İçindekiler
Suç üstlenme suçu, işlemediği bir suçu işlediğini veya katılmadığı bir suça katıldığını kolluk ya da Cumhuriyet savcılığı gibi yetkili makamlara gerçeğe aykırı olarak bildiren kişinin işlediği suçtur ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu‘nun 270’inci maddesi uyarınca 1 aydan 2 yıla kadar hapis cezasını gerektirir. Suç, üstsoy, altsoy, eş veya kardeşi cezadan kurtarmak amacıyla işlenmişse hâkim cezayı dörtte üç oranında indirebilir veya tamamen kaldırabilir. Üstlenilen suç gerçekte başkası tarafından işlenmiş olabileceği gibi hiç işlenmemiş de olabilir; her iki hâlde de fail kendisini gerçeğe aykırı olarak suçun faili gibi göstermektedir.
Suç üstlenme Türk Ceza Kanunu’nun “Adliyeye Karşı Suçlar” bölümünde yer alır. Re’sen soruşturulur, şikâyete bağlı değildir; uzlaştırma, önödeme ve seri muhakeme uygulanmaz, ancak üst sınırı 2 yıl olduğu için basit yargılama usulü uygulanabilir. Davaya asliye ceza mahkemesi bakar ve dava zamanaşımı 8 yıldır. Uygulamada en sık karşılaşılan örnek, trafik kazasında alkollü veya ehliyetsiz sürücünün yerine “aracı ben kullanıyordum” diyen kişidir. Yargıtay Ceza Genel Kurulu, bu tür olaylarda eylemin suç üstlenme mi, suçluyu kayırma mı yoksa resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan mı olduğunu üstlenilen fiilin niteliğine göre belirlemektedir.
Kanun metninin resmi kaynağı: 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu, mevzuat.gov.tr
Yargıtay Kararları Işığında Suç Üstlenme Suçunun Oluşması İçin Gerekli Şartlar
Suç üstlenme suçunun oluşması için içtihatlarla Yargıtay tarafından bazı kriterler ortaya konulmuştur. Yargıtay Ceza Genel Kurulu 2020/319 E., 2023/120 K. sayılı kararı, Yargıtay Ceza Genel Kurulu 2019/23 E., 2020/227 K. sayılı kararı, Yargıtay Ceza Genel Kurulu 2017/823 E., 2019/432 K. sayılı kararı ve Yargıtay Ceza Genel Kurulu 2022/201 E., 2025/66 K. sayılı kararı esas alındığında, maddeler hâlinde saymak gerekirse suç üstlenme suçunun oluşması için:
- Failin, gerçekte işlemediği bir suçu kendisinin işlediğini veya katılmadığı bir suça katıldığını bildirmesi,
- Üstlenilen fiilin, üstlenen kişi bakımından ceza hukuku anlamında bir suç oluşturması; kabahat veya yalnızca idari yaptırım gerektiren bir ihlal olmaması,
- Bildirimin, CMK m.158’de sayılan ve bildirim üzerine soruşturma başlatmak ya da bildirimi soruşturma makamına iletmekle yükümlü yetkili makamlara doğrudan yapılması,
- Beyanın yetkili makamları yanıltmaya elverişli olması ve üstlenen kişi hakkında üstlendiği suçtan dolayı soruşturma başlatılmasına yol açabilecek nitelik taşıması,
- Failin, beyanının gerçeğe aykırı olduğunu bilerek ve isteyerek hareket etmesi (kast)
gerekmektedir. Yargıtay Ceza Genel Kurulu 2020/319 E., 2023/120 K. sayılı ve 01.03.2023 tarihli kararında, uçakta kabin görevlisine “uçağa bomba koydum” diyen sanığın sözlerinin yetkili makama doğrudan yapılmış bir bildirim olmadığını, yetkili makamların bu beyanı dolaylı olarak öğrenmesinin suç üstlenme suçunu oluşturmayacağını belirtmiş; aynı kararda suçun oluşması için genel kastın yeterli olduğunu, failin hangi saikle hareket ettiğinin önem taşımadığını ve kabahatlerin üstlenilmesinin bu suçu oluşturmayacağını açıklamıştır.
A- TCK 270 Madde Metninin İncelenmesi
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 270’inci maddesi yürürlükteki hâliyle aşağıdaki gibidir:
Suç üstlenme
Madde 270- (1) Yetkili makamlara, gerçeğe aykırı olarak, suçu işlediğini veya suça katıldığını bildiren kimseye iki yıla kadar hapis cezası verilir. Bu suçun üstsoy, altsoy, eş veya kardeşi cezadan kurtarmak amacıyla işlenmesi halinde; verilecek cezanın dörtte üçü indirilebileceği gibi tamamen de kaldırılabilir.
TCK m.270 tek fıkradan oluşur. Birinci cümle suçun tanımını ve cezasını, ikinci cümle ise belirli akrabalar lehine öngörülen indirim veya cezasızlık hâlini düzenler. Madde 01.06.2005’te yürürlüğe girdiğinden bu yana değişikliğe uğramamıştır. Kanunda cezanın alt sınırı gösterilmediğinden TCK m.49/1 uyarınca süreli hapis cezasının alt sınırı olan 1 ay uygulanır; bu nedenle suçun cezası 1 aydan 2 yıla kadar hapistir.
Madde gerekçesinde, kişinin gerçekte hiç işlenmemiş veya başkası tarafından işlenmiş olan bir suçu kendisinin işlediğinden bahisle bildirimde bulunması hâlinde suç üstlenme suçunun oluşacağı açıklanmıştır. Suçun nitelikli hâli yoktur; üstlenilen suçun ağırlığı, örneğin bir kasten öldürme suçunun üstlenilmesi, ancak TCK m.61 uyarınca temel cezanın alt sınırdan uzaklaştırılmasında dikkate alınabilir.
B- Suç Üstlenme Suçunun Unsurları
1- Korunan Hukuki Değer ve Suçun Mağduru
Suç üstlenme, adli makamların hataya düşürülmesini, isabetsiz karar vermesini ve bu yolla itibar kaybına uğramasını önlemek amacıyla düzenlenmiştir. Yargıtay Ceza Genel Kurulu 2015/84 E., 2018/392 K. sayılı ve 02.10.2018 tarihli kararında, suç üstlenmenin kendi kendine iftira niteliği taşıdığını, failin kendisini sahte olarak suçladığını ve fail ile mağdurun aynı kişi olamayacağından bu suçun mağdurunun belirli bir kişi değil toplum olduğunu belirtmiştir. Bu tespit, aşağıda açıklanacağı gibi katılma hakkı ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması bakımından önemli sonuçlar doğurur.
2- Fail
Suç üstlenme herkes tarafından işlenebilir; özgü suç değildir. Uygulamada fail çoğunlukla gerçek failin yakını, arkadaşı, çalışanı veya kendisine para teklif edilen bir kişidir. Gerçek failin, başka bir kişiyi kendi suçunu üstlenmeye ikna etmesi ise aşağıda iştirak başlığında açıklandığı gibi azmettirme olarak değerlendirilir.
3- Hareket: Yetkili Makama Gerçeğe Aykırı Bildirim
Suçun hareket unsuru, yetkili makamlara gerçeğe aykırı olarak bir suçu işlediğini veya bir suça katıldığını bildirmektir. Yargıtay Ceza Genel Kurulu 2019/23 E., 2020/227 K. sayılı kararında, bildirimin kendisine yapılan bildirim hakkında soruşturma başlatmakla ya da bildirimi soruşturma yapacak mercie iletmekle yükümlü bir makama yapılması gerektiğini ve bu makamların CMK m.158’de sayılan Cumhuriyet başsavcılığı ile kolluk makamları olduğunu belirtmiştir. Bildirimin yazılı veya sözlü yapılması, ifade tutanağında, ihbar dilekçesinde veya kaza tespit tutanağında yer alması mümkündür.
Yargıtay, bildirimin yetkili makama yapılmış sayılmadığı durumlarda suçun unsurlarının oluşmadığını kabul etmektedir:
- Yetkili olmayan kişiye söyleme: Yargıtay Ceza Genel Kurulu 2020/319 E., 2023/120 K. sayılı kararında, kabin görevlisine yapılan beyanın kaptan ve polis aracılığıyla yetkili makamlara ulaşmasını dolaylı öğrenme saymış ve suç üstlenme suçunun oluşmadığına hükmetmiştir.
- İmzasız tutanaktaki sözlü beyan: Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2018/10044 E., 2020/13816 K. sayılı ve 18.06.2020 tarihli kararında, kaza yerinde polislere sözlü olarak aracı kendisinin kullandığını söyleyen, ancak imzası bulunmayan tutanak dışında hiçbir belgenin kendi adına düzenlenmediği ve kolluk ifadesinde de böyle bir beyanı olmayan sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğini belirtmiştir. Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2021/1737 E., 2021/15493 K. sayılı kararı da aynı yöndedir.
- Resmi işlem öncesi öngörüşme: Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2017/13508 E., 2018/7792 K. sayılı ve 28.06.2018 tarihli kararında, ölümlü ve yaralamalı kaza sonrası polislere önce aracı kendisinin kullandığını söyleyip ardından gerçeği açıklayan sanığın beyanının imzasız ve resmi işlemler öncesi bir öngörüşme niteliğinde olduğunu, bu beyan üzerine hiçbir işlem yapılmadığını belirterek mahkûmiyeti bozmuştur.
4- Üstlenilen Fiilin Suç Oluşturması
TCK m.270’te “suç” ifadesi kullanıldığından, üstlenilen fiilin ceza hukuku anlamında bir suç olması gerekir. Kabahatlerin veya yalnızca idari para cezası gerektiren trafik ihlallerinin üstlenilmesi suç üstlenme suçunu oluşturmaz. Yargıtay bu ilkeyi özellikle maddi hasarlı trafik kazalarında uygulamaktadır:
- Maddi hasarlı kaza: Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2019/1884 E., 2020/16434 K. sayılı ve 01.10.2020 tarihli kararında, maddi hasarlı trafik kazasına karışan aracı kendisinin kullandığını söyleyen sanık yönünden üstlenilecek bir suç bulunmadığını, ancak tutanak düzenlemeye yetkili polislere gerçeğe aykırı beyanda bulunarak evrak düzenletmenin resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçunu oluşturduğunu belirtmiştir. Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2017/11161 E., 2019/14021 K. sayılı kararı da aynı yöndedir.
- Ehliyetsiz sürücünün idari yaptırımlı kazası: Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2017/11056 E., 2019/12686 K. sayılı kararında, sürücü belgesi olmayan kişinin yerine tek taraflı maddi hasarlı kazayı üstlenen sanık yönünden üstlenilecek bir suç bulunmadığından beraat kararı verilmesi gerektiğine hükmetmiştir.
- Asıl sürücünün beraat etmesi: Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2018/8026 E., 2020/12209 K. sayılı kararında, aracı kullanan kişi trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan beraat ettiğinden üstlenilen fiilin suç oluşturmadığını ve sanığın eyleminin TCK m.206 kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini belirtmiştir.
Bu nedenle suç üstlenme davasında mahkemenin, üstlenilen olaya ilişkin soruşturma ve kovuşturma dosyalarını getirterek üstlenilen fiilin gerçekten suç oluşturup oluşturmadığını belirlemesi gerekir. Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2018/4350 E., 2020/12637 K. sayılı kararında, üstlenildiği iddia edilen yaralamalı ve maddi hasarlı trafik kazasının soruşturmasına ilişkin tüm bilgi ve belgeler getirtilmeden hüküm kurulmasını eksik inceleme saymıştır.
5- Üstlenilen Suç İşlenmiş veya Hiç İşlenmemiş Olabilir
Suç üstlenme yalnızca başkasının işlediği bir suçu üzerine almakla sınırlı değildir. Kişi hiç işlenmemiş bir suçu kendisinin işlediğini bildirdiğinde de suç üstlenme suçu oluşur. Bu konu uzun süre tartışmalıydı: Yargıtay 9. Ceza Dairesi 2014/899 E., 2014/6354 K. sayılı kararında, ailevi sorunlardan kurtulmak için cezaevine girmek isteyen ve işlemediği kapkaç hırsızlıklarını polise anlatan sanığın eylemini suç uydurma kabul eden yerel mahkeme kararı oyçokluğuyla onanmış, karşı oy yazısında eylemin suç üstlenme olduğu belirtilmişti.
Yargıtay Ceza Genel Kurulu 2022/201 E., 2025/66 K. sayılı ve 12.02.2025 tarihli kararı bu tartışmayı sona erdirmiştir. Genel Kurul, Cumhuriyet savcısına verdiği ifadede gerçekte işlenmemiş bir öldürme olayını kendisinin gerçekleştirdiğini anlatan sanığın eyleminin, suç uydurmada bir failin gösterilmemesi, suç üstlenmede ise failin kendisini şüpheli olarak bildirmesi nedeniyle suç uydurma değil suç üstlenme suçunu oluşturduğuna karar vermiştir.
6- Manevi Unsur: Kast
Suç üstlenme yalnızca kasten işlenebilir. Failin, bildirdiği suçu işlemediğini veya o suça katılmadığını bilerek ve isteyerek beyanda bulunması gerekir. Genel kast yeterlidir; failin para karşılığında mı, bir yakınını korumak için mi, yoksa cezaevinde barınma ihtiyacını karşılamak için mi hareket ettiği suçun oluşumunu etkilemez. Yakınları koruma amacı yalnızca TCK m.270’in ikinci cümlesi bakımından önem taşır.
Kişinin olayın faili olduğuna gerçekten inanması, örneğin olayı yanlış hatırlaması veya kendi kusurunu yanlış değerlendirmesi hâlinde kast bulunmaz. Kastın varlığı, beyanın olayın oluşuyla uyumu ve hayatın olağan akışı gözetilerek belirlenir. Yargıtay Ceza Genel Kurulu 2013/30 E., 2013/333 K. sayılı ve 05.07.2013 tarihli kararında, katılanı bıçakladığını kabul eden ancak eylemi oluştan tamamen farklı anlatan, katılanı daha önce hiç tanımayan ve ihbardan hemen sonra kolluk görevlilerini bekler biçimde yakalanan sanığın, başkasının gerçekleştirdiği öldürmeye teşebbüs eylemini üstlendiğini kabul ederek mahkûmiyeti onamıştır.
7- Beyanın Yanıltmaya Elverişli Olması
Suç üstlenme bir tehlike suçudur ve adli makamların gerçekten yanılması aranmaz. Ancak beyanın yanıltmaya elverişli olması gerekir. Gerçeğin görevliler tarafından zaten tespit edildiği durumlarda Yargıtay suçun oluşmadığını kabul etmektedir. Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2017/11005 E., 2019/12687 K. sayılı ve 21.10.2019 tarihli kararında, aracı sanığın eşinin kullandığı görevlilerce görülüp tespit edildikten sonra sanığın aracı kendisinin kullandığını söylemesinin görevliler üzerinde aldatıcı nitelik taşımadığını belirterek beraat kararı verilmesi gerektiğine hükmetmiştir.
Buna karşılık beyan üzerine üstlenen kişi hakkında soruşturma başlatılmışsa suç oluşur. Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2021/5217 E., 2023/967 K. sayılı ve 01.03.2023 tarihli kararında, ceza infaz kurumunda ele geçen yasak aletin kendisine ait olduğunu beyan eden ve hakkında infaz kurumuna yasak eşya sokma suçundan soruşturma başlatılan sanık yönünden beraat kararını bozmuştur. Aynı kararda Yargıtay, suç üstlenildiği anda asıl fail hakkında henüz bir soruşturma veya kovuşturma başlatılmamış olması ve üstlenen kişi hakkında bu suçtan soruşturma başlatılması gerektiğini vurgulamıştır.
C- Suç Üstlenme Suçunun Cezası
| Hâl | Hüküm | Ceza |
|---|---|---|
| Temel hâl | TCK m.270/1-1. cümle | 1 ay – 2 yıl hapis |
| Üstsoy, altsoy, eş veya kardeşi cezadan kurtarmak amacı | TCK m.270/1-2. cümle | Ceza 3/4 oranında indirilebilir |
| Aynı amaç, hâkimin cezayı tamamen kaldırması | TCK m.270/1-2. cümle, CMK m.223/4-b | Ceza verilmesine yer olmadığı |
| Basit yargılama usulünde mahkûmiyet | CMK m.251/3 | Sonuç cezadan ayrıca 1/4 indirim |
TCK m.270’te yalnızca hapis cezası öngörülmüştür. Ancak cezanın belirlenmesi ve bireyselleştirilmesi aşamasında sonuç ceza 1 yıl veya daha az olduğunda TCK m.50 uyarınca adli para cezasına veya diğer seçenek yaptırımlara çevrilebilir. Uygulamada verilen cezalar genellikle alt sınıra yakındır: Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2022/1875 E., 2024/4422 K. sayılı kararına konu olayda 25 gün, Yargıtay 3. Ceza Dairesi 2018/5858 E., 2019/3449 K. sayılı kararına konu olayda 1 ay 20 gün hapis cezası verilmiştir. Bir kasten öldürme suçunun üstlenildiği olaya ilişkin Yargıtay 1. Ceza Dairesi 2011/5335 E., 2013/6158 K. sayılı kararında ise 1 yıl 8 ay hapis cezası onanmıştır.
Örnek Ceza Hesaplaması
Aşağıdaki örnekler yalnızca genel bir fikir vermek amacıyla hazırlanmıştır; somut olayda mahkemenin TCK m.61’e göre yapacağı değerlendirme farklı sonuç doğurabilir.
- Arkadaşının suçunu üstlenen kişi: Temel ceza 6 ay belirlenir ve TCK m.62 uyarınca 1/6 indirim yapılırsa sonuç ceza 5 ay hapis olur. Bu ceza adli para cezasına çevrilebilir, ertelenebilir veya hükmün açıklanması geri bırakılabilir.
- Aynı olayın basit yargılama usulüyle görülmesi: 5 aylık sonuç ceza CMK m.251/3 uyarınca dörtte bir oranında indirilerek 3 ay 22 gün hapis olur.
- Kardeşinin suçunu üstlenen kişi: 6 aylık temel ceza TCK m.270’in ikinci cümlesi uyarınca dörtte üç oranında indirilirse 1 ay 15 gün olur; hâkim cezayı tamamen kaldırmayı tercih ederse ceza verilmesine yer olmadığına karar verir.
D- Akrabaları Cezadan Kurtarmak Amacıyla Suç Üstlenme (TCK m.270/1-2. cümle)
TCK m.270’in ikinci cümlesi, suçun üstsoy, altsoy, eş veya kardeşi cezadan kurtarmak amacıyla işlenmesi hâlinde cezanın dörtte üçünün indirilebileceğini veya tamamen kaldırılabileceğini düzenler. Bu hüküm, ceza sorumluluğunu kaldıran veya azaltan nedenler arasında yer alan şahsi cezasızlık ve indirim sebeplerine bir örnektir. Hükmün uygulanmasında Yargıtay şu ilkeleri benimsemiştir:
| Konu | Yargıtay’ın yaklaşımı |
|---|---|
| Kapsamdaki kişiler | Yalnızca üstsoy (anne, baba, büyükanne, büyükbaba), altsoy (çocuk, torun), eş ve kardeş |
| Kapsam dışı kişiler | Yeğen, amca, dayı, kayınbirader, nişanlı, arkadaş ve işveren; kıyas yapılamaz |
| Karar türü | Ceza tamamen kaldırılacaksa “ceza verilmesine yer olmadığı” kararı (CMK m.223/4-b) |
| Azmettiren asıl fail | Kendi suçunu başkasına üstlendiren kişi bu indirimden yararlanamaz |
| Takdir | İndirim veya cezasızlık hâkimin takdirindedir, ancak gerekçesiz uygulanmaması bozma nedenidir |
1- Akrabalık Listesi Sınırlıdır
Yargıtay Ceza Genel Kurulu 2013/1-44 E., 2013/115 K. sayılı ve 02.04.2013 tarihli kararında, maddede sayılan akrabalık ilişkisinin sınırlı olduğunu ve kıyas veya yorum yoluyla genişletilemeyeceğini belirtmiştir. Bu nedenle yeğeninin suçunu üstlenen amca veya arkadaşının suçunu üstlenen kişi bu indirimden yararlanamaz. Nitekim Yargıtay Ceza Genel Kurulu 2015/84 E., 2018/392 K. sayılı kararına konu olayda, yaşı küçük ve ehliyetsiz yeğeninin trafik kazasını üstlenen sanık hakkında dava açılmıştı.
2- Karar “Ceza Verilmesine Yer Olmadığı” Şeklinde Kurulur
Hâkim cezayı tamamen kaldırmayı tercih ederse, önce mahkûmiyet hükmü kurup sonra cezayı kaldırmak yerine doğrudan CMK m.223/4-b uyarınca ceza verilmesine yer olmadığına karar vermelidir. Yargıtay 9. Ceza Dairesi 2013/16408 E., 2014/5422 K. sayılı kararında, kardeşinin suçunu üstlenen sanık hakkında “cezanın tamamen kaldırılmasına” şeklinde kurulan hükmü “ceza verilmesine yer olmadığına” şeklinde düzelterek onamıştır. Yargıtay 9. Ceza Dairesi 2013/15787 E., 2014/5822 K. sayılı kararı kardeş, Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2014/19949 E., 2015/176 K. sayılı kararı ise eş yönünden aynı sonuca ulaşmıştır.
3- Akrabalık İlişkisinin Gözetilmemesi Bozma Nedenidir
Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2017/15468 E., 2020/10363 K. sayılı ve 25.02.2020 tarihli kararında, kardeşinin suçunu üstlenen sanık hakkında nüfus kaydındaki akrabalık ilişkisi ve TCK m.270’in ikinci cümlesi gözetilmeden mahkûmiyet hükmü kurulmasını bozma nedeni saymıştır. Bu nedenle savunmada nüfus kaydının dosyaya getirtilmesi ve üstlenmenin yakını cezadan kurtarma amacıyla yapıldığının açıkça ileri sürülmesi gerekir.
4- Asıl Fail Azmettirdiğinde İndirim Uygulanmaz
Yargıtay Ceza Genel Kurulu 2013/1-44 E., 2013/115 K. sayılı kararında, işlediği kasten öldürme suçunu üstlenmesi için başka bir kişiyi azmettiren ve suçta kullanılan silahı vererek onun polise teslim olmasını sağlayan sanığın, kendini kurtarmaya yönelik hareket ettiği gerekçesiyle TCK m.270’in ikinci cümlesinden yararlanamayacağını belirtmiştir. Genel Kurula göre bu hüküm, suç işlemediği hâlde akrabalarını korumak için hareket eden kişiler için düzenlenmiştir; işlediği suçun ortaya çıkmaması için başkasını azmettiren kişinin bu hükümden yararlanması kanun koyucunun amacına aykırıdır.
E- Suç Üstlenmenin Benzer Suçlardan Farkı
Suç üstlenme, adliyeyi yanıltmaya yönelik diğer suçlarla ve özellikle suçluyu kayırma suçuyla sıkça karıştırılır:
| Suç | Failin yaptığı | Kim şüpheli gösterilir | Ceza |
|---|---|---|---|
| Suç üstlenme (TCK m.270) | İşlemediği suçu işlediğini bildirir | Failin kendisi | 1 ay – 2 yıl hapis |
| Suçluyu kayırma (TCK m.283) | Suç işleyene araştırma veya yakalanmadan kurtulma imkânı sağlar | Kimse; fail suçu üzerine almaz | 6 ay – 5 yıl hapis |
| Suç uydurma (TCK m.271) | İşlenmemiş suçu ihbar eder veya delilini uydurur | Kimse | 3 yıla kadar hapis |
| İftira (TCK m.267) | Suçsuz olduğunu bildiği kişiyi suçlar | Başka bir kişi | 1 – 4 yıl hapis |
| Resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan (TCK m.206) | Resmi belgeye gerçeğe aykırı beyanda bulunur | Kimse | 3 ay – 2 yıl hapis veya adli para cezası |
1- Suç Üstlenme ile Suçluyu Kayırma Arasındaki Fark
Suçluyu kayırma suçu ile suç üstlenmenin ortak yönü, gerçek fail hakkında soruşturma yapılmasını engellemektir. Yargıtay Ceza Genel Kurulu 2017/823 E., 2019/432 K. sayılı ve 16.05.2019 tarihli kararında aradaki farkı şöyle açıklamıştır: Suç üstlenmede fail üstlendiği suç nedeniyle kendisi soruşturma veya kovuşturmaya maruz kalır; suçluyu kayırmada ise kayıran kişi kayırdığı kişinin suçunu üzerine almaz ve bu suçtan kendisi hakkında soruşturma yapılmaz.
Bu ayrımın en çok önem taşıdığı yer alkollü araç kullanımıdır. Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçu yalnızca alkollü veya güvenli araç kullanamayacak hâldeki sürücü bakımından oluşur. Alkolsüz bir kişi “aracı ben kullanıyordum” dediğinde, kendi yönünden bu suçu üstlenmiş olmaz; çünkü alkolsüz araç kullanmak suç değildir. Yargıtay Ceza Genel Kurulu 2017/823 E., 2019/432 K. sayılı kararında, 1,83 promil alkollü sürücünün maddi hasarlı kazasını üstlenen 0,14 promil alkollü sanığın kendisi hakkında suç oluşturmayan bir fiili üstlendiğini, asıl sürücünün soruşturmadan kurtulmasına imkân sağlayan eyleminin suçluyu kayırma suçunu oluşturduğunu kabul etmiştir.
Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2019/10308 E., 2019/7733 K. sayılı ve 28.05.2019 tarihli kararı, bölge adliye mahkemesi daireleri arasındaki görünüşteki uyuşmazlığı incelerken ölçütü netleştirmiştir:
- Alkollü sürücünün maddi hasarlı kazasını alkolsüz kişinin üstlenmesi: Üstlenen kişi yönünden suç yoktur; eylem suçluyu kayırma suçunu oluşturur.
- Alkollü sürücünün yaralamalı kazasını alkolsüz kişinin üstlenmesi: Üstlenen kişi kazayı yapan sürücü olarak taksirle yaralama soruşturmasına maruz kalacağından eylem suç üstlenme suçunu oluşturur.
- Yalnızca maddi hasarlı ve idari yaptırımlı kaza: Suç üstlenme veya suçluyu kayırma oluşmaz; resmi tutanağa gerçeğe aykırı beyan varsa TCK m.206 gündeme gelir.
Aynı ölçüt kanun yararına bozma kararlarında da uygulanmaktadır. Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2022/1875 E., 2024/4422 K. sayılı ve 22.05.2024 tarihli kararında, 1,65 promil alkollü olarak yakalanan kişinin ricası üzerine dört gün sonra polis merkezine giderek aracı kendisinin kullandığını beyan eden sanık hakkında suç üstlenmeden kurulan mahkûmiyet hükmünü, eylemin suçluyu kayırma suçunu oluşturduğu gerekçesiyle kanun yararına bozmuştur. Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2019/17146 E., 2021/7736 K. sayılı ve 2019/17180 E., 2021/7735 K. sayılı kararları da ehliyetsiz veya alkollü sürücünün yerine kazayı üstlenme eylemini suçluyu kayırma olarak nitelendirmiştir.
2- Aynı Fiille Hem Suç Üstlenme Hem Suçluyu Kayırma: Fikri İçtima
Bir fiil hem suç üstlenme hem suçluyu kayırma suçunu oluşturabilir. Yargıtay Ceza Genel Kurulu 2019/23 E., 2020/227 K. sayılı ve 21.05.2020 tarihli kararına konu olayda, 0,73 promil alkollü oğlunun kullandığı aracın duvara çarpması sonucu oğlu yaralanmış, alkolsüz baba aracı kendisinin kullandığını söylemiştir. Genel Kurul, babanın taksirle yaralama suçunu üstlendiği için suç üstlenme, oğlunun trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan soruşturulmasını engellediği için de suçluyu kayırma suçunu işlediğini kabul etmiştir. Suçların içtimaı kuralları gereği TCK m.44 uyarınca daha ağır olan suçluyu kayırmadan ceza verilmesi gerekmekle birlikte, TCK m.283/3 uyarınca altsoyu kayıran babaya ceza verilemeyeceğinden, eylemin suç üstlenme olarak değerlendirilmesine ve TCK m.270’in ikinci cümlesinin gözetilmesine karar vermiştir.
3- Suç Üstlenme ile Suç Uydurma Arasındaki Fark
Suç uydurmada kişi işlenmemiş bir suçu ihbar eder ancak kimseyi fail olarak göstermez. Suç üstlenmede ise kişi kendisini fail olarak bildirir. Yukarıda açıklandığı gibi Yargıtay Ceza Genel Kurulu 2022/201 E., 2025/66 K. sayılı kararı, hiç işlenmemiş bir suçu kendisinin işlediğini bildiren kişinin eyleminin suç uydurma değil suç üstlenme olduğunu kabul etmiştir. Hatalı nitelendirme kanun maddesinin gösterilmesine de yansır; Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2017/6520 E., 2019/3467 K. sayılı kararında, suç üstlenme hükmünde uygulanan maddenin TCK m.270 yerine TCK m.271/1-c olarak gösterilmesini kanuna aykırı saymıştır.
4- Suç Üstlenme ile İftira Arasındaki Fark
İftirada fail, suçsuz olduğunu bildiği başka bir kişiyi suçlar. Suç üstlenme ise öğretide ve Yargıtay kararlarında kendi kendine iftira olarak tanımlanır. Kişi hem kendisini hem de başkalarını suçlayan tek bir beyanda bulunursa iki suç birlikte oluşabilir. Yargıtay Ceza Genel Kurulu 2022/201 E., 2025/66 K. sayılı kararında, Cumhuriyet savcısına verdiği tek ifadede hem gerçekte işlenmemiş bir öldürmeyi üstlenen hem de bu öldürmeye iki kişinin azmettirdiğini ileri süren sanığın, tek fiille suç üstlenme ve zincirleme iftira suçunu işlediğini ve TCK m.44 uyarınca daha ağır olan iftiradan cezalandırılması gerektiğini belirtmiştir.
F- Suç Üstlenme Suçunun Özel Görünüş Biçimleri
1- Teşebbüs
Suç üstlenme sırf hareket suçudur ve gerçeğe aykırı beyanın yetkili makamın bilgisine ulaşmasıyla tamamlanır. Yazılı bir ihbar dilekçesinin postada kaybolması gibi istisnai hâller dışında suça teşebbüs uygulamada pek mümkün değildir. Beyanın hemen ardından gerçeğin söylenmesi, beyan resmi işleme dönüşmemişse suçun oluşmadığı yönündeki savunmayı güçlendirir.
2- İştirak: Suç Üstlenmeye Azmettirme
Suç üstlenme, azmettirme ve yardım etme gibi iştirak biçimlerine elverişlidir. Uygulamada en sık görülen iştirak biçimi, gerçek failin bir yakınını veya arkadaşını kendi suçunu üstlenmeye ikna etmesidir. Bu durumda azmettiren, TCK m.38 uyarınca suç üstlenmenin cezasıyla cezalandırılır ve yukarıda açıklandığı gibi akrabalık indiriminden yararlanamaz. Azmettirme iddiasında Yargıtay şu ilkeleri uygulamaktadır:
- Somut delil aranır: Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2017/6520 E., 2019/3467 K. sayılı kararında, sanığın diğer sanığı suç üstlenmeye yönlendirdiğine dair somut bir davranış veya konuşma bulunmadığından beraat kararı verilmesi gerektiğini belirtmiştir.
- Atfı cürüm yetmez: Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2021/15688 E., 2022/9203 K. sayılı kararında, yalnızca diğer sanıkların atfı cürüm niteliğindeki beyanlarıyla suç üstlenmeye azmettirmeden mahkûmiyet kurulamayacağına hükmetmiştir.
- Üstlenilen fiil suç değilse azmettirme de yoktur: Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2017/20133 E., 2020/929 K. sayılı kararında, ablasından aracı kendisinin kullandığını söylemesini isteyen sürücü trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan beraat ettiğinden suç üstlenmeye azmettirme suçunun unsurlarının oluşmadığını belirtmiştir.
- Nitelendirme azmettirmeye de yansır: Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2020/16923 E., 2022/18168 K. sayılı kararında, alkollü kazadan sonra başkasından kazayı kendisinin yaptığını söylemesini isteyen sanığın eylemini suç üstlenmeye değil suçluyu kayırmaya azmettirme olarak nitelendirmiştir.
Azmettiren ile suçu üstlenen sanıkların menfaatleri çatıştığından aynı müdafi tarafından savunulmaları da sorun yaratır. Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2013/26684 E., 2014/23860 K. sayılı kararında, taksirle öldürme ve suç üstlenmeye azmettirme ile suç üstlenme suçlarından yargılanan ve aralarında menfaat çatışması bulunan sanıkların aynı müdafi tarafından temsil edilmesini CMK m.152 ve Avukatlık Kanunu m.38/b’ye aykırı bularak hükümleri bozmuştur.
3- Suça Sürüklenen Çocuk
Suç üstlenme suçu çocuklar tarafından da işlenebilir. 12-15 yaş arasındaki çocuklarda farik ve mümeyyizlik araştırılır, 15-18 yaş arasındaki çocuklar hakkında ise ceza kusur yeteneğini etkileyen hâller kapsamında TCK m.31 uyarınca indirilir. Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2021/15688 E., 2022/9203 K. sayılı kararında, suç üstlenme suçundan yargılanan suça sürüklenen çocuk hakkında TCK m.270/1 ve 31/3 maddelerine göre zamanaşımı hesaplanarak davanın düşmesine karar verilmiştir. Çocuklar hakkındaki davalara çocuk mahkemesi bakar.
G- Soruşturma ve Yargılama Usulü
1- Şikâyet, Uzlaştırma, Önödeme ve Özel Muhakeme Usulleri
Suç üstlenme re’sen soruşturulur ve şikâyete bağlı değildir. Soruşturma çoğunlukla gerçeğin kaza tespiti, kamera kaydı, alkol ölçümü, adli rapor veya tanık beyanıyla ortaya çıkması üzerine başlar. Suç üstlenmede:
| Kurum | Uygulanır mı? | Dayanak |
|---|---|---|
| Uzlaştırma | Hayır | CMK m.253’te sayılmaz, mağdur toplumdur |
| Önödeme | Hayır | TCK m.75 üst sınırı 6 ayı aşmayan suçları kapsar |
| Seri muhakeme usulü | Hayır | CMK m.250’deki listede yer almaz |
| Basit yargılama usulü | Evet | CMK m.251/1, üst sınır 2 yıl |
| Kamu davasının açılmasının ertelenmesi | Koşulları varsa evet | CMK m.171/2, üst sınır 3 yıl veya daha az |
| Hükmün açıklanmasının geri bırakılması | Koşulları varsa evet | CMK m.231 |
Basit yargılama usulü uygulanırsa mahkeme duruşma yapmadan karar verebilir ve mahkûmiyet hâlinde sonuç ceza dörtte bir oranında indirilir. Ancak CMK m.251/8 uyarınca suç üstlenme, bu usulün kapsamına girmeyen başka bir suçla birlikte işlenmişse basit yargılama usulü uygulanmaz. Uygulamada suç üstlenme davaları çoğunlukla üstlenilen trafik suçu veya taksirle yaralama suçuyla birlikte görüldüğünden bu sınırlama önem taşır. Ayrıca TCK m.270’in ikinci cümlesindeki akrabalık hâlinin varlığı soruşturma aşamasında ileri sürülürse, Cumhuriyet savcısı CMK m.171/1 uyarınca şahsi cezasızlık sebebinin varlığı hâlinde kovuşturmaya yer olmadığı kararı verebilir.
2- Katılma Hakkı
Suç üstlenmenin mağduru toplum olduğundan, üstlenilen suçun mağduru suç üstlenme davasına katılamaz. Yargıtay Ceza Genel Kurulu 2015/84 E., 2018/392 K. sayılı kararında, trafik kazasında yaralanan ve taksirle yaralama davasında katılan sıfatı alan kişinin, aracı kendisinin kullandığını söyleyen sanık hakkındaki suç üstlenme davasından doğrudan zarar görmediğini, yanlışlıkla verilen katılma kararının hükmü temyiz etme hakkı vermeyeceğini belirterek temyiz isteminin reddine karar vermiştir. Yargıtay 1. Ceza Dairesi 2011/5335 E., 2013/6158 K. sayılı kararında da öldürülen kişinin yakınlarının suç üstlenme davasına katılma ve hükmü temyiz etme yetkisi bulunmadığı belirtilmiştir.
3- Görevli ve Yetkili Mahkeme
Suç üstlenmede görevli mahkeme asliye ceza mahkemesidir. Yetkili mahkeme kural olarak gerçeğe aykırı bildirimin yapıldığı yer mahkemesidir. Suç üstlenme, üstlenilen suçla bağlantılı olarak ağır ceza mahkemesinde birlikte de görülebilir; örneğin bir kasten öldürme dosyasında suçu üstlenen kişi hakkındaki dava bağlantı nedeniyle ağır ceza mahkemesinde yürütülebilir.
4- Suç Üstlenme Suçunda Dava Zamanaşımı
Suç üstlenmede dava zamanaşımı, TCK m.66/1-e uyarınca 8 yıldır ve süre gerçeğe aykırı bildirimin yapıldığı tarihten başlar:
| Hâl | Üst sınır | Olağan zamanaşımı | Kesintiyle en fazla |
|---|---|---|---|
| TCK m.270 | 2 yıl | 8 yıl | 12 yıl |
Zamanaşımını kesen işlemler varsa TCK m.67/4 uyarınca süre en fazla yarısı kadar uzar. Suç tarihinde 12-15 yaş arasında olan çocuklar için TCK m.66/2 uyarınca bu sürelerin yarısı uygulanır.
5- HAGB, Erteleme, Adli Para Cezası ve Diğer Sonuçlar
Sonuç ceza 2 yıl veya daha az olduğundan hükmün açıklanmasının geri bırakılması ve cezanın ertelenmesi, 1 yıl veya daha az olduğunda ise hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesi mümkündür. Yargıtay bu konuda şu ilkeleri benimsemiştir:
- HAGB’de zarar giderme şartı aranmaz: Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2017/6520 E., 2019/3467 K. sayılı kararında, suç üstlenmenin adliyeye karşı suçlar arasında yer aldığını ve mağdurunun toplum olduğunu belirterek “katılanın zararı tazmin edilmediği” gerekçesiyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesini hatalı bulmuştur.
- 7589 sayılı Kanunla gelen değişiklik: CMK m.231, 16.07.2026 tarihli 7589 sayılı Kanunla yeniden düzenlenmiştir. Güncel metne göre HAGB, kurulan hükmün sanık hakkında hukuki sonuç doğurmamasını ifade eder ve HAGB kararına karşı istinaf yoluna başvurulabilir. Beraat beklentisi bulunan sanık açısından HAGB kararına karşı kanun yoluna başvurma imkânı ayrıca değerlendirilmelidir.
- Tekerrür: Önceki kesinleşmiş mahkûmiyetler varsa suçta tekerrür hükümleri uygulanır. Yargıtay Ceza Genel Kurulu 2013/1-44 E., 2013/115 K. sayılı kararında onanan hükümde, suç üstlenmeye azmettiren sanığın cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
Hapis cezasıyla mahkûmiyet hâlinde TCK m.53’teki belli hakları kullanmaktan yoksun bırakılma sonuçları da doğar. Suç üstlenme kasıtlı bir suç olduğundan 1 yıl veya daha fazla hapis cezasıyla sonuçlanan mahkûmiyet, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu m.48/1-A-5 uyarınca memuriyete engel teşkil eder; 1 yılın altında kalan cezalar bu sonucu doğurmaz.
H- Uygulamada Sık Karşılaşılan Suç Üstlenme Örnekleri
Yargıtay kararlarına konu olaylar dikkate alındığında suç üstlenmenin en sık görüldüğü durumlar şunlardır:
- Trafik kazaları: Alkollü, ehliyetsiz veya yaşı küçük sürücünün yerine bir yakının ya da yolcunun aracı kendisinin kullandığını söylemesi. Kazada yaralanma veya ölüm varsa ve üstlenen kişi taksirle yaralama veya öldürme soruşturmasına maruz kalıyorsa suç üstlenme; yalnızca alkollü araç kullanma örtülüyorsa suçluyu kayırma; yalnızca maddi hasar varsa TCK m.206 gündeme gelir. Alkollü araç kullanmanın cezai ve idari sonuçları bu ayrımda belirleyicidir.
- Ağır suçların üstlenilmesi: Kasten öldürme veya yaralama suçlarında, gerçek failin yakını veya kendisine çıkar sağlanan bir kişinin suç aletini alarak karakola teslim olması.
- Ceza infaz kurumunda yasak eşya: Koğuşta ele geçen cep telefonu, kesici alet veya uyuşturucu maddenin bir başka hükümlü tarafından üstlenilmesi.
- Silah ve uyuşturucu ele geçirilmesi: Üst aramasında veya araçta bulunan ruhsatsız silahın ya da kullanmak için uyuşturucu bulundurma suçuna konu maddenin başkasına ait olduğu hâlde bir yakın tarafından üstlenilmesi.
- Cezaevine girmek veya başka amaçla işlenmemiş suçu üstlenme: Barınma ihtiyacı, nakil talebi veya aile sorunlarından uzaklaşma gibi saiklerle hiç işlenmemiş bir suçun polise veya savcılığa anlatılması.
Suç Üstlenme Suçlamasıyla Karşılaşan Kişinin Savunma Noktaları
Suç üstlenme suçlamasıyla karşılaşan kişi yönünden savunmada şu hususlar öncelikle incelenmelidir:
- Bildirimin muhatabı: Beyan Cumhuriyet savcısına veya kolluğa doğrudan mı yapılmıştır, yoksa üçüncü bir kişiye söylenen sözler dolaylı olarak mı öğrenilmiştir?
- Bildirimin niteliği: Beyan imzalı bir ifade veya tutanakta mı yer almaktadır, yoksa imzasız bir tutanakta kalan sözlü bir öngörüşme midir; beyan üzerine hakkınızda soruşturma başlatılmış mıdır?
- Üstlenilen fiilin suç olup olmadığı: Üstlenilen olay yalnızca maddi hasarlı bir kaza veya idari yaptırım gerektiren bir ihlal midir; asıl failin yargılaması nasıl sonuçlanmıştır?
- Nitelendirme: Üstlenilen fiil sizin yönünüzden suç oluşturuyor mu, yoksa eylem suçluyu kayırma veya resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan olarak mı değerlendirilmelidir?
- Yanıltmaya elverişlilik: Görevliler gerçeği zaten tespit etmiş miydi?
- Kast: Olayın failinin kendiniz olduğuna gerçekten inanmanıza yol açan bir durum var mıdır?
- Akrabalık: Üstlenme üstsoy, altsoy, eş veya kardeşi cezadan kurtarmak amacıyla mı yapılmıştır; nüfus kaydı dosyaya getirtilmiş midir?
- Usul: Basit yargılama usulü, kamu davasının açılmasının ertelenmesi, HAGB ve zamanaşımı değerlendirilmiş midir; azmettiren ile aynı müdafi tarafından savunulmanız menfaat çatışması yaratıyor mu?
Sonuç
Suç üstlenme suçu, işlemediği bir suçu işlediğini veya katılmadığı bir suça katıldığını yetkili makamlara gerçeğe aykırı olarak bildiren kişinin işlediği suçtur ve TCK m.270 uyarınca 1 aydan 2 yıla kadar hapis cezasını gerektirir. Suç üstsoy, altsoy, eş veya kardeşi cezadan kurtarmak amacıyla işlenmişse ceza dörtte üç oranında indirilebilir veya ceza verilmesine yer olmadığına karar verilebilir; bu imkân başkasını kendi suçunu üstlenmeye azmettiren asıl faile tanınmaz. Yargıtay Ceza Genel Kurulu, bildirimin CMK m.158’deki yetkili makamlara doğrudan yapılmasını, üstlenilen fiilin üstlenen kişi yönünden suç oluşturmasını aramakta; hiç işlenmemiş bir suçun üstlenilmesini de suç üstlenme saymaktadır. Alkollü sürücünün yerine geçen alkolsüz kişinin eylemi, kazanın yaralamalı veya yalnızca maddi hasarlı olmasına göre suç üstlenme, suçluyu kayırma veya resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan olarak nitelendirilir. Suç şikâyete bağlı değildir; uzlaştırma, önödeme ve seri muhakeme uygulanmaz, basit yargılama usulü uygulanabilir ve dava zamanaşımı 8 yıldır.
Sık Sorulan Sorular
Suç üstlenme suçunun cezası nedir?
Suç üstlenme suçunun cezası TCK m.270 uyarınca 1 aydan 2 yıla kadar hapistir. Kanunda seçimlik adli para cezası öngörülmemiştir, ancak 1 yıl veya daha az olan sonuç ceza TCK m.50 uyarınca adli para cezasına çevrilebilir. Sonuç ceza 2 yıl veya daha az olduğundan erteleme ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması da mümkündür.
Başkasının suçunu üstlenmek suç mudur?
Evet. Başkasının işlediği bir suçu kolluğa veya Cumhuriyet savcılığına kendisinin işlediğini söyleyen kişi TCK m.270’teki suç üstlenme suçunu işler. Ancak üstlenilen fiil üstlenen kişi yönünden suç oluşturmuyorsa, örneğin alkolsüz bir kişi alkollü sürücünün yerine geçip yalnızca alkollü araç kullanma suçunu örtüyorsa, Yargıtay eylemi TCK m.283’teki suçluyu kayırma suçu olarak nitelendirmektedir.
Trafik kazasında “aracı ben kullanıyordum” demek hangi suçu oluşturur?
Bu, kazanın sonucuna ve üstlenen kişinin durumuna göre değişir. Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2019/10308 E., 2019/7733 K. sayılı kararına göre alkolsüz kişi yaralamalı bir kazayı üstlenirse taksirle yaralama soruşturmasına maruz kalacağından suç üstlenme, yalnızca maddi hasarlı kazada alkollü sürücünün yerine geçerse suçluyu kayırma suçu oluşur. Sadece idari yaptırım gerektiren bir kaza üstlenilirse ve polis tutanağına gerçeğe aykırı beyan verilirse TCK m.206 gündeme gelir.
Annem, babam, eşim veya kardeşimin suçunu üstlenirsem ceza alır mıyım?
TCK m.270’in ikinci cümlesi uyarınca suç üstsoy, altsoy, eş veya kardeşi cezadan kurtarmak amacıyla işlenmişse hâkim cezayı dörtte üç oranında indirebilir veya tamamen kaldırabilir. Ceza tamamen kaldırılacaksa CMK m.223/4-b uyarınca “ceza verilmesine yer olmadığı” kararı verilir. Yeğen, amca, dayı, nişanlı veya arkadaş bu kapsamda değildir; Yargıtay Ceza Genel Kurulu 2013/1-44 E., 2013/115 K. sayılı kararında listenin sınırlı olduğunu ve kıyas yapılamayacağını belirtmiştir.
Suç üstlenme ile suçluyu kayırma arasındaki fark nedir?
Suç üstlenmede kişi başkasının suçunu üzerine alır ve bu suçtan kendisi soruşturmaya maruz kalır. Suçluyu kayırmada ise kişi suçu üzerine almaz; suç işleyen kişinin araştırma, yakalanma veya tutuklanmadan kurtulmasına imkân sağlar. Suçluyu kayırmanın cezası 6 aydan 5 yıla kadar hapistir ve üstsoy, altsoy, eş, kardeş veya suç ortağı tarafından işlenirse cezaya hükmolunmaz.
Hiç işlenmemiş bir suçu işlediğimi söylersem hangi suç oluşur?
Yargıtay Ceza Genel Kurulu 2022/201 E., 2025/66 K. sayılı kararına göre gerçekte hiç işlenmemiş bir suçu kendisinin işlediğini yetkili makamlara bildiren kişinin eylemi suç uydurma değil suç üstlenme suçunu oluşturur. Suç uydurmada fail gösterilmez; suç üstlenmede ise kişi kendisini şüpheli olarak bildirir. Aynı beyanla başkaları da suçlanıyorsa iftira suçu da oluşur.
Polise sözlü olarak suçu üstlendiğimi söyledim, sonra gerçeği anlattım; suç oluşur mu?
Yargıtay, beyanın yetkili makama yapılmış bir bildirim niteliği taşımasını aramaktadır. Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2017/13508 E., 2018/7792 K. sayılı kararında, kaza yerinde polise önce aracı kendisinin kullandığını söyleyip sonra gerçeği açıklayan, beyanı imzasız bir öngörüşme niteliğinde kalan ve hakkında hiçbir işlem yapılmayan sanığın beraat etmesi gerektiğine hükmedilmiştir. Beyan imzalı ifadeye geçmiş ve hakkınızda soruşturma başlatılmışsa suç oluşabilir.
Suç üstlenme suçu şikâyete bağlı mıdır, uzlaştırma uygulanır mı?
Hayır. Suç üstlenme re’sen soruşturulur, şikâyete bağlı değildir ve uzlaştırma kapsamında yer almaz. Önödeme ve seri muhakeme usulü de uygulanmaz. Buna karşılık üst sınırı 2 yıl olduğu için basit yargılama usulü uygulanabilir ve koşulları varsa kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verilebilir.
Suç üstlenme davasına kazada yaralanan kişi katılabilir mi?
Hayır. Yargıtay Ceza Genel Kurulu 2015/84 E., 2018/392 K. sayılı kararına göre suç üstlenmenin mağduru toplumdur. Trafik kazasında yaralanan kişi taksirle yaralama davasında katılan olabilir, ancak aracı kendisinin kullandığını söyleyen kişi hakkındaki suç üstlenme davasından doğrudan zarar görmediği için bu davaya katılamaz ve hükmü temyiz edemez.
Suç üstlenme suçunda zamanaşımı kaç yıldır?
Suç üstlenmede dava zamanaşımı TCK m.66/1-e uyarınca 8 yıldır ve zamanaşımını kesen işlemler varsa TCK m.67/4 uyarınca en fazla 12 yıla uzar. Süre, gerçeğe aykırı bildirimin yapıldığı tarihten başlar. Suç tarihinde 12-15 yaş arasında olan çocuklar için bu sürelerin yarısı uygulanır.
Suç üstlenme davasına hangi mahkeme bakar?
Suç üstlenmede görevli mahkeme asliye ceza mahkemesidir. Suçu işleyen çocuksa çocuk mahkemesi görevlidir. Suç üstlenme, üstlenilen suçla bağlantılı olarak tek dosyada görülüyorsa, örneğin kasten öldürme suçunun üstlenildiği bir olayda, ağır ceza mahkemesi tarafından da yargılanabilir.
Arkadaşımı suçunu üstlenmeye ikna edersem ne olur?
Başkasını kendi suçunu üstlenmeye ikna eden kişi TCK m.38 uyarınca suç üstlenmeye azmettirmeden sorumlu olur ve kendi işlediği suçun cezasını da ayrıca alır. Yargıtay Ceza Genel Kurulu 2013/1-44 E., 2013/115 K. sayılı kararına göre azmettiren asıl fail, akrabalık indiriminden yararlanamaz. Üstlenen kişi alkolsüz ve üstlenilen suç yalnızca alkollü araç kullanma ise eylem suçluyu kayırmaya azmettirme olarak değerlendirilir.
İstanbul’un Bahçelievler ilçesinde, Bakırköy Adliyesi’ne yakın konumda yer alan Avukat Sinan Karabacak dava takibi ve hukuki danışmanlık hizmeti vermektedir. Suç üstlenme veya suçluyu kayırma suçlamasıyla karşılaştıysanız ya da bir trafik kazası sonrasında verilen beyanlar nedeniyle hakkınızda soruşturma başlatıldıysa, süreç hakkında bilgi almak için trafik kazası ve adliyeye karşı suç dosyalarında ceza avukatı desteği sayfasını inceleyebilirsiniz.
Av. Sinan Karabacak Cep Tel: +90 535 671 88 95
Yasal Uyarı: Bu makale Av. Sinan Karabacak tarafından, yalnızca genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmış olup hukuki tavsiye niteliği taşımamaktadır. Her dava kendine özgü koşullar içermektedir. Hukuki danışmanlık için lütfen iletişime geçiniz.

