Kamu İdaresinin Güvenilirliğine ve İşleyişine Karşı Suçlar (TCK 247-266)

kamu idaresinin güvenilirliğine karşı suçlar

İçindekiler

Kamu idaresinin güvenilirliğine ve işleyişine karşı suçlar, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu‘nun İkinci Kitap, Dördüncü Kısım, Birinci Bölümünde 247 ile 266. maddeler arasında düzenlenen ve ortak paydası kamu görevinin hukuka uygun, tarafsız ve dürüst biçimde yürütülmesini korumak olan 14 bağımsız suç tipinden oluşan bir suç grubudur. Bu bölümdeki cezalar, kamu görevlisinin ticaretinde (TCK 259) 6 aya kadar hapis veya adli para cezası ile başlar; görevi kötüye kullanma, kamu görevinin terki ve kişilerin malları üzerinde usulsüz tasarruf gibi suçlarda 3 aydan 2 yıla kadar hapis aralığında kalır; rüşvette 4 yıldan 12 yıla, nitelikli zimmette ise 7 yıl 6 aydan 18 yıla kadar hapse çıkar. Bölümdeki suçların hiçbiri şikâyete bağlı değildir, hiçbiri CMK 253’teki uzlaştırma listesinde yer almaz ve kamu görevlisinin görevi sebebiyle işlediği suçlarda kamu davasının açılmasının ertelenmesi uygulanmaz.

Bu rehberde kamu idaresinin güvenilirliğine karşı suçların neyi koruduğu, hangi suç tiplerini kapsadığı, temel cezaları ve zamanaşımı süreleri, zimmet ve rüşvetteki etkin pişmanlık hükümleri (TCK 248, 254), soruşturma izni ve görevli mahkeme kuralları ile sık karıştırılan suçlar arasındaki farklar özetlenmekte; her suç tipi için hazırladığımız ayrıntılı yazılara yönlendirme yapılmaktadır. Kanunun genel yapısı için Türk Ceza Kanunu sayfamızı da inceleyebilirsiniz.

Kamu İdaresinin Güvenilirliğine ve İşleyişine Karşı Suçlar Nedir?

Kamu idaresinin güvenilirliğine ve işleyişine karşı suçlar, tek bir kişinin malvarlığını değil, devletin idari faaliyetine duyulan güveni korur. Kamu görevlisinin kamu malını zimmetine geçirmesi, görevini yapmak için para alması, nüfuzunu kullanarak menfaat sağlaması, gizli bilgiyi açıklaması veya vatandaşın malına kanunsuz el koyması, idarenin kanuna bağlılığını ve tarafsızlığını doğrudan zedeler. Kanun koyucu bu nedenle söz konusu fiilleri “Millete ve Devlete Karşı Suçlar” kısmının ilk bölümü olarak düzenlemiştir.

Bölümdeki suçların büyük kısmı yalnızca kamu görevlisi tarafından işlenebilen özgü suçlardır. TCK m.6/1-c’ye göre kamu görevlisi, kamusal faaliyetin yürütülmesine atama, seçilme veya herhangi bir surette sürekli, süreli ya da geçici olarak katılan kişidir; statünün memur, sözleşmeli, işçi veya seçilmiş olması fark etmez. Buna karşılık nüfuz ticareti (TCK 255), kamu görevinin usulsüz olarak üstlenilmesi (TCK 262), özel işaret ve kıyafetleri usulsüz kullanma (TCK 264) ve görevi yaptırmamak için direnme (TCK 265) herkes tarafından işlenebilir. Rüşvette ise rüşvet veren kişi de suçun failidir.

Bölümün 263’üncü maddesinde yer alan kanuna aykırı eğitim kurumu suçu, 6460 sayılı Kanun’un 13’üncü maddesiyle 17.04.2013 tarihinde yürürlükten kaldırılmıştır. 266’ncı madde ise bağımsız bir suç değil, bütün suçlar için uygulanabilen genel bir ağırlatıcı nedendir.

Yargıtay Kararları Işığında Kamu İdaresinin Güvenilirliğine Karşı Suçların Ortak Özellikleri

Kamu idaresinin güvenilirliğine karşı suçlar birbirinden farklı fiilleri düzenlese de Yargıtay içtihatlarıyla ve kanunun sistematiğiyle ortaya konulan bazı ortak özellikler taşır. Maddeler hâlinde saymak gerekirse kamu idaresinin güvenilirliğine karşı suçlarda;

  1. Korunan hukuki değer, kamu idaresinin güvenilirliği ve kamu görevinin kanuna uygun, tarafsız biçimde yürütülmesidir.
  2. Suçların tamamı resen soruşturulur; şikâyetten vazgeçme davayı düşürmez.
  3. Suçların hiçbiri CMK m.253’teki uzlaştırma listesinde yer almaz; ancak CMK m.253/1-c uyarınca suça sürüklenen çocuklar bakımından, mağdurun gerçek veya özel hukuk tüzel kişisi olması koşuluyla üst sınırı 3 yılı geçmeyen suçlarda (örneğin görevi yaptırmamak için direnmenin temel hâlinde) uzlaştırma yoluna gidilir.
  4. Kamu görevlisinin görevi sebebiyle işlediği suçlarda ve kamu görevlisine karşı görevinden dolayı işlenen suçlarda CMK m.171/6-b uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilemez.
  5. Görevi kötüye kullanma (TCK 257), kanunda ayrıca suç olarak tanımlanmayan görev aykırılıklarında uygulanan genel ve tali bir normdur; özel bir suç tipi oluşuyorsa o uygulanır.
  6. Zimmet, irtikap ve rüşvette 3628 sayılı Kanun’un 17’nci maddesi uyarınca 4483 sayılı Kanun’a göre soruşturma izni aranmaz; görevi kötüye kullanma, sır açıklama, kamu görevinin terki ve kamu görevlisinin ticareti gibi diğer görev suçlarında izin gerekir.
  7. Kamu görevinin sağladığı yetkinin kötüye kullanılmasıyla işlenen suçlarda hapis cezasına ek olarak TCK m.53/5 uyarınca görev yasağı verilir.
  8. Etkin pişmanlık yalnızca zimmet (TCK 248) ve rüşvette (TCK 254) düzenlenmiştir; diğer suçlarda zararın giderilmesi yalnızca takdiri indirimde ve HAGB değerlendirmesinde gözetilir.

Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 2015/5-95 E., 2017/71 K. sayılı kararında belirtildiği üzere, katılma hakkı ancak suçtan doğrudan zarar görenlere tanınır; dolaylı veya muhtemel zararlar katılma hakkı vermez. Bu ilke bölümde önemli bir ayrım yaratır: zimmet, irtikap ve rüşvette zarar gören kurum 3628 sayılı Kanun’un 18’inci maddesiyle davaya katılabilirken, kamu görevlisinin ticareti ve özel işaret ve kıyafetleri usulsüz kullanma gibi suçlarda kurumun katılma hakkı bulunmaz.

Kamu İdaresinin Güvenilirliğine Karşı Suçlar Listesi, Cezaları ve Zamanaşımı Süreleri

Aşağıdaki tablo, TCK 247-265 arasındaki 14 bağımsız suç tipini, temel hâlin cezasını, görevli mahkemeyi ve temel hâl için dava zamanaşımı süresini topluca göstermektedir. Nitelikli hâller ve indirimler ilgili suçun bölümünde ve ayrıntılı yazısında ele alınmıştır.

MaddeSuçTemel cezaGörevli mahkemeDava zamanaşımı
TCK 247Zimmet5-12 yıl hapis; nitelikli zimmette 7 yıl 6 ay-18 yılAğır ceza15 yıl
TCK 250İrtikapİcbarda 5-10 yıl; iknada 3-5 yıl; hatadan yararlanmada 1-3 yıl hapisAğır ceza (250/3’te asliye ceza)15 yıl (250/2 ve 250/3’te 8 yıl)
TCK 251Denetim görevinin ihmaliİhmalde 3 ay-3 yıl hapis; kasten göz yumanda asıl suçun cezasıAsliye ceza8 yıl
TCK 252Rüşvet4-12 yıl hapisAğır ceza15 yıl
TCK 255Nüfuz ticareti2-5 yıl hapis ve 5.000 güne kadar adli paraAsliye ceza8 yıl (fail kamu görevlisiyse 15 yıl)
TCK 256Zor kullanma yetkisine ilişkin sınırın aşılmasıKasten yaralama hükümlerine göre; basit hâlde 9 ay-2 yıl 3 ay hapisAsliye ceza (ağır hâllerde ağır ceza)8 yıl (ağır hâllerde 15 yıl)
TCK 257Görevi kötüye kullanmaİcrai hâlde 6 ay-2 yıl; ihmalde 3 ay-1 yıl hapisAsliye ceza8 yıl
TCK 258Göreve ilişkin sırrın açıklanması1-4 yıl hapisAsliye ceza8 yıl
TCK 259Kamu görevlisinin ticareti6 aya kadar hapis veya adli paraAsliye ceza8 yıl
TCK 260Kamu görevinin terki veya yapılmamasıHer bir görevli için 3 ay-1 yıl hapisAsliye ceza8 yıl
TCK 261Kişilerin malları üzerinde usulsüz tasarruf6 ay-2 yıl hapisAsliye ceza8 yıl
TCK 262Kamu görevinin usulsüz olarak üstlenilmesi3 ay-2 yıl hapisAsliye ceza8 yıl
TCK 264Özel işaret ve kıyafetleri usulsüz kullanma3 ay-1 yıl hapisAsliye ceza8 yıl
TCK 265Görevi yaptırmamak için direnme6 ay-3 yıl hapis; yargı görevi yapana karşı 2-4 yılAsliye ceza8 yıl

Kesinleşen cezalar bakımından ceza zamanaşımı ayrıca işler; dava zamanaşımı, zamanaşımını kesen işlemler varsa yarı oranında uzar. Soruşturma izni beklenirken geçen süre dava zamanaşımını durdurur.

Kamu Malına ve Kamu Kaynaklarına Karşı Suçlar (TCK 247, 250, 251)

Bu gruptaki üç suç, kamu görevlisinin görevini kullanarak kamuya veya kişilere ait değerlerden haksız menfaat elde etmesini cezalandırır. Ortak noktaları görevin sağladığı imkânın kötüye kullanılmasıdır; aralarındaki fark ise menfaatin nereden ve nasıl sağlandığıdır. Görevli, zilyetliğindeki malı kendine geçirirse zimmet, vatandaşı yarar sağlamaya zorlar veya kandırırsa irtikap, bu suçları denetlemesi gerekirken göz yumar veya denetimi ihmal ederse denetim görevinin ihmali gündeme gelir.

Zimmet (TCK 247, 248, 249)

Zimmet, kamu görevlisinin görevi nedeniyle zilyetliği kendisine devredilmiş olan veya koruma ve gözetimiyle yükümlü olduğu malı kendisinin veya başkasının zimmetine geçirmesidir ve 5 yıldan 12 yıla kadar hapis cezasını gerektirir. Zimmetin açığa çıkmamasını sağlamaya yönelik hileli davranışlarla işlenen nitelikli zimmette ceza yarı oranında artarak 7 yıl 6 aydan 18 yıla çıkar; malın geçici olarak kullanılıp iade edilmek üzere alındığı kullanma zimmetinde ise yarıya kadar indirilebilir. Malın değeri azsa TCK 249 uyarınca ceza üçte birden yarıya kadar indirilir. Davaya ağır ceza mahkemesi bakar, soruşturma izni aranmaz ve dava zamanaşımı 15 yıldır. Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanmadan farkı, etkin pişmanlık oranları ve indirimlerin uygulanma sırası için zimmet suçu ve cezası (TCK 247) yazımızı inceleyebilirsiniz.

İrtikap (TCK 250)

İrtikap, kamu görevlisinin görevinin sağladığı nüfuzu veya güveni kötüye kullanarak bir kişiyi kendisine ya da başkasına yarar sağlamaya zorlaması, hileli davranışlarla ikna etmesi ya da kişinin hatasından yararlanarak yarar elde etmesidir. İcbar suretiyle irtikap 5 yıldan 10 yıla, ikna suretiyle irtikap 3 yıldan 5 yıla, hatadan yararlanarak irtikap 1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezasını gerektirir. İrtikap edilen menfaatin değeri ve mağdurun ekonomik durumu gözetilerek ceza yarısına kadar indirilebilir. İrtikapta etkin pişmanlık hükmü yoktur ve soruşturma izni aranmaz. Rüşvet ve yağmayla ayrımı, mağdurun durumu ve görevli mahkeme için irtikap suçu (TCK 250) sayfamıza bakabilirsiniz.

Denetim Görevinin İhmali (TCK 251)

Denetim görevinin ihmali, denetimle yükümlü bir kamu görevlisinin, denetlediği görevlilerin zimmet veya irtikap suçu işlemesine kasten göz yumması ya da denetim görevini ihmal ederek bu suçların işlenmesine imkân sağlamasıdır. Kasten göz yuman amir TCK 251/1 uyarınca işlenen suçun müşterek faili sayılır ve zimmet veya irtikabın cezasını alır; denetim görevini ihmal eden amir ise TCK 251/2 uyarınca 3 aydan 3 yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Asıl zimmet veya irtikap sabit değilse bu suç oluşmaz. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 2023/88 E., 2023/112 K. sayılı kararında, TCK 251/2’deki suçtan zarar gören kurumun davaya katılamayacağı kabul edilmiştir. İlliyet bağı, görevi kötüye kullanmayla sınırı ve soruşturma izni için denetim görevinin ihmali suçu (TCK 251) yazımızı okuyabilirsiniz.

Rüşvet ve Nüfuz İlişkisine Dayanan Suçlar (TCK 252, 255, 259)

Bu gruptaki üç suç, kamu görevinin bir menfaat karşılığında pazarlık konusu yapılmasını cezalandırır. Görevli, görevinin gereklerine uygun veya aykırı bir işi yapmak için kişiyle anlaşırsa rüşvet, bir kişi kamu görevlisi üzerindeki nüfuzunu kullanarak iş gördürme vaadiyle menfaat temin ederse nüfuz ticareti, görevli görevinin sağladığı nüfuzla mal veya hizmet satmaya çalışırsa kamu görevlisinin ticareti oluşur.

Rüşvet (TCK 252, 253, 254)

Rüşvet, bir kamu görevlisinin görevinin ifasıyla ilgili bir işi yapması veya yapmaması için ona ya da göstereceği bir başka kişiye doğrudan veya aracılar vasıtasıyla menfaat sağlanmasıdır. Rüşvet veren ve rüşvet alan, 4 yıldan 12 yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır; taraflar anlaştığında menfaat henüz verilmemiş olsa bile suç tamamlanmış sayılır. Teklif veya talep karşı tarafça kabul edilmezse ceza yarı oranında indirilerek 2 yıldan 6 yıla kadar hapis olur. Rüşvetten yararına haksız menfaat sağlanan tüzel kişiler hakkında TCK 253 uyarınca güvenlik tedbirlerine hükmolunur. Davaya ağır ceza mahkemesi bakar, soruşturma izni aranmaz ve dava zamanaşımı 15 yıldır. Etkin pişmanlık, aracının sorumluluğu ve kamu görevlisi sayılan özel kişiler için rüşvet suçu ve cezası (TCK 252) yazımıza göz atabilirsiniz.

Nüfuz Ticareti (TCK 255)

Nüfuz ticareti, bir kişinin kamu görevlisi üzerinde nüfuz sahibi olduğundan bahisle, haksız bir işin gördürülmesi için o görevli nezdinde girişimde bulunmak amacıyla kendisine veya başkasına menfaat temin etmesidir ve 2 yıldan 5 yıla kadar hapis ile 5.000 güne kadar adli para cezasını gerektirir. Fail kamu görevlisiyse hapis cezası yarı oranında artırılır; işini gördürmek için menfaat sağlayan kişi de 1 yıldan 3 yıla kadar hapisle cezalandırılır. Gerçekte bir nüfuz bulunmuyorsa eylem dolandırıcılık oluşturabilir ve parayı veren kişi mağdur konumuna geçer. Rüşvetle sınırı ve dolandırıcılık ihtimali için nüfuz ticareti suçu (TCK 255) sayfamızı inceleyebilirsiniz.

Kamu Görevlisinin Ticareti (TCK 259)

Kamu görevlisinin ticareti, kamu görevlisinin yürüttüğü görevin sağladığı nüfuzdan yararlanarak bir başkasına mal veya hizmet satmaya çalışmasıdır ve 6 aya kadar hapis veya adli para cezasını gerektirir. Suçun tamamlanması için satışın gerçekleşmesi gerekmez. Yargıtay’a göre ayırt edici unsur nüfuzdur: kurumda işi olanlara veya emrindeki personele yapılan satışlar suç oluşturur, görevle bağlantısı olmayan ticaret ise yalnızca disiplin konusudur. Suç bölümde önödeme kapsamındaki iki suçtan biridir. Memurun ticaret yasağıyla farkı ve Yargıtay’ın nüfuz ölçütü için memurun nüfuzunu kullanarak satış yapması suçu yazımızı okuyabilirsiniz.

Görevin Kötüye Kullanılmasına ve Yapılmamasına İlişkin Suçlar (TCK 257, 258, 260)

Bu gruptaki üç suç, kamu görevlisinin görevini kanuna aykırı yapmasını, gizli kalması gereken bilgiyi açıklamasını veya görevini toplu olarak bırakmasını cezalandırır. Bu suçların ortak özelliği, kural olarak bir maddi menfaatin aranmamasıdır; korunan değer kamu hizmetinin kendisidir.

Görevi Kötüye Kullanma (TCK 257)

Görevi kötüye kullanma, kanunda ayrıca suç olarak tanımlanmayan hâllerde görevinin gereklerine aykırı davranarak ya da görevini ihmal edip geciktirerek kişilerin mağduriyetine, kamunun zararına veya kişilere haksız menfaat sağlanmasına neden olunmasıdır. İcrai davranışla işlenen hâlin cezası 6 aydan 2 yıla, ihmali davranışla işlenen hâlin cezası 3 aydan 1 yıla kadar hapistir; bu cezalar 6086 sayılı Kanun’la 19.12.2010’dan itibaren indirilmiştir. Suç bölümün genel ve tali normudur; eylem zimmet, irtikap, rüşvet veya kişilerin malları üzerinde usulsüz tasarruf gibi özel bir suçu oluşturuyorsa o suç uygulanır. Soruşturma izni gerekir. İcrai ve ihmali hâl ayrımı, netice unsuru ve savunma noktaları için görevi kötüye kullanma suçu ve cezası (TCK 257) yazımıza bakabilirsiniz.

Göreve İlişkin Sırrın Açıklanması (TCK 258)

Göreve ilişkin sırrın açıklanması, kamu görevlisinin görevi nedeniyle kendisine verilen veya görevi sırasında öğrendiği ve gizli kalması gereken belgeleri, kararları, emirleri ve diğer tebligatı açıklaması veya başkalarının bunları öğrenmesini kolaylaştırmasıdır ve 1 yıldan 4 yıla kadar hapis cezasını gerektirir. Görev sona erdikten sonra aynı fiili işleyen kişiye de aynı ceza verilir. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 2019/466 E., 2022/842 K. sayılı kararında, bu suçun konusunun idarenin gizli tutulmasını istediği bilgiler olduğu belirtilmiş ve sır kavramı gizliliğin ihlali ile kişisel veri suçlarından ayrılmıştır. Sır ölçütü ve dinleme delili sorunu için göreve ilişkin sırrın açıklanması suçu (TCK 258) sayfamızı inceleyebilirsiniz.

Kamu Görevinin Terki veya Yapılmaması (TCK 260)

Kamu görevinin terki veya yapılmaması, kamu görevlilerinin hukuka aykırı olarak ve toplu biçimde görevlerini terk etmesi, görevlerine gelmemesi, görevlerini kısmen veya tamamen yapmaması ya da yavaşlatmasıdır ve eyleme katılan her bir görevli için 3 aydan 1 yıla kadar hapis cezasını gerektirir. Eyleme katılan kamu görevlisi sayısı üçten fazla değilse ceza verilmez. Mesleki ve sosyal haklarla ilgili, hizmeti aksatmayan, geçici ve kısa süreli eylemlerde ceza indirilebilir veya hiç verilmeyebilir. Sendikal iş bırakma eylemleri, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi ve Anayasa Mahkemesi kararları ışığında hukuka aykırılık unsuru bakımından ayrıca değerlendirilir. Toplu eylemin ölçütleri ve sendikal hak tartışması için kamu görevinin terki veya yapılmaması suçu (TCK 260) yazımızı okuyabilirsiniz.

Vatandaşa Karşı Yetki Aşımı Suçları (TCK 256, 261)

Bu gruptaki iki suç, kamu görevlisinin kamu gücünü kişilerin vücut bütünlüğü veya malvarlığı üzerinde kanunun izin verdiği sınırın dışında kullanmasını cezalandırır. Kuvvet kişiye yönelmişse zor kullanma yetkisine ilişkin sınırın aşılması, kişinin malına yönelmişse kişilerin malları üzerinde usulsüz tasarruf gündeme gelir.

Zor Kullanma Yetkisine İlişkin Sınırın Aşılması (TCK 256)

Zor kullanma yetkisine ilişkin sınırın aşılması, kanunen zor kullanma yetkisi bulunan bir kamu görevlisinin görevini yaptığı sırada kişilere karşı görevinin gerektirdiği ölçünün dışında kuvvet kullanmasıdır. Madde ayrı bir ceza öngörmez; kasten yaralama hükümleri uygulanır ve kamu görevlisinin nüfuzunu kötüye kullanması nedeniyle TCK 86/3-d’deki artırım da yapıldığından basit yaralamada ceza 9 aydan 2 yıl 3 aya kadar hapis olur. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 2014/269 E., 2017/108 K. sayılı kararına göre işkenceden ayrımda sistematiklik belirleyicidir; anlık ve orantısız kuvvet kullanımı TCK 256 kapsamında kalır. Polis müdahalesinde ölçülülük, işkence ayrımı ve soruşturma usulü için zor kullanma yetkisine ilişkin sınırın aşılması suçu (TCK 256) sayfamıza göz atabilirsiniz.

Kişilerin Malları Üzerinde Usulsüz Tasarruf (TCK 261)

Kişilerin malları üzerinde usulsüz tasarruf, kamu görevlisinin ilgili kanunlarda belirlenen koşullara aykırı olduğunu bilerek kişilerin taşınır veya taşınmaz malları üzerinde, karşılık ödense bile zorla tasarrufta bulunmasıdır ve 6 aydan 2 yıla kadar hapis cezasını gerektirir. Suç tali niteliktedir: fiil nitelikli mala zarar verme veya hakkı olmayan yere tecavüz gibi daha ağır bir suç oluşturuyorsa yalnızca o suçtan ceza verilir. Uygulamada en çok kamulaştırma veya imar uygulaması yapılmadan özel arazilerden yol geçiren belediye başkanları ve muhtarlar bakımından gündeme gelir. Daha ağır suç kaydı, kast ve malikin hakları için kamulaştırmasız el atmada kamu görevlisinin cezai sorumluluğu yazımızı inceleyebilirsiniz.

Kamu Görevini ve Sıfatını Haksız Kullanma Suçları (TCK 262, 264)

Bu gruptaki iki suç, kamu görevlisi olmayan kişilerin kamu görevine veya bu görevin dış görünüşüne sahip çıkmasını cezalandırır. Kişi görevi fiilen icra etmeye kalkışırsa kamu görevinin usulsüz olarak üstlenilmesi, yalnızca resmi elbiseyi giyer veya hakkı olmayan nişanı takarsa özel işaret ve kıyafetleri usulsüz kullanma oluşur. İki suç birlikte işlenirse gerçek içtima kuralları uygulanır.

Kamu Görevinin Usulsüz Olarak Üstlenilmesi (TCK 262)

Kamu görevinin usulsüz olarak üstlenilmesi, bir kamu görevini kanun ve nizamlara aykırı olarak yerine getirmeye teşebbüs etmek veya terk emri kendisine bildirildiği hâlde görevi sürdürmektir ve 3 aydan 2 yıla kadar hapis cezasını gerektirir. Yargıtay’a göre kendini polis, savcı veya müfettiş olarak tanıtmak tek başına yetmez; kimlik kontrolü, arama veya durdurma gibi göreve ait bir işlemin fiilen yapılmaya kalkışılması gerekir. Sahte sıfat dolandırıcılığın hilesi olarak kullanılmışsa nitelikli dolandırıcılık uygulanır. Faili kural olarak kamu görevlisi olmadığından soruşturma izni aranmaz ve kamu davasının açılmasının ertelenmesi uygulanabilir. Sahte polis olayları ve dolandırıcılıkla ilişkisi için kendini polis veya memur olarak tanıtma suçu yazımıza bakabilirsiniz.

Özel İşaret ve Kıyafetleri Usulsüz Kullanma (TCK 264)

Özel işaret ve kıyafetleri usulsüz kullanma, bir rütbenin, kamu görevinin veya mesleğin resmi elbisesini yetkisi olmadan alenen ve başkalarını yanıltacak şekilde giymek ya da hakkı olmayan nişan veya madalyaları takmaktır ve 3 aydan 1 yıla kadar hapis cezasını gerektirir. Elbisenin sağladığı kolaylıktan yararlanarak başka bir suç işlenirse ceza üçte bir artırılır ve diğer suçun cezası ayrıca verilir. Temel hâl 6763 sayılı Kanun’la 02.12.2016’dan itibaren önödeme kapsamındadır. Yargıtay’a göre polis rozeti, kokart veya kartı göstermek nişan veya madalya takmak sayılmaz. Rozet ve kokart ayrımı ile önödeme miktarı için özel işaret ve kıyafetleri usulsüz kullanma suçu (TCK 264) sayfamızı okuyabilirsiniz.

Kamu Görevlisine Karşı Direnme (TCK 265)

Bölümün kamu görevlisine karşı işlenen tek suçu görevi yaptırmamak için direnmedir. Bu suçta korunan değer, kamu görevinin engellenmeden yerine getirilmesidir; fail herkes olabilir.

Görevi Yaptırmamak İçin Direnme (TCK 265)

Görevi yaptırmamak için direnme, bir kamu görevlisinin görevini yapmasını engellemek amacıyla ona karşı cebir veya tehdit kullanılmasıdır ve 6 aydan 3 yıla kadar hapis cezasını gerektirir. Suç hâkim, Cumhuriyet savcısı veya avukat gibi yargı görevi yapan bir kişiye karşı işlenirse ceza 2 yıldan 4 yıla kadar hapistir. Fail kendini tanınmayacak hâle koyarsa veya suç birden fazla kişi tarafından birlikte işlenirse ceza üçte bir, silahla işlenirse yarı oranında artırılır. Kamu görevlisine karşı görevinden dolayı işlendiği için kamu davasının açılmasının ertelenmesi uygulanmaz; uzlaştırma (suça sürüklenen çocuklar bakımından CMK m.253/1-c istisnası hariç), önödeme ve basit yargılama da yoktur. Polise mukavemet olayları, hakaret ve yaralamayla içtima için görevi yaptırmamak için direnme suçu (TCK 265) yazımızı inceleyebilirsiniz.

Kamu Görevine Ait Araç ve Gereçleri Suçta Kullanma (TCK 266)

TCK 266, bağımsız bir suç değil, bütün suçlar bakımından uygulanabilen genel bir ağırlatıcı nedendir. Görevi gereği elinde bulundurduğu araç ve gereçleri bir suçun işlenmesi sırasında kullanan kamu görevlisi hakkında, ilgili suçun tanımında kamu görevlisi sıfatı esasen göz önünde bulundurulmamışsa, verilecek ceza üçte biri oranında artırılır.

TCK 266’nın uygulanması için iki şart birlikte aranır:

  1. Failin, görevi gereği elinde bulundurduğu bir araç veya gereci, örneğin hizmet silahını, resmi aracı veya kurum bilgisayarını suçun işlenmesi sırasında kullanması,
  2. İşlenen suçun tanımında kamu görevlisi sıfatının esasen göz önünde bulundurulmamış olması.

Bu nedenle zimmet, irtikap, rüşvet, görevi kötüye kullanma veya zor kullanma yetkisinin aşılması gibi failin kamu görevlisi olmasının suçun unsuru olduğu suçlarda TCK 266 uygulanmaz. Buna karşılık bir polis memurunun hizmet silahıyla görev dışında kasten yaralama suçu işlemesi veya bir görevlinin resmi aracı kaçakçılıkta kullanması gibi genel suçlarda ceza üçte bir oranında artırılır.

Kamu İdaresinin Güvenilirliğine Karşı Suçlarda Etkin Pişmanlık ve İndirim Hükümleri

Bölümde etkin pişmanlık yalnızca zimmet ve rüşvet için düzenlenmiştir. Diğer suçlarda zararın giderilmesi, suçu veya cezayı ortadan kaldırmaz; yalnızca TCK m.62’deki takdiri indirimde ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasında aranan zararın giderilmesi şartında gözetilir.

  • TCK 248/1 (zimmet): Soruşturma başlamadan önce zimmete geçirilen mal aynen iade edilir veya zarar tamamen tazmin edilirse ceza üçte iki oranında indirilir.
  • TCK 248/2 (zimmet): Kovuşturma başlamadan önce gönüllü olarak iade veya tazmin yapılırsa ceza yarı oranında, hükümden önce yapılırsa üçte bir oranında indirilir. Kısmi iade yeterli değildir ve indirim oranları sabittir.
  • TCK 249 (zimmet): Zimmete geçirilen malın değeri azsa ceza üçte birden yarıya kadar indirilir.
  • TCK 254/1 (rüşvet alan): Rüşvet alan kişi, durum resmi makamlarca öğrenilmeden önce rüşvet konusu şeyi soruşturmaya yetkili makamlara aynen teslim ederse veya rüşvet için anlaşan görevli durumu haber verirse cezaya hükmolunmaz.
  • TCK 254/2-3 (rüşvet veren ve iştirak edenler): Rüşvet veren veya rüşvete iştirak eden kişi, durum resmi makamlarca öğrenilmeden önce pişmanlık duyarak yetkili makamları haberdar ederse cezaya hükmolunmaz. Bu hüküm yabancı kamu görevlilerine rüşvet verenlere uygulanmaz.
  • TCK 250/4 (irtikap): Etkin pişmanlık değil, menfaatin değeri ve mağdurun ekonomik durumuna bağlı takdiri bir indirimdir; ceza yarısına kadar indirilebilir.
  • TCK 255/3 (nüfuz ticareti) ve TCK 252/4 (rüşvet): Teklif veya talep karşı tarafça kabul edilmezse ceza yarı oranında indirilir.

Sık Karıştırılan Kamu İdaresinin Güvenilirliğine Karşı Suçlar Arasındaki Farklar

Bu bölümdeki suçların birçoğu aynı olay içinde birlikte gündeme gelebilir ve hangi maddenin uygulanacağı cezayı, görevli mahkemeyi ve soruşturma iznini doğrudan değiştirir. Yargıtay uygulamasında sık karşılaşılan ayrım ölçütleri şunlardır:

  1. Zimmet ile hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma: Mal, kamu görevlisine görevi nedeniyle teslim edilmişse zimmet, görevle ilgisi olmayan bir teslimde veya fail kamu görevlisi değilse güveni kötüye kullanma uygulanır.
  2. Rüşvet ile irtikap: Kişi ile görevli arasında serbest iradeyle bir anlaşma varsa rüşvet, görevli kişiyi zorlamış veya kandırmışsa irtikap oluşur; irtikapta menfaati veren kişi fail değil, mağdurdur.
  3. İcbar suretiyle irtikap ile yağma: Görevli, görevinin sağladığı nüfuzu kullanarak zorlamışsa irtikap, görevle ilgisi olmayan bir cebir veya tehdit kullanmışsa yağma gündeme gelir.
  4. Nüfuz ticareti ile rüşvet: Menfaat doğrudan işi yapacak kamu görevlisine verilmişse rüşvet, görevli üzerinde nüfuz sahibi olduğunu söyleyen aracıya verilmişse nüfuz ticareti oluşur.
  5. Kamu görevlisinin ticareti ile irtikap: Görevli nüfuzuyla gerçek bir mal veya hizmet satmaya çalışıyorsa TCK 259, karşılıksız bir yarar için kişiyi zorluyorsa irtikap uygulanır.
  6. Görevi kötüye kullanma ile özel görev suçları: Eylem zimmet, irtikap, rüşvet, sır açıklama, kamu görevlisinin ticareti veya kişilerin malları üzerinde usulsüz tasarruf gibi özel bir suçu oluşturuyorsa TCK 257 uygulanmaz.
  7. Denetim görevinin ihmali ile görevi kötüye kullanma: Denetlenen görevlinin zimmet veya irtikabı sabitse TCK 251, sabit değilse ve yalnızca denetim aksaklığı varsa TCK 257/2 değerlendirilir.
  8. Göreve ilişkin sırrın açıklanması ile gizliliğin ihlali: İdarenin gizli tuttuğu bilgi TCK 258’in, soruşturma işlemlerinin içeriği ise gizliliğin ihlali suçunun konusudur.
  9. Kamu görevinin usulsüz olarak üstlenilmesi ile özel işaret ve kıyafetleri usulsüz kullanma: Görevin fiilen icrasına kalkışmak TCK 262’yi, yalnızca resmi elbiseyi giymek TCK 264’ü oluşturur.
  10. Kişilerin malları üzerinde usulsüz tasarruf ile mala zarar verme: Görevlinin kanunsuz tasarrufu sırasında dikili ağaçlara zarar verilmişse daha ağır olan nitelikli mala zarar verme uygulanır ve iki suçtan ayrı ayrı ceza verilmez.

Kamu İdaresinin Güvenilirliğine Karşı Suçlarda Soruşturma ve Yargılama Usulü

Soruşturma İzni (4483 Sayılı Kanun)

Memurlar ve diğer kamu görevlilerinin görevleri sebebiyle işledikleri suçlarda soruşturma, 4483 sayılı Memurlar ve Diğer Kamu Görevlilerinin Yargılanması Hakkında Kanun uyarınca yetkili merciin iznine bağlıdır. İzin verilmeden açılan dava, kovuşturma şartı gerçekleşmediğinden düşer. Ancak 3628 sayılı Kanun’un 17’nci maddesi, zimmet, irtikap ve rüşvet gibi belirli suçlarda 4483 sayılı Kanun’un uygulanmayacağını düzenler.

DurumSuçlar
Soruşturma izni aranmaz (3628 s.K. m.17)Zimmet (247), irtikap (250), rüşvet (252), kasten göz yuman amir bakımından denetim görevinin ihmali (251/1)
Soruşturma izni gerekirDenetim görevinin ihmali (251/2), görevi kötüye kullanma (257), sır açıklama (258), kamu görevlisinin ticareti (259), kamu görevinin terki (260), kişilerin malları üzerinde usulsüz tasarruf (261)
Fail kamu görevlisi değilse izin sorunu doğmazNüfuz ticareti (255), kamu görevinin usulsüz olarak üstlenilmesi (262), özel işaret ve kıyafetleri usulsüz kullanma (264), direnme (265)
Göreve göre değişirZor kullanma (256): adli kolluk görevinde CMK m.161/5 uyarınca savcı doğrudan soruşturur

Hâkimler ve Cumhuriyet savcıları için 2802 sayılı Kanun’daki, valiler ve kaymakamlar için ise kendi özel soruşturma usulleri uygulanır.

Önödeme, Kamu Davasının Ertelenmesi, Basit Yargılama ve Tutuklama

Bölümdeki suçların hiçbiri şikâyete bağlı değildir ve CMK m.253’teki uzlaştırma listesinde yer almaz; suça sürüklenen çocuklar bakımından CMK m.253/1-c’deki istisna saklıdır. Önödeme yalnızca iki suçta uygulanır: kamu görevlisinin ticareti (TCK 259) ve özel işaret ve kıyafetleri usulsüz kullanmanın temel hâli (TCK 264/1).

Kamu davasının açılmasının ertelenmesi, CMK m.171/6-b uyarınca kamu görevlisi tarafından görevi sebebiyle veya kamu görevlisine karşı görevinden dolayı işlenen suçlarda uygulanmaz; CMK m.171/2 ise önödeme kapsamındaki suçları bu kurumun dışında bırakır. Bu nedenle bölümde kamu davasının açılmasının ertelenmesi pratikte yalnızca faili kamu görevlisi olmayan kamu görevinin usulsüz olarak üstlenilmesi (TCK 262) ile özel işaret ve kıyafetleri usulsüz kullanmanın 264/2’deki hâli bakımından gündeme gelir.

Cezanın üst sınırı 2 yılı aşmayan suçlarda, yani görevi kötüye kullanma, kamu görevlisinin ticareti, kamu görevinin terki, kişilerin malları üzerinde usulsüz tasarruf, kamu görevinin usulsüz olarak üstlenilmesi ve özel işaret ve kıyafetleri usulsüz kullanmada basit yargılama usulü uygulanabilir ve sonuç ceza dörtte bir oranında indirilir. Aynı suçlarda CMK m.100/4 uyarınca tutuklama kararı verilemez.

Görevli Mahkeme, Katılma ve Zamanaşımı

Zimmet, icbar ve ikna suretiyle irtikap ve rüşvet davalarına ağır ceza mahkemesi, bölümdeki diğer suçlara kural olarak asliye ceza mahkemesi bakar. Asliye ceza mahkemesinin görevine giren bir suç, ağır ceza mahkemesinin görevine giren bir suçla bağlantılıysa davalar birleştirilerek ağır cezada görülebilir.

Zimmet, irtikap ve rüşvette zarar gören kamu kurumu 3628 sayılı Kanun’un 18’inci maddesi uyarınca davaya katılabilir. Kamu görevlisinin ticareti, denetim görevinin ihmali (251/2) ve özel işaret ve kıyafetleri usulsüz kullanmada ise kurum doğrudan zarar görmediğinden katılamaz. Kişilerin malları üzerinde usulsüz tasarrufta malik, görevi kötüye kullanmada ise mağdur olan kişi davaya katılabilir.

Dava zamanaşımı zimmet, icbar suretiyle irtikap ve rüşvette 15 yıl, bölümdeki diğer suçların temel hâllerinde 8 yıldır. Nüfuz ticaretinde fail kamu görevlisiyse süre 15 yıla çıkar.

HAGB, Erteleme ve Memuriyete Etkisi

Hükmedilen ceza 2 yıl veya daha az olduğunda, koşulları varsa hükmün açıklanmasının geri bırakılması ve cezanın ertelenmesi değerlendirilebilir. HAGB için kamunun veya mağdurun uğradığı somut zararın giderilmesi aranır. 7589 sayılı Kanun’la 31.07.2026’dan itibaren HAGB kararında denetim süresi 5 yıldır; açıklanması geri bırakılan hapis cezası ertelenemez ve seçenek yaptırımlara çevrilemez.

657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 48/A-5 maddesi uyarınca zimmet, irtikap ve rüşvetten verilen mahkûmiyet, cezanın süresine bakılmaksızın memuriyete engeldir. Görevi kötüye kullanma, sır açıklama ve kişilerin malları üzerinde usulsüz tasarruf gibi diğer suçlar bu listede yer almaz; ancak kasten işlenen bir suçtan 1 yıl veya daha fazla hapis cezasına mahkûmiyet de memuriyete engeldir. HAGB kararı mahkûmiyet sayılmaz. Ceza yargılamasından bağımsız olarak aynı eylem nedeniyle disiplin soruşturması da yürütülebilir.

Bölümün yanında kamu görevlilerini ve yargının işleyişini ilgilendiren diğer suç grupları için adliyeye karşı suçlar rehberimizi de inceleyebilirsiniz. İstanbul’da zimmet, rüşvet, irtikap veya görevi kötüye kullanma soruşturmalarında şüpheli, sanık ya da mağdur sıfatıyla izlenecek yol hakkında bilgi almak için kamu görevlilerine yönelik ceza soruşturmalarında müdafilik hizmetimiz sayfasını inceleyebilirsiniz.

Sonuç

Kamu idaresinin güvenilirliğine ve işleyişine karşı suçlar (TCK 247-266), kamu görevinin hukuka uygun, tarafsız ve dürüst biçimde yürütülmesini koruyan 14 bağımsız suç tipinden oluşur. Cezalar kamu görevlisinin ticaretinde 6 aya kadar hapis veya adli para cezasıyla başlar, rüşvette 4 yıldan 12 yıla, nitelikli zimmette 18 yıla kadar hapse çıkar. Bölümdeki suçların hiçbiri şikâyete bağlı değildir ve CMK 253’teki uzlaştırma listesinde yer almaz; kamu görevlisinin görevi sebebiyle işlediği suçlarda kamu davasının açılmasının ertelenmesi uygulanmaz. Zimmet, irtikap ve rüşvette soruşturma izni aranmaz ve davaya ağır ceza mahkemesi bakar; görevi kötüye kullanma gibi diğer görev suçlarında 4483 sayılı Kanun’a göre izin gerekir ve davaya asliye ceza mahkemesi bakar. Etkin pişmanlık yalnızca zimmette (TCK 248) ve rüşvette (TCK 254) vardır; TCK 266 ise kamu görevine ait araç ve gereçlerin genel suçlarda kullanılması hâlinde cezayı üçte bir oranında artırır.

Sık Sorulan Sorular

Kamu idaresinin güvenilirliğine karşı suçlar nelerdir?

Kamu idaresinin güvenilirliğine ve işleyişine karşı suçlar, TCK 247-266 arasında düzenlenen 14 suçtur: zimmet, irtikap, denetim görevinin ihmali, rüşvet, nüfuz ticareti, zor kullanma yetkisine ilişkin sınırın aşılması, görevi kötüye kullanma, göreve ilişkin sırrın açıklanması, kamu görevlisinin ticareti, kamu görevinin terki veya yapılmaması, kişilerin malları üzerinde usulsüz tasarruf, kamu görevinin usulsüz olarak üstlenilmesi, özel işaret ve kıyafetleri usulsüz kullanma ve görevi yaptırmamak için direnme. TCK 263 mülgadır, TCK 266 ise genel bir ağırlatıcı nedendir.

Memur suçları şikâyete bağlı mı?

Hayır. Kamu idaresinin güvenilirliğine karşı suçların hiçbiri şikâyete bağlı değildir. Cumhuriyet savcısı suçu ihbar, müfettiş raporu veya başka bir yolla öğrendiğinde resen soruşturma başlatır; şikâyetten vazgeçme soruşturmayı veya davayı sona erdirmez.

Kamu görevlilerinin işlediği suçlarda uzlaştırma var mı?

Hayır. TCK 247-266 arasındaki suçların hiçbiri CMK m.253’te sayılan uzlaştırma kapsamındaki suçlar arasında yer almaz. Tek istisna suça sürüklenen çocuklardır: CMK m.253/1-c uyarınca suça sürüklenen çocuklar bakımından, mağdurun gerçek veya özel hukuk tüzel kişisi olması koşuluyla üst sınırı 3 yılı geçmeyen suçlarda çocuk fail bakımından uzlaştırma yoluna gidilir. Kamu görevlisinin görevi sebebiyle işlediği suçlarda CMK m.171/6-b uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesi de uygulanmaz.

Kamu idaresinin güvenilirliğine karşı suçların en ağır cezası nedir?

Bölümdeki en ağır ceza nitelikli zimmette öngörülmüştür: zimmetin açığa çıkmamasını sağlamaya yönelik hileli davranışlarla işlenen zimmette ceza 7 yıl 6 aydan 18 yıla kadar hapistir. Rüşvette ceza 4 yıldan 12 yıla, icbar suretiyle irtikapta 5 yıldan 10 yıla kadar hapistir. Zor kullanma yetkisinin aşılması sonucunda ölüm meydana gelirse ceza 14 yıldan 18 yıla kadar çıkabilir.

Hangi memur suçlarında soruşturma izni aranmaz?

3628 sayılı Kanun’un 17’nci maddesi uyarınca zimmet, irtikap ve rüşvet suçlarında 4483 sayılı Kanun’a göre soruşturma izni aranmaz; Cumhuriyet savcısı doğrudan soruşturma yapar. Görevi kötüye kullanma, sır açıklama, kamu görevlisinin ticareti, kamu görevinin terki ve kişilerin malları üzerinde usulsüz tasarruf gibi diğer görev suçlarında ise izin gerekir.

Zimmet ve rüşvette etkin pişmanlık var mı?

Evet. Zimmette TCK 248 uyarınca mal soruşturma başlamadan önce aynen iade edilir veya zarar tamamen tazmin edilirse ceza üçte iki, kovuşturmadan önce yarı, hükümden önce üçte bir oranında indirilir. Rüşvette TCK 254 uyarınca durum resmi makamlarca öğrenilmeden önce rüşvet konusu teslim edilir veya durum haber verilirse cezaya hükmolunmaz. Bölümdeki diğer suçlarda etkin pişmanlık hükmü yoktur.

Rüşvet ile irtikap arasındaki fark nedir?

Rüşvette kamu görevlisi ile menfaati veren kişi arasında serbest iradeye dayanan bir anlaşma vardır ve her iki taraf da 4 yıldan 12 yıla kadar hapisle cezalandırılır. İrtikapta ise görevli, görevinin sağladığı nüfuzu kötüye kullanarak kişiyi yarar sağlamaya zorlar veya kandırır; menfaati veren kişi fail değil mağdurdur.

Memurun görevini yapmaması suç mu?

Kamu görevlisinin görevinin gereklerini yapmakta ihmal veya gecikme göstererek kişilerin mağduriyetine veya kamunun zararına neden olması TCK 257/2 uyarınca 3 aydan 1 yıla kadar hapis cezasını gerektirir. En az 4 kamu görevlisinin toplu olarak görevini terk etmesi veya yapmaması ise TCK 260 kapsamında her biri için 3 aydan 1 yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılır.

Kendini polis olarak tanıtmak suç mu?

Kendini polis olarak tanıtmak tek başına TCK 262’deki suçu oluşturmaz; Yargıtay’a göre kimlik kontrolü, arama veya durdurma gibi göreve ait bir işlemin fiilen yapılmaya kalkışılması gerekir. Bu durumda ceza 3 aydan 2 yıla kadar hapistir. Polis üniforması giymek TCK 264’ü, sahte polis sıfatıyla para almak ise nitelikli dolandırıcılığı oluşturur.

Polise mukavemet etmenin cezası nedir?

Görevini yapmasını engellemek amacıyla polis gibi bir kamu görevlisine karşı cebir veya tehdit kullanmak TCK 265 uyarınca 6 aydan 3 yıla kadar hapis cezasını gerektirir. Suç birden fazla kişiyle birlikte işlenirse ceza üçte bir, silahla işlenirse yarı oranında artırılır. Yetişkin failler bakımından bu suçta uzlaştırma, önödeme ve kamu davasının açılmasının ertelenmesi uygulanmaz; suça sürüklenen çocuklar için temel hâlde uzlaştırma mümkündür.

Memur suçları memuriyete engel mi?

657 sayılı Kanun’un 48/A-5 maddesi uyarınca zimmet, irtikap ve rüşvetten verilen mahkûmiyet, cezanın süresine bakılmaksızın memuriyete engeldir. Bölümdeki diğer suçlar bu listede yer almaz; ancak kasten işlenen bir suçtan 1 yıl veya daha fazla hapis cezasına mahkûmiyet de memuriyete engeldir. HAGB kararı mahkûmiyet sayılmaz.

Kamu idaresinin güvenilirliğine karşı suçlarda zamanaşımı kaç yıldır?

Dava zamanaşımı zimmet, icbar suretiyle irtikap ve rüşvette 15 yıl; görevi kötüye kullanma, sır açıklama, kamu görevlisinin ticareti, kamu görevinin terki ve kişilerin malları üzerinde usulsüz tasarruf gibi diğer suçların temel hâllerinde 8 yıldır. Zamanaşımını kesen işlemler varsa süre yarı oranında uzar; soruşturma izni beklenirken geçen süre zamanaşımını durdurur.

Memur suçlarına hangi mahkeme bakar?

Zimmet, icbar ve ikna suretiyle irtikap ve rüşvet davalarına ağır ceza mahkemesi bakar. Görevi kötüye kullanma, nüfuz ticareti, sır açıklama, kamu görevlisinin ticareti, kamu görevinin terki, kişilerin malları üzerinde usulsüz tasarruf ve direnme gibi bölümdeki diğer suçlara kural olarak asliye ceza mahkemesi bakar.

TCK 266 nedir?

TCK 266, görevi gereği elinde bulundurduğu araç ve gereçleri bir suçun işlenmesi sırasında kullanan kamu görevlisinin cezasını üçte biri oranında artıran genel bir ağırlatıcı nedendir. Suçun tanımında kamu görevlisi sıfatı zaten gözetilmişse, örneğin zimmet veya rüşvette, bu artırım uygulanmaz.

İstanbul’un Bahçelievler ilçesinde, Bakırköy Adliyesi’ne yakın konumda yer alan Avukat Sinan Karabacak dava takibi ve hukuki danışmanlık hizmeti vermektedir.

Av. Sinan Karabacak Cep Tel: +90 535 671 88 95

Yasal Uyarı: Bu makale Av. Sinan Karabacak tarafından, yalnızca genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmış olup hukuki tavsiye niteliği taşımamaktadır. Her dava kendine özgü koşullar içermektedir. Hukuki danışmanlık için lütfen iletişime geçiniz.

Avukat Sinan Karabacak

Avukat Sinan Karabacak

Avukat · İstanbul Barosu, Sicil No: 52130, Doğrulama

İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi'nden 2014'te mezun oldu. İstanbul Barosu'na bağlı avukatlık yapmaktadır. Enerji hukukundaki önceki deneyimleri nedeniyle başta kaçak elektrik ve voltaj dengesizliği davaları olmak üzere ceza hukuku, aile hukuku ve iş hukuku gibi alanlarda hukuki danışmanlık ve dava takibi hizmeti vermektedir.

Hakkımızda →LinkedIn →

Benzer Yazılar

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir