Kamu Görevlisinin Suçu Bildirmemesi Suçu ve Cezası (TCK-279)

kamu görevlisinin suçu bildirmemesi

İçindekiler

Kamu görevlisinin suçu bildirmemesi suçu, kamu adına soruşturma ve kovuşturmayı gerektiren bir suçun işlendiğini göreviyle bağlantılı olarak öğrenen kamu görevlisinin bunu yetkili makamlara bildirmeyi ihmal etmesi veya bildirimde gecikme göstermesiyle oluşan suçtur ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu‘nun 279’uncu maddesi uyarınca 6 aydan 2 yıla kadar hapis cezasını gerektirir. Suç polis, jandarma gibi adli kolluk görevini yapan bir kişi tarafından işlenirse ceza yarı oranında artırılır ve 9 aydan 3 yıla kadar hapis olur. Kanunda seçenek olarak adli para cezası öngörülmemiştir; ancak hükmedilen ceza 1 yıl veya daha azsa adli para cezasına çevrilebilir.

Kamu görevlisinin suçu bildirmemesi suçu Türk Ceza Kanunu’nun “Adliyeye Karşı Suçlar” bölümünde yer alır. Şikâyete bağlı değildir, uzlaştırma ve önödeme kapsamında değildir, dava zamanaşımı 8 yıldır ve görevli mahkeme asliye ceza mahkemesidir. Bu yazıda madde metni, suçun unsurları, şikâyete bağlı suçların bildirim yükümlülüğü dışında kalması, amire yapılan bildirimin değeri, kamu görevlisinin kendi suçunu bildirme yükümlülüğü bulunmadığına ilişkin Yargıtay Ceza Genel Kurulu kararı, görevi kötüye kullanma ve sağlık mesleği mensuplarının suçu bildirmemesi ile farklar, soruşturma izni, katılma hakkı, zamanaşımı ve memuriyete etkisi güncel Yargıtay kararları ışığında incelenmektedir.

Kanun metninin resmi kaynağı: 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu, mevzuat.gov.tr

Yargıtay Kararları Işığında Kamu Görevlisinin Suçu Bildirmemesi Suçunun Oluşması İçin Gerekli Şartlar

Kamu görevlisinin suçu bildirmemesi suçunun oluşması için içtihatlarla Yargıtay tarafından bazı kriterler ortaya konulmuştur. Yargıtay Ceza Genel Kurulu 2023/196 E., 2023/405 K. sayılı ve 12.07.2023 tarihli kararı, Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2019/18075 E., 2021/449 K. sayılı ve 14.01.2021 tarihli kararı ile Yargıtay 9. Ceza Dairesi 2014/3849 E., 2014/11036 K. sayılı ve 05.11.2014 tarihli kararı esas alındığında, maddeler hâlinde saymak gerekirse kamu görevlisinin suçu bildirmemesi suçunun oluşması için:

  1. Failin TCK m.6/1-c anlamında kamu görevlisi olması,
  2. Bildirilmeyen fiilin hukuken suç niteliğinde olması,
  3. Bu suçun şikâyete bağlı olmayan, kamu adına re’sen soruşturulan bir suç olması,
  4. Failin suçun işlendiğini göreviyle bağlantılı olarak öğrenmesi,
  5. Failin, bildirime konu suçun faili veya şeriki olmaması,
  6. Bilginin Cumhuriyet başsavcılığına, kolluğa veya kanunun öngördüğü diğer yetkili makamlara hiç ulaştırılmaması ya da gecikmeyle ulaştırılması,
  7. Bildirmemenin veya gecikmenin bilerek ve isteyerek gerçekleşmesi

gerekmektedir. Bu şartlardan biri eksikse eylem kamu görevlisinin suçu bildirmemesi suçunu oluşturmaz. Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2019/18075 E., 2021/449 K. sayılı kararında, kavga sonrası yaralanan kişiyi jandarmaya götürmek yerine hastaneye götüren köy muhtarı hakkında, bildirilmeyen basit yaralamanın şikâyete bağlı olduğu ve kamu adına soruşturma gerektiren bir suç bulunmadığı gerekçesiyle mahkûmiyet hükmünü bozmuştur.

A- TCK 279 Madde Metninin İncelenmesi

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 279’uncu maddesi yürürlükteki hâliyle aşağıdaki gibidir:

Kamu görevlisinin suçu bildirmemesi

Madde 279- (1) Kamu adına soruşturma ve kovuşturmayı gerektiren bir suçun işlendiğini göreviyle bağlantılı olarak öğrenip de yetkili makamlara bildirimde bulunmayı ihmal eden veya bu hususta gecikme gösteren kamu görevlisi, altı aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

(2) Suçun, adlî kolluk görevini yapan kişi tarafından işlenmesi halinde, yukarıdaki fıkraya göre verilecek ceza yarı oranında artırılır.

TCK m.279’un birinci fıkrası suçun temel hâlini, ikinci fıkrası ise adli kolluk görevlileri için nitelikli hâli düzenler. Madde 01.06.2005’te yürürlüğe girdiğinden bu yana değişmemiştir. Önceki 765 sayılı Kanun döneminde aynı fiil “memurun öğrendiği suçu bildirmemesi” adıyla 235’inci maddede düzenlenmişti; bu nedenle eski tarihli dosyalarda lehe kanun karşılaştırması yapıldığı görülür.

Madde, herkes için geçerli olan suçu bildirmeme suçundan (TCK 278) farklı olarak kamu görevlilerine özgü, daha geniş ve daha ağır bir bildirim yükümlülüğü getirir. Kamu görevlisi, yalnızca işlenmekte olan veya neticesi sınırlandırılabilir suçları değil, işlenmiş ve tamamlanmış suçları da bildirmek zorundadır.

B- Kamu Görevlisinin Suçu Bildirmemesi Suçunun Unsurları

1- Korunan Hukuki Değer

Kamu görevlisinin suçu bildirmemesi suçuyla korunan hukuki değer adliyenin, yani ceza adaletinin etkin ve zamanında işleyişidir. Kamu görevlisinin görevi sırasında öğrendiği suçları adli makamlara aktarması, delillerin kaybolmadan toplanmasını ve suç işleyenlerin cezasız kalmamasını sağlar. Bu nedenle suçun bireysel bir mağduru yoktur; mağdur toplum ve kamudur. Bu tespitin usulde önemli bir sonucu vardır: bildirilmeyen suçtan zarar gören kişi, kamu görevlisinin suçu bildirmemesi davasına katılan olamaz (aşağıda F-3 başlığına bakınız).

2- Fail: Yalnızca Kamu Görevlisi

Kamu görevlisinin suçu bildirmemesi bir özgü suçtur; fail ancak kamu görevlisi olabilir. TCK m.6/1-c’ye göre kamu görevlisi, kamusal bir faaliyetin yürütülmesine atama veya seçilme yoluyla ya da herhangi bir surette sürekli, süreli veya geçici olarak katılan kişidir. Bu tanım memurdan geniştir. Yargıtay kararlarında bu suçun faili olarak şu kişiler değerlendirilmiştir:

  • Polis memuru, jandarma personeli ve adli kolluk amirleri,
  • Öğretmen, okul müdürü, ilçe milli eğitim müdürü ve şube müdürü,
  • Kamu hastanesinde veya sağlık ocağında görev yapan hekim,
  • Ceza infaz kurumu müdürü ve infaz kurumunda görevli jandarma komutanı,
  • Köy muhtarı, belediye başkanı,
  • Orman muhafaza memuru, gümrük yöneticisi.

Bazı özel kanunlar da belirli kişileri ceza hukuku bakımından kamu görevlisi sayar. Örneğin 5580 sayılı Özel Öğretim Kurumları Kanunu’nun 9’uncu maddesi, özel öğretim kurumlarında görev yapan yönetici ve öğretmenleri görevleri sırasında işledikleri suçlar bakımından kamu görevlisi kabul eder. Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2026/1535 E., 2026/4428 K. sayılı ve 22.04.2026 tarihli kararı bu hükmü özel sürücü kursu personeline uygulamıştır.

Görev dağılımı da önemlidir. Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2022/900 E., 2022/13407 K. sayılı ve 03.10.2022 tarihli kararında, Mera Kanunu’na göre meraların korunmasından köy muhtarının sorumlu olduğunu, ihtiyar heyeti üyelerinin ise böyle bir görevi bulunmadığını belirterek ihtiyar heyeti üyeleri hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine hükmetmiştir.

3- Bildirilmeyen Fiilin Suç Olması

Kamu görevlisinin bildirmediği olayın hukuken suç olması gerekir. Kabahat, disiplin ihlali veya yalnızca idari yaptırım gerektiren bir aykırılık bildirim yükümlülüğü doğurmaz. Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2017/11844 E., 2017/12492 K. sayılı ve 08.11.2017 tarihli kararında, kamu görevlisinin suçu bildirmemesi suçunun oluşabilmesi için ihbara konu eylemin suç vasfında olmasının zorunlu olduğunu, suç oluşturduğu kesin olarak saptanamayan başkasına ait mezarlığın kazılması olayında bu suçun ve suç delillerini yok etme suçunun unsurlarının oluşmadığını belirterek mahkûmiyetleri bozmuştur.

4- Kamu Adına Soruşturma Gerektiren Suç: Şikâyete Bağlı Suçlar Kapsam Dışıdır

TCK m.279’daki “kamu adına soruşturma ve kovuşturmayı gerektiren” ifadesi, re’sen soruşturulan suçları anlatır. Takibi şikâyete bağlı suçlarda soruşturmanın başlayıp başlamayacağına mağdur karar verdiğinden, kamu görevlisinin bu suçları bildirme yükümlülüğü yoktur.

Uygulamadaki en tipik örnek basit yaralamadır. TCK m.86/2’deki basit kasten yaralama suçu şikâyete bağlıdır. Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2019/18075 E., 2021/449 K. sayılı ve 14.01.2021 tarihli kararında, kamu görevlisinin suçu bildirmemesi suçunun sadece re’sen takip edilen suçlar açısından bildirim yükümlülüğü getirdiğini, şikâyete bağlı yaralama olayını jandarmaya bildirmeyen köy muhtarı hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğini belirtmiştir. Aynı kararda, suç tarihinde 65 yaşından büyük olan sanığa verilen kısa süreli hapis cezasının TCK m.50/3 uyarınca seçenek yaptırıma çevrilmesi gerektiği de vurgulanmıştır.

Buna karşılık hırsızlık, cinsel istismar, nitelikli yaralama, ruhsatsız silah bulundurma, orman suçları gibi re’sen soruşturulan suçların bildirilmemesi TCK m.279’u oluşturabilir.

5- Göreviyle Bağlantılı Olarak Öğrenme

Kamu görevlisinin bildirim yükümlülüğü, suçu görevi nedeniyle veya görevini yaparken öğrenmesine bağlıdır. Kamu görevlisi özel hayatında, mahalle sohbetinde veya tatilde öğrendiği bir suç bakımından bu maddeye göre değil, herkes için geçerli olan TCK m.278’e göre değerlendirilir.

Yargıtay 9. Ceza Dairesi 2014/3849 E., 2014/11036 K. sayılı ve 05.11.2014 tarihli kararında, polis kamerasıyla tespit edilen ve zaten soruşturulmakta olan suçun sanık tarafından görevle bağlantılı olarak öğrenilmediğini ve suçla korunan hukuki yararın ihlal edilmediğini belirterek eylemin TCK m.279’u da oluşturmayacağına hükmetmiştir.

Görev bağlantısının en sık kurulduğu meslek öğretmenliktir. Öğrencinin anlattığı istismar, aile içi şiddet veya okul içinde yaşanan bir suç, öğretmenin görevi nedeniyle öğrendiği bilgidir. Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2018/5860 E., 2019/3373 K. sayılı kararına konu olayda, öğrencinin cinsel istismara uğradığını kendilerine anlatmasına rağmen durumu yetkili mercilere bildirmedikleri iddia edilen lise öğretmenleri hakkında kamu görevlisinin suçu bildirmemesi suçundan dava açılmıştır.

6- Hareket: Bildirimi İhmal Etmek veya Geciktirmek

Suçun hareketi iki seçimlik biçimde gerçekleşir: bildirimde hiç bulunmamak (ihmal) veya bildirimde gecikme göstermek. Kanun “gecikme” için gün veya saat belirtmemiştir. Gecikmenin suç oluşturup oluşturmadığı, olayın niteliği, delillerin kaybolma ihtimali ve bilginin adli makamlara başka yoldan ulaşıp ulaşmadığı birlikte değerlendirilerek belirlenir. Adli kolluk görevlileri bakımından CMK m.161/2, el konulan olayların Cumhuriyet savcısına “derhal” bildirilmesini emreder; bu nedenle kolluk için gecikme eşiği çok daha düşüktür.

Eksik bildirim de bildirmeme sayılabilir. Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2023/3790 E., 2023/9820 K. sayılı ve 12.12.2023 tarihli kararında, bir hükümlünün kendini yaraladığını başsavcılığa bildiren ancak aynı gece koğuşta yaşanan ve kurum ikinci müdürü hakkındaki hakaret, tehdit ve yaralama iddialarını adli makamlara aktarmayan ceza infaz kurumu birinci müdürünün eylemini kamu görevlisinin suçu bildirmemesi suçu olarak kabul etmiş ve hükmü onamıştır.

Fiil bazen bir belge düzenlememe şeklinde de ortaya çıkar. Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2021/18277 E., 2023/4479 K. sayılı ve 12.06.2023 tarihli kararında, izinsiz kesilmiş ağaçları usulüne uygun kesilmiş gibi damgalatan ve kaçak kesim için suç tutanağı düzenlemeyen orman muhafaza memurunun eylemini, önceki bozma kararı doğrultusunda TCK m.278 yerine TCK m.279 kapsamında değerlendiren mahkûmiyet hükmünü onamıştır.

7- Yetkili Makam: Savcılık, Kolluk ve Amire Bildirim

5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 158’inci maddesine göre suça ilişkin ihbar Cumhuriyet başsavcılığına veya kolluk makamlarına yapılabilir; valilik, kaymakamlık veya mahkemeye yapılan ihbar ilgili başsavcılığa gönderilir. CMK m.158/4’e göre bir kamu görevinin yürütülmesiyle bağlantılı olarak işlendiği iddia edilen suç nedeniyle kurum idaresine yapılan ihbar da gecikmeksizin başsavcılığa iletilir.

Uygulamada en çok tartışılan soru, kamu görevlisinin olayı savcılığa değil kendi amirine bildirmesinin yeterli olup olmadığıdır. Yargıtay bu soruyu somut olayın özelliklerine göre çözmektedir:

  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2017/8184 E., 2017/11858 K. sayılı ve 25.10.2017 tarihli kararında, öğrenciye karşı işlenen suçu öğrenen öğretmenlerin durumu okul müdürüne bildirmesi karşısında suçun unsurlarının oluşmadığını belirterek mahkûmiyetleri bozmuştur.
  • Yargıtay Ceza Genel Kurulu 2023/196 E., 2023/405 K. sayılı ve 12.07.2023 tarihli kararında, bir öğrencinin babasının cinsel istismarına uğradığını anlatması üzerine okul idaresinin tutanağı ilçe milli eğitim müdürlüğüne ilettiği, şube müdürünün okula giderek olayı kaymakama, kaymakamın da jandarmaya bildirdiği ve aynı gün başsavcılığın olaydan haberdar olduğu olayda, herhangi bir delil kaybı veya mağduriyet yaşanmadığını, şube müdürü ve olay günü yurt dışında bulunan ilçe milli eğitim müdürü hakkında unsurları itibarıyla oluşmayan kamu görevlisinin suçu bildirmemesi suçundan soruşturma yürütülmesinin haksız olduğunu kabul etmiştir.
  • Yargıtay 16. Ceza Dairesi 2015/3346 E., 2016/1743 K. sayılı ve 18.03.2016 tarihli kararında, belediye başkanının olayı öğrenmediğini, öğrenmiş olsa bile bildirimin belediye adına yetkili kurul veya vekil tarafından yapılması gerektiğini belirterek mahkûmiyeti bozmuştur.

Bu kararlardan çıkan pratik sonuç şudur: kamu görevlisi, kurum içi mevzuatın öngördüğü bildirim zincirini işletmiş ve bilgi gecikmeden adli makamlara ulaşmışsa sorumluluk genellikle doğmaz. Buna karşılık bildirimi alan amir, bilgiyi başsavcılığa iletmeyip kurum içinde bekletirse yükümlülüğü ihlal eden kişi o amir olabilir. Aynı mantıkla, olay hakkında zaten başsavcılığa şikâyet yapılmış ve soruşturma başlamışsa ayrıca ihbarda bulunmamak tartışmalıdır: Yargıtay 9. Ceza Dairesi 2012/4299 E., 2013/949 K. sayılı ve 16.01.2013 tarihli kararında, olay hakkında başsavcılığa ve il milli eğitim müdürlüğüne şikâyette bulunulduğu ve idari ve adli soruşturma başlatıldığı hâlde öğretmenin ayrıca ihbarda bulunmamasının suç oluşturup oluşturmayacağının tartışılmadan hüküm kurulmasını bozma nedeni saymıştır.

8- Manevi Unsur: Kast ve Hata

Kamu görevlisinin suçu bildirmemesi yalnızca kasten işlenebilir; taksirle, yani dikkatsizlik veya özensizlik sonucu bildirmemek bu suçu oluşturmaz. Failin bildirmesi gereken bir suçun işlendiğini bilmesi ve buna rağmen bilerek ve isteyerek bildirmemesi veya geciktirmesi gerekir.

Bildirim yolunda yapılan bir yanılgı, kastı ortadan kaldırabilir. Yargıtay Ceza Genel Kurulu 2023/196 E., 2023/405 K. sayılı kararına konu olayda, devlet hastanesindeki mahkûm koğuşunda bir jandarma erinin tutuklu yakınının çantasından para çaldığı iddiasını öğrenen ceza infaz kurumu jandarma tabur komutanı, olayı askeri suç sanarak il jandarma komutanlığına bildirmiş, bilgi yaklaşık 17 gün sonra başsavcılığa ulaşmıştır. Yerel mahkeme suç kastı bulunmadığı gerekçesiyle beraat kararı vermiş, Genel Kurul da bu kişinin “herhangi bir kusuru olmadığını” ve kendisi hakkında unsurları oluşmayan suçtan dava açıldığını tespit etmiştir. Bu tür yanılgılar ceza hukukunda hata kuralları çerçevesinde de değerlendirilir.

9- Kamu Görevlisinin Kendi Suçunu Bildirme Yükümlülüğü Yoktur

Kamu görevlisi, kendisinin faili veya ortağı olduğu bir suçu ihbar etmek zorunda değildir. Anayasa’nın 38/5. maddesine göre hiç kimse kendisini suçlayan bir beyanda bulunmaya veya bu yolda delil göstermeye zorlanamaz. Yargıtay Ceza Genel Kurulu 2008/178 E., 2009/159 K. sayılı ve 16.06.2009 tarihli kararında, kendisi hakkında da rüşvet iddiası içeren ihbar mektubunu başsavcılığa göndermeyen gümrük müsteşarı hakkında, kamu görevlisinin kendisinin işlediği suçu ihbar sorumluluğunun bulunmadığını belirten beraat hükmünü onamıştır.

TCK m.279’da, herkes için geçerli suçu bildirmeme suçundaki 278/4 gibi tanıklıktan çekinebilecek yakınlar için açık bir cezasızlık hükmü yoktur. Bununla birlikte Anayasa’nın 38/5. maddesi kişinin “kanunda gösterilen yakınlarını” suçlamaya da zorlanamayacağını düzenlediğinden, bildirilmeyen suçun failinin kamu görevlisinin eşi, çocuğu veya kardeşi olduğu dosyalarda bu güvence savunmada mutlaka ileri sürülmelidir.

C- Kamu Görevlisinin Suçu Bildirmemesi Suçunun Cezası

HâlMaddeCeza
Kamu görevlisinin suçu bildirmemesi veya geciktirmesi279/16 aydan 2 yıla kadar hapis
Adli kolluk görevini yapan kişi tarafından işlenmesi279/2Yarı oranında artırım: 9 aydan 3 yıla kadar hapis
Seçenek adli para cezası—Öngörülmemiş (TCK m.50 ile çevirme mümkün)
ÖnödemeTCK m.75Uygulanmaz

Suçun cezası yalnızca hapistir. Ancak hükmedilen hapis cezası 1 yıl veya daha azsa TCK m.50 uyarınca kısa süreli hapis cezasına seçenek yaptırımlar uygulanabilir ve ceza adli para cezasına çevrilebilir. Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2023/3790 E., 2023/9820 K. sayılı ve 8. Ceza Dairesi 2021/18277 E., 2023/4479 K. sayılı kararlarına konu dosyalarda kurulan mahkûmiyetlerin 3.000 TL adli para cezasıyla sonuçlandığı görülmektedir.

1- Adli Kolluk Görevlisi Bakımından Nitelikli Hâl (TCK m.279/2)

Adli kolluk; suçların soruşturulmasında Cumhuriyet savcısının emri altında çalışan polis, jandarma, sahil güvenlik ve gümrük muhafaza görevlileridir. Bu kişiler suçu öğrenip el koymakla ve savcıya derhal bildirmekle görevli olduklarından, bildirmemeleri daha ağır cezalandırılır.

Yargıtay 9. Ceza Dairesi 2020/5920 E., 2021/2968 K. sayılı ve 09.06.2021 tarihli kararında, 155 Polis İmdat hattında bir öğrencinin öğretmeni tarafından darp edildiği ihbarını alan ancak hiçbir işlem yapmayan polis memurunun eyleminin TCK m.279/1-2’de düzenlenen ve görevi kötüye kullanma suçunun özel şekli niteliğindeki kamu görevlisinin suçu bildirmemesi suçunu tüm unsurlarıyla oluşturduğunu belirterek beraat hükmünü bozmuştur. Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2010/12168 E., 2010/12351 K. sayılı ve 23.06.2010 tarihli kararına konu olayda ise bir öldürme olayını öğrenip soruşturma işlemlerini başlatan ancak nöbetçi Cumhuriyet savcısına bilgi vermeyen cinayet büro amiri hakkında TCK m.279/2’den dava açılmıştır.

Polis memuru yönünden her bildirim eksikliği mahkûmiyetle sonuçlanmaz. Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2018/2851 E., 2020/16377 K. sayılı ve 30.09.2020 tarihli kararında, polis merkezine gelen hırsızlık mağdurunun beyanının alınmadığı olayda sanık polisin o gün ifade alma ve başsavcılığa bildirme görev ve yetkisinin bulunup bulunmadığının araştırılması gerektiğini belirterek hükmü bozmuştur. Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2025/11729 E., 2026/2065 K. sayılı ve 16.02.2026 tarihli kararında da ruhsatsız silah şüphesini öğrenip işlem yapmadığı iddia edilen polis memuru hakkında, ilk derece mahkemesinin TCK m.279/1-2 ve 62 uyarınca verdiği 7 ay 15 gün hapis ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararını kaldırıp beraat veren bölge adliye mahkemesi kararı, şüpheden uzak delil bulunmadığı gerekçesiyle onanmıştır.

2- Ceza Hesaplaması Örnekleri

Aşağıdaki örnekler genel fikir vermek amacıyla hazırlanmıştır; somut olayda mahkemenin TCK m.61’e göre yapacağı değerlendirme farklı sonuç doğurabilir.

  1. 279/1, öğretmen veya memur: Temel ceza alt sınırdan 6 ay belirlenir ve TCK m.62 uyarınca 1/6 indirim yapılırsa sonuç ceza 5 aydır. Bu ceza 1 yılı aşmadığından adli para cezasına çevrilebilir; hükmün açıklanmasının geri bırakılması veya erteleme de değerlendirilebilir.
  2. 279/2, polis veya jandarma: Temel ceza 6 ay belirlenir, yarı oranında artırımla 9 ay olur; TCK m.62 uyarınca 1/6 indirimle sonuç ceza 7 ay 15 gündür. Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2025/11729 E., 2026/2065 K. sayılı kararına konu ilk derece hükmü bu hesapla kurulmuştur.
  3. 279/1, üst sınırdan: Temel ceza 2 yıl belirlenip 1/6 indirim yapılırsa sonuç ceza 1 yıl 8 aydır. Bu ceza 1 yılı aştığından adli para cezasına çevrilemez; 2 yılı aşmadığından hükmün açıklanmasının geri bırakılması veya erteleme mümkündür.

D- Kamu Görevlisinin Suçu Bildirmemesi ile Benzer Suçlar Arasındaki Farklar

Kamu görevlisinin suçu bildirmemesi; herkes için geçerli bildirim suçlarıyla, sağlık mesleği mensuplarına özgü bildirim suçuyla ve görevi kötüye kullanma suçuyla sık karıştırılır. Temel farklar şöyledir:

SuçFailBildirilmeyen şeyCeza
Suçu bildirmeme (TCK m.278)Herkesİşlenmekte olan veya neticesi sınırlandırılabilir suç1 ay – 1 yıl hapis
Kamu görevlisinin suçu bildirmemesi (TCK m.279)Kamu görevlisiGörevle bağlantılı öğrenilen, re’sen soruşturulan her suç6 ay – 2 yıl hapis (kolluk 9 ay – 3 yıl)
Sağlık mesleği mensuplarının suçu bildirmemesi (TCK m.280)Kamu görevlisi olmayan sağlık mesleği mensubuGörev sırasında karşılaşılan suç belirtisi1 yıla kadar hapis
Görevi kötüye kullanma (TCK m.257)Kamu görevlisiKanunda ayrıca suç olarak tanımlanmayan görev aykırılığı6 ay – 2 yıl (ihmali hâlde 3 ay – 1 yıl)
Suçluyu kayırma (TCK m.283)Herkes; kamu görevlisi için artırımFaile kaçma ve saklanma imkânı sağlamak6 ay – 5 yıl hapis, görevli için yarı artırım

1- Kamu Görevlisinin Suçu Bildirmemesi ile Suçu Bildirmeme (TCK m.278)

İki suç arasındaki temel fark failin sıfatı ve öğrenme biçimidir. Kamu görevlisi, suçu görevi nedeniyle öğrenmişse TCK m.279’a, görevi dışında öğrenmişse herkes gibi TCK m.278’e tabidir. TCK m.279 işlenmiş suçları da kapsar; TCK m.278 ise yalnızca işlenmekte olan veya neticesi sınırlandırılabilir suçları kapsar. TCK m.278’in birinci ve ikinci fıkraları TCK m.75/6 uyarınca önödemeye tabidir, TCK m.279 ise değildir. Yargıtay 9. Ceza Dairesi 2013/7718 E., 2014/4278 K. sayılı ve 27.03.2014 tarihli kararında, gerekçede sanığın kamu görevlisinin suçu bildirmemesi suçunu işlediği kabul edildiği hâlde hükmün TCK m.278/1’den kurulmasını çelişki sayarak bozmuştur.

2- Kamu Görevlisinin Suçu Bildirmemesi ile Sağlık Mesleği Mensuplarının Suçu Bildirmemesi (TCK m.280)

Hekim, hemşire ve diğer sağlık çalışanları için ayrım, kişinin kamu görevlisi olup olmadığına göre yapılır. Kamu hastanesinde veya sağlık ocağında çalışan hekim kamu görevlisi olduğundan TCK m.279’a tabidir; özel hastanede, özel poliklinikte veya muayenehanede çalışan sağlık mesleği mensubu ise TCK m.280’e tabidir:

  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2011/19308 E., 2012/7899 K. sayılı ve 04.04.2012 tarihli kararında, devlet hastanesinde uzman hekim olan sanığın kamu görevlisi olduğunu, TCK m.280’in yalnızca kamu görevlisi sayılmayan sağlık mesleği mensupları hakkında uygulanabileceğini belirtmiştir.
  • Yargıtay 9. Ceza Dairesi 2013/7718 E., 2014/4278 K. sayılı kararına konu olayda da sağlık ocağında görevli doktor hakkında Daire çoğunluğu eylemin TCK m.280 değil TCK m.279 kapsamında olduğunu kabul etmiştir.
  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2014/8297 E., 2015/1500 K. sayılı ve 19.01.2015 tarihli kararında ise özel poliklinikte bıçakla yaralanmış iki kişiyi tedavi edip durumu bildirmeyen nöbetçi doktorun eyleminin TCK m.280/1 kapsamında olduğunu, aynı poliklinikte yalnızca hasta kaydı yapan tıbbi sekreterin ise ne kamu görevlisi ne de sağlık mesleği mensubu olduğunu belirterek hükmü bozmuştur.

Bu ayrım cezayı doğrudan etkiler: kamu hastanesindeki hekim 6 ay – 2 yıl, özel hastanedeki hekim 1 yıla kadar hapis cezasıyla karşılaşır.

3- Kamu Görevlisinin Suçu Bildirmemesi ile Görevi Kötüye Kullanma (TCK m.257)

TCK m.257, görevi kötüye kullanmayı “kanunda ayrıca suç olarak tanımlanan hâller dışında” cezalandırır. Kamu görevlisinin suçu bildirmemesi kanunda ayrıca tanımlandığından, öğrendiği suçu bildirmeyen kamu görevlisi hakkında TCK m.257 değil TCK m.279 uygulanır. Güncel Yargıtay uygulaması bu yöndedir:

  • Yargıtay 9. Ceza Dairesi 2020/5920 E., 2021/2968 K. sayılı kararında TCK m.279, görevi kötüye kullanma suçunun özel şekli olarak nitelendirilmiştir.
  • Yargıtay 5. Ceza Dairesi 2024/3377 E., 2026/2590 K. sayılı ve 23.02.2026 tarihli kararında, hayvanlarının ağıldan çalındığını bildiren mağdurun yanına giden ancak olayla ilgili hiçbir işlem yapmayan ve nöbetçi Cumhuriyet savcısını aramayan jandarma astsubayının eylemlerinin bir bütün hâlinde TCK m.279’u oluşturacağı, icrai davranışla görevi kötüye kullanmadan mahkûmiyet kurulmasının suç vasfında yanılgı olduğu belirtilmiştir.
  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2022/900 E., 2022/13407 K. sayılı kararında, meraya yapılan tecavüzü bildirmeyen muhtarın eyleminin görevi kötüye kullanma değil kamu görevlisinin suçu bildirmemesi olduğu vurgulanmıştır. Meraya yapılan tecavüz ise hakkı olmayan yere tecavüz suçunu oluşturabilir.

Eski tarihli bazı kararlarda farklı bir yaklaşım görülür. Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2011/22078 E., 2012/19742 K. sayılı ve 04.10.2012 tarihli kararında, ihbar üzerine olay yerine gidip şikâyetçiye “şikâyetinizi savcılığa bildirin” diyerek işlem yapmayan polis memurlarının eyleminin TCK m.257/2’deki görevi ihmal suçunu oluşturup oluşturmayacağının tartışılması gerektiğine hükmetmiştir. Savunmada suç vasfı mutlaka tartışılmalıdır; çünkü TCK m.257/2’nin cezası 3 ay – 1 yıl, TCK m.279/2’nin cezası ise 9 ay – 3 yıldır.

4- Suçluyu Kayırma ve Suç Delillerini Yok Etme ile İlişkisi

Kamu görevlisinin suçu bildirmemesi bir ihmal suçudur; görevli sessiz kalır. Görevli bunun ötesine geçip faile kaçma veya saklanma imkânı sağlarsa suçluyu kayırma suçu gündeme gelir ve TCK m.283/2 uyarınca kamu görevlisi bakımından ceza yarı oranında artırılır. Delilleri ortadan kaldıran, gizleyen veya değiştiren görevli ise suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme suçundan sorumlu olur; bu suç da kamu görevlisi tarafından göreviyle bağlantılı olarak işlendiğinde TCK m.281/2 uyarınca daha ağır cezalandırılır. Bu durumlarda hangi suçun oluştuğu ve suçların içtimaı kuralları ayrıca değerlendirilir.

Adliyeye karşı suçlar arasında yanlış bilgi vermeye dayanan suçlar da vardır. İşlenmeyen bir suçu kimseyi hedef göstermeden yetkili makamlara ihbar etmek suç uydurma suçunu oluşturur. Kamu görevlisinin suçu bildirmemesinde ise görevli yanlış bilgi vermez, yalnızca kendisine yüklenen bildirimi yapmaz.

5- Yardım veya Bildirim Yükümlülüğünün Yerine Getirilmemesi (TCK m.98)

TCK m.98’de bildirilmesi gereken şey bir suç değil, yaşı, hastalığı veya yaralanması nedeniyle kendini idare edemeyecek durumdaki bir kişinin hâlidir. Yardım veya bildirim yükümlülüğünün yerine getirilmemesi suçu herkes tarafından işlenebilir. Aynı olayda hem yardıma muhtaç kişinin durumunu hem de işlenen suçu bildirmeyen kamu görevlisi bakımından iki suçun varlığı ayrı ayrı değerlendirilir.

E- Kamu Görevlisinin Suçu Bildirmemesi Suçunun Özel Görünüş Biçimleri

1- Teşebbüs

Kamu görevlisinin suçu bildirmemesi sırf ihmal suçu olduğundan genel kabul gören görüşe göre suça teşebbüse elverişli değildir. Görevli ya zamanında bildirir ya da bildirmez; gecikmenin suç oluşturduğu anda suç tamamlanmış olur.

2- İştirak

Aynı olayı öğrenen birden fazla kamu görevlisinin her biri kendi bildirim yükümlülüğünü ihlal ettiği ölçüde ayrı ayrı fail olur. Bir görevliyi bildirim yapmaması için ikna eden kişi ise azmettirme kuralları çerçevesinde sorumlu tutulabilir. Uygulamada önemli olan, her sanığın olayı gerçekten öğrenip öğrenmediğinin ve bildirim görevinin kendisinde olup olmadığının ayrı ayrı tespitidir; Yargıtay Ceza Genel Kurulu 2023/196 E., 2023/405 K. sayılı kararında olay günü yurt dışında bulunan ilçe milli eğitim müdürünün sorumlu tutulamayacağı bu nedenle kabul edilmiştir.

3- İçtima

Aynı olayda birden fazla suçun bildirilmemesi kural olarak tek bir bildirim yükümlülüğünün ihlalidir. Farklı zamanlarda öğrenilen ve birbirinden bağımsız suçların bildirilmemesi ise zincirleme suç hükümlerinin uygulanmasını gündeme getirebilir. Yargıtay 16. Ceza Dairesi 2015/3346 E., 2016/1743 K. sayılı kararına konu ilk derece hükmünde TCK m.43/1’in uygulandığı görülmektedir.

F- Soruşturma ve Yargılama Usulü

1- Şikâyet, Uzlaştırma ve Önödeme

Kamu görevlisinin suçu bildirmemesi suçu re’sen soruşturulur ve şikâyete bağlı değildir. Suç, CMK m.253’te sayılan uzlaştırma kapsamındaki suçlar arasında yer almaz.

TCK m.75/1’deki genel önödeme şartı, hapis cezasının üst sınırının 6 ayı aşmamasıdır; TCK m.279’un üst sınırı 2 yıl olduğundan bu şart sağlanmaz. TCK m.75/6’da önödemeye tabi tutulan suçlar arasında suçu bildirmeme (278/1 ve 278/2) sayılmış, kamu görevlisinin suçu bildirmemesi sayılmamıştır. Bu nedenle TCK m.279 bakımından önödeme uygulanmaz.

2- Soruşturma İzni Gerekir mi?

Kamu görevlileri hakkında görevleri sebebiyle işledikleri suçlardan soruşturma yapılabilmesi kural olarak 4483 sayılı Kanun uyarınca izne bağlıdır. Ancak kamu görevlisinin suçu bildirmemesi suçunda genel kural farklıdır. CMK m.161/5’e göre kanunla kendilerine verilen adliye ile ilgili görevlerde ihmali görülen kamu görevlileri ile Cumhuriyet savcısının istem ve emirlerini yerine getirmeyen kolluk amir ve memurları hakkında Cumhuriyet savcısı doğrudan soruşturma yapar. Vali ve kaymakamlar hakkında 4483 sayılı Kanun, en üst dereceli kolluk amirleri hakkında ise hâkimlerin görevlerinden dolayı tabi oldukları yargılama usulü uygulanır.

  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2010/12168 E., 2010/12351 K. sayılı kararında, öldürme olayını nöbetçi savcıya bildirmeyen cinayet büro amiri hakkında 4483 sayılı Kanun’un uygulanamayacağını belirterek soruşturma izni alınmadığı gerekçesiyle verilen iddianamenin iadesi kararını kanun yararına bozmuştur.
  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2018/5860 E., 2019/3373 K. sayılı kararında da öğrencinin cinsel istismarını bildirmediği iddia edilen öğretmenler hakkında 4483 sayılı Kanun’un uygulanmasının olanaksız olduğunu, genel hükümler uyarınca Cumhuriyet savcısının doğrudan dava açabileceğini belirtmiştir.

3- Katılma Hakkı: Bildirilmeyen Suçun Mağduru Davaya Katılamaz

Kamu görevlisinin suçu bildirmemesi suçunda korunan değer adliyenin işleyişi olduğundan, bildirilmeyen suçun mağduru bu suçtan doğrudan zarar görmüş sayılmaz. Bu nedenle mağdurun, şikâyetçinin veya kurumların davaya katılan olarak kabul edilmesi ve beraat kararını temyiz etmesi mümkün değildir. Yerel mahkemece katılma kararı verilmiş olsa bile bu karar hukuken değersizdir ve temyiz hakkı vermez.

Bu ilke çok sayıda kararla yerleşmiştir: Yargıtay 9. Ceza Dairesi 2013/18382 E., 2014/10928 K. sayılı ve 05.11.2014 tarihli kararı, Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2020/6504 E., 2021/2437 K. sayılı ve 17.02.2021 tarihli kararı, Yargıtay 16. Ceza Dairesi 2015/7052 E., 2016/1136 K. sayılı ve 18.02.2016 tarihli kararı ile Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2026/1535 E., 2026/4428 K. sayılı ve 22.04.2026 tarihli kararı, şikâyetçilerin, Hazine’nin ve tapu müdürlüğü gibi kurumların bu suçtan açılan davadaki temyiz istemlerini reddetmiştir.

Mağdurun hakları ise asıl suç bakımından korunur: bildirilmeyen hırsızlık, istismar veya yaralama davasında mağdur katılan olabilir.

4- Görevli Mahkeme ve Temyiz

Kamu görevlisinin suçu bildirmemesi suçuna, hem temel hem nitelikli hâlde asliye ceza mahkemesi bakar. İstinaf aşamasından sonra temyiz incelemesi Yargıtay iş bölümüne göre 8. Ceza Dairesi tarafından yapılır; Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2020/31492 E., 2021/1793 K. sayılı kararı bu nedenle görevsizlik kararı vermiştir.

5- Dava Zamanaşımı

Kamu görevlisinin suçu bildirmemesi suçunda dava zamanaşımı TCK m.66/1-e uyarınca cezanın üst sınırına göre belirlenir. Üst sınırı 5 yılı geçmeyen suçlarda süre 8 yıldır:

HâlÜst sınırOlağan zamanaşımıKesintiyle en fazla
279/12 yıl8 yıl12 yıl
279/2 (adli kolluk)3 yıl8 yıl12 yıl

Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2019/14647 E., 2022/2887 K. sayılı ve 16.02.2022 tarihli kararında, sanığın savunmasının alındığı 03.04.2012 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin dolduğunu belirterek kamu davasını düşürmüştür. Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2023/3790 E., 2023/9820 K. sayılı kararında ise son kesme işleminin mahkûmiyet kararı olduğu ve 12 yıllık olağanüstü sürenin dolmadığı gerekçesiyle zamanaşımı nedeniyle düşme istemine katılmamıştır.

6- Basit Yargılama, Seri Muhakeme, HAGB ve Erteleme

Basit yargılama usulü CMK m.251 uyarınca üst sınırı 2 yıl veya daha az hapis cezasını gerektiren suçlarda uygulanabilir. Bu nedenle usul TCK m.279/1 için mümkündür; adli kolluk görevlisi bakımından üst sınır 3 yıl olduğundan TCK m.279/2 için mümkün değildir. Basit yargılamada mahkûmiyet hâlinde sonuç ceza dörtte bir oranında indirilir. Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2023/3790 E., 2023/9820 K. sayılı kararına konu dosyada ceza infaz kurumu müdürü hakkında bu usul uygulanmıştır. CMK m.250’deki seri muhakeme listesinde ise TCK m.279 yer almaz.

Sonuç ceza 2 yılı aşmıyorsa hükmün açıklanmasının geri bırakılması veya cezanın ertelenmesi değerlendirilir. TCK m.279’un üst sınırı 2 yıl, nitelikli hâlde 3 yıl olduğundan, indirimlerle birlikte sonuç ceza büyük çoğunlukla bu sınırın altında kalır.

G- Kamu Görevlisi Bakımından Ek Sonuçlar: Memuriyet ve Disiplin

Kamu görevlisinin suçu bildirmemesi suçundan mahkûmiyet, ceza davasının ötesinde mesleki sonuçlar doğurabilir. 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 48/A-5 maddesine göre kasten işlenen bir suçtan dolayı 1 yıl veya daha fazla süreyle hapis cezasına mahkûm olmak, Devlet memurluğuna engeldir. TCK m.279 bu maddede ayrıca sayılan katalog suçlardan değildir; dolayısıyla belirleyici olan hükmedilen cezanın süresidir. Sonuç ceza 1 yılın altında kalırsa veya hükmün açıklanması geri bırakılırsa bu sonuç doğmaz, çünkü HAGB kararı bir mahkûmiyet hükmü değildir.

Hapis cezasına mahkûmiyet hâlinde TCK m.53’teki hak yoksunlukları da gündeme gelir. Yargıtay 5. Ceza Dairesi 2024/3377 E., 2026/2590 K. sayılı kararında, hükmolunan kısa süreli hapis cezası ertelenen sanık hakkında TCK m.53/4 gereğince TCK m.53/1’in uygulanamayacağı hatırlatılmıştır.

Ceza davasından bağımsız olarak kurum tarafından disiplin soruşturması da yürütülebilir. Ceza yargılamasında beraat edilmesi, disiplin yönünden her zaman aynı sonucu doğurmayabileceğinden iki süreç birlikte takip edilmelidir.

Kamu Görevlisinin Suçu Bildirmemesi Suçlamasında Savunma Noktaları

Kamu görevlisinin suçu bildirmemesi suçlamasıyla karşılaşan kişi yönünden savunmada şu hususlar öncelikle incelenmelidir:

  1. Kamu görevlisi sıfatı: Sanık TCK m.6 anlamında kamu görevlisi midir? Özel hastane hekimi, tıbbi sekreter veya özel şirket çalışanıysa TCK m.279 uygulanamaz.
  2. Bildirilmeyen fiilin suç olup olmadığı: Olay hukuken suç mudur, yoksa kabahat veya disiplin ihlali midir?
  3. Re’sen soruşturulan suç mu: Bildirilmeyen suç basit yaralama, hakaret gibi şikâyete bağlı bir suç mudur?
  4. Görev bağlantısı: Sanık olayı görevi nedeniyle mi, yoksa özel hayatında mı öğrenmiştir? Bildirim görevi gerçekten sanıkta mıdır?
  5. Bilgi ve kast: Sanık olayı kesin olarak öğrenmiş midir, yoksa yalnızca duyuma veya söylentiye mi dayanmaktadır? Bildirim yolu konusunda bir yanılgı var mıdır?
  6. Amire veya kurum içi bildirim: Olay okul müdürüne, amire, kaymakamlığa veya kurum idaresine bildirilmiş midir? Bilgi kısa sürede adli makamlara ulaşmış mıdır?
  7. Gecikmenin etkisi: Gecikme nedeniyle delil kaybı veya mağduriyet doğmuş mudur? Olay zaten başka yoldan başsavcılığa intikal etmiş midir?
  8. Kendi suçu veya yakının suçu: Bildirilmeyen suçun faili veya şeriki sanığın kendisi ya da Anayasa m.38/5 kapsamındaki bir yakını mıdır?
  9. Suç vasfı: Eylem TCK m.279 mu, TCK m.278 mi, TCK m.280 mi, TCK m.257 mi? Adli kolluk artırımı doğru uygulanmış mıdır?
  10. Usul: Vali, kaymakam veya en üst kolluk amiri yönünden gerekli izin alınmış mıdır? Katılma kararı usulsüz verilmiş midir?
  11. Zamanaşımı: Suç tarihi ile kesme işlemleri arasında 8 yıllık, toplamda 12 yıllık süre dolmuş mudur?

Sonuç

Kamu görevlisinin suçu bildirmemesi suçu, re’sen soruşturulan bir suçu göreviyle bağlantılı olarak öğrenip yetkili makamlara bildirmeyen veya geciktiren kamu görevlisini TCK m.279/1 uyarınca 6 aydan 2 yıla kadar, adli kolluk görevlisini ise TCK m.279/2 uyarınca 9 aydan 3 yıla kadar hapisle cezalandırır. Şikâyete bağlı suçlar, görev dışında öğrenilen olaylar, suç niteliği taşımayan fiiller ve kamu görevlisinin kendi suçu bu yükümlülüğün dışındadır. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 2023/196 E., 2023/405 K. sayılı kararı, kurum içi bildirim zinciriyle aynı gün adli makamlara ulaşan olaylarda ve bildirim yolunda yapılan yanılgılarda suçun unsurlarının oluşmadığını ortaya koymuştur. Suç önödeme ve uzlaştırma kapsamında değildir; dava zamanaşımı 8 yıldır, genel kural olarak soruşturma izni gerekmez ve bildirilmeyen suçun mağduru bu davaya katılamaz. Kamu hastanesindeki hekim TCK m.279’a, özel sağlık kuruluşundaki hekim TCK m.280’e tabidir; öğrendiği suçu bildirmeyen görevli hakkında görevi kötüye kullanma değil, özel norm olan TCK m.279 uygulanır.

Sık Sorulan Sorular

Kamu görevlisinin suçu bildirmemesi suçunun cezası nedir?

Kamu görevlisinin suçu bildirmemesi suçunun cezası TCK m.279/1 uyarınca 6 aydan 2 yıla kadar hapistir. Suç polis, jandarma gibi adli kolluk görevini yapan kişi tarafından işlenirse TCK m.279/2 uyarınca ceza yarı oranında artırılır ve 9 aydan 3 yıla kadar hapis olur. Kanunda seçenek adli para cezası yoktur; ancak sonuç ceza 1 yıl veya daha azsa TCK m.50 uyarınca adli para cezasına çevrilebilir.

Kamu görevlisi hangi suçları bildirmek zorundadır?

Kamu görevlisi, göreviyle bağlantılı olarak öğrendiği ve kamu adına re’sen soruşturulan suçları bildirmek zorundadır. Şikâyete bağlı suçlar bu yükümlülüğün dışındadır. Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2019/18075 E., 2021/449 K. sayılı kararında, şikâyete bağlı basit yaralamayı jandarmaya bildirmeyen köy muhtarı hakkında TCK m.279’un unsurlarının oluşmadığı belirtilmiştir.

Öğretmen öğrencisinin istismara uğradığını bildirmezse ne olur?

Öğretmen kamu görevlisidir ve öğrencinin anlattığı istismarı görevi nedeniyle öğrenmiş sayılır. Bildirmezse TCK m.279/1 uyarınca 6 aydan 2 yıla kadar hapisle karşılaşabilir. Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2018/5860 E., 2019/3373 K. sayılı kararına göre öğretmen hakkında soruşturma için 4483 sayılı Kanun’a göre izin gerekmez. Öğretmen durumu okul müdürüne bildirmişse Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2017/8184 E., 2017/11858 K. sayılı kararında suçun unsurlarının oluşmadığı kabul edilmiştir.

Suçu amire bildirmek yeterli midir?

Yargıtay bu soruyu somut olaya göre çözmektedir. Yargıtay Ceza Genel Kurulu 2023/196 E., 2023/405 K. sayılı kararında, okuldan ilçe milli eğitim müdürlüğüne, oradan kaymakama ve jandarmaya iletilen ve aynı gün başsavcılığa ulaşan istismar ihbarında TCK m.279’un unsurlarının oluşmadığı kabul edilmiştir. Amir bilgiyi kurum içinde bekletirse sorumluluk amir yönünden doğabilir.

Polis veya jandarma suçu bildirmezse cezası ne olur?

Polis ve jandarma adli kolluk görevlisi olduğundan TCK m.279/2 uygulanır ve ceza 9 aydan 3 yıla kadar hapistir. Yargıtay 9. Ceza Dairesi 2020/5920 E., 2021/2968 K. sayılı kararında, 155 hattına gelen darp ihbarıyla ilgili işlem yapmayan polis memurunun eylemi TCK m.279/1-2 kapsamında değerlendirilmiştir. CMK m.161/2 adli kolluğun el koyduğu olayları savcıya derhal bildirmesini emreder.

Devlet hastanesindeki doktor suçu bildirmezse hangi madde uygulanır?

Devlet hastanesinde veya sağlık ocağında çalışan doktor kamu görevlisi olduğundan TCK m.279 uygulanır ve ceza 6 aydan 2 yıla kadar hapistir. Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2011/19308 E., 2012/7899 K. sayılı kararına göre TCK m.280 yalnızca kamu görevlisi sayılmayan sağlık mesleği mensuplarına uygulanır. Özel hastane veya poliklinikteki doktor ise TCK m.280’e göre 1 yıla kadar hapisle karşılaşır.

Kamu görevlisi kendi işlediği suçu bildirmek zorunda mıdır?

Hayır. Anayasa m.38/5’e göre hiç kimse kendisini suçlayan beyanda bulunmaya zorlanamaz. Yargıtay Ceza Genel Kurulu 2008/178 E., 2009/159 K. sayılı kararında, kendisi hakkında rüşvet iddiası içeren ihbar mektubunu başsavcılığa göndermeyen gümrük müsteşarının kendi işlediği suçu ihbar sorumluluğu bulunmadığı belirtilerek beraat hükmü onanmıştır.

Kamu görevlisinin suçu bildirmemesi ile görevi kötüye kullanma arasındaki fark nedir?

TCK m.257 görevi kötüye kullanmayı kanunda ayrıca suç olarak tanımlanan hâller dışında cezalandırır. Öğrendiği suçu bildirmeyen kamu görevlisi için özel düzenleme olan TCK m.279 uygulanır. Yargıtay 5. Ceza Dairesi 2024/3377 E., 2026/2590 K. sayılı kararında, hırsızlık ihbarıyla ilgili işlem yapmayan jandarma astsubayının eyleminin TCK m.257 değil TCK m.279 kapsamında olduğu belirtilmiştir.

Kamu görevlisi hakkında soruşturma için izin gerekir mi?

Genel kural olarak hayır. CMK m.161/5 uyarınca adliye ile ilgili görevlerinde ihmali görülen kamu görevlileri hakkında Cumhuriyet savcısı doğrudan soruşturma yapar. Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2010/12168 E., 2010/12351 K. sayılı kararında 4483 sayılı Kanun’un uygulanamayacağı belirtilmiştir. Vali ve kaymakamlar için 4483 sayılı Kanun, en üst dereceli kolluk amirleri için hâkimlere ilişkin yargılama usulü uygulanır.

Bildirilmeyen suçun mağduru bu davaya katılabilir mi?

Hayır. Kamu görevlisinin suçu bildirmemesi suçunda korunan değer adliyenin işleyişidir ve mağdur bu suçtan doğrudan zarar görmez. Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2020/6504 E., 2021/2437 K. sayılı ve Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2026/1535 E., 2026/4428 K. sayılı kararlarında şikâyetçinin ve kurumların katılma ve temyiz hakkı bulunmadığı belirtilmiştir. Mağdur, bildirilmeyen asıl suçun davasına katılabilir.

Kamu görevlisinin suçu bildirmemesi suçunda zamanaşımı kaç yıldır?

Kamu görevlisinin suçu bildirmemesi suçunda dava zamanaşımı TCK m.66/1-e uyarınca 8 yıldır ve kesme işlemleriyle en fazla 12 yıla uzar. Bu süre hem 279/1 (üst sınır 2 yıl) hem 279/2 (üst sınır 3 yıl) için aynıdır. Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2019/14647 E., 2022/2887 K. sayılı kararında 8 yıllık süre dolduğu için kamu davası düşürülmüştür.

Kamu görevlisinin suçu bildirmemesi suçunda önödeme veya uzlaştırma uygulanır mı?

Hayır. TCK m.75/1’deki önödeme için hapis cezasının üst sınırının 6 ayı aşmaması gerekir; TCK m.279’un üst sınırı 2 yıldır. TCK m.75/6’daki listede yalnızca suçu bildirmeme (278/1-2) sayılmıştır, TCK m.279 sayılmamıştır. Suç CMK m.253’teki uzlaştırma kapsamında da değildir ve şikâyete bağlı olmadan re’sen soruşturulur.

Kamu görevlisinin suçu bildirmemesi suçunda HAGB veya erteleme verilebilir mi?

Evet. Sonuç ceza 2 yılı aşmıyorsa hükmün açıklanmasının geri bırakılması veya erteleme değerlendirilir; 1 yıl veya daha az hapis cezası adli para cezasına çevrilebilir. TCK m.279/1 bakımından CMK m.251’deki basit yargılama usulü de uygulanabilir ve sonuç ceza dörtte bir indirilir; üst sınırı 3 yıl olan TCK m.279/2 bakımından basit yargılama uygulanamaz.

Kamu görevlisinin suçu bildirmemesi memuriyete engel midir?

657 sayılı Devlet Memurları Kanunu m.48/A-5’e göre kasten işlenen bir suçtan 1 yıl veya daha fazla süreyle hapis cezasına mahkûmiyet memuriyete engeldir. TCK m.279 katalog suçlardan olmadığından belirleyici olan cezanın süresidir. Sonuç ceza 1 yılın altında kalırsa veya hükmün açıklanması geri bırakılırsa bu sonuç doğmaz; ancak kurum ayrıca disiplin soruşturması yürütebilir.

İstanbul’un Bahçelievler ilçesinde, Bakırköy Adliyesi’ne yakın konumda yer alan Avukat Sinan Karabacak dava takibi ve hukuki danışmanlık hizmeti vermektedir. Görevi sırasında öğrendiği bir olay nedeniyle kamu görevlisinin suçu bildirmemesi suçlamasıyla karşılaştıysanız, süreç hakkında bilgi almak için kamu görevlilerine yönelik ceza soruşturmalarında avukat desteği sayfasını inceleyebilirsiniz.

Av. Sinan Karabacak Cep Tel: +90 535 671 88 95

Yasal Uyarı: Bu makale Av. Sinan Karabacak tarafından, yalnızca genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmış olup hukuki tavsiye niteliği taşımamaktadır. Her dava kendine özgü koşullar içermektedir. Hukuki danışmanlık için lütfen iletişime geçiniz.

Avukat Sinan Karabacak

Avukat Sinan Karabacak

Avukat · İstanbul Barosu, Sicil No: 52130, Doğrulama

İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi'nden 2014'te mezun oldu. İstanbul Barosu'na bağlı avukatlık yapmaktadır. Enerji hukukundaki önceki deneyimleri nedeniyle başta kaçak elektrik ve voltaj dengesizliği davaları olmak üzere ceza hukuku, aile hukuku ve iş hukuku gibi alanlarda hukuki danışmanlık ve dava takibi hizmeti vermektedir.

Hakkımızda →LinkedIn →

Benzer Yazılar

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir