Çocuğa veya Kendini Savunamayacak Kişiye Karşı Öldürme Suçu ve Cezası (TCK 82/1-e)

Çocuğa veya Kendini Savunamayacak Kişiye Karşı Öldürme Suçu

İçindekiler

Çocuğa veya kendini savunamayacak kişiye karşı kasten öldürme suçu, kasten öldürme suçunun 18 yaşını doldurmamış bir çocuğa ya da beden veya ruh bakımından kendisini savunamayacak durumda bulunan bir kişiye karşı işlenmesidir ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu‘nun 82’nci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendinde nitelikli hâl olarak düzenlenmiştir. Bu suçun cezası ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasıdır; hükümlü, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 107’nci maddesi uyarınca koşullu salıverilmeden ancak 30 yılı iyi hâlli olarak infaz kurumunda geçirdikten sonra yararlanabilir. Haksız tahrik varsa ceza 18 yıldan 24 yıla kadar hapse, takdiri indirim uygulanırsa müebbet hapse iner; olası kastla öldürmede müebbet hapis cezası, ihmali davranışla öldürmede 20 yıldan 25 yıla kadar hapis cezası verilebilir. Suçun teşebbüs aşamasında kalması hâlinde 14 yıldan 21 yıla kadar hapis cezası verilir. Suç şikâyete bağlı değildir, uzlaştırma uygulanmaz, davaya ağır ceza mahkemesi bakar ve dava zamanaşımı 30 yıldır.

TCK 82/1-e uygulamada en çok bebeğini veya küçük çocuğunu öldüren anne-babalar, kavgada 18 yaşından küçük birini bıçaklayan failler, uyuyan eşini, anne-babasını veya ev arkadaşını öldüren kişiler ile yaşlı, yatalak, engelli ya da akıl hastası birini öldüren failler hakkında gündeme gelir. Dosyalardaki asıl tartışmalar; maktulün yaşının kesin olarak tespiti, failin çocuğun yaşını bilip bilmediği, uyku hâlinin delille ispatı, alkollü veya yaşlı kişinin gerçekten “kendini savunamayacak durumda” olup olmadığı ve bunun için Adli Tıp Kurumu raporu gerekip gerekmediğidir. Bu yazıda madde metni, bendin iki ayrı mağdur grubu, Yargıtay’ın aradığı ölçütler, diğer nitelikli hâllerle birleşme, ceza indirimleri ve yargılama usulü güncel Yargıtay kararları ışığında incelenmektedir. Kasten öldürme suçunun temel şekli ve tüm nitelikli hâlleri için kasten öldürme suçu (TCK 81) yazısına, bu suçun yer aldığı bölümün genel görünümü için hayata karşı suçlar yazısına bakabilirsiniz. Somut olayınızın değerlendirilmesi için bir avukata danışmanız önerilir.

Kanun metninin resmi kaynağı: 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu, mevzuat.gov.tr

Yargıtay Kararları Işığında Çocuğa veya Kendini Savunamayacak Kişiye Karşı Öldürme Suçunun Oluşması İçin Gerekli Şartlar

Çocuğa veya kendini savunamayacak kişiye karşı kasten öldürme suçunun oluşması için içtihatlarla Yargıtay tarafından bazı kriterler ortaya konulmuştur. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 2022/212 E., 2023/678 K. sayılı ve 20.12.2023 tarihli kararında, bentteki “çocuk” ile “kendini savunamayacak kişi” kavramlarının birbirinden ayrı değerlendirileceği, mağdur çocuksa kendini savunabilecek durumda olup olmadığına bakılmaksızın nitelikli hâlin uygulanacağı ve maktulün yaşı kesin olarak tespit edilemezse şüpheden sanığın yararlanacağı kabul edilmiştir. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 2018/29 E., 2020/145 K. sayılı ve 03.03.2020 tarihli kararında ise yaşlılığın tek başına yeterli olmadığı, tereddüt bulunan hâllerde mağdurun savunma gücünün Adli Tıp Kurumu raporuyla belirlenmesi gerektiği belirtilmiştir. Maddeler hâlinde saymak gerekirse TCK 82/1-e’deki nitelikli hâlin oluşması için:

  1. Failin bir insanı kasten öldürmesi (TCK 81’deki temel suçun bütün unsurlarının gerçekleşmesi),
  2. Maktulün suç tarihinde 18 yaşını doldurmamış olması veya beden ya da ruh bakımından kendisini savunamayacak durumda bulunması,
  3. Maktulün yaşının nüfus kaydı ve gerektiğinde diğer belgelerle her türlü şüpheden uzak biçimde tespit edilmesi,
  4. Kendini savunamama hâlinin (uyku, ağır engellilik, yatağa bağımlılık, akıl hastalığı gibi) kesin delillerle ispatlanması, tereddüt varsa Adli Tıp Kurumu raporuyla belirlenmesi,
  5. Failin, mağdurun çocuk olduğunu veya kendini savunamayacak durumda bulunduğunu bilerek hareket etmesi

gerekmektedir. Mağdur çocuksa ayrıca savunmasız olması, failin fiziksel olarak daha güçlü olması veya failin yetişkin olması aranmaz. Mağdur yetişkinse yalnızca ileri yaşta olması, alkollü olması veya kendini savunmakta “güçlük çekmesi” yeterli değildir; savunma gücünün fiilen ortadan kalkmış olması gerekir.

A- TCK 82/1-e Madde Metninin İncelenmesi

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 82’nci maddesi yürürlükteki hâliyle aşağıdaki gibidir:

Nitelikli haller

Madde 82- (1) Kasten öldürme suçunun;

a) Tasarlayarak,

b) Canavarca hisle veya eziyet çektirerek,

c) Yangın, su baskını, tahrip, batırma veya bombalama ya da nükleer, biyolojik veya kimyasal silah kullanmak suretiyle,

d) Üstsoy veya altsoydan birine ya da eş, boşandığı eş veya kardeşe karşı,

e) Çocuğa ya da beden veya ruh bakımından kendisini savunamayacak durumda bulunan kişiye karşı,

f) (Değişik: 12/5/2022-7406/2 md.) Kadına karşı,

g) Kişinin yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle,

h) Bir suçu gizlemek, delillerini ortadan kaldırmak veya işlenmesini kolaylaştırmak ya da yakalanmamak amacıyla,

i) (Ek: 29/6/2005 – 5377/9 md.) Bir suçu işleyememekten dolayı duyduğu infialle,

j) Kan gütme saikiyle,

k) Töre saikiyle,

İşlenmesi halinde, kişi ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ile cezalandırılır.

TCK 82/1-e, 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe girdiği ilk hâlinden bu yana değişmemiştir. Bu nedenle bent bakımından lehe kanun sorunu, ancak 01.06.2005 öncesinde işlenen fiillerde 765 sayılı eski Türk Ceza Kanunu ile karşılaştırma yapılması gerektiğinde ortaya çıkar. Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 2022/7800 E., 2023/3201 K. sayılı ve 17.05.2023 tarihli kararında, 18 yaşından küçük olup çocuk odasında yatağında uyurken öldürülen maktul bakımından 5237 sayılı Kanun’un 82/1-e bendi ile 765 sayılı Kanun’un ilgili hükümlerinin ayrı ayrı uygulanıp sonuçlarının karşılaştırılması ve lehe olan hükmün belirlenmesi gerektiği belirtilmiştir. Lehe kanunun belirlenmesine ilişkin genel esaslar için ceza kanununun zaman ve yer bakımından uygulanması yazısına bakılabilir.

1- Korunan Hukuki Değer ve Düzenlemenin Gerekçesi

TCK 82/1-e ile korunan hukuki değer, diğer bütün kasten öldürme suçlarında olduğu gibi insan hayatıdır. Bendin ayrıca hedeflediği değer, kendini korumaktan aciz kişilerin güçlendirilmiş biçimde korunmasıdır. Madde gerekçesinde, çocuk olması veya ileri yaşı, hastalığı, malullüğü ya da ruhi veya fiziki güçsüzlüğü nedeniyle kendini korumaktan aciz bir kimseye karşı fiilin işlenmesinin, hem faildeki ahlaki kötülüğün fazlalığı hem de fiilin icrasındaki kolaylık nedeniyle nitelikli hâl sayıldığı açıklanmıştır. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 2013/154 E., 2013/119 K. sayılı ve 02.04.2013 tarihli kararında da bu gerekçeye dayanılarak, uyuyan bir insanın öldürülmesinin uyumayan bir insana göre daha kolay olduğu ve uyku hâlinin bu nedenle bent kapsamında kabul edilmesinin kanun koyucunun amacına uygun olduğu belirtilmiştir.

2- Bentteki İki Ayrı Mağdur Grubu

TCK 82/1-e, birbirinden bağımsız iki mağdur grubunu korur: çocuklar ve kendini savunamayacak durumdaki kişiler. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 2022/212 E., 2023/678 K. sayılı kararında, kanun koyucunun “çocuk” sözcüğünü gereksiz yere kullandığının düşünülemeyeceği, her çocuğun kendini savunamayacak durumda olmadığı ve bu nedenle bentle kendini savunabilecek durumdaki çocuklar için de ayrı bir uygulama alanı oluşturulduğu açıkça belirtilmiştir.

ÖlçütÇocuğa karşı öldürmeKendini savunamayacak kişiye karşı öldürme
Ağırlaştırıcı nedenMağdurun yaşıMağdurun fiilen savunma gücünden yoksun olması
ÖlçütSuç tarihinde 18 yaşını doldurmamış olmak (TCK 6/1-b)Uyku, ağır engellilik, yatağa bağımlılık, bitkisel hayat, akıl hastalığı gibi somut durum
Mağdurun gerçekte savunmasız olmasıAranmazŞart
Failin daha güçlü olmasıAranmazSavunmasızlıktan yararlanılmış olması gerekir
İspat aracıNüfus kaydı; şüphede diğer resmî belgeler ve yaş tespitiOlay yeri bulguları, otopsi, sağlık kayıtları, gerektiğinde Adli Tıp Kurumu raporu
CezaAğırlaştırılmış müebbet hapisAğırlaştırılmış müebbet hapis

3- Diğer Suçlarda Aynı Nitelikli Hâl

Kanun koyucu çocuk ve kendini savunamayacak kişi kavramlarını her suçta aynı şekilde kullanmamıştır. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 2022/212 E., 2023/678 K. sayılı kararında, bazı suçlarda yalnızca mağdurun çocuk olmasının, bazı suçlarda yalnızca kendini savunamayacak durumda olmasının, kasten öldürme gibi bazı suçlarda ise her ikisinin nitelikli hâl sayılmasının kanun koyucunun bilinçli bir tercihi olduğu vurgulanmıştır.

SuçÇocuğa karşı işlenmesiKendini savunamayacak kişiye karşı işlenmesi
Kasten öldürme (TCK 82/1-e)Nitelikli hâlNitelikli hâl
Kasten yaralama (TCK 86/3-b)Nitelikli hâl değilNitelikli hâl
Yağma (TCK 149/1-e)Nitelikli hâl değilNitelikli hâl
İşkence ve eziyet (TCK 94, 96)Nitelikli hâlNitelikli hâl
Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma (TCK 109/3-f)Nitelikli hâlNitelikli hâl
Cinsel saldırı (TCK 102/3-a)Ayrı suç: çocukların cinsel istismarı (TCK 103)Nitelikli hâl

Bu suçların ayrıntıları için kasten yaralama suçu, yağma (gasp) suçu, işkence ve eziyet suçları, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve çocukların cinsel istismarı (TCK 103) yazılarına bakılabilir.

B- Suçun Unsurları

1- Temel Suç: Kasten Öldürme (TCK 81)

TCK 82/1-e bağımsız bir suç değil, kasten öldürme suçunun nitelikli hâlidir. Bu nedenle önce TCK 81’deki temel suçun bütün unsurlarının gerçekleşmesi gerekir: canlı bir insanın varlığı, ölüme elverişli bir hareket, ölüm neticesi, hareket ile ölüm arasında nedensellik bağı ve öldürme kastı. Temel suçun unsurları ve kasten yaralamadan ayrımı kasten öldürme suçu (TCK 81) yazısında ayrıntılı olarak açıklanmıştır. Öldürme kastının ispat edilemediği ve failin yalnızca yaralama kastıyla hareket ettiği olaylarda, çocuk veya savunmasız mağdur ölmüş olsa bile neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama hükümleri gündeme gelir; mağdur kendini savunamayacak durumdaysa bu hesaplamada TCK 86/3-b de uygulanır.

2- Mağdur: Çocuk Kavramı ve Yaşın Tespiti

TCK m.6/1-b’ye göre çocuk, henüz 18 yaşını doldurmamış kişidir. Yaş, öldürme fiilinin işlendiği tarihe göre belirlenir. Mahkeme kararıyla ergin kılınmış veya evlenmiş olmak, ceza hukuku bakımından çocukluk sıfatını ortadan kaldırmaz; bu kişiye karşı işlenen öldürmede de 82/1-e uygulanır. Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 2015/1079 E., 2015/4199 K. sayılı ve 30.06.2015 tarihli kararında, maktulün suç tarihinde 18 yaşından küçük olması nedeniyle TCK 81 yerine 82/1-e’nin uygulanması gerektiği gözetilmeden hüküm kurulması bozma nedeni yapılmıştır.

Mağdurun gücü veya görünüşü önemli değildir. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 2022/212 E., 2023/678 K. sayılı kararına göre “çocuk” sözcüğüyle mağdurun savunma gücünden bağımsız olarak yaşı nedeniyle bir nitelikli hâl öngörüldüğünden, sanığın da 18 yaşından küçük olması veya fiziksel olarak maktulden daha güçsüz bulunması bendin uygulanmasını engellemez. Bu nedenle 17 yaşındaki bir gencin kavgada başka bir 17 yaşındaki genci öldürmesinde de 82/1-e uygulanır.

Yaş tespitinde esas belge nüfus kaydıdır; ancak kayıt ile gerçek yaş arasında tereddüt varsa araştırma yapılmalıdır. Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 2018/519 E., 2019/5302 K. sayılı ve 03.12.2019 tarihli kararında, nüfus kaydına göre 9 yaşında görünen maktulün otopsi bulguları ve sakallı, bıyıklı fotoğraflarına göre daha büyük olduğu anlaşıldığından, doğum tutanağı, okul ve hastane kayıtları getirtilerek gerçek yaşın tespit edilmesi gerektiği belirtilmiştir. Yabancı uyruklu maktullerde bu araştırma daha da önem kazanır. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 2022/212 E., 2023/678 K. sayılı kararında, kendi beyanına dayanılarak düzenlenmiş yabancı tanıtma belgesi ve onaysız bir nüfus ilmühaberiyle 18 yaşından küçük kabul edilen Suriye uyruklu maktul bakımından, nüfus kaydının İnterpol aracılığıyla istenmesi ve belgenin doğruluğunun ülke temsilciliğine teyit ettirilmesi gerektiği, yaş kesin olarak belirlenemezse nitelikli hâlin “şüpheden sanık yararlanır” ilkesine göre değerlendirileceği kabul edilmiş ve 82/1-e uyarınca kurulan hüküm bozulmuştur.

3- Mağdur: Beden veya Ruh Bakımından Kendini Savunamayacak Kişi

Beden veya ruh bakımından kendini savunamayacak kişi; ileri yaş, sakatlık, uyku hâli, bilinçsizlik, narkoz, ağır hastalık, akıl hastalığı veya benzeri bir nedenle kendisine yönelen saldırıya karşı koyma gücünden yoksun olan kişidir. Kavram kanunda tek tek sayılmamıştır ve her somut olayda ayrıca belirlenir. Yargıtay’ın bu konudaki çizgisi şu şekilde özetlenebilir:

Mağdurun durumuYargıtay uygulaması
Uyuyan kişiKapsamda; uyku hâli kesin delille ispatlanmalı
Bitkisel hayattaki, yatağa bağımlı veya kol-bacak gibi organlarından yoksun kişiKapsamda; ayrıca rapor gerekmez
Yalnızca ileri yaşta olan kişiTek başına yeterli değil; Adli Tıp Kurumu raporu gerekir
Engelli veya akıl hastası kişiEngelin olay anındaki savunma gücüne etkisi Adli Tıp Kurumu raporuyla belirlenir
Alkollü kişiYüksek alkol tek başına yeterli değil; savunmakta “güçlük çekmek” kendini savunamamak değildir
Bağlanmış, etkisiz hâle getirilmiş kişiSavunma gücü fiilen ortadan kalkmışsa kapsamda değerlendirilebilir

Uyku hâli: Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 2013/154 E., 2013/119 K. sayılı kararında, uyumakta olan babasını üzerindeki silahı alarak öldüren sanığın, babasının uyku hâlinde kendini savunamayacak durumda olmasından faydalanarak eylemini kolaylıkla gerçekleştirdiği, bu nedenle eylemin 82/1-d yanında 82/1-e kapsamında da kaldığı kabul edilmiştir. Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 2013/5032 E., 2013/7344 K. sayılı ve 04.12.2013 tarihli kararında da uyku hâlindeki eşini öldüren sanık hakkında 82/1-d ve 82/1-e birlikte uygulanarak kurulan hüküm onanmıştır.

Uyku hâlinin ispatı: Uyku hâli tahmine veya dolaylı bir izlenime dayanılarak kabul edilemez. Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 2017/90 E., 2018/284 K. sayılı ve 05.02.2018 tarihli kararında, sanığın uyuduğuna dair hiçbir beyanı bulunmadığı hâlde olay yeri fotoğraflarında kanamanın yastık kısmında başladığından bahisle maktulün uyuduğunun kabul edilmesi bozma nedeni sayılmıştır. Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 2023/6562 E., 2025/322 K. sayılı ve 13.01.2025 tarihli kararında da sanık evden çıkarken maktulün uyuyor olması ve boğuşma izine rastlanmaması nedeniyle uygulanan 82/1-e, maktulün uyurken öldürüldüğüne dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı gerekçesiyle hukuka aykırı bulunmuştur.

İleri yaş ve engellilik: Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 2018/29 E., 2020/145 K. sayılı kararında, 66 yaşındaki ve işitme engelli olduğu ileri sürülen maktulü boğarak öldüren sanık hakkında; uyumakta olan, bitkisel hayatta veya yatağa mahkûm olan ya da kol veya bacak gibi organlarından yoksun olan kişiler bakımından rapor aldırılmasına gerek olmadığı, ancak yaşın tek başına yeterli bir ölçüt olmadığı ve somut olaydaki gibi tereddütlü durumlarda maktulün olay sırasında kendini savunabilecek durumda olup olmadığının Adli Tıp Kurumundan alınacak raporla belirlenmesi gerektiği kabul edilmiştir. Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 2024/4355 E., 2025/8102 K. sayılı ve 20.11.2025 tarihli kararında yüzde 70 oranında engelli olduğu tespit edilen maktul bakımından, Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 2026/1410 E., 2026/3891 K. sayılı ve 13.05.2026 tarihli kararında ise şizoaffektif bozukluk nedeniyle yüzde 80 oranında engelli olan maktul bakımından, kendini savunamayacak durumda olup olmadığına dair Adli Tıp Kurumu raporu alınmadan hüküm kurulması bozma nedeni yapılmıştır.

Rapor alınmadan yapılan değerlendirmeler Daire içinde de tartışma yaratabilmektedir. Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 2022/9279 E., 2024/1814 K. sayılı ve 19.03.2024 tarihli kararında, tekerlekli sandalyeyle hareket eden katılana yedi el ateş eden sanık hakkında TCK 81 üzerinden kurulan teşebbüs hükmü oy çokluğuyla onanmış; karşı oy yazısında engelliliğin duruşmada gözlemlenip tutanağa geçirildiği ve sanık tarafından da bilindiği, bu nedenle rapor almaya gerek olmaksızın 82/1-e’nin uygulanması gerektiği savunulmuştur.

Alkollü mağdur: Mağdurun alkollü olması kendiliğinden bendin uygulanmasını gerektirmez. Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 2021/7038 E., 2022/2140 K. sayılı ve 21.03.2022 tarihli kararında, Adli Tıp Kurumu raporunda maktulün aldığı alkol nedeniyle “kendisini savunmakta güçlük çekeceğinin” belirtildiği olayda, bendin temelde fiziki güçsüzlük nedeniyle kendini savunamama hâlini düzenlediği, güçlük çekmek ile kendini savunamamanın farklı kavramlar olduğu ve nitelikli hâlin uygulanamayacağı kabul edilmiştir. Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 2019/1220 E., 2019/2850 K. sayılı ve 20.05.2019 tarihli kararında da otopsi raporuna göre maktulde yüksek miktarda alkol bulunmasının tek başına kendini savunamayacak durumda olduğunu göstermediği, bu nedenle kasten yaralama sonucu ölümde TCK 86/3-b’nin uygulanamayacağı belirtilmiştir.

4- Fail

TCK 82/1-e’de fail herkes olabilir. Failin mağdurla akrabalık veya bakım ilişkisi bulunması gerekmez; anne-baba, bakıcı, komşu, ev arkadaşı veya hiç tanımadığı bir kişi de bu bentten sorumlu olur. Failin kendisinin çocuk olması da bendin uygulanmasını engellemez. Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 2020/519 E., 2020/1620 K. sayılı ve 03.07.2020 tarihli kararında, 12-15 yaş grubundaki suça sürüklenen çocuğun boş olup olmadığını kontrol etmediği av tüfeğini 18 yaşından küçük arkadaşına doğrultup tetiğe basması sonucu meydana gelen ölümde, eylemin çocuğa karşı kasten öldürme suçunu oluşturduğu ve TCK 81 yerine 82/1-e üzerinden hüküm kurulması gerektiği belirtilmiştir.

5- Manevi Unsur: Kast ve Mağdurun Durumunun Bilinmesi

TCK 82/1-e doğrudan kastla veya olası kastla işlenebilir. Nitelikli hâlin uygulanması için failin, mağdurun çocuk olduğunu veya kendini savunamayacak durumda bulunduğunu bilmesi gerekir. Kendini savunamayacak kişi bakımından Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 2013/154 E., 2013/119 K. sayılı kararında vurgulandığı gibi, failin mağdurun savunmasızlığından faydalanarak eylemini kolaylıkla gerçekleştirmiş olması belirleyicidir. Fail, olay sırasında uyanmış ve kendisiyle boğuşan bir kişiyi öldürmüşse, uyku hâlinin artık devam etmediği tartışılır.

Olası kastla öldürmede TCK m.21/2 uyarınca ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası yerine müebbet hapis cezası verilir. Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 2020/519 E., 2020/1620 K. sayılı kararına konu olayda, olası kastla işlendiği kabul edilen öldürmede de maktulün 18 yaşından küçük olması nedeniyle 82/1-e’nin uygulanması gerektiği vurgulanmıştır. Kast ve taksir ayrımı için kast ve taksir yazısına bakılabilir.

6- Nitelikli Hâlde Hata (TCK 30/2)

TCK m.30/2’ye göre bir suçun daha ağır cezayı gerektiren nitelikli hâllerinin gerçekleştiği hususunda hataya düşen kişi bu hatasından yararlanır. Karanlıkta, uzaktan veya yalnızca bir siluet görerek ateş eden failin vurduğu kişinin çocuk olduğunu bilmesi mümkün değilse ya da 17 yaşındaki mağdurun görünüşü ve kimlik bilgileri nedeniyle fail onu yetişkin sanmışsa, 82/1-e uygulanmaz ve fail başka bir nitelikli hâl yoksa TCK 81’den sorumlu olur. Aynı esas kendini savunamayacak kişi bakımından da geçerlidir: mağdurun uyuduğunu veya ağır engelli olduğunu bilmeyen fail bu nitelikli hâlden sorumlu tutulamaz. Hatanın samimi bir savunma olup olmadığı olayın saati, aydınlatma durumu, mesafe ve keşif ile belirlenir. Hata kurumunun genel esasları için ceza hukukunda hata (TCK 30) yazısına, kasten öldürmede nitelikli hâlde hataya ilişkin Yargıtay Ceza Genel Kurulu içtihadı için kasten öldürme suçu (TCK 81) yazısına bakılabilir.

7- Hukuka Uygunluk Nedenleri

Çocuğa veya savunmasız kişiye karşı öldürmede hukuka uygunluk nedenleri nadiren gündeme gelir. Mağdur 16-17 yaşında bir genç olup faile karşı silahlı bir saldırı gerçekleştirmişse meşru savunma (TCK 25) koşulları incelenir. Uyuyan veya kendini savunamayacak durumdaki bir kişiye karşı ise o anda gerçekleşen bir saldırı bulunmadığından meşru savunma kural olarak uygulanamaz. Uyuyan kişiye yönelik eylemlerde geçmişte yaşanan şiddet, sanığın lehine ancak haksız tahrik kapsamında değerlendirilebilir.

C- Diğer Nitelikli Hâllerle Birleşme

TCK 82’deki bentlerden birden fazlası aynı olayda gerçekleşebilir. Bu durumda faile tek bir ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verilir, çünkü bütün bentlerin yaptırımı aynıdır. Ancak birden fazla nitelikli hâlin varlığı, TCK m.61 uyarınca cezanın bireyselleştirilmesinde ve özellikle takdiri indirim kararında dikkate alınabilir. Hükümde gerçekleşen bütün bentlerin ayrı ayrı gösterilmesi gerekir. Nitelikli hâllerin genel işleyişi için suçun nitelikli halleri yazısına bakılabilir.

1- Anne-Babanın Kendi Çocuğunu Öldürmesi: 82/1-d ve 82/1-e Birlikte

Anne veya babanın 18 yaşından küçük çocuğunu öldürmesinde hem üstsoy, altsoy, eş, boşandığı eş veya kardeşe karşı öldürme (TCK 82/1-d) hem de 82/1-e uygulanır. Uyuyan anne, baba, eş veya kardeşin öldürülmesinde de aynı şekilde iki bent birlikte gerçekleşir. Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 2014/3045 E., 2014/5347 K. sayılı ve 19.11.2014 tarihli kararında, uyuduğu sırada eşini öldüren sanık hakkında 82/1-d ve 82/1-e birlikte uygulanarak takdiri indirimle verilen müebbet hapis cezası onanmıştır.

2- Kız Çocuğunun Öldürülmesi: 82/1-e ve 82/1-f Birlikte

27.05.2022 tarihinden sonra 18 yaşından küçük bir kız çocuğunun öldürülmesinde hem 82/1-e hem de kadına karşı kasten öldürme (TCK 82/1-f) nitelikli hâlleri gerçekleşir, çünkü 7406 sayılı Kanun’la getirilen “kadın” kavramında yaş sınırı yoktur. Fail çocuğun anne veya babası ise 82/1-d de eklenir ve hükümde üç bent birlikte gösterilir. Uyuyan veya kendini savunamayacak durumdaki kadının öldürülmesinde de 82/1-e ile 82/1-f birlikte uygulanır.

3- Suçu Gizleme, Tasarlama ve Canavarca His ile Birleşme

Yaşlı veya engelli kişilere yönelik öldürmeler çoğu zaman konuta hırsızlık veya yağma amacıyla girilmesi sırasında işlenir. Bu durumda 82/1-e ile birlikte bir suçu gizlemek veya işlenmesini kolaylaştırmak amacıyla öldürme (TCK 82/1-h) uygulanabilir. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 2018/29 E., 2020/145 K. sayılı kararına konu olayda yerel mahkeme, 82/1-h de uygulandığından 82/1-e için rapor almanın sonucu değiştirmeyeceğini savunmuş; Yargıtay Ceza Genel Kurulu ise 82/1-e’nin uygulanmamasının temel cezayı değiştirmese bile aynı olayda işlenen nitelikli yağma suçunda (TCK 149/1-e) cezanın belirlenmesini etkileyeceğini belirterek rapor alınması gerektiğine karar vermiştir. Önceden planlanan çocuk öldürmelerinde tasarlayarak öldürme (TCK 82/1-a), çocuğa veya savunmasız kişiye eziyet çektirilerek gerçekleştirilen öldürmelerde ise canavarca hisle veya eziyet çektirerek öldürme (TCK 82/1-b) bendi de uygulanabilir.

Çocuğa veya kendini savunamayacak kişiye karşı öldürme bentte sayılan diğer hâllerle de birleşebilir. Uyuyan kişilerin veya çocukların bulunduğu evin ateşe verilmesi hâlinde yangın, bombalama veya kimyasal silahla öldürme (TCK 82/1-c) da uygulanır; Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 2009/4302 E., 2010/7086 K. sayılı ve 01.11.2010 tarihli kararında uyumakta olan maktulün bulunduğu evi ateşe veren sanık hakkında 82/1-c ve e uyarınca hüküm kurulması gerektiği belirtilmiştir. Uyurken veya etkisiz hâle getirilmişken görevi nedeniyle öldürülen polis, asker veya başka bir kamu görevlisi bakımından kamu görevlisini görevi nedeniyle öldürme (TCK 82/1-g) ile 82/1-e birlikte tartışılır. Cinsel saldırıya direnen çocuğun, saldırının teşebbüs aşamasında kalması üzerine failin öfkesiyle öldürülmesinde bir suçu işleyememekten duyulan infialle öldürme (TCK 82/1-i), kan davası nedeniyle karşı ailenin çocuğunun öldürülmesinde kan gütme saikiyle öldürme (TCK 82/1-j), töreye aykırı davrandığı düşünülen kız çocuğunun öldürülmesinde ise töre saikiyle öldürme (TCK 82/1-k) de uygulanır. Bütün bentlerin yaptırımı aynı olduğundan tek ceza verilir; ancak gerçekleşen her bent hükümde ayrı ayrı gösterilir.

4- Yenidoğan Bebeğin Öldürülmesi

765 sayılı eski Türk Ceza Kanunu, namusunu kurtarmak saikiyle yeni doğmuş çocuğunu öldüren anne için daha hafif cezayı gerektiren ayrıcalıklı bir hâl öngörüyordu. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nda bu ayrıcalıklı hâlin karşılığı yoktur; yenidoğan bebeğini öldüren anne veya baba hakkında 82/1-d ve 82/1-e birlikte uygulanır ve ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası öngörülür. Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 2012/6242 E., 2013/1645 K. sayılı ve 04.03.2013 tarihli kararında, yeni doğmuş bebeğini öldüren anne hakkında 82/1-d ve 82/1-e uyarınca takdiri indirimle verilen müebbet hapis cezası onanmıştır. Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 2019/3983 E., 2020/622 K. sayılı ve 19.02.2020 tarihli kararında ise anne hakkında aynı bentlerden kurulan mahkûmiyet onanırken, eyleme katıldığına dair yeterli delil bulunmayan diğer sanığın beraati de onanmıştır.

Doğumu gizleyen annenin ruhsal durumu, toplumsal baskı ve doğum sonrası psikiyatrik bozukluklar, uygulamada çoğu zaman takdiri indirim (TCK 62) veya akıl hastalığı (TCK 32) kapsamında değerlendirilir. Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 2023/3474 E., 2024/5486 K. sayılı ve 12.09.2024 tarihli kararında, yeni doğan bebeğine kafa ve karın travmasına yol açan şiddet uygulayarak ölümüne neden olan sanık bakımından tasarlama ve canavarca his koşullarının oluşmadığı, maktulden kaynaklanan haksız bir eylem bulunmadığından haksız tahrikin uygulanamayacağı belirtilmiştir.

5- İhmali Davranışla Çocuk Öldürme (TCK 83)

Bebeğin beslenmemesi, göbek kordonunun bağlanmaması, soğukta bırakılması veya tıbbi yardım çağrılmaması gibi ihmali davranışlarla gerçekleşen ölümlerde kasten öldürmenin ihmali davranışla işlenmesi (TCK 83) hükümleri uygulanır. TCK 83/3’e göre ihmali davranışla öldürmede ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası yerine 20 yıldan 25 yıla kadar hapis cezası verilebilir. Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 2018/1077 E., 2019/5276 K. sayılı ve 02.12.2019 tarihli kararında, doğumdan sonra bebeğin göbek kordonunu bağlamayan, onu çarşafa sararak leğene bırakan ve eve gelen sağlık personelinden gizleyen anne ile yanındaki sanığın eylemlerinin iştirak hâlinde ihmali davranışla 82/1-d ve 82/1-e kapsamında nitelikli kasten öldürme suçunu oluşturduğu kabul edilmiştir.

Ölüm kastı bulunmayan bakım ihmallerinde ise terk suçu (TCK 97) veya taksirle öldürme (TCK 85) gündeme gelir.

6- Kasten Yaralama ve Yağmadaki Nitelikli Hâlle Karşılaştırma

ÖlçütKasten öldürme TCK 82/1-eKasten yaralama TCK 86/3-bYağma TCK 149/1-e
Çocuk mağdurNitelikli hâlNitelikli hâl değilNitelikli hâl değil
Kendini savunamayacak mağdurNitelikli hâlNitelikli hâlNitelikli hâl
YaptırımAğırlaştırılmış müebbet hapisCezanın yarı oranında artırılmasıNitelikli yağma cezası (TCK 149/1)
Uyku hâliKapsamda (kesin delille)Kapsamda değerlendirilebilirKapsamda değerlendirilebilir
Yüksek alkol tek başınaYeterli değilYeterli değilYeterli değil

D- Kusurluluk ve Ceza İndirimleri

1- Haksız Tahrik (TCK 29)

Haksız tahrik (TCK 29) uygulanırsa ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası yerine 18 yıldan 24 yıla kadar hapis cezası verilir. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 2022/212 E., 2023/678 K. sayılı kararında haksız tahrikin uygulanabilmesi için şu koşullar sayılmıştır:

  1. Tahriki oluşturan haksız bir fiil bulunması,
  2. Failin öfke veya şiddetli elemin etkisi altında kalması,
  3. Failin işlediği suçun bu ruhsal durumun tepkisi olması,
  4. Haksız tahrik teşkil eden eylemin mağdurdan kaynaklanması.

Küçük çocuklara, bebeklere ve kendini savunamayacak durumdaki kişilere karşı işlenen öldürmelerde mağdurdan kaynaklanan haksız bir fiil çoğu zaman bulunmadığından tahrik indirimi uygulanmaz. Aynı kararda, kendilerine “Suriyeliler” diye bağırılması üzerine yalnızca “Bize mi diyorsunuz?” diye soran maktulden sanığa yönelen bir haksızlık bulunmadığı ve tahrik koşullarının oluşmadığı kabul edilmiştir. Buna karşılık uyuyan kişinin öldürülmesinde, olaydan önce maktulün faile yönelik ağır ve süregelen haksız davranışları varsa tahrik uygulanabilir. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 2013/154 E., 2013/119 K. sayılı kararına konu olayda, kendisine sürekli cinsel tacizde bulunan ve olay günü silahını göstererek ilişki teklif ettikten sonra uyuyan babasını öldüren sanık hakkında yerel mahkemece haksız tahrik indirimi uygulanmıştır. Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 2013/5032 E., 2013/7344 K. sayılı kararında da uyku hâlindeki eşini öldüren sanık hakkında 82/1-d, 82/1-e ve 29/1 birlikte uygulanarak verilen 20 yıl hapis cezası onanmıştır.

2- Takdiri İndirim (TCK 62)

Takdiri indirim uygulanırsa ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası yerine müebbet hapis cezası verilir; haksız tahrik sonucu belirlenen süreli hapis cezasından ise altıda birine kadar indirim yapılır. 7406 sayılı Kanun’un 1’inci maddesiyle TCK 62/2’ye eklenen cümleye göre failin duruşmada mahkemeyi etkilemeye yönelik şeklî tutum ve davranışları takdiri indirim nedeni olarak dikkate alınamaz. Takdiri indirim nedenleri kararda gerekçeleriyle gösterilmelidir. Ayrıntılar için cezanın belirlenmesi ve bireyselleştirilmesi yazısına bakılabilir.

3- Yaş Küçüklüğü (TCK 31)

Çocuğu veya savunmasız kişiyi öldüren failin kendisi de 18 yaşından küçükse TCK 31 uygulanır. 7593 sayılı Kanun’la 18.08.2026 tarihinden itibaren TCK 31’deki indirimli cezalar artırılmıştır: fiili işlediği sırada 15 yaşını doldurmuş, 18 yaşını doldurmamış kişiye ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası yerine 19 yıldan 27 yıla kadar; 12 yaşını doldurmuş, 15 yaşını doldurmamış ve kusur yeteneği bulunan kişiye 13 yıldan 18 yıla kadar hapis cezası verilir. Bu değişiklikten önce işlenen fiillerde daha lehe olan eski oranlar uygulanır; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 2018/29 E., 2020/145 K. sayılı kararına konu dosyada 16 yaşındaki sanık hakkında eski TCK 31/3 uyarınca 18 yıldan 24 yıla kadar hapis aralığı üzerinden ceza belirlenmiştir.

Aynı Kanun’la TCK 31’e eklenen 4’üncü fıkraya göre mahkeme; kasta dayalı kusurun ağırlığını, güdülen amaç ve saiki, suçun işleniş şeklini veya failin daha önce kasıtlı bir suçtan hapis cezasına mahkûm edilmiş olmasını göz önünde tutarak, kasten öldürme suçunu işleyen 15-18 yaş grubundaki çocuk hakkında üçüncü fıkradaki indirimi uygulamayabilir; 12-15 yaş grubundaki ve kusur yeteneği bulunan çocuk hakkında ise ikinci fıkra yerine üçüncü fıkrayı uygulayabilir. Yaş küçüklüğü ve akıl hastalığına ilişkin genel esaslar için kusur yeteneğini etkileyen haller (TCK 31-34) yazısına, yargılamanın yapıldığı mahkeme için çocuk mahkemesi ve çocuk ağır ceza mahkemesi yazısına bakılabilir.

4- Akıl Hastalığı (TCK 32)

Fiil sırasında işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılayamayan veya davranışlarını yönlendirme yeteneği önemli derecede azalmış olan faile ceza verilmez, güvenlik tedbirine hükmedilir. Bu yetenek tamamen ortadan kalkmamış ancak azalmışsa, TCK 32/2 uyarınca ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası yerine 25 yıl hapis cezası verilir ve 7571 sayılı Kanun’la yapılan değişiklik gereği kişi hakkında ayrıca akıl hastalarına özgü güvenlik tedbirine hükmolunur. Bebeğini veya küçük çocuğunu öldüren annelerde doğum sonrası psikoz ve ağır depresyon iddiaları sık ileri sürüldüğünden, mahkeme Adli Tıp Kurumundan rapor almadan karar veremez.

E- Cezası ve Yaptırım İçin Diğer Şartlar

1- Ağırlaştırılmış Müebbet Hapis ve İnfazı

TCK 82/1-e’nin yaptırımı ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasıdır. Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası hükümlünün hayatı boyunca devam eder ve sıkı güvenlik rejimine göre infaz edilir. 5275 sayılı Kanun’un 107’nci maddesine göre ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına mahkûm olan hükümlü 30 yılını, müebbet hapis cezasına mahkûm olan hükümlü 24 yılını infaz kurumunda iyi hâlli olarak geçirirse koşullu salıverilmeden yararlanabilir. Haksız tahrik, ihmali davranış veya teşebbüs nedeniyle süreli hapis cezasına mahkûm olunması hâlinde, kasten öldürme suçları (TCK 81, 82 ve 83) bakımından 7242 sayılı Kanun’la getirilen özel rejim uygulanır ve cezanın üçte ikisinin infazı aranır.

Hükümle birlikte TCK m.53’teki belli hakları kullanmaktan yoksun bırakılma güvenlik tedbirine de hükmedilir. Kendi çocuğuna karşı suç işleyen ebeveyn bakımından TCK 53/1-c uyarınca velayet hakkından yoksunluk da gündeme gelir.

2- Ceza Hesaplama Örnekleri

OlayUygulanan hükümlerSonuç ceza
18 yaşından küçük birini öldürme, indirim yokTCK 82/1-eAğırlaştırılmış müebbet hapis
Uyuyan kişiyi öldürme (uyku hâli kesin delille sabit)TCK 82/1-eAğırlaştırılmış müebbet hapis
Anne-babanın kendi çocuğunu öldürmesiTCK 82/1-d, 82/1-eAğırlaştırılmış müebbet hapis (tek ceza)
Kız çocuğunu öldürme (27.05.2022 sonrası)TCK 82/1-e, 82/1-fAğırlaştırılmış müebbet hapis (tek ceza)
Takdiri indirim uygulanırsaTCK 82/1-e, 62Müebbet hapis
Haksız tahrik uygulanırsaTCK 82/1-e, 2918 yıldan 24 yıla kadar hapis
Olası kastla öldürmeTCK 82/1-e, 21/2Müebbet hapis
Bebeği ihmali davranışla öldürmeTCK 82/1-d, 82/1-e, 83/320 yıldan 25 yıla kadar hapis
Teşebbüs (7550 sayılı Kanun sonrası)TCK 82/1-e, 35/214 yıldan 21 yıla kadar hapis
Fail 15-18 yaş arasında (18.08.2026 sonrası)TCK 82/1-e, 31/319 yıldan 27 yıla kadar hapis (31/4 saklı)
Fail 12-15 yaş arasında ve kusur yeteneği varTCK 82/1-e, 31/213 yıldan 18 yıla kadar hapis
Azalmış akıl hastalığıTCK 82/1-e, 32/225 yıl hapis
Yalnızca ileri yaşta olan kişiyi öldürme, rapor savunmasızlığı doğrulamıyorTCK 81Müebbet hapis

3- Şikâyet, Uzlaştırma ve Kişisel Cezasızlık

TCK 82/1-e’deki suç şikâyete bağlı değildir; soruşturma ve kovuşturma re’sen yapılır. Maktulün yakınlarının şikâyetten vazgeçmesi veya failin aile içinde affedilmesi davayı düşürmez. Bu durum özellikle anne-babanın çocuğunu öldürdüğü dosyalarda önemlidir; diğer ebeveynin veya ailenin faili affetmesi kamu davasını etkilemez. Suç uzlaştırma kapsamında değildir; etkin pişmanlık, hükmün açıklanmasının geri bırakılması, erteleme ve seçenek yaptırımlar ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası bakımından uygulanamaz.

F- Teşebbüs, İştirak ve İçtima

1- Teşebbüs

Bir çocuğu veya kendini savunamayacak durumdaki bir kişiyi öldürmeye elverişli hareketlerle doğrudan doğruya icraya başlayıp da elinde olmayan nedenlerle ölüm neticesini gerçekleştiremeyen fail, TCK 35 uyarınca teşebbüsten sorumlu olur. 7550 sayılı Kanun’un 8’inci maddesiyle TCK 35/2 değiştirilmiş; ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını gerektiren suçlarda teşebbüs cezası 13 yıldan 20 yıla kadar hapisten 14 yıldan 21 yıla kadar hapse çıkarılmıştır. Bu değişiklikten önce işlenen fiillerde lehe olan eski aralık uygulanır. Teşebbüs aşamasına ilişkin genel esaslar için suça teşebbüs (TCK 35) yazısına bakılabilir.

Çocuğa karşı teşebbüs davalarında asıl tartışma, failin öldürme kastıyla mı yoksa yaralama kastıyla mı hareket ettiğidir. Kullanılan araç, darbe sayısı ve yönü, hedef alınan bölge, failin eylemini kendiliğinden bırakıp bırakmadığı ve olay sonrası davranışları birlikte değerlendirilir. Fail kendi iradesiyle eylemine son verir veya mağdurun hastaneye ulaştırılmasını sağlayarak ölümü önlerse TCK 36’daki gönüllü vazgeçme hükümleri gündeme gelir ve fail yalnızca tamamlanmış yaralama suçundan sorumlu olur.

2- İştirak

TCK 82/1-e’deki ağırlaştırıcı neden mağdurun kişisel bir durumuna (yaşına veya savunmasızlığına) dayanır ve fiilin haksızlık içeriğini artırır. Bu nedenle mağduru birlikte öldüren müşterek faillerin her biri, mağdurun çocuk olduğunu veya kendini savunamayacak durumda bulunduğunu bilmek koşuluyla, 82/1-e’den sorumludur. Bebeğin öldürülmesinde anne ile birlikte hareket eden baba veya başka bir aile bireyi de iştirak hükümlerine göre sorumlu tutulur. Azmettiren ve yardım eden de TCK 40’taki bağlılık kuralı gereği asıl failin işlediği nitelikli öldürme fiilinden sorumlu olur. Faillik ve şeriklik ayrımının genel esasları için şeriklik yazısına bakılabilir.

3- İçtima

TCK 43/3 uyarınca kasten öldürme suçunda zincirleme suç hükümleri uygulanmaz. Bu nedenle aynı olayda birden fazla çocuğu veya savunmasız kişiyi öldüren faile her maktul için ayrı ayrı ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verilir. Öldürmeden önce çocuğun hürriyetinden yoksun bırakılması, cinsel istismara uğraması veya kaçırılması ayrı suç oluşturabilir; bu durumda kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, çocuğun kaçırılması ve alıkonulması ve 82/1-h ilişkisi ayrıca değerlendirilir. Öldürmeden önce süregelen kötü muamele veya eziyet varsa kötü muamele (TCK 232) ve eziyet hükümleri de gündeme gelir. Yaşlı veya engelli mağdurun evinde işlenen öldürmelerde yağma veya hırsızlık suçlarından ayrıca ceza verilir. İçtima kurallarının genel esasları için suçların içtimaı yazısına bakılabilir.

G- Soruşturma ve Yargılama Usulü

1- Görevli Mahkeme, Tutuklama ve Zorunlu Müdafi

TCK 82/1-e’deki suça ağır ceza mahkemesi bakar; failin 18 yaşından küçük olması hâlinde görevli mahkeme çocuk ağır ceza mahkemesidir. Kasten öldürme suçları CMK m.100/3-a’daki katalog suçlar arasında yer aldığından kuvvetli suç şüphesinin varlığı hâlinde tutuklama nedeni var sayılabilir. Suçun alt sınırı 5 yıldan fazla hapis cezası olduğundan CMK m.150/3 uyarınca şüpheli veya sanığa zorunlu müdafi atanır.

2- Delil: Yaş Tespiti, Olay Yeri ve Adli Tıp Raporu

TCK 82/1-e dosyalarında sonucu belirleyen deliller şunlardır: maktulün nüfus kaydı ve gerektiğinde doğum, okul ve hastane kayıtları; yabancı uyruklu maktulde resmî makamlardan teyit edilmiş kimlik belgeleri; uyku hâli iddiasında olay yeri inceleme raporu, otopsi bulguları ve maktulün bulunuş şekli; yaşlı, engelli veya hasta maktulde sağlık kayıtları, engelli raporları ve bunlara dayanılarak Adli Tıp Kurumundan alınacak “olay anında kendini savunabilir durumda olup olmadığı” konulu rapor. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 2018/29 E., 2020/145 K. sayılı kararına göre bu son konu hâkimin genel bilgisiyle çözülemez ve uzmanlık gerektirir.

3- Ek Savunma ve Kazanılmış Hak

İddianamede yalnızca TCK 81 gösterilmişken mahkeme 82/1-e’yi uygulayacaksa, CMK m.226 uyarınca sanığa ek savunma hakkı verilmelidir. Hükmü yalnızca sanık tarafı temyiz etmişse, bozma sonrası yapılan yargılamada 82/1-e uygulansa bile sanığın ceza miktarı yönünden kazanılmış hakkı korunur. Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 2023/2121 E., 2023/5567 K. sayılı ve 21.09.2023 tarihli kararına konu dosyada, Daire’nin 2021/6356 E., 2021/14412 K. sayılı ve 25.11.2021 tarihli kararıyla misafir kaldığı evde yatağında uyuyan maktulü bıçakla öldüren sanık hakkında 82/1-e’nin uygulanmaması bozma nedeni yapılmış; bozma sonrası ilk derece mahkemesi 82/1-e ve 62 uyarınca müebbet hapis cezası vermiş, ancak CMK m.307/5 uyarınca kazanılmış hak nedeniyle cezanın önceki hükümdeki 25 yıl hapis üzerinden infazına karar vermiştir.

4- Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının Davaya Katılması

Çocuğa karşı öldürme davalarında 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun’un 2/1-d ve 20/2 maddeleri uyarınca Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı suçtan zarar gören sıfatıyla davaya katılabilir. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 2022/212 E., 2023/678 K. sayılı kararına konu dosyada bölge adliye mahkemesi, yaşı küçük çocuğu öldürme suçundan açılan davada Bakanlığa dava ve duruşmalar bildirilmeden hüküm kurulmasını bozma nedeni yapmıştır. Duruşmalarda kendisini vekille temsil ettiren katılan Bakanlık lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesi de bozma nedenidir; Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 2026/1410 E., 2026/3891 K. sayılı kararı bu yöndedir. Öldürülen çocuğun anne, baba ve kardeşleri gibi yakınları da davaya katılan olarak yer alabilir; fail anne veya babaysa diğer ebeveynin katılma hakkı ayrıca önem taşır.

5- Dava ve Ceza Zamanaşımı

Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını gerektiren suçlarda dava zamanaşımı TCK m.66/1-a uyarınca 30 yıldır; ceza zamanaşımı ise TCK m.68/1-a uyarınca 40 yıldır. TCK m.66/2 uyarınca fiili işlediği sırada 12-15 yaş grubundaki çocuklar için dava zamanaşımı süresinin yarısı, 15-18 yaş grubundakiler için üçte ikisi uygulanır. Ayrıntılar için dava zamanaşımı ve ceza zamanaşımı yazılarına bakılabilir.

H- Suçun Aile Hukuku ve Miras Hukuku Bakımından Sonuçları

Çocuğa veya savunmasız aile bireyine karşı öldürme suçu aile içinde işlendiğinde ceza davası dışında da önemli sonuçlar doğar:

  • Mirastan yoksunluk: Türk Medeni Kanunu’nun 578’inci maddesine göre mirasbırakanı kasten ve hukuka aykırı olarak öldüren veya öldürmeye teşebbüs eden kişi mirasçı olamaz. Çocuğunu, yaşlı anne-babasını veya bakımını üstlendiği engelli yakınını öldüren fail, öldürdüğü kişinin mirasından pay alamaz. Miras uyuşmazlıkları için İstanbul miras avukatı sayfasına bakılabilir.
  • Diğer çocuklar üzerindeki velayet: Çocuklarından birini öldüren ebeveyn hakkında diğer çocuklar bakımından velayetin kaldırılması ve çocukların korunmasına yönelik tedbirler gündeme gelir.
  • Boşanma: Eşinin ortak çocuğu öldürmesi veya kendisinin hayatına kastetmesi, hayata kast nedeniyle boşanma (TMK 162) ve genel boşanma sebepleri bakımından değerlendirilir.
  • Tazminat: Öldürülen kişinin destekten yoksun kalan yakınları, faile karşı maddi ve manevi tazminat davası açabilir.

I- TCK 82/1-e’nin Uygulanmadığı ve TCK 81’e Dönülen Durumlar

Aşağıdaki durumlarda başka bir nitelikli hâl yoksa fail TCK 82/1-e’den değil, TCK 81’deki temel kasten öldürme suçundan müebbet hapis cezasıyla cezalandırılır:

  1. Maktulün suç tarihinde 18 yaşını doldurmuş olması,
  2. Maktulün yaşının kesin olarak tespit edilememesi ve şüphenin sanık lehine değerlendirilmesi,
  3. Maktulün uyuduğunun yalnızca tahmine veya dolaylı izlenime dayanması, kesin delille ispatlanamaması,
  4. Maktulün yalnızca ileri yaşta olması ve Adli Tıp Kurumu raporunun olay anında kendini savunamayacak durumda olduğunu doğrulamaması,
  5. Maktulün alkollü olması nedeniyle kendini savunmakta yalnızca “güçlük çekmesi”,
  6. Failin mağdurun çocuk olduğunu veya savunmasız durumda bulunduğunu bilmemesi ve bilmesinin beklenemeyeceği durumlar (TCK 30/2),
  7. Failin öldürme kastının ispatlanamaması ve eylemin yaralama kastıyla işlenmiş kabul edilmesi (bu durumda kasten yaralama ve neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama hükümleri uygulanır).

J- Çocuğa veya Savunmasız Kişiye Karşı Öldürme Suçlamasında Savunmada ve Katılan Vekilliğinde Dikkat Edilecek Noktalar

Bu tür dosyalarda savunma ve katılan vekilliği bakımından şu noktalar dosyanın sonucunu doğrudan etkiler:

  1. Maktulün nüfus kaydının dosyaya getirilmesi; kayıt ile görünüş arasında çelişki varsa doğum, okul ve hastane kayıtlarıyla gerçek yaşın araştırılması,
  2. Yabancı uyruklu maktulde kimlik belgelerinin resmî yollardan teyit ettirilmesi,
  3. Uyku hâli iddiasında olay yeri raporu, otopsi bulguları, boğuşma izleri ve sanık savunmasının birlikte değerlendirilmesi,
  4. Yaşlı, engelli veya hasta maktulde sağlık kayıtlarının toplanması ve Adli Tıp Kurumundan “olay anında kendini savunabilir durumda olup olmadığı” konusunda rapor alınması,
  5. Failin mağdurun yaşını veya savunmasızlığını bilip bilmediğinin keşif, aydınlatma ve mesafe gibi verilerle araştırılması,
  6. Anne-babanın çocuğu öldürmesinde 82/1-d, kız çocuğunda 82/1-f’nin birlikte uygulanıp uygulanmadığının kontrol edilmesi,
  7. Yenidoğan dosyalarında annenin doğum sonrası ruh sağlığı konusunda Adli Tıp Kurumundan rapor alınması,
  8. İddianamede gösterilmeyen 82/1-e için ek savunma hakkının kullandırılıp kullandırılmadığının ve kazanılmış hakkın denetlenmesi,
  9. 6284 sayılı Kanun kapsamında Bakanlığa katılma imkânı tanınıp tanınmadığının denetlenmesi.

Sonuç

Çocuğa veya kendini savunamayacak kişiye karşı kasten öldürme suçu, TCK 82/1-e uyarınca ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını gerektiren nitelikli bir kasten öldürme hâlidir ve koşullu salıverilme için 30 yılın infazı gerekir. Bent iki ayrı mağdur grubunu korur: 18 yaşını doldurmamış her çocuk, savunma gücüne bakılmaksızın bendin kapsamındadır; yetişkin mağdurda ise uyku, ağır engellilik veya yatağa bağımlılık gibi savunma gücünü fiilen ortadan kaldıran bir durumun kesin delille ispatı gerekir. Yargıtay, maktulün yaşı kesin olarak tespit edilemezse şüpheden sanığın yararlanacağını, yalnızca ileri yaşın veya alkollü olmanın yeterli olmadığını ve tereddüt hâlinde Adli Tıp Kurumu raporu alınması gerektiğini kabul etmektedir. Anne-babanın çocuğunu öldürmesinde 82/1-d, kız çocuğunun öldürülmesinde 82/1-f birlikte uygulanır. Haksız tahrik hâlinde ceza 18-24 yıl hapse, takdiri indirimde müebbet hapse iner; teşebbüste ise 14-21 yıl hapis cezası verilir.

Sık Sorulan Sorular

Çocuk öldürmenin cezası nedir?

18 yaşını doldurmamış bir çocuğu kasten öldüren kişi TCK 82/1-e uyarınca ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasıyla cezalandırılır. Hükümlü, 5275 sayılı Kanun’un 107’nci maddesi uyarınca 30 yılı iyi hâlli geçirirse koşullu salıverilmeden yararlanabilir. Takdiri indirim uygulanırsa ceza müebbet hapse, haksız tahrik varsa 18 ila 24 yıl hapse iner.

TCK 82/1-e’de çocuk kime denir?

TCK m.6/1-b’ye göre çocuk, suç tarihinde 18 yaşını doldurmamış kişidir. Mahkeme kararıyla ergin kılınmış veya evlenmiş olmak çocukluk sıfatını ortadan kaldırmaz. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 2022/212 E., 2023/678 K. sayılı kararına göre mağdur çocuksa kendini savunabilecek durumda olup olmadığına bakılmaksızın TCK 82/1-e uygulanır.

Failin de çocuk olması TCK 82/1-e’nin uygulanmasını engeller mi?

Hayır. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 2022/212 E., 2023/678 K. sayılı kararına göre sanığın 18 yaşından küçük olması veya maktulden fiziksel olarak daha güçsüz olması TCK 82/1-e’nin uygulanmasında önem taşımaz. Ancak çocuk fail hakkında TCK 31’deki yaş küçüklüğü indirimi uygulanır.

Maktulün yaşı kesin değilse ne olur?

Maktulün yaşı nüfus kaydı ve gerektiğinde doğum, okul, hastane kayıtları veya resmî makamlardan teyit edilen belgelerle kesin olarak tespit edilmelidir. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 2022/212 E., 2023/678 K. sayılı kararına göre yaş kesin olarak belirlenemezse TCK 82/1-e bakımından şüpheden sanık yararlanır ve fail başka bir nitelikli hâl yoksa TCK 81’den müebbet hapis cezası alır.

Uyuyan birini öldürmenin cezası nedir?

Uyuyan kişi beden bakımından kendini savunamayacak durumda kabul edilir ve onu kasten öldüren kişi TCK 82/1-e uyarınca ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası alır. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 2013/154 E., 2013/119 K. sayılı kararı bu yöndedir. Ancak Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 2023/6562 E., 2025/322 K. sayılı kararına göre maktulün uyurken öldürüldüğü her türlü şüpheden uzak, kesin delillerle ispatlanmalıdır.

Yaşlı birini öldürmek TCK 82/1-e kapsamında mı?

Yalnızca ileri yaşta olmak yeterli değildir. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 2018/29 E., 2020/145 K. sayılı kararına göre yaş tek başına kendini savunamama ölçütü değildir; yaşlı kişinin olay anında kendini savunabilecek durumda olup olmadığı Adli Tıp Kurumu raporuyla belirlenmelidir. Yatağa bağımlı, bitkisel hayattaki veya uzuv kaybı bulunan kişiler bakımından ise rapor gerekmez.

Alkollü veya sarhoş kişiyi öldürmek nitelikli hâl midir?

Kural olarak hayır. Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 2021/7038 E., 2022/2140 K. sayılı kararına göre alkol nedeniyle kendini savunmakta güçlük çekmek, kendini savunamamakla aynı şey değildir ve TCK 82/1-e uygulanmaz. Bilincini tamamen kaybetmiş ve savunma gücü fiilen ortadan kalkmış bir kişi bakımından ise durum ayrıca değerlendirilir.

Engelli birini öldürmenin cezası nedir?

Engeli nedeniyle olay anında kendini savunamayacak durumda olan kişiyi kasten öldüren fail TCK 82/1-e uyarınca ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası alır. Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 2026/1410 E., 2026/3891 K. ve 2024/4355 E., 2025/8102 K. sayılı kararlarına göre yüzde 70-80 oranında engelli maktullerde bile engelin savunma gücüne etkisi Adli Tıp Kurumu raporuyla belirlenmeden hüküm kurulamaz.

Annenin yeni doğan bebeğini öldürmesinin cezası nedir?

Yeni doğan bebeğini kasten öldüren anne hakkında TCK 82/1-d ve 82/1-e birlikte uygulanır ve ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası öngörülür. 765 sayılı eski Kanun’daki namus saikiyle indirimli hâlin 5237 sayılı Kanun’da karşılığı yoktur. Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 2012/6242 E., 2013/1645 K. sayılı kararında takdiri indirimle verilen müebbet hapis cezası onanmıştır. Ölüm ihmali davranışla gerçekleşmişse TCK 83/3 uyarınca 20-25 yıl hapis verilebilir.

Anne veya babanın çocuğunu öldürmesinde hangi bentler uygulanır?

Anne veya babanın 18 yaşından küçük çocuğunu kasten öldürmesinde altsoya karşı öldürmeyi düzenleyen TCK 82/1-d ile çocuğa karşı öldürmeyi düzenleyen TCK 82/1-e birlikte uygulanır. Çocuk kız ise ve fiil 27.05.2022 sonrasında işlenmişse kadına karşı öldürmeyi düzenleyen TCK 82/1-f de eklenir. Ceza yine tek bir ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasıdır.

Fail mağdurun çocuk olduğunu bilmiyorsa ne olur?

TCK m.30/2’ye göre nitelikli hâlin gerçekleştiği hususunda hataya düşen kişi bu hatasından yararlanır. Gece, uzaktan veya yalnızca siluetini görerek ateş eden fail vurduğu kişinin çocuk olduğunu bilemiyorsa TCK 82/1-e uygulanmaz; başka bir nitelikli hâl yoksa TCK 81 uyarınca müebbet hapis cezası verilir. Hatanın varlığı keşif ve bilirkişi incelemesiyle araştırılır.

Çocuğu öldürmeye teşebbüsün cezası nedir?

Bir çocuğu veya kendini savunamayacak durumdaki bir kişiyi öldürmeye teşebbüs eden kişiye, 7550 sayılı Kanun’la değişik TCK 35/2 uyarınca 14 yıldan 21 yıla kadar hapis cezası verilir. Bu değişiklikten önce işlenen fiillerde 13 yıldan 20 yıla kadar hapis cezası uygulanır. Öldürme kastı ispatlanamazsa eylem kasten yaralama sayılır.

Çocuk öldürme davasına hangi mahkeme bakar ve zamanaşımı kaç yıldır?

TCK 82/1-e’deki suça ağır ceza mahkemesi bakar; fail 18 yaşından küçükse görevli mahkeme çocuk ağır ceza mahkemesidir. Suç şikâyete bağlı değildir ve uzlaştırma uygulanmaz. Dava zamanaşımı TCK 66/1-a uyarınca 30 yıl, ceza zamanaşımı TCK 68/1-a uyarınca 40 yıldır. 6284 sayılı Kanun uyarınca Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı davaya katılabilir.

İstanbul’un Bahçelievler ilçesinde, Bakırköy Adliyesi’ne yakın konumda yer alan Avukat Sinan Karabacak dava takibi ve hukuki danışmanlık hizmeti vermektedir. Çocuğa veya kendini savunamayacak kişiye karşı kasten öldürme ya da öldürmeye teşebbüs isnadıyla yürütülen bir soruşturma veya kovuşturmada şüpheli, sanık ya da maktul yakını olarak yer alıyorsanız, süreç hakkında bilgi almak için ağır ceza mahkemesindeki davalarda avukatlık hizmeti sayfasını inceleyebilirsiniz.

Av. Sinan Karabacak Cep Tel: +90 535 671 88 95

Yasal Uyarı: Bu makale Av. Sinan Karabacak tarafından, yalnızca genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmış olup hukuki tavsiye niteliği taşımamaktadır. Her dava kendine özgü koşullar içermektedir. Hukuki danışmanlık için lütfen iletişime geçiniz.

Avukat Sinan Karabacak

Avukat Sinan Karabacak

Avukat · İstanbul Barosu, Sicil No: 52130, Doğrulama

İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi'nden 2014'te mezun oldu. İstanbul Barosu'na bağlı avukatlık yapmaktadır. Enerji hukukundaki önceki deneyimleri nedeniyle başta kaçak elektrik ve voltaj dengesizliği davaları olmak üzere ceza hukuku, aile hukuku ve iş hukuku gibi alanlarda hukuki danışmanlık ve dava takibi hizmeti vermektedir.

Hakkımızda →LinkedIn →

Benzer Yazılar

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir