İçindekiler
Rüşvet suçu, bir kamu görevlisinin görevinin ifasıyla ilgili bir işi yapması veya yapmaması için ona ya da göstereceği bir başka kişiye doğrudan veya aracılar vasıtasıyla menfaat sağlanmasıdır ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu‘nun 252’nci maddesinde düzenlenmiştir. Rüşvet veren kişi TCK m.252/1, rüşvet alan kamu görevlisi TCK m.252/2 uyarınca 4 yıldan 12 yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır ve taraflar rüşvet konusunda anlaşmaya vardığında menfaat henüz verilmemiş olsa bile suç tamamlanmış gibi ceza verilir. Rüşvet teklifi veya talebi karşı tarafça kabul edilmezse ceza TCK m.252/4 uyarınca yarı oranında indirilir ve 2 yıldan 6 yıla kadar hapis olur. Rüşveti alan veya talep eden kişi hâkim, savcı, hakem, bilirkişi, noter veya yeminli mali müşavirse ceza TCK m.252/7 uyarınca üçte birden yarısına kadar artırılır. Suç şikâyete bağlı değildir; uzlaştırma, önödeme, seri muhakeme ve basit yargılama uygulanmaz, kamu görevlileri için 4483 sayılı Kanun’a göre soruşturma izni aranmaz. Davaya ağır ceza mahkemesi bakar ve dava zamanaşımı 15 yıldır.
Rüşvet, Türk Ceza Kanunu’nun “Kamu İdaresinin Güvenilirliğine ve İşleyişine Karşı Suçlar” bölümünde yer alır ve iki tarafı da fail olan bir “karşılaşma suçu”dur: menfaati veren kişi ile alan kamu görevlisi aynı cezayla cezalandırılır. 05.07.2012’de yürürlüğe giren 6352 sayılı Kanun’la madde yeniden yazılmış, kamu görevlisinin zaten yapması gereken bir işi yapması için menfaat sağlanması da rüşvet kapsamına alınmıştır. Uygulamada en sık karşılaşılan dosyalar trafik kontrolünde polise veya jandarmaya para teklif edilmesi, tapu, belediye ve vergi işlemlerinde işin hızlandırılması için ödeme yapılması ve kamu ihalelerinde menfaat temin edilmesidir.
Kanun metninin resmi kaynağı: 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu, mevzuat.gov.tr
Yargıtay Kararları Işığında Rüşvet Suçunun Oluşması İçin Gerekli Şartlar
Rüşvet suçunun oluşması için içtihatlarla Yargıtay tarafından bazı kriterler ortaya konulmuştur. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 2014/624 E., 2016/266 K. sayılı ve 24.05.2016 tarihli kararı, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 2013/412 E., 2015/347 K. sayılı ve 27.10.2015 tarihli kararı ile Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 2023/81 E., 2023/149 K. sayılı ve 15.03.2023 tarihli kararı esas alındığında, maddeler hâlinde saymak gerekirse rüşvet suçunun oluşması için:
- Rüşvet alan tarafın usulüne uygun olarak bu sıfatı kazanmış bir kamu görevlisi veya TCK m.252/8’de sayılan kuruluşlar adına hareket eden bir kişi olması,
- Menfaatin kamu görevlisinin görev alanına giren, görevinin ifasıyla ilgili bir işin yapılması veya yapılmaması için sağlanması,
- Taraflar arasında rüşvet anlaşmasının, yani menfaat konusunda rızaların tam olarak uyuşmasının bulunması,
- Bu anlaşmanın her iki tarafın da özgür iradesine dayanması; cebir, tehdit, hile veya kamu görevlisinin baskısıyla fesada uğramamış olması,
- Anlaşmanın işin yapılmasından önce veya en geç işin yapıldığı anda kurulması,
- Menfaatin kamu görevlisine veya onun göstereceği bir başka kişiye, doğrudan veya aracılar vasıtasıyla sağlanması ya da bu konuda anlaşmaya varılması,
- Tarafların bu bilinç ve iradeyle kasten hareket etmesi
gerekmektedir. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 2014/624 E., 2016/266 K. sayılı kararında, rüşvet suçunun bir tarafında rüşvet veren, diğer tarafında rüşvet alan kamu görevlisinin bulunduğu çok failli bir karşılaşma suçu olduğu, teklifin kimden geldiğinin önemli olmadığı ancak anlaşmanın özgür iradeye dayanması gerektiği vurgulanmıştır. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 2023/81 E., 2023/149 K. sayılı kararında ise rüşvet anlaşmasının işin yapılmasından önce veya en geç yapılması anında olması gerektiği, anlaşmanın yazılı olması gibi bir şekil şartı bulunmadığı ve iradelerin aracılar vasıtasıyla da buluşabileceği belirtilmiştir.
A- TCK 252 Madde Metninin İncelenmesi
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 252’nci maddesi yürürlükteki hâliyle aşağıdaki gibidir:
Rüşvet
Madde 252- (Değişik: 2/7/2012-6352/87 md.)
(1) Görevinin ifasıyla ilgili bir işi yapması veya yapmaması için, doğrudan veya aracılar vasıtasıyla, bir kamu görevlisine veya göstereceği bir başka kişiye menfaat sağlayan kişi, dört yıldan oniki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(2) Görevinin ifasıyla ilgili bir işi yapması veya yapmaması için, doğrudan veya aracılar vasıtasıyla, kendisine veya göstereceği bir başka kişiye menfaat sağlayan kamu görevlisi de birinci fıkrada belirtilen ceza ile cezalandırılır.
(3) Rüşvet konusunda anlaşmaya varılması halinde, suç tamamlanmış gibi cezaya hükmolunur.
(4) Kamu görevlisinin rüşvet talebinde bulunması ve fakat bunun kişi tarafından kabul edilmemesi ya da kişinin kamu görevlisine menfaat temini konusunda teklif veya vaatte bulunması ve fakat bunun kamu görevlisi tarafından kabul edilmemesi hâllerinde fail hakkında, birinci ve ikinci fıkra hükümlerine göre verilecek ceza yarı oranında indirilir.
(5) Rüşvet teklif veya talebinin karşı tarafa iletilmesi, rüşvet anlaşmasının sağlanması veya rüşvetin temini hususlarında aracılık eden kişi, kamu görevlisi sıfatını taşıyıp taşımadığına bakılmaksızın, müşterek fail olarak cezalandırılır.
(6) Rüşvet ilişkisinde dolaylı olarak kendisine menfaat sağlanan üçüncü kişi veya tüzel kişinin menfaati kabul eden yetkilisi, kamu görevlisi sıfatını taşıyıp taşımadığına bakılmaksızın, müşterek fail olarak cezalandırılır.
(7) Rüşvet alan veya talebinde bulunan ya da bu konuda anlaşmaya varan kişinin; yargı görevi yapan, hakem, bilirkişi, noter veya yeminli mali müşavir olması halinde, verilecek ceza üçte birden yarısına kadar artırılır.
(8) Bu madde hükümleri; a) Kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları, b) Kamu kurum veya kuruluşlarının ya da kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarının iştirakiyle kurulmuş şirketler, c) Kamu kurum veya kuruluşlarının ya da kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarının bünyesinde faaliyet icra eden vakıflar, d) Kamu yararına çalışan dernekler, e) Kooperatifler, f) Halka açık anonim şirketler, adına hareket eden kişilere, kamu görevlisi sıfatını taşıyıp taşımadıklarına bakılmaksızın, görevlerinin ifasıyla ilgili bir işin yapılması veya yapılmaması amacıyla doğrudan veya aracılar vasıtasıyla, menfaat temin, teklif veya vaat edilmesi; bu kişiler tarafından talep veya kabul edilmesi; bunlara aracılık edilmesi; bu ilişki dolayısıyla bir başkasına menfaat temin edilmesi halinde de uygulanır.
(9) Bu madde hükümleri; a) Yabancı bir devlette seçilmiş veya atanmış olan kamu görevlilerine, b) Uluslararası veya uluslarüstü mahkemelerde ya da yabancı devlet mahkemelerinde görev yapan hâkimlere, jüri üyelerine veya diğer görevlilere, c) Uluslararası veya uluslarüstü parlamento üyelerine, d) Kamu kurumu ya da kamu işletmeleri de dahil olmak üzere, yabancı bir ülke için kamusal bir faaliyet yürüten kişilere, e) Bir hukuki uyuşmazlığın çözümü amacıyla başvurulan tahkim usulü çerçevesinde görevlendirilen vatandaş veya yabancı hakemlere, f) Uluslararası bir anlaşmaya dayalı olarak kurulan uluslararası veya uluslarüstü örgütlerin görevlilerine veya temsilcilerine, görevlerinin ifasıyla ilgili bir işin yapılması veya yapılmaması ya da uluslararası ticari işlemler nedeniyle bir işin veya haksız bir yararın elde edilmesi yahut muhafazası amacıyla; doğrudan veya aracılar vasıtasıyla, menfaat temin, teklif veya vaat edilmesi ya da bunlar tarafından talep veya kabul edilmesi halinde de uygulanır.
(10) Dokuzuncu fıkra kapsamına giren rüşvet suçunun yurt dışında yabancı tarafından işlenmekle birlikte; a) Türkiye’nin, b) Türkiye’deki bir kamu kurumunun, c) Türk kanunlarına göre kurulmuş bir özel hukuk tüzel kişisinin, d) Türk vatandaşının, tarafı olduğu bir uyuşmazlık ya da bu kurum veya kişilerle ilgili bir işlemin yapılması veya yapılmaması için işlenmesi halinde, rüşvet veren, teklif veya vaat eden; rüşvet alan, talep eden, teklif veya vaadini kabul eden; bunlara aracılık eden; rüşvet ilişkisi dolayısıyla kendisine menfaat temin edilen kişiler hakkında, Türkiye’de bulundukları takdirde, resen soruşturma ve kovuşturma yapılır.
TCK m.252, 02.07.2012 tarihli 6352 sayılı Kanun’un 87’nci maddesiyle tamamen değiştirilmiş ve 05.07.2012’de yürürlüğe girmiştir. Değişiklikten önce yalnızca kamu görevlisinin “görevinin gereklerine aykırı” bir işi yapması için sağlanan menfaat rüşvet sayılıyordu; zaten yapılması gereken bir iş için para almak ise TCK m.257/3’teki görevi kötüye kullanma suçunu oluşturuyordu. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 2014/624 E., 2016/266 K. sayılı kararında belirtildiği üzere 6352 sayılı Kanun’la bu ayrım kaldırılmış, “basit rüşvet” de rüşvet suçunun kapsamına alınmış ve TCK m.257/3 yürürlükten kaldırılmıştır. Bu nedenle 05.07.2012’den önce işlenen eylemlerde bugün de lehe kanun karşılaştırması yapılmaktadır.
B- Suçun Unsurları
1- Korunan Hukuki Değer
TCK m.252 ile kamu idaresinin güvenilirliği, tarafsızlığı ve kamu hizmetlerinin parayla satılamayacağı ilkesi korunur. Yargıtay 5. Ceza Dairesinin 2021/10416 E., 2022/2617 K. sayılı ve 02.03.2022 tarihli kararında, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 2014/118 E., 2016/208 K. sayılı kararına atıfla rüşvet suçunun mağdurunun toplumu oluşturan bireylerin tamamı, yani kamu olduğu belirtilmiştir. Rüşvet eyleminden zarar gören belirli bir kişi suçtan zarar gören sıfatını alabilir, ancak suçun mağduru değildir. 3628 sayılı Kanun’un 18’inci maddesi uyarınca ilgili kamu kurumu da davaya katılabilir.
2- Fail: Rüşvet Veren, Rüşvet Alan ve Aracı
Rüşvet suçunda iki taraf da faildir. Rüşvet veren kişi bakımından özel bir sıfat aranmaz; herkes bu suçu işleyebilir. Rüşvet alan taraf ise kamu görevlisi olmalıdır; bu yönüyle rüşvet alma bir özgü suçtur. TCK m.6/1-c’ye göre kamu görevlisi, kamusal faaliyetin yürütülmesine atama veya seçilme yoluyla ya da herhangi bir surette sürekli, süreli veya geçici olarak katılan kişidir. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 2013/412 E., 2015/347 K. sayılı kararında, failin kamu görevlisi sıfatını usul ve kanuna uygun olarak kazanmış olması gerektiği, kanuna aykırı olarak fiilen bir kamu görevini üstlenmenin fail olmak için yeterli olmadığı belirtilmiştir.
TCK m.252/5 ve 252/6 failler çemberini genişletir:
- Aracı: Teklif veya talebi karşı tarafa ileten, anlaşmayı sağlayan veya rüşveti teslim eden kişi, kamu görevlisi olsun ya da olmasın müşterek fail olarak 4 yıldan 12 yıla kadar hapisle cezalandırılır.
- Dolaylı menfaat sağlanan kişi: Rüşvet ilişkisi nedeniyle kendisine dolaylı olarak menfaat sağlanan üçüncü kişi veya bir tüzel kişinin menfaati kabul eden yetkilisi de müşterek faildir.
- TCK 252/8 kapsamındaki kişiler: Kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları, kamu iştiraki şirketler, kamu kurumları bünyesindeki vakıflar, kamu yararına çalışan dernekler, kooperatifler ve halka açık anonim şirketler adına hareket eden kişiler, kamu görevlisi olmasalar bile rüşvet hükümlerine tabidir. Örneğin bir yapı kooperatifi yöneticisine daire tahsisinde öncelik için para verilmesi bu kapsama girer.
- Yabancı kamu görevlileri: TCK m.252/9 ve 252/10 uyarınca yabancı devlet görevlileri, uluslararası örgüt görevlileri ve hakemlerle ilgili rüşvet de cezalandırılır.
3- Görevin İfasıyla İlgili Bir İş
Menfaat, kamu görevlisinin görev alanına giren bir işin yapılması veya yapılmaması için sağlanmalıdır. Yargıtay 5. Ceza Dairesinin 2020/7033 E., 2023/9739 K. sayılı ve 10.10.2023 tarihli kararında, rüşvet suçundan söz edebilmek için yapılan işin failin görevine giren bir iş olması ve yapılması istenen eylem ile failin görevi arasında mutlak bir bağın bulunması gerektiği vurgulanmıştır. 6352 sayılı Kanun’dan sonra işin hukuka uygun mu aykırı mı olduğunun önemi kalmamıştır: tapu işleminin sırası beklenmeden yapılması da, yapılması gereken bir trafik cezasının yazılmaması da rüşvet kapsamındadır.
Görev alanına girmeyen bir iş için para alınması rüşvet değildir. Kamu görevlisi üzerinde nüfuzu olduğunu söyleyerek haksız bir iş için para alan kişi TCK m.255’teki nüfuz ticareti suçundan, hiçbir yetkisi olmadığı hâlde işi halledeceğini söyleyerek para alan kişi ise şartları varsa dolandırıcılık suçundan sorumlu olur. Yargıtay 5. Ceza Dairesinin 2019/7092 E., 2020/9262 K. sayılı kararında, yetkili olmadığı bir iş için yarar sağlayan sanıkların eylemlerinin 6352 sayılı Kanun sonrasında nüfuz ticareti veya dolandırıcılık bakımından değerlendirilmesi gerektiği belirtilmiştir.
4- Menfaat ve Göstereceği Başka Kişi
Menfaat; para, eşya, indirim, borç silme, iş veya kadro sağlama, ücretsiz hizmet ya da cinsel yarar gibi maddi veya manevi her türlü yarardır. Kanun menfaatin kamu görevlisinin kendisine verilmesini şart koşmaz; görevlinin göstereceği eşine, çocuğuna, bir derneğe veya bir şirkete sağlanması da yeterlidir. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 2023/81 E., 2023/149 K. sayılı kararına konu olayda, “burs” adı altında para gönderilmesi istenen IBAN numaralarının Cumhuriyet savcısının kızına ve akrabasına ait olduğu tespit edilmiştir. Menfaatin değerinin düşük olması suçu ortadan kaldırmaz; trafik kontrolünde 50 TL veya 90 TL teklif edilen dosyalarda da Yargıtay rüşvet hükümlerini uygulamaktadır.
5- Rüşvet Anlaşması ve Özgür İrade
Rüşvetin en önemli unsuru rüşvet anlaşmasıdır. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 2014/553 E., 2015/113 K. sayılı ve 21.04.2015 tarihli kararına göre kamu görevlisinin görev alanına giren bir işin yapılması veya yapılmaması karşılığında taraflar arasında haksız yararın sağlanması hususunda rızaların tam olarak uyuşmasıyla rüşvet anlaşması gerçekleşir. Teklifin kamu görevlisinden ya da vatandaştan gelmesinin önemi yoktur; istek açık olabileceği gibi örtülü de olabilir. Anlaşmaya ilişkin rızalar cebir, tehdit, hile ve sair nedenlerle fesada uğratılmamış olmalıdır.
Anlaşmanın zamanı da önemlidir. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 2023/81 E., 2023/149 K. sayılı kararına göre rüşvet anlaşması işin yapılmasından önce veya en geç yapılması anında kurulmalıdır. İş tamamlandıktan sonra önceden konuşulmamış bir teşekkür hediyesi verilmesi bu nedenle rüşvet anlaşması sayılmayabilir; ancak böyle bir durumda 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’ndaki hediye alma yasağı ve disiplin hükümleri ayrıca gündeme gelir.
6- Haklı Bir İş İçin Mecbur Kalan Kişi: Rüşvet Değil İrtikap
6352 sayılı Kanun’un gerekçesine göre, kişinin haklı bir işinin gereği gibi, hiç veya vaktinde görülmeyeceği endişesiyle kendisini mecbur hissederek kamu görevlisine menfaat sağlaması hâlinde, bu kişi bakımından suç oluşmaz; çünkü bu kişi fail değil mağdurdur. Menfaat sağlanan kamu görevlisi ise rüşvetten değil TCK m.250’deki icbar suretiyle irtikaptan sorumlu olur. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 2019/540 E., 2020/390 K. sayılı ve 29.09.2020 tarihli kararında bu gerekçeye yer verilmiş; icbarın belli bir şiddete ulaşması, ciddi olması ve mağdurun baskıdan kolaylıkla kurtulma imkânının bulunmaması gerektiği, görevlinin yalnızca telkin, öneri ve teşvik niteliğindeki davranışlarıyla menfaat sağlanması durumunda ise rüşvet suçunun gündeme geleceği belirtilmiştir. Aynı kararda, kamu hastanesinde görevli kalp cerrahının hastanın yakınlarından “el emeği” adı altında 5.000 TL almasının icbar boyutuna ulaşmadığı kabul edilmiş, suç tarihi 2009 olduğu için lehe olan mülga TCK m.257/3 uygulanmış ve dava zamanaşımı nedeniyle düşürülmüştür.
7- Manevi Unsur
Rüşvet suçu yalnızca kasten işlenebilir. Rüşvet veren, karşısındakinin kamu görevlisi olduğunu ve menfaati görevine giren bir iş karşılığında sağladığını bilmelidir; rüşvet alan da menfaatin görevle bağlantılı olarak verildiğini bilerek kabul etmelidir. Görevle bağlantısı kanıtlanamayan bir menfaat talebi rüşvet sayılmaz. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 2023/81 E., 2023/149 K. sayılı kararında, Cumhuriyet savcısının şüpheli müdafiinden “burs” istemesi; görevin ifasıyla ilgili bir işi yapması veya yapmaması için teklifte bulunduğuna dair delil bulunmadığından rüşvet, avukat olan mağdur üzerinde icbar boyutunda baskı bulunmadığından irtikap, ayrıca görevi kötüye kullanma suçu sayılmamış ve eylemin disiplin hukukunun konusu olduğu kabul edilmiştir; iki üye eylemin rüşvete teşebbüs oluşturduğu görüşüyle karşı oy kullanmıştır.
C- Suçun Aşamaları: Teklif, Talep, Anlaşma ve Teslim
1- Anlaşmayla Suç Tamamlanır (TCK 252/3)
TCK m.252/3 uyarınca rüşvet konusunda anlaşmaya varılması hâlinde, menfaat henüz teslim edilmemiş olsa bile suç tamamlanmış gibi ceza verilir. Bu nedenle “para verilmedi, sadece konuşuldu” savunması tek başına cezayı azaltmaz. Anlaşmadan sonra tarafların vazgeçmesi teşebbüs hükümlerindeki gönüllü vazgeçme kapsamında değerlendirilemez; bu aşamadan sonra kişiyi cezadan kurtarabilecek tek kurum TCK m.254’teki etkin pişmanlıktır.
2- Teklif veya Talep Kabul Edilmezse (TCK 252/4)
Kamu görevlisinin rüşvet talebi kişi tarafından ya da kişinin rüşvet teklifi kamu görevlisi tarafından kabul edilmezse, teklif veya talepte bulunan fail hakkında ceza yarı oranında indirilir. Yargıtay 5. Ceza Dairesinin 2018/7199 E., 2022/8159 K. sayılı ve 30.06.2022 tarihli kararında, 6352 sayılı Kanun’la getirilen bu yarı oranındaki indirimin takdire bağlı olmadığı vurgulanmıştır. Uygulamada en sık görülen örnek trafik kontrolleridir. Yargıtay 5. Ceza Dairesinin 2020/550 E., 2023/2355 K. sayılı ve 08.03.2023 tarihli kararına konu olayda, ehliyetsiz araç kullandığı tespit edilen sanığın ekip aracının camından içeri 90 TL atarak “ehliyetim yok, beni görmezden gelin” demesi ve polislerin bu teklifi kabul etmemesi üzerine verilen rüşvet vermeye teşebbüs mahkûmiyeti onanmıştır.
3- Görünüşte Kabul: Yakalatmak İçin Kabul Etmiş Gibi Davranma
Rüşvet teklif edilen görevli, faili suçüstü yakalatmak amacıyla teklifi kabul etmiş gibi görünürse gerçek bir rüşvet anlaşması kurulmuş olmaz. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 2014/624 E., 2016/266 K. sayılı kararına göre atlatmak, yakalatmak veya suç delillerini ortaya çıkarmak amacıyla gösterilen biçimsel rıza özgür iradeye dayanmadığından, bu durumda rüşvet alırken veya verirken yakalanan failin eylemi rüşvet suçuna teşebbüs olarak kabul edilir. Yargıtay 5. Ceza Dairesinin 2016/4789 E., 2017/5293 K. sayılı ve 11.12.2017 tarihli kararında, boru hattından hırsızlık için göz yumulmasını isteyen sanığın teklifini suçüstü yapılması için kabul etmiş görünen karakol komutanı olayında rüşvet anlaşmasının sağlanmadığı belirtilmiştir. Aynı ilke vatandaşın kayıt alarak yakaladığı görevli için de geçerlidir: Yargıtay 5. Ceza Dairesinin 2020/7037 E., 2023/9755 K. sayılı ve 10.10.2023 tarihli kararında, şikâyetçinin baştan beri amacının rüşvet vermek değil görevliyi yakalatmak olduğu durumda sanığın eyleminin rüşvet almaya teşebbüs olduğu kabul edilmiştir.
4- Reddedilen Teklif ve Görevlinin Bildirim Yükümlülüğü
Rüşvet teklifini reddeden kamu görevlisinin işi bununla bitmez. Görevi sırasında bir suçun işlendiğini öğrenen kamu görevlisi bunu yetkili makamlara bildirmekle yükümlüdür; aksi hâlde kamu görevlisinin suçu bildirmemesi suçu gündeme gelebilir. Bu nedenle trafik kontrolünde veya bir kamu dairesinde yapılan teklifler genellikle aynı gün tutanağa geçirilir. Gerçeğe aykırı bir rüşvet ihbarıyla bir kişinin soruşturmaya maruz bırakılması ise iftira suçunu oluşturabilir.
D- Nitelikli Hâller
1- Yargı Görevi Yapan, Hakem, Bilirkişi, Noter veya Yeminli Mali Müşavir (TCK 252/7)
Rüşvet alan, talebinde bulunan veya bu konuda anlaşmaya varan kişi hâkim veya Cumhuriyet savcısı gibi yargı görevi yapan bir kişi, hakem, bilirkişi, noter ya da yeminli mali müşavirse ceza üçte birden yarısına kadar artırılır. Artırım yalnızca rüşveti alan, talep eden veya anlaşan taraf için öngörülmüştür; bu kişilere rüşvet veren tarafın cezası TCK m.252/1’e göre belirlenir. Yargılamayı etkilemeye yönelik baskı ayrıca yargı görevi yapanı etkileme suçu, gerçeğe aykırı rapor ise gerçeğe aykırı bilirkişilik suçu bakımından değerlendirilir.
2- Suç Tutanağı Düzenlemeye Yetkili Trafik Görevlisi (2918 Sayılı Kanun Ek 11)
Trafik görevlileri bakımından özel bir artırım hükmü vardır. Yargıtay 5. Ceza Dairesinin 2020/7037 E., 2023/9755 K. sayılı kararında, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun ek 11’inci maddesi gereğince trafik polisi olup suç tutanağı düzenleme yetkisi bulunan sanığa verilecek cezanın yarı oranında artırılması gerektiğinin gözetilmemesi bozma nedeni yapılmıştır. Buna göre ceza kesmemek için para alan trafik polisi için temel ceza 6 yıldan başlar.
3- Tüzel Kişi Yararına Rüşvet (TCK 253)
TCK m.253’e göre rüşvet suçunun işlenmesi suretiyle yararına haksız menfaat sağlanan tüzel kişiler hakkında bunlara özgü güvenlik tedbirlerine hükmolunur. Madde metni şöyledir:
Tüzel kişiler hakkında güvenlik tedbiri uygulanması
Madde 253- (1) Rüşvet suçunun işlenmesi suretiyle yararına haksız menfaat sağlanan tüzel kişiler hakkında bunlara özgü güvenlik tedbirlerine hükmolunur.
Türk hukukunda tüzel kişilere hapis cezası verilemediğinden, TCK m.60 uyarınca kamu kurumunun verdiği izne dayalı faaliyet gösteren şirketin izninin iptaline ve suçtan elde edilen kazancın müsaderesine karar verilebilir. Ayrıca 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun 43/A maddesi, tüzel kişinin organ veya temsilcisinin tüzel kişi yararına rüşvet suçunu işlemesi hâlinde tüzel kişiye idari para cezası verilmesini öngörür. Şirket adına rüşvet veren yönetici ise ayrıca kişisel olarak TCK m.252/1 uyarınca cezalandırılır.
E- Rüşvet Suçunun Cezası
| Hâl | Madde | Ceza aralığı |
|---|---|---|
| Rüşvet veren kişi | 252/1 | 4 – 12 yıl hapis |
| Rüşvet alan kamu görevlisi | 252/2 | 4 – 12 yıl hapis |
| Rüşvet konusunda anlaşmaya varılması | 252/3 | Tamamlanmış suç gibi: 4 – 12 yıl hapis |
| Teklif veya talebin kabul edilmemesi | 252/4 | 2 – 6 yıl hapis |
| Aracı veya dolaylı menfaat sağlanan kişi | 252/5, 252/6 | Müşterek fail: 4 – 12 yıl hapis |
| Hâkim, savcı, hakem, bilirkişi, noter, YMM rüşvet alırsa | 252/7 | 5 yıl 4 ay – 18 yıl hapis |
| Aynı kişilerin talebinin kabul edilmemesi | 252/7, 252/4 | 2 yıl 8 ay – 9 yıl hapis |
| Trafik görevlisi rüşvet alırsa | 252/2 + 2918 ek 11 | 6 – 18 yıl hapis |
| Tüzel kişi yararına rüşvet | 253 + TCK 60, Kabahatler K. 43/A | Güvenlik tedbiri ve idari para cezası |
TCK m.252’de yalnızca hapis cezası öngörülmüştür. Kasıtlı suçtan hapis cezası nedeniyle TCK m.53/1 uyarınca belli hakları kullanmaktan yoksun bırakılma uygulanır; görevinin sağladığı yetkiyi kötüye kullanarak rüşvet alan kamu görevlisi hakkında ayrıca TCK m.53/5 uyarınca cezanın infazından sonra başlamak üzere hükmolunan cezanın yarısından bir katına kadar bu hak ve yetkiyi kullanma yasağı verilir. Rüşvet olarak verilen veya teklif edilen para da müsadere edilir; Yargıtay 5. Ceza Dairesinin 2014/11064 E., 2018/6330 K. sayılı ve 27.09.2018 tarihli kararına göre rüşvet teklifine konu para suçun işlenmesi için sağlanan maddi menfaat niteliğinde olduğundan TCK m.54/1 yerine m.55/1 uyarınca kazanç müsaderesine karar verilmelidir.
Ceza Hesaplaması Örnekleri
Aşağıdaki örnekler genel fikir vermek amacıyla hazırlanmıştır; somut olayda mahkemenin yapacağı değerlendirme farklı sonuç doğurabilir.
- Trafik kontrolünde polise para teklif edilip reddedilmesi: TCK m.252/1’den temel ceza 4 yıl belirlenip TCK m.252/4 uyarınca yarı oranında indirilirse 2 yıl, TCK m.62 uyarınca 1/6 indirimle 1 yıl 8 ay hapis olur. Ceza 2 yılı aşmadığından koşulları varsa HAGB veya erteleme uygulanabilir; 1 yılı aştığından adli para cezasına çevrilemez. Yargıtay 5. Ceza Dairesinin 2020/7033 E., 2023/9739 K. sayılı kararına konu dosyada da ilk derece mahkemesi jandarmaya ceza makbuzunun altına 290 TL sıkıştıran sanığa 1 yıl 8 ay hapis cezası vermiştir.
- Rüşvet alan memur: TCK m.252/2’den temel ceza 4 yıl belirlenip TCK m.62 ile indirilirse 3 yıl 4 ay hapis olur. Ceza 2 yılı aştığından HAGB ve erteleme mümkün değildir; ayrıca TCK m.53/5 uyarınca hak yoksunluğu verilir.
- Ceza yazmamak için para alan trafik polisi: TCK m.252/2’den temel ceza 4 yıl belirlenip 2918 sayılı Kanun’un ek 11’inci maddesi uyarınca yarı oranında artırılırsa 6 yıl, TCK m.62 ile indirilirse 5 yıl hapis olur.
- Rüşvet alan bilirkişi: TCK m.252/2’den temel ceza 4 yıl belirlenip TCK m.252/7 uyarınca 1/3 artırılırsa 5 yıl 4 ay, TCK m.62 ile indirilirse 4 yıl 5 ay 10 gün hapis olur.
Cezanın belirlenmesindeki sıralama ve indirim oranları hakkında daha fazla bilgi için cezanın belirlenmesi ve bireyselleştirilmesi yazımıza bakabilirsiniz.
F- Rüşvette Etkin Pişmanlık (TCK 254)
TCK m.254, rüşvet ilişkisinin taraflarına durum resmî makamlarca öğrenilmeden önce yetkili makamlara başvurmaları hâlinde cezasızlık imkânı tanır. Madde metni şöyledir:
Etkin pişmanlık
Madde 254- (1) (Değişik: 2/7/2012-6352/88 md.) Rüşvet alan kişinin, durum resmi makamlarca öğrenilmeden önce, rüşvet konusu şeyi soruşturmaya yetkili makamlara aynen teslim etmesi halinde, hakkında rüşvet suçundan dolayı cezaya hükmolunmaz. Rüşvet alma konusunda başkasıyla anlaşan kamu görevlisinin durum resmi makamlarca öğrenilmeden önce durumu yetkili makamlara haber vermesi halinde de hakkında bu suçtan dolayı cezaya hükmolunmaz.
(2) (Değişik: 2/7/2012-6352/88 md.) Rüşvet veren veya bu konuda kamu görevlisiyle anlaşmaya varan kişinin, durum resmi makamlarca öğrenilmeden önce, pişmanlık duyarak durumdan yetkili makamları haberdar etmesi halinde, hakkında rüşvet suçundan dolayı cezaya hükmolunmaz.
(3) (Değişik: 2/7/2012-6352/88 md.) Rüşvet suçuna iştirak eden diğer kişilerin, durum resmi makamlarca öğrenilmeden önce, pişmanlık duyarak durumdan yetkili makamları haberdar etmesi halinde, hakkında bu suçtan dolayı cezaya hükmolunmaz.
(4) (Ek: 26/6/2009 – 5918/4 md.) Bu madde hükümleri, yabancı kamu görevlilerine rüşvet veren kişilere uygulanmaz.
| Kişi | Etkin pişmanlık şartı | Sonuç |
|---|---|---|
| Rüşveti almış kamu görevlisi | Rüşvet konusu şeyi soruşturmaya yetkili makama aynen teslim etmek | Ceza verilmez |
| Rüşvet almak için anlaşan kamu görevlisi | Durumu yetkili makamlara haber vermek | Ceza verilmez |
| Rüşvet veren veya anlaşan kişi | Pişmanlık duyarak yetkili makamları haberdar etmek | Ceza verilmez |
| Aracı ve diğer iştirakçiler | Pişmanlık duyarak yetkili makamları haberdar etmek | Ceza verilmez |
| Yabancı kamu görevlisine rüşvet veren | — | Etkin pişmanlık uygulanmaz |
Bütün hâllerde ortak şart, rüşvet olayının resmî makamlarca henüz öğrenilmemiş olmasıdır. Yargıtay 5. Ceza Dairesinin 2020/922 E., 2023/2727 K. sayılı ve 15.03.2023 tarihli kararına konu olayda, trafik uygulamasında ceza yazılmaması için polislere 100 TL veren kişinin olayı ihbar ederek suçun ortaya çıkmasını sağlaması nedeniyle hakkında ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, parayı alan polisler ise rüşvet almaktan mahkûm edilmiştir. Yargıtay 5. Ceza Dairesinin 2015/10167 E., 2019/5558 K. sayılı ve 22.05.2019 tarihli kararında da, sınavda kopya nedeniyle başlayan bir soruşturmada rüşvet henüz soruşturma makamlarınca öğrenilmeden anlatımıyla olayın tüm yönleriyle ortaya çıkmasını sağlayan sanık hakkında TCK m.254/2’nin uygulanması gerektiği belirtilmiştir. Diğer suçlardaki etkin pişmanlık kurumuyla karşılaştırma için etkin pişmanlık yazımıza bakabilirsiniz.
G- Rüşvet Suçu ile Benzer Suçlar Arasındaki Farklar
Rüşvet; irtikap, nüfuz ticareti, görevi kötüye kullanma ve dolandırıcılık ile sık karıştırılır. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 2013/412 E., 2015/347 K. sayılı kararında rüşvet ile irtikap arasındaki farklar ayrıca sayılmıştır.
| Ölçüt | Rüşvet (TCK 252) | İrtikap (TCK 250) | Nüfuz ticareti (TCK 255) |
|---|---|---|---|
| Fail sayısı | Çok failli karşılaşma suçu | Tek failli; menfaat veren mağdur | Nüfuz satan ve menfaat sağlayan |
| Menfaat verenin iradesi | Serbest irade, fail sıfatıyla | Mecbur hissederek, mağdur sıfatıyla | Serbest irade |
| Görevlinin davranışı | Görevine giren işi yapmak veya yapmamak için anlaşma | Görevin sağladığı nüfuzu kötüye kullanarak icbar veya güveni kötüye kullanarak ikna | Başka bir görevli üzerinde nüfuzu olduğundan bahisle girişim |
| İşin niteliği | Haklı veya haksız fark etmez | Genellikle haklı bir iş | Haksız bir iş |
| Temel ceza | 4 – 12 yıl hapis | İcbarda 5 – 10 yıl, iknada 3 – 5 yıl hapis | 2 – 5 yıl hapis ve 5.000 güne kadar adli para |
1- İrtikap ile Farkı
İrtikapta kamu görevlisi haksız tutum ve davranışlarıyla kişiyi menfaat sağlamaya mecbur bırakır; menfaat veren kişi mağdurdur ve cezalandırılmaz. Rüşvette ise iki taraf eşit konumda ve serbest iradeyle anlaşır. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 2019/540 E., 2020/390 K. sayılı kararına göre icbar boyutuna ulaşmayan telkin, öneri ve teşvik niteliğindeki davranışlarla menfaat sağlanması rüşvet suçunu gündeme getirir. Kişinin bir idari para cezası veya suç soruşturmasından kurtulmak için ödeme yaptığı, yani meşru zeminde bulunmadığı durumlarda da genellikle irtikap değil rüşvet tartışılır; Yargıtay 5. Ceza Dairesinin 2021/10416 E., 2022/2617 K. sayılı kararında cebri irtikap için yarar sağlayanın kural olarak meşru zeminde bulunması gerektiği belirtilmiştir. Maddi cebir kullanılarak menfaat alınırsa eylem irtikap değil yağma suçunu oluşturur.
2- Nüfuz Ticaretinden Farkı
Nüfuz ticaretinde menfaat, işi yapacak kamu görevlisine değil, o görevli üzerinde nüfuzu olduğunu söyleyen kişiye verilir ve amaç haksız bir işin gördürülmesidir. TCK m.255/1’e göre bu kişi 2 yıldan 5 yıla kadar hapis ve 5.000 güne kadar adli para cezasıyla, menfaati sağlayan kişi ise 1 yıldan 3 yıla kadar hapisle cezalandırılır; nüfuz satan kişi kamu görevlisiyse hapis cezası yarı oranında artırılır. Yargıtay 5. Ceza Dairesinin 2024/10005 E., 2025/10111 K. sayılı ve 30.09.2025 tarihli kararında, nüfuz ticareti için failin kamu görevlisi üzerinde nüfuzunun bulunması, işi yapacak görevlinin belli olması ve taraflar arasında nüfuz ticareti anlaşması yapılması gerektiği; rüşvet için ise işin yapılmasından önce veya en geç anında bir rüşvet anlaşması bulunması gerektiği belirtilmiş, iki suçun da unsurları oluşmadığından eylemin TCK m.257/1 kapsamında değerlendirilmesi gerektiği kabul edilmiştir.
3- Görevi Kötüye Kullanma ile Farkı
Görevi kötüye kullanma suçu “kanunda ayrıca suç olarak tanımlanan hâller dışında” uygulanan tali bir suçtur. Kamu görevlisi bir menfaat karşılığında hareket etmişse ve bu konuda bir anlaşma kanıtlanmışsa rüşvet uygulanır; anlaşma kanıtlanamaz ancak görevin gereklerine aykırı davranılarak birine haksız menfaat sağlanmışsa TCK m.257 gündeme gelir. Yargıtay 5. Ceza Dairesinin 2020/7037 E., 2023/9755 K. sayılı kararında, rüşvet alma isnadının delillendirilemediği ancak ehliyetsiz sürücü hakkında işlem yapılmadığı anlaşılan trafik polisinin eyleminin görevi kötüye kullanma suçu yönünden değerlendirilmesi gerektiği belirtilmiştir.
4- İhaleye Fesat Karıştırma, Aklama ve Diğer Suçlarla İlişkisi
Kamu ihalesinde menfaat karşılığı bir istekliye avantaj sağlanması hem rüşvet hem de ihaleye fesat karıştırma suçunu oluşturabilir; sözleşmenin ifası aşamasındaki menfaat ilişkisi ise edimin ifasına fesat karıştırma ile birlikte değerlendirilir. Rüşvetten elde edilen paranın kaynağını gizlemeye yönelik işlemler ayrıca suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama suçunu oluşturabilir. Birden fazla suçun birlikte gerçekleştiği durumlarda hangi cezanın verileceği suçların içtimaı kurallarına göre belirlenir; aynı suç işleme kararıyla farklı zamanlarda birden fazla kez rüşvet alınması TCK m.43 uyarınca zincirleme suç olarak değerlendirilir. Rüşvetin suç örgütü faaliyeti çerçevesinde işlenmesi ise ayrıca örgüt suçlarını gündeme getirir.
H- Soruşturma ve Yargılama Usulü
1- Şikâyet, Uzlaştırma, Önödeme ve Özel Usuller
Rüşvet suçu re’sen soruşturulur; şikâyete bağlı değildir. Suç CMK m.253’teki uzlaştırma kapsamında değildir. Hapis cezasının üst sınırı 6 ayı aştığından önödeme, üst sınırı 2 yılı aştığından seri muhakeme ve basit yargılama usulleri uygulanmaz. Üst sınırı 3 yılı aştığından kamu davasının açılmasının ertelenmesi de mümkün değildir.
2- Soruşturma İzni Gerekmez (3628 Sayılı Kanun m.17)
Kamu görevlilerinin görev suçlarında kural olarak 4483 sayılı Kanun’a göre soruşturma izni aranır. Ancak 3628 sayılı Mal Bildiriminde Bulunulması, Rüşvet ve Yolsuzluklarla Mücadele Kanunu’nun 17’nci maddesi uyarınca rüşvet, irtikap ve zimmet gibi suçlardan veya bu suçlara iştirakten sanık olanlar hakkında 4483 sayılı Kanun hükümleri uygulanmaz; Cumhuriyet savcısı doğrudan soruşturma başlatır. Müsteşarlar, valiler ve kaymakamlar bu kuralın dışındadır. Görevi nedeniyle özel soruşturma usulüne tabi olanların hükümleri de saklıdır; örneğin hâkim ve savcılar için 2802 sayılı Kanun uygulanır ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 2023/81 E., 2023/149 K. sayılı kararına konu dosyada Cumhuriyet savcısı hakkında Hâkimler ve Savcılar Kurulu soruşturma ve kovuşturma izni vermiştir.
3628 sayılı Kanun’un 18’inci maddesine göre bu suçlara ilişkin ihbarlar doğrudan Cumhuriyet başsavcılığına yapılır ve muhbirin kimliği rızası olmadıkça açıklanmaz. İddianame veya takipsizlik kararı ilgili kamu kurumuna bildirilir ve kurum yazılı başvuruyla davaya müdahil olur. Yargıtay 5. Ceza Dairesinin 2018/6764 E., 2020/12497 K. sayılı kararında, rüşvet davasından suçtan zarar gören İçişleri Bakanlığının haberdar edilmemesi nedeniyle dosya esası incelenmeden mahalline gönderilmiştir.
3- Koruma Tedbirleri: İletişimin Dinlenmesi, El Koyma ve Tutuklama
Rüşvet, CMK’daki bazı ağır koruma tedbirlerinin katalog suçları arasında yer alır:
- CMK m.135: İletişimin tespiti, dinlenmesi ve kayda alınması,
- CMK m.140: Teknik araçlarla izleme,
- CMK m.128: Taşınmazlara, hak ve alacaklara el koyma,
- CMK m.248: Kaçak sanık hakkında zorlama amaçlı el koyma.
Buna karşılık rüşvet, CMK m.100/3’te sayılan ve tutuklama nedeninin varsayılabildiği katalog suçlar arasında değildir. Bu nedenle rüşvet şüphelisinin tutuklanabilmesi için kuvvetli suç şüphesinin yanında kaçma veya delilleri karartma şüphesini gösteren somut olguların ayrıca ortaya konulması gerekir; aksi hâlde adli kontrol tedbirleri öncelikle değerlendirilmelidir.
4- Görevli Mahkeme, Kanun Yolu ve Dava Zamanaşımı
Ceza üst sınırı 10 yılı aştığından davaya ağır ceza mahkemesi bakar. İlk derece kararına karşı istinaf, istinaf kararına karşı şartları varsa temyiz yoluna gidilir; ancak CMK m.286/2-a uyarınca ilk derece mahkemesinin verdiği 5 yıl veya daha az hapis cezasını artırmayan bölge adliye mahkemesi kararları temyiz edilemez. Uygulamada 1 yıl 8 ay veya 3 yıl 4 ay gibi cezalarda istinaf incelemesi son aşamadır.
TCK m.66/1-d uyarınca dava zamanaşımı 15 yıldır ve kesen nedenlerle en fazla 22 yıl 6 aya kadar uzar. TCK m.252/4’teki indirimli hâlde de üst sınır 6 yıl olduğundan süre değişmez. Hâkim ve savcılar gibi özel soruşturma usulüne tabi kişilerde izin için başvurulması TCK m.67/1 uyarınca zamanaşımını durdurur; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 2019/540 E., 2020/390 K. sayılı kararında da soruşturma izni için başvurunun zamanaşımını durdurduğu, iznin verilmesiyle sürenin kaldığı yerden işlemeye devam ettiği belirtilmiştir. Süre dolarsa davanın düşmesine karar verilir.
5- HAGB, Erteleme ve 7589 Sayılı Kanun Değişikliği
Hükmün açıklanmasının geri bırakılması ve cezanın ertelenmesi yalnızca 2 yıl veya daha az hapis cezalarında mümkündür. Tamamlanmış rüşvet suçunda alt sınır 4 yıl olduğundan TCK m.62’deki indirimle bile ceza 3 yıl 4 ayın altına inmez; bu nedenle HAGB ve erteleme pratikte yalnızca TCK m.252/4’teki teklif veya talebin kabul edilmediği hâlde uygulanabilir. Hükmedilen ceza 1 yılı aştığından adli para cezasına çevrilmesi de mümkün değildir.
16.07.2026 tarihli 7589 sayılı Kanun’un 15’inci maddesiyle CMK m.231 yeniden düzenlenmiştir. Buna göre HAGB kararına karşı artık itiraz değil istinaf yoluna başvurulur; denetim süresi 5 yıldır ve bu süre içinde en fazla 1 yıl denetimli serbestlik tedbiri uygulanabilir. HAGB kararı verilen hükümde hapis cezası ayrıca ertelenemez ve seçenek yaptırımlara çevrilemez. Denetim süresi içinde kasıtlı yeni bir suç işlenirse hüküm açıklanır.
6- Memuriyete ve Adli Sicile Etkisi
Rüşvet, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 48/A-5 maddesinde sayılan suçlardandır. Bu nedenle rüşvetten verilen mahkûmiyet, cezanın süresine bakılmaksızın ve affa uğramış olsa bile memuriyete engel oluşturur; görevdeki memur bakımından da memuriyetin sona ermesi sonucunu doğurur. HAGB kararı bir mahkûmiyet hükmü olmadığından bu engel bakımından kural olarak mahkûmiyet gibi değerlendirilmez; ancak HAGB kararı yalnızca TCK m.252/4’teki hâlde mümkün olduğu için kamu görevlisi şüpheliler bakımından teklif veya talebin kabul edilip edilmediği ve anlaşmanın kurulup kurulmadığı savunmanın merkezinde yer alır.
Rüşvet Suçlamasında Savunma Noktaları
Rüşvet suçlamasıyla karşılaşan şüpheli veya sanık yönünden savunmada şu hususlar öncelikle incelenmelidir:
- Sıfat: Menfaatin verildiği kişi TCK m.6/1-c anlamında kamu görevlisi midir, yoksa TCK m.252/8’de sayılan bir kuruluş adına mı hareket etmektedir? Sıfat usulüne uygun kazanılmış mıdır?
- Görevle bağlantı: İstenen iş görevlinin görev ve yetki alanında mıdır? Değilse olay nüfuz ticareti veya dolandırıcılık bakımından mı değerlendirilmelidir?
- Anlaşma: Tarafların iradeleri gerçekten uyuşmuş mudur? Teklif reddedilmiş veya görevli yalnızca yakalatmak için kabul etmiş gibi davranmış mıdır? Bu durumda TCK m.252/4 veya teşebbüs hükümleri uygulanmalıdır.
- Anlaşmanın zamanı: Menfaat işten önce mi konuşulmuştur, yoksa iş bittikten sonra önceden konuşulmamış bir teşekkür mü söz konusudur?
- İrade serbestliği: Menfaat veren kişi haklı bir işinin görülmeyeceği endişesiyle mecbur mu bırakılmıştır? Bu durumda veren kişi mağdurdur ve suç irtikaptır.
- Etkin pişmanlık: Olay resmî makamlarca öğrenilmeden önce yetkili makamlara bildirilmiş veya rüşvet konusu şey aynen teslim edilmiş midir?
- Deliller: İletişim tespiti CMK m.135’e uygun kararla mı yapılmıştır? Tutanaklarda teklifin içeriği ve kime yapıldığı somut olarak yazılmış mıdır? Kayıt ve tanık beyanları çelişkili midir?
- Nitelikli hâller: TCK m.252/7 veya 2918 sayılı Kanun ek 11 artırımının şartları gerçekten oluşmuş mudur?
- Suç tarihi: Eylem 05.07.2012’den önce işlenmişse lehe kanun karşılaştırması yapılmış mıdır?
- Usul: Kurum davadan haberdar edilmiş midir? Tutuklama için katalog dışı bir suçta somut kaçma veya karartma şüphesi gösterilmiş midir?
- Ceza ve yan sonuçlar: TCK m.252/4 hâlinde HAGB ve erteleme değerlendirilmiş midir? Müsadere doğru maddeye dayandırılmış mıdır?
- Zamanaşımı: Suç tarihinden itibaren 15 yıllık, kesintiyle 22 yıl 6 aylık süre dolmuş mudur?
Sonuç
Rüşvet suçu, kamu görevlisinin görevinin ifasıyla ilgili bir işi yapması veya yapmaması için ona veya göstereceği kişiye menfaat sağlanmasıdır ve TCK m.252 uyarınca rüşvet veren ile alan 4 yıldan 12 yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılır. Rüşvet konusunda anlaşmaya varılması suçun tamamlanması için yeterlidir; teklif veya talep kabul edilmezse ceza yarı oranında indirilir ve 2 yıldan 6 yıla kadar hapis olur. Hâkim, savcı, hakem, bilirkişi, noter ve yeminli mali müşavirler için ceza üçte birden yarısına kadar artırılır. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 2014/624 E., 2016/266 K. sayılı kararına göre rüşvet anlaşması özgür iradeye dayanmalıdır ve yakalatmak amacıyla kabul etmiş gibi görünmek anlaşma sayılmaz; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 2019/540 E., 2020/390 K. sayılı kararına göre ise haklı işi için mecbur bırakılan kişi fail değil mağdurdur ve kamu görevlisi irtikaptan sorumlu olur. TCK m.254 uyarınca olay resmî makamlarca öğrenilmeden önce yetkili makamlara bildiren taraf hakkında ceza verilmez. Kamu görevlileri için soruşturma izni aranmaz, davaya ağır ceza mahkemesi bakar, dava zamanaşımı 15 yıldır ve rüşvetten mahkûmiyet süresine bakılmaksızın memuriyete engeldir.
Sık Sorulan Sorular
Rüşvet suçunun cezası nedir?
Rüşvet suçunun cezası TCK m.252/1 ve 252/2 uyarınca hem rüşvet veren hem de rüşvet alan kamu görevlisi için 4 yıldan 12 yıla kadar hapistir. Teklif veya talep karşı tarafça kabul edilmezse ceza TCK m.252/4 uyarınca yarı oranında indirilerek 2 yıldan 6 yıla kadar hapis olur. Rüşveti alan hâkim, savcı, hakem, bilirkişi, noter veya yeminli mali müşavirse ceza TCK m.252/7 uyarınca üçte birden yarısına kadar artırılır.
Rüşvet teklif etmek suç mu, teklif reddedilirse ne olur?
Evet. Kamu görevlisine rüşvet teklif etmek, teklif reddedilse bile suçtur. TCK m.252/4 uyarınca teklifi kabul edilmeyen kişinin cezası yarı oranında indirilir ve 2 yıldan 6 yıla kadar hapis cezası verilir. Yargıtay 5. Ceza Dairesinin 2020/550 E., 2023/2355 K. sayılı kararında, ekip aracına 90 TL atıp “beni görmezden gelin” diyen ehliyetsiz sürücünün mahkûmiyeti onanmıştır.
Trafik polisine ceza yazmaması için para teklif etmenin cezası nedir?
Ceza yazılmaması için polise veya jandarmaya para teklif edilmesi rüşvet suçudur. Teklif reddedilirse TCK m.252/1 ve 252/4 uyarınca 2 yıldan 6 yıla kadar hapis cezası öngörülür; alt sınırdan belirlenip iyi hâl indirimi yapılırsa ceza 1 yıl 8 ay hapis olur. Bu ceza 2 yılı aşmadığından koşulları varsa HAGB veya erteleme uygulanabilir, ancak 1 yılı aştığından adli para cezasına çevrilemez.
Rüşvette para verilmeden sadece anlaşma yapılması suç mu?
Evet. TCK m.252/3 uyarınca rüşvet konusunda anlaşmaya varılması hâlinde menfaat henüz teslim edilmemiş olsa bile suç tamamlanmış gibi 4 yıldan 12 yıla kadar hapis cezası verilir. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 2023/81 E., 2023/149 K. sayılı kararına göre anlaşmanın yazılı olması gerekmez ve aracılar vasıtasıyla da kurulabilir; ancak anlaşma işin yapılmasından önce veya en geç yapıldığı anda olmalıdır.
Rüşvet suçunda etkin pişmanlık var mı?
Evet. TCK m.254 uyarınca rüşvet alan kamu görevlisi, durum resmî makamlarca öğrenilmeden önce rüşvet konusu şeyi soruşturmaya yetkili makamlara aynen teslim ederse; rüşvet veren veya anlaşan kişi ya da aracı, pişmanlık duyarak durumu yetkili makamlara bildirirse hakkında ceza verilmez. Yargıtay 5. Ceza Dairesinin 2020/922 E., 2023/2727 K. sayılı kararında polise 100 TL verdikten sonra olayı ihbar eden kişi hakkında ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. Yabancı kamu görevlisine rüşvet verenler bu imkândan yararlanamaz.
Rüşvet ile irtikap arasındaki fark nedir?
Rüşvette menfaat veren kişi serbest iradesiyle kamu görevlisiyle anlaşır ve o da fail olarak cezalandırılır. İrtikapta ise kamu görevlisi görevinin sağladığı nüfuzu kötüye kullanarak kişiyi menfaat sağlamaya mecbur bırakır; menfaat veren kişi mağdurdur ve cezalandırılmaz. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 2019/540 E., 2020/390 K. sayılı kararına göre icbar boyutuna ulaşmayan telkin, öneri ve teşvik niteliğindeki davranışlarla menfaat sağlanması rüşvet suçunu oluşturur.
İşimi hızlandırmak için memura para vermek rüşvet mi?
Evet. 05.07.2012’de yürürlüğe giren 6352 sayılı Kanun’dan sonra kamu görevlisinin zaten yapması gereken bir işi yapması veya hızlandırması için menfaat sağlanması da TCK m.252 kapsamında rüşvettir ve 4 yıldan 12 yıla kadar hapis cezası gerektirir. Ancak kişi haklı işinin hiç veya vaktinde görülmeyeceği endişesiyle görevlinin baskısı sonucu ödeme yapmak zorunda kalmışsa, kendisi mağdur sayılır ve görevli TCK m.250’deki irtikaptan sorumlu olur.
Rüşvet suçunda aracının cezası nedir?
TCK m.252/5 uyarınca rüşvet teklifini veya talebini karşı tarafa ileten, rüşvet anlaşmasını sağlayan veya rüşveti teslim eden aracı, kamu görevlisi olsun ya da olmasın müşterek fail olarak 4 yıldan 12 yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılır. Rüşvet ilişkisinde dolaylı olarak kendisine menfaat sağlanan üçüncü kişi de TCK m.252/6 uyarınca aynı şekilde müşterek faildir.
Rüşvet suçunda kamu görevlisi için soruşturma izni gerekir mi?
Hayır. 3628 sayılı Kanun’un 17’nci maddesi uyarınca rüşvet, irtikap ve zimmet gibi suçlarda 4483 sayılı Memurlar ve Diğer Kamu Görevlilerinin Yargılanması Hakkında Kanun hükümleri uygulanmaz ve Cumhuriyet savcısı doğrudan soruşturma yapar. Müsteşarlar, valiler ve kaymakamlar bu kuralın dışındadır; hâkim ve savcılar gibi özel soruşturma usulüne tabi olanlar için ise kendi kanunlarındaki izin hükümleri uygulanır.
Rüşvet suçunda zamanaşımı kaç yıldır?
Rüşvet suçunda dava zamanaşımı TCK m.66/1-d uyarınca 15 yıldır ve kesen nedenlerle en fazla 22 yıl 6 aya kadar uzar. TCK m.252/4’teki teklifin kabul edilmediği hâlde de üst sınır 6 yıl olduğundan zamanaşımı 15 yıldır. TCK m.252/7’deki artırımla üst sınır 18 yıla çıksa bile 20 yılın altında kaldığından süre değişmez.
Rüşvet suçunda HAGB verilir mi, ceza ertelenir mi?
HAGB ve erteleme yalnızca 2 yıl veya daha az hapis cezalarında mümkündür. Tamamlanmış rüşvet suçunda alt sınır 4 yıl olduğundan iyi hâl indirimiyle bile ceza 3 yıl 4 aydır ve HAGB veya erteleme uygulanamaz. Teklif veya talebin kabul edilmediği TCK m.252/4 hâlinde ise ceza 1 yıl 8 aya kadar inebildiğinden koşulları varsa HAGB veya erteleme kararı verilebilir.
Rüşvet suçu memuriyete engel mi?
Evet. Rüşvet, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 48/A-5 maddesinde sayılan suçlardandır ve rüşvetten mahkûmiyet, cezanın süresine bakılmaksızın ve affa uğramış olsa bile memuriyete engel oluşturur. Ayrıca rüşvet alan kamu görevlisi hakkında TCK m.53/5 uyarınca cezanın infazından sonra başlamak üzere hükmolunan cezanın yarısından bir katına kadar görev yapma yasağı verilir.
Rüşvet suçunda tutuklama zorunlu mu?
Hayır. Rüşvet, CMK m.100/3’te sayılan ve tutuklama nedeninin varsayılabildiği katalog suçlar arasında yer almaz. Bu nedenle tutuklama için kuvvetli suç şüphesinin yanında kaçma veya delilleri karartma şüphesini gösteren somut olgular bulunmalıdır. Buna karşılık rüşvet CMK m.135’teki iletişimin dinlenmesi, CMK m.140’taki teknik araçla izleme ve CMK m.128’deki el koyma tedbirlerinin katalog suçlarındandır.
Rüşvet davasına hangi mahkeme bakar?
Rüşvet suçunda hapis cezasının üst sınırı 12 yıl olduğundan davaya ağır ceza mahkemesi bakar. Ağır ceza mahkemesinin kararına karşı istinaf yoluna gidilir; CMK m.286/2-a uyarınca ilk derece mahkemesinin verdiği 5 yıl veya daha az hapis cezasını artırmayan bölge adliye mahkemesi kararları temyiz edilemez.
İstanbul’un Bahçelievler ilçesinde, Bakırköy Adliyesi’ne yakın konumda yer alan Avukat Sinan Karabacak dava takibi ve hukuki danışmanlık hizmeti vermektedir. Rüşvet verme, rüşvet alma veya rüşvete aracılık iddiasıyla şüpheli ya da sanık sıfatıyla bir soruşturma veya kovuşturmayla karşı karşıyaysanız ya da etkin pişmanlık imkânını değerlendirmek istiyorsanız, süreç hakkında bilgi almak için rüşvet soruşturmalarında ceza avukatı desteği sayfasını inceleyebilirsiniz.
Av. Sinan Karabacak Cep Tel: +90 535 671 88 95
Yasal Uyarı: Bu makale Av. Sinan Karabacak tarafından, yalnızca genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmış olup hukuki tavsiye niteliği taşımamaktadır. Her dava kendine özgü koşullar içermektedir. Hukuki danışmanlık için lütfen iletişime geçiniz.

