmış olup hukuki tavsiye niteliği taşımamaktadır. Her dava kendine özgü koşullar içermektedir. Hukuki danışmanlık için lütfen iletişime geçiniz.

