Etkin Pişmanlık Nedir? Hangi Suçlarda Uygulanır, Ceza İndirimi Ne Kadardır?

etkin pişmanlık

İçindekiler

Etkin pişmanlık, failin işlediği suçtan sonra özgür iradesiyle pişman olarak suçun doğurduğu zararı gidermesi veya suçun ortaya çıkarılmasına katkı sağlaması hâlinde cezasında üçte birden üçte ikiye varan oranlarda indirim yapılmasını —bazı suçlarda ise hiç ceza verilmemesini— sağlayan bir ceza hukuku kurumudur. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu‘nda genel bir hüküm olarak değil, yalnızca kanunun açıkça saydığı suç tiplerinde (TCK m.93, 110, 168, 192, 201, 221, 248, 254, 269, 274, 293 ve çeşitli suç maddelerinin fıkraları) uygulanan istisnai bir kurumdur.

Bu yazıda etkin pişmanlığın genel şartları, gönüllü vazgeçmeden farkı, malvarlığı ve uyuşturucu suçlarındaki özel düzenlemesi, terör örgütü/örgütlü suçlarda temyiz aşamasına kadar ileri sürülebilmesi, beyanın geri alınmasının sonuçları ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundaki altı şart, güncel Yargıtay içtihadıyla birlikte ele alınmaktadır. Somut olayınıza etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanıp uygulanamayacağı, suç tipine ve dosyanın hangi aşamada olduğuna göre değiştiğinden, bir avukata danışmanız önerilir.

Etkin Pişmanlık Nedir?

Etkin pişmanlık, suç tamamlandıktan sonra failin olumlu davranışıyla zararı telafi etmesini ödüllendiren bir kurumdur. Amacı, hem mağdurun zararının giderilmesini teşvik etmek hem de failin topluma yeniden kazandırılmasını desteklemektir. Halk arasında “etkin pişmanlık yasası” olarak da anılır; ancak tek bir yasa değil, çeşitli suç tiplerinde ayrı ayrı düzenlenmiş hükümler söz konusudur.

Etkin Pişmanlığın Genel Şartları

Etkin pişmanlık düzenlemeleri suç tipine göre farklı ayrıntılar taşısa da, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 30.03.2021 tarihli, 2017/1086 E., 2021/146 K. sayılı kararında etkin pişmanlığın ortak unsurları şu şekilde ortaya konulmuştur:

  1. Kanunda etkin pişmanlığa imkân tanıyan bir düzenleme bulunması,
  2. Suçun tamamlanmış olması,
  3. Failin kanunda öngörülen biçimde aktif bir davranışının gerçekleşmesi,
  4. Failin bu davranışının iradi (gönüllü) olması.

Aynı kararda, kanunda etkin pişmanlık düzenlemesi öngörülmeyen bir suç tipinde kıyas veya yorum yoluyla dahi etkin pişmanlık uygulanamayacağı; failin sergilediği aktif davranışın “gerçekten samimi” olup olmadığının değil, dışa yansıyan iradi niteliğinin arandığı vurgulanmıştır.

Etkin Pişmanlık ile Gönüllü Vazgeçme (TCK m.36) Arasındaki Fark

Etkin pişmanlık, uygulamada sıklıkla TCK m.36’da düzenlenen gönüllü vazgeçme ile karıştırılır. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 30.03.2021 tarihli, 2017/1086 E., 2021/146 K. sayılı kararında, gönüllü vazgeçmenin failin suç yolundan dönerek suçun tamamlanmasını önlemesine, etkin pişmanlığın ise suç tamamlandıktan sonra nedamet duyup haksızlığın neticelerini gidermeye yönelik olduğuna açıkça işaret edilmiştir. Aradaki temel farklar şöyle özetlenebilir:

ÖlçütGönüllü Vazgeçme (TCK m.36)Etkin Pişmanlık
Uygulama zamanıSuç tamamlanmadan, icra hareketleri devam ederkenSuç tamamlandıktan sonra
Uygulama alanıTeşebbüse elverişli tüm kasıtlı suçlarda genel bir hükümYalnızca kanunun açıkça saydığı suç tiplerinde
SonucuKural olarak teşebbüsten ceza verilmez, tamamlanan kısım varsa ondan cezalandırılırSuça göre değişen oranda indirim veya bazı hâllerde cezasızlık

Örneğin kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunda mağdur icra hareketleri tamamlanmadan, yani fail henüz mağduru fiilen alıkoymadan serbest bırakılırsa gönüllü vazgeçme; suç tamamlandıktan (mağdur belirli bir süre alıkonulduktan) sonra serbest bırakılırsa etkin pişmanlık gündeme gelir.

Etkin Pişmanlık Her Suçta Uygulanır mı?

Hayır. Etkin pişmanlık, bütün suçlarda geçerli genel bir hüküm değildir; yalnızca kanunun açıkça öngördüğü suç tiplerinde uygulanabilen istisnai bir kurumdur. Kanunda etkin pişmanlık düzenlemesi bulunmayan bir suçta, fail pişmanlık gösterip zararı gidermiş olsa dahi bu kurumdan yararlanamaz. Bu nedenle her somut olayda, ilgili suç tipinin kanunda etkin pişmanlık kapsamında düzenlenip düzenlenmediği ayrıca değerlendirilmelidir.

Kanun koyucu, etkin pişmanlığı bazı suçlarda bağımsız bir madde hâlinde (örneğin TCK m.93, 110, 168, 192, 201, 221, 248, 254, 269, 293), bazılarında ise suç maddesinin bir fıkrası olarak düzenlemiştir (örneğin TCK m.184/5, 245/5, 282/6).

Malvarlığına Karşı Suçlarda Etkin Pişmanlık (TCK m.168)

Etkin pişmanlığın en sık uygulandığı alan, malvarlığına karşı suçlardır. TCK m.168; hırsızlık, mala zarar verme, güveni kötüye kullanma, dolandırıcılık, hileli iflas, taksirli iflas ve karşılıksız yararlanma suçlarını kapsar. İndirim oranları, pişmanlığın hangi aşamada gösterildiğine göre değişir:

  • Soruşturma aşamasında (kovuşturma başlamadan önce) zararın tamamen giderilmesi: cezanın üçte ikisine kadarı indirilir.
  • Kovuşturma aşamasında (dava açıldıktan sonra, hüküm verilmeden önce) zararın giderilmesi: cezanın yarısına kadarı indirilir.

Yağma (gasp) suçunda oranlar farklıdır: kovuşturma öncesi giderimde yarıya kadar, kovuşturma sırasında giderimde üçte bire kadar indirim uygulanır.

Bölge adliye mahkemesinin ilk derece hükmünü kaldırıp kendisi yeni bir hüküm kurduğu hâllerde, bu yeni hükümden önce yapılan ödemelerin de etkin pişmanlık kapsamında değerlendirilmesi gerektiği Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 02.12.2024 tarihli, 2024/5133 E., 2024/12738 K. sayılı kararında ortaya konulmuştur. Karara göre TCK m.168 “hüküm verilmezden önce” ifadesini kullanmakta ve ilk hüküm-son hüküm ayrımına gitmemektedir; bölge adliye mahkemesi istinaf incelemesinde ilk derece hükmünü esastan onamayıp kaldırarak kendisi yeni bir hüküm kurduğunda, artık asıl infaz edilecek karar kendi kararı olacağından, bu karara kadar yapılan iade ve tazminler de etkin pişmanlık kapsamında kabul edilmelidir.

Zararın Giderilmesinde Aranan Şartlar

Zararın fail tarafından bizzat ve gönüllü olarak giderilmesi gerekir. Zararın cebri icra yoluyla veya failin iradesi dışında üçüncü kişilerce karşılanması, etkin pişmanlık sayılmaz.

Zararın tamamen giderilmesi esastır. Kısmen giderme hâlinde etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanabilmesi için ayrıca mağdurun rızası aranır. Yargıtay 2. Ceza Dairesinin 13.03.2024 tarihli, 2023/21553 E., 2024/4205 K. sayılı kararında, hırsızlık suçundan yargılanan sanığın soruşturma aşamasında çalınan altınların bedeline karşılık kısmi bir ödeme yapması, kovuşturma aşamasında ise kalan zararın tamamlanması hâlinde, sadece kovuşturmadaki tam iadeye göre değil, soruşturma aşamasındaki kısmi iadenin TCK m.168/1-4 kapsamında değerlendirilebilmesi için mağdurların bu kısmi iadeye rıza gösterip göstermediklerinin mahkemece açıkça sorulması gerektiği vurgulanmıştır; bu usul izlenmeden doğrudan tam iade üzerinden hüküm kurulması bozma nedeni sayılmıştır.

Kısmi iadenin geçerli sayılabilmesi için ayrıca mağduru fiilen tatmin edecek nitelikte olması aranır. Yargıtay 23. Ceza Dairesinin 14.09.2015 tarihli, 2015/2658 E., 2015/4042 K. sayılı kararında, hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunda sanığın orijinal eşya yerine kullanılamaz durumda hurda bir eşya iade etmek istemesi kısmi iade sayılmamış; kısmen geri vermenin mağdura ilave külfet veya masraf yüklememesi ve doğrudan sonuç doğurucu nitelikte olması gerektiği, mağdurun rızası sorulmadan ve adli para cezası gerekçesiz biçimde alt sınırın üzerinde belirlenerek hüküm kurulamayacağı belirtilmiştir.

Uyuşturucu Suçlarında Etkin Pişmanlık (TCK m.192)

Uyuşturucu veya uyarıcı madde suçlarında etkin pişmanlık, malvarlığı suçlarından farklı işler. Burada belirleyici olan, resmi makamların suçtan haberdar olup olmadığıdır: örneğin fail, resmi makamlar haber almadan önce durumu ihbar eder ve suç ortaklarının yakalanmasını ya da maddenin ele geçirilmesini sağlarsa, kanunda öngörülen koşullarda cezaya hükmedilmeyebilir. Haber alındıktan sonraki katkılarda ise belirli oranlarda indirim söz konusu olur.

Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 12.07.2023 tarihli, 2022/486 E., 2023/397 K. sayılı kararında, üzerinde kullanım sınırlarında kalan miktarda uyuşturucu madde ile yakalanan ve olağan bir önleme araması sırasında -bir ihbar veya fiziki takip sonucu değil- yakalanan sanığın, aleyhinde henüz uyuşturucu ticaretini kanıtlayacak yeterli delil bulunmadığı soruşturma aşamasında maddeyi “başkasına vermek amacıyla” bulundurduğunu ikrar etmesinin, TCK m.192/3 uyarınca etkin pişmanlık indirimini gerektirdiğine hükmedilmiştir.

Sanığın kovuşturma aşamasında bu ikrarından dönüp kullanıcı olduğunu iddia etmesi, soruşturma aşamasındaki sonuca etkili ve yararlı ikrarının hukuki niteliğini değiştirmemiştir. Bu nedenle uyuşturucu suçlarında etkin pişmanlığın sonuçları, zamanlamaya ve katkının niteliğine sıkı biçimde bağlıdır.

Terör Örgütü ve Örgütlü Suçlarda Etkin Pişmanlık (TCK m.221)

Suç işlemek amacıyla örgüt kurma, yönetme veya örgüte üye olma ile örgüt adına suç işleme ya da örgüte bilerek ve isteyerek yardım etme suçlarında etkin pişmanlık, TCK m.221’de dört fıkra hâlinde düzenlenmiştir.

Maddenin dördüncü fıkrasının ikinci cümlesinden yararlanabilmek için failin, yakalandıktan sonra bilgisi ölçüsünde örgüt içerisindeki konumuyla uyumlu şekilde kendisinin ve diğer örgüt üyelerinin eylemleri, örgütün yapısı ve faaliyetleriyle ilgili yeterli ve samimi bilgi vermesi gerekir; bu bilginin örgütü tamamen çökertecek nitelikte olması şart değildir. Yargıtay 3. Ceza Dairesinin 03.11.2025 tarihli, 2022/24732 E., 2025/25350 K. sayılı kararında bu ilke teyit edilmiş; verilen bilginin önemi, üçte birden dörtte üçe kadar öngörülen indirim oranının belirlenmesinde dikkate alınması gereken bir ölçüt olarak vurgulanmıştır.

Etkin pişmanlık talebinin ne zamana kadar ileri sürülebileceği bu suç grubunda ayrıca önem taşır. Yargıtay 3. Ceza Dairesinin 23.09.2024 tarihli, 2024/3339 E., 2024/10503 K. sayılı kararında, silahlı terör örgütüne üyelik suçundan yargılanan sanığın, hükmün onanmasından yaklaşık 12 gün önce müdafii aracılığıyla sunduğu ve örgüt yapısına ilişkin ayrıntılı bilgi içeren etkin pişmanlık dilekçesinin, teknik/bürokratik nedenlerle inceleme tarihine kadar dosyaya eklenememiş olması sanık aleyhine değerlendirilmemiş; bu husus dikkate alınmadan verilen onama kararı, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının olağanüstü itirazı üzerine kaldırılmıştır.

Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 06.12.2023 tarihli, 2023/191 E., 2023/640 K. sayılı kararında da aynı ilke, temyiz incelemesi henüz başlamadan sunulan bir etkin pişmanlık dilekçesinin Özel Dairece dikkate alınmadan hükmün onanması üzerine teyit edilmiş ve TCK m.221’de düzenlenen etkin pişmanlık hükümlerinden hüküm kesinleşinceye kadar yararlanmanın mümkün olduğu açıkça belirtilerek onama kararı kaldırılmıştır.

Etkin Pişmanlık Beyanının Geri Alınması veya İnkâr Edilmesi

Soruşturma aşamasında etkin pişmanlık kapsamında ifade veren bir failin, kovuşturma aşamasında bu beyanlarından dönmesi veya inkâr etmesi hâlinde etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanamayacağı, Yargıtay içtihadında istikrarlı biçimde kabul edilmektedir.

Yargıtay 3. Ceza Dairesinin 30.03.2022 tarihli, 2022/10930 E., 2022/1578 K. sayılı kararında, soruşturma aşamasında örgüt yapısına ilişkin bilgi veren ancak kovuşturmada beyanlarının baskı altında alındığını ileri sürerek bu beyanlardan dönen sanık hakkında, dönüş nedeninin örgütün baskısı değil “ikna edilme” olduğu tespit edilmiş; soruşturma aşamasında kısmen de olsa suçun açığa çıkmasına yardımcı olacak şekilde ifade veren ancak kovuşturma aşamasında önceki ifadelerinden dönen sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasına yasal olanak bulunmadığına hükmedilmiştir.

Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 06.12.2023 tarihli, 2023/191 E., 2023/640 K. sayılı kararında da aynı doğrultuda, TCK m.221 kapsamında pişmanlığın failin ön koşulu olduğu; failin pişmanlık duyarak verdiği ifadeyi yargılamanın herhangi bir aşamasında inkâr etmesi hâlinde, o andan itibaren pişmanlığından söz edilemeyeceği ve maddenin uygulanma imkânının ortadan kalkacağı belirtilmiştir.

Bu içtihadın kökeninde, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 08.04.2008 tarihli ve 9-18-78 sayılı kararında açıklanan, etkin pişmanlık kurumunun terör ve örgütlü suçlarla mücadelede failin örgütten koparılıp topluma kazandırılmasını amaçladığı yönündeki genel gerekçe yer almaktadır. Bu nedenle etkin pişmanlık kapsamında verilen beyanların sonradan reddedilmesi, sadece o beyanın delil değerini değil, failin cezadan indirim alma imkânını da doğrudan etkiler.

Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçunda Etkin Pişmanlık (TCK m.110)

Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunda etkin pişmanlık, diğer birçok suç tipinden farklı olarak yalnızca soruşturma başlamadan önceki bir zaman dilimiyle sınırlıdır. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 30.03.2021 tarihli, 2017/1086 E., 2021/146 K. sayılı kararında, TCK m.110’un uygulanabilmesi için aşağıdaki şartların birlikte gerçekleşmesi gerektiği ortaya konulmuştur:

  1. Suçun tamamlanmış olması gerekir; icra hareketleri devam ederken mağdurun serbest bırakılması hâlinde etkin pişmanlık değil gönüllü vazgeçme söz konusu olur.
  2. Failin, mağduru bu suç nedeniyle hakkında soruşturmaya başlanmadan önce serbest bırakması gerekir; soruşturma başladıktan sonraki serbest bırakma yalnızca takdiri indirim nedeni olabilir.
  3. Failin, mağduru herhangi bir baskı veya zorlama olmaksızın kendiliğinden serbest bırakması gerekir.
  4. Mağdurun bizzat fail tarafından serbest bırakılmış olması gerekir; mağdurun kaçması veya üçüncü kişilerce kurtarılması bu şartı karşılamaz.
  5. Failin mağduru, zarar görmeyeceği ve istediği yere rahatlıkla ulaşabileceği güvenli bir yerde serbest bırakması gerekir.
  6. Failin mağdurun şahsına bir zarar vermemiş olması gerekir.

Aynı kararda, altıncı şart bakımından mağdurun uğradığı zararın niteliği de netleştirilmiştir. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 29.12.2021 tarihli, 2019/175 E., 2021/701 K. sayılı kararında, mağdurların basit bir tıbbi müdahale ile giderilebilir nitelikte hafif ekimoz/darp izleri taşıması, TCK m.109/6’daki kasten yaralamanın neticesi sebebiyle ağırlaşmış hâli oluşturmadığından, TCK m.110 kapsamındaki etkin pişmanlık hükmünün uygulanmasına engel sayılmamıştır.

Bu iki karar birlikte değerlendirildiğinde, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunda etkin pişmanlığın uygulanabilmesi için mağdura hiçbir fiziksel temas olmaması değil, kasten yaralamanın nitelikli hâlini oluşturacak ağırlıkta bir zararın bulunmaması arandığı görülmektedir.

Diğer Suçlarda Etkin Pişmanlık

Etkin pişmanlık, başka birçok suçta da özel olarak düzenlenmiştir. Örneğin organ veya doku ticareti (TCK m.93), zimmet (TCK m.248), rüşvet (TCK m.254), iftira (TCK m.269) ve suç işlemek amacıyla örgüt kurma (TCK m.221) suçlarında, kanunda belirlenen koşullarla indirim ya da cezasızlık sonuçları öngörülmüştür.

İmar kirliliğine neden olma suçunda (TCK m.184/5) etkin pişmanlığın uygulanabilmesi için failin, kaçak yapının ortadan kaldırılmasına yönelik iradi ve aktif bir katkısının bulunması aranır. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 10.12.2019 tarihli, 2017/685 E., 2019/702 K. sayılı kararında, ruhsatsız yapının belediye tarafından yıkılması hâlinde salt yıkımın gerçekleşmiş olması etkin pişmanlık için yeterli sayılmamış; failin yıkıma fiilen karşı çıkmaması ve yıkım masraflarını cebri icra olmaksızın kendi rızasıyla ödeyip ödemediğinin araştırılması gerektiği, aksi hâlde etkin pişmanlık hükmünün uygulanamayacağı belirtilmiştir.

Her bir suç tipinde aranan şartlar ve sağlanan sonuç farklı olduğundan, ilgili maddenin ayrıca incelenmesi gerekir.

Etkin Pişmanlığın Hangi Aşamaya Kadar İleri Sürülebileceği?

İndirim oranları, pişmanlığın gösterildiği aşamayla doğrudan bağlantılıdır: en yüksek indirim, kural olarak soruşturma aşamasında, yani dava açılmadan önce zararın giderilmesiyle elde edilir. Kovuşturma başladıktan sonra yapılan giderimde indirim oranı düşer.

Ancak bu, etkin pişmanlığın yalnızca soruşturma veya ilk derece yargılaması sırasında ileri sürülebileceği anlamına gelmez. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 06.12.2023 tarihli, 2023/191 E., 2023/640 K. sayılı kararında açıkça belirtildiği üzere, TCK m.221’de düzenlenen etkin pişmanlık hükümlerinden hüküm kesinleşinceye kadar, yani istinaf ve temyiz aşamaları dâhil olmak üzere yararlanmak mümkündür.

Aynı ilke, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 15.09.2022 tarihli, 2022/296 E., 2022/554 K. sayılı kararında da vurgulanmıştır. Bu nedenle, ifadeye çağrılır çağrılmaz hukuki destek almak ve etkin pişmanlık imkânının doğru zamanda, doğru aşamada ileri sürülmesi büyük önem taşır; temyiz aşamasında dahi sunulan bir dilekçe, hüküm henüz kesinleşmediği sürece değerlendirmeye alınmalıdır.

Etkin Pişmanlık, Şikâyetten Vazgeçme ve Uzlaştırmadan Farkı

Etkin pişmanlık, sıklıkla benzer kurumlarla karıştırılır; ancak işleyişi ve sonuçları farklıdır. Şikâyetten vazgeçme, yalnızca şikâyete bağlı suçlarda söz konusudur ve mağdurun iradesine dayanır; vazgeçme hâlinde dava düşer. Uzlaştırma, mağdur ile failin bir uzlaştırmacı eşliğinde anlaşmasıdır ve uzlaşma sağlanırsa kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilir veya dava düşer.

Etkin pişmanlık ise, failin zararı bizzat ve gönüllü gidermesine dayanır; çoğu suçta sonucu davanın düşmesi değil, cezada indirimdir. Yalnızca kanunun ayrıca öngördüğü bazı suçlarda etkin pişmanlık, cezanın tümüyle ortadan kalkmasını (cezasızlık) sağlayabilir. Bu nedenle etkin pişmanlığın bir dosyada ne anlama geldiği, ilgili suç tipinin kanundaki düzenlemesine göre değişir.

İndirim mi, Cezasızlık mı?

Etkin pişmanlığın iki olası sonucu vardır. Çoğu suçta sonuç bir ceza indirimidir; yani mahkûmiyet hükmü kurulur, ancak ceza belirli oranlarda azaltılır. Bazı suçlarda ise kanun, etkin pişmanlığa cezasızlık sonucu bağlamıştır; bu hâllerde, koşullar sağlandığında faile hiç ceza verilmez. Hangi sonucun doğacağı, suç tipine ve pişmanlığın gösterildiği aşamaya bağlı olduğundan, her dosyada ayrı değerlendirme gerekir.

Etkin Pişmanlıkta Avukatın Rolü

Etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanabilmek, çoğu zaman failin kendiliğinden bilebileceği bir konu değildir: hangi bilginin “yeterli ve samimi” sayılacağı, kısmi iadenin mağdur rızasına nasıl bağlandığı, beyanın hangi aşamada ve nasıl sunulması gerektiği gibi hususlar dosyaya göre değişir. Yukarıda incelenen kararların büyük kısmı, tam da bu usule ilişkin eksikliklerden (mağdura rıza sorulmaması, dilekçenin dikkate alınmaması, beyanın niteliğinin yanlış değerlendirilmesi) kaynaklanan bozma kararlarıdır.

Bu nedenle etkin pişmanlık talebinin hazırlanması ve doğru zamanda, doğru mercie sunulması sürecinde hukuki destek almak, hem indirim oranını hem de talebin kabul edilip edilmeyeceğini doğrudan etkileyebilir. Bu değerlendirme için bir ceza hukuk süreçlerinde deneyimli bir İstanbul ceza avukatı ile görüşebilirsiniz.

Etkin Pişmanlığa Tabi Suçların Listesi

Sıra NoEtkin Pişmanlık Uygulanabilecek Suçun AdıEtkin Pişmanlık Kurumunun Düzenlendiği Kanun Madde NoTemel Ceza
1Organ veya doku ticareti93beş yıldan dokuz yıla kadar hapis
2Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma110bir yıldan beş yıla kadar hapis
3Malvarlığına Karşı Suçlar (Genel Düzenleme)168etkin pişmanlık TCK m. 141-167 arasında sayılan suçlar için genel olarak düzenlenmiştir
4Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek veya bulundurmak ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanmak192iki yıldan beş yıla kadar hapis
5Parada sahtecilik201iki yıldan on iki yıla kadar hapis ve on bin güne kadar adlî para cezası
6Suç işlemek amacıyla örgüt kurma221beş yıldan on yıla kadar hapis
7Zimmet248beş yıldan on iki yıla kadar hapis
8Rüşvet254dört yıldan oniki yıla kadar hapis
9İftira269bir yıldan dört yıla kadar hapis
10Yalan tanıklık274dört aydan bir yıla kadar hapis
11Hükümlü veya tutuklunun kaçması293altı aydan bir yıla kadar hapis
12İmar kirliliğine neden olma184/5bir yıldan beş yıla kadar hapis
13Banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması245/5üç yıldan altı yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adlî para cezası
14Yalan yere yemin275/2bir yıldan beş yıla kadar hapis
15Suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme281/3altı aydan beş yıla kadar hapis cezası
16Suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama282/6üç yıldan yedi yıla kadar hapis ve yirmi bin güne kadar adlî para cezası
17Muhafaza görevini kötüye kullanma289/2üç aydan iki yıla kadar hapis ve üç bin güne kadar adlî para cezası
18İnfaz kurumuna veya tutukevine yasak eşya sokmak297/4iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası
19Suç için anlaşma316/2üç yıldan oniki yıla kadar hapis

Sıkça Sorulan Sorular

Etkin pişmanlık nedir ve hangi kanunda düzenlenmiştir?

Etkin pişmanlık, failin suç işledikten sonra pişman olarak zararı gidermesi veya suçun ortaya çıkmasına katkı sağlaması hâlinde cezasında indirim yapılmasını ya da bazı suçlarda cezasızlığı sağlayan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nda özel suç tiplerinde ayrı ayrı düzenlenmiş bir kurumdur.

Etkin pişmanlık hangi suçlarda uygulanır?

Etkin pişmanlık yalnızca kanunun açıkça saydığı suçlarda uygulanır; başlıcaları hırsızlık, dolandırıcılık ve güveni kötüye kullanma gibi malvarlığı suçları (TCK m.168), uyuşturucu madde suçları (TCK m.192), suç işlemek amacıyla örgüt kurma (TCK m.221), zimmet (TCK m.248), rüşvet (TCK m.254) ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma (TCK m.110) suçlarıdır.

Etkin pişmanlık ile gönüllü vazgeçme arasındaki fark nedir?

Gönüllü vazgeçme (TCK m.36), suç tamamlanmadan icra hareketleri sürerken failin suç yolundan dönmesidir ve teşebbüse elverişli tüm kasıtlı suçlarda uygulanabilir; etkin pişmanlık ise suç tamamlandıktan sonra gösterilen pişmanlıktır ve yalnızca kanunun açıkça saydığı suç tiplerinde uygulanır.

Etkin pişmanlık ne zamana kadar ileri sürülebilir?

İndirim oranı en yüksek olacak şekilde soruşturma aşamasında ileri sürülmesi tercih edilir, ancak Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 06.12.2023 tarihli, 2023/191 E., 2023/640 K. sayılı kararına göre TCK m.221 kapsamındaki etkin pişmanlıktan hüküm kesinleşinceye kadar, yani istinaf ve temyiz aşamaları dâhil yararlanmak mümkündür.

Etkin pişmanlık kapsamında verilen beyandan sonradan vazgeçilirse ne olur?

Yargıtay 3. Ceza Dairesinin 30.03.2022 tarihli, 2022/10930 E., 2022/1578 K. sayılı kararına göre, soruşturmada etkin pişmanlık kapsamında ifade veren ancak kovuşturmada bu beyanlarını samimi bir nedenle değil suçtan kurtulma amacıyla inkâr eden sanık, etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanamaz.

Hırsızlık suçunda etkin pişmanlık indirimi ne kadardır? 

TCK m.168 uyarınca hırsızlık suçunda zararın soruşturma aşamasında tamamen giderilmesi hâlinde cezanın üçte ikisine kadarı, kovuşturma aşamasında giderilmesi hâlinde ise cezanın yarısına kadarı indirilir.

Kısmi iade (zararın bir kısmının ödenmesi) etkin pişmanlık sayılır mı?

Kısmen giderme hâlinde etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanabilmesi için mağdurun bu kısmi iadeye rızasının bulunması ve iadenin mağduru fiilen tatmin edecek, ona ek külfet yüklemeyecek nitelikte olması aranır; Yargıtay 23. Ceza Dairesinin 14.09.2015 tarihli, 2015/2658 E., 2015/4042 K. sayılı kararında kullanılamaz durumdaki hurda bir eşyanın iadesi bu nedenle kısmi iade sayılmamıştır.

Zararın icra yoluyla veya üçüncü bir kişi tarafından ödenmesi etkin pişmanlık sayılır mı?

Hayır. Etkin pişmanlığın uygulanabilmesi için zararın fail tarafından bizzat ve gönüllü olarak giderilmesi gerekir; cebri icra yoluyla veya failin iradesi dışında üçüncü kişilerce yapılan ödemeler etkin pişmanlık kapsamında değerlendirilmez.

Uyuşturucu madde suçlarında etkin pişmanlık nasıl uygulanır?

TCK m.192 uyarınca fail, resmi makamlar haber almadan önce durumu ihbar edip suç ortaklarının yakalanmasını veya maddenin ele geçirilmesini sağlarsa cezaya hükmedilmeyebilir; resmi makamlar haber aldıktan sonraki katkılarda ise belirli oranlarda indirim uygulanır.

Terör örgütü üyeliğinde (TCK m.221) etkin pişmanlık indirimi ne kadardır?

TCK m.221/4’ün ikinci cümlesi uyarınca, yakalandıktan sonra örgütün yapısı ve faaliyetiyle ilgili yeterli ve samimi bilgi veren fail hakkında cezada üçte birden dörtte üçe kadar indirim yapılır; oran, verilen bilginin niteliğine ve elverişlilik derecesine göre belirlenir.

Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunda (TCK m.110) etkin pişmanlık hangi şartlara bağlıdır?

Suçun tamamlanmış olması, mağdurun soruşturma başlamadan önce, herhangi bir baskı olmaksızın, bizzat fail tarafından, güvenli bir yerde ve şahsına zarar verilmeden serbest bırakılması şartlarının birlikte gerçekleşmesi gerekir.

İmar kirliliği suçunda kaçak yapı belediye tarafından yıkılırsa etkin pişmanlık uygulanır mı?

Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 10.12.2019 tarihli, 2017/685 E., 2019/702 K. sayılı kararına göre, salt belediye tarafından yapılan yıkım tek başına yeterli değildir; failin yıkıma karşı çıkmaması ve yıkım masraflarını cebri icra olmaksızın kendi rızasıyla ödediğinin tespit edilmesi gerekir.

Etkin pişmanlık cezayı tamamen ortadan kaldırır mı, yoksa sadece indirim mi sağlar?

Çoğu suçta sonuç bir ceza indirimidir; ancak bazı suçlarda (örneğin TCK m.221/4’ün birinci cümlesindeki gönüllü teslim hâlinde) kanun etkin pişmanlığa cezasızlık sonucu bağlamıştır ve koşullar sağlandığında faile hiç ceza verilmez.

Etkin pişmanlık için avukat tutmak gerekir mi?

Zorunlu değildir, ancak hangi bilginin yeterli sayılacağı, kısmi iadenin usulü ve talebin hangi aşamada sunulacağı gibi hususlardaki hatalar telafisi güç sonuçlar doğurabildiğinden, sürecin bir avukat eşliğinde yürütülmesi indirim imkânının kaybedilmemesi açısından önem taşır.

Etkin pişmanlık, doğru zamanda ve usulüne uygun biçimde kullanıldığında cezada ciddi indirim hatta bazı suçlarda cezasızlık sağlayabilir; ancak yanlış zamanlama veya eksik giderim, bu imkânın kaybına yol açabilir. Suçunuzun etkin pişmanlık kapsamında olup olmadığı ve en uygun adımın ne olduğu, somut dosyaya göre değişir.

İstanbul’un Bahçelievler ilçesinde, Bakırköy Adliyesi’ne yakın konumda yer alan Avukat Sinan Karabacak dava takibi ve hukuki danışmanlık hizmeti vermektedir.

Av. Sinan Karabacak – Cep Tel: +90 535 671 88 95

Avukat Sinan Karabacak

Avukat Sinan Karabacak

Avukat · İstanbul Barosu, Sicil No: 52130, Doğrulama

İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi'nden 2014'te mezun oldu. İstanbul Barosu'na bağlı avukatlık yapmaktadır. Enerji hukukundaki önceki deneyimleri nedeniyle başta kaçak elektrik ve voltaj dengesizliği davaları olmak üzere ceza hukuku, aile hukuku ve iş hukuku gibi alanlarda hukuki danışmanlık ve dava takibi hizmeti vermektedir.

Hakkımızda →LinkedIn →

Benzer Yazılar

22 Yorumlar

  1. Geri bildirim: Tefecilik Suçu (TCK-241)

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir