Gizliliğin İhlali Suçu ve Cezası (TCK-285)

gizliliğin ihlali suçu

İçindekiler

Gizliliğin ihlali suçu, soruşturma evresinde yapılan işlemlerin içeriğini alenen açıklayan, soruşturmanın taraflarından gizli tutulması gereken kararları onlara sızdıran, kapalı duruşmadaki açıklama veya görüntüleri ifşa eden ya da kişileri suçlu gibi gösteren görüntüleri yayımlayan kişinin işlediği suçtur ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu‘nun 285’inci maddesi uyarınca 1 yıldan 3 yıla kadar hapis veya adli para cezası ile cezalandırılır. Suç, bir kamu görevlisi tarafından görevinin sağladığı kolaylıktan yararlanılarak işlenirse ceza yarısına kadar artırılır ve üst sınır 4 yıl 6 aya çıkar. Soruşturma ve kovuşturma evresinde kişilerin suçlu olarak algılanmalarına yol açacak şekilde görüntülerinin yayımlanması ise ayrı bir suç olarak 6 aydan 2 yıla kadar hapis cezasını gerektirir.

Gizliliğin ihlali Türk Ceza Kanunu’nun “Adliyeye Karşı Suçlar” bölümünde yer alır ve bugünkü hâlini 05.07.2012’de yürürlüğe giren 6352 sayılı Kanun’la almıştır. Suç re’sen soruşturulur; uzlaştırma, önödeme ve seri muhakeme uygulanmaz, dava zamanaşımı 8 yıldır. Gazete ve internet haber siteleri yoluyla işlendiğinde Basın Kanunu uyarınca davanın 4 ay içinde açılması gerekir. Uygulamada sanıklar çoğunlukla gazeteciler, soruşturma dosyasına erişimi olan avukatlar, operasyon bilgisini sızdıran kolluk görevlileri ve henüz mahkemece kabul edilmemiş iddianameyi yayan kişilerdir. Yargıtay Ceza Genel Kurulu, haber verme hakkının sınırlarını ve lekelenmeme hakkı ihlal edilen kişinin davaya katılma hakkını son yıllarda verdiği kararlarla netleştirmiştir.

Kanun metninin resmi kaynağı: 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu, mevzuat.gov.tr

Yargıtay Kararları Işığında Gizliliğin İhlali Suçunun Oluşması İçin Gerekli Şartlar

Soruşturmanın gizliliğini ihlal suçunun oluşması için içtihatlarla Yargıtay tarafından bazı kriterler ortaya konulmuştur. Yargıtay Ceza Genel Kurulu 2019/150 E., 2021/160 K. sayılı kararı, Yargıtay Ceza Genel Kurulu 2019/26 E., 2023/91 K. sayılı kararı ve Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2023/2798 E., 2024/4670 K. sayılı kararı esas alındığında, maddeler hâlinde saymak gerekirse TCK m.285/1’deki suçun oluşması için:

  1. Açıklanan bilginin, iddianame mahkemece kabul edilmeden önceki soruşturma evresinde yapılmış bir işlemin içeriğine ilişkin olması,
  2. Açıklamanın alenen, yani belirsiz sayıda kişinin öğrenmesine imkân verecek şekilde yapılması,
  3. Açıklama nedeniyle kişinin suçlu sayılmama karinesinden yararlanma hakkının, haberleşmesinin gizliliğinin veya özel hayatının gizliliğinin ihlal edilmesi ya da açıklamanın maddi gerçeğin ortaya çıkmasını engellemeye elverişli olması,
  4. Açıklamanın haber verme hakkının sınırları içinde kalmaması,
  5. Failin, soruşturmaya ait gizli bir içeriği açıkladığını bilerek ve isteyerek hareket etmesi (kast)

gerekmektedir. Yargıtay Ceza Genel Kurulu 2019/26 E., 2023/91 K. sayılı ve 15.02.2023 tarihli kararında, üçüncü maddede sayılan koşulların suçun neticesi değil objektif cezalandırılabilme şartı olduğunu, failin cezalandırılabilmesi için bunlardan birinin gerçekleşmesinin yeterli olduğunu belirtmiştir. Soruşturmanın taraflarına karşı gizli tutulması gereken kararların sızdırıldığı TCK m.285/2’deki hâlde ise aleniyet aranmaz; bilginin ilgili kişiye ulaştırılması suçun oluşması için yeterlidir.

A- TCK 285 Madde Metninin İncelenmesi

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 285’inci maddesi yürürlükteki hâliyle aşağıdaki gibidir:

Gizliliğin ihlali

Madde 285- (1) Soruşturmanın gizliliğini alenen ihlal eden kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis veya adli para cezası ile cezalandırılır. Bu suçun oluşabilmesi için;

a) Soruşturma evresinde yapılan işlemin içeriğinin açıklanması suretiyle, suçlu sayılmama karinesinden yararlanma hakkının veya haberleşmenin gizliliğinin ya da özel hayatın gizliliğinin ihlal edilmesi,

b) Soruşturma evresinde yapılan işlemin içeriğine ilişkin olarak yapılan açıklamanın maddi gerçeğin ortaya çıkmasını engellemeye elverişli olması,

gerekir.

(2) Soruşturma evresinde alınan ve soruşturmanın tarafı olan kişilere karşı gizli tutulması gereken kararların ve bunların gereği olarak yapılan işlemlerin gizliliğini ihlal eden kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis veya adli para cezası ile cezalandırılır.

(3) Kanuna göre kapalı yapılması gereken veya kapalı yapılmasına karar verilen duruşmadaki açıklama veya görüntülerin gizliliğini alenen ihlal eden kişi, birinci fıkra hükmüne göre cezalandırılır. Ancak, bu suçun oluşması için, tanığın korunmasına ilişkin olarak alınan gizlilik kararına aykırılık açısından aleniyetin gerçekleşmesi aranmaz.

(4) Yukarıdaki fıkralarda tanımlanan suçların kamu görevlisi tarafından görevinin sağladığı kolaylıktan yararlanılarak işlenmesi halinde, ceza yarısına kadar artırılır.

(5) Soruşturma ve kovuşturma evresinde kişilerin suçlu olarak algılanmalarına yol açacak şekilde görüntülerinin yayınlanması halinde, altı aydan iki yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.

(6) Soruşturma ve kovuşturma işlemlerinin haber verme sınırları aşılmaksızın haber konusu yapılması suç oluşturmaz.

TCK m.285, 6352 sayılı Kanun’un 92’nci maddesiyle 05.07.2012’de yeniden yazılmıştır. Değişiklikten önce suçun basın ve yayın yoluyla işlenmesi cezayı yarı oranında artırıyordu; bu artırım kaldırılmış, yerine (a) ve (b) bentlerindeki koşullar, soruşturmanın taraflarına karşı gizlilik hâli ve haber verme hakkına ilişkin altıncı fıkra eklenmiştir. 2012 öncesinde işlenen fiiller bakımından mahkemenin eski ve yeni kanunu ayrı ayrı uygulayarak lehe kanunu belirlemesi gerekir; Yargıtay 5. Ceza Dairesi 2015/6305 E., 2019/10779 K. sayılı kararında bu karşılaştırmanın yapılmamasını bozma nedeni saymıştır.

B- Gizliliğin İhlali Suçunun Dört Görünümü

Değişiklik gerekçesinde ve Yargıtay Ceza Genel Kurulu 2019/150 E., 2021/160 K. sayılı kararında açıklandığı üzere TCK m.285 dört ayrı suç tanımı içerir:

FıkraSuçAleniyet şartıCeza
285/1Soruşturmanın tarafları dışındaki kişilere karşı gizliliğin ihlaliAranır1-3 yıl hapis veya adli para
285/2Soruşturmanın taraflarına karşı gizli tutulan karar ve işlemlerin ihlaliAranmaz1-3 yıl hapis veya adli para
285/3Kapalı duruşmadaki açıklama veya görüntülerin ihlaliAranır, tanık koruma kararında aranmaz1-3 yıl hapis veya adli para
285/4İlk üç fıkranın kamu görevlisince görevin kolaylığıyla işlenmesiFıkraya göreCeza yarısına kadar artırılır
285/5Kişileri suçlu gibi gösteren görüntü yayınıYayın gerekir6 ay-2 yıl hapis

1- Soruşturmanın Gizliliğini Alenen İhlal (TCK m.285/1)

CMK m.157 uyarınca soruşturma evresindeki usul işlemleri, savunma hakkına zarar vermemek koşuluyla gizlidir. Bu gizlilik esas olarak soruşturmanın tarafı olmayan kişilere karşıdır: şüpheli ve müdafii delil toplama işlemlerinin içeriğini öğrenebilir, ancak bu içerik kamuya açıklandığında TCK m.285/1 gündeme gelir. Değişiklik gerekçesine göre şüpheli veya tanık sıfatıyla alınan ifadelerin içeriği, ifade sahibinin rızası olsa bile, iddianame düzenlenip kamu davası açılıncaya kadar kamuya açıklanamaz. Kişilerin özel hayatına ilişkin bilgiler ve aleni olmayan konuşma kayıtları da, bu kişiler hakkında kamu davası açılmadıkça açıklanamaz.

Buna karşılık bir kişi hakkında yakalama kararı veya zorla getirme emri verildiğinin, kişinin gözaltına alındığının ya da konutunda veya işyerinde arama yapıldığının haber yapılması gizliliğin ihlali sayılmaz. Yargıtay Ceza Genel Kurulu 2019/150 E., 2021/160 K. sayılı kararında gerekçedeki bu ayrıma yer vermiştir.

2- Taraflara Karşı Gizli Kararların Sızdırılması (TCK m.285/2)

Bazı soruşturma kararları şüpheliden de gizli tutulur: iletişimin tespiti, dinlenmesi ve kayda alınması kararları, gizli soruşturmacı görevlendirilmesi ve henüz icra edilmemiş arama kararları bunların başında gelir. Bu kararların içeriğinin şüpheliye veya yakınlarına iletilmesi, aleniyet aranmaksızın TCK m.285/2’deki suçu oluşturur. Uygulamada en sık örnek, operasyon veya arama yapılacağını önceden haber veren kolluk görevlisidir:

  • Arama kararının önceden bildirilmesi: Yargıtay 5. Ceza Dairesi 2015/6305 E., 2019/10779 K. sayılı kararında, görevi nedeniyle bir evde arama yapılacağını öğrenen ve bunu ev sahibine haber veren jandarma uzman çavuşunun eyleminin göreve ilişkin sırrın açıklanması değil gizliliğin ihlali suçunu oluşturduğunu belirtmiştir.
  • Dinleme kararının açıklanması: Yargıtay 5. Ceza Dairesi 2017/1395 E., 2017/2295 K. sayılı kararında, iletişimin tespiti kararlarının içeriğini bir lokantada ilçe halkından kişilere anlatarak şüphelilerin soruşturmadan haberdar olmasına yol açan jandarma komutanının eyleminin, iddianamede TCK m.258 gösterilse bile TCK m.285 kapsamında nitelendirilmesi gerektiğini kabul etmiştir.
  • Uyuşturucu operasyonunun sızdırılması: Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2019/444 E., 2019/6846 K. sayılı kararına konu olayda, polis memurunun uyuşturucu soruşturmasındaki arama kararını şüphelilere önceden bildirdiği iddiasıyla TCK m.285/2 ve 285/4 uyarınca dava açılmıştır.

Sızdırılan bilgi sayesinde şüphelilerin delilleri ortadan kaldırması, aynı zamanda suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme suçu yönünden ayrıca değerlendirilebilir.

3- Kapalı Duruşmanın Gizliliğinin İhlali (TCK m.285/3)

Kovuşturma evresi kural olarak açıktır; ancak kanun gereği kapalı yapılması gereken (örneğin çocuk sanıkların yargılandığı) veya mahkemece kapalı yapılmasına karar verilen duruşmalardaki açıklama ve görüntülerin alenen ifşası TCK m.285/3’teki suçu oluşturur. Tanığın kimliğinin gizli tutulmasına ilişkin karara aykırılıkta aleniyet aranmaz. Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2021/3700 E., 2024/5044 K. sayılı ve 07.10.2024 tarihli kararında, kapalı yürütülen bir babalık davasıyla ilgili olarak davanın taraflarından birinin gazeteciye verdiği röportajı yayımlayan, ancak gizlilik kararı verilen davadaki işlemleri haber yapmayan gazetecinin TCK m.285/6 uyarınca beraatini onamıştır.

4- Kişileri Suçlu Gibi Gösteren Görüntü Yayını (TCK m.285/5)

Soruşturma ve kovuşturma evresinde kişilerin suçlu olarak algılanmalarına yol açacak şekilde görüntülerinin yayımlanması, aleniyet ve gizli bir işlemin açıklanması şartlarından bağımsız ayrı bir suçtur. Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2017/3243 E., 2017/10582 K. sayılı ve 20.12.2017 tarihli kararında, görüntünün yayımlanmasının tek başına yeterli olmadığını, yayımlanan görüntünün kişinin toplumda suçlu olarak algılanmasına neden olacak nitelikte olması gerektiğini belirtmiş; gözaltı anında haber amacıyla yapılan ve güncel, kamu yararı taşıyan kaydın haber verme hakkı kapsamında değerlendirilmesi gerektiğine işaret etmiştir.

C- Gizliliğin İhlali Suçunun Unsurları

1- Korunan Hukuki Değer ve Suçun Mağduru

TCK m.285 iki hukuki değeri korur: soruşturmanın maddi gerçeğe ulaşacak şekilde yürütülmesi ve kişilerin masumiyet karinesi ile özel hayatlarının gizliliği. Yargıtay Ceza Genel Kurulu 2019/150 E., 2021/160 K. sayılı ve 20.04.2021 tarihli kararında, değişiklik gerekçesine dayanarak masumiyet karinesinden yararlanma hakkı ile özel hayatının veya haberleşmesinin gizliliği ihlal edilen kişinin suçun mağduru olduğunu, bu kişinin soruşturmada şüpheli olmasının şart olmadığını, ayrıca maddi gerçeğe ulaşılması tehlikeye düştüğü için toplumun da mağdur olduğunu belirtmiştir. Bu tespit, aşağıda açıklanan katılma hakkı ve fikri içtima bakımından doğrudan sonuç doğurur.

2- Fail

Gizliliğin ihlali herkes tarafından işlenebilir; özgü suç değildir. Uygulamadaki failler şunlardır:

  • Gazeteciler ve yayın sorumluları: Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2021/1408 E., 2024/2305 K. sayılı kararında, tutuklama istemiyle sevk edilen kişilerin sorgularına ait SEGBİS kayıtlarını internet haber sitesinde yayımlayan gazetecinin TCK m.285/1 kapsamında sorumlu tutulmasını sübut ve vasıf yönünden yerinde bulmuştur.
  • Avukatlar: Müdafi, CMK m.153 uyarınca soruşturma dosyasını inceleyebilir; ancak dosyadan elde ettiği bilgileri yalnızca savunma için kullanabilir. Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2024/1019 E., 2026/1241 K. sayılı kararına konu olayda, bir avukat hakkında katılanın savcılıktaki ifadesini kamuoyuyla paylaştığı iddiasıyla dava açılmıştır.
  • Kamu görevlileri: Kolluk, adliye personeli, bilirkişi veya soruşturma dosyasına görevi gereği erişen her kamu görevlisi fail olabilir; bu durumda dördüncü fıkradaki artırım uygulanır.
  • Soruşturmayla ilgisi olan diğer kişiler: Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2023/2798 E., 2024/4670 K. sayılı kararına konu olayda fail, rakibi hakkında düzenlenen iddianamenin örneğini savcılıktan alarak seçim öncesinde pazar yerlerinde dağıtan ve gazetelere veren bir oda başkanı adayıydı.

3- Hareket: Soruşturma İçeriğinin Açıklanması

Suçun hareket unsuru, soruşturma evresinde yapılan bir işlemin içeriğini açıklamak veya taraflara karşı gizli tutulması gereken bir kararı ilgililere ulaştırmaktır. İfade ve sorgu tutanakları, bilirkişi raporları, dinleme kayıtları, SEGBİS görüntüleri, arama ve el koyma tutanakları ile henüz kabul edilmemiş iddianame bu kapsamdadır.

Soruşturma evresinin ne zaman sona erdiği bu noktada belirleyicidir. Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2023/2798 E., 2024/4670 K. sayılı ve 25.09.2024 tarihli kararında, CMK m.2/1-f uyarınca kovuşturmanın iddianamenin kabulüyle başladığını, iddianame düzenlenmesinin soruşturma evresini sona erdirmediğini, mahkemece henüz kabul edilmemiş iddianamenin ve dayanağı delillerin soruşturmanın gizliliğine tabi olduğunu belirtmiştir. Aynı kararda bilgiye hukuka uygun yolla, örneğin Cumhuriyet savcısından dilekçeyle ulaşılmış olmasının ve dosyada ayrıca bir kısıtlama kararı bulunmamasının sonucu değiştirmediği kabul edilmiştir. Bozma üzerine kurulan 6.080 TL adli para cezası, Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2025/897 E., 2026/1978 K. sayılı ve 26.02.2026 tarihli kararıyla onanmıştır.

4- Aleniyet

TCK m.285/1 ve 285/3’te açıklamanın alenen yapılması gerekir. Yargıtay Ceza Genel Kurulu 2019/150 E., 2021/160 K. sayılı kararında aktarılan gerekçeye göre aleniyet için gizli içeriğin belirsiz sayıda kişinin öğrenmesine imkân verecek şekilde açıklanması yeterlidir; açıklamanın gazete, televizyon veya internet gibi kitle iletişim araçlarıyla yapılması şart değildir. Pazar yerlerinde broşür gibi dağıtılan iddianame örneği bu nedenle aleniyet koşulunu karşılar. Buna karşılık soruşturma dosyasının, müdafilik ilişkisi kurulmadan görüş almak amacıyla başka bir hukukçuya veya uzmana incelettirilmesi alenen ihlal sayılmaz ve suç oluşmaz.

5- Objektif Cezalandırılabilme Şartları: Masumiyet Karinesi, Özel Hayat ve Maddi Gerçek

Soruşturma içeriğinin alenen açıklanması tek başına cezalandırma için yeterli değildir. Yargıtay Ceza Genel Kurulu 2019/26 E., 2023/91 K. sayılı kararında, (a) ve (b) bentlerinin objektif cezalandırılabilme şartı olduğunu ve şu iki hâlden birinin gerçekleşmesinin yeterli olduğunu belirtmiştir:

  1. (a) bendi: Açıklama nedeniyle bir kişinin suçlu sayılmama karinesinden yararlanma hakkının, haberleşmesinin gizliliğinin veya özel hayatının gizliliğinin ihlal edilmesi. Kişiyi kamuoyunda yargısız infaza maruz bırakan, suçlu algısı yaratan açıklamalar bu bende girer.
  2. (b) bendi: Açıklamanın maddi gerçeğin ortaya çıkmasını engellemeye elverişli olması. Henüz toplanmamış delillerin, dinlenecek tanıkların veya yapılacak işlemlerin duyurulması bu bende girer.

Bu iki hâlden hiçbiri gerçekleşmemişse, açıklama soruşturmaya ait olsa bile TCK m.285/1 uyarınca ceza verilemez.

6- Manevi Unsur: Kast

Gizliliğin ihlali yalnızca kasten işlenebilir; taksirli hâli düzenlenmemiştir. Failin, açıkladığı bilginin soruşturmaya ait gizli bir içerik olduğunu bilmesi ve bunu alenileştirme iradesiyle hareket etmesi gerekir. Genel kast yeterlidir; failin siyasi rekabet, ticari çıkar veya haber değeri gibi hangi saikle hareket ettiği suçun oluşumunu etkilemez, ancak TCK m.61 uyarınca cezanın belirlenmesinde dikkate alınabilir.

D- Haber Verme Hakkı ve Basın Özgürlüğü (TCK m.285/6)

TCK m.285/6’ya göre soruşturma ve kovuşturma işlemlerinin haber verme sınırları aşılmaksızın haber konusu yapılması suç oluşturmaz. Bu fıkra, basın özgürlüğüne özgü bir hukuka uygunluk nedeni olarak kabul edilir. Yargıtay Ceza Genel Kurulu 2019/26 E., 2023/91 K. sayılı kararında haber verme hakkının koşullarını şöyle sıralamıştır:

  1. Haberin, verildiği andaki koşullara göre gerçek olması,
  2. Haberin güncel olması,
  3. Haberin verilmesinde kamu yararı bulunması; konunun yalnızca kamuoyunun ilgisini çekmesinin yeterli olmaması,
  4. Haber ile kullanılan ifadeler arasında düşünsel bir bağ bulunması; haberle ilgisiz başlık, fotoğraf veya küçültücü değerlendirmelere yer verilmemesi,
  5. Kamu yararı ile ihlal edilen masumiyet karinesi ve özel hayat arasında üstün yarar dengesinin gözetilmesi.

Aynı kararda Genel Kurul, gizlilik kararı bulunan bir soruşturmadaki yasal dinleme tapelerine dayanarak, henüz haklarında soruşturma açılmamış kişileri zaman ve mekân ayrıntısıyla yolsuzluk yapmış gibi gösteren gazete yazısının haber verme hakkının sınırlarını aştığını ve suçun oluştuğunu kabul etmiştir. Genel Kurul, içeriğin daha önce internette yayılmış olmasının da sonucu değiştirmediğini değerlendirmiştir. Bu kararda dört üye, ifade özgürlüğü yönünden karşı oy kullanmıştır.

Haber verme hakkı yalnızca basın mensuplarına özgü değildir; ancak sosyal medyada yapılan bir paylaşımın bu hakkın koruması altında sayılabilmesi için yukarıdaki koşulların aynen aranacağı unutulmamalıdır. Gazeteci hakkında aynı yayın nedeniyle hakaret suçundan da dava açılması sık görülür; Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2024/2373 E., 2024/5120 K. sayılı kararına konu dosyada sanıklar hem gizliliğin ihlali hem de basın yoluyla kamu görevlisine hakaret suçlarından yargılanmıştır.

E- Gizliliğin İhlali Suçunun Cezası

HâlHükümCeza
Soruşturmanın gizliliğini alenen ihlalTCK m.285/11-3 yıl hapis veya adli para
Taraflara karşı gizli kararların ihlaliTCK m.285/21-3 yıl hapis veya adli para
Kapalı duruşmanın gizliliğinin ihlaliTCK m.285/31-3 yıl hapis veya adli para
Kamu görevlisince görevin kolaylığıyla işlenmesiTCK m.285/4Ceza yarısına kadar artırılır, üst sınır 4 yıl 6 ay
Suçlu algısı yaratan görüntü yayınıTCK m.285/56 ay-2 yıl hapis
Farklı mağdurlara karşı tek fiilTCK m.43/2Ceza dörtte birden dörtte üçe kadar artırılır

TCK m.285’in ilk üç fıkrasında hâkim, hapis cezası ile adli para cezası arasında seçim yapar. Cezanın belirlenmesi ve bireyselleştirilmesi aşamasında Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2024/2373 E., 2024/5120 K. sayılı ve 09.10.2024 tarihli kararında, mahkemenin bir yıldan üç yıla kadar hapis veya 365 günden 1095 güne kadar adli para cezası belirlemesi gerektiğini belirtmiş; TCK m.61 ve orantılılık ilkesi gözetilmeden temel cezanın alt sınırdan 365 gün adli para cezası olarak belirlenmesini az ceza tayini sayarak hükmü bozmuştur. Aynı karar, tek bir haberle birden fazla kişinin masumiyet karinesi ihlal edildiğinde TCK m.43/2 uyarınca aynı neviden fikri içtima hükümlerine göre artırım yapılması gerektiğine hükmetmiştir. Bu konu suçların içtimaı kuralları içinde değerlendirilir.

Örnek Ceza Hesaplaması

Aşağıdaki örnekler yalnızca genel bir fikir vermek amacıyla hazırlanmıştır; somut olayda mahkemenin TCK m.61’e göre yapacağı değerlendirme farklı sonuç doğurabilir.

  1. Soruşturma belgesini yayımlayan kişi, adli para cezası: Temel ceza 365 gün adli para cezası belirlenir ve TCK m.62 uyarınca 1/6 indirim yapılırsa 304 gün olur. Bir gün karşılığı 20 TL’den hesaplandığında sonuç ceza 6.080 TL’dir. Yargıtay kararlarına konu pek çok dosyada verilen ceza bu miktardır.
  2. Arama kararını sızdıran polis memuru: TCK m.285/2 uyarınca 1 yıl hapis belirlenir, TCK m.285/4 uyarınca yarı oranında artırılarak 1 yıl 6 ay olur ve TCK m.62 uyarınca 1/6 indirimle 1 yıl 3 ay hapis cezasına ulaşılır. Bu ceza 1 yılı aştığı için adli para cezasına çevrilemez; ancak erteleme veya hükmün açıklanmasının geri bırakılması mümkündür.
  3. Gözaltı görüntüsünü suçlu algısı yaratacak şekilde yayımlayan kişi: TCK m.285/5 uyarınca 6 ay hapis belirlenir ve 1/6 indirimle 5 ay olur. Dava basit yargılama usulüyle görülürse CMK m.251/3 uyarınca dörtte bir indirimle sonuç ceza 3 ay 22 gün hapis olur.

F- Gizliliğin İhlalinin Benzer Suçlardan Farkı

Gizliliğin ihlali, bilginin ifşasını cezalandıran diğer suçlarla sık karıştırılır:

SuçKonuAyırt edici nokta
Gizliliğin ihlali (TCK m.285)Soruşturma işlemlerinin içeriği, kapalı duruşma, suçlu algısı yaratan görüntüHerkes fail olabilir; adliyeye karşı suçtur
Göreve ilişkin sırrın açıklanması (TCK m.258)Kamu görevlisinin görevi nedeniyle öğrendiği gizli belge, karar ve emirlerYalnız kamu görevlisi; 1-4 yıl hapis
Haberleşmenin gizliliğini ihlal (TCK m.132)Kişiler arasındaki haberleşmenin içeriğiSoruşturmaya ait olma şartı yok
Özel hayatın gizliliğini ihlal (TCK m.134)Özel hayata ilişkin görüntü, ses ve bilgilerSoruşturmaya ait olma şartı yok
Verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme (TCK m.136)Kişisel verilerVeri niteliği belirleyicidir
Ses veya görüntülerin kayda alınması (TCK m.286)Soruşturma ve kovuşturma işlemleri sırasında yetkisiz kayıt veya nakilİfşa değil kayıt veya nakil; 6 aya kadar hapis

1- Gizliliğin İhlali ile Göreve İlişkin Sırrın Açıklanması Arasındaki Fark

TCK m.258, kamu idaresinin işleyişine ilişkin gizli belge ve kararları korur; TCK m.285 ise soruşturmaya ait işlemleri korur ve özel hüküm niteliğindedir. Soruşturma kapsamında alınmış bir arama veya dinleme kararını ilgilisine bildiren kamu görevlisi, Yargıtay 5. Ceza Dairesi 2015/6305 E., 2019/10779 K. sayılı ve Yargıtay 5. Ceza Dairesi 2017/1395 E., 2017/2295 K. sayılı kararları uyarınca TCK m.285 kapsamında yargılanır. Buna karşılık Yargıtay 5. Ceza Dairesi 2014/10023 E., 2018/90 K. sayılı kararında, bir kişi hakkında “arama kaydı bulunmadığı” bilgisinin kişinin kendisi veya avukatı tarafından da öğrenilebileceği için gizli belge sayılamayacağını, eylemin ancak görevi kötüye kullanma yönünden değerlendirilebileceğini belirtmiştir.

2- Gizliliğin İhlali ile Özel Hayat ve Haberleşme Suçları Arasındaki Fark

Soruşturma dosyasındaki dinleme kayıtlarının veya özel hayata ilişkin görüntülerin yayımlanması, hem TCK m.285/1-a’daki koşulu gerçekleştirir hem de özel hayata ve hayatın gizli alanına karşı suçlar bakımından ayrıca değerlendirilebilir. Belirleyici ölçüt, ifşa edilen bilginin bir soruşturma işleminin içeriği olup olmadığıdır. Soruşturmaya ait olmayan bir konuşma kaydının veya fotoğrafın paylaşılması TCK m.285’i değil, TCK m.132, 134 veya 136’yı ilgilendirir. Soruşturma sırasında yapılan bir konuşmanın gizlice kaydedilmesi ise kişiler arasındaki konuşmaların dinlenmesi ve kayda alınması veya TCK m.286 yönünden incelenir.

G- Gizliliğin İhlali Suçunun Özel Görünüş Biçimleri

1- Teşebbüs

TCK m.285/1 ve 285/3’te suç, gizli içeriğin aleniyet kazanmasıyla; TCK m.285/2’de ise gizli kararın ilgili kişiye ulaşmasıyla tamamlanır. Yayımlanmak üzere matbaaya gönderilen ancak dağıtımı engellenen bir gazete nüshası gibi hâllerde suça teşebbüs mümkündür.

2- İştirak

Gizliliğin ihlali iştirak hükümlerine elverişlidir. Soruşturma belgesini gazeteciye veren kişi ile bunu yayımlayan gazeteci, somut olayın özelliğine göre müşterek fail veya yardım eden olarak sorumlu tutulabilir. Belgeyi sızdıran kişi kamu görevlisiyse, TCK m.285/4’teki artırım yalnızca görevin sağladığı kolaylıktan yararlanan bu kişi yönünden uygulanır.

3- İçtima

Tek bir yayınla birden fazla kişinin masumiyet karinesi ihlal edilirse TCK m.43/2 uyarınca tek ceza verilip artırılır. Aynı yayınla hem gizliliğin ihlali hem de hakaret veya iftira gibi farklı bir suç oluşuyorsa, fiilin tekliği ve hukuki değerler gözetilerek TCK m.44 ya da gerçek içtima kuralları uygulanır.

H- Soruşturma ve Yargılama Usulü

1- Şikâyet, Uzlaştırma, Önödeme ve Özel Muhakeme Usulleri

Gizliliğin ihlali re’sen soruşturulur ve şikâyete bağlı değildir. Uygulamada soruşturma çoğunlukla haberi yapılan kişinin şikâyeti veya Cumhuriyet başsavcılığının basında çıkan haberleri re’sen değerlendirmesi üzerine başlar.

KurumUygulanır mı?Dayanak
UzlaştırmaHayırCMK m.253’teki listede yer almaz
ÖnödemeHayırTCK m.75 yalnız adli para veya üst sınırı 6 ayı aşmayan hapis gerektiren suçları kapsar
Seri muhakeme usulüHayırCMK m.250’deki listede yer almaz
Basit yargılama usulüYalnız TCK m.285/5’teCMK m.251/1, üst sınır 2 yıl
Kamu davasının açılmasının ertelenmesi285/1, 2, 3 ve 5’te koşulları varsaCMK m.171/2, üst sınır 3 yıl veya daha az; 285/4’te üst sınır 4 yıl 6 ay olduğundan uygulanmaz
Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasıKoşulları varsa evetCMK m.231

Basit yargılama usulü, CMK m.251/7 uyarınca soruşturması izne bağlı suçlarda uygulanmaz; bu nedenle izinle yargılanan kamu görevlileri ve avukatlar yönünden bu usule gidilemez.

2- Basın Yoluyla İşlenen Suçlarda 4 Aylık Dava Açma Süresi

5187 sayılı Basın Kanunu’nun 26’ncı maddesi uyarınca basılmış eserler veya internet haber siteleri yoluyla işlenen suçlarda kamu davasının, muhakeme şartı olarak, günlük süreli yayınlar ve internet haber siteleri için 4 ay, diğer basılmış eserler için 6 ay içinde açılması zorunludur. Süre, basılmış eserin Cumhuriyet başsavcılığına teslim edildiği tarihten, internet haber sitelerinde ise habere ilişkin suç ihbarının yapıldığı tarihten başlar. Bu süre geçtikten sonra açılan dava hakkında düşme kararı verilmesi gerekir. İnternet haber sitesi niteliği taşımayan kişisel sosyal medya hesaplarındaki paylaşımlarda bu süre uygulanmaz; bunlarda yalnızca genel dava zamanaşımı gözetilir.

3- Katılma Hakkı

Yargıtay Ceza Genel Kurulu 2019/150 E., 2021/160 K. sayılı, Yargıtay Ceza Genel Kurulu 2019/26 E., 2023/91 K. sayılı ve Yargıtay Ceza Genel Kurulu 2019/385 E., 2023/534 K. sayılı kararları, masumiyet karinesi, lekelenmeme hakkı veya özel hayatı ihlal edilen kişinin suçtan doğrudan zarar gördüğünü ve gizliliğin ihlali davasına katılan sıfatıyla katılıp hükmü temyiz edebileceğini kabul etmiştir. Bu kararlarla, söz konusu kişilerin adliyeye karşı suçlarda mağdur olamayacağı yönündeki önceki uygulama terk edilmiştir. Haberi yapılan şüpheli bu nedenle şikâyetçi olarak dosyada aktif rol üstlenebilir.

4- Görevli Mahkeme ve Soruşturma İzni

Gizliliğin ihlalinde görevli mahkeme asliye ceza mahkemesidir. Bazı failler yönünden özel usul kuralları vardır:

  • Avukatlar: Avukatlık görevinden doğan veya görev sırasında işlenen suçlarda soruşturma, 1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun 58’inci maddesi uyarınca Adalet Bakanlığının izniyle yapılır ve 59’uncu madde uyarınca dava ağır ceza mahkemesinde görülür. Avukatlık Kanunu’nun 59’uncu maddesinin son fıkrası gereği bu davalarda bölge adliye mahkemesi kararları temyiz edilebilir; Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2024/1019 E., 2026/1241 K. sayılı kararı bu kural uyarınca verilmiştir.
  • Kamu görevlileri: Fiil adli bir görevle ilgiliyse CMK m.161/5 uyarınca Cumhuriyet savcısı doğrudan soruşturma yapar. Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2019/444 E., 2019/6846 K. sayılı kararında, operasyon bilgisini sızdırdığı iddia edilen polis memurunun ilgili soruşturmada adli bir görevi bulunup bulunmadığının araştırılması, bulunmuyorsa 4483 sayılı Kanun uyarınca soruşturma izni alınması gerektiğini belirterek doğrudan açılan davadaki mahkûmiyeti bozmuştur.
  • Hâkim ve Cumhuriyet savcıları: 2802 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kanunu’ndaki özel soruşturma ve kovuşturma usulü uygulanır.

5- Gizliliğin İhlali Suçunda Dava Zamanaşımı

Gizliliğin ihlalinde dava zamanaşımı, suçun her görünümü için TCK m.66/1-e uyarınca 8 yıldır:

HâlÜst sınırOlağan zamanaşımıKesintiyle en fazla
TCK m.285/1, 2, 33 yıl8 yıl12 yıl
TCK m.285/44 yıl 6 ay8 yıl12 yıl
TCK m.285/52 yıl8 yıl12 yıl

Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2020/11104 E., 2024/5841 K. sayılı ve 30.10.2024 tarihli kararında, TCK m.285/5 kapsamındaki suçun 8 yıllık olağan zamanaşımına tabi olduğunu, son kesme işlemi olan mahkûmiyet hükmünden itibaren bu sürenin dolması nedeniyle davanın düşmesine karar vermiştir. Basın yoluyla işlenen suçlarda ayrıca yukarıda açıklanan 4 ve 6 aylık dava açma süreleri gözetilir.

6- HAGB, Erteleme ve Diğer Sonuçlar

Sonuç ceza 2 yıl veya daha az olduğunda hükmün açıklanmasının geri bırakılması ve cezanın ertelenmesi, 1 yıl veya daha az olduğunda ise hapis cezasının adli para cezasına veya diğer seçenek yaptırımlara çevrilmesi mümkündür. Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2021/1408 E., 2024/2305 K. sayılı kararında, sabıkası bulunmayan ve duruşmalarda olumsuz davranışı görülmeyen gazeteci hakkında dosya kapsamıyla örtüşmeyen soyut gerekçelerle HAGB ve erteleme uygulanmamasını bozma nedeni saymıştır.

CMK m.231, 16.07.2026 tarihli 7589 sayılı Kanunla yeniden düzenlenmiştir. Güncel metne göre HAGB kararına karşı istinaf yoluna başvurulabilir; beraat beklentisi bulunan sanık bu imkânı ayrıca değerlendirmelidir. Hapis cezasıyla mahkûmiyet hâlinde TCK m.53’teki belli hakları kullanmaktan yoksun bırakılma sonuçları da doğar. Gizliliğin ihlali kasıtlı bir suç olduğundan 1 yıl veya daha fazla hapis cezasıyla sonuçlanan mahkûmiyet, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu m.48/1-A-5 uyarınca memuriyete engel teşkil eder.

I- Uygulamada Sık Karşılaşılan Gizliliğin İhlali Örnekleri

Yargıtay kararlarına konu olaylar dikkate alındığında gizliliğin ihlalinin en sık görüldüğü durumlar şunlardır:

  1. Soruşturma belgelerinin haber yapılması: İfade tutanakları, bilirkişi raporları veya dinleme kayıtlarının gazete ve internet haber sitelerinde, kişileri suçlu gibi gösterecek biçimde yayımlanması.
  2. SEGBİS ve sorgu kayıtlarının yayımlanması: Tutuklama sorgusuna ait görüntü ve ses kayıtlarının internette paylaşılması.
  3. Kabul edilmemiş iddianamenin dağıtılması: Özellikle seçim, ticari rekabet veya aile uyuşmazlıklarında karşı tarafa ait iddianamenin mahkemece kabulünden önce sosyal medyada veya basılı olarak yayılması.
  4. Operasyon bilgisinin sızdırılması: Kolluk görevlisinin arama, gözaltı veya dinleme kararını şüphelilere önceden bildirmesi.
  5. Avukatın dosya içeriğini paylaşması: Müdafi veya katılan vekilinin soruşturma dosyasındaki ifade ve belgeleri kamuoyu açıklaması veya sosyal medya yoluyla duyurması.
  6. Gözaltı görüntülerinin yayımlanması: Kelepçeli veya kolluk eşliğinde çekilen görüntülerin, haber değeri aşılarak kişiyi suçlu gibi gösterecek biçimde yayımlanması.

Gizliliğin İhlali Suçlamasıyla Karşılaşan Kişinin Savunma Noktaları

Gizliliğin ihlali suçlamasıyla karşılaşan kişi yönünden savunmada şu hususlar öncelikle incelenmelidir:

  1. Evre: Açıklanan bilgi, iddianamenin mahkemece kabulünden önceki soruşturma evresine mi aittir, yoksa aleni kovuşturma evresine mi?
  2. Gizlilik: Bilgi gerçekten soruşturma işleminin içeriği midir; yoksa gözaltı veya arama yapıldığı gibi haber yapılması serbest bir olgu mudur?
  3. Aleniyet: Paylaşım belirsiz sayıda kişiye mi yapılmıştır, yoksa görüş almak için sınırlı bir kişiye mi gösterilmiştir?
  4. Objektif şartlar: Açıklama somut bir kişinin masumiyet karinesini veya özel hayatını ihlal etmiş ya da delillerin toplanmasını engellemeye elverişli olmuş mudur?
  5. Haber verme hakkı: Haber gerçek, güncel ve kamu yararına mıdır; ifadeler haberle düşünsel bağ içinde midir?
  6. Usul şartları: Basın yoluyla işlenen suçta 4 veya 6 aylık dava açma süresi geçmiş midir; kamu görevlisi veya avukat yönünden gerekli soruşturma izni alınmış mıdır?
  7. Vasıf: Eylem TCK m.258, 132, 134 veya 136 kapsamında mı değerlendirilmelidir; 2012 öncesi fiillerde lehe kanun karşılaştırması yapılmış mıdır?
  8. Yaptırım: Kamu davasının açılmasının ertelenmesi, HAGB, erteleme ve zamanaşımı değerlendirilmiş midir?

Sonuç

Gizliliğin ihlali suçu, soruşturma evresindeki işlemlerin içeriğini alenen açıklayan, soruşturmanın taraflarına karşı gizli kararları sızdıran, kapalı duruşmanın gizliliğini ihlal eden veya kişileri suçlu gibi gösteren görüntüleri yayımlayan kişinin işlediği suçtur ve TCK m.285 uyarınca 1 yıldan 3 yıla kadar hapis veya adli para cezasını gerektirir. Kamu görevlisinin görevinin sağladığı kolaylıkla işlemesi hâlinde ceza yarısına kadar artırılır; suçlu algısı yaratan görüntü yayını ise 6 aydan 2 yıla kadar hapisle cezalandırılır. Yargıtay Ceza Genel Kurulu, masumiyet karinesi, özel hayat veya maddi gerçek koşullarını objektif cezalandırılabilme şartı saymakta, haber verme hakkını gerçeklik, güncellik, kamu yararı ve düşünsel bağ ölçütleriyle sınırlandırmakta ve lekelenmeme hakkı ihlal edilen kişinin davaya katılabileceğini kabul etmektedir. Mahkemece kabul edilmemiş iddianame de soruşturmanın gizliliğine tabidir. Suç re’sen soruşturulur; uzlaştırma, önödeme ve seri muhakeme uygulanmaz, basit yargılama yalnız görüntü yayınında uygulanabilir ve dava zamanaşımı 8 yıldır.

Sık Sorulan Sorular

Gizliliğin ihlali suçunun cezası nedir?

Gizliliğin ihlali suçunun cezası TCK m.285/1, 285/2 ve 285/3 uyarınca 1 yıldan 3 yıla kadar hapis veya adli para cezasıdır. Suç kamu görevlisi tarafından görevinin sağladığı kolaylıktan yararlanılarak işlenirse ceza yarısına kadar artırılır. Soruşturma ve kovuşturma evresinde kişileri suçlu gibi gösteren görüntülerin yayımlanması ise TCK m.285/5 uyarınca 6 aydan 2 yıla kadar hapis cezasını gerektirir.

Soruşturmanın gizliliği nedir, hangi bilgiler gizlidir?

Soruşturmanın gizliliği, CMK m.157 uyarınca soruşturma evresindeki usul işlemlerinin savunma hakkına zarar vermemek koşuluyla gizli olmasıdır. İfade ve sorgu tutanakları, bilirkişi raporları, dinleme kayıtları, arama ve el koyma tutanakları ile mahkemece henüz kabul edilmemiş iddianame bu kapsamdadır. Bir kişinin gözaltına alındığı veya evinde arama yapıldığı bilgisinin haber yapılması ise suç oluşturmaz.

Soruşturma dosyasındaki ifadeyi sosyal medyada paylaşmak suç mudur?

Paylaşım soruşturma evresinde yapılmış, belirsiz sayıda kişiye ulaşmış ve bir kişinin masumiyet karinesini veya özel hayatını ihlal etmiş ya da delillerin toplanmasını engellemeye elverişliyse TCK m.285/1’deki gizliliğin ihlali suçu oluşur. Değişiklik gerekçesine göre şüpheli veya tanık ifadelerinin içeriği, ifade sahibinin rızası olsa bile iddianame düzenlenip dava açılıncaya kadar kamuya açıklanamaz.

İddianame düzenlendikten sonra içeriğini paylaşmak suç mudur?

İddianame mahkemece kabul edilmemişse paylaşım suç oluşturabilir. Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2023/2798 E., 2024/4670 K. sayılı kararına göre kovuşturma evresi iddianamenin kabulüyle başlar; henüz kabul edilmemiş iddianame ve dayanağı deliller soruşturmanın gizliliğine tabidir. İddianame kabul edildikten sonra kovuşturma kural olarak aleni olduğundan, kapalı duruşma veya görüntü yayını hâlleri dışında TCK m.285/1 uygulanmaz.

Gazeteciler soruşturma haberi yaptığında ceza alır mı?

TCK m.285/6 uyarınca soruşturma ve kovuşturma işlemlerinin haber verme sınırları aşılmadan haber yapılması suç değildir. Yargıtay Ceza Genel Kurulu 2019/26 E., 2023/91 K. sayılı kararına göre haberin gerçek ve güncel olması, verilmesinde kamu yararı bulunması ve kullanılan ifadelerin haberle düşünsel bağ içinde olması gerekir. Kişileri zaman ve mekân ayrıntısıyla suçlu gibi gösteren, dinleme kayıtlarına dayanan haberlerde ise suç oluşabilir.

Avukat soruşturma dosyasını paylaşırsa gizliliğin ihlali suçu oluşur mu?

Evet. Müdafi CMK m.153 uyarınca dosyayı inceleyebilir, ancak elde ettiği bilgileri yalnızca savunma için kullanabilir; bunları kamuoyuyla paylaşması TCK m.285 kapsamında değerlendirilir. Avukatlık görevinden doğan suçlarda soruşturma Avukatlık Kanunu m.58 uyarınca Adalet Bakanlığının izniyle yapılır ve dava m.59 uyarınca ağır ceza mahkemesinde görülür. Dosyanın müdafilik ilişkisi kurulmadan görüş almak için başka bir hukukçuya gösterilmesi ise aleniyet bulunmadığından suç oluşturmaz.

Polisin operasyon bilgisini şüpheliye vermesi hangi suçu oluşturur?

Soruşturma kapsamında alınmış arama, gözaltı veya dinleme kararının şüpheliye önceden bildirilmesi TCK m.285/2’deki suçu oluşturur ve bu suçta aleniyet aranmaz. Fail kamu görevlisi olduğundan TCK m.285/4 uyarınca ceza yarısına kadar artırılır. Yargıtay 5. Ceza Dairesi 2015/6305 E., 2019/10779 K. sayılı kararına göre bu eylem TCK m.258’deki göreve ilişkin sırrın açıklanması suçu değil, gizliliğin ihlali suçudur.

Gizliliğin ihlali suçu şikâyete bağlı mıdır, uzlaştırma uygulanır mı?

Hayır. Gizliliğin ihlali re’sen soruşturulur ve CMK m.253’teki uzlaştırma listesinde yer almaz. Önödeme ve seri muhakeme usulü de uygulanmaz. Basit yargılama usulü yalnızca üst sınırı 2 yıl olan TCK m.285/5’teki görüntü yayını hâlinde uygulanabilir; koşulları varsa kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verilebilir.

Hakkında haber yapılan kişi gizliliğin ihlali davasına katılabilir mi?

Evet. Yargıtay Ceza Genel Kurulu 2019/150 E., 2021/160 K. sayılı ve Yargıtay Ceza Genel Kurulu 2019/385 E., 2023/534 K. sayılı kararlarına göre masumiyet karinesi, lekelenmeme hakkı veya özel hayatı ihlal edilen kişi gizliliğin ihlali suçundan doğrudan zarar görür. Bu kişi davaya katılan sıfatıyla katılabilir ve hükmü temyiz edebilir.

Gizliliğin ihlali suçunda zamanaşımı kaç yıldır?

Gizliliğin ihlalinde dava zamanaşımı TCK m.66/1-e uyarınca suçun bütün görünümleri için 8 yıldır ve zamanaşımını kesen işlemler varsa en fazla 12 yıla uzar. Suç gazete veya internet haber sitesi yoluyla işlenmişse ayrıca Basın Kanunu m.26 uyarınca davanın 4 ay, diğer basılmış eserlerde 6 ay içinde açılması gerekir.

Gizliliğin ihlali davasına hangi mahkeme bakar?

Gizliliğin ihlalinde görevli mahkeme asliye ceza mahkemesidir. Avukatlık görevinden doğan veya görev sırasında işlenen suçlarda dava, Avukatlık Kanunu m.59 uyarınca ağır ceza mahkemesinde görülür. Fail çocuksa çocuk mahkemesi görevlidir.

Gizliliğin ihlali ile özel hayatın gizliliğini ihlal suçu arasındaki fark nedir?

Gizliliğin ihlali yalnızca soruşturma işlemlerinin içeriğini, kapalı duruşmayı ve soruşturma veya kovuşturma sırasında kişileri suçlu gibi gösteren görüntüleri korur. Özel hayatın gizliliğini ihlal suçu ise bilginin bir soruşturmaya ait olup olmadığına bakmaksızın kişinin özel hayatına ilişkin görüntü, ses ve bilgileri korur. Soruşturma dosyasındaki özel hayata ilişkin bir kaydın yayımlanması her iki suç yönünden de değerlendirilebilir.

İstanbul’un Bahçelievler ilçesinde, Bakırköy Adliyesi’ne yakın konumda yer alan Avukat Sinan Karabacak dava takibi ve hukuki danışmanlık hizmeti vermektedir. Gizliliğin ihlali suçlamasıyla karşılaştıysanız ya da hakkınızdaki bir soruşturmanın içeriği basında veya sosyal medyada yayımlandığı için haklarınızı korumak istiyorsanız, süreç hakkında bilgi almak için basın ve soruşturma kaynaklı ceza dosyalarında avukat desteği sayfasını inceleyebilirsiniz.

Av. Sinan Karabacak Cep Tel: +90 535 671 88 95

Yasal Uyarı: Bu makale Av. Sinan Karabacak tarafından, yalnızca genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmış olup hukuki tavsiye niteliği taşımamaktadır. Her dava kendine özgü koşullar içermektedir. Hukuki danışmanlık için lütfen iletişime geçiniz.

Avukat Sinan Karabacak

Avukat Sinan Karabacak

Avukat · İstanbul Barosu, Sicil No: 52130, Doğrulama

İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi'nden 2014'te mezun oldu. İstanbul Barosu'na bağlı avukatlık yapmaktadır. Enerji hukukundaki önceki deneyimleri nedeniyle başta kaçak elektrik ve voltaj dengesizliği davaları olmak üzere ceza hukuku, aile hukuku ve iş hukuku gibi alanlarda hukuki danışmanlık ve dava takibi hizmeti vermektedir.

Hakkımızda →LinkedIn →

Benzer Yazılar

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir