Yangın, Bombalama veya Kimyasal Silahla Öldürme Suçu ve Cezası (TCK 82/1-c)

Yangın Bombalama veya Kimyasal Silahla Öldürme Suçu

İçindekiler

Yangın, bombalama veya kimyasal silahla öldürme suçu, failin bir insanı yangın, su baskını, tahrip, batırma veya bombalama ya da nükleer, biyolojik veya kimyasal silah kullanmak suretiyle kasten öldürmesidir; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu‘nun 82’nci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinde nitelikli hâl olarak düzenlenmiştir. Kamuoyunda çoğu zaman “yakarak öldürme” veya “bombalı saldırı” olarak anılan bu suçun cezası ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasıdır; hükümlü, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 107’nci maddesi uyarınca koşullu salıverilmeden ancak 30 yılı iyi hâlli olarak infaz kurumunda geçirdikten sonra yararlanabilir. Fail olası kastla hareket etmişse ceza müebbet hapse, takdiri indirim uygulanırsa yine müebbet hapse, haksız tahrik varsa 18 yıldan 24 yıla kadar hapse iner; suç teşebbüs aşamasında kalırsa 14 yıldan 21 yıla kadar hapis cezası verilir. Yargıtay uygulamasına göre bir kişinin doğrudan üzerine benzin dökülüp yakılması kural olarak bu bendi değil, eziyet çektirerek veya canavarca hisle öldürmeyi (TCK 82/1-b) oluşturur; 82/1-c ise mağdurun bulunduğu ev, araç veya iş yerinin ateşe verilmesi gibi yangın çıkarılarak işlenen öldürmelerde uygulanır. Suç şikâyete bağlı değildir, davaya ağır ceza mahkemesi bakar ve dava zamanaşımı 30 yıldır.

Uygulamada TCK 82/1-c en çok bir evin, aracın veya iş yerinin içinde insan bulunduğu bilinerek ateşe verildiği, eve molotof kokteyli atıldığı, bir aracın altına veya yakınına patlayıcı yerleştirildiği ve terör örgütlerinin bombalı saldırılarında gündeme gelir. Dosyalardaki asıl tartışma; failin öldürme kastıyla mı yoksa gözdağı vermek veya mala zarar vermek amacıyla mı hareket ettiği, çıkarılan yangının veya kullanılan patlayıcının öldürmeye elverişli olup olmadığı, ölümün doğrudan kastla mı olası kastla mı gerçekleştiği, eylemin yakarak öldürme bakımından 82/1-b mi yoksa 82/1-c mi olduğu ve aynı eylemle işlenen mala zarar verme, genel güvenliği kasten tehlikeye sokma ve tehlikeli madde suçlarıyla nasıl bir içtima ilişkisi kurulacağıdır. Bu yazıda madde metni, bentte sayılan araçlar, Yargıtay’ın aradığı şartlar, 82/1-b ile ayrım, olası kast, diğer nitelikli hâllerle birleşme, ceza indirimleri, teşebbüs, iştirak, içtima ve yargılama usulü güncel Yargıtay Ceza Genel Kurulu ve 1. Ceza Dairesi kararları ışığında incelenmektedir. Kasten öldürme suçunun temel şekli ve tüm nitelikli hâlleri için kasten öldürme suçu (TCK 81) yazısına, bu suçun yer aldığı bölümün genel görünümü için hayata karşı suçlar yazısına bakabilirsiniz. Somut olayınızın değerlendirilmesi için bir avukata danışmanız önerilir.

Kanun metninin resmi kaynağı: 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu, mevzuat.gov.tr

Yargıtay Kararları Işığında Yangın, Bombalama veya Kimyasal Silahla Öldürme Suçunun Oluşması İçin Gerekli Şartlar

Yangın, bombalama veya kimyasal silahla öldürme suçunun oluşması için içtihatlarla Yargıtay tarafından bazı kriterler ortaya konulmuştur. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 2012/1-1289 E., 2013/84 K. sayılı ve 05.03.2013 tarihli kararına konu dosyada Yargıtay 1. Ceza Dairesi, maktulü bayıltıp aracın bagajına koyduktan sonra aracı benzinle ateşe veren sanığın eyleminin TCK 82/1-c’de düzenlenen yangın çıkarmak suretiyle öldürme suçunu oluşturduğunu kabul etmiştir. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 2017/905 E., 2019/146 K. sayılı ve 05.03.2019 tarihli kararında ise maktulün üzerine benzin döküp tutuşturan sanığın eylemi canavarca hisle öldürme (TCK 82/1-b) olarak nitelendirilmiştir. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 2021/409 E., 2022/91 K. sayılı ve 15.02.2022 tarihli kararında da evin kapısı önünde ateş yakan sanıkların öldürme kastının tereddütsüz tespit edilemediği gerekçesiyle eylemin 82/1-c kapsamında öldürmeye teşebbüs sayılamayacağına karar verilmiştir. Maddeler hâlinde saymak gerekirse TCK 82/1-c’deki nitelikli hâlin oluşması için:

  1. Failin bir insanı kasten öldürmesi (TCK 81’deki temel suçun bütün unsurlarının gerçekleşmesi),
  2. Öldürmenin bentte sınırlı olarak sayılan araçlardan biriyle, yani yangın, su baskını, tahrip, batırma, bombalama ya da nükleer, biyolojik veya kimyasal silah kullanılarak işlenmesi,
  3. Kullanılan aracın somut olayda ölüm neticesini doğurmaya elverişli olması; çıkarılan yangının veya patlayıcının boyutu, niteliği ve mağdurun konumu itibarıyla öldürmeye yeterli bulunması,
  4. Ölümün bu araçla gerçekleşmesi; ölüm ile yangın, patlama veya diğer araç arasında nedensellik bağının bulunması,
  5. Failin öldürme kastıyla, doğrudan veya olası kastla hareket etmesi; yalnızca gözdağı vermek veya mala zarar vermek amacıyla ateş yakılan olaylarda öldürme kastının ayrıca ve her türlü şüpheden uzak biçimde ispatlanması,
  6. Yangının kural olarak mağdurun bulunduğu mekâna, araca veya eşyaya yöneltilmesi; mağdurun doğrudan bedeninin tutuşturulduğu olaylarda ise Yargıtay uygulamasında öncelikle 82/1-b’nin tartışılması

gerekmektedir. Failin mağdurla bir husumetinin bulunması, öldürmenin önceden planlanması veya yangında başka kişilerin de ölmesi bu nitelikli hâlin zorunlu şartı değildir. Belirleyici olan, ölümün kanunda sayılan ve genel tehlike yaratma özelliği taşıyan araçlardan biriyle meydana getirilmesidir.

A- TCK 82/1-c Madde Metninin İncelenmesi

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 82’nci maddesi yürürlükteki hâliyle aşağıdaki gibidir:

Nitelikli haller

Madde 82- (1) Kasten öldürme suçunun;

a) Tasarlayarak,

b) Canavarca hisle veya eziyet çektirerek,

c) Yangın, su baskını, tahrip, batırma veya bombalama ya da nükleer, biyolojik veya kimyasal silah kullanmak suretiyle,

d) Üstsoy veya altsoydan birine ya da eş, boşandığı eş veya kardeşe karşı,

e) Çocuğa ya da beden veya ruh bakımından kendisini savunamayacak durumda bulunan kişiye karşı,

f) (Değişik: 12/5/2022-7406/2 md.) Kadına karşı,

g) Kişinin yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle,

h) Bir suçu gizlemek, delillerini ortadan kaldırmak veya işlenmesini kolaylaştırmak ya da yakalanmamak amacıyla,

i) (Ek: 29/6/2005 – 5377/9 md.) Bir suçu işleyememekten dolayı duyduğu infialle,

j) Kan gütme saikiyle,

k) Töre saikiyle,

İşlenmesi halinde, kişi ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ile cezalandırılır.

TCK 82/1-c, 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı Kanun’la bugünkü hâlini almıştır ve o tarihten bu yana değiştirilmemiştir. Bent, failin saikine veya mağdurun kimliğine değil, öldürmede kullanılan araca dayanan objektif bir nitelikli hâldir. Bu yönüyle tasarlama (82/1-a), kan gütme (82/1-j) veya töre (82/1-k) gibi saike bağlı bentlerden ayrılır; failin neden öldürdüğü değil, nasıl öldürdüğü belirleyicidir.

1- Korunan Hukuki Değer ve Düzenlemenin Amacı

TCK 82/1-c ile korunan hukuki değer, öncelikle insan hayatıdır. Bentte sayılan araçların ortak özelliği, failin hedef aldığı kişiyle sınırlı kalmayıp çevredeki başka insanların hayatını, vücut bütünlüğünü ve malvarlığını da tehlikeye sokabilmesidir. Bir binada çıkarılan yangın komşu dairelere sirayet edebilir, bir patlama yoldan geçenleri öldürebilir, bir kimyasal veya biyolojik ajan kontrol edilemez biçimde yayılabilir. Kanun koyucu, öldürmenin bu tür genel tehlike yaratan araçlarla işlenmesini, failin tehlikeliliğini ve fiilin haksızlık içeriğini artıran bir neden olarak görmüş ve cezayı ağırlaştırmıştır. Bu nedenle bendin ikincil olarak koruduğu değer, kamu güvenliği ve toplumun genel güvenliğidir. Genel tehlike kavramı ve bu kavrama dayanan suç tipleri için genel tehlike yaratan suçlar yazısına bakılabilir.

2- Bentte Sayılan Araçlar

TCK 82/1-c’deki araçlar sınırlı olarak sayılmıştır. Ceza hukukunda kıyas yasağı bulunduğundan, bentte sayılmayan bir araçla işlenen öldürme, ne kadar tehlikeli olursa olsun bu bent kapsamına alınamaz; koşulları varsa başka bir nitelikli hâl, yoksa TCK 81 uygulanır.

AraçAnlamıUygulamadaki tipik örnek
YangınKontrolsüz, yayılma eğilimi gösteren ve zarara yol açan büyük ateşİçinde insan bulunan evin, aracın veya iş yerinin ateşe verilmesi
Su baskınıBir yerin suyla doldurulması, bent veya set yıkılarak su salınmasıMağdurun bulunduğu kapalı alanın su ile doldurulması
TahripBir yapının veya tesisin yıkılması, çökertilmesiMağdurun içinde bulunduğu yapının taşıyıcı unsurlarının yıkılması
BatırmaBir deniz veya hava taşıtının ya da aracın batırılmasıİçinde insan bulunan teknenin batırılması
BombalamaPatlayıcı madde kullanılarak patlama meydana getirilmesiEl bombası, el yapımı bomba, bomba yüklü araç, patlayıcı düzenek
Nükleer silahNükleer madde veya radyasyonla öldürücü etki yaratan araçRadyoaktif madde kullanılarak öldürme
Biyolojik silahHastalık yapıcı mikroorganizma veya toksinlerin silah olarak kullanılmasıÖldürücü bir patojenin bilerek yayılması
Kimyasal silahKitlesel öldürücü etki doğurmaya elverişli zehirli kimyasal ajanlarSinir ajanı veya boğucu gaz kullanılması

Uygulamada Yargıtay kararlarının büyük çoğunluğu yangın ve bombalama hakkındadır. Su baskını, tahrip, batırma ile nükleer, biyolojik veya kimyasal silah kullanılarak öldürmeye ilişkin yayımlanmış Yargıtay kararı son derece nadirdir; bu araçlar bakımından aşağıda açıklanan genel ilkeler (elverişlilik, öldürme kastı, nedensellik ve içtima) aynen geçerlidir.

Zehirle öldürme bu bentte sayılmamıştır. Bir kişinin yemeğine veya içeceğine zehir katılması, kanunun kullandığı “kimyasal silah” kavramı kitlesel öldürücü etkiye sahip ajanları ifade ettiğinden, kural olarak 82/1-c kapsamında değerlendirilmez; koşullarına göre TCK 81, tasarlama varsa 82/1-a, mağdura ağır acı çektirilmişse 82/1-b uygulanır. Zehirli maddelerin genel tehlike yaratacak biçimde kullanılmasına ilişkin suç tipi için zehirli madde katma (TCK 185) yazısına bakılabilir.

B- Suçun Unsurları

1- Temel Suç: Kasten Öldürme (TCK 81)

TCK 82/1-c bağımsız bir suç değil, kasten öldürme suçunun nitelikli hâlidir. Bu nedenle önce TCK 81’deki temel suçun bütün unsurlarının gerçekleşmesi gerekir: canlı bir insanın varlığı, ölüme elverişli bir hareket, ölüm neticesi, hareket ile ölüm arasında nedensellik bağı ve öldürme kastı. Temel suçun unsurları ve kasten yaralamadan ayrımı kasten öldürme suçu (TCK 81) yazısında ayrıntılı olarak açıklanmıştır. Öldürme kastının ispat edilemediği olaylarda eylem kasten yaralama olarak nitelendirilir; mağdur ölmüşse neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama hükümleri uygulanır.

2- Hareket: Bentteki Araçlardan Biriyle Öldürme

Bentteki “suretiyle” ifadesi, ölümün kanunda sayılan araçla meydana getirilmesini gerektirir. Yangın veya patlamanın yalnızca öldürmenin ardından, örneğin delilleri yok etmek için kullanılması bu bendi oluşturmaz. Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 2013/2460 E., 2014/1911 K. sayılı ve 26.03.2014 tarihli kararına konu olayda sanık, maktulü boğarak öldürdükten sonra dairedeki karton kutuyu yakıp maktulün yanındaki poşetin üzerine bırakmış ve yangın çıkmasına neden olmuştur. Öldürme suçundan TCK 81 uyarınca kurulan hüküm onanmış, yangın eylemi ise genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması ve mala zarar verme suçları bakımından ayrıca değerlendirilmiştir. Benzer şekilde Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 2010/4000 E., 2012/1103 K. sayılı ve 22.02.2012 tarihli kararına konu olayda maktulü öldürdükten sonra odadaki eşyaların üzerine kolonya döküp yakan sanık hakkında öldürmeden TCK 81 ve 29, yakma eyleminden ise TCK 151/1 ve 152/2-a uyarınca hüküm kurulması gerektiği belirtilmiştir. Delilleri gizlemek amacıyla işlenen ikinci bir öldürme söz konusuysa bir suçu gizlemek veya yakalanmamak amacıyla öldürme (TCK 82/1-h) ayrıca tartışılır.

3- Yangın Kavramı: Mekânın Ateşe Verilmesi

Kanunda “yangın” kavramı tanımlanmamıştır. Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 2021/9974 E., 2021/13009 K. sayılı ve 04.10.2021 tarihli kararındaki karşı oy yazısında, yangının zarara yol açan büyük ateş olduğu, bir kişiyi öldürmek için bulunduğu yerin yakılması anlamına geldiği ve çıkarılan yangının öldürmeye yeterli ve elverişli olması gerektiği vurgulanmıştır. Yargıtay’ın 82/1-c uyguladığı tipik olaylar da mağdurun bulunduğu mekânın ateşe verilmesine ilişkindir:

  1. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 2012/1-1289 E., 2013/84 K. sayılı kararına konu dosyada Yargıtay 1. Ceza Dairesi, maktulü yumrukla bayıltıp aracın bagajına koyan ve ardından aracı benzin dökerek ateşe veren sanık hakkında tasarlama ve canavarca hisle öldürmenin koşullarının bulunmadığını, eylemin yangın çıkarmak suretiyle öldürme olduğunu belirtmiş; yerel mahkeme bu bozmaya uyarak TCK 82/1-c uyarınca hüküm kurmuştur.
  2. Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 2009/4302 E., 2010/7086 K. sayılı ve 01.11.2010 tarihli kararında, maktulün evine giren ve maktulün uyuduğunu görünce evdeki eşyaları ateşe veren sanığın, uyumakta olan ve kendisini savunamayacak durumdaki maktulü doğrudan kastla yangın çıkarmak suretiyle öldürdüğü, bu nedenle TCK 82/1-c ve e uyarınca cezalandırılması gerektiği kabul edilmiştir.
  3. Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 2014/540 E., 2014/2574 K. sayılı ve 21.04.2014 tarihli kararına konu olayda sanık, yatak odasında benzini maktulenin oturduğu yatağın üzerine ve odanın içine serpiştirip tutuşturmuş; maktule hakkında 82/1-c uygulanmış, odadaki diğer mağdurlar bakımından da olası kastla yaralama yerine yangın çıkarmak suretiyle kasten öldürmeye teşebbüsten hüküm kurulması gerektiği belirtilmiştir.
  4. Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 2014/4511 E., 2015/511 K. sayılı ve 10.02.2015 tarihli kararına konu olayda, gazinonun bodrum katındaki tahliye kapısına yangın hızlandırıcı madde döküp yangın çıkaran sanıklar, gazinoda bekçi olarak çalışan ve karbonmonoksit zehirlenmesiyle ölen maktul bakımından yangın çıkarmak suretiyle olası kastla öldürmeden sorumlu tutulmuştur.

4- Elverişlilik ve Yangının Boyutu

Her ateş yakma eylemi 82/1-c’yi oluşturmaz. Çıkarılan yangının boyutu, niteliği, mağdurların bulunduğu yere uzaklığı ve mağdurların kaçış imkânı, aracın öldürmeye elverişli olup olmadığının belirlenmesinde esas alınır. Ölüm gerçekleşmemişse gerektiğinde keşif yapılarak ve yangın uzmanından bilirkişi raporu alınarak yangının öldürmeye elverişli olup olmadığı tespit edilir.

Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 2022/7085 E., 2024/1727 K. sayılı ve 14.03.2024 tarihli kararına konu olayda sanıklardan biri balkonda oturan mağdurlara tüfekle ateş etmiş, mağdurlar eve kaçtıktan sonra diğer sanık balkona molotof kokteyli atmıştır. Daire; molotof sonucu yalnızca mutfak ve banyo demir kapısında islenme ve plastik ayakkabılıkta erime oluştuğunu, ateşin mağdurlarca kolaylıkla söndürüldüğünü, itfaiye müdahalesine gerek kalmadığını, yangının mağdurlardan hiçbirine sirayet etmediğini gözeterek yangın çıkarmak suretiyle öldürmeye teşebbüsün şartlarının oluşmadığını, cezanın TCK 82/1-c yerine TCK 81 ve 35/2 uyarınca belirlenmesi gerektiğini kabul etmiştir. Bu karar, molotof atılmasının tek başına 82/1-c’yi oluşturmadığını, yangının büyüklüğü ve meydana gelen zarar ile tehlikenin ağırlığının ayrıca değerlendirileceğini göstermektedir.

5- Bombalama ve Patlayıcı Düzenekler

Bombalama, patlayıcı madde kullanılarak patlama meydana getirilmesidir. El bombası atılması, el yapımı bomba kullanılması, bir aracın altına veya içine patlayıcı düzenek yerleştirilmesi ve bomba yüklü araçla saldırı bu kapsamdadır. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 2015/207 E., 2017/351 K. sayılı ve 04.07.2017 tarihli kararına konu olayda, askeri araçların geçişi sırasında bomba yüklü bir aracın patlatılması sonucu altı askeri personel ile yoldan geçen bir vatandaş hayatını kaybetmiş; yerel mahkeme askerler bakımından TCK 82/1-c ve g, sivil vatandaş bakımından yalnızca TCK 82/1-c uyarınca ayrı ayrı ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası vermiş, Yargıtay Ceza Genel Kurulu bu hükümleri yalnızca tekerrür yönünden düzelterek onamıştır.

Patlayıcı düzenekte de elverişlilik araştırılır. Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 2024/1602 E., 2026/3507 K. sayılı ve 30.04.2026 tarihli kararına konu olayda, eski birlikteliği kabullenemeyen sanığın azmettirmesiyle hazırlanan el yapımı, boru tipi, harekete duyarlı, basınç ve parça tesirli bomba katılanın aracının altına yerleştirilmiş, katılan cismi fark edip çekmiş ve bomba imha uzmanlarınca patlatılmıştır. Daire, bomba patlasaydı katılanın ölümüne veya yaralanmasına neden olup olmayacağı konusunda rapor aldırılması gerektiğini belirtmiş; ayrıca öldürme kararının önceden verildiği, bombanın plan dâhilinde hazırlandığı ve aracın takip edildiği olayda tasarlamanın da kabul edilmesi gerektiğini vurgulamıştır.

Doğal gaz veya tüp gazı biriktirilerek patlama hazırlanan olaylarda da düzeneğin elverişliliği ve failin kastı belirleyicidir. Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 2025/4465 E., 2026/1292 K. sayılı ve 24.02.2026 tarihli kararında, pencerelerin bir kısmı açık bırakıldığı için evde patlamaya elverişli ölçüde doğal gaz birikmediği, bu nedenle teşebbüsün elverişli vasıta koşulunun gerçekleşmediği olayda beraat hükmü sonucu itibarıyla isabetli bulunmuştur. Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 2024/5395 E., 2026/248 K. sayılı ve 15.01.2026 tarihli kararında da salonda mutfak tüpünü açan ve “seni de kendimi de öldüreceğim” diyen sanığın, katılanın evden çıkma imkânı bulunduğu ve polislere engel olmadığı olayda öldürme kastıyla hareket ettiği ispatlanamadığından eylemin silahla tehdit suçunu oluşturduğu kabul edilmiştir.

6- Fail ve Mağdur

TCK 82/1-c’de fail herkes olabilir; özel bir sıfat aranmaz. Mağdur da herhangi bir insandır. Bendin özelliği, aynı eylemle çok sayıda mağdurun ortaya çıkabilmesidir. Yangın veya patlama sonucu ölen her kişi ayrı bir öldürme suçunun, hayatı tehlikeye giren her kişi ise koşulları varsa ayrı bir öldürmeye teşebbüs suçunun mağdurudur. Failin hedef aldığı kişi ile yangın veya patlamada zarar gören diğer kişiler bakımından kast ayrı ayrı belirlenir.

7- Manevi Unsur: Öldürme Kastı, Gözdağı ve Olası Kast

TCK 82/1-c’deki suç kasten işlenebilir. Failin hem öldürme kastıyla hareket etmesi hem de bentte sayılan aracı kullandığını bilmesi gerekir. Kast ve taksir kavramlarının genel esasları için kast ve taksir yazısına bakılabilir.

Öldürme kastı ile gözdağı verme ayrımı: Bir evin önünde ateş yakılması veya bir kapının tutuşturulması, öldürme kastıyla yapılabileceği gibi yalnızca korkutmak veya mala zarar vermek amacıyla da yapılabilir. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 2021/409 E., 2022/91 K. sayılı kararına konu olayda, aşırı alkollü sanıklar gece saat 04.30 sıralarında, mağdurların uyuduğu ve tek girişi bulunan ahşap ağırlıklı evin kapısı önüne benzin döküp çıraları tutuşturmuş, uyanan mağdurlar yangını hortumla söndürmüştü. Yerel mahkeme ve Yargıtay 1. Ceza Dairesi çoğunluğu eylemi 82/1-c kapsamında öldürmeye teşebbüs saymıştı. Yargıtay Ceza Genel Kurulu ise; taraflar arasında olaydan önce husumet bulunmadığını, sanıkların gözdağı vermek amacıyla hareket ettiklerini, kapıda yalnızca islenme oluştuğunu, evin farklı yerlerinden dışarı çıkılabildiğini ve bilirkişi raporlarına göre ölüm sonucunun “muhakkak” değil “muhtemel” olduğunu gözeterek, öldürme kastının tereddütsüz tespit edilemediğini ve şüpheden sanık yararlanır ilkesi uyarınca eylemin nitelikli kasten öldürmeye teşebbüs oluşturmadığını kabul etmiştir. Kararda bir üye, tek çıkışlı evde uyuyan mağdurların ölümünün mutlak olacağı görüşüyle karşı oy kullanmıştır. Bozmadan sonra verilen hüküm üzerine yapılan incelemede Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 2023/8205 E., 2024/5567 K. sayılı ve 16.09.2024 tarihli kararında sanıkların silahla tehdit suçundan cezalandırıldığı görülmektedir. Bu karar, yangınla ilgili dosyalarda failin amacının, yangının boyutunun ve mağdurların kaçış imkânının birlikte değerlendirileceğini ortaya koyan en önemli kararlardan biridir. Tehdit suçu için tehdit suçu (TCK 106) yazısına bakılabilir.

Doğrudan kast: Ölüm, failin eylemiyle “muhakkak” veya “mutlak” hâle gelmişse fail doğrudan kastla hareket etmiş sayılır. Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 2009/4302 E., 2010/7086 K. sayılı kararında, uyuyan maktulün bulunduğu evi ateşe veren sanığın fiilinin sonuçlarını bilerek ve isteyerek hareket ettiği, olası kast hükümlerinin uygulanma yeri bulunmadığı belirtilmiştir.

Olası kast: Failin ölüm neticesinin gerçekleşebileceğini öngörmesine rağmen fiili işlemesi hâlinde olası kast vardır. TCK m.21/2 uyarınca olası kastla işlenen ve ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını gerektiren suçlarda müebbet hapis cezası verilir. Tipik örnek, mala zarar vermek veya bir kişiyi korkutmak amacıyla içinde insan bulunduğunu bildiği ya da bulunabileceğini öngördüğü bir binanın ateşe verilmesidir. Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 2018/3085 E., 2018/4506 K. sayılı ve 07.11.2018 tarihli kararında, yangın çıkartmak suretiyle olası kastla öldürme suçundan TCK 82/1-c, 21/2 ve 62 uyarınca 25 yıl hapis cezasına hükmedilmesi onanmıştır. Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 2007/1323 E., 2007/3405 K. sayılı ve 02.05.2007 tarihli kararına konu olayda da müdahil ile eşinin oturduğu evi yakarak zarar veren ve çıkan yangından kaçmak için balkondan atlayan kişinin ölümüne neden olan sanığın eylemi TCK 82/1-c ve 21/2 kapsamında değerlendirilmiştir.

Taksir: Fail ölümü öngörmemiş veya öngörmesine rağmen istememiş ve gerçekleşmeyeceğine güvenmişse kasten öldürme değil taksirle öldürme (TCK 85) tartışılır. Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 2020/12270 E., 2024/6201 K. sayılı ve 06.11.2024 tarihli kararına konu olayda, “seni yakarım” diyerek benzini getiren, kendi üzerine ve sanığın üzerine döken ve çakmakla korkutmaya çalışan eşin elindeki çakmağı alıp bir anlık öfke ve refleksle yakan, kendisi de ağır yanan sanığın eylemi bilinçli taksirle öldürme olarak kabul edilmiştir.

C- Yakarak Öldürme: TCK 82/1-b mi, TCK 82/1-c mi?

Uygulamada en sık yapılan nitelendirme hatası, her “yakarak öldürme” olayının 82/1-c kapsamında sayılmasıdır. Yargıtay’ın yerleşik uygulaması bu konuda belirgin bir ayrım yapar: Mağdurun doğrudan bedeninin tutuşturulması kural olarak 82/1-b, mağdurun bulunduğu yerin veya aracın ateşe verilmesi ise 82/1-c kapsamında değerlendirilir. Canavarca his ve eziyet çektirerek öldürmenin şartları için canavarca hisle veya eziyet çektirerek öldürme (TCK 82/1-b) yazısına bakılabilir.

1- Üzerine Benzin Dökülerek Yakılan Mağdur: 82/1-b

TCK 82/1-b’nin gerekçesinde kanun koyucu, kişinin “yakılarak” öldürülmesini canavarca hisle öldürmeye örnek olarak göstermiştir. Yargıtay da üzerine benzin dökülüp tutuşturulan mağdurun ölümünde eylemi 82/1-b kapsamında değerlendirmektedir:

  1. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 2017/905 E., 2019/146 K. sayılı kararına konu olayda sanık, kara yolu kenarında tartıştığı maktulün başından aşağı benzin dökmüş, ilk attığı yanan nesneyi maktul ayağıyla söndürünce ikinci bir nesneyi tutuşturup üzerine atmıştır. Yargıtay Ceza Genel Kurulu, sanığın ateşi söndürüp maktulü hastaneye götürmesinin canavarca his saikini değiştirmeyeceğini belirterek eylemin canavarca hisle öldürme olduğunu kabul etmiştir. Kararda dört üye, eylemin temel kasten öldürme olduğu görüşüyle karşı oy kullanmıştır.
  2. Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 2021/13001 E., 2022/2475 K. sayılı ve 31.03.2022 tarihli kararında, maktulün üzerine benzin döküp çakmakla yakan sanığın eyleminin TCK 82/1-b uyarınca eziyet çektirerek öldürme suçunu oluşturduğu gözetilmeden hüküm kurulması bozma nedeni yapılmıştır.
  3. Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 2020/5440 E., 2021/13323 K. sayılı ve 13.10.2021 tarihli kararında, maktulü benzin döküp yakarak ölümüne neden olan sanığın eyleminin eziyet çektirerek öldürme olduğu, gerekçede canavarca his olarak kabul edilmesinin ise her iki hâlin aynı bentte düzenlenmesi nedeniyle bozma sebebi yapılmadığı belirtilmiştir.
  4. Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 2023/4953 E., 2025/146 K. sayılı ve 08.01.2025 tarihli kararında, maktulü boğazını sıkarak etkisiz hâle getirdikten sonra hayattayken yakan sanığın eyleminde canavarca his bulunmadığı, ancak Adli Tıp raporlarına göre maktulün yaşarken yakıldığı ve ıstırap verme kastının varlığı karşısında eziyet çektirerek öldürmenin oluştuğu kabul edilmiştir.

2- Aynı Olayda 82/1-b ve 82/1-c Birlikte

Fail hem mekânı ateşe verip hem de mağdurun doğrudan üzerine benzin dökmüşse iki bent birlikte gerçekleşebilir. Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 2022/14909 E., 2023/6480 K. sayılı ve 25.10.2023 tarihli kararına konu olayda sanık, annesi ve kardeşinin bulunduğu hurda dükkânında hem sobanın hem de kardeşinin üzerine benzin dökerek yangın çıkarmış, ikisi de hayatını kaybetmiştir. İlk derece mahkemesi her iki maktul bakımından TCK 82/1-b, c ve d uyarınca hüküm kurmuştur. Daire; üzerine bizzat benzin dökülen kardeş bakımından 82/1-b’nin uygulanmasında isabetsizlik görmemiş, ancak üzerine benzin dökülmeyen ve dükkânda çıkan yangında ölen anne bakımından 82/1-b’nin koşullarının oluşmadığını belirterek hükmü bozmuştur. Bu karar, aynı yangında ölen iki kişi bakımından nitelikli hâllerin ayrı ayrı belirlendiğini açıkça göstermektedir.

OlayUygulanan bentKarar
Bagaja konulan maktulün bulunduğu aracın ateşe verilmesi82/1-cCGK 2012/1-1289 E., 2013/84 K. dosyasında 1. CD bozması
Uyuyan maktulün bulunduğu evin eşyalarının ateşe verilmesi82/1-c ve e1. CD 2009/4302 E., 2010/7086 K.
Ayakta duran maktulün başından aşağı benzin döküp tutuşturma82/1-b (canavarca his)CGK 2017/905 E., 2019/146 K.
Kapısını kıran maktulün üzerine benzin dökerek yakma82/1-b (eziyet), asgariye yakın tahrik1. CD 2021/13001 E., 2022/2475 K.
Dükkânda yangın; kardeşin üzerine de benzin dökülmesiKardeş için b, c, d; anne için b yok1. CD 2022/14909 E., 2023/6480 K.
Balkona molotof, yalnızca islenme ve erime82/1-c yok, TCK 81 ve 351. CD 2022/7085 E., 2024/1727 K.

Bu ayrımın pratik önemi büyüktür. Her iki bendin yaptırımı aynıdır; ancak 82/1-b’de failin acıma hissinden yoksunluğu veya eziyet verme kastı, 82/1-c’de ise aracın genel tehlike yaratan niteliği ve elverişliliği ispatlanmalıdır. İddianamede yalnızca birine dayanılmışsa diğerinin uygulanabilmesi için CMK m.226 uyarınca ek savunma hakkı verilmesi gerekir.

D- Diğer Nitelikli Hâllerle Birleşme

TCK 82’deki bentlerden birden fazlası aynı olayda gerçekleşebilir. Bu durumda faile tek bir ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verilir, çünkü bütün bentlerin yaptırımı aynıdır. Ancak birden fazla nitelikli hâlin varlığı TCK m.61 uyarınca cezanın bireyselleştirilmesinde ve özellikle takdiri indirim kararında dikkate alınabilir; hükümde gerçekleşen bütün bentlerin ayrı ayrı gösterilmesi gerekir. Nitelikli hâllerin genel işleyişi için suçun nitelikli halleri yazısına bakılabilir.

1- Tasarlayarak Bombalama veya Yakma: 82/1-a ve 82/1-c

Bombalı saldırılar ve önceden hazırlanmış yangınlar çoğu zaman bir plan ürünüdür: patlayıcı temin edilir veya üretilir, mağdurun aracı veya evi gözlenir, yangın hızlandırıcı madde önceden alınır. Bu durumda tasarlayarak öldürme (TCK 82/1-a) de gerçekleşir. Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 2024/1602 E., 2026/3507 K. sayılı kararında, öldürme kararının olaydan önce verildiği, azmettirilen sanığın bombayı hazırladığı, bombanın katılanın aracına yerleştirildiği ve aracın takip edildiği olayda karar ile icra arasında makul süre geçtiği ve sebat gösterildiği gerekçesiyle tasarlamanın kabulü gerektiği belirtilmiştir. Buna karşılık Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 2012/1-1289 E., 2013/84 K. sayılı kararına konu dosyada, sanığın ne zaman öldürme kararı verdiği kesin olarak saptanamadığından tasarlamanın koşullarının bulunmadığı kabul edilmiştir.

2- Uyuyan, Çocuk veya Kendini Savunamayacak Mağdur: 82/1-e

Yangınla öldürmelerin önemli bir kısmı geceleri, mağdurlar uyurken gerçekleştirilir. Uyuyan kişi beden bakımından kendisini savunamayacak durumda kabul edildiğinden çocuğa veya kendini savunamayacak kişiye karşı öldürme (TCK 82/1-e) de uygulanabilir; ancak uyku hâlinin kesin delille ispatlanması gerekir. Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 2009/4302 E., 2010/7086 K. sayılı kararında uyumakta olan maktulün bulunduğu evi ateşe veren sanık hakkında TCK 82/1-c ve e uyarınca hüküm kurulması gerektiği belirtilmiştir. Yangında ölen veya yaralanan çocuklar bakımından da 82/1-e ayrıca değerlendirilir.

3- Aile İçinde Yangın: 82/1-d ve 82/1-f

Eşin, çocukların, anne-babanın veya kardeşin bulunduğu evin ya da iş yerinin ateşe verilmesi hâlinde üstsoy, altsoy, eş veya kardeşe karşı öldürme (TCK 82/1-d) de gerçekleşir. Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 2022/14909 E., 2023/6480 K. sayılı kararına konu olayda, annesinin ve kardeşinin bulunduğu dükkânda yangın çıkaran sanık hakkında 82/1-c ve d birlikte uygulanmıştır. 27.05.2022 tarihinden sonra mağduru kadın olan olaylarda kadına karşı kasten öldürme (TCK 82/1-f) de uygulanır.

4- Güvenlik Güçlerine Yönelik Bombalı Saldırılar: 82/1-g

Polis, asker veya diğer kamu görevlilerine görevleri nedeniyle yönelen bombalı saldırılarda kamu görevlisini görevi nedeniyle öldürme (TCK 82/1-g) ile 82/1-c birlikte gerçekleşir. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 2015/207 E., 2017/351 K. sayılı kararına konu bombalı saldırıda, askerler bakımından 82/1-c ve g, aynı patlamada ölen sivil vatandaş bakımından ise yalnızca 82/1-c uygulanmıştır. Bu karar, kamu görevlisi olmayan mağdur bakımından 82/1-g’nin uygulanamayacağını, ancak aracın niteliğine dayanan 82/1-c’nin her mağdur için ayrı ayrı uygulanacağını göstermektedir.

5- Delilleri Yok Etmek İçin Yangın: 82/1-h ile İlişki

Bir suçun delillerini ortadan kaldırmak veya yakalanmamak amacıyla bir kişinin bulunduğu yerin ateşe verilmesi hâlinde 82/1-c ile 82/1-h birlikte gerçekleşir. Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 2013/5494 E., 2014/1979 K. sayılı ve 27.03.2014 tarihli kararına konu dosyada, bir suçu gizlemek, delillerini ortadan kaldırmak ya da yakalanmamak amacıyla yakarak öldürme suçuna yardım eden sanık hakkında TCK 82/1-c-h, 39/1 ve 62 uyarınca 12 yıl 6 ay hapis cezasına hükmedilmiştir. Öldürme tamamlandıktan sonra yalnızca cesedin veya delillerin yakılması ise yukarıda açıklandığı gibi 82/1-c’yi oluşturmaz.

6- Kan Davası, Töre ve Diğer Saikler

Yangın veya patlayıcı, kan davası veya töre saikiyle işlenen öldürmelerde de kullanılabilir. Bu durumda kan gütme saikiyle öldürme (TCK 82/1-j) veya töre saikiyle öldürme (TCK 82/1-k) ile 82/1-c birlikte uygulanır. 82/1-c objektif bir nitelikli hâl olduğundan, failin saikinden bağımsız olarak her olayda ayrıca değerlendirilir.

Fail, işlemek istediği bir suçu (örneğin yağmayı) gerçekleştiremediği için duyduğu öfkeyi mağdurun bulunduğu evi veya aracı ateşe vererek çıkarırsa bir suçu işleyememekten duyulan infialle öldürme (TCK 82/1-i) ile 82/1-c birlikte uygulanır. İlk suç tamamlanmışsa infial bendi uygulanmaz; yangın bu durumda suçu gizlemek veya delilleri yok etmek amacıyla çıkarılmışsa 82/1-h tartışılır.

E- Kusurluluk ve Ceza İndirimleri

1- Haksız Tahrik (TCK 29)

Kan gütme veya töre saikinden farklı olarak 82/1-c’nin haksız tahrik (TCK 29) ile birlikte uygulanmasına engel yoktur; çünkü bu bent failin saikine değil, kullandığı araca dayanır. Mağdurdan kaynaklanan haksız bir fiilin yarattığı hiddet veya şiddetli elemin etkisi altında yangın çıkararak öldüren faile ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası yerine 18 yıldan 24 yıla kadar hapis cezası verilir. Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 2014/4492 E., 2014/5724 K. sayılı ve 01.12.2014 tarihli kararında, bir maktul bakımından TCK 82/1-c, 29/1 ve 62 uyarınca 20 yıl hapis cezasına, haksız tahrik bulunmayan diğer maktul bakımından ise TCK 82/1-c ve 62 uyarınca müebbet hapis cezasına hükmedilmesi onanmıştır. Haksız tahrik her mağdur bakımından ayrı ayrı değerlendirilir; yangında ölen ve faile karşı hiçbir haksız fiili bulunmayan kişiler bakımından tahrik indirimi uygulanmaz. Taraflar arasındaki alacak-verecek gibi hukuki uyuşmazlıklar tek başına haksız tahrik oluşturmaz; Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 2022/14909 E., 2023/6480 K. sayılı kararında bu husus açıkça belirtilmiştir.

2- Takdiri İndirim (TCK 62)

Takdiri indirim uygulanırsa ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası yerine müebbet hapis cezası verilir. Takdiri indirim nedenleri arasında failin geçmişi, sosyal ilişkileri, fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışları ile cezanın fail üzerindeki olası etkileri sayılabilir; failin yangını söndürmeye çalışması veya mağduru hastaneye götürmesi bu bakımdan değerlendirilebilir. 7406 sayılı Kanun’un 1’inci maddesiyle TCK 62/2’ye eklenen cümleye göre failin duruşmada mahkemeyi etkilemeye yönelik şeklî tutum ve davranışları takdiri indirim nedeni olarak dikkate alınamaz. Ayrıntılar için cezanın belirlenmesi ve bireyselleştirilmesi yazısına bakılabilir.

3- Yaş Küçüklüğü (TCK 31)

Fiili işlediği sırada 18 yaşından küçük olan fail hakkında TCK 31 uygulanır. 7593 sayılı Kanun’la 18.08.2026 tarihinden itibaren TCK 31’deki indirimli cezalar artırılmıştır: 15 yaşını doldurmuş, 18 yaşını doldurmamış kişiye ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası yerine 19 yıldan 27 yıla kadar; 12 yaşını doldurmuş, 15 yaşını doldurmamış ve kusur yeteneği bulunan kişiye 13 yıldan 18 yıla kadar hapis cezası verilir. Bu değişiklikten önce işlenen fiillerde daha lehe olan eski oranlar uygulanır. Aynı Kanun’la TCK 31’e eklenen 4’üncü fıkraya göre mahkeme; kasta dayalı kusurun ağırlığını, güdülen amaç ve saiki, suçun işleniş şeklini veya failin daha önce kasıtlı bir suçtan hapis cezasına mahkûm edilmiş olmasını göz önünde tutarak, kasten öldürme suçunu işleyen 15-18 yaş grubundaki çocuk hakkında üçüncü fıkradaki indirimi uygulamayabilir; 12-15 yaş grubundaki ve kusur yeteneği bulunan çocuk hakkında ise ikinci fıkra yerine üçüncü fıkrayı uygulayabilir. Bombalı saldırı veya yangınla öldürme, “suçun işleniş şekli” ölçütü bakımından doğrudan tartışılacak niteliktedir. Yaş küçüklüğüne ilişkin genel esaslar için kusur yeteneğini etkileyen haller (TCK 31-34) yazısına, yargılamanın yapıldığı mahkeme için çocuk mahkemesi ve çocuk ağır ceza mahkemesi yazısına bakılabilir.

4- Akıl Hastalığı (TCK 32)

Fiil sırasında işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılayamayan veya davranışlarını yönlendirme yeteneği önemli derecede azalmış olan faile ceza verilmez, güvenlik tedbirine hükmedilir. Bu yetenek tamamen ortadan kalkmamış ancak azalmışsa TCK 32/2 uyarınca ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası yerine 25 yıl hapis cezası verilir. Yakınlarının bulunduğu yeri ateşe veren faillerde akıl sağlığının usulüne uygun olarak araştırılması önem taşır. Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 2022/14909 E., 2023/6480 K. sayılı kararında, üniversite hastanesi sağlık kurulu raporunun hükme esas alınacak yeterlilikte olmadığı, sanığın Adli Tıp Kurumu Gözlem İhtisas Dairesinde müşahede altına alınarak 4. İhtisas Kurulundan rapor alınması gerektiği belirtilerek hüküm bozulmuştur.

5- Hata (TCK 30)

TCK m.30/1’e göre fiilin icrası sırasında suçun kanuni tanımındaki maddi unsurları bilmeyen kişi kasten hareket etmiş olmaz. Bir binayı ateşe veren fail, içeride bir kişinin bulunduğunu bilmiyor ve bunu öngörmesi de beklenemiyorsa o kişinin ölümünden kasten öldürme hükümlerine göre sorumlu tutulamaz; koşulları varsa taksirle öldürme tartışılır. Buna karşılık failin içeride insan bulunabileceğini öngördüğü durumlarda olası kast gündeme gelir. TCK m.30/2’ye göre ise nitelikli hâlin gerçekleştiği hususunda hataya düşen kişi bu hatasından yararlanır. Hata kurumunun genel esasları için ceza hukukunda hata (TCK 30) yazısına bakılabilir.

6- Hukuka Uygunluk Nedenleri

Yangın, patlayıcı veya kitle imha silahı kullanılarak öldürme, niteliği gereği hukuka uygunluk nedenleriyle bağdaşması güç bir eylemdir. Meşru savunma (TCK 25) ancak mağdurun faile yönelik, hâlen devam eden haksız bir saldırısı bulunduğunda ve savunma saldırıyla orantılı olduğunda tartışılabilir. Genel tehlike yaratan bir aracın kullanılması, çoğu olayda orantılılık şartının gerçekleşmediğini gösterir. Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 2021/13001 E., 2022/2475 K. sayılı kararına konu olayda, gece kapısını kıran maktulün üzerine benzin döküp yakan sanık hakkında eziyet çektirerek öldürmeden hüküm kurulması ve asgariye yakın oranda haksız tahrik indirimi uygulanması gerektiği kabul edilmiştir; maktulün kapıyı kırması eylemi hukuka uygun hâle getirmemiş, yalnızca tahrik indirimi bakımından dikkate alınmıştır.

F- Cezası ve Yaptırım İçin Diğer Şartlar

1- Ağırlaştırılmış Müebbet Hapis ve İnfazı

TCK 82/1-c’nin yaptırımı ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasıdır. Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası hükümlünün hayatı boyunca devam eder ve sıkı güvenlik rejimine göre infaz edilir. 5275 sayılı Kanun’un 107’nci maddesine göre ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına mahkûm olan hükümlü 30 yılını, müebbet hapis cezasına mahkûm olan hükümlü 24 yılını infaz kurumunda iyi hâlli olarak geçirirse koşullu salıverilmeden yararlanabilir. Aynı maddenin 16’ncı fıkrasına göre Devletin güvenliğine karşı suçlar ile anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlardan birinin örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenmesi nedeniyle ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına mahkûm edilenler hakkında koşullu salıverilme hükümleri uygulanmaz; bu kural terör örgütlerinin bombalı eylemlerinde önem taşır. Teşebbüs veya yaş küçüklüğü nedeniyle süreli hapse mahkûm olunması hâlinde, kasten öldürme suçları (TCK 81, 82 ve 83) bakımından 7242 sayılı Kanun’la getirilen özel rejim uygulanır ve cezanın üçte ikisinin infazı aranır. Hükümle birlikte TCK m.53’teki belli hakları kullanmaktan yoksun bırakılma güvenlik tedbirine de hükmedilir.

2- Ceza Hesaplama Örnekleri

OlayUygulanan hükümlerSonuç ceza
İçinde insan bulunan evi ateşe vererek öldürmeTCK 82/1-cAğırlaştırılmış müebbet hapis
Aracın altına bomba yerleştirerek öldürme (planlı)TCK 82/1-a-cAğırlaştırılmış müebbet hapis (tek ceza)
Uyuyan aile bireylerinin bulunduğu evi yakmaTCK 82/1-c-d-eHer maktul için ayrı ağırlaştırılmış müebbet hapis
Bombalı saldırıda ölen asker ve sivilAsker için 82/1-c-g, sivil için 82/1-cHer maktul için ayrı ağırlaştırılmış müebbet hapis
Takdiri indirim uygulanırsaTCK 82/1-c, 62Müebbet hapis
Olası kastla (ör. mala zarar vermek için binayı yakma)TCK 82/1-c, 21/2Müebbet hapis
Olası kast ve takdiri indirimTCK 82/1-c, 21/2, 6225 yıl hapis
Haksız tahrik altındaTCK 82/1-c, 2918 yıldan 24 yıla kadar hapis
Teşebbüs (7550 sayılı Kanun sonrası)TCK 82/1-c, 35/214 yıldan 21 yıla kadar hapis
Yardım eden (benzin veya patlayıcı temini, keşif)TCK 82/1-c, 39/115 yıldan 20 yıla kadar hapis
Fail 15-18 yaş arasında (18.08.2026 sonrası)TCK 82/1-c, 31/319 yıldan 27 yıla kadar hapis (31/4 saklı)
Fail 12-15 yaş arasında ve kusur yeteneği varTCK 82/1-c, 31/213 yıldan 18 yıla kadar hapis
Azalmış akıl hastalığıTCK 82/1-c, 32/225 yıl hapis
Mağdurun doğrudan üzerine benzin döküp yakmaTCK 82/1-bAğırlaştırılmış müebbet hapis
Gözdağı amacıyla kapı önünde ateş, öldürme kastı ispatlanamadıTCK 106/2-a, 151-152Tehdit ve mala zarar verme cezaları
Molotof atıldı, yangın elverişli değil, kişiler hedef alınarak ateş edildiTCK 81, 35Teşebbüs cezası (temel suç üzerinden)

3- Şikâyet, Uzlaştırma, Etkin Pişmanlık ve Erteleme

TCK 82/1-c’deki suç şikâyete bağlı değildir; soruşturma ve kovuşturma re’sen yapılır. Suç uzlaştırma kapsamında da değildir. Maktul yakınlarının şikâyetten vazgeçmesi veya zararın giderilmesi davayı düşürmez. Etkin pişmanlık, hükmün açıklanmasının geri bırakılması, erteleme ve seçenek yaptırımlar ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası bakımından uygulanamaz. Failin, ölüm neticesi gerçekleşmeden önce yangını kendisinin söndürmesi veya patlayıcıyı kendi iradesiyle etkisiz hâle getirmesi ise TCK 36 kapsamında gönüllü vazgeçme olarak değerlendirilebilir.

G- Teşebbüs, İştirak ve İçtima

1- Teşebbüs ve Gönüllü Vazgeçme

Yangın çıkararak veya patlayıcı kullanarak bir kişiyi öldürmeye elverişli hareketlerle doğrudan doğruya icraya başlayıp da elinde olmayan nedenlerle ölüm neticesini gerçekleştiremeyen fail, TCK 35 uyarınca teşebbüsten sorumlu olur. 7550 sayılı Kanun’un 8’inci maddesiyle TCK 35/2 değiştirilmiş; ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını gerektiren suçlarda teşebbüs cezası 13 yıldan 20 yıla kadar hapisten 14 yıldan 21 yıla kadar hapse çıkarılmıştır. Bu değişiklikten önce işlenen fiillerde lehe olan eski aralık uygulanır. Teşebbüs aşamasına ilişkin genel esaslar için suça teşebbüs (TCK 35) yazısına bakılabilir.

82/1-c dosyalarında teşebbüsün kabulü için üç husus özellikle incelenir:

  1. Öldürme kastı: Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 2021/409 E., 2022/91 K. sayılı kararına göre ölüm sonucu yalnızca “muhtemel” ise ve fail gözdağı vermek amacıyla hareket etmişse öldürmeye teşebbüs kabul edilemez.
  2. Aracın elverişliliği: Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 2024/1602 E., 2026/3507 K. sayılı kararına göre patlatılmadan ele geçirilen bombanın patlaması hâlinde ölüme neden olup olmayacağı rapor aldırılarak belirlenir; Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 2025/4465 E., 2026/1292 K. sayılı kararında patlamaya elverişli ölçüde gaz birikmeyen düzenek elverişsiz vasıta sayılmıştır.
  3. Yangının boyutu, zarar ve tehlikenin ağırlığı: Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 2022/7085 E., 2024/1727 K. sayılı kararında kolayca söndürülen ve yalnızca islenmeye yol açan molotof yangını 82/1-c kapsamında teşebbüs için yeterli görülmemiştir. Teşebbüs aralığında ceza belirlenirken de meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı esas alınır.

Patlayıcı veya yangın hızlandırıcı madde temin edilmesi, mağdurun evinin gözlenmesi veya bombanın hazırlanması tek başına teşebbüs oluşturmayan hazırlık hareketleridir. Ancak bu hareketler ayrıca tehlikeli maddelerin izinsiz bulundurulması (TCK 174) suçunu oluşturabilir. Fail yangını başlattıktan sonra kendi iradesiyle söndürür veya patlayıcıyı etkisiz hâle getirirse TCK 36 uyarınca gönüllü vazgeçme hükümleri değerlendirilir; bu durumda fail yalnızca o ana kadar tamamlanmış olan fiilleri (mala zarar verme, yaralama gibi) nedeniyle cezalandırılır.

2- Azmettirme, Müşterek Faillik ve Yardım Etme

Bombalı ve kundaklama eylemleri çoğu zaman birden fazla kişinin katılımıyla işlenir. Fiil üzerinde ortak hâkimiyet kuran kişiler TCK 37 uyarınca müşterek fail olarak ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası alır. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 2015/207 E., 2017/351 K. sayılı kararında bomba yüklü araca öncülük eden sanığın fiil üzerinde diğerleriyle birlikte hâkimiyet kurduğu ve müşterek fail olduğu kabul edilmiştir. Başkasını yangın çıkarmaya veya bomba yerleştirmeye azmettiren kişi de TCK 38 uyarınca işlenen suçun cezasıyla cezalandırılır; Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 2024/1602 E., 2026/3507 K. sayılı kararına konu olayda bombayı arkadaşı ve çalışanına hazırlatıp yerleştirten sanık azmettiren olarak sorumlu tutulmuştur.

Fiil üzerinde hâkimiyeti bulunmayan ancak suçun işlenmesini kolaylaştıran kişiler, örneğin benzini veya patlayıcıyı temin eden, mağdurun yerini bildiren veya failleri olay yerine götüren kişiler TCK 39 uyarınca yardım eden olarak 15 yıldan 20 yıla kadar hapis cezası alır. Benzin temin eden kişinin sorumluluğu için, benzinin öldürmede kullanılacağını bildiğinin her türlü şüpheden uzak delillerle ispatlanması gerekir. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 2012/1-1289 E., 2013/84 K. sayılı kararında, diğer sanığın telefonla istemesi üzerine petrol istasyonundan iki şişe benzin alıp götüren, ancak benzinin maktulün içinde bulunduğu aracı yakmak için kullanılacağını bildiği kesin olarak ispatlanamayan sanık hakkında şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereğince beraat kararı verilmesi gerektiği kabul edilmiştir. Kararda üç üye karşı oy kullanmıştır. Faillik ve şeriklik ayrımının genel esasları için şeriklik yazısına bakılabilir.

3- Her Mağdur İçin Ayrı Ceza

TCK 43/3 uyarınca kasten öldürme suçunda zincirleme suç hükümleri uygulanmaz. Bu nedenle tek bir yangın veya patlamayla birden fazla kişiyi öldüren faile her maktul için ayrı ayrı ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verilir; hayatı tehlikeye giren veya yaralanan her mağdur için de koşulları varsa ayrı teşebbüs cezası belirlenir. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 2015/207 E., 2017/351 K. sayılı kararına konu bombalı saldırıda yedi maktul için yedi ayrı ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verilmiştir. Aynı neviden fikri içtima kuralı da kasten öldürme suçunda uygulanmaz.

4- Mala Zarar Verme, Genel Güvenlik ve Tehlikeli Madde Suçlarıyla İçtima

Bir binayı veya aracı yakarak öldürme aynı zamanda yakarak mala zarar verme (TCK 151-152) ve genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması (TCK 170) suçlarının unsurlarını da gerçekleştirebilir. TCK 152/2-a uyarınca yakarak, yakıcı veya patlayıcı madde kullanarak işlenen mala zarar verme suçunun cezası bir katına kadar artırılır; TCK 170/1 uyarınca genel güvenliği tehlikeye sokacak biçimde yangına neden olan veya patlayıcı madde kullanan kişi 1 yıldan 5 yıla kadar hapis cezası alır. Bu suçlarla öldürme suçu arasındaki ilişki konusunda Yargıtay kararlarında iki farklı yaklaşım görülmektedir:

  1. Fikri içtima yaklaşımı: Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 2012/1-1289 E., 2013/84 K. sayılı kararına konu dosyada Yargıtay 1. Ceza Dairesi, maktulün içinde bulunduğu aracı yakma eyleminin mala zarar verme ve öldürme suçlarını oluşturduğunu, TCK 44 uyarınca bir fiille birden fazla farklı suç işleyen sanığın en ağır cezayı gerektiren yangın çıkarmak suretiyle öldürme suçundan cezalandırılmasıyla yetinilmesi gerektiğini belirtmiştir. Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 2009/4302 E., 2010/7086 K. sayılı kararında da evi yakarak maktulün ölümüne neden olma eyleminin mala zarar verme, genel güvenliği kasten tehlikeye sokma ve öldürme suçlarını oluşturduğu, TCK 44 uyarınca yalnızca yangın çıkarmak suretiyle öldürme suçundan ceza verilmesi gerektiği kabul edilmiştir.
  2. Ayrı ceza yaklaşımı: Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 2014/4511 E., 2015/511 K. sayılı kararında ise gazinoyu yakarak zarar vermek isteyen ve bekçinin ölümüne olası kastla neden olan sanıklar bakımından yakarak mala zarar verme suçunun yangın çıkarmak suretiyle olası kastla öldürme suçunun unsuru olmadığı, TCK 44’ün uygulama yeri bulunmadığı ve sanıkların bu suçtan da ayrıca cezalandırılması gerektiği belirtilmiştir. Bu dosyada yerel mahkemenin direnmesi üzerine Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 2018/361 E., 2018/494 K. sayılı kararı usulden bozma ile sonuçlanmış, uyuşmazlığın esasına girilmemiştir.

Bu iki yaklaşım birlikte değerlendirildiğinde, failin öldürme kastıyla hareket ettiği ve yakmanın yalnızca öldürmenin aracı olduğu olaylarda fikri içtima yaklaşımının, failin asıl amacının mala zarar vermek olduğu ve ölümün olası kastla gerçekleştiği olaylarda ise ayrı ceza yaklaşımının öne çıktığı görülmektedir. Bu nedenle somut olayda failin asıl kastının neye yöneldiği, içtima bakımından da belirleyicidir. İçtima kurallarının genel esasları için suçların içtimaı yazısına bakılabilir.

Patlayıcı maddenin veya el bombasının izinsiz bulundurulması ise öldürme suçundan ayrı bir suç oluşturur. Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 2014/2274 E., 2014/3741 K. sayılı ve 07.07.2014 tarihli kararında, öldürme ve öldürmeye teşebbüs eylemlerinde el bombası kullanan ve olay yerinde patlamamış bir el bombası daha bulunan sanığın el bombası bulundurma eyleminin TCK 174/1 uyarınca ayrıca cezalandırılması gerektiği belirtilmiştir. Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 2017/509 E., 2018/3240 K. sayılı ve 04.07.2018 tarihli kararına konu dosyada da bombalayarak öldürmeye teşebbüs suçunun yanında izinsiz tehlikeli madde bulundurma suçundan ayrıca hüküm kurulmuştur. TCK 174/1’in temel şeklinin cezası 4 yıldan 8 yıla kadar hapis ve 5.000 güne kadar adli para cezasıdır. Nükleer madde kullanılması hâlinde ayrıca radyasyon yayma (TCK 172) suçu da değerlendirilir.

5- Terör Örgütü Faaliyeti, Soykırım ve Örgütlü Suçlar

Bombalı saldırıların önemli bir kısmı terör örgütlerinin faaliyeti kapsamında gerçekleştirilir. Bu durumda 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun 5’inci maddesi uyarınca terör suçu niteliğindeki fiiller için verilecek hapis cezaları yarı oranında artırılır; ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası zaten en ağır yaptırım olduğundan bu artırım özellikle teşebbüs hâlinde belirlenen süreli cezalarda etkili olur. Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 2012/5846 E., 2012/9898 K. sayılı ve 25.12.2012 tarihli kararına konu dosyada örgüt faaliyeti kapsamında bombalama suretiyle öldürmeye teşebbüs suçundan TCK 82/1-c, 35, 62 ve 3713 sayılı Kanun’un 5’inci maddesi uyarınca hüküm kurulmuştur. Öldürme eylemi devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozmaya yönelik örgütsel bir faaliyetin parçasıysa fail TCK 302 uyarınca ayrıca cezalandırılabilir. Örgüt suçlarının genel esasları için suç işlemek amacıyla örgüt kurma yazısına bakılabilir.

Nükleer, biyolojik veya kimyasal silahlar ya da bombalar milli, etnik, ırki veya dini bir grubu kısmen veya tamamen yok etmek amacıyla, bir plan doğrultusunda grup üyelerine karşı kullanılırsa eylem kasten öldürme değil, soykırım (TCK 76) suçunu oluşturur. Soykırımda öldürülen her kişi için ayrı ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verilir ve zamanaşımı işlemez.

H- Soruşturma ve Yargılama Usulü

1- Görevli Mahkeme, Temyiz, Tutuklama ve Zorunlu Müdafi

TCK 82/1-c’deki suça ağır ceza mahkemesi bakar; failin 18 yaşından küçük olması hâlinde görevli mahkeme çocuk ağır ceza mahkemesidir. Kasten öldürme suçları CMK m.100/3-a’daki katalog suçlar arasında yer aldığından kuvvetli suç şüphesinin varlığı hâlinde tutuklama nedeni var sayılabilir. Suçun alt sınırı 5 yıldan fazla hapis cezası olduğundan CMK m.150/3 uyarınca şüpheli veya sanığa zorunlu müdafi atanır. İstinaf incelemesinden sonra temyiz incelemesi kural olarak Yargıtay 1. Ceza Dairesince yapılır; terör örgütü faaliyeti kapsamında işlenen bombalı saldırılarda ise temyiz incelemesi Yargıtay’ın terör suçlarına bakan dairesinde yapılır.

2- Delil: Yangın Raporu, Keşif ve Adli Tıp Raporları

82/1-c dosyalarında suç vasfı çoğu zaman teknik delillerle belirlenir. Uygulamada şu deliller belirleyicidir:

  1. Olay yeri inceleme raporu ve fotoğrafları; yangının başlangıç noktası, yayılma alanı ve meydana gelen hasar,
  2. Yangın uzmanı bilirkişi raporu; kullanılan hızlandırıcı maddenin türü, yangının kendiliğinden büyüme ihtimali ve yapının yanıcı malzemesi,
  3. Keşif; mağdurların bulunduğu yerin yangın noktasına uzaklığı, kaçış yolları, pencere ve kapıların durumu,
  4. Kriminal laboratuvar raporu; yangın artığında benzin, motorin veya diğer hızlandırıcıların tespiti,
  5. Patlayıcı uzmanı raporu; düzeneğin türü, tahrip gücü ve patlaması hâlinde öldürücü etki yaratıp yaratmayacağı,
  6. Otopsi raporu; ölüm nedeninin yanık, karbonmonoksit zehirlenmesi veya patlama etkisi olup olmadığı ve maktulün yangına hayattayken maruz kalıp kalmadığı (kandaki karboksihemoglobin oranı),
  7. Kamera kayıtları, HTS ve baz istasyonu kayıtları, benzin istasyonu kayıtları ve tanık beyanları.

Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 2021/409 E., 2022/91 K. sayılı kararında olay yeri inceleme raporu ve fotoğraflarla yerel mahkemenin “5 litre benzinin tamamının kapıya döküldüğü” kabulünün desteklenmediği, iki farklı bilirkişi raporunun da ölümü yalnızca “muhtemel” gördüğü dikkate alınmıştır. Bu karar, yangın dosyalarında teknik delillerin tek tek tartışılmasının sonucu doğrudan değiştirebileceğini göstermektedir.

3- Ek Savunma ve Suç Vasfı

İddianamede 82/1-c gösterilmemişken yargılama sonunda bu bentten veya iddianamede 82/1-c gösterilmişken 82/1-b’den hüküm kurulacaksa sanığa CMK m.226 uyarınca ek savunma hakkı verilmelidir. Yangınla ilgili dosyalarda olası kast ile doğrudan kast ve kasten öldürme ile tehdit veya mala zarar verme arasındaki nitelendirme farkları da ek savunmayı gerektirebilir.

4- Davaya Katılma

Maktulün eşi, çocukları, anne-babası ve kardeşleri davaya katılan olarak yer alabilir; yangında malı zarar gören kişiler de suçtan zarar gören sıfatıyla katılma talebinde bulunabilir. Mağdurun kadın veya çocuk olduğu ya da aile bireylerine yönelik şiddetin söz konusu olduğu davalarda Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı 6284 sayılı Kanun’un 20/2. maddesi uyarınca davaya katılabilir. Katılma hakkı suç bazında değerlendirilir: Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 2024/1602 E., 2026/3507 K. sayılı kararında, öldürmeye teşebbüs davasına katılan kurumun tehlikeli maddelerin izinsiz bulundurulması suçu bakımından suçtan zarar gören sıfatı ve bu suçtan kurulan hükmü temyiz yetkisi bulunmadığı belirtilmiştir.

5- Dava ve Ceza Zamanaşımı

Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını gerektiren suçlarda dava zamanaşımı TCK m.66/1-a uyarınca 30 yıldır; ceza zamanaşımı ise TCK m.68/1-a uyarınca 40 yıldır. TCK m.66/2 uyarınca fiili işlediği sırada 12-15 yaş grubundaki çocuklar için dava zamanaşımı süresinin yarısı, 15-18 yaş grubundakiler için üçte ikisi uygulanır. Soykırım ve insanlığa karşı suçlarda ise zamanaşımı işlemez. Ayrıntılar için dava zamanaşımı ve ceza zamanaşımı yazılarına bakılabilir.

I- TCK 82/1-c’nin Uygulanmadığı ve TCK 81’e Dönülen Durumlar

Aşağıdaki durumlarda başka bir nitelikli hâl yoksa fail TCK 82/1-c’den değil, TCK 81’deki temel kasten öldürme suçundan veya başka bir suçtan sorumlu tutulur:

  1. Ölümün bentte sayılan araçlardan biriyle değil, başka bir yöntemle (bıçak, ateşli silah, boğma, zehir) gerçekleşmesi,
  2. Yangının öldürme tamamlandıktan sonra yalnızca cesedi veya delilleri yok etmek için çıkarılması,
  3. Mağdurun doğrudan bedeninin tutuşturulması; bu durumda Yargıtay uygulamasında kural olarak 82/1-b uygulanır,
  4. Çıkarılan yangının veya kullanılan düzeneğin boyutu ve niteliği itibarıyla öldürmeye elverişli olmaması,
  5. Failin yalnızca gözdağı vermek veya mala zarar vermek amacıyla hareket etmesi ve öldürme kastının her türlü şüpheden uzak biçimde ispatlanamaması; bu durumda tehdit, mala zarar verme veya genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması suçları gündeme gelir,
  6. Failin içeride insan bulunduğunu bilmemesi ve öngörmesinin de beklenememesi; bu durumda koşulları varsa taksirle öldürme tartışılır,
  7. Ölümün mağdurun kendi getirdiği yanıcı madde ve bir anlık refleksle gerçekleşmesi gibi bilinçli taksir hâlleri.

J- Yangın, Bombalama veya Kimyasal Silahla Öldürme Suçlamasında Savunmada ve Katılan Vekilliğinde Dikkat Edilecek Noktalar

Bu tür dosyalarda savunma ve katılan vekilliği bakımından şu noktalar dosyanın sonucunu doğrudan etkiler:

  1. Ölümün bentte sayılan araçla mı yoksa başka bir hareketle mi meydana geldiğinin otopsi raporuyla belirlenmesi; yangından önce başka bir yolla ölüm gerçekleşmişse bendin uygulanamayacağının tartışılması,
  2. Eylemin mekânın yakılması mı yoksa mağdurun doğrudan bedeninin tutuşturulması mı olduğunun belirlenerek 82/1-b ile 82/1-c ayrımının yapılması,
  3. Yangının veya patlayıcının elverişliliği için yangın uzmanı ve patlayıcı uzmanı raporu alınması, gerektiğinde keşif yapılması,
  4. Failin öldürme kastıyla mı, gözdağı vermek için mi, mala zarar vermek için mi hareket ettiğinin; taraflar arasındaki husumetin, olay öncesi sözlerin ve olay sonrası davranışların birlikte değerlendirilmesi,
  5. Ölümün “muhakkak” mı yoksa “muhtemel” mi olduğunun teknik raporlarla ortaya konulması ve doğrudan kast ile olası kast ayrımının yapılması,
  6. Yangında veya patlamada ölen ve yaralanan her mağdur bakımından kastın, nitelikli hâllerin ve haksız tahrikin ayrı ayrı belirlenmesi,
  7. Benzin veya patlayıcı temin eden kişinin, maddenin öldürmede kullanılacağını bilip bilmediğinin araştırılması,
  8. Mala zarar verme, genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması ve tehlikeli madde suçları bakımından içtima ilişkisinin doğru kurulması,
  9. Failin akıl sağlığının Adli Tıp Kurumu raporuyla usulüne uygun biçimde araştırılması,
  10. İddianamede gösterilmeyen bir bent veya suç vasfı için CMK m.226 uyarınca ek savunma hakkının kullandırılıp kullandırılmadığının denetlenmesi.

Sonuç

Yangın, bombalama veya kimyasal silahla öldürme suçu, TCK 82/1-c uyarınca ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını gerektiren nitelikli bir kasten öldürme hâlidir ve koşullu salıverilme için 30 yılın infazı gerekir. Bent, failin saikine değil, öldürmede kullanılan ve genel tehlike yaratan araca dayanır; yangın, su baskını, tahrip, batırma, bombalama ile nükleer, biyolojik ve kimyasal silahlar sınırlı olarak sayılmıştır. Yargıtay uygulamasına göre mağdurun bulunduğu ev, araç veya iş yerinin ateşe verilmesi 82/1-c’yi, mağdurun doğrudan üzerine benzin dökülerek yakılması ise kural olarak 82/1-b’yi oluşturur. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 2021/409 E., 2022/91 K. sayılı kararına göre gözdağı amacıyla yakılan ateşte öldürme kastı tereddütsüz ispatlanamazsa öldürmeye teşebbüs kabul edilemez; Yargıtay 1. Ceza Dairesinin kararlarına göre de molotofun veya patlayıcının öldürmeye elverişliliği ayrıca araştırılmalıdır. Olası kastla işlenen öldürmede ceza müebbet hapse, haksız tahrik hâlinde 18-24 yıla, takdiri indirimde müebbet hapse iner; teşebbüste ise 14-21 yıl hapis cezası verilir. Aynı eylemle ölen her kişi için ayrı ceza verilir ve patlayıcı bulundurma suçu ayrıca cezalandırılır.

Sık Sorulan Sorular

Yakarak öldürmenin cezası nedir?

Bir kişinin bulunduğu ev, araç veya iş yeri ateşe verilerek öldürülmesi TCK 82/1-c uyarınca ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını gerektirir. Kişinin doğrudan üzerine benzin dökülerek yakılması ise Yargıtay uygulamasında kural olarak canavarca hisle veya eziyet çektirerek öldürme (TCK 82/1-b) sayılır ve cezası yine ağırlaştırılmış müebbet hapistir. Hükümlü 30 yılı iyi hâlli geçirirse koşullu salıverilmeden yararlanabilir.

Bombalayarak öldürmenin cezası nedir?

Bomba veya başka bir patlayıcı kullanılarak bir kişinin kasten öldürülmesi TCK 82/1-c uyarınca ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını gerektirir. Patlamada birden fazla kişi ölmüşse her maktul için ayrı ceza verilir. Mağdurlar görevleri nedeniyle hedef alınan kamu görevlileriyse 82/1-g de uygulanır. Patlayıcının izinsiz bulundurulması TCK 174 uyarınca ayrıca 4 yıldan 8 yıla kadar hapis cezası gerektirir.

Üzerine benzin döküp yakmak TCK 82/1-c mi, 82/1-b mi?

Yargıtay uygulamasına göre mağdurun doğrudan üzerine benzin dökülüp tutuşturulması kural olarak 82/1-b kapsamında eziyet çektirerek veya canavarca hisle öldürmedir. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 2017/905 E., 2019/146 K. sayılı kararı bu yöndedir. 82/1-c ise mağdurun bulunduğu evin, aracın veya iş yerinin ateşe verildiği olaylarda uygulanır. Fail hem mekânı yakıp hem de mağdurun üzerine benzin dökmüşse iki bent birlikte uygulanabilir.

Eve molotof atmak öldürmeye teşebbüs sayılır mı?

Her zaman sayılmaz. Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 2022/7085 E., 2024/1727 K. sayılı kararında yalnızca islenmeye ve erimeye yol açan, mağdurlarca kolayca söndürülen molotof yangını 82/1-c kapsamında öldürmeye teşebbüs için yeterli görülmemiştir. Yangının büyüklüğü, mağdurlara sirayet ihtimali, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı ile failin öldürme kastı birlikte değerlendirilir; kast ispatlanamazsa eylem tehdit ve mala zarar verme suçlarını oluşturabilir.

Gözdağı vermek için ev önünde ateş yakmak hangi suçu oluşturur?

Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 2021/409 E., 2022/91 K. sayılı kararına göre taraflar arasında husumet bulunmayan, sanıkların gözdağı vermek amacıyla hareket ettiği, yangının kapıda yalnızca islenmeye yol açtığı ve ölümün “muhtemel” sayıldığı olayda öldürme kastı tereddütsüz tespit edilemediğinden nitelikli kasten öldürmeye teşebbüs kabul edilmemiştir. Bu tür eylemler koşullarına göre silahla tehdit ve yakarak mala zarar verme suçlarını oluşturur.

Olası kastla yangın çıkararak öldürmenin cezası nedir?

Fail ölümü istememiş ancak içeride bulunan kişilerin ölebileceğini öngörmesine rağmen yangını çıkarmışsa olası kast vardır. TCK 21/2 uyarınca ağırlaştırılmış müebbet hapis yerine müebbet hapis cezası verilir. Takdiri indirim de uygulanırsa ceza 25 yıl hapis olur; Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 2018/3085 E., 2018/4506 K. sayılı kararında bu şekilde kurulan hüküm onanmıştır.

Yangın çıkararak öldürmede haksız tahrik indirimi uygulanır mı?

Evet. 82/1-c failin saikine değil kullandığı araca dayandığından haksız tahrikle birlikte uygulanabilir. Bu durumda ağırlaştırılmış müebbet hapis yerine 18 yıldan 24 yıla kadar hapis cezası verilir. Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 2014/4492 E., 2014/5724 K. sayılı kararında TCK 82/1-c, 29 ve 62 uyarınca 20 yıl hapis cezasına hükmedilmesi onanmıştır. Tahrik her mağdur için ayrı değerlendirilir.

Yangında birden fazla kişi ölürse kaç ceza verilir?

TCK 43/3 uyarınca kasten öldürme suçunda zincirleme suç hükümleri uygulanmaz. Bu nedenle tek bir yangın veya patlamayla birden fazla kişiyi öldüren faile her maktul için ayrı ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verilir. Yaralanan veya hayatı tehlikeye giren her mağdur için de koşulları varsa ayrı öldürmeye teşebbüs cezası belirlenir.

Yangın çıkararak öldürmeye teşebbüsün cezası nedir?

7550 sayılı Kanun’la değişik TCK 35/2 uyarınca ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını gerektiren suçlarda teşebbüs hâlinde 14 yıldan 21 yıla kadar hapis cezası verilir. Bu değişiklikten önceki fiillerde lehe olan 13-20 yıllık aralık uygulanır. Ceza belirlenirken meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı esas alınır. Takdiri indirim uygulanırsa ceza ayrıca altıda birine kadar indirilir.

Ev yakmak ve içindekileri öldürmek ayrıca mala zarar verme suçu oluşturur mu?

Yargıtay 1. Ceza Dairesinin bazı kararlarında, öldürme kastıyla mekânın yakılması hâlinde TCK 44 uyarınca fikri içtima kuralının uygulanacağı ve yalnızca yangın çıkarmak suretiyle öldürme suçundan ceza verileceği kabul edilmiştir. Buna karşılık asıl amacın mala zarar vermek olduğu ve ölümün olası kastla gerçekleştiği bir olayda yakarak mala zarar verme suçundan ayrıca ceza verilmesi gerektiği belirtilmiştir. Sonuç, failin asıl kastının neye yöneldiğine göre değişir.

Kimyasal silah veya zehirle öldürme aynı şey midir?

Hayır. TCK 82/1-c, kitlesel öldürücü etki yaratmaya elverişli nükleer, biyolojik ve kimyasal silahları düzenler. Bir kişinin yemeğine veya içeceğine zehir katılarak öldürülmesi bu bentte sayılmamıştır; koşullarına göre TCK 81, tasarlama varsa 82/1-a, mağdura ağır acı çektirilmişse 82/1-b uygulanır. Kimyasal silahların bir grubu yok etmek amacıyla kullanılması ise soykırım (TCK 76) suçunu oluşturur.

Benzin veya patlayıcı temin eden kişinin cezası nedir?

Benzinin veya patlayıcının öldürmede kullanılacağını bilerek temin eden ancak fiil üzerinde hâkimiyeti bulunmayan kişi TCK 39 uyarınca yardım eden olarak 15 yıldan 20 yıla kadar hapis cezası alır. Bilme unsurunun her türlü şüpheden uzak delillerle ispatlanması gerekir; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 2012/1-1289 E., 2013/84 K. sayılı kararında benzinin öldürmede kullanılacağını bildiği ispatlanamayan sanık hakkında beraat gerektiği kabul edilmiştir.

Bombalı saldırı davasına hangi mahkeme bakar ve zamanaşımı kaç yıldır?

TCK 82/1-c’deki suça ağır ceza mahkemesi bakar; fail 18 yaşından küçükse görevli mahkeme çocuk ağır ceza mahkemesidir. Suç şikâyete bağlı değildir ve uzlaştırma uygulanmaz. Dava zamanaşımı TCK 66/1-a uyarınca 30 yıl, ceza zamanaşımı TCK 68/1-a uyarınca 40 yıldır. Terör örgütü faaliyeti kapsamında işlenen bombalı saldırılarda 3713 sayılı Kanun hükümleri de uygulanır.

Yangın çıkararak öldüren çocuğun cezası nedir?

18.08.2026 sonrasındaki fiillerde 15-18 yaş grubundaki çocuğa ağırlaştırılmış müebbet yerine 19-27 yıl, 12-15 yaş grubundaki ve kusur yeteneği bulunan çocuğa 13-18 yıl hapis cezası verilir. 7593 sayılı Kanun’la eklenen TCK 31/4 uyarınca mahkeme suçun işleniş şeklini gözeterek 15-18 yaş grubundaki çocuk hakkında indirimi hiç uygulamayabilir. Bu değişiklikten önceki fiillerde lehe olan eski oranlar uygulanır.

İstanbul’un Bahçelievler ilçesinde, Bakırköy Adliyesi’ne yakın konumda yer alan Avukat Sinan Karabacak dava takibi ve hukuki danışmanlık hizmeti vermektedir. Yangın çıkararak, bombalayarak veya kimyasal silah kullanarak öldürme ya da bu suçlara teşebbüs veya yardım isnadıyla yürütülen bir soruşturma veya kovuşturmada şüpheli, sanık ya da maktul yakını olarak yer alıyorsanız, süreç hakkında bilgi almak için ağır ceza mahkemesindeki davalarında avukatlık hizmeti sayfasını inceleyebilirsiniz.

Av. Sinan Karabacak Cep Tel: +90 535 671 88 95

Yasal Uyarı: Bu makale Av. Sinan Karabacak tarafından, yalnızca genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmış olup hukuki tavsiye niteliği taşımamaktadır. Her dava kendine özgü koşullar içermektedir. Hukuki danışmanlık için lütfen iletişime geçiniz.

Avukat Sinan Karabacak

Avukat Sinan Karabacak

Avukat · İstanbul Barosu, Sicil No: 52130, Doğrulama

İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi'nden 2014'te mezun oldu. İstanbul Barosu'na bağlı avukatlık yapmaktadır. Enerji hukukundaki önceki deneyimleri nedeniyle başta kaçak elektrik ve voltaj dengesizliği davaları olmak üzere ceza hukuku, aile hukuku ve iş hukuku gibi alanlarda hukuki danışmanlık ve dava takibi hizmeti vermektedir.

Hakkımızda →LinkedIn →

Benzer Yazılar

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir