Suç Uydurma Suçu ve Cezası (TCK-271)

Suç Uydurma Suçu

İçindekiler

Suç uydurma suçu, işlenmediğini bildiği bir suçu yetkili makamlara işlenmiş gibi ihbar eden ya da işlenmeyen bir suçun delil veya emarelerini soruşturma yapılmasını sağlayacak biçimde uyduran kişinin işlediği suçtur ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu‘nun 271’inci maddesi uyarınca 1 aydan 3 yıla kadar hapis cezasını gerektirir. Maddede alt sınır yazılmadığı için TCK m.49/1 gereği hapis cezasının alt sınırı 1 aydır. TCK m.271’de nitelikli hâl, ceza artırımı veya etkin pişmanlık hükmü bulunmaz. Uydurulan suç belirli ya da basit bir araştırmayla belirlenebilir bir kişiye yöneltilmişse fiil suç uydurma değil, 1 yıldan 4 yıla kadar hapis cezası öngörülen iftira suçu (TCK m.267) olarak cezalandırılır.

Suç uydurma suçu, Türk Ceza Kanunu’nun “Adliyeye Karşı Suçlar” bölümünde yer alır. Şikâyete bağlı değildir, uzlaştırma ve önödeme kapsamında değildir, davaya asliye ceza mahkemesi bakar ve dava zamanaşımı 8 yıldır. Bu yazıda madde metni, suçun unsurları, Yargıtay’ın suçun oluşması için aradığı kriterler, iftira ile suç uydurmayı ayıran belirlenebilirlik ölçütü, telefon, araç ve çek “çalındı” ihbarları, sigorta dolandırıcılığı ve asılsız bomba ihbarı gibi sık görülen olay tipleri, etkin pişmanlığın neden uygulanmadığı ve yaptırım seçenekleri güncel Yargıtay kararları ışığında incelenmektedir. Somut olayınızın değerlendirilmesi için bir avukata danışmanız önerilir.

Kanun metninin resmi kaynağı: 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu, mevzuat.gov.tr

Yargıtay Kararları Işığında Suç Uydurma Suçunun Oluşması İçin Gerekli Şartlar

Suç uydurma suçunun oluşması için içtihatlarla Yargıtay tarafından bazı kriterler ortaya konulmuştur. Yargıtay Ceza Genel Kurulu 2014/839 E., 2018/146 K. sayılı ve 03.04.2018 tarihli kararı ile Yargıtay Ceza Genel Kurulu 2015/45 E., 2018/224 K. sayılı ve 22.05.2018 tarihli kararında ortaya konulan ölçütler esas alındığında, maddeler hâlinde saymak gerekirse suç uydurma suçunun oluşması için:

  1. Bildirilen veya delili uydurulan fiilin ceza hukuku anlamında bir suç olması, kabahat ya da disiplin eylemi olmaması,
  2. Bu suçun gerçekte hiç işlenmemiş olması ya da gerçekte işlenen bir suçun mağduru, yeri, zamanı veya işleniş biçimi özünü değiştirecek şekilde farklı bildirilmesi,
  3. İhbarın Cumhuriyet başsavcılığı veya kolluk gibi CMK m.158’de sayılan yetkili makamlara yapılması ya da delil ve emarelerin soruşturma yapılmasını sağlayacak biçimde uydurulması,
  4. Uydurulan suçun belirli veya basit bir araştırmayla kimliği belirlenebilecek bir kişiye isnat edilmemesi,
  5. Failin bildirdiği suçun işlenmediğini bilerek ve isteyerek hareket etmesi (genel kast)

gerekmektedir. Failin amacı veya saiki önemli değildir; sigorta parası almak, borcun iki kez tahsil edilmesini önlemek ya da aileye karşı bir kaybı gizlemek için yapılan asılsız ihbar da suç uydurmadır. Dördüncü şart gerçekleşmezse, yani bildirimde belirlenebilir bir kişi hedef gösterilmişse, eylem iftira suçunu oluşturur.

A- TCK 271 Madde Metninin İncelenmesi

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 271’inci maddesi yürürlükteki hâliyle aşağıdaki gibidir:

Suç uydurma

Madde 271- (1) İşlenmediğini bildiği bir suçu, yetkili makamlara işlenmiş gibi ihbar eden ya da işlenmeyen bir suçun delil veya emarelerini soruşturma yapılmasını sağlayacak biçimde uyduran kimseye üç yıla kadar hapis cezası verilir.

TCK m.271 tek fıkradan oluşur ve 2005’te yürürlüğe girdiğinden bu yana değişmemiştir. Madde iki seçimlik hareket öngörür: işlenmemiş bir suçu ihbar etmek ve işlenmemiş bir suçun delil veya emarelerini uydurmak. Öğretide ve Yargıtay kararlarında birincisine şekli suç uydurma, ikincisine maddi suç uydurma denir. Seçimlik hareketlerden birinin gerçekleşmesi suçun oluşması için yeterlidir.

Maddede yalnızca üst sınır (3 yıl) belirtilmiştir. Kanunda aksi belirtilmeyen hâllerde süreli hapis cezası 1 aydan az olamayacağından (TCK m.49/1), suç uydurma suçunun cezası 1 ay ile 3 yıl arasında belirlenir. Yargıtay 9. Ceza Dairesi 2014/3234 E., 2014/11554 K. sayılı kararında, TCK m.271/1’de alt sınır gösterilmediği için hapis cezasının alt sınırının 1 ay olduğu gözetilmeden, alt sınırdan ceza verileceği söylenip temel cezanın 1 yıl olarak belirlenmesini çelişki sayarak hükmü bozmuştur. Bu karar, uygulamada yanlışlıkla “asgari ceza 1 yıl” gibi değerlendirmeler yapılabildiğini göstermesi bakımından önemlidir.

B- Suç Uydurma Suçunun Unsurları

1- Korunan Hukuki Değer

Suç uydurma suçuyla korunan hukuki değer, adliyenin işleyişidir. Yargıtay Ceza Genel Kurulu 2015/45 E., 2018/224 K. sayılı kararında, suç uydurma suçuyla adli makamların gereksiz olarak işgal edilmesinin veya yanlış yollara yönlendirilerek boşuna uğraştırılmasının yaptırım altına alındığını, böylece adli makamların yıpratılıp itibar kaybına uğramasının önlenmek istendiğini belirtmiştir.

Korunan değerin kamusal nitelikte olmasının uygulamada önemli bir sonucu vardır: suç uydurma suçunda suçtan doğrudan zarar gören bir kişi yoktur ve bu nedenle hiç kimse kamu davasına katılan sıfatıyla katılamaz. Yargıtay 9. Ceza Dairesi 2013/11166 E., 2014/362 K. sayılı kararında, suç uydurmanın adliyeye karşı suçlardan olduğunu, korunan hukuki yararın niteliği itibarıyla suçtan doğrudan zarar görmeyen kişinin davaya katılma hakkının bulunmadığını ve mahkemece verilen katılma kararının hukuki değerden yoksun olup temyiz yetkisi vermeyeceğini belirtmiştir. Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2019/13125 E., 2019/9988 K. sayılı kararında da katılanın suç uydurma suçunun mağduru olamayacağı vurgulanarak temyiz isteği reddedilmiştir.

2- Suç Uydurma Suçunun Maddi Unsurları

a) Hareketin Konusu: Ceza Hukuku Anlamında Suç

Suç uydurma suçunun konusu, ceza kanunlarında suç olarak tanımlanmış bir fiildir. Yargıtay Ceza Genel Kurulu 2014/839 E., 2018/146 K. sayılı kararına göre uydurulan fiilin ceza hukuku açısından suç olması gerekir; kabahat, disiplin eylemi veya idari soruşturma ve yaptırım gerektiren bir eylemin uydurulması suç uydurma suçunu oluşturmaz. Uydurulan suçun kasten veya taksirle işlenebilen bir suç olmasının ise önemi yoktur. Bu noktada suç uydurma, konusu “hukuka aykırı fiil” olan ve disiplin veya idari yaptırım gerektiren isnatları da kapsayan iftira suçundan daha dar bir alana sahiptir.

Bu kuralın en sık görüldüğü alan trafik kazalarıdır. Yalnızca maddi hasarlı bir trafik kazası suç değil, kabahat ve hukuki sorumluluk konusudur. Yargıtay 9. Ceza Dairesi 2013/1360 E., 2013/4989 K. sayılı kararında, kasko bedelinden yararlanmak için önceden hasarlı olan araçla yeni bir kaza yapılmış gibi gösterip jandarmayı arayarak olay yeri tespit tutanağı düzenlenmesine neden olan sanıklar yönünden, maddi hasarlı trafik kazası yapmanın suç olarak nitelendirilemeyeceğini, bu nedenle suç uydurmanın unsurlarının oluşmadığını ve eylemin resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçunu (TCK m.206) oluşturduğunu belirtmiştir.

Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2019/22154 E., 2021/22733 K. sayılı kararında da sigorta şirketine başvurulmadan sadece maddi hasarlı kaza tutanağı tutturulan olayda aynı sonuca varılmıştır.

Bildirilen fiilin geçmişte işlenmiş gibi gösterilmesi de konu bakımından şarttır. Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2017/15341 E., 2020/9937 K. sayılı kararında, “canlı bomba olacağım” şeklinde gelecekte suç işleyeceğini bildiren sanığın beyanının işlenmeyen bir suçun işlenmiş gibi ihbarı niteliğinde olmadığını belirterek mahkûmiyet hükmünü bozmuştur.

b) Birinci Seçimlik Hareket: İşlenmeyen Suçu İhbar Etmek (Şekli Suç Uydurma)

Şekli suç uydurma, gerçekte işlenmemiş bir suçu yetkili makamlara işlenmiş gibi bildirmektir. Yetkili makamlar CMK m.158’de sayılan makamlardır: Cumhuriyet başsavcılığı, kolluk birimleri, valilik, kaymakamlık, mahkeme ve yurt dışında elçilik veya konsolosluk. İhbarın yazılı dilekçeyle, ifade tutanağına geçen sözlü beyanla ya da 155 Polis İmdat, 156 Jandarma veya 112 Acil Çağrı hattı aracılığıyla yapılması arasında fark yoktur. Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2010/6832 E., 2012/6215 K. sayılı kararında, “düğün salonunda bomba var” diyerek 155 polis çağrı merkezini arayan sanığın, soruşturma başlatılmasına elverişli şekilde işlenmediğini bildiği bir suçu yetkili makamlara işlenmiş gibi ihbar ettiği kabul edilmiştir.

Şekli suç uydurma yalnızca hiç yaşanmamış bir olayın bildirilmesiyle sınırlı değildir. Gerçekten yaşanmış bir olayın, özünü değiştirecek biçimde farklı anlatılması da suç uydurmadır. Yargıtay Ceza Genel Kurulu 2015/45 E., 2018/224 K. sayılı kararında, arkadaşının park hâlindeki otomobilden çalınan telefonunu “benim telefonumdu, çay bahçesinde unuttum, muhtemelen çalındı” diyerek kolluğa bildiren sanığın, suçun mağduru, yeri ve zamanı gibi hususlarda olayın özünü değiştirecek nitelikte farklı anlatım yaptığını, bu eklemeler nedeniyle başka soruşturma işlemleri yapıldığını ve adli makamların gereksiz yere işgal edildiğini belirterek eylemin suç uydurma olduğuna karar vermiştir. Kararda öğretiye atıfla, bir hırsızlık olayının yağma olarak ihbar edilmesi gibi, işlenmiş bir suçun niteliğinin değiştirilerek bildirilmesinin de suç uydurma sayılacağı belirtilmiştir.

Kaybedilen eşyanın “çalındı” ya da “gasp edildi” diye bildirilmesi, uygulamada en sık rastlanan şekli suç uydurma örneğidir. Yargıtay 9. Ceza Dairesi 2013/17285 E., 2014/7073 K. sayılı kararında, parasını ve kimliğini kaybeden sanığın yetkili makama başvurarak parasının gasp edildiğini iddia etmesinin suç uydurma suçunu oluşturduğunu belirterek beraat hükmünü bozmuştur. Gerçekten kaybedilen bir eşyanın kaybolduğunu bildirmek ise suç değildir; kaybedilen eşyayı bulup sahiplenen kişinin eylemi ayrıca kaybolmuş veya hata sonucu ele geçmiş eşya üzerinde tasarruf suçu kapsamında değerlendirilir.

c) İkinci Seçimlik Hareket: Delil veya Emare Uydurmak (Maddi Suç Uydurma)

Maddi suç uydurma, işlenmemiş bir suçun delil veya emarelerini soruşturma yapılmasını sağlayacak biçimde uydurmaktır. Evin kapısını kırıp eşyaları dağıtarak hırsızlık süsü vermek, aracı ıssız bir yere bırakıp kontak kilidini bozmak veya kendi kendini yaralayıp saldırıya uğramış izlenimi yaratmak bu hareketin tipik örnekleridir. Uydurulan delilin soruşturma başlatılmasına elverişli olması gerekir; herkesin ilk bakışta sahte olduğunu anlayacağı kaba bir düzenleme bu ölçütü karşılamaz.

Yargıtay 15. Ceza Dairesi 2012/1934 E., 2014/235 K. sayılı kararında, maddi hasarlı ve kaskolu aracının hırsızlık suçuna konu olmadığı hâlde çalındığından bahisle polis merkezine müracaat eden sanığın, soruşturma işlemi yapmaya yetkili makama suç duyurusunda bulunup suçun delil ve emarelerini soruşturma yapılmasını sağlayacak biçimde uydurduğunu ve eyleminin suç uydurma suçunu oluşturduğunu kabul etmiştir. Aynı kararda sanığın üç gün sonra yeniden emniyete giderek aracının çalınmadığını bildirmesi sonucu değiştirmemiştir.

d) Netice ve Suçun Tamamlanma Anı

Suç uydurma bir sırf hareket suçudur. Şekli suç uydurmada ihbarın yetkili makama ulaşmasıyla, maddi suç uydurmada ise soruşturma yapılmasını sağlayacak biçimde delilin uydurulmasıyla suç tamamlanır. Yargıtay Ceza Genel Kurulu 2014/839 E., 2018/146 K. sayılı kararına göre suç uydurma suçunun tamamlanması için bir zarar veya tehlikenin meydana gelmesi gerekmez. Bildirim üzerine fiilen soruşturma başlatılmış olması da şart değildir.

Suç tamamlandıktan sonra gerçeğin söylenmesi, fiili suç olmaktan çıkarmaz. Yargıtay 9. Ceza Dairesi 2013/17285 E., 2014/7073 K. sayılı kararında, soruşturma aşamasında sanığın gerçeği söylemesinin fiili suç olmaktan çıkarmayacağı açıkça belirtilmiştir. Bu tespit, aşağıda ayrıca ele alınan etkin pişmanlık sorunu bakımından belirleyicidir.

e) Fail ve Mağdur

Suç uydurma suçunun faili herkes olabilir; suç belirli bir sıfata bağlı özgü suç değildir. İhbarı yapan kişinin bildirdiği suçun “mağduru” olarak kendini göstermesi, başkası adına başvurması ya da yalnızca tanık sıfatıyla bilgi vermesi failliği etkilemez. Ancak kişi bildirdiği uydurma suçun faili olarak kendisini gösterirse suç uydurma değil suç üstlenme (TCK m.270) söz konusu olur.

Suç uydurma suçunun mağduru toplumdur. Belirli bir kişinin mağduriyeti yoktur; bu nedenle suç uydurmadan dolayı sigorta şirketi, banka veya şikâyet edilen kurum gibi üçüncü kişiler davaya katılan olamaz. Bu kişilerin uğradığı zarar varsa, bu zarar dolandırıcılık gibi ayrı bir suçun ya da hukuk davasının konusudur.

3- Suç Uydurma Suçunun Manevi Unsuru: Genel Kast

Suç uydurma suçu yalnızca kastla işlenebilir; taksirle işlenemez. Yargıtay Ceza Genel Kurulu 2015/45 E., 2018/224 K. sayılı kararında, neticesini bilerek ve isteyerek ihbarda bulunma ya da delil veya emare uydurma iradesinin suçun manevi unsurunu oluşturduğunu, doğrudan ve genel kastın yeterli olduğunu, failin suçu işleme nedeninin, maksadının veya saikinin önemi bulunmadığını ve bu suçta özel kast aranmadığını belirtmiştir. Kast ve taksir ayrımı bakımından bu durum, iftiradan temel bir farktır: iftirada fail mağdur hakkında soruşturma başlatılmasını amaçlamalıdır, suç uydurmada ise böyle bir amaç aranmaz.

Failin, bildirdiği suçun işlenmediğini bilmesi gerekir. Eşyasının çalındığına gerçekten inanan, kaybolma ile hırsızlık arasında emin olamayan veya belirli olgulardan yola çıkarak bir suç işlendiğinden şüphelenen kişi suç uydurma kastıyla hareket etmiş sayılmaz. Bu durum, ceza hukukunda hata bakımından kastı kaldıran bir yanılgıdır.

Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2018/3399 E., 2020/10175 K. sayılı kararında, yargılandığı davada iddianame tebligatının kendisine ulaşmadığını ve tebligattaki imzanın kendisine ait olmadığını söyleyen sanığın kastının savunması için süre kazanmak olduğunu, beyanının maddi olaylara dayalı anayasal şikâyet ve dilekçe hakkının kullanılması niteliğinde bulunduğunu, suç uydurma kastıyla hareket ettiğine dair kesin ve inandırıcı delil bulunmadığını belirterek mahkûmiyet hükmünü bozmuştur. Yargıtay 9. Ceza Dairesi 2013/8915 E., 2013/14151 K. sayılı kararında da annesi adına kayıtlı aracın çalınmadığını bildiği hâlde çalınmış gibi ihbar ettiğine dair her türlü kuşkudan uzak delil bulunmayan sanığın beraati gerektiği vurgulanmıştır.

4- Hukuka Aykırılık Unsuru ve Savunma Hakkı

Suç uydurma suçunda en önemli hukuka uygunluk nedeni, şüpheli veya sanığın savunma hakkıdır. Anayasa m.38/5 uyarınca kimse kendisini suçlayan bir beyanda bulunmaya zorlanamaz ve şüpheli, kimlik bilgileri dışında doğruyu söylemekle yükümlü değildir. Kendi hakkındaki soruşturmada kendisini kurtarmaya yönelik gerçeğe aykırı beyanlar bu nedenle suç uydurma oluşturmaz.

Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2018/10951 E., 2019/3329 K. sayılı kararında, hakkındaki hırsızlık soruşturmasında Cumhuriyet savcısına verdiği ifadede kolluk ifadesinin altındaki imzanın kendisine ait olmadığını söyleyen sanığın beyanının savunma hakkı kapsamında kaldığını, işlenmeyen bir suçun ihbarı veya delilinin uydurulması niteliğinde olmadığını belirterek beraat yerine mahkûmiyet kurulmasını bozma nedeni saymıştır.

Savunma hakkının sınırı, başka birinin hedef gösterilmesidir. Şüpheli kendini kurtarmak için suçu belirli bir kişiye yüklerse, bu beyan suç uydurma değil, koşulları varsa iftira yönünden değerlendirilir. Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2024/21560 E., 2024/9297 K. sayılı kararında, kendisi hakkında başlatılan soruşturmada suçu başkasına atfeden sanıktan, o kişi hakkında da soruşturma başlatılacağını öngörmesinin beklendiği belirtilerek iftira kastının bulunduğu kabul edilmiş; kararda karşı oy yer almış ve direnme üzerine dosya Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderilmiştir. Bu konu, savunma hakkı ile iftira arasındaki sınırın henüz tam olarak oturmadığı bir alandır.

C- Suç Uydurma ile İftira Arasındaki Fark: Belirlenebilirlik Ölçütü

Suç uydurma ile iftirayı ayıran temel ölçüt, uydurulan suçun belirli veya belirlenebilir bir kişiye isnat edilip edilmediğidir. Yargıtay Ceza Genel Kurulu 2014/839 E., 2018/146 K. sayılı kararına göre belirli olmayan veya belirlenmesi de mümkün olmayan kimseye yönelik isnatlar suç uydurma, belirli veya basit bir araştırmayla belirlenebilir bir kimse hedefe konulmuşsa iftira suçu oluşur. Açık veya zımni olarak bilinmeyen kişilere ya da hayali kişilere yöneltilen isnatlar da suç uydurmadır. İsnadın kime yöneldiği yapılan açıklamalardan dolaylı olarak dahi anlaşılamıyorsa eylem iftiraya değil suç uydurmaya vücut verir.

ÖlçütSuç uydurma (TCK m.271)İftira (TCK m.267)
İsnadın yöneldiği kişiYok, bilinmeyen veya hayali kişiBelirli veya belirlenebilir kişi
KonuYalnızca suçSuç, disiplin veya idari yaptırım gerektiren her hukuka aykırı fiil
Manevi unsurGenel kast, saik önemsizDoğrudan kast ve özel kast (soruşturma başlatma amacı)
İşleniş yoluYetkili makama ihbar veya delil uydurmaYetkili makama ihbar, şikâyet veya basın-yayın
Ceza1 ay – 3 yıl hapis1 – 4 yıl hapis, nitelikli hâllerde 45 yıla kadar
Etkin pişmanlıkYokVar (TCK m.269)
Dava zamanaşımı başlangıcıSuç tarihiMağdurun fiili işlemediğinin sabit olduğu tarih (TCK m.267/8)

Yargıtay, isnadın belirlenebilir olup olmadığını değerlendirirken şu ölçütlere bakmaktadır:

  1. Bildirimde bir isim, unvan, plaka, telefon numarası, IMEI numarası veya çek lehtarı gibi faile ulaştıracak bir bilginin bulunup bulunmadığı,
  2. Bu bilgiyle failin yetkili makamlarca basit bir araştırmayla tespit edilip edilemeyeceği,
  3. Bildirimin soyut ve genel bir eşkalden ibaret olup olmadığı,
  4. İhbarı yapanın, belirlenebilir kişi hakkında soruşturma başlatılmasını amaçlayıp amaçlamadığı.

1- Çalındı Denilen Çek ve Telefon

Yargıtay Ceza Genel Kurulu 2014/839 E., 2018/146 K. sayılı kararında, borcuna karşılık alacaklısına rızasıyla verdiği hamiline yazılı çekin çalındığını, herhangi bir kişiden şüphelendiğine dair anlatımda bulunmadan Cumhuriyet başsavcılığına bildiren sanığın eylemini suç uydurma olarak nitelendirmiştir. Genel Kurula göre sanığın amacı aynı borcun kendisinden iki kez tahsil edilmesini önlemekti, alacaklı hakkında soruşturma başlatılmasına yönelik özel kastı yoktu ve para gibi tedavül eden hamiline yazılı çek üçüncü bir kişi tarafından da bankaya ibraz edilebileceğinden belirli bir kimse hedefe konulmamıştı.

Çekin lehtarı ve hamillerinin belli olduğu durumda ise sonuç değişir. Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2021/16794 E., 2023/3451 K. sayılı kararında, ticari ilişki sebebiyle verdiği çekin çalındığından bahisle şikâyetçi olan sanık yönünden, çekin lehtar ve hamillerinin belirlenebilir olması karşısında eylemin iftira suçunu oluşturduğunu, suç uydurmadan hüküm kurulmasının hukuka aykırı olduğunu belirtmiştir. Aynı ilke cep telefonları için de geçerlidir: Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2021/11217 E., 2023/3569 K. sayılı kararında, sattığı telefonun parasının bir kısmını alamayan ve babasına karşı durumu gizlemek için telefonunun çalındığını bildiren sanığın, bildirdiği IMEI numarasıyla telefonu kullanan kişinin belirlenebilir olması karşısında iftira suçunu işlediği kabul edilmiştir.

2- Satılan Aracın “Çalındı” Diye İhbar Edilmesi

Aracını haricen satan, ancak alıcı devri yapmadığı, trafik cezası geldiği veya parasını alamadığı için aracın çalındığını bildiren kişinin durumu Yargıtay kararlarında olayın özelliğine göre farklı sonuçlanmaktadır. Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2022/6593 E., 2024/198 K. sayılı kararında, aracını sattıktan sonra noterde devrini sağlamak amacıyla çalındığını ihbar eden sanık yönünden, yetkili makamlarca yapılacak basit bir araştırmayla şikâyet konusu suçun failinin ortaya çıkmasının ve failin belirli değil ancak belirlenebilir olmasının iftira suçunun oluşumu için yeterli olduğunu belirtmiştir. Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2022/1140 E., 2023/3625 K. sayılı kararında da üç yıl önce sattığı ve alıcının üzerine almadığı aracı için ceza gelmesi üzerine aracının çalındığını bildiren sanığın eylemi iftira kabul edilmiştir.

Buna karşılık Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2020/11648 E., 2022/15729 K. sayılı kararında, satmış olduğu aracın devrinin alınmasını sağlamak amacıyla kolluğa aracın hırsızlandığını ihbar eden sanık yönünden, hukuka aykırı fiil isnat ettiği kişinin kolayca belirlenebilir olmaması nedeniyle eylem suç uydurma olarak değerlendirilmiş ve mahkûmiyet onanmıştır. Bu iki karar arasındaki fark, aracın kaç kez el değiştirdiği ve ihbar tarihinde aracı kimin kullandığının dosyadaki bilgilerle ne kadar kolay tespit edilebildiğidir.

3- Soyut Eşkal ve Bilinmeyen Kişiler

Faile ulaşmaya yetmeyen genel bir tarif, isnadı belirlenebilir kılmaz. Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2021/15485 E., 2022/13577 K. sayılı kararında, kimlikleri açıkça belirlenebilir nitelikte bulunmayan “19 ve 21 yaşlarındaki iki genç” tarafından suç işlendiğine dair soyut beyanın suç uydurma suçunu oluşturduğu belirtilerek iftiradan kurulan hüküm bozulmuştur. Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2020/13932 E., 2022/19772 K. sayılı kararında da kimliği belli olmayan dört kişi ile kimliği araştırılmasına rağmen tespit edilemeyen ve yalnızca adı ve mesleği verilen bir nakliyecinin suç işlediği yönündeki soyut beyan suç uydurma kabul edilmiştir.

Belirli bir kişinin hedef gösterildiği hâllerde ise bildirim yolu ne olursa olsun iftira söz konusudur. Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2017/13892 E., 2020/3902 K. sayılı kararında, 155 polis imdat hattını arayarak eşinin uyuşturucu madde sattığını ihbar eden sanığın eyleminin iftira suçunu oluşturduğu belirtilmiştir. Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2019/15913 E., 2020/19033 K. sayılı kararında da başkasının adını kullanarak posta yoluyla savcılığa şikâyette bulunup belirli bir kişinin kendisine hakaret ettiğini bildiren sanığın eylemi, isnat edilen kişinin somut ve belirlenebilir olması nedeniyle iftira olarak nitelendirilmiştir.

D- Suç Uydurmanın Benzer Suçlardan Farkı

Suç uydurma suçu; suç üstlenme, resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan, tehdit, ulaşım araçlarının hareketinin engellenmesi ve sigorta dolandırıcılığı ile sıklıkla karıştırılır. Bu suçlar arasındaki fark, bildirilen olayın suç olup olmadığına, kimin fail gösterildiğine ve beyanın kime yapıldığına göre belirlenir.

SuçDayanakAyırt edici ölçütCeza
Suç uydurmaTCK m.271İşlenmeyen suç, fail gösterilmeden yetkili makama bildirilir1 ay – 3 yıl hapis
İftiraTCK m.267İsnat belirli veya belirlenebilir bir kişiye yöneltilir1 – 4 yıl hapis
Suç üstlenmeTCK m.270Kişi, işlenmeyen veya başkasının işlediği suçu kendisinin işlediğini bildirir2 yıla kadar hapis
Resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyanTCK m.206Bildirilen olay suç değildir (örneğin maddi hasarlı kaza), beyan resmi belgeye geçer3 ay – 2 yıl hapis veya adli para cezası
Sigorta bedelini almak için dolandırıcılıkTCK m.158/1-kUydurulan olaya dayanarak sigortadan bedel istenir3 – 10 yıl hapis ve adli para cezası

1- Suç Uydurma ile Suç Üstlenme (TCK 270)

İki suç arasındaki fark, uydurulan suçun failinin kim olarak gösterildiğidir: suç uydurmada fail gösterilmez, suç üstlenmede bildirimi yapan kişi kendisini fail olarak gösterir. Yargıtay Ceza Genel Kurulu 2022/201 E., 2025/66 K. sayılı ve 12.02.2025 tarihli kararında, cezaevinde aynı koğuşta kaldığı kişiyi kendisinin öldürdüğünü gerçeğe aykırı olarak Cumhuriyet savcısına bildiren sanığın eyleminin, suç üstlenme suçunda failin üstlendiği suçun gerçekte hiç işlenmemiş olabileceği ve failin şüpheli olarak kendisini bildirdiği gözetilerek suç uydurma değil suç üstlenme olduğunu kabul etmiştir. Aynı ifadede öldürmeye iki kişinin azmettirdiğini de söyleyen sanığın tek ifadesi hukuki anlamda tek fiil sayılmış ve sanığın TCK m.44 uyarınca en ağır cezayı gerektiren zincirleme iftira suçundan cezalandırılması gerektiğine hükmedilmiştir.

2- Suç Uydurma ile Resmi Belgenin Düzenlenmesinde Yalan Beyan (TCK 206)

Asılsız bir suç ihbarı, kolluk tutanağına veya ifade tutanağına geçtiği için aynı zamanda resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçunun unsurlarını da taşır. Yargıtay Ceza Genel Kurulu 2015/45 E., 2018/224 K. sayılı kararında, TCK m.206’nın genel olarak her türlü yalan beyanı, TCK m.271’in ise daha özel biçimde bir suçun işlendiğine dair yalan beyanı yaptırım altına aldığını, bu nedenle “özel normun önceliği” ilkesi uyarınca yalnızca TCK m.271’in uygulanacağını belirtmiştir. Bildirilen olay bir suç değilse, örneğin yalnızca maddi hasarlı bir kaza ise, TCK m.271 uygulanamayacağından genel norm olan TCK m.206 devreye girer.

3- Asılsız Bomba İhbarı: Suç Uydurma, Tehdit veya Ulaşım Aracının Engellenmesi

Asılsız bomba ihbarları, ihbarın içeriğine ve kime yapıldığına göre farklı suçlar oluşturabilir:

  1. Yetkili makama, geçmişte yerleştirilmiş bir bombanın varlığını bildiren asılsız ihbar suç uydurmadır. Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2010/6832 E., 2012/6215 K. sayılı kararında “düğün salonunda bomba var” diyerek 155’i arayan sanık yönünden suç uydurma kabul edilmiştir.
  2. Bir uçağın kalkışını engellemek için yapılan bomba ihbarı ulaşım aracının hareketini engelleme suçu kapsamındadır. Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2019/19879 E., 2021/542 K. sayılı kararında, uçağa yetişemeyeceğini anlayınca 155’i arayıp “bu uçakta bomba var” diyen sanığın eyleminin TCK m.223/3’te düzenlenen hava ulaşım aracının hareketini engelleme suçuna teşebbüs oluşturduğu belirtilmiştir.
  3. Yetkili makama değil, doğrudan kişilere yöneltilen “patlatırım” anlamındaki sözler tehdit suçunu oluşturur. Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2019/18326 E., 2021/654 K. sayılı kararında, benzin istasyonu pompa görevlilerine elindeki poşette bomba olduğunu söyleyerek patlatacağını ima eden sanığın eyleminin suç uydurma değil tehdit olduğu kabul edilmiştir.
  4. Halkı korkutmaya yönelik genel bir tehdit söz konusuysa halk arasında korku ve panik yaratmak amacıyla tehdit suçu (TCK m.213) gündeme gelir.

4- Suç Uydurma ile Sigorta Dolandırıcılığı (TCK 158/1-k)

Kasko bedeli almak için aracın çalındığını ihbar etmek, iki ayrı suçun konusu olabilir: yetkili makama yapılan asılsız ihbar suç uydurma, bu ihbara dayanarak sigorta şirketine başvurmak ise sigorta bedelini almak amacıyla dolandırıcılık suçudur. Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2021/21858 E., 2023/6403 K. sayılı kararına konu olayda sanık, alkollü olarak araç kullanırken kazaya karışmış, olay yerini terk etmiş, ertesi gün jandarmaya aracının çalındığını bildirmiş ve kasko şirketine başvurmuştur. Sanık hakkında hem sigorta bedelini almak amacıyla dolandırıcılığa teşebbüsten hem de suç uydurmadan ayrı ayrı hüküm kurulmuş, dolandırıcılık hükmü onanmıştır. Yargıtay 15. Ceza Dairesi 2012/6710 E., 2013/16896 K. sayılı kararında da çalınmadığı hâlde aracının çalındığını bildirip sigorta şirketine başvuran sanığın eylemlerinin dolandırıcılığa teşebbüs ve suç uydurma suçlarını oluşturduğu kabul edilmiştir.

Sigorta şirketine hiç başvurulmamışsa yalnızca suç uydurma kalır. Yargıtay 15. Ceza Dairesi 2012/1934 E., 2014/235 K. sayılı kararında, aracının çalındığını bildirdikten sonra sigorta şirketine başvurmayan sanık yönünden, olayla ilgili belgeler sigortaya sunulmadıkça dolandırıcılığın icra hareketlerine başlanmış sayılmayacağı gerekçesiyle dolandırıcılığa teşebbüsten verilen beraat kararı onanmış, suç uydurmadan mahkûmiyet ise yerinde görülmüştür.

E- Suç Uydurma Suçunun Özel Görünüş Biçimleri

1- Suç Uydurma Suçuna Teşebbüs

Suç uydurma, ihbarın yetkili makama ulaşmasıyla tamamlanan bir sırf hareket suçu olduğundan teşebbüs aşamasında kalması nadirdir. Suça teşebbüs ancak icra hareketlerinin bölünebildiği istisnai hâllerde, örneğin asılsız ihbar içeren dilekçenin postada kaybolması ya da maddi suç uydurmada delil düzenlemesine başlanmışken failin yakalanması gibi durumlarda teorik olarak mümkündür.

2- Suç Uydurma Suçunda İştirak

Suç uydurma suçu birden fazla kişi tarafından birlikte işlenebilir. Örneğin kaza süsü verilen olayda aracı başka bir yere taşıyan ve jandarmayı arayan kişiler, TCK m.37/1 uyarınca müşterek fail olarak sorumlu tutulabilir; Yargıtay 9. Ceza Dairesi 2013/1360 E., 2013/4989 K. sayılı kararına konu ilk derece hükmü de sanıklar hakkında TCK m.37/1 yollamasıyla kurulmuştur. Başkasını asılsız ihbarda bulunmaya yönlendiren kişi ise azmettiren olarak, işlenen suçun cezasıyla cezalandırılır. Şeriklik hükümleri bakımından, bilerek asılsız ihbarı yapan kişi ile ona olayı anlatıp ihbar yapmasını isteyen kişinin rolleri dosyanın delillerine göre ayrı ayrı belirlenir.

3- Suç Uydurma Suçunda İçtima

Suçların içtimaı bakımından suç uydurma suçunda üç farklı durum öne çıkar:

a) Zincirleme suç (TCK m.43/1): Bir suç işleme kararının icrası kapsamında değişik zamanlarda birden fazla asılsız ihbar yapılması hâlinde tek ceza verilir ve bu ceza dörtte birden dörtte üçe kadar artırılır. TCK m.43/1’in son cümlesi, mağduru belli bir kişi olmayan suçlarda da zincirleme suç hükmünün uygulanacağını açıkça belirtir; suç uydurma da bu tür bir suçtur. Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2020/13213 E., 2022/16136 K. sayılı kararında, aynı gün saat 15.15 ve 20.50’de iki kez 155 hattını arayarak asılsız ihbarda bulunan sanık hakkında zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiği belirtilmiştir.

b) İftira ile aynı fiilde birleşme: Tek bir asılsız ihbar hem işlenmeyen bir suçu bildiriyor hem de bu suçu belirli bir kişiye yüklüyorsa, fiil bölünerek iki ayrı suçtan ceza verilemez. Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2019/17104 E., 2020/11560 K. sayılı kanun yararına bozma kararında, borç karşılığında kimliğini ve telefonunu bırakıp geri dönmeyen kişinin kendisini gasp ettiğini bildiren hükümlü hakkında hem iftira hem suç uydurmadan mahkûmiyet kurulmasını hukuka aykırı bulmuş, eylemin bütün olarak yalnızca iftira suçunu oluşturduğunu belirterek suç uydurmadan kurulan hükmü hükümden çıkarmıştır.

c) Gerçek içtima: Asılsız ihbar başka bir suçun hazırlığı veya aracı olarak kullanılmışsa, örneğin sigorta dolandırıcılığında olduğu gibi, suç uydurma ve diğer suç ayrı ayrı cezalandırılır.

F- Suç Uydurma Suçunda Etkin Pişmanlık Neden Uygulanmaz?

TCK m.271’de etkin pişmanlık hükmü bulunmamaktadır. İftira suçu için öngörülen TCK m.269 yalnızca iftira (TCK m.267) ve başkasına ait kimlik bilgilerinin kullanılması (TCK m.268) suçlarına uygulanır; suç uydurmaya kıyasen uygulanamaz. Bu nedenle asılsız ihbarda bulunan kişinin daha sonra gerçeği söylemesi cezayı ortadan kaldırmaz.

Yargıtay 9. Ceza Dairesi 2013/17285 E., 2014/7073 K. sayılı kararında soruşturma aşamasında gerçeğin söylenmesinin fiili suç olmaktan çıkarmayacağı açıkça belirtilmiş; Yargıtay 15. Ceza Dairesi 2012/1934 E., 2014/235 K. sayılı kararında da üç gün sonra aracının çalınmadığını bildiren sanığın suç uydurmadan mahkûmiyeti onanmıştır.

Bu durum uygulamada dikkat çekici bir sonuç doğurur. Asılsız ihbarda belirli bir kişi hedef gösterilmişse eylem iftira olur ve iftiradan dönen kişi TCK m.269 uyarınca zorunlu indirimden yararlanabilir. Yargıtay 16. Ceza Dairesi 2015/522 E., 2015/291 K. sayılı kararında, mağdurun silah zoruyla parasını gasp ettiğini bildiren, ancak kolluktaki ifadesinde gerçekte gasp edilmediğini söyleyen sanığın eyleminin iftira olduğunu ve kovuşturma başlamadan önce iftirasından döndüğü için TCK m.269/2’nin uygulanması gerektiğini belirterek suç uydurmadan kurulan hükmü bozmuştur.

Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2020/11844 E., 2022/14919 K. sayılı kararında da jandarma ihbar hattını arayarak kız kardeşini belirli bir kişinin kaçırdığını bildiren sanığın eyleminin TCK m.267/1 ve 269/2 kapsamında değerlendirilmesi gerektiği vurgulanmıştır.

DurumUygulanacak hükümGerçeği söylemenin etkisi
İsim verilmeden asılsız suç ihbarıTCK m.271Cezayı kaldırmaz; yalnızca TCK m.61 ve m.62 kapsamında takdirde gözetilebilir
Belirli kişiye asılsız suç isnadı, soruşturma başlamadan dönmeTCK m.267 ve 269/1Cezanın beşte dördü indirilir
Belirli kişiye asılsız suç isnadı, kovuşturma başlamadan dönmeTCK m.267 ve 269/2Cezanın dörtte üçü indirilir

Etkin pişmanlık bulunmasa da suç uydurmada gerçeğin erken aşamada açıklanması tamamen önemsiz değildir. Hâkim, temel cezayı belirlerken failin kastının yoğunluğunu ve davranışını gözetebilir ve TCK m.62 uyarınca failin fiilden sonraki davranışlarını takdiri indirim sebebi olarak değerlendirebilir.

G- Soruşturma, Yargılama Usulü ve Yaptırım

1- Şikâyet, Uzlaştırma ve Önödeme

Suç uydurma suçu re’sen soruşturulur; şikâyete bağlı değildir ve kimsenin şikâyetten vazgeçmesi soruşturmayı veya kamu davasını etkilemez. Suç uydurma CMK m.253’te sayılan suçlar arasında yer almadığından uzlaştırma kapsamında değildir. Önödeme bakımından TCK m.75, kanunda öngörülen hapis cezasının üst sınırı 6 ayı aşmayan suçları kapsadığından ve suç uydurmanın üst sınırı 3 yıl olduğundan önödeme hükümleri de uygulanmaz. Suçun kamusal niteliği nedeniyle hiç kimse kamu davasına katılan olamaz.

2- Görevli ve Yetkili Mahkeme

Suç uydurma davalarında görevli mahkeme asliye ceza mahkemesidir. Yetkili mahkeme kural olarak suçun işlendiği yer, yani asılsız ihbarın yapıldığı veya delilin uydurulduğu yer mahkemesidir.

3- Suç Uydurma Suçunda Dava Zamanaşımı

Suç uydurma suçunda dava zamanaşımı süresi, kanundaki hapis cezasının üst sınırı 5 yılı aşmadığı için TCK m.66/1-e uyarınca 8 yıldır. Süre, iftiradan farklı olarak suç tarihinden, yani asılsız ihbarın yapıldığı veya delilin uydurulduğu tarihten başlar. Şüphelinin ifadesinin alınması veya iddianame düzenlenmesi gibi işlemlerle zamanaşımı kesilirse, TCK m.67/4 uyarınca süre en fazla yarısı kadar uzar ve uzamış dava zamanaşımı 12 yıl olur.

4- Ceza Tayini, HAGB, Erteleme ve Adli Para Cezası

Suç uydurma suçunun alt sınırı 1 ay, üst sınırı 3 yıl olduğundan, ceza çoğu dosyada seçenek yaptırımlara elverişli bir düzeyde belirlenir. Hâkim, cezanın belirlenmesi ve bireyselleştirilmesi sırasında TCK m.61’deki ölçütlere göre temel cezayı belirler ve ardından TCK m.62 uyarınca takdiri indirim yapabilir. Sonuç cezaya göre şu seçenekler gündeme gelir:

  1. Sonuç ceza 1 yıl veya daha az ise kısa süreli hapis cezası TCK m.50/1 uyarınca adli para cezasına veya diğer seçenek yaptırımlara çevrilebilir,
  2. Daha önce hapis cezasına mahkûm edilmemiş kişi hakkında 30 gün veya daha az süreli hapis cezası TCK m.50/3 uyarınca seçenek yaptırımlardan birine zorunlu olarak çevrilir,
  3. Sonuç ceza 2 yıl veya daha az ise hükmün açıklanmasının geri bırakılması (HAGB) kararı verilebilir,
  4. Sonuç ceza 2 yıl veya daha az ise cezanın ertelenmesi mümkündür.

Zorunlu çevirme kuralının suç uydurma dosyalarında doğrudan uygulama alanı vardır. Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2021/21858 E., 2023/6403 K. sayılı kararında, suç tarihi itibarıyla daha önce hapis cezasına mahkûm edilmemiş sanık hakkında suç uydurmadan verilen 25 gün hapis cezasının TCK m.50/3’teki zorunluluk gereği seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesi gerektiği gözetilmeden karar verilmesini bozma nedeni saymıştır.

HAGB bakımından da suç uydurmaya özgü bir kural öne çıkar: suç uydurma suçunda ölçülebilir bir maddi zarar doğmadığından “zarar giderilmedi” gerekçesiyle HAGB reddedilemez. Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2017/11033 E., 2018/1079 K. sayılı kararında, sabıkasız sanık yönünden CMK m.231/6-c’deki zararın kanaat verici basit bir araştırmayla belirlenecek maddi zarar olduğunu, somut olayda suçtan dolayı herhangi bir somut zarar doğmadığını belirterek HAGB’ye yer olmadığı kararını bozmuştur. Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2010/14552 E., 2012/7584 K. sayılı kararında da suç uydurma nedeniyle somut bir zararın bulunmadığı vurgulanmıştır.

Örnek Ceza Hesaplaması

Aşağıdaki hesaplamalar, suç uydurma suçunda cezanın nasıl şekillendiğini göstermek amacıyla varsayımsal iki olay üzerinden yapılmıştır. Her iki olayda da sanığın daha önce hapis cezasına mahkûm edilmediği ve hâkimin TCK m.62 uyarınca altıda bir takdiri indirim uyguladığı varsayılmıştır:

AşamaOlay 1: Kaybettiği telefonu “çalındı” diye bildirmeOlay 2: Hırsızlık süsü verilen ev ve delil uydurma
Temel ceza (TCK m.271, m.61)1 ay hapis (alt sınır)6 ay hapis
Takdiri indirim (TCK m.62)25 gün hapis5 ay hapis
Seçenek yaptırımTCK m.50/3 uyarınca zorunlu olarak adli para cezası veya diğer seçenek yaptırıma çevrilirTCK m.50/1 uyarınca çevrilebilir
HAGB ve ertelemeKoşulları varsa mümkünKoşulları varsa mümkün

Gerçek olaylarda hâkim, ihbar nedeniyle yapılan soruşturma işlemlerinin yoğunluğunu, uydurulan delilin niteliğini ve failin davranışını gözeterek temel cezayı alt sınırın üzerinde belirleyebilir; bu nedenle somut sonuç farklılık gösterebilir.

Suç Uydurma Suçlamasıyla Karşılaşan Kişinin Savunma Noktaları

Suç uydurma suçlamasıyla yargılanan kişi bakımından savunmanın temel ekseni, bildirilen olayın gerçekten bir suç olup olmadığı, failin olayın yaşanmadığını bilip bilmediği ve beyanın hangi sıfatla yapıldığıdır. Yargıtay içtihatları çerçevesinde suç uydurma suçlamasına karşı ileri sürülebilecek başlıca savunma noktaları şunlardır:

  1. Failin, eşyasının çalındığına veya bir suç işlendiğine gerçekten inanması ya da kaybolma ile hırsızlık arasında emin olamaması,
  2. Bildirilen olayın suç değil, maddi hasarlı kaza gibi bir kabahat veya hukuki uyuşmazlık olması,
  3. Beyanın, kişinin kendi hakkındaki soruşturmada savunma hakkı kapsamında verilmiş olması,
  4. Beyanın geçmişte işlenmiş bir suça değil, gelecekte gerçekleşebilecek bir olaya ilişkin olması,
  5. Beyanın yetkili makama değil, özel kişilere yapılmış olması,
  6. Dosyada, failin olayın yaşanmadığını bildiğine dair her türlü kuşkudan uzak delil bulunmaması,
  7. Mahkûmiyet hâlinde alt sınırın 1 ay olduğu, kısa süreli hapsin zorunlu çevrilmesi, HAGB ve ertelemenin koşullarının ayrıca değerlendirilmesi.

Bildirimde belirli bir kişi hedef gösterilmişse suçun vasfı iftiraya dönüşebileceğinden, savunma stratejisi belirlenirken suç vasfının doğru tespiti ayrıca önem taşır.

Sonuç

Suç uydurma suçu, TCK m.271 uyarınca işlenmediği bilinen bir suçu yetkili makamlara işlenmiş gibi ihbar etmek veya işlenmeyen bir suçun delil ve emarelerini soruşturma yapılmasını sağlayacak biçimde uydurmaktır ve 1 aydan 3 yıla kadar hapis cezasını gerektirir. Suçun oluşması için bildirilen fiilin kabahat değil suç olması, uydurulan suçun belirli veya belirlenebilir bir kişiye isnat edilmemesi ve failin olayın yaşanmadığını bilerek hareket etmesi gerekir; failin saiki önemli değildir. Uydurulan suç plaka, IMEI, çek lehtarı veya isim gibi bilgilerle belirlenebilir bir kişiye yöneltilmişse eylem iftira olarak cezalandırılır. Suç uydurma şikâyete bağlı değildir, uzlaştırma ve önödeme kapsamında değildir, etkin pişmanlık hükmü bulunmaz, davaya asliye ceza mahkemesi bakar ve dava zamanaşımı 8 yıldır. Sonuç cezanın kısa olduğu dosyalarda seçenek yaptırımlar, HAGB ve erteleme ayrıca değerlendirilir.

Sık Sorulan Sorular

Suç uydurma suçunun cezası nedir?

Suç uydurma suçunun cezası TCK m.271 uyarınca 3 yıla kadar hapistir. Maddede alt sınır yazılmadığından TCK m.49/1 gereği hapis cezasının alt sınırı 1 aydır; yani ceza 1 ay ile 3 yıl arasında belirlenir. TCK m.271’de nitelikli hâl veya ceza artırımı öngörülmemiştir.

Suç uydurma ile iftira arasındaki fark nedir?

Suç uydurmada (TCK m.271) işlenmeyen bir suç yetkili makamlara bildirilir ancak belirli bir kişi fail olarak gösterilmez; iftirada (TCK m.267) ise belirli veya basit bir araştırmayla belirlenebilir bir kişiye hukuka aykırı fiil isnat edilir. Yargıtay Ceza Genel Kurulu 2014/839 E., 2018/146 K. sayılı kararına göre belirlenebilir bir kişi hedefe konulmuşsa iftira, konulmamışsa suç uydurma oluşur. İftiranın cezası 1-4 yıl hapis, suç uydurmanın cezası 1 ay-3 yıl hapistir.

Kaybettiğim telefonu çalındı diye bildirmek suç uydurma mıdır?

Evet, telefonunun kaybolduğunu bildiği hâlde çalındığını yetkili makamlara bildiren kişi suç uydurma suçunu işlemiş olur. Yargıtay Ceza Genel Kurulu 2015/45 E., 2018/224 K. sayılı kararında, olayın mağduru, yeri ve zamanı gibi hususların özünü değiştirecek şekilde farklı bildirilmesi de suç uydurma kabul edilmiştir. Ancak bildirimde verilen IMEI numarası telefonu kullanan kişiyi belirlenebilir kılıyorsa Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2021/11217 E., 2023/3569 K. sayılı kararında olduğu gibi eylem iftira sayılabilir.

Sattığım aracın devrini almak için çalındı ihbarında bulunursam hangi suç oluşur?

Bu durumda suçun vasfı, aracı elinde bulunduran kişinin ne kadar kolay belirlenebildiğine göre değişir. Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2022/6593 E., 2024/198 K. sayılı kararında basit bir araştırmayla alıcının belirlenebilmesi nedeniyle eylem iftira (TCK m.267) kabul edilmiş; Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2020/11648 E., 2022/15729 K. sayılı kararında ise kişinin kolayca belirlenebilir olmaması nedeniyle suç uydurma (TCK m.271) kabul edilmiştir. Her iki durumda da aracın devri için hukuk yollarına başvurmak gerekir; asılsız ihbar cezai sorumluluk doğurur.

Suç uydurma şikâyete bağlı mıdır, uzlaştırma veya önödeme uygulanır mı?

Hayır. Suç uydurma suçu Cumhuriyet başsavcılığınca re’sen soruşturulur ve şikâyete bağlı değildir. TCK m.271, CMK m.253’teki uzlaştırmaya tabi suçlar arasında yer almaz. Hapis cezasının üst sınırı 3 yıl olduğu ve TCK m.75 yalnızca üst sınırı 6 ayı aşmayan suçları kapsadığı için önödeme de uygulanmaz.

Asılsız ihbarımı geri alıp gerçeği söylersem ceza almaz mıyım?

Suç uydurma suçunda etkin pişmanlık hükmü bulunmadığından gerçeği söylemek cezayı ortadan kaldırmaz. Yargıtay 9. Ceza Dairesi 2013/17285 E., 2014/7073 K. sayılı kararında soruşturma aşamasında gerçeğin söylenmesinin fiili suç olmaktan çıkarmayacağı belirtilmiştir. Gerçeğin erken açıklanması yalnızca temel cezanın belirlenmesinde ve TCK m.62’deki takdiri indirimde gözetilebilir. Belirli bir kişi hedef gösterilmişse eylem iftira olur ve TCK m.269 uyarınca indirim mümkündür.

Suç uydurma suçunda zamanaşımı kaç yıldır?

Suç uydurma suçunda dava zamanaşımı, hapis cezasının üst sınırı 5 yılı aşmadığı için TCK m.66/1-e uyarınca 8 yıldır ve süre asılsız ihbarın yapıldığı tarihten başlar. Zamanaşımını kesen işlemler varsa TCK m.67/4 uyarınca süre en fazla 12 yıla kadar uzar.

155 veya 112 acil çağrı hattına asılsız ihbar suç uydurma mıdır?

155 Polis İmdat, 156 Jandarma veya 112 Acil Çağrı hattına yapılan ve işlenmemiş bir suçu bildiren asılsız ihbar, yetkili makama yapılmış ihbar sayılır ve suç uydurma suçunu oluşturur. Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2010/6832 E., 2012/6215 K. sayılı kararında “düğün salonunda bomba var” diyerek 155’i arayan sanık yönünden suç uydurma kabul edilmiştir. Aynı gün birden fazla asılsız arama yapılmışsa Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2020/13213 E., 2022/16136 K. sayılı kararına göre zincirleme suç hükümleri uygulanır.

Sigorta parası almak için aracımı çalınmış gibi gösterirsem hangi suçlar oluşur?

Yetkili makama yapılan asılsız hırsızlık ihbarı suç uydurma (TCK m.271), bu ihbara dayanarak sigorta şirketine başvurmak ise sigorta bedelini almak amacıyla nitelikli dolandırıcılık (TCK m.158/1-k) suçunu oluşturur ve iki suçtan ayrı ayrı ceza verilir. Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2021/21858 E., 2023/6403 K. sayılı kararında her iki suçtan hüküm kurulmuştur. Sigortaya hiç başvurulmamışsa Yargıtay 15. Ceza Dairesi 2012/1934 E., 2014/235 K. sayılı kararına göre yalnızca suç uydurma oluşur.

Suç uydurma suçunda HAGB, erteleme veya adli para cezası verilebilir mi?

Evet. Sonuç ceza 2 yıl veya daha az ise hükmün açıklanmasının geri bırakılması veya erteleme, 1 yıl veya daha az ise adli para cezasına çevirme mümkündür. Daha önce hapis cezası almamış kişi hakkında 30 gün veya daha az süreli hapis cezası TCK m.50/3 uyarınca zorunlu olarak çevrilir. Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2017/11033 E., 2018/1079 K. sayılı kararına göre suç uydurmada somut maddi zarar bulunmadığından “zarar giderilmedi” gerekçesiyle HAGB reddedilemez.

Suç uydurma davasına katılan olarak katılabilir miyim?

Hayır. Suç uydurma suçunda korunan hukuki değer adliyenin işleyişi olduğundan suçtan doğrudan zarar gören bir kişi yoktur. Yargıtay 9. Ceza Dairesi 2013/11166 E., 2014/362 K. sayılı kararında suçtan doğrudan zarar görmeyen kişinin davaya katılma hakkının bulunmadığı ve verilen katılma kararının temyiz yetkisi vermeyeceği belirtilmiştir. Asılsız ihbar nedeniyle maddi zarara uğrayan kişi, zararını hukuk mahkemesinde talep edebilir.

Maddi hasarlı bir trafik kazasını uydurmak suç uydurma mıdır?

Hayır. Suç uydurma suçunun konusu ceza hukuku anlamında suçtur ve yalnızca maddi hasarlı trafik kazası suç değildir. Yargıtay 9. Ceza Dairesi 2013/1360 E., 2013/4989 K. sayılı kararında, kasko için yeni kaza süsü verip jandarmaya tutanak tutturan sanıkların eyleminin suç uydurma değil, resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçu (TCK m.206) olduğu belirtilmiştir.

Kendi hakkımdaki soruşturmada yalan söylemek suç uydurma olur mu?

Kural olarak hayır. Şüpheli veya sanık, kimlik bilgileri dışında doğruyu söylemekle yükümlü değildir ve kendisini savunmaya yönelik beyanları savunma hakkı kapsamındadır. Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2018/10951 E., 2019/3329 K. sayılı kararında, kolluk ifadesindeki imzanın kendisine ait olmadığını söyleyen sanığın beyanının savunma hakkı kapsamında kaldığı ve suç uydurma oluşturmadığı belirtilmiştir. Ancak savunma sırasında suç belirli bir kişiye yüklenirse iftira yönünden değerlendirme yapılabilir.

Suç uydurma suçunda hangi mahkeme görevlidir?

Suç uydurma suçunda hapis cezasının üst sınırı 3 yıl olduğundan görevli mahkeme asliye ceza mahkemesidir. Yetkili mahkeme kural olarak asılsız ihbarın yapıldığı veya delilin uydurulduğu yer mahkemesidir.

Suç uydurmadan mahkûmiyet memuriyete engel midir?

657 sayılı Devlet Memurları Kanunu m.48/1-A-5 uyarınca kasten işlenen bir suçtan dolayı 1 yıl veya daha fazla süreyle hapis cezasına mahkûmiyet memuriyete engeldir. Suç uydurma kasten işlenen bir suç olduğundan, 1 yıl veya daha fazla hapis cezasıyla sonuçlanan mahkûmiyet memuriyete engel teşkil eder; 1 yılın altındaki mahkûmiyetler ise bu madde kapsamında engel oluşturmaz. Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı mahkûmiyet hükmü niteliğinde olmadığından bu sonucu doğurmaz.

İstanbul’un Bahçelievler ilçesinde, Bakırköy Adliyesi’ne yakın konumda yer alan Avukat Sinan Karabacak dava takibi ve hukuki danışmanlık hizmeti vermektedir. Suç uydurma veya asılsız ihbar suçlamasıyla karşılaştıysanız, süreç hakkında bilgi almak için ceza davalarındaki avukatlık hizmetlerimiz sayfasını inceleyebilirsiniz.

Av. Sinan Karabacak Cep Tel: +90 535 671 88 95

Yasal Uyarı: Bu makale Av. Sinan Karabacak tarafından, yalnızca genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmış olup hukuki tavsiye niteliği taşımamaktadır. Her dava kendine özgü koşullar içermektedir. Hukuki danışmanlık için lütfen iletişime geçiniz.

Avukat Sinan Karabacak

Avukat Sinan Karabacak

Avukat · İstanbul Barosu, Sicil No: 52130, Doğrulama

İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi'nden 2014'te mezun oldu. İstanbul Barosu'na bağlı avukatlık yapmaktadır. Enerji hukukundaki önceki deneyimleri nedeniyle başta kaçak elektrik ve voltaj dengesizliği davaları olmak üzere ceza hukuku, aile hukuku ve iş hukuku gibi alanlarda hukuki danışmanlık ve dava takibi hizmeti vermektedir.

Hakkımızda →LinkedIn →

Benzer Yazılar

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir