Görevi Yaptırmamak İçin Direnme Suçu ve Cezası (TCK-265)

görevi yaptırmamak için direnme suçu

İçindekiler

Görevi yaptırmamak için direnme suçu, bir kamu görevlisinin görevini yapmasını engellemek amacıyla ona karşı cebir veya tehdit kullanılmasıdır ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu‘nun 265’inci maddesinde düzenlenmiştir. Suçun temel hâlinin cezası TCK m.265/1 uyarınca 6 aydan 3 yıla kadar hapistir. Suç hâkim, Cumhuriyet savcısı veya avukat gibi yargı görevi yapan bir kişiye karşı işlenirse ceza TCK m.265/2 uyarınca 2 yıldan 4 yıla kadar hapistir. Fail kendini tanınmayacak hâle koyarsa veya suç birden fazla kişi tarafından birlikte işlenirse ceza üçte bir, silahla ya da suç örgütünün korkutucu gücünden yararlanılarak işlenirse yarı oranında artırılır. Suç şikâyete bağlı değildir; uzlaştırma, önödeme, seri muhakeme, basit yargılama ve kamu davasının açılmasının ertelenmesi uygulanmaz, hükmün açıklanmasının geri bırakılması ise uygulanabilir. Davaya asliye ceza mahkemesi bakar ve temel hâlde dava zamanaşımı 8 yıldır.

Görevi yaptırmamak için direnme, uygulamada “görevli memura direnme”, “memura mukavemet” veya “polise mukavemet” olarak da anılır ve Türk Ceza Kanunu’nun “Kamu İdaresinin Güvenilirliğine ve İşleyişine Karşı Suçlar” bölümünde yer alır. Suçun en sık görüldüğü dosyalar polis ve jandarmaya karşı direnme, haciz sırasında icra memuruna veya alacaklı avukatına direnme ve hastane, belediye ya da okul gibi kamu kurumlarında görevlilere karşı gerçekleşen olaylardır. Her tepki suç değildir: Yargıtay’a göre cebir veya tehdit içermeyen pasif direnme, görev sona erdikten sonra yapılan tehdit ve objektif olarak korku yaratmaya elverişli olmayan sözler TCK m.265’i oluşturmaz.

Kanun metninin resmi kaynağı: 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu, mevzuat.gov.tr

Yargıtay Kararları Işığında Görevi Yaptırmamak İçin Direnme Suçunun Oluşması İçin Gerekli Şartlar

Görevi yaptırmamak için direnme suçunun oluşması için içtihatlarla Yargıtay tarafından bazı kriterler ortaya konulmuştur. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 2017/686 E., 2020/278 K. sayılı ve 09.06.2020 tarihli kararı, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 2018/560 E., 2022/272 K. sayılı ve 19.04.2022 tarihli kararı ile Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 2021/22106 E., 2024/5320 K. sayılı ve 24.04.2024 tarihli kararı esas alındığında, maddeler hâlinde saymak gerekirse görevi yaptırmamak için direnme suçunun oluşması için:

  1. Mağdurun TCK m.6/1-c anlamında kamu görevlisi olması veya kanunen kamu görevlisi gibi korunan bir kişi olması,
  2. Kamu görevlisinin o sırada yapmakta olduğu ya da yapmak üzere olduğu belirli bir görevin bulunması,
  3. Bu işin kamu görevlisinin görev ve yetkisi kapsamında kalması,
  4. Faile ait cebir veya tehdit niteliğinde icrai bir davranışın bulunması,
  5. Cebir veya tehdidin görevin yapılmasını engellemeye veya güçleştirmeye objektif olarak elverişli olması,
  6. Eylemin görev başlamadan önce veya görev sürerken, görevi engellemek amacıyla gerçekleştirilmesi,
  7. Failin, karşısındakinin görevli olduğunu bilerek görevi engelleme amacıyla kasten hareket etmesi

gerekmektedir. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 2017/686 E., 2020/278 K. sayılı kararında, seçimlik hareketli bu suçun oluşabilmesi için kamu görevlisine yerine getirdiği görevini yaptırmamak amacıyla cebir veya tehdit ya da her ikisinin birlikte kullanılması gerektiği ve tehdidin muhatap üzerinde objektif olarak korku yaratmaya elverişli olması gerektiği vurgulanmıştır. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 2018/560 E., 2022/272 K. sayılı kararında ise yapılması belirli bir görev bulunması ve failin eyleminin bu görevi önlemeye yönelik olması gerektiği, görev sona erdikten sonraki ya da başka bir nedenle yapılan cebir veya tehdidin bu suçu değil, şartları varsa kasten yaralama veya tehdit suçunu oluşturacağı belirtilmiştir.

A- TCK 265 Madde Metninin İncelenmesi

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 265’inci maddesi yürürlükteki hâliyle aşağıdaki gibidir:

Görevi yaptırmamak için direnme

Madde 265- (1) Kamu görevlisine karşı görevini yapmasını engellemek amacıyla, cebir veya tehdit kullanan kişi, altı aydan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

(2) Suçun yargı görevi yapan kişilere karşı işlenmesi halinde, iki yıldan dört yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.

(3) Suçun, kişinin kendisini tanınmayacak bir hale koyması suretiyle veya birden fazla kişi tarafından birlikte işlenmesi halinde, verilecek ceza üçte biri oranında artırılır.

(4) Suçun, silahla ya da var olan veya var sayılan suç örgütlerinin oluşturdukları korkutucu güçten yararlanılarak işlenmesi halinde, yukarıdaki fıkralara göre verilecek ceza yarı oranında artırılır.

(5) Bu suçun işlenmesi sırasında kasten yaralama suçunun neticesi sebebiyle ağırlaşmış hallerinin gerçekleşmesi durumunda, ayrıca kasten yaralama suçuna ilişkin hükümler uygulanır.

TCK m.265, 01.06.2005’te yürürlüğe girdiğinden bu yana değiştirilmemiştir. Madde, 765 sayılı eski Türk Ceza Kanunu’ndaki “memura karşı cebir ve tehdit” ve “memura mukavemet” suçlarının yerini almıştır. Bugün de kullanılan “memura mukavemet” ifadesi bu eski düzenlemeden gelir; ancak yeni madde yalnızca memurları değil, kamusal faaliyete katılan bütün kamu görevlilerini korur.

B- Suçun Unsurları

1- Korunan Hukuki Değer

TCK m.265 ile kamu idaresinin güvenilirliği ve işleyişi korunur. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 2019/83 E., 2022/434 K. sayılı ve 14.06.2022 tarihli kararına göre bu suçla kamu faaliyetlerine saygı gösterilmesi ve kamu görevini yerine getirenleri engellemeye yönelik fiillerin önüne geçilmesi amaçlanır. Görevlisine karşı cebir veya tehdit kullanıldığı için suç aynı zamanda kamu görevlisinin kişi özgürlüğünü ve beden bütünlüğünü de korur. Bu çift yönlü koruma, tehdit ve basit yaralamanın neden ayrıca cezalandırılmadığını açıklar: bu davranışlar zaten direnme suçunun içinde yer alır.

2- Fail ve Mağdur: Kamu Görevlisi Kimdir?

Görevi yaptırmamak için direnme suçunu herkes işleyebilir; fail bakımından özel bir sıfat aranmaz. Suçun mağduru ise TCK m.6/1-c anlamında kamu görevlisidir. Kamu görevlisi, kamusal faaliyetin yürütülmesine atama veya seçilme yoluyla ya da herhangi bir surette sürekli, süreli veya geçici olarak katılan kişidir. Belirleyici olan kişinin kadrosu değil, o sırada kamu adına ve kamu gücüne dayanan bir faaliyet yürütmesidir. Kamu görevlilerinin kendi işledikleri görev suçları için görevi kötüye kullanma suçu yazımıza bakabilirsiniz.

KişiTCK 265 bakımından durumuDayanak
Polis, jandarma, bekçi, zabıta (görev sırasında)Kamu görevlisiTCK m.6/1-c
İcra müdürü, icra memuru (haciz sırasında)Kamu görevlisiYargıtay 4. Ceza Dairesi 2021/37741 E., 2024/11857 K.
Hâkim, Cumhuriyet savcısıYargı görevi yapan, TCK 265/2TCK m.6/1-d
Avukat (haciz gibi görev sırasında)Yargı görevi yapan, TCK 265/2TCK m.6/1-d; Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2021/21212 E., 2023/25039 K.
Özel güvenlik görevlisi (eğitim ve valilik izni varsa)Kamu görevlisi gibi korunur5188 sayılı Kanun m.23; Yargıtay Ceza Genel Kurulu 2019/83 E., 2022/434 K.
Ceza infaz kurumunun dış korumasını yapan jandarma eriGörev alanındaki işler bakımından kamu görevlisiYargıtay Ceza Genel Kurulu 2018/560 E., 2022/272 K.
Elektrik dağıtım şirketi veya taşeron çalışanıKamu görevlisi değilYargıtay 5. Ceza Dairesi 2012/15025 E., 2013/10435 K.

Özel güvenlik görevlileri bakımından 5188 sayılı Özel Güvenlik Hizmetlerine Dair Kanun’un 23’üncü maddesi, özel güvenlik görevlilerine karşı görevleri dolayısıyla suç işleyenlerin kamu görevlisine karşı suç işlemiş gibi cezalandırılacağını öngörür. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 2019/83 E., 2022/434 K. sayılı kararında, sitede şüpheli davranışlar sergileyip kaçarken kendisini yakalamaya çalışan özel güvenlik görevlisine maket bıçağı sallayan ve tekme ile yumruk atan sanığın eylemi bir bütün hâlinde TCK m.265 kapsamında değerlendirilmiştir. Ancak Yargıtay 18. Ceza Dairesinin 2017/4119 E., 2019/7974 K. sayılı kararına göre görevlinin 5188 sayılı Kanun’un 10’uncu maddesindeki eğitimi tamamlayıp 11’inci maddesi uyarınca valilikten çalışma izni alıp almadığı mutlaka araştırılmalıdır; bu şartları taşımayan bir güvenlik çalışanına karşı eylem TCK m.265’i değil, şartları varsa tehdit veya yaralamayı oluşturur.

Elektrik dağıtım şirketi çalışanları ise kamu görevlisi sayılmaz. Bu nedenle sayaç okuma veya kaçak kontrolüne gelen ekibe karşı tehdit veya hakaret, TCK m.265’i değil genel hükümleri ilgilendirir. Konunun ayrıntıları için kaçak elektrik kontrolünde kapıyı açmamanın sonuçları yazımıza bakabilirsiniz.

3- Belirli Bir Görev ve Görevin Hukuka Uygunluğu

Suçun oluşması için kamu görevlisinin o anda yaptığı veya yapmak üzere olduğu belirli bir görev bulunmalıdır. Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 2021/22106 E., 2024/5320 K. sayılı kararında, kamu görevlisinin yapmak istediği işin görevi ve yetkisi kapsamında olması gerektiği, görevli ve yetkili olmadığı hâlde işlem yapmak isteyen kamu görevlisine direnmenin TCK m.265’teki suçu oluşturmayacağı açıkça belirtilmiştir. Bu ilke savunma bakımından çok önemlidir: yetkisiz bir arama, kanuni dayanağı olmayan bir gözaltı girişimi veya görev alanı dışındaki bir talep, direnme suçunun “görev” unsurunu ortadan kaldırabilir.

Engellenebilecek bir görev yoksa da suç oluşmaz. Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 2020/14498 E., 2021/11449 K. sayılı ve 30.03.2021 tarihli kararında, cezaevinden tedavi için hastaneye getirilen ve istediği ilaç yazılmayınca kendisine refakat eden jandarma görevlilerini tehdit eden hükümlünün eyleminde engellenebilecek bir kamu görevi bulunmadığı, eylemin tehdit suçunu oluşturduğu kabul edilmiştir.

4- Hareket: Cebir veya Tehdit

TCK m.265 seçimlik hareketli bir suçtur; suç ya cebir ya tehdit ya da ikisi birlikte kullanılarak işlenir. Kanun, hareketin icrai olmasını arar.

  • Cebir: Kamu görevlisine yönelik fiziksel güç kullanılmasıdır. İtmek, tekme veya yumruk atmak, kelepçe takılmasına karşı görevliyle boğuşmak, görevlinin üzerine yürümek bu kapsamdadır. Eşyaya yönelik güç kullanılması, örneğin haciz tutanağının yırtılması, kural olarak görevliye karşı cebir sayılmaz.
  • Tehdit: Kamu görevlisinin veya yakınının bir zarara veya kötülüğe uğratılacağının bildirilmesidir. Tehdit sözle, yazıyla, mesajla veya bıçak göstermek gibi bir davranışla yapılabilir.

Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 2017/686 E., 2020/278 K. sayılı kararına göre tehdidin mağdurun iç huzurunu bozmaya, onda korku ve endişe yaratmaya objektif olarak elverişli olması yeterlidir; mağdurun gerçekten korkup korkmadığının araştırılmasına gerek yoktur. Aynı kararda, arkadaşı gözaltına alınırken polislere “Sıkıyorsa beni de alın!” demekten başka bir eylemi bulunmayan sanığın sözlerinin muhatapları bir zarara uğratacağı anlamına gelmediği, bu nedenle tehdit unsurunun oluşmadığı kabul edilmiş ve mahkûmiyet bozulmuştur. Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 2021/17483 E., 2023/24116 K. sayılı ve 15.11.2023 tarihli kararında da sözlerle birlikte parmak sallamak şeklindeki eylemin muhatap üzerinde ciddi bir korku ve endişe doğuracak nitelikte olmadığı belirtilmiştir.

Buna karşılık somut ve ciddi tehditler suçu oluşturur. Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 2021/37741 E., 2024/11857 K. sayılı ve 07.10.2024 tarihli kararında, haciz için borçlunun evine gelen icra memuruna “Molotof koyar arabayla beraber sizi patlatırım.” diyen sanığın eyleminin görevi yaptırmamak için direnme suçunu oluşturduğu kabul edilerek beraat kararı bozulmuştur.

5- Pasif Direnme Suç Değildir

Cebir veya tehdit içermeyen pasif direnme, TCK m.265’i oluşturmaz. Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 2020/16891 E., 2022/16976 K. sayılı ve 05.07.2022 tarihli kararında, suçun cebir veya tehdit şeklindeki icrai davranışlarla işlenebileceği ve bu tipik hareketleri içermeyen pasif direnme fiillerinin suç oluşturmayacağı belirtilmiş; polisin dur ihtarına uymayarak araçla kaçan sanık hakkında cebir veya tehdidin nasıl oluştuğu gösterilmeden kurulan mahkûmiyet bozulmuştur.

Yargıtay kararlarında pasif direnme kabul edilen veya cebir ya da tehdidin ayrıca gösterilmesi istenen davranışlara örnekler şunlardır:

  • Polis aracına binmemek için direnmek (Yargıtay 18. Ceza Dairesi 2019/7775 E., 2020/289 K.),
  • Dur ihtarına uymayıp kaçmak (Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2020/16891 E., 2022/16976 K.),
  • Haciz tutanağını görevlinin elinden alıp yırtmak ve iş yerini kilitlemek (Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2020/30475 E., 2023/17514 K.),
  • Yere yatmak, kolunu vermemek, kimlik göstermemek, bağırıp itiraz etmek.

Pasif direnme suç olmasa da cezasız kalmaz. Yetkili makamın kanuna uygun emrine uymayan kişi, Kabahatler Kanunu’nun 32’nci maddesindeki emre aykırı davranış kabahati nedeniyle idari para cezasıyla karşılaşabilir.

6- Görevden Önce veya Görev Sırasında İşlenmesi

Cebir veya tehdit, görev başlamadan önce veya görev sürerken, görevi engellemek amacıyla kullanılmalıdır. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 2018/560 E., 2022/272 K. sayılı kararına göre kamu görevlisi görevin ifa aşamasını bitirmişse, bundan sonraki cebir veya tehdit görevi yaptırmamak için direnme suçunu değil, şartları varsa kasten yaralama veya tehdit suçunu oluşturur. Aynı kararda, ceza infaz kurumundaki hükümlünün, kendisine cep telefonu ve eşya getirmeyen jandarma erini “terhisinde seni alacaklar” şeklindeki mesajlarla tehdit etmesinin görevi engelleme amacıyla değil, aralarındaki anlaşmanın yerine getirilmemesine tepki olarak yapıldığı belirtilmiş ve eylem TCK m.106/1’deki tehdit suçu olarak nitelendirilmiştir.

Görevin fiilen engellenmesi şart değildir. Cebir veya tehdit, görevin yapılmasını engellemeye veya güçleştirmeye elverişli ise görevli işlemini sonunda tamamlamış olsa bile suç oluşur.

7- Manevi Unsur: Kast ve Görevi Engelleme Amacı

Suç yalnızca kasten işlenebilir. Fail, karşısındaki kişinin kamu görevlisi olduğunu ve görevini yaptığını bilmeli ve bu görevi engellemek amacıyla hareket etmelidir. Kanundaki “görevini yapmasını engellemek amacıyla” ifadesi özel bir amaç arar. Görevli olduğunu bilmediği sivil giyimli bir kişiyle kavga eden kişi bu suçtan değil, genel hükümlerden sorumlu olur. Kişisel bir husumet nedeniyle görev sırasında yapılan saldırı da Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 2018/560 E., 2022/272 K. sayılı kararındaki ölçüte göre görevi engelleme amacı taşımıyorsa TCK m.265 kapsamında değildir.

8- Hukuka Uygunluk ve Kusur: Meşru Savunma ve Haksız Tahrik

Kamu görevlisinin zor kullanma yetkisinin sınırlarını açıkça aşması ve kişiye orantısız güç uygulaması hâlinde, kişinin kendini korumak için gösterdiği karşılık meşru savunma bakımından değerlendirilebilir. Görevlinin haksız ve kışkırtıcı davranışı ise ceza sorumluluğunu ortadan kaldırmasa da haksız tahrik indirimi gündeme getirebilir. Bu nedenle olayın nasıl başladığı, görevlinin kimliğini bildirip bildirmediği ve uygulanan zorun ölçülü olup olmadığı tanık beyanları ve kamera kayıtlarıyla ortaya konulmalıdır.

C- Nitelikli Hâller

1- Yargı Görevi Yapana Karşı İşlenmesi (TCK 265/2)

Suçun yargı görevi yapan kişilere karşı işlenmesi hâlinde ceza 2 yıldan 4 yıla kadar hapistir. TCK m.6/1-d’ye göre yargı görevi yapan; yüksek mahkemeler, adli ve idari mahkemeler üye ve hâkimleri ile Cumhuriyet savcısı ve avukatlardır. Bu tanım avukatları da kapsadığından, haciz sırasında alacaklı vekili avukata cebir veya tehdit kullanılması TCK m.265/2’ye girer. Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 2021/21212 E., 2023/25039 K. sayılı ve 30.11.2023 tarihli kararında, haciz işlemi için iş yerine gelen alacaklı vekili avukata ve icra memuruna “Size gününüzü göstereceğim, size burada haciz yaptırmam.” diyen sanık hakkında TCK m.265/1 yerine 265/2’nin uygulanması gerektiği belirtilmiş; aleyhe temyiz bulunmadığından bu husus bozma nedeni yapılmamıştır.

Bu konuda azınlıkta kalan bir görüş de vardır. Yargıtay 5. Ceza Dairesinin 2012/15176 E., 2013/10848 K. sayılı kararındaki karşı oyda, haczin yargısal değil idari bir cebri icra faaliyeti olduğu, bu nedenle nitelikli hâlin uygulanması için engellenen görevin de yargısal nitelikte olması gerektiği savunulmuştur. Hâkim veya savcının yargılama ya da soruşturma faaliyetini etkilemeye yönelik baskı ise ayrıca yargı görevi yapanı etkileme suçu bakımından değerlendirilmelidir.

2- Kendini Tanınmayacak Hâle Koyma veya Birden Fazla Kişiyle İşleme (TCK 265/3)

Fail yüzünü maske, kar maskesi veya benzeri bir araçla gizleyerek ya da suç birden fazla kişi tarafından birlikte işlenirse ceza üçte bir oranında artırılır. “Birlikte işleme” için failler arasında iştirak ilişkisi bulunmalıdır; aynı yerde bulunan ancak her biri kendi adına hareket eden kişiler bakımından bu artırım tartışmalıdır. Toplu gösteri ve olaylarda bu nitelikli hâl sık uygulanır.

3- Silahla veya Suç Örgütünün Korkutucu Gücünden Yararlanarak İşleme (TCK 265/4)

Suçun silahla ya da var olan veya var sayılan suç örgütlerinin oluşturdukları korkutucu güçten yararlanılarak işlenmesi hâlinde, önceki fıkralara göre verilecek ceza yarı oranında artırılır. TCK m.6/1-f’ye göre silah yalnızca ateşli silah ve bıçak değildir; saldırı ve savunma amacıyla yapılmamış olsa bile fiilen saldırıda kullanılmaya elverişli taş, sopa, şişe veya maket bıçağı gibi şeyler de silah sayılır. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 2019/83 E., 2022/434 K. sayılı kararına konu olayda sanık özel güvenlik görevlisine maket bıçağı sallamıştır. Örgüt gücünden yararlanma için örgütün gerçekten var olması gerekmez; failin suç örgütü adını kullanarak korku yaratması yeterlidir.

4- Kasten Yaralamanın Ağır Neticeleri (TCK 265/5)

Direnme sırasında kasten yaralamanın neticesi sebebiyle ağırlaşmış hâlleri gerçekleşirse fail, direnme suçunun yanında ayrıca kasten yaralamadan da cezalandırılır. Bu hâller TCK m.87’de düzenlenen kemik kırığı, organ işlevinin sürekli zayıflaması, yüzde sabit iz veya hayati tehlike gibi neticesi sebebiyle ağırlaşmış sonuçlardır. Basit tıbbi müdahaleyle giderilebilecek yaralama ise ayrıca cezalandırılmaz; bu konu aşağıda suçların içtimaı başlığında ayrıca açıklanmıştır.

D- Görevi Yaptırmamak İçin Direnme Suçunun Cezası

HâlMaddeCeza aralığı
Temel hâl265/16 ay – 3 yıl hapis
Yargı görevi yapana karşı265/22 – 4 yıl hapis
Temel hâl + kendini tanınmaz hâle koyma veya birlikte işleme265/1, 265/38 ay – 4 yıl hapis
Temel hâl + silah veya örgüt gücü265/1, 265/49 ay – 4 yıl 6 ay hapis
Temel hâl + birlikte işleme + silah265/1, 265/3, 265/41 – 6 yıl hapis
Yargı görevi yapana karşı + birlikte işleme265/2, 265/32 yıl 8 ay – 5 yıl 4 ay hapis
Yargı görevi yapana karşı + silah265/2, 265/43 – 6 yıl hapis
Yargı görevi yapana karşı + birlikte işleme + silah265/2, 265/3, 265/44 – 8 yıl hapis
Tek fiille birden fazla görevliye karşı265 + 43/2Ceza dörtte birden dörtte üçe kadar artırılır
Ağır yaralama neticesi265/5 + 86-87Ayrıca kasten yaralama cezası

TCK m.265’te yalnızca hapis cezası öngörülmüştür. Hükmedilen ceza 1 yıl veya daha az olursa TCK m.50/1 uyarınca kısa süreli hapis cezasına seçenek yaptırımlar uygulanabilir ve ceza adli para cezasına çevrilebilir. Ceza 2 yıl veya daha az ise koşulları varsa cezanın ertelenmesi mümkündür. Kasıtlı suçtan hapis cezasına mahkûmiyet hâlinde TCK m.53/1 uyarınca belli hakları kullanmaktan yoksun bırakılma da uygulanır. Nitelikli hâllerin ceza hesaplamasındaki genel işleyişi için suçun nitelikli halleri yazımıza bakabilirsiniz.

Ceza Hesaplaması Örnekleri

Aşağıdaki örnekler genel fikir vermek amacıyla hazırlanmıştır; somut olayda mahkemenin yapacağı değerlendirme farklı sonuç doğurabilir.

  1. Tek polise karşı temel hâl: TCK m.265/1’den temel ceza 6 ay hapis belirlenip TCK m.62 uyarınca 1/6 indirim yapılırsa sonuç ceza 5 ay hapistir. Bu ceza TCK m.50/1-a uyarınca 150 gün adli para cezasına çevrilebilir; gün karşılığı 20 TL’den 3.000 TL eder.
  2. Tek fiille iki polise karşı: TCK m.265/1’den temel ceza 6 ay belirlenip TCK m.43/2 uyarınca 1/4 artırılırsa 7 ay 15 gün, TCK m.62 ile indirilirse 6 ay 7 gün hapis olur. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 2013/545 E., 2014/379 K. sayılı ve 16.09.2014 tarihli kararına göre tek fiille birden fazla polise direnmede bu artırımın yapılması zorunludur.
  3. Birlikte ve bıçakla direnme: TCK m.265/1’den temel ceza 6 ay belirlenip 265/3 uyarınca 1/3 artırılırsa 8 ay, 265/4 uyarınca yarı oranında artırılırsa 1 yıl, TCK m.62 ile indirilirse 10 ay hapis olur.
  4. Haciz sırasında avukata direnme: TCK m.265/2’den temel ceza 2 yıl belirlenip TCK m.62 ile indirilirse 1 yıl 8 ay hapis olur. Ceza 1 yılı aştığından adli para cezasına çevrilemez; ancak 2 yılı aşmadığından koşulları varsa HAGB veya erteleme uygulanabilir.

E- Tehdit, Hakaret ve Yaralama ile İlişkisi (Suçların İçtimaı)

Direnme olaylarında çoğu zaman tehdit, hakaret ve yaralama da birlikte gerçekleşir. Bu suçların ayrıca cezalandırılıp cezalandırılmayacağı suçların içtimaı kurallarına ve Yargıtay’ın yerleşik uygulamasına göre belirlenir.

Birlikte gerçekleşen eylemSonuçDayanak
Görevliye yönelik tehditTCK 265’in unsuru; ayrıca TCK 106 uygulanmazYargıtay 4. Ceza Dairesi 2021/22106 E., 2024/5320 K.
Basit tıbbi müdahaleyle giderilebilir yaralamaTCK 265’in cebir unsuru; ayrıca TCK 86 uygulanmazYargıtay Ceza Genel Kurulu 2019/83 E., 2022/434 K.
Kemik kırığı gibi ağır yaralama neticesiTCK 265 + ayrıca kasten yaralamaTCK m.265/5
Görevliye hakaretAyrı suç: TCK 125/3-aYargıtay 4. Ceza Dairesi 2020/22945 E., 2022/21631 K.
Görev bittikten sonra tehdit veya yaralamaTCK 265 değil; tehdit veya yaralamaYargıtay Ceza Genel Kurulu 2018/560 E., 2022/272 K.
Tek fiille birden fazla görevliTek suç, TCK 43/2 ile artırımYargıtay Ceza Genel Kurulu 2013/545 E., 2014/379 K.

1- Tehdit ile İlişkisi

Tehdit, TCK m.265’in seçimlik hareketlerinden biri olduğundan görevliye görevini engellemek amacıyla yöneltilen tehdit ayrıca TCK m.106 kapsamında cezalandırılmaz. Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 2021/22106 E., 2024/5320 K. sayılı kararında, sanığın görevlilere yönelik tehdit eylemlerinin direnme suçunun tehdit fiili kapsamında kaldığı gözetilmeden ayrıca tehdit suçundan da mahkûmiyet kurulması hukuka aykırı bulunmuştur. Buna karşılık görev bittikten sonra veya görevle ilgisiz bir nedenle yapılan tehdit, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 2018/560 E., 2022/272 K. sayılı kararında olduğu gibi bağımsız tehdit suçudur.

2- Kasten Yaralama ile İlişkisi

Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 2019/83 E., 2022/434 K. sayılı kararına göre kullanılan cebir TCK m.86’daki kasten yaralamanın derecesini aşmıyorsa fail yalnızca görevi yaptırmamak için direnme suçundan cezalandırılır; cebir sonucu TCK m.87’deki ağır neticeler doğarsa fail hem direnme hem de neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan sorumlu olur. Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 2023/5869 E., 2023/6978 K. sayılı ve 20.11.2023 tarihli kanun yararına bozma kararında da polis memurunu basit tıbbi müdahaleyle giderilebilecek şekilde yaralayan sanık hakkında, yaralama direnme suçunun şiddet unsurunu oluşturduğundan TCK m.42 gereğince ayrıca yaralama suçundan hüküm kurulamayacağı belirtilmiştir. Yargıtay 2. Ceza Dairesinin 2021/13143 E., 2022/4515 K. sayılı kararında ise polise yumruk atan sanığın eylemini bölerek direnmeden beraat, yaralamadan mahkûmiyet kararı verilmesi hatalı bulunmuştur.

3- Hakaret ile İlişkisi

Hakaret, direnme suçunun unsuru değildir. Bu nedenle direnme sırasında görevliye yöneltilen sövme, TCK m.125/3-a’daki kamu görevlisine karşı görevinden dolayı hakaret suçu olarak ayrıca cezalandırılır. Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 2020/22945 E., 2022/21631 K. sayılı ve 02.11.2022 tarihli kararında, birden fazla görevliye alenen hakaret eyleminin direnme suçunun unsuru olmayıp ayrı bir suç oluşturduğu gözetilmeden hakaretin direnme suçu içinde eridiği kabul edilerek hüküm kurulmaması bozma nedeni sayılmıştır. Hakaretin cezası alt sınırı 1 yıldan az olmamak üzere belirlendiğinden, direnme ile birlikte yargılanan sanık için hakaret suçu çoğu zaman sonuç cezayı direnmeden daha fazla etkiler.

Aynı sözün hem tehdit hem sövme içerdiği durumlarda nitelendirme tartışmalıdır. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 2019/381 E., 2022/373 K. sayılı ve 24.05.2022 tarihli kararına konu dosyada, sanığın kendisini araca bindirmek isteyen görevlilere yönelik müstehcen sözleri Yargıtay 18. Ceza Dairesince bir bütün hâlinde direnmenin tehdit unsuru sayılmış, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı ise ayrıca hakaret oluştuğunu savunmuştur; Genel Kurul dava zamanaşımı dolduğu için esasa girmeden davaları düşürmüştür.

F- Görevi Yaptırmamak İçin Direnme Suçu ile Benzer Suçlar Arasındaki Farklar

1- Tehdit ve Cebir Suçlarından Farkı

Tehdit suçu herhangi bir kişinin huzur ve karar özgürlüğünü korur. Kişiyi bir şeyi yapmaya veya yapmamaya zorlamak için cebir kullanmak ise TCK m.108’deki cebir suçudur. Mağdur kamu görevlisiyse ve amaç onun görevini engellemekse özel hüküm olan TCK m.265 uygulanır. Amaç görevi engellemek değilse, örneğin görevliyle özel bir alacak meselesi nedeniyle tartışılıyorsa, genel hükümler uygulanır.

2- Kamu Hizmetlerinden Yararlanma Hakkının Engellenmesinden Farkı

TCK m.113’teki kamu hizmetlerinden yararlanma hakkının engellenmesi suçunda engellenen, vatandaşın kamu hizmetinden yararlanmasıdır. TCK m.265’te ise engellenen, kamu görevlisinin görevini yapmasıdır. Örneğin bir hastanede başka hastaların muayenesini engellemek için kapıyı kapatmak TCK m.113’ü, muayeneyi yapan hekime cebir veya tehdit kullanmak TCK m.265’i ilgilendirir.

3- Görevi Kötüye Kullanma ile Farkı

TCK m.257’deki görevi kötüye kullanma suçunu kamu görevlisi işler; TCK m.265’te ise kamu görevlisi mağdurdur. Bu iki suç aynı olayda karşı karşıya gelebilir: görevini kötüye kullanan bir görevliye tepki gösteren vatandaş hakkında direnme soruşturması açılabilir. Bu durumda görevlinin yaptığı işlemin görev ve yetki kapsamında kalıp kalmadığı, direnme suçunun unsurları bakımından da belirleyici olur.

G- Suçun Özel Görünüş Biçimleri

1- Teşebbüs

Görevi yaptırmamak için direnme suçu, görevi engellemeye elverişli cebir veya tehdidin kullanılmasıyla tamamlanır; görevin fiilen engellenmesi gerekmez. Bu nedenle uygulamada suça teşebbüs nadiren tartışılır. Görevliye vurmak için hamle yapıp engellenen kişi bakımından teşebbüs teorik olarak mümkündür; ancak bu hamle çoğu zaman tehdit niteliği de taşıdığından suç tamamlanmış sayılır.

2- İştirak

Birden fazla kişinin birlikte direnmesi hâlinde her biri müşterek fail olarak sorumludur ve TCK m.265/3’teki artırım uygulanır. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 2017/686 E., 2020/278 K. sayılı kararına konu olayda, aynı olaydaki üç kişiden ikisi görevlileri itekleyerek mukavemet göstermiş, üçüncüsü hakkındaki mahkûmiyet ise yalnızca sözlü tepki verdiği için bozulmuştur. Bu karar, toplu olaylarda her bir kişinin eyleminin ayrı ayrı değerlendirilmesi gerektiğini gösterir.

3- Tek Fiille Birden Fazla Görevliye Direnme ve Zincirleme Suç

Tek fiille birden fazla görevliye direnmek tek suç oluşturur, ancak ceza TCK m.43/2 uyarınca dörtte birden dörtte üçe kadar artırılır. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 2013/545 E., 2014/379 K. sayılı kararında, hukuki anlamda tek bir fiille birden fazla polis memuruna direnen sanık hakkında aynı nev’iden fikri içtima şartları gerçekleştiğinden TCK m.43/2’nin uygulanması gerektiği belirtilmiştir. Buna karşılık direnme yalnızca bir görevliye yönelmişse bu artırım yapılamaz.

H- Soruşturma ve Yargılama Usulü

1- Şikâyet, Uzlaştırma, Önödeme ve Seri Muhakeme

Görevi yaptırmamak için direnme suçu re’sen soruşturulur; şikâyete bağlı değildir ve görevlinin şikâyetten vazgeçmesi davayı düşürmez. Suç CMK m.253’teki uzlaştırma listesinde yer almaz. Ancak CMK m.253/1-c uyarınca suça sürüklenen çocuklar bakımından, mağdurun gerçek kişi olması koşuluyla üst sınırı 3 yılı geçmeyen suçlar uzlaştırma kapsamındadır; Yargıtay 18. Ceza Dairesinin 2019/22184 E., 2020/7447 K. sayılı ve 16.06.2020 tarihli kararında, TCK m.265/1’deki suçu işleyen çocuk hakkında uzlaştırma hükümlerinin değerlendirilmesi gerektiği belirtilmiştir. Bu durumda dava kural olarak çocuk mahkemesinde görülür.

TCK m.75 hapis cezasının üst sınırının 6 ayı geçmemesini aradığından önödeme uygulanmaz. Suç CMK m.250’deki seri muhakeme listesinde de yer almaz.

2- Basit Yargılama ve Kamu Davasının Açılmasının Ertelenmesi Uygulanmaz

CMK m.251’deki basit yargılama usulü üst sınırı 2 yıl veya daha az olan suçlarda uygulanır. TCK m.265/1’in üst sınırı 3 yıl olduğundan basit yargılama uygulanamaz; Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 2021/7899 E., 2021/9363 K. sayılı ve 31.05.2021 tarihli kararında da bu husus açıkça belirtilmiştir.

Kamu davasının açılmasının ertelenmesi de uygulanmaz. CMK m.171/2 üst sınırı 3 yıl veya daha az olan suçlarda bu imkânı tanısa da CMK m.171/6-b, kamu görevlisine karşı görevinden dolayı işlenen suçları açıkça bu kurumun dışında tutar. Görevi yaptırmamak için direnme suçu da kamu görevlisine karşı görevinden dolayı işlendiğinden savcılık dava açmayı erteleyemez.

3- Görevli Mahkeme ve Kanun Yolu

Davaya asliye ceza mahkemesi bakar. Bütün nitelikli hâllerin birlikte uygulanması hâlinde bile üst sınır 8 yıl olduğundan dava ağır ceza mahkemesinin görev alanına girmez; ancak daha ağır bir suçla bağlantılı yargılanıyorsa ağır ceza mahkemesinde görülebilir. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 2024/3 E., 2025/104 K. sayılı ve 26.02.2025 tarihli kararına konu olayda, toplantı ve gösteri yürüyüşü sırasında polis kalkanlarına vuran sanık hakkında 2911 sayılı Kanun’un 32/2’nci maddesi delaletiyle TCK m.265/1-4 uygulanmış ve yargılama ağır ceza mahkemesinde yapılmıştır.

Kanun yolu bakımından CMK m.286/2-a uyarınca, ilk derece mahkemesinin verdiği 5 yıl veya daha az hapis cezasını artırmayan bölge adliye mahkemesi kararları temyiz edilemez. Görevi yaptırmamak için direnme dosyalarının büyük kısmında istinaf incelemesi son aşamadır; bu nedenle savunmanın ilk derece ve istinaf aşamasında eksiksiz yapılması önemlidir.

4- İddianame ve Ek Savunma

Mahkeme ancak iddianamede anlatılan fiil hakkında hüküm kurabilir. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 2014/10 E., 2017/205 K. sayılı ve 28.03.2017 tarihli kararında, iddianamede yalnızca jandarmaya yönelik sövme sözlerinin anlatıldığı, direnme suçunun unsurunu oluşturan fiilin açıkça anlatılmadığı dosyada, görevsizlik kararındaki nitelendirmeye dayanılarak TCK m.265’ten hüküm kurulması “davasız yargılama” sayılmış ve mahkûmiyet bozulmuştur.

5- İspat: Tutanak, Kamera Kaydı ve Tarafsız Tanık

Direnme dosyalarında en önemli delil çoğu zaman görevlilerin düzenlediği olay tutanağıdır. Ancak tutanakta cebir veya tehdidin nasıl gerçekleştiği somut olarak yazılmamışsa mahkûmiyet kurulamaz. Yargıtay 4. ve 18. Ceza Daireleri pek çok kararında cebir veya tehdit unsurunun “denetime olanak sağlayacak şekilde kanıtlara dayalı olarak açıklanmasını” istemiştir; örneğin Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 2020/30475 E., 2023/17514 K. sayılı kararında bu eksiklik bozma nedeni yapılmıştır. Görevlilerin beyanları dışında olaya tanık olan tarafsız kişilerin dinlenmesi, kolluk kamera kayıtları, MOBESE ve cep telefonu görüntüleri ile adli muayene raporları savunmanın temel araçlarıdır.

6- Dava Zamanaşımı

TCK m.66/3 uyarınca dava zamanaşımı hesabında suçun nitelikli hâllerinin üst sınırı esas alınır.

HâlÜst sınırOlağan zamanaşımıKesintiyle en fazla
265/1, 265/2, 265/1+3, 265/1+45 yılı aşmıyor8 yıl12 yıl
265/1+3+4, 265/2+3, 265/2+4, 265/2+3+45 yılı aşıyor15 yıl22 yıl 6 ay

Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 2024/3 E., 2025/104 K. sayılı kararında TCK m.265/1-4’ten açılan davada asli zamanaşımının 8 yıl, kesintili zamanaşımının 12 yıl olduğu belirtilmiş ve 14.10.2016 tarihli mahkûmiyetten itibaren 8 yıl dolduğu için dava düşürülmüştür. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 2019/381 E., 2022/373 K. sayılı kararında da 20.02.2014 tarihli mahkûmiyetten itibaren 8 yılın dolması nedeniyle kamu davaları düşürülmüştür. TCK m.66/2 uyarınca suçu 12-15 yaş arasında işleyen çocuklar bakımından bu sürelerin yarısı, 15-18 yaş arasında işleyenler bakımından üçte ikisi geçince dava düşer.

7- HAGB, Erteleme ve 7589 Sayılı Kanun Değişikliği

Hükmedilen ceza 2 yıl veya daha az ise koşulları varsa hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilebilir. CMK m.231/14’teki istisna yalnızca işkence, eziyet ve kamu görevlisinin görevi sebebiyle işlediği kötü muamele suçlarını kapsadığından görevi yaptırmamak için direnme suçunda HAGB uygulanabilir.

16.07.2026 tarihli 7589 sayılı Kanun’un 15’inci maddesiyle CMK m.231 yeniden düzenlenmiştir. Buna göre HAGB kararına karşı artık itiraz değil istinaf yoluna başvurulur; denetim süresi 5 yıldır ve bu süre içinde en fazla 1 yıl denetimli serbestlik tedbiri uygulanabilir. HAGB kararı verilen hükümde hapis cezası ayrıca ertelenemez ve seçenek yaptırımlara çevrilemez. Denetim süresi içinde kasıtlı yeni bir suç işlenirse hüküm açıklanır.

8- Memuriyete ve Adli Sicile Etkisi

Görevi yaptırmamak için direnme suçu, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 48/A-5 maddesinde sayılan ve cezanın süresine bakılmaksızın memuriyete engel olan suçlar arasında yer almaz. Bu nedenle bu suçtan verilen mahkûmiyet, kasten işlenen bir suçtan 1 yıl veya daha fazla hapis cezası şeklinde olduğunda memuriyete engel oluşturur. HAGB kararı, adli para cezasına çevrilen ceza ve 1 yıldan az hapis cezası bu genel engel bakımından kural olarak memuriyete engel sayılmaz; ancak güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması gerektiren kadrolarda dosyanın varlığı ayrıca değerlendirilebilir.

Görevi Yaptırmamak İçin Direnme Suçlamasında Savunma Noktaları

Bu suçlamayla karşılaşan şüpheli veya sanık yönünden savunmada şu hususlar öncelikle incelenmelidir:

  1. Mağdurun sıfatı: Karşıdaki kişi TCK m.6/1-c anlamında kamu görevlisi midir? Özel güvenlik görevlisiyse 5188 sayılı Kanun’daki eğitim ve çalışma izni şartlarını taşıyor mu? Elektrik dağıtım şirketi çalışanı gibi kamu görevlisi sayılmayan biri midir?
  2. Görevin varlığı: O anda yapılmakta olan veya yapılmak üzere olan belirli bir görev var mıdır? Görev sona ermiş midir?
  3. Görevin hukuka uygunluğu: Görevli, işlemi yapmaya yetkili midir? Arama, gözaltı veya haciz kanuni dayanağa sahip midir?
  4. Hareket: Cebir veya tehdit somut olarak hangi davranıştır? Eylem pasif direnme sınırında mı kalmıştır?
  5. Tehdidin elverişliliği: Söylenen sözler objektif olarak korku yaratmaya elverişli midir, yoksa bir tepki veya serzeniş midir?
  6. Amaç: Eylem görevi engellemek amacıyla mı, yoksa kişisel bir nedenle mi yapılmıştır?
  7. Görevlinin davranışı: Görevli kimliğini bildirmiş midir? Orantısız güç kullanılmış mıdır? Meşru savunma veya haksız tahrik değerlendirilmiş midir?
  8. İçtima: Tehdit veya basit yaralama ayrıca cezalandırılmış mıdır? Tek görevliye karşı direnmede TCK m.43/2 hatalı uygulanmış mıdır?
  9. Nitelikli hâller: “Birlikte işleme” için iştirak ilişkisi gösterilmiş midir? Kullanılan eşya gerçekten silah niteliğinde midir?
  10. Deliller: Tutanakta cebir veya tehdit somut olarak anlatılmış mıdır? Tarafsız tanıklar dinlenmiş, kamera kayıtları ve adli raporlar incelenmiş midir?
  11. İddianame: Direnme suçunu oluşturan fiil iddianamede açıkça anlatılmış mıdır? Suç vasfı değiştiyse ek savunma hakkı verilmiş midir?
  12. Usul imkânları: Çocuk fail yönünden uzlaştırma, adli para cezasına çevirme, erteleme ve HAGB değerlendirilmiş midir?
  13. Zamanaşımı: Suç tarihinden itibaren 8 yıllık, nitelikli hâllerde 15 yıllık süre dolmuş mudur?

Sonuç

Görevi yaptırmamak için direnme suçu, kamu görevlisinin görevini yapmasını engellemek amacıyla cebir veya tehdit kullanan kişiyi TCK m.265/1 uyarınca 6 aydan 3 yıla kadar, yargı görevi yapana karşı işlendiğinde TCK m.265/2 uyarınca 2 yıldan 4 yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırır; birlikte işleme veya kendini tanınmaz hâle koyma üçte bir, silah veya örgüt gücü yarı oranında artırım nedenidir. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 2017/686 E., 2020/278 K. sayılı kararına göre tehdit objektif olarak korku yaratmaya elverişli olmalıdır; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 2018/560 E., 2022/272 K. sayılı kararına göre ise görev sona erdikten sonra veya başka bir nedenle yapılan tehdit bu suçu değil tehdit suçunu oluşturur. Pasif direnme suç değildir. Görevliye yönelik tehdit ve basit yaralama direnme suçunun içinde kalır, hakaret ise ayrıca cezalandırılır. Suç şikâyete bağlı değildir; uzlaştırma, önödeme, seri muhakeme, basit yargılama ve kamu davasının açılmasının ertelenmesi uygulanmaz, HAGB ve erteleme uygulanabilir. Davaya asliye ceza mahkemesi bakar ve temel hâlde dava zamanaşımı 8 yıldır.

Sık Sorulan Sorular

Görevi yaptırmamak için direnme suçunun cezası nedir?

Görevi yaptırmamak için direnme suçunun temel hâlinin cezası TCK m.265/1 uyarınca 6 aydan 3 yıla kadar hapistir. Suç hâkim, savcı veya avukat gibi yargı görevi yapan kişilere karşı işlenirse ceza TCK m.265/2 uyarınca 2 yıldan 4 yıla kadar hapistir. Birlikte işleme veya kendini tanınmaz hâle koyma hâlinde ceza üçte bir, silahla işlenmesi hâlinde yarı oranında artırılır.

Polise mukavemet suçu ile görevi yaptırmamak için direnme aynı şey mi?

Evet. “Polise mukavemet” veya “memura mukavemet”, 765 sayılı eski Türk Ceza Kanunu’ndan kalan bir ifadedir. Bugün bu davranış TCK m.265’te “görevi yaptırmamak için direnme” adıyla düzenlenmiştir ve yalnızca polisi değil, bütün kamu görevlilerini korur. Polise görevini yapmasını engellemek için cebir veya tehdit kullanmanın cezası 6 aydan 3 yıla kadar hapistir.

Polise karşı pasif direnme suç mu?

Hayır. Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 2020/16891 E., 2022/16976 K. sayılı kararına göre TCK m.265 yalnızca cebir veya tehdit şeklindeki icrai davranışlarla işlenebilir ve pasif direnme bu suçu oluşturmaz. Polis aracına binmemek, dur ihtarına uymayıp kaçmak veya kolunu vermemek tek başına suç sayılmaz; ancak Kabahatler Kanunu’nun 32’nci maddesi uyarınca idari para cezası uygulanabilir.

Polise “sıkıyorsa beni de alın” demek suç mu?

Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 2017/686 E., 2020/278 K. sayılı kararına göre, arkadaşı gözaltına alınırken polislere “Sıkıyorsa beni de alın!” demekten başka eylemi bulunmayan kişinin sözleri görevlileri bir kötülüğe uğratacağı anlamına gelmediğinden tehdit unsuru oluşmaz ve görevi yaptırmamak için direnme suçu oluşmaz. Tehdidin objektif olarak korku yaratmaya elverişli olması gerekir.

Görevi yaptırmamak için direnme suçu şikâyete bağlı mı, uzlaştırma var mı?

Görevi yaptırmamak için direnme suçu şikâyete bağlı değildir ve re’sen soruşturulur; görevlinin şikâyetten vazgeçmesi davayı düşürmez. Suç CMK m.253’teki uzlaştırma listesinde yer almaz. Tek istisna, CMK m.253/1-c uyarınca suçu işleyen kişinin 18 yaşından küçük olmasıdır; bu durumda uzlaştırma değerlendirilir.

Görevi yaptırmamak için direnme suçunda basit yargılama veya kamu davasının ertelenmesi uygulanır mı?

Hayır. Basit yargılama usulü üst sınırı 2 yıl veya daha az olan suçlarda uygulanır, TCK m.265/1’in üst sınırı ise 3 yıldır. Kamu davasının açılmasının ertelenmesi de CMK m.171/6-b uyarınca kamu görevlisine karşı görevinden dolayı işlenen suçlarda uygulanmaz. Önödeme ve seri muhakeme de bu suçta yoktur.

Görevi yaptırmamak için direnme suçunda HAGB verilir mi?

Evet. Hükmedilen ceza 2 yıl veya daha az ise koşulları varsa HAGB kararı verilebilir. 16.07.2026 tarihli 7589 sayılı Kanun’la HAGB kararına karşı istinaf yolu açılmış, denetim süresi 5 yıl ve denetimli serbestlik tedbiri en fazla 1 yıl olarak düzenlenmiştir. HAGB verilen hükümde ceza ayrıca ertelenemez ve paraya çevrilemez.

Görevi yaptırmamak için direnme cezası paraya çevrilir mi?

Evet, hükmedilen ceza 1 yıl veya daha az ise TCK m.50/1 uyarınca adli para cezasına çevrilebilir. Örneğin TCK m.265/1’den 6 ay hapis belirlenip iyi hâl indirimiyle 5 ay olursa, bu ceza 150 gün adli para cezasına, gün karşılığı 20 TL’den 3.000 TL’ye çevrilebilir. TCK m.265/2’den verilen 1 yıl 8 ay gibi cezalar ise paraya çevrilemez.

Görevi yaptırmamak için direnme suçunda zamanaşımı kaç yıldır?

Görevi yaptırmamak için direnme suçunda dava zamanaşımı temel hâlde ve yargı görevi yapana karşı işlenen hâlde TCK m.66/1-e uyarınca 8 yıl, kesintiyle en fazla 12 yıldır. Birden fazla nitelikli hâlin birlikte uygulanmasıyla üst sınır 5 yılı aşarsa zamanaşımı 15 yıl, kesintiyle en fazla 22 yıl 6 aydır. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 2024/3 E., 2025/104 K. sayılı kararında 8 yıllık sürenin dolması nedeniyle dava düşürülmüştür.

Polise hem direnme hem hakaret edilirse iki ayrı ceza verilir mi?

Evet. Hakaret, direnme suçunun unsuru olmadığından ayrıca TCK m.125/3-a uyarınca cezalandırılır. Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 2020/22945 E., 2022/21631 K. sayılı kararında hakaretin direnme suçu içinde eridiği kabulü bozma nedeni sayılmıştır. Buna karşılık görevliye yönelik tehdit ve basit tıbbi müdahaleyle giderilebilir yaralama direnme suçunun içinde kalır ve ayrıca cezalandırılmaz.

Direnme sırasında polis yaralanırsa ayrıca yaralama cezası verilir mi?

Yaralama basit tıbbi müdahaleyle giderilebilecek düzeydeyse ayrıca ceza verilmez; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 2019/83 E., 2022/434 K. sayılı kararına göre eylem bir bütün hâlinde görevi yaptırmamak için direnme suçunu oluşturur. Kemik kırığı veya hayati tehlike gibi TCK m.87’deki ağır neticeler doğarsa TCK m.265/5 uyarınca ayrıca kasten yaralama cezası verilir.

Haciz sırasında avukata veya icra memuruna direnmek hangi suçu oluşturur?

Haciz sırasında icra memuruna cebir veya tehdit kullanmak TCK m.265/1’deki suçu oluşturur; Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 2021/37741 E., 2024/11857 K. sayılı kararında icra memuruna “molotof koyar sizi patlatırım” denilmesi bu suç kabul edilmiştir. Avukat TCK m.6/1-d’ye göre yargı görevi yapan kişi olduğundan, alacaklı vekili avukata karşı direnme Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 2021/21212 E., 2023/25039 K. sayılı kararına göre TCK m.265/2 kapsamında 2 yıldan 4 yıla kadar hapis gerektirir.

Özel güvenlik görevlisine direnmek görevi yaptırmamak için direnme suçu mu?

Evet, şartları varsa. 5188 sayılı Kanun’un 23’üncü maddesine göre özel güvenlik görevlilerine karşı görevleri dolayısıyla suç işleyenler kamu görevlisine karşı suç işlemiş gibi cezalandırılır. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 2019/83 E., 2022/434 K. sayılı kararında kendisini yakalamaya çalışan özel güvenlik görevlisine bıçak sallayan sanığın eylemi TCK m.265 kapsamında görülmüştür. Ancak görevlinin özel güvenlik eğitimini tamamlamış ve valilikten çalışma izni almış olması gerekir.

Görev bittikten sonra polisi tehdit etmek direnme suçu mu?

Hayır. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 2018/560 E., 2022/272 K. sayılı kararına göre kamu görevlisi görevini tamamladıktan sonra yapılan cebir veya tehdit görevi yaptırmamak için direnme suçunu oluşturmaz; şartları varsa TCK m.106’daki tehdit veya TCK m.86’daki kasten yaralama suçunu oluşturur. Görevle ilgisiz kişisel bir nedenle yapılan tehdit de aynı şekilde değerlendirilir.

İstanbul’un Bahçelievler ilçesinde, Bakırköy Adliyesi’ne yakın konumda yer alan Avukat Sinan Karabacak dava takibi ve hukuki danışmanlık hizmeti vermektedir. Polise, icra memuruna veya başka bir kamu görevlisine direnme iddiasıyla şüpheli ya da sanık sıfatıyla bir soruşturma veya kovuşturmayla karşı karşıyaysanız ya da görevi sırasında direnmeyle karşılaşan bir görevliyseniz, süreç hakkında bilgi almak için görevli memura direnme suçlamasında ceza avukatı desteği sayfasını inceleyebilirsiniz.

Av. Sinan Karabacak Cep Tel: +90 535 671 88 95

Yasal Uyarı: Bu makale Av. Sinan Karabacak tarafından, yalnızca genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmış olup hukuki tavsiye niteliği taşımamaktadır. Her dava kendine özgü koşullar içermektedir. Hukuki danışmanlık için lütfen iletişime geçiniz.

Avukat Sinan Karabacak

Avukat Sinan Karabacak

Avukat · İstanbul Barosu, Sicil No: 52130, Doğrulama

İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi'nden 2014'te mezun oldu. İstanbul Barosu'na bağlı avukatlık yapmaktadır. Enerji hukukundaki önceki deneyimleri nedeniyle başta kaçak elektrik ve voltaj dengesizliği davaları olmak üzere ceza hukuku, aile hukuku ve iş hukuku gibi alanlarda hukuki danışmanlık ve dava takibi hizmeti vermektedir.

Hakkımızda →LinkedIn →

Benzer Yazılar

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir