Cezaevine (İnfaz Kurumuna) Yasak Eşya Sokma Suçu ve Cezası (TCK-297)

cezaevine yasak eşya sokma suçu

İçindekiler

Cezaevine yasak eşya sokma suçu, infaz kurumuna veya tutukevine kanunda sayılan yasak eşyaları sokan, buralarda bulunduran veya kullanan kişinin cezalandırıldığı suç tipidir ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu‘nun 297’nci maddesi uyarınca cezaevine silah, uyuşturucu veya uyarıcı madde ya da cep telefonu ve SIM kart gibi elektronik haberleşme aracı sokan veya bulunduran kişiye 2 yıldan 5 yıla kadar hapis cezası verilir. Firarı kolaylaştırıcı alet, saldırı ve savunma aracı, alkollü içki, kumar malzemesi, yeşil reçeteye tabi ilaç, yasaklı yayın veya izinsiz ses ve görüntü alma aracı sokan, bulunduran veya kullanan kişiye ise TCK m.297/2 uyarınca 1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezası verilir; kanunda adli para cezası öngörülmemiştir. Sokulan eşyanın temin edilmesi veya bulundurulması ayrıca suç oluşturuyorsa, örneğin eşya uyuşturucu ise, fikri içtima kurallarına göre belirlenen ceza yarı oranında artırılır. Suç hükümlü veya tutukluların muhafazasıyla görevli kişiler tarafından işlenirse ceza bir kat artırılır. Yasak eşyayı yanında bulunduran hükümlü veya tutuklu, eşyayı kimden ve nasıl elde ettiğini bildirirse ceza yarı oranında indirilir. Dava zamanaşımı temel hâllerde 8 yıldır.

İnfaz kurumuna yasak eşya sokma suçu, Türk Ceza Kanunu’nun “Adliyeye Karşı Suçlar” bölümünde, hükümlü veya tutuklunun kaçması ve kaçmaya imkan sağlama suçlarıyla birlikte ceza infaz kurumlarının güvenliğini ve düzenini korumak amacıyla düzenlenmiştir. Uygulamada en sık karşılaşılan dosyalar; hükümlü veya tutukluyu ziyarete gelen yakınların üzerinde, çantasında veya getirdiği eşyada cep telefonu, SIM kart ya da uyuşturucu madde ele geçirilmesi, izinden dönen hükümlünün kuruma uyuşturucu sokması, koğuş aramasında telefon veya kesici alet bulunması ve infaz koruma memurunun kuruma uyuşturucu ya da telefon taşımasıdır. Suç şikâyete bağlı değildir; uzlaştırma, önödeme, seri muhakeme ve basit yargılama kapsamında değildir. Bu yazıda 2011-2016 arasındaki yasal boşluk, teşebbüsle tamamlanmış suç arasındaki sınır, idrar testinde uyuşturucu çıkması, SIM kart ve telefon dosyaları, infaz koruma memurunun sorumluluğu, etkin pişmanlık, ceza hesabı ve zamanaşımı güncel Yargıtay kararları ışığında incelenmektedir.

Kanun metninin resmi kaynağı: 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu, mevzuat.gov.tr

Yargıtay Kararları Işığında Cezaevine Yasak Eşya Sokma Suçunun Oluşması İçin Gerekli Şartlar

Cezaevine yasak eşya sokma suçunun oluşması için içtihatlarla Yargıtay tarafından bazı kriterler ortaya konulmuştur. Yargıtay Ceza Genel Kurulu 2016/706 E., 2018/266 K. sayılı ve 05.06.2018 tarihli kararı, Yargıtay Ceza Genel Kurulu 2014/350 E., 2015/115 K. sayılı ve 21.04.2015 tarihli kararı ile Yargıtay Ceza Genel Kurulu 2018/300 E., 2019/313 K. sayılı ve 11.04.2019 tarihli kararı esas alındığında, maddeler hâlinde saymak gerekirse infaz kurumuna veya tutukevine yasak eşya sokma suçunun (TCK m.297/1) oluşması için;

  1. Eşyanın kanunda sınırlı olarak sayılan silah, uyuşturucu veya uyarıcı madde ya da elektronik haberleşme aracı niteliğinde olması,
  2. Failin bu eşyayı infaz kurumuna veya tutukevine sokması ya da kurum içinde bulundurması; bulundurmanın, eşyanın kişinin üzerinde veya hâkimiyet alanında makul bir süre tutulmasını gerektirmesi,
  3. Fiilin infaz kurumu veya tutukevinin sınırları içinde gerçekleşmesi; hastane koğuşu gibi kurum dışındaki yerlerin bu kapsamda olmaması,
  4. Eşyanın kuruma girişte ilk arama noktasında ele geçirilmesi hâlinde suçun teşebbüs aşamasında kalması, kurum içine girildikten sonra ele geçirilmesi hâlinde tamamlanması,
  5. Failin eşyanın yasak nitelikte olduğunu bilerek ve kuruma sokma ya da orada bulundurma iradesiyle hareket etmesi,
  6. Fiilin, ilgili eşyanın suç kapsamında bulunduğu tarihte işlenmiş olması

gerekmektedir. Bu şartlardan biri eksikse eylem TCK m.297’deki suçu oluşturmaz; somut olayın özelliğine göre kullanmak için uyuşturucu bulundurma, uyuşturucu ticareti, ruhsatsız silah bulundurma veya yalnızca disiplin cezası gündeme gelir ya da beraat kararı verilir. Bu ayrımlar aşağıda tablolarla gösterilmiştir.

A- TCK 297 Madde Metninin İncelenmesi

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 297’nci maddesi dört fıkradan oluşur; ikinci fıkrası Anayasa Mahkemesince iptal edildikten sonra 6763 sayılı Kanun’la yeniden düzenlenmiştir:

İnfaz kurumuna veya tutukevine yasak eşya sokmak

Madde 297- (1) İnfaz kurumuna veya tutukevine silah, uyuşturucu veya uyarıcı madde veya elektronik haberleşme aracı sokan veya bulunduran kişi, iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Bu suçun konusunu oluşturan eşyanın, temin edilmesi veya bulundurulması ayrı bir suç oluşturduğu takdirde; fikri içtima hükümlerine göre belirlenecek ceza yarı oranında artırılır.

(2) (İptal: Anayasa Mahkemesinin 7/7/2011 tarihli ve E.:2010/69, K.:2011/116 sayılı Kararı ile.; Yeniden düzenleme: 24/11/2016-6763/20 md.) Birinci fıkra kapsamı dışında kalan;

a) Firarı kolaylaştırıcı her türlü alet ve malzemeyi,

b) Her türlü saldırı ve savunma araçları ile yangın çıkarmaya yarayan malzemeyi,

c) Alkol içeren her türlü içeceği,

d) Kumar oynanmasına olanak sağlayan eşya ve malzemeyi,

e) 188 inci maddede tanımlanan suçlar saklı kalmak üzere, yeşil reçeteye tabi ilaçları,

f) Kurum idaresince incelenmek üzere alınanlar hariç, mahkemelerce yasaklanmış veya suç örgütlerini temsil eden yayın, afiş, pankart, resim, sembol, işaret, doküman ve benzeri malzemeler ile örgütsel haberleşme araçlarını,

g) Yetkili makamlarca izin verilenler hariç, ses ve görüntü almaya yarayan araçları,

ceza infaz kurumuna veya tutukevine sokan, buralarda bulunduran veya kullanan kişi bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

(3) Bir ve ikinci fıkralarda tanımlanan suçların hükümlü veya tutukluların muhafazasıyla görevli kişiler tarafından işlenmesi halinde, verilecek ceza bir kat artırılır.

(4) Bir ve ikinci fıkralarda tanımlanan suçların konusunu oluşturan eşyayı yanında bulunduran veya kullanan hükümlü veya tutuklu, bunu kimden ve ne suretle elde ettiği hususunda bilgi verirse, verilecek ceza yarı oranında indirilir.

1- Madde Fıkralarının Özeti

FıkraDüzenlemeYaptırım
297/1, 1. cümleSilah, uyuşturucu veya uyarıcı madde, elektronik haberleşme aracı sokma veya bulundurma2-5 yıl hapis
297/1, 2. cümleEşyanın temini veya bulundurulması ayrıca suçsa (uyuşturucu, ruhsatsız silah)Fikri içtimaya göre belirlenen ceza 1/2 artırılır
297/2Firar aleti, saldırı ve savunma aracı, alkol, kumar malzemesi, yeşil reçeteli ilaç, yasaklı yayın, izinsiz ses ve görüntü alma aracı sokma, bulundurma veya kullanma1-3 yıl hapis
297/3Failin hükümlü veya tutukluların muhafazasıyla görevli olmasıCeza bir kat artırılır
297/4Hükümlü veya tutuklunun eşyayı kimden ve nasıl elde ettiğini bildirmesiCeza 1/2 indirilir

2- Suç Tarihinin Önemi: 21.04.2012-02.12.2016 Arasındaki Boşluk

TCK m.297/2’nin ilk hâli, birinci fıkra dışında kalıp yetkili makamlarca yasaklanmış her türlü eşyanın cezaevine sokulmasını 6 aydan 2 yıla kadar hapisle cezalandırıyordu. Anayasa Mahkemesi 07.07.2011 tarihli ve 2010/69 E., 2011/116 K. sayılı kararıyla bu fıkrayı, suça konu eşyaların idarece sınırsız biçimde belirlenmesine imkân verdiği ve belirlilik ilkesine aykırı olduğu gerekçesiyle iptal etmiş, iptal 21.04.2012 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Fıkra, 02.12.2016 tarihinde Resmî Gazete’de yayımlanan 6763 sayılı Kanun’un 20’nci maddesiyle yedi bent hâlinde yeniden düzenlenmiştir.

Bu nedenle 21.04.2012 ile 02.12.2016 arasında işlenen ve birinci fıkra kapsamına girmeyen eşyaya ilişkin fiiller suç değildir. Yargıtay bu dönem için şu kararları vermiştir:

  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2019/17362 E., 2021/3445 K. sayılı ve 04.03.2021 tarihli kararı, ziyaretçinin eşofmanında bulunan telefon şarj aletinin TCK m.297/1 kapsamında olmadığını, suç tarihinde ikinci fıkra yürürlükte bulunmadığından beraat gerektiğini kabul etmiştir,
  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2020/17656 E., 2022/15518 K. sayılı ve 27.10.2022 tarihli kararı, 2015 yılında tek kişilik odada ele geçen alkollü içki nedeniyle verilen mahkûmiyeti bozmuştur,
  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2020/12033 E., 2022/16267 K. sayılı ve 09.11.2022 tarihli kararı, mp3 çaların haberleşme aracı olmadığını, yalnızca TCK m.297/2-g kapsamında ses almaya yarayan araç olduğunu ve 6763 sayılı Kanun’dan önceki fiil için suç oluşmadığını belirtmiştir,
  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2019/14343 E., 2021/2258 K. sayılı ve 15.02.2021 tarihli kararı, 2014 yılında izin dönüşü açık cezaevine sokulmak istenen silah görünümlü el feneri, kurusıkı tabanca mermisi ve telefon bataryası nedeniyle verilen mahkûmiyeti bozmuştur.

B- Cezaevine Yasak Eşya Sokma Suçunun Unsurları

1- Korunan Hukuki Değer

Suçla korunan hukuki değer, ceza infaz kurumlarının güvenliği, düzeni ve infazın amacına uygun yürütülmesidir. Silah ve kesici aletler kurum içinde yaralama ve isyan tehlikesi, cep telefonları suç örgütleriyle iletişim ve kurum dışındaki suçların yönetilmesi tehlikesi, uyuşturucu maddeler ise hükümlülerin sağlığı ve kurum içi ticaret tehlikesi yaratır. Yargıtay Ceza Genel Kurulu 2014/350 E., 2015/115 K. sayılı ve 21.04.2015 tarihli kararı bu suçun bir tehlike suçu olduğunu, suçun sabit olması için failin suçun tipik hareketlerini gerçekleştirmesinin yeterli olduğunu belirtmiştir. Belirli bir mağdur yoktur.

2- Fail: Ziyaretçi, Hükümlü, Tutuklu, Avukat veya Görevli

Suçu herkes işleyebilir; hükümlü veya tutuklu, ziyaretçi, avukat, kargo gönderen yakın, kurumda çalışan personel ya da dışarıdan duvar üzerinden paket atan kişi fail olabilir. Fail hükümlü veya tutukluların muhafazasıyla görevli ise ceza TCK m.297/3 uyarınca bir kat artırılır. Ziyaretçi ile içerideki hükümlü önceden anlaşarak hareket etmişse her ikisi de suça iştirak hükümlerine göre sorumlu tutulabilir.

3- Yer Unsuru: İnfaz Kurumu veya Tutukevi

Suçun işlendiği yer kapalı, açık veya yarı açık ceza infaz kurumu, tutukevi ya da çocuk eğitimevidir. Kurum dışındaki yerler bu kapsama girmez:

  • Yargıtay 16. Ceza Dairesi 2015/2456 E., 2015/2217 K. sayılı ve 01.07.2015 tarihli kararı, ameliyat nedeniyle hastanenin mahkûm koğuşunda yatan hükümlünün yanında cep telefonu bulunmasının suç oluşturmadığını, hastane koğuşunun infaz kurumu sayılamayacağını belirterek mahkûmiyeti bozmuştur,
  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2017/12261 E., 2018/2961 K. sayılı ve 19.03.2018 tarihli kararı, devlet hastanesinde temin edilen telefonla konuşmanın suç oluşturmadığını, ancak HTS kayıtları ve sinyal bilgileriyle görüşmelerin cezaevinden yapılıp yapılmadığının araştırılması gerektiğini belirtmiştir,
  • Yargıtay 16. Ceza Dairesi 2015/1144 E., 2015/2059 K. sayılı ve 24.06.2015 tarihli kararı, cep telefonunun cezaevi dışında kalan tarlada bulundurulup kullanılmasının suç oluşturmadığını kabul etmiştir.

Açık ceza infaz kurumları ise infaz kurumu niteliğindedir; Yargıtay Ceza Genel Kurulu 2018/300 E., 2019/313 K. sayılı ve 11.04.2019 tarihli kararı açık cezaevindeki hükümlü hakkında bu suçun unsurlarını tartışmıştır.

4- Hareket: Sokma, Bulundurma ve Kullanma

TCK m.297/1’de iki seçimlik hareket vardır: yasak eşyayı kuruma sokmak veya kurum içinde bulundurmak. Birinci fıkrada “kullanma” ayrıca sayılmamışken, ikinci fıkrada sokma ve bulundurmanın yanında kullanma da suç olarak düzenlenmiştir.

Yargıtay Ceza Genel Kurulu 2016/706 E., 2018/266 K. sayılı ve 05.06.2018 tarihli kararına göre bulundurma, eşyanın kişinin üzerinde veya hâkimiyet alanında tutulması anlamına gelir ve bu durumun makul bir süre devam etmesi gerekir; başka bir kişinin üzerinde veya hâkimiyet alanında bulunan eşyanın sadece kullanılması tek başına bulundurma sayılmaz. Sokma ise eşyanın çeşitli yol ve yöntemlerle dışarıdan kurumun içine sokulmasıdır: üzerinde taşımak, kargo veya koli ile göndermek, ziyaret sırasında yiyecek veya kıyafet içine gizlemek, avluya atmak ya da görevli aracılığıyla içeri taşımak bu hareketin örnekleridir.

5- Manevi Unsur: Kast

Suç ancak kasten işlenebilir; fail eşyanın yasak nitelikte olduğunu ve kurum içine girdiğini bilmeli ve bunu istemelidir. Taksirle işlenemez. Yargıtay uygulamasında kast özellikle şu durumlarda tartışılır:

  • Ziyaretçinin unuttuğu telefon: Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2017/10856 E., 2018/6892 K. sayılı ve 12.06.2018 tarihli kararı, hükümlü abisini ziyarete gelen ve X-ray cihazından geçerken ceketinin cebinde çalışır vaziyette telefon bulunduğu anlaşılan sanığın telefonu bilinçli olarak ve cezaevine sokma saikiyle teslim etmediğinin kabul edilemeyeceğini belirterek beraat kararını onamıştır,
  • Telefonu kendisi teslim ettiğini savunan ziyaretçi: Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2020/13368 E., 2022/14635 K. sayılı ve 17.10.2022 tarihli kararı, telefonu elinde unuttuğunu ve görevlilere kendisinin teslim ettiğini savunan sanığın bu savunmasının tutanak tanıkları dinlenerek araştırılmasını istemiştir,
  • Uzun süredir kullanılmayan SIM kart: Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2019/16475 E., 2020/18410 K. sayılı ve 12.11.2020 tarihli kararı, hattını iki ay önce değiştirdiği için eski SIM kartı cebinde unuttuğunu savunan ziyaretçi bakımından kartın kime kayıtlı olduğunun, kullanılıp kullanılmadığının ve aktifleştirilip aktifleştirilemeyeceğinin araştırılarak kastın tartışılması gerektiğini belirtmiştir.

C- Suçun Konusu: Hangi Eşyalar Yasaktır?

Suçun konusu kanunda sınırlı olarak sayılmıştır; sayılmayan bir eşyanın kuruma sokulması bu suçu oluşturmaz, yalnızca disiplin cezasını gerektirebilir.

1- Silah ve Kesici Aletler: Üçlü Ayrım

TCK m.297/1’deki silah kavramı, TCK m.6/1-f’deki silah tanımına göre belirlenir: ateşli silahlar, patlayıcılar, saldırı ve savunma amacıyla yapılmış kesici, delici veya bereleyici aletler ile bu amaçla yapılmamış olsa da fiilen saldırı ve savunmada kullanılmaya elverişli şeyler silah sayılır. Yargıtay Ceza Genel Kurulu 2016/706 E., 2018/266 K. sayılı ve 05.06.2018 tarihli kararına konu olayda, koğuşta pilot kalem gövdesine eritilerek sabitlenmiş 2,2 santimetrelik metal tığ ele geçirilmiş, sanık bunu el işinde kullandığını savunmuştur. Genel Kurul uygulanacak hükmü şu üçlü ayrıma bağlamıştır:

  1. Eşyanın temini veya bulundurulması ayrıca suç oluşturuyorsa (örneğin 6136 sayılı Kanun kapsamında bir silah ise), fikri içtima kurallarına göre belirlenen ceza TCK m.297/1’in ikinci cümlesi uyarınca yarı oranında artırılır,
  2. Eşya ayrıca suç oluşturmuyor ancak TCK m.6/1-f anlamında silahsa TCK m.297/1’in birinci cümlesi uygulanır,
  3. Eşya silah değil ancak saldırı ve savunma aracıysa TCK m.297/2-b uygulanır.

Genel Kurul tığın delici nitelikte silah olduğunu ve TCK m.297/1’in birinci cümlesi kapsamında kaldığını oy birliğiyle kabul etmiştir. Bu kararı izleyen Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2021/16137 E., 2023/1249 K. sayılı ve 13.03.2023 tarihli kararı, 6136 sayılı Kanun’un 4’üncü maddesi kapsamındaki delici aletin TCK m.297/2-b’ye değil TCK m.297/1’e girdiğini; Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2020/4067 E., 2022/7629 K. sayılı ve 24.05.2022 tarihli kararı ise kantinde satılan permatik tıraş bıçağının jilet kısmını çıkararak saldırı ve savunmaya elverişli hâle getiren hükümlünün TCK m.297/1’den cezalandırılmasını onamıştır.

2- Uyuşturucu ve Uyarıcı Maddeler

Esrar, eroin, kokain, sentetik kannabinoid ve uyarıcı haplar TCK m.297/1 kapsamındadır. Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2019/887 E., 2020/15398 K. sayılı ve 10.09.2020 tarihli kararı, yeşil reçeteye tabi uyuşturucu ve uyarıcı madde içeren hapların rapor ve reçete olmaksızın kullanıldığının anlaşılması hâlinde de TCK m.297/1’in uygulanacağını kabul etmiştir. Uyuşturucu etkisi doğurmayan yeşil reçeteli ilaçlar ise TCK m.297/2-e kapsamındadır. Uyuşturucu ile birleşen hâllerde fikri içtima kuralları aşağıda ayrı başlıkta incelenmiştir.

3- Elektronik Haberleşme Aracı: Telefon, SIM Kart ve Parçalar

Yargıtay Ceza Genel Kurulu 2014/350 E., 2015/115 K. sayılı ve 21.04.2015 tarihli kararı elektronik haberleşme aracını cep telefonu, SIM kart, çağrı cihazı, telsiz, kamera, bilgisayar ve faks makinesi gibi araçlar olarak tanımlamıştır. Buna karşılık haberleşme işlevi bulunmayan parçalar ve veri depolama araçları bu kapsamda değildir:

Ele geçen eşyaTCK 297/1 kapsamında mı?Dayanak
Cep telefonuEvetYargıtay 9. Ceza Dairesi 2012/10707 E., 2013/1921 K. sayılı kararı
SIM kart (görüşmeye kapatılmış olsa da aktifleştirilebilir)EvetYargıtay Ceza Genel Kurulu 2014/350 E., 2015/115 K. sayılı kararı
Telefon bataryasıHayırYargıtay 8. Ceza Dairesi 2019/16224 E., 2020/18752 K. sayılı kararı
Telefon şarj aletiHayır (297/1 değil)Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2019/17362 E., 2021/3445 K. sayılı kararı
USB bellekHayır (297/2-g de değil)Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2020/13203 E., 2022/15215 K. sayılı kararı
Hafıza kartıHayır (297/2-g de değil)Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2020/6581 E., 2022/15024 K. sayılı kararı
Mp3 çalar297/2-g (02.12.2016 sonrası)Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2020/12033 E., 2022/16267 K. sayılı kararı

4- TCK 297/2 Kapsamındaki Diğer Eşyalar

6763 sayılı Kanun’la yeniden düzenlenen ikinci fıkra, birinci fıkra dışında kalan yedi grup eşyayı sınırlı olarak saymıştır:

BentEşyaUygulamadaki örnekler
aFirarı kolaylaştırıcı alet ve malzemeTestere, ip, anahtar, kesme aleti
bSaldırı ve savunma araçları, yangın malzemesiSilah niteliği taşımayan saldırı ve savunma araçları, yanıcı madde
cAlkol içeren içeceklerŞişe veya pet şişe içinde alkollü içki
dKumar malzemesiİskambil kâğıdı, zar, okey takımı
eYeşil reçeteye tabi ilaçlar (TCK 188 saklı)Reçetesiz sakinleştirici ve antidepresanlar
fYasaklı yayın ve örgütsel materyalMahkemece yasaklanmış yayın, örgüt sembolü, örgütsel haberleşme aracı
gİzinsiz ses ve görüntü alma araçlarıKamera, ses kayıt cihazı, mp3 çalar

Kumar oynanması için yer ve imkan sağlama suçundan farklı olarak burada kumar oynatılması değil, malzemenin kuruma sokulması cezalandırılır. Örgütsel yayın ve haberleşme araçlarının sokulması, kişinin suç örgütü üyeliği iddiasıyla da bağlantılı olarak ayrıca değerlendirilebilir.

D- Teşebbüs mü, Tamamlanmış Suç mu? Arama Noktası Ölçütü

Uygulamada en çok tartışılan konu, kuruma girişte yapılan aramada ele geçirilen eşya bakımından suçun tamamlanıp tamamlanmadığıdır. Yargıtay, eşyanın ele geçirildiği noktanın kurumun içinde mi yoksa girişteki ilk kontrol noktasında mı olduğuna bakmaktadır. Suç teşebbüs aşamasında kalırsa TCK m.35/2 uyarınca ceza dörtte birden dörtte üçe kadar indirilir; suça teşebbüs hükümleri burada sıkça uygulanır.

1- Teşebbüs Kabul Edilen Hâller

  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2019/12638 E., 2019/12869 K. sayılı ve 23.10.2019 tarihli kararı, yol tutuklaması nedeniyle cezaevine girişte X-ray cihazının uyarı vermesi üzerine yapılan aramada 2 SIM kart ve bir telefon ele geçirilen sanık hakkında tamamlanmış suçtan hüküm kurulmasını bozmuştur,
  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2018/3262 E., 2018/8995 K. sayılı ve 12.09.2018 tarihli kararı, abisini ziyaret için kuruma kabulü sırasında X-ray cihazında taranan montunun cebinde esrar ele geçen sanığın eyleminin teşebbüs aşamasında kaldığını kabul etmiştir,
  • Yargıtay 16. Ceza Dairesi 2016/4158 E., 2016/7191 K. sayılı ve 21.12.2016 tarihli kararı, müvekkili ile görüşmeye gelen ve girişte duyarlı kapı ile X-ray aramasında SIM kartı fark edilen sanık bakımından teşebbüs hükümlerinin uygulanması gerektiğini belirtmiştir,
  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2020/16025 E., 2022/19619 K. sayılı ve 22.12.2022 tarihli kararı, X-ray cihazı uyarı verince pantolonunu kabine bırakan ve kabinde bıçağı ele geçirilen ziyaretçinin eylemini teşebbüs olarak nitelendirmiştir,
  • Yargıtay Ceza Genel Kurulu 2014/350 E., 2015/115 K. sayılı ve 21.04.2015 tarihli kararına konu olayda, kargo paketindeki montun cebinde SIM kart bulunan sanık hakkında TCK m.297/1 ve 35 uyarınca teşebbüsten verilen ve adli para cezasına çevrilen hüküm onanmıştır.

2- Tamamlanmış Suç Kabul Edilen Hâller

  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2021/13769 E., 2022/13426 K. sayılı ve 03.10.2022 tarihli kararı, suça konu maddenin ele geçirildiği X-ray cihazının kuruma giriş yapıldıktan sonraki ilk karşılama alanında bulunduğunun bilirkişi raporuyla belirlenmesi karşısında tamamlanmış suçtan ceza verilmesi gerektiğini belirtmiştir,
  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2019/16451 E., 2020/18053 K. sayılı ve 05.11.2020 tarihli kararı, birden fazla cezaevinin bulunduğu kampüsün girişi ve jandarma noktası geçildikten sonra açık cezaevinin giriş bölümünde uyuşturucu ele geçirilen izin dönüşü hükümlü hakkında tamamlanmış suçtan verilen hükmü oy çokluğuyla onamıştır; karşı oy, hükümlülere ayrılan bölüme girilmeden yapılan aramada suçun teşebbüste kalacağı görüşündedir.

3- İki Arama Noktası Ölçütü

Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2024/4936 E., 2025/6041 K. sayılı ve 08.07.2025 tarihli kararı bu içtihatları şu ölçüte bağlamıştır: Ziyaretçi kabul yerindeki ilk arama noktasında ele geçirilen eşya bakımından suç teşebbüs aşamasında kalır; ilk aramadan geçildikten sonra ikinci noktada yapılan aramada ele geçirilirse suç tamamlanmıştır. Bu nedenle mahkeme ilgili ceza infaz kurumuna müzekkere yazarak arama noktalarının yerini tespit etmelidir. Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2019/11285 E., 2020/18869 K. sayılı ve 01.12.2020 tarihli kararı da X-ray ve duyarlı kapıdan geçtikten sonra kurum girişinde yapılan üst aramasında aktif SIM kart ele geçirilen ziyaretçi hakkında beraat değil teşebbüsten mahkûmiyet gerektiğini kabul etmiştir.

Eşyanın ele geçirildiği yerSonuçDayanak
Ziyaretçi kabulündeki ilk arama, X-ray veya duyarlı kapıTeşebbüs (TCK m.35)Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2024/4936 E., 2025/6041 K. sayılı kararı
İlk aramadan sonra ikinci noktadaki üst aramasıTamamlanmış suçYargıtay 8. Ceza Dairesi 2024/4936 E., 2025/6041 K. sayılı kararı
Kurum içindeki ilk karşılama alanındaki X-rayTamamlanmış suçYargıtay 8. Ceza Dairesi 2021/13769 E., 2022/13426 K. sayılı kararı
Kampüs girişi geçildikten sonra açık cezaevi girişiTamamlanmış suç (oy çokluğu)Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2019/16451 E., 2020/18053 K. sayılı kararı
Koğuş, dolap veya yatak aramasıBulundurma, tamamlanmış suçYargıtay Ceza Genel Kurulu 2016/706 E., 2018/266 K. sayılı kararı
Kargo paketinin kurumda açılmasıTeşebbüs kabul edilen örnekYargıtay Ceza Genel Kurulu 2014/350 E., 2015/115 K. sayılı kararı

E- Uyuşturucu ile Birleşen Hâller: Fikri İçtima ve Yarı Oranında Artırım

1- TCK 297/1’in İkinci Cümlesi

Suçların içtimaı kurallarına göre bir fiille birden fazla suç işleyen kişi kural olarak en ağır cezayı gerektiren suçtan cezalandırılır ve ayrıca artırım yapılmaz. TCK m.297/1’in ikinci cümlesi bu kuralın istisnasıdır: Sokulan eşyanın temini veya bulundurulması ayrıca suç oluşturuyorsa, fikri içtima kurallarına göre belirlenen ceza yarı oranında artırılır. Uyuşturucu bakımından uygulama şöyledir:

  1. Kullanmak için getirilen uyuşturucu: Kullanmak için uyuşturucu bulundurma suçu (TCK m.191/1, 2-5 yıl) ile TCK m.297/1 birleşir; Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2020/17948 E., 2022/20043 K. sayılı ve 29.12.2022 tarihli kararına göre temel ceza önce TCK m.297/1’in birinci cümlesine göre belirlenir, ardından ikinci cümle uyarınca yarı oranında artırılır,
  2. Başkasına vermek için getirilen uyuşturucu: Uyuşturucu imal ve ticareti suçu (TCK m.188/3) daha ağır olduğundan temel ceza bu maddeden belirlenir ve TCK m.297/1’in ikinci cümlesi uyarınca yarı oranında artırılır; Yargıtay 20. Ceza Dairesi 2017/3597 E., 2017/6932 K. sayılı ve 11.12.2017 tarihli kararı, esrarı cezaevindeki yakınına vermek amacıyla getiren sanık hakkında bu şekilde hüküm kurulması gerektiğini belirtmiştir,
  3. Tek fiil bölünemez: Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2020/10400 E., 2022/14175 K. sayılı ve 11.10.2022 tarihli kararı, açık görüşte hükümlü eşine vermek için uyuşturucu getiren sanığın tek olan eyleminin ikiye bölünerek ticaretten beraat, yasak eşya sokmadan mahkûmiyet kararı verilmesini CMK m.225/1’e aykırı bularak bozmuştur.

2- Ticaret mi, Kullanım mı?

Ziyaretçide ele geçen uyuşturucunun kişisel kullanım için mi yoksa içerideki hükümlüye vermek için mi getirildiği, cezayı katlarca değiştirir. Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2024/4936 E., 2025/6041 K. sayılı ve 08.07.2025 tarihli kararına konu olayda, tutuklu babasını ziyarete gelen sanığın montunun fermuarı açık cebinde 7 ayrı pakette toplam daralı 10,09 gram esrar ele geçirilmiş, sanığın kan ve idrar örneğinde de esrar tespit edilmiştir. Yerel mahkeme uyuşturucu ticareti ve TCK m.297/1’in ikinci cümlesi uyarınca 12 yıl 6 ay hapis cezası vermiştir. Daire, gizleme çabası bulunmadığını ve ticari amaca ilişkin şüpheden uzak delil olmadığını belirterek eylemin kullanmak için bulundurma ve yasak eşya sokma suçlarını oluşturduğunu, sanığın TCK m.297 uyarınca miktar gözetilerek cezalandırılması gerektiğini oy çokluğuyla kabul etmiştir.

3- İdrar Testinde Uyuşturucu Çıkması

İçerideki hükümlünün idrarında uyuşturucu tespit edilmesi, maddeyi kurumda kullandığını ve dolayısıyla bulundurduğunu gösterebilir; ancak bunun kesin olarak ispatlanması gerekir. Yargıtay Ceza Genel Kurulu 2018/300 E., 2019/313 K. sayılı ve 11.04.2019 tarihli kararı bu konudaki temel karardır. Genel Kurul, uyuşturucuyu infaz kurumunda kullandığı sabit olan kişinin, maddeyi kullanmak için kısa bir süre de olsa fiilî hâkimiyeti altına aldığından TCK m.297/1 anlamında “bulunduran” sayılacağını kabul etmiştir. Ancak somut olayda Siirt açık cezaevindeki hükümlünün izinden dönüşünden 22 gün sonra alınan idrar örneğinde esrar tespit edilmiş, Adli Tıp raporu kronik kullanıcılarda bu sürenin 15-20 gün olabileceğini bildirmiştir. Genel Kurul, aradaki kısa farkın maddenin kurumda kullanıldığı konusundaki şüpheyi gidermediğini belirterek sanığın yasak eşya sokma suçundan beraatine ve kullanmak için uyuşturucu bulundurma suçundan mahkûmiyetine karar verilmesi gerektiğini oy birliğiyle kabul etmiştir.

Daire kararları da aynı ölçütü uygular:

  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2018/4174 E., 2018/8895 K. sayılı ve 11.09.2018 tarihli kararı, cezaevine girişinden 16 gün sonra alınan idrar örneğinde uyuşturucu çıkan sanık bakımından, kronik kullanıcılarda tespit süresinin 3 haftaya kadar olabileceği gözetilerek TCK m.191’e göre karar verilmesi gerektiğini belirtmiştir,
  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2017/10199 E., 2018/5092 K. sayılı ve 09.05.2018 tarihli kararı, özel izin dönüşünden 11 gün sonra idrar örneği alınan hükümlü hakkında aynı sonuca ulaşmıştır,
  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2019/27889 E., 2022/7897 K. sayılı ve 26.05.2022 tarihli kararı, idrar örneği alınmadan önceki 3 haftalık süre içinde dört kez adliyeye götürülen ve duruşma beklerken kendisine verilen sigarada uyuşturucu bulunduğunu savunan hükümlünün eyleminin TCK m.191 kapsamında kaldığını kabul etmiştir.

4- Cezası İçin Yakalanıp Cezaevine Teslim Edilen Kişi

Kesinleşmiş cezasının infazı için yakalanan ve kolluk tarafından cezaevine teslim edilen kişinin üzerinde girişte uyuşturucu bulunursa yasak eşya sokma suçu oluşmaz. Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2017/11980 E., 2018/3927 K. sayılı ve 09.04.2018 tarihli kararı ile Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2020/19533 E., 2022/18199 K. sayılı ve 01.12.2022 tarihli kararı, Anayasa’nın 38/5’inci maddesi uyarınca kimsenin kendisini suçlayan beyanda bulunmaya zorlanamayacağını, cezaevine rızası dışında ve görevlilerin gözetiminde getirilen kişinin üzerindeki uyuşturucuyu cezaevine sokma saikiyle teslim etmediği sonucuna varılamayacağını belirterek eylemin yalnızca TCK m.191’deki suçu oluşturduğunu kabul etmiştir. Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2018/3288 E., 2018/9240 K. sayılı ve 13.09.2018 tarihli kararı da arkadaşını ziyarete gelen ve girişte üzerinde uyuşturucu bulunan sanık bakımından kuruma sokmaya teşebbüs ettiğine dair delil yoksa TCK m.191/1’e göre karar verilmesi gerektiğini belirtmiştir.

OlaySuç niteliğiDayanak
Kurum içinde koğuşta uyuşturucu bulunmasıTCK 297/1 + 191 (yarı artırım)Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2020/17948 E., 2022/20043 K. sayılı kararı
Hükümlüye vermek için ziyarette getirilen uyuşturucuTCK 188/3 + 297/1 (yarı artırım)Yargıtay 20. Ceza Dairesi 2017/3597 E., 2017/6932 K. sayılı kararı
Ziyaretçinin kendi kullanımı için cebinde getirdiği uyuşturucuTCK 191 + 297/1 veya delil yoksa yalnız 191Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2024/4936 E., 2025/6041 K. sayılı kararı
İzin dönüşünden 15-21 gün sonra idrarda uyuşturucuŞüphe varsa yalnız TCK 191Yargıtay Ceza Genel Kurulu 2018/300 E., 2019/313 K. sayılı kararı
Cezası için yakalanıp teslim edilen kişinin üzerinde uyuşturucuYalnız TCK 191Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2017/11980 E., 2018/3927 K. sayılı kararı

F- Cep Telefonu ve SIM Kart Dosyaları

1- SIM Kartın Aktif Olması

Yargıtay Ceza Genel Kurulu 2014/350 E., 2015/115 K. sayılı ve 21.04.2015 tarihli kararına konu olayda, Silivri’deki tutuklu kardeşine kargoyla mont gönderen sanığın montunun cebinde başka bir kişi adına kayıtlı ve abone talebiyle görüşmeye kapatılmış SIM kart ele geçirilmiştir. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı hat sahibinin dinlenmesi gerektiğini ileri sürmüş; Genel Kurul çoğunluğu, suçun tehlike suçu olduğunu ve görüşmeye kapatılan hattın operatör uygulamalarına göre her an aktif hâle getirilebildiğini belirterek araştırmaya gerek olmadığını kabul etmiş, 11 üye karşı oy kullanmıştır. Daire kararları ise kartın aktifleştirilip aktifleştirilemeyeceğinin operatöre sorulmasını aramaya devam etmektedir: Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2020/19031 E., 2022/19714 K. sayılı ve 22.12.2022 tarihli kararı, arkadaşını ziyarete gelen sanığın montunda ele geçen üç SIM kartın suç tarihinde iletişime uygun olup olmadığının ilgili GSM operatöründen sorulmadan verilen mahkûmiyeti bozmuştur.

2- Koğuşta Bulunan Telefon Kime Aittir?

Koğuşta ele geçen telefonun hangi hükümlüye ait olduğu belirlenemezse kimse sırf aynı koğuşta kaldığı için cezalandırılamaz. Yargıtay 16. Ceza Dairesi 2015/8802 E., 2016/2293 K. sayılı ve 13.04.2016 tarihli kararına konu olayda, infaz koruma memuru tuvalette telefonla konuşan hükümlünün telefonu tuvalete attığını beyan etmiş, ancak savcı nezaretinde yapılan aramada telefon bulunamamış ve HTS kayıtlarında da görüşme tespit edilememiştir. Daire, şüpheden uzak delil bulunmadığı için beraat gerektiğini kabul etmiştir.

Buna karşılık telefonun sık ve süreklilik gösteren biçimde kullanılması bulundurma sayılabilir. Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2019/14194 E., 2021/1100 K. sayılı ve 27.01.2021 tarihli kararı, kuruma sokulan üç telefonla HTS kayıtlarına göre farklı tarihlerde birçok kişiyle çok sayıda görüşme yapan ve bunu kabul eden hükümlüler bakımından kullanmanın belli bir süre ve sıklığa ulaştığında bulundurmayı kapsadığını belirterek beraat kararlarını bozmuştur. Bu karar, Yargıtay Ceza Genel Kurulu 2016/706 E., 2018/266 K. sayılı ve 05.06.2018 tarihli kararındaki “başkasının eşyasını sadece kullanmak bulundurma değildir” ilkesiyle birlikte değerlendirilmelidir: tek veya birkaç kez kullanım bulundurma sayılmazken, eşya üzerinde süreklilik gösteren fiilî hâkimiyet bulundurmadır.

G- İnfaz Koruma Memuru ve Görevlilerin Durumu: TCK 297/3

TCK m.297/3 uyarınca suç hükümlü veya tutukluların muhafazasıyla görevli kişiler tarafından işlenirse ceza bir kat artırılır. Bu, suçun nitelikli hâlidir; infaz koruma memurları ve muhafaza görevi yürüten kolluk personeli bu kapsamdadır.

1- Uyuşturucu Ticaretiyle Birleşen Hâlde Artırım

Yargıtay Ceza Genel Kurulu 2013/641 E., 2013/623 K. sayılı ve 24.12.2013 tarihli kararına konu olayda, Bingöl M Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda infaz koruma memuru olan sanığın cezaevi girişindeki aramada üzerinde 26 gram, dolabında ise 2 gram esrar ele geçirilmiştir. Yerel mahkeme temel cezayı uyuşturucu ticareti suçundan belirlemiş, TCK m.297/1’in ikinci cümlesi uyarınca yarı oranında, TCK m.297/3 uyarınca da bir kat artırarak 12 yıl 6 ay hapis cezası vermiştir. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, temel ceza TCK m.188/3’ten belirlendiği için TCK m.297/3’ün uygulanamayacağını ileri sürmüştür. Genel Kurul çoğunluğu, kanun koyucunun yasak eşya sokulması suretiyle işlenen tüm suçlar yönünden görevlilerin daha ağır cezalandırılmasını amaçladığını belirterek itirazı reddetmiş, 12 üye karşı oy kullanmıştır. Bu karar, eski TCK m.188/3’teki 5 yıllık alt sınıra göre verilmiştir; 6545 sayılı Kanun’la bu alt sınır 10 yıla çıkarıldığından bugün aynı hesap çok daha ağır sonuç doğurur.

Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2024/16343 E., 2024/9246 K. sayılı ve 03.12.2024 tarihli kararına konu olayda da cezaevindeki hükümlünün talebi üzerine uyuşturucu temin eden ve cezaevine götürürken yakalanan infaz koruma memuru hakkında TCK m.188/3 ve TCK m.297/1’in ikinci cümlesi uygulanmış; TCK m.297/3 uyarınca bir kat artırım yapılmaması aleyhe istinaf bulunmadığından yalnızca eleştiri konusu yapılmıştır.

2- Görevli Hakkında İspat

Görevlinin sorumluluğu da kesin delille ispatlanmalıdır. Yargıtay Ceza Genel Kurulu 2017/1070 E., 2021/5 K. sayılı ve 28.01.2021 tarihli kararına konu olayda, Nizip’teki cezaevinde bir ranzada 0,014 gram esrar bulunmuş, tanıklardan biri soruşturmada esrarı infaz koruma memurunun getirdiğini söylemiş, ancak sonra bu beyanından dönmüştür. Genel Kurul, memurda uyuşturucu ele geçirilmediğini, parmak izi gibi somut delil bulunmadığını ve sonradan dönülen soyut tanık beyanı dışında delil olmadığını belirterek mahkûmiyeti oy birliğiyle bozmuştur.

H- Etkin Pişmanlık: TCK 297/4

TCK m.297/4 uyarınca yasak eşyayı yanında bulunduran veya kullanan hükümlü veya tutuklu, eşyayı kimden ve ne suretle elde ettiğini bildirirse ceza yarı oranında indirilir. Bu etkin pişmanlık hükmünün şartları şunlardır:

  1. Etkin pişmanlıktan yalnızca hükümlü veya tutuklu yararlanabilir; ziyaretçi veya görevli bu fıkradan yararlanamaz,
  2. Bilgi, eşyanın kimden ve nasıl elde edildiğine ilişkin olmalıdır; Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2017/9186 E., 2018/3046 K. sayılı ve 20.03.2018 tarihli kararı, SIM kartı cezaevine kendisinin soktuğunu ikrar etmenin bu kapsamda değerlendirilemeyeceğini belirtmiştir,
  3. Mahkemenin itibar etmediği ve cezadan kurtulmaya yönelik bulduğu beyan nedeniyle indirim yapılamaz; Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2021/16137 E., 2023/1249 K. sayılı ve 13.03.2023 tarihli kararına konu dosyada bölge adliye mahkemesi bu gerekçeyle TCK m.297/4’ün şartlarının bulunmadığını kabul etmiş, Daire bu hükmü incelemiştir,
  4. Şartlar oluştuğunda indirim oranı sabittir ve yarıdır; hâkimin takdir yetkisi yoktur. Yargıtay Ceza Genel Kurulu 2016/706 E., 2018/266 K. sayılı ve 05.06.2018 tarihli kararına konu dosyada Daire, tığı nasıl temin ettiğini açıklayan hükümlünün 2 yıllık cezasını TCK m.297/4 uyarınca 1 yıla, takdiri indirimle 10 aya düşürmüştür.

Uyuşturucu ile birleşen hâllerde ayrıca TCK m.192’deki uyuşturucu suçlarında etkin pişmanlık hükümleri de gündeme gelebilir; TCK m.297/4 hükümlü ve tutuklular bakımından daha özel bir düzenlemedir.

I- Cezaevine Yasak Eşya Sokma Suçunun Yakın Suçlardan ve Disiplin Cezasından Farkı

Suç veya yaptırımMaddeCezaAyırt edici nokta
Cezaevine yasak eşya sokmaTCK m.297/12-5 yıl hapisSilah, uyuşturucu, haberleşme aracı kurum içine sokulur veya bulundurulur
Diğer yasak eşyayı sokmaTCK m.297/21-3 yıl hapisYedi bentte sayılan eşya; kullanma da suçtur
Kullanmak için uyuşturucu bulundurmaTCK m.191/12-5 yıl hapisKurum dışında kullanma veya kuruma sokma kastı ispatlanamayan hâller
Uyuşturucu ticaretiTCK m.188/310 yıldan az olmamak üzere hapisBaşkasına vermek için getirme; TCK 297/1-2. cümle ile yarı artırım
Hükümlü veya tutuklunun kaçmasıTCK m.2926 ay-1 yıl (cebir veya tehditte 1-3 yıl)Firar aleti sokma ayrıca TCK 297/2-a’dır
Kaçmaya imkan sağlamaTCK m.2941-3 veya 2-5 yılKaçışı sağlamak için alet sokan kişi bakımından fikri içtima gündeme gelir
Hücreye koyma disiplin cezası5275 s.K. m.44/3-g11-20 gün hücreSilah, uyuşturucu, telefon sokan hükümlüye ayrıca uygulanır

5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 44/3-g maddesi, her türlü silah, kesici ve delici alet, uyuşturucu madde, cep telefonu, telsiz ve sair elektronik haberleşme aracını kuruma sokmayı, bulundurmayı veya kullanmayı 11 günden 20 güne kadar hücreye koyma cezasını gerektiren disiplin suçu olarak düzenlemiştir; 44/2-n bendi de kuruma alkol sokmayı 1 günden 10 güne kadar hücreye koyma cezasına bağlamıştır. Disiplin cezası ile ceza davası birbirinden bağımsızdır; disiplin cezası verilmesi ceza yargılamasını engellemez.

J- Cezaevine Yasak Eşya Sokma Suçunun Cezası

1- Temel Cezanın Belirlenmesi

Hâkim TCK m.61 uyarınca temel cezayı eşyanın türü, miktarı, sayısı ve gizlenme biçimini gözeterek belirler. Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2024/4936 E., 2025/6041 K. sayılı ve 08.07.2025 tarihli kararı, ele geçen uyuşturucunun miktarı gözetilerek alt sınırdan uzaklaşılabileceğini belirtmiştir. Ardından sırasıyla TCK m.297/1’in ikinci cümlesindeki artırım, TCK m.297/3 artırımı, teşebbüs indirimi, TCK m.297/4 indirimi ve TCK m.62’deki takdiri indirim uygulanır. Hükümlüler bakımından sıkça suçta tekerrür hükümleri de uygulanır.

2- Ceza Hesaplama Örnekleri

Hapis cezası TCK m.61/6 uyarınca gün, ay ve yıl hesabıyla belirlenir; bir ay otuz gündür. Aşağıdaki tablo alt sınırdan belirlenen cezaya uygulanacak artırım ve indirimlerin sonuçlarını göstermektedir:

HâlKanuni sınırAlt sınırdan temel cezaArtırım veya indirim sonrası1/6 takdiri indirim sonrası
297/1 telefon veya SIM kart2-5 yıl2 yıl—1 yıl 8 ay
297/1 teşebbüs (1/4 indirim)2-5 yıl2 yıl1 yıl 6 ay1 yıl 3 ay
297/1 ve 297/4 (bilgi veren hükümlü)2-5 yıl2 yıl1 yıl10 ay
297/1 ve 191 (kullanmak için uyuşturucu)2-5 yıl2 yıl3 yıl2 yıl 6 ay
297/1 ve 297/3 (görevli)2-5 yıl2 yıl4 yıl3 yıl 4 ay
297/2 alkol, kumar malzemesi vb.1-3 yıl1 yıl—10 ay
297/2 ve 297/3 (görevli)1-3 yıl1 yıl2 yıl1 yıl 8 ay
188/3 ve 297/1-2. cümle (ticaret amacı)188/3: en az 10 yıl10 yıl15 yıl12 yıl 6 ay

Yargıtay önüne gelen dosyalarda verilen cezalar bu tabloyla uyumludur: Yargıtay Ceza Genel Kurulu 2018/300 E., 2019/313 K. sayılı ve 11.04.2019 tarihli kararına konu dosyada TCK m.297/1’in ikinci cümlesi uyarınca 2 yıl 6 ay, Yargıtay Ceza Genel Kurulu 2016/706 E., 2018/266 K. sayılı ve 05.06.2018 tarihli kararına konu dosyada TCK m.297/4 uygulanarak 10 ay, Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2024/4936 E., 2025/6041 K. sayılı ve 08.07.2025 tarihli kararına konu dosyada ise uyuşturucu ticareti ve TCK m.297/1’in ikinci cümlesi uyarınca 12 yıl 6 ay hapis cezası verilmiştir.

3- Basit Yargılama Uygulanmaz

Basit yargılama usulü CMK m.251 uyarınca yalnızca üst sınırı 2 yıl veya daha az hapis cezasını gerektiren suçlarda uygulanabilir. TCK m.297/1’in üst sınırı 5 yıl, TCK m.297/2’nin üst sınırı 3 yıl olduğundan bu suçun hiçbir hâlinde basit yargılama usulü uygulanamaz.

4- HAGB, Erteleme, Adli Para Cezasına Çevirme ve Müsadere

Sonuç ceza 2 yıl veya daha az ise CMK m.231 uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılması ve TCK m.51 uyarınca cezanın ertelenmesi mümkündür. Alt sınırdan verilen ve takdiri indirim uygulanan 1 yıl 8 aylık ceza bu sınırın altında kalır; ancak sanık hükümlü ise ve kasıtlı suçtan önceki mahkûmiyeti varsa HAGB şartları çoğu zaman oluşmaz.

Sonuç ceza 1 yıl veya daha az ise TCK m.50/1 uyarınca adli para cezasına veya diğer seçenek yaptırımlara çevrilebilir. Yargıtay Ceza Genel Kurulu 2014/350 E., 2015/115 K. sayılı ve 21.04.2015 tarihli kararına konu dosyada teşebbüs nedeniyle verilen hapis cezası 3.000 TL adli para cezasına çevrilmiştir. Hapis cezasına mahkûmiyet ayrıca TCK m.53 uyarınca belli hakları kullanmaktan yoksun bırakılma sonucunu doğurur.

Suça konu telefon, SIM kart, silah, uyuşturucu ve diğer eşyalar TCK m.54 uyarınca müsadere edilir. Yargıtay Ceza Genel Kurulu 2016/706 E., 2018/266 K. sayılı ve 05.06.2018 tarihli kararına konu dosyada Daire, hükme suça konu tığın müsaderesine ilişkin cümle eklemiştir.

K- Soruşturma ve Yargılama Usulü

1- Şikâyet, Uzlaştırma, Önödeme ve Seri Muhakeme

Cezaevine yasak eşya sokma suçu şikâyete bağlı değildir; infaz kurumunun tuttuğu tutanak üzerine Cumhuriyet başsavcılığı re’sen soruşturma başlatır. Suçun bireysel bir mağduru bulunmadığından CMK m.253’teki uzlaştırma kapsamında değildir. Kanunda yalnızca hapis cezası öngörülmüş ve üst sınır 6 ayı aştığından TCK m.75’teki önödeme hükümleri uygulanmaz. Suç CMK m.250’de sayılan seri muhakeme usulü suçları arasında da yer almaz.

2- Görevli Mahkeme

Cezaevine yasak eşya sokma suçunda görevli mahkeme kural olarak asliye ceza mahkemesidir. Yargıtay 9. Ceza Dairesi 2012/10707 E., 2013/1921 K. sayılı ve 08.02.2013 tarihli kararı, cezaevinden cep telefonuyla görüşme yapan hükümlü hakkındaki davanın asliye ceza mahkemesinin görevine girdiğini belirtmiştir. Getirilen uyuşturucunun başkasına verilmek amacıyla bulundurulduğu ihtimali varsa TCK m.188/3’teki suç gündeme geldiğinden ağır ceza mahkemesi görevlidir; Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2019/1617 E., 2019/5928 K. sayılı ve 30.04.2019 tarihli kararı ile Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2020/8629 E., 2022/13519 K. sayılı ve 04.10.2022 tarihli kararı, bu ihtimalde asliye ceza mahkemesinin görevsizlik kararı vermesi gerektiğini kabul etmiştir. Nitelikli hâllerle cezanın üst sınırı 10 yılı aşarsa 5235 sayılı Kanun’un 12’nci maddesi uyarınca ağır ceza mahkemesi görevli olur.

3- İspat

Cezaevine yasak eşya sokma dosyalarında temel deliller arama ve muhafaza altına alma tutanakları, X-ray ve kamera kayıtları, arama noktalarını gösteren kurum yazıları, telefon ve SIM kartlara ilişkin HTS ve operatör kayıtları, uyuşturucu için kriminal ve Adli Tıp raporları ile tanık beyanlarıdır. Ele geçen eşyanın silah olup olmadığı bilirkişi raporuyla, SIM kartın aktifliği operatör yazısıyla, idrardaki maddenin kurumda kullanılıp kullanılmadığı ise izin, nakil ve adliyeye sevk tarihleriyle karşılaştırılarak belirlenir.

4- Dava Zamanaşımı

Dava zamanaşımı TCK m.66 uyarınca kanundaki cezanın üst sınırına göre belirlenir ve TCK m.66/3 uyarınca suçun daha ağır cezayı gerektiren nitelikli hâlleri de dikkate alınır. Kesilme hâlinde süre TCK m.67/4 uyarınca en fazla yarısı kadar uzar.

HâlÜst sınırOlağan dava zamanaşımıOlağanüstü dava zamanaşımı
297/1 temel hâl5 yıl8 yıl (TCK m.66/1-e)12 yıl
297/2 temel hâl3 yıl8 yıl12 yıl
297/2 ve 297/3 (görevli)6 yıl15 yıl (TCK m.66/1-d)22 yıl 6 ay
297/1 ve 297/3 (görevli)10 yıl15 yıl22 yıl 6 ay
188/3 ile birleşen hâller20 yıl ve üzeri20 yıl (TCK m.66/1-c)30 yıl

L- Cezaevine Yasak Eşya Sokma Suçlamasıyla Karşılaşan Kişinin Savunma Noktaları

Cezaevine yasak eşya sokma suçlamasıyla karşılaşan kişi yönünden savunmada şu hususlar öncelikle incelenmelidir:

  1. Eşya kanunda sayılıyor mu: Batarya, şarj aleti, USB bellek ve hafıza kartı TCK m.297/1 kapsamında değildir; birinci fıkra dışındaki eşyalar için suç tarihinin 02.12.2016’dan sonra olup olmadığı kontrol edilmelidir,
  2. Eşya nerede ele geçti: İlk arama noktasında ele geçen eşya bakımından suç teşebbüste kalır; Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2024/4936 E., 2025/6041 K. sayılı ve 08.07.2025 tarihli kararı arama noktalarının kurumdan sorulmasını istemiştir,
  3. Yer infaz kurumu mu: Hastane koğuşu veya kurum dışı yerler bu suçun yeri değildir,
  4. Kast var mı: Unutulan telefon veya uzun süredir kullanılmayan SIM kart savunması tutanak tanıkları ve operatör kayıtlarıyla araştırılmalıdır,
  5. SIM kart aktif mi: Kartın suç tarihinde iletişime uygun olup olmadığı veya aktifleştirilip aktifleştirilemeyeceği operatörden sorulmalıdır,
  6. Bulundurma ispatlandı mı: Koğuşta ele geçen telefonun sanığın hâkimiyet alanında bulunduğu gösterilmelidir; başkasının telefonunu bir iki kez kullanmak bulundurma değildir,
  7. İdrar testi süresi: İzin, nakil veya adliyeye sevk dönüşünden itibaren geçen süre Adli Tıp verileriyle karşılaştırılmalıdır; şüphe varsa yalnızca TCK m.191 uygulanır,
  8. Cezası için teslim edilen kişi: Yakalanıp cezaevine getirilen kişinin üzerindeki uyuşturucu nedeniyle TCK m.297 değil TCK m.191 uygulanır,
  9. Ticaret mi kullanım mı: Miktar, paketleme ve gizleme biçimi değerlendirilmeli; kullanım amacı şüphesi sanık lehine yorumlanmalıdır,
  10. Etkin pişmanlık: Hükümlü veya tutuklu, eşyayı kimden ve nasıl temin ettiğini bildirirse yarı indirim zorunludur,
  11. Görevli için delil: İnfaz koruma memuru hakkında yalnızca sonradan dönülen tanık beyanı mahkûmiyete yetmez,
  12. Zamanaşımı ve görev: Temel hâllerde 8 yıllık süre dolmuş olabilir; TCK m.188 ihtimalinde ağır ceza mahkemesinin görevi gözetilmelidir.

Bu noktaların doğru incelenmesi, cezaevine yasak eşya sokma suçlamasının gerçekten oluşup oluşmadığı ve doğru cezanın belirlenmesi bakımından belirleyicidir. Özellikle ziyaret sırasında yaşanan olaylarda eşyanın hangi arama noktasında ele geçtiğinin belgelenmesi dosyanın sonucunu değiştirebilir.

Sonuç

Cezaevine yasak eşya sokma suçu, TCK m.297 uyarınca infaz kurumuna veya tutukevine silah, uyuşturucu veya uyarıcı madde ya da cep telefonu ve SIM kart gibi elektronik haberleşme aracı sokan veya bulunduran kişiyi 2 yıldan 5 yıla kadar, firar aleti, saldırı aracı, alkol, kumar malzemesi, yeşil reçeteli ilaç, yasaklı yayın veya izinsiz ses ve görüntü alma aracı sokan, bulunduran veya kullanan kişiyi ise 1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırır. Eşyanın temini ayrıca suçsa ceza yarı oranında, fail muhafaza görevlisiyse bir kat artırılır; bilgi veren hükümlü veya tutuklunun cezası yarı oranında indirilir. Yargıtay Ceza Genel Kurulu 2016/706 E., 2018/266 K. sayılı ve 05.06.2018 tarihli kararına göre başkasının eşyasını yalnızca kullanmak bulundurma değildir; Yargıtay Ceza Genel Kurulu 2018/300 E., 2019/313 K. sayılı ve 11.04.2019 tarihli kararına göre idrarda uyuşturucu çıkması, maddenin kurumda kullanıldığı kesin olarak ispatlanmadıkça bu suçtan mahkûmiyete yetmez. Girişteki ilk arama noktasında ele geçen eşya bakımından suç teşebbüs aşamasında kalır. Suç şikâyete bağlı değildir; uzlaştırma, önödeme, seri muhakeme ve basit yargılama kapsamında değildir; dava zamanaşımı temel hâllerde 8 yıldır.

Sık Sorulan Sorular

Cezaevine yasak eşya sokma suçunun cezası nedir?

TCK m.297/1 uyarınca cezaevine silah, uyuşturucu veya uyarıcı madde ya da cep telefonu ve SIM kart gibi elektronik haberleşme aracı sokan veya bulunduran kişi 2 yıldan 5 yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılır. Firar aleti, saldırı ve savunma aracı, alkollü içki, kumar malzemesi, yeşil reçeteli ilaç, yasaklı yayın veya izinsiz ses ve görüntü alma aracı için TCK m.297/2 uyarınca 1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezası öngörülmüştür. Eşyanın temini ayrıca suçsa ceza yarı oranında, fail infaz koruma memuru gibi bir muhafaza görevlisiyse bir kat artırılır. Kanunda adli para cezası öngörülmemiştir.

Cezaevine telefon sokmanın cezası nedir?

Cep telefonu elektronik haberleşme aracı olduğundan TCK m.297/1 uyarınca 2 yıldan 5 yıla kadar hapis cezası verilir; alt sınırdan belirlenen ceza takdiri indirimle 1 yıl 8 ay olur. Telefon girişteki ilk arama noktasında ele geçirilirse suç teşebbüs aşamasında kalır ve ceza dörtte birden dörtte üçe kadar indirilir. Yargıtay 9. Ceza Dairesi 2012/10707 E., 2013/1921 K. sayılı ve 08.02.2013 tarihli kararına göre bu davalara asliye ceza mahkemesi bakar. Hükümlüye ayrıca 5275 sayılı Kanun’un 44/3-g maddesi uyarınca 11 günden 20 güne kadar hücreye koyma disiplin cezası verilebilir.

Cezaevine SIM kart sokmak suç mudur?

Evet. Yargıtay Ceza Genel Kurulu 2014/350 E., 2015/115 K. sayılı ve 21.04.2015 tarihli kararı SIM kartı elektronik haberleşme aracı saymış ve görüşmeye kapatılmış olsa da her an aktifleştirilebilecek SIM kartın kuruma gönderilmesini suç olarak kabul etmiştir. Bununla birlikte Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2020/19031 E., 2022/19714 K. sayılı ve 22.12.2022 tarihli kararı, kartın suç tarihinde iletişime uygun olup olmadığının veya aktifleştirilip aktifleştirilemeyeceğinin operatörden sorulması gerektiğini belirtmiştir. Telefon bataryası, şarj aleti, USB bellek ve hafıza kartı ise TCK m.297/1 kapsamında değildir.

Ziyarette girişte X-ray’de yakalanan kişiye tamamlanmış suçtan mı ceza verilir?

Eşya kuruma girişteki ilk arama noktasında ele geçirilmişse suç teşebbüs aşamasında kalır. Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2024/4936 E., 2025/6041 K. sayılı ve 08.07.2025 tarihli kararı, ziyaretçi kabul yerindeki ilk arama noktasında ele geçen eşya bakımından teşebbüs, ilk aramadan sonra ikinci noktada ele geçen eşya bakımından tamamlanmış suç bulunduğunu kabul etmiştir. Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2021/13769 E., 2022/13426 K. sayılı ve 03.10.2022 tarihli kararı ise kurum içindeki ilk karşılama alanında bulunan X-ray cihazında ele geçen eşya bakımından suçun tamamlandığını belirtmiştir. Bu nedenle arama noktalarının yeri kurumdan sorularak belirlenmelidir.

Ziyaretçi cebindeki telefonu unuttuğunu söylerse ceza alır mı?

Suç ancak kasten işlenebildiğinden telefonun bilerek ve cezaevine sokma iradesiyle getirildiği ispatlanmalıdır. Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2017/10856 E., 2018/6892 K. sayılı ve 12.06.2018 tarihli kararı, X-ray cihazından geçerken ceketinin cebinde çalışır telefon bulunduğu anlaşılan ziyaretçinin telefonu bilinçli olarak cezaevine sokma saikiyle teslim etmediğinin kabul edilemeyeceğini belirterek beraat kararını onamıştır. Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2020/13368 E., 2022/14635 K. sayılı ve 17.10.2022 tarihli kararı da telefonu görevlilere kendisinin teslim ettiğini savunan sanığın bu savunmasının araştırılmasını istemiştir.

Cezaevine uyuşturucu sokmanın cezası nedir?

Uyuşturucu TCK m.297/1 kapsamındadır ve uyuşturucunun temini veya bulundurulması ayrıca suç oluşturduğundan fikri içtima kurallarına göre belirlenen ceza yarı oranında artırılır. Kullanmak için getirilen uyuşturucuda TCK m.297/1’den belirlenen 2 yıllık temel ceza yarı oranında artırılarak 3 yıla, takdiri indirimle 2 yıl 6 aya ulaşır. Hükümlüye vermek amacıyla getirilen uyuşturucuda ise temel ceza en az 10 yıl hapis öngören TCK m.188/3’ten belirlenir ve yarı oranında artırılır; Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2024/4936 E., 2025/6041 K. sayılı ve 08.07.2025 tarihli kararına konu dosyada yerel mahkeme bu şekilde 12 yıl 6 ay hapis cezası vermiştir.

Hükümlünün idrarında uyuşturucu çıkması cezaevine uyuşturucu sokma suçu sayılır mı?

Ancak maddenin kurum içinde kullanıldığı kesin olarak ispatlanırsa sayılır. Yargıtay Ceza Genel Kurulu 2018/300 E., 2019/313 K. sayılı ve 11.04.2019 tarihli kararı, kurumda uyuşturucu kullandığı sabit olan kişinin TCK m.297/1 anlamında bulunduran sayılacağını kabul etmiş; ancak izinden dönüşünden 22 gün sonra idrarında esrar çıkan ve Adli Tıp raporuna göre esrarın 15-20 gün tespit edilebildiği hükümlü hakkında şüphe bulunduğu için yasak eşya sokma suçundan beraat, kullanmak için uyuşturucu bulundurma suçundan mahkûmiyet gerektiğine karar vermiştir. Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2018/4174 E., 2018/8895 K. sayılı ve 11.09.2018 tarihli kararı da kronik kullanıcılarda tespit süresini 3 hafta olarak esas almıştır.

Cezası için yakalanıp cezaevine getirilen kişinin üzerinde uyuşturucu çıkarsa ne olur?

Bu durumda TCK m.297 değil, kullanmak için uyuşturucu bulundurma suçunu düzenleyen TCK m.191 uygulanır. Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2017/11980 E., 2018/3927 K. sayılı ve 09.04.2018 tarihli kararı ile Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2020/19533 E., 2022/18199 K. sayılı ve 01.12.2022 tarihli kararı, Anayasa’nın 38/5’inci maddesi gereği kimsenin kendisini suçlayan beyanda bulunmaya zorlanamayacağını, rızası dışında ve görevlilerin gözetiminde cezaevine getirilen kişinin uyuşturucuyu cezaevine sokma saikiyle teslim etmediği sonucuna varılamayacağını belirtmiştir.

Koğuşta jilet veya kalem ucuna takılmış alet bulundurmak suç mudur?

Alet TCK m.6/1-f anlamında silah niteliğindeyse TCK m.297/1 uyarınca 2 yıldan 5 yıla kadar hapis cezası verilir. Yargıtay Ceza Genel Kurulu 2016/706 E., 2018/266 K. sayılı ve 05.06.2018 tarihli kararı, pilot kaleme eritilerek takılmış 2,2 santimetrelik metal tığın delici nitelikte silah olduğunu kabul etmiştir. Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2020/4067 E., 2022/7629 K. sayılı ve 24.05.2022 tarihli kararı da kantinde satılan permatik tıraş bıçağının jilet kısmını çıkararak saldırıya elverişli hâle getiren hükümlünün cezalandırılmasını onamıştır. Silah sayılmayan ancak saldırı ve savunma aracı niteliğindeki eşya için TCK m.297/2-b uyarınca 1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezası verilir.

Cezaevine alkol veya şarj aleti sokmak suç mudur?

Alkollü içki 02.12.2016’dan sonra TCK m.297/2-c uyarınca suçtur ve 1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezası gerektirir; 5275 sayılı Kanun’un 44/2-n maddesi ayrıca disiplin cezası öngörür. 21.04.2012 ile 02.12.2016 arasında işlenen alkol fiilleri ise suç değildir; Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2020/17656 E., 2022/15518 K. sayılı ve 27.10.2022 tarihli kararı bu nedenle mahkûmiyeti bozmuştur. Telefon şarj aleti TCK m.297/1 kapsamında değildir; Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2019/17362 E., 2021/3445 K. sayılı ve 04.03.2021 tarihli kararı şarj aletinin elektronik haberleşme aracı sayılmadığını kabul etmiştir. Şarj aleti 02.12.2016 sonrası düzenlenen yedi bentte de açıkça sayılmadığından, bu tarihten sonraki fiillerde eşyanın hangi bende girdiği somut olayda ayrıca değerlendirilmelidir.

İnfaz koruma memuru cezaevine telefon veya uyuşturucu sokarsa cezası ne olur?

TCK m.297/3 uyarınca suç hükümlü veya tutukluların muhafazasıyla görevli kişi tarafından işlenirse ceza bir kat artırılır; telefon sokan memura alt sınırdan 4 yıl, takdiri indirimle 3 yıl 4 ay hapis cezası verilir. Yargıtay Ceza Genel Kurulu 2013/641 E., 2013/623 K. sayılı ve 24.12.2013 tarihli kararı, ticaret amacıyla cezaevine esrar sokan infaz koruma memurunun TCK m.188/3’ten belirlenen cezasının TCK m.297/1’in ikinci cümlesi uyarınca yarı oranında ve TCK m.297/3 uyarınca bir kat artırılmasını onaylamıştır. Bununla birlikte Yargıtay Ceza Genel Kurulu 2017/1070 E., 2021/5 K. sayılı ve 28.01.2021 tarihli kararına göre memur hakkında yalnızca sonradan dönülen soyut bir tanık beyanı mahkûmiyete yetmez.

Yasak eşyayı kimden aldığını söyleyen hükümlünün cezası indirilir mi?

Evet. TCK m.297/4 uyarınca yasak eşyayı yanında bulunduran veya kullanan hükümlü veya tutuklu, eşyayı kimden ve ne suretle elde ettiğini bildirirse ceza yarı oranında indirilir ve bu oran hâkimin takdirine bırakılmamıştır. Yargıtay Ceza Genel Kurulu 2016/706 E., 2018/266 K. sayılı ve 05.06.2018 tarihli kararına konu dosyada tığı nasıl temin ettiğini açıklayan hükümlünün 2 yıllık cezası bu indirimle 1 yıla düşürülmüştür. Ancak Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2017/9186 E., 2018/3046 K. sayılı ve 20.03.2018 tarihli kararına göre eşyayı cezaevine kendisinin soktuğunu ikrar etmek bu indirim için yeterli değildir.

Cezaevine yasak eşya sokma suçunda HAGB veya erteleme verilir mi?

Sonuç ceza 2 yıl veya daha az ise CMK m.231 uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılması ve TCK m.51 uyarınca erteleme mümkündür; TCK m.297/1’in alt sınırından verilen ceza takdiri indirimle 1 yıl 8 ay olduğundan bu sınırın altında kalır. Sonuç ceza 1 yıl veya altındaysa adli para cezasına çevrilebilir; Yargıtay Ceza Genel Kurulu 2014/350 E., 2015/115 K. sayılı ve 21.04.2015 tarihli kararına konu dosyada teşebbüs nedeniyle verilen ceza 3.000 TL adli para cezasına çevrilmiştir. Basit yargılama usulü ise üst sınırlar 2 yılı aştığından bu suçta uygulanamaz.

Cezaevine yasak eşya sokma suçu şikâyete bağlı mı, uzlaştırmaya tabi mi, zamanaşımı kaç yıldır?

Suç şikâyete bağlı değildir ve infaz kurumunun tutanağı üzerine Cumhuriyet başsavcılığı tarafından re’sen soruşturulur. Bireysel bir mağdur bulunmadığından uzlaştırma kapsamında değildir; yalnızca hapis cezası öngörüldüğünden önödeme uygulanmaz ve suç seri muhakeme listesinde yer almaz. Dava zamanaşımı TCK m.297/1 ve 297/2’nin temel hâllerinde 8 yıl, kesilme hâlinde 12 yıldır; fail muhafaza görevlisi olduğunda süre 15 yıl, olağanüstü süre 22 yıl 6 aydır. Görevli mahkeme kural olarak asliye ceza mahkemesidir; uyuşturucu ticareti ihtimalinde ağır ceza mahkemesi görevlidir.

İstanbul’un Bahçelievler ilçesinde, Bakırköy Adliyesi’ne yakın konumda yer alan Avukat Sinan Karabacak dava takibi ve hukuki danışmanlık hizmeti vermektedir. Hakkınızda bir yakınınızı ziyaret sırasında cezaevine telefon, SIM kart veya uyuşturucu soktuğunuz, koğuşta yasak eşya bulundurduğunuz ya da görevli olarak kuruma yasak eşya taşıdığınız iddiasıyla soruşturma başlatıldıysa, süreç hakkında bilgi almak için cezaevine yasak eşya sokma suçlamalarında ceza avukatı desteği sayfasını inceleyebilirsiniz.

Av. Sinan Karabacak Cep Tel: +90 535 671 88 95

Yasal Uyarı: Bu makale Av. Sinan Karabacak tarafından, yalnızca genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmış olup hukuki tavsiye niteliği taşımamaktadır. Her dava kendine özgü koşullar içermektedir. Hukuki danışmanlık için lütfen iletişime geçiniz.

Avukat Sinan Karabacak

Avukat Sinan Karabacak

Avukat · İstanbul Barosu, Sicil No: 52130, Doğrulama

İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi'nden 2014'te mezun oldu. İstanbul Barosu'na bağlı avukatlık yapmaktadır. Enerji hukukundaki önceki deneyimleri nedeniyle başta kaçak elektrik ve voltaj dengesizliği davaları olmak üzere ceza hukuku, aile hukuku ve iş hukuku gibi alanlarda hukuki danışmanlık ve dava takibi hizmeti vermektedir.

Hakkımızda →LinkedIn →

Benzer Yazılar

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir