İçindekiler
Bir suçu işleyememekten duyulan infialle öldürme, failin işlemek istediği kasıtlı bir suçu tamamlayamamasından doğan öfke, kızgınlık ve hiddetle bir insanı kasten öldürmesidir; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu‘nun 82’nci maddesinin birinci fıkrasının (i) bendinde nitelikli hâl olarak düzenlenmiştir. Bent, Kanun’a 5377 sayılı Kanun’un 9’uncu maddesiyle eklenmiş ve 08.07.2005 tarihinde Resmî Gazete’de yayımlanmıştır.
Kamuoyunda çoğu zaman “infialle öldürme” olarak anılan bu suçun cezası ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasıdır; hükümlü, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 107’nci maddesi uyarınca koşullu salıverilmeden ancak 30 yılı iyi hâlli olarak infaz kurumunda geçirdikten sonra yararlanabilir. Takdiri indirim uygulanırsa ceza müebbet hapse iner; suç teşebbüs aşamasında kalırsa 14 yıldan 21 yıla kadar hapis cezası verilir.
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun yerleşik yaklaşımına göre bu nitelikli hâlin uygulanabilmesi için öldürmeden önce işlenmek istenen kasıtlı bir suçun bulunması, bu suçun teşebbüs aşamasında kalması ve öldürmenin bu başarısızlıktan duyulan infialle gerçekleştirilmesi gerekir; ilk suç tamamlanmışsa 82/1-i uygulanmaz. İşlenemeyen suçtan ayrıca teşebbüs cezası verilir. Suç şikâyete bağlı değildir, davaya ağır ceza mahkemesi bakar ve dava zamanaşımı 30 yıldır.
Uygulamada TCK 82/1-i en çok yağmaya teşebbüs edilen kişinin parayı veya malı vermemesi, cinsel saldırıya uğrayan mağdurun direnmesi, şantajla para istenen kişinin kaçması veya bir kişinin zorla bir yere götürülmesinin başarısız kalması üzerine işlenen öldürmelerde gündeme gelir. Dosyalardaki asıl tartışma; öldürmeden önce gerçekten işlenmek istenen bir suçun bulunup bulunmadığı, bu suçun tamamlanıp tamamlanmadığı, öldürmenin infial saikiyle mi yoksa suçu kolaylaştırmak, gizlemek veya yakalanmamak amacıyla mı işlendiği ve aynı olayda tasarlamanın da bulunup bulunmadığıdır. Bu yazıda madde metni, bendin üç şartı, Yargıtay’ın aradığı ölçütler, 82/1-h ve 82/1-a ile ayrım, haksız tahrikle ilişki, diğer nitelikli hâllerle birleşme, ceza indirimleri, teşebbüs, iştirak, içtima ve yargılama usulü güncel Yargıtay Ceza Genel Kurulu ve 1. Ceza Dairesi kararları ışığında incelenmektedir. Kasten öldürme suçunun temel şekli ve tüm nitelikli hâlleri için kasten öldürme suçu (TCK 81) yazısına, bu suçun yer aldığı bölümün genel görünümü için hayata karşı suçlar yazısına bakabilirsiniz.
Kanun metninin resmi kaynağı: 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu, mevzuat.gov.tr
Yargıtay Kararları Işığında Bir Suçu İşleyememekten Duyulan İnfialle Öldürme Suçunun Oluşması İçin Gerekli Şartlar
Bir suçu işleyememekten duyulan infialle öldürme suçunun oluşması için içtihatlarla Yargıtay tarafından bazı kriterler ortaya konulmuştur. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 2013/1-717 E., 2014/232 K. sayılı ve 06.05.2014 tarihli kararında bendin unsurları itibarıyla oluşup oluşmadığının belirlenmesinde üç hususun üzerinde durulması gerektiği açıkça belirtilmiştir: öldürmeden önce işlenmek istenen bir suç bulunmalı, bu suç kasten işlenen bir suç olmalı ve ilk suç işlenememiş olmalıdır.
Aynı kararda öldürmenin ilk suçun işlenememesinden duyulan öfke, kızgınlık ve hiddetle gerçekleştirilmesi gerektiği, başka bir nedenle işlenen öldürmede bu bendin uygulanamayacağı vurgulanmıştır. Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 2020/2927 E., 2021/10341 K. sayılı ve 10.06.2021 tarihli kararında da ilk suç tamamlanmışsa infialle öldürmenin oluşmayacağı kabul edilmiştir. Maddeler hâlinde saymak gerekirse TCK 82/1-i’deki nitelikli hâlin oluşması için:
- Failin bir insanı kasten öldürmesi (TCK 81’deki temel suçun bütün unsurlarının gerçekleşmesi),
- Öldürmeden önce failin işlemek istediği ayrı bir eylemin bulunması,
- Bu eylemin Türk Ceza Kanunu’nda veya ceza hükmü içeren başka bir kanunda suç olarak tanımlanmış olması; kabahat, ahlaki bir talep veya hukuken suç oluşturmayan bir istek yeterli değildir,
- İşlenmek istenen suçun kasten işlenebilen bir suç olması; taksirli suçlarda “işleyememekten duyulan infial” düşünülemez,
- İlk suçun teşebbüs aşamasında kalması, yani tamamlanamamış olması,
- Öldürmenin ilk suçun işlenememesinden doğan öfke, kızgınlık ve hiddetin (infialin) etkisiyle gerçekleştirilmesi; iki fiil arasında bu saik bağının şüpheden uzak delillerle ispatlanması,
gerekmektedir. İnfialin ilk suçun başarısızlığa uğradığı anda duyulması ve öldürmenin o anda gerçekleşmesi zorunlu değildir; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 2013/1-717 E., 2014/232 K. sayılı kararına konu olayda yağmaya teşebbüs ile öldürmeye teşebbüs arasında aylar geçmesine rağmen bent uygulanmıştır. Belirleyici olan, öldürmenin itici nedeninin ilk suçun başarısızlığından doğan infial olmasıdır.
A- TCK 82/1-i Madde Metninin İncelenmesi
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 82’nci maddesi yürürlükteki hâliyle aşağıdaki gibidir:
Nitelikli haller
Madde 82- (1) Kasten öldürme suçunun;
a) Tasarlayarak,
b) Canavarca hisle veya eziyet çektirerek,
c) Yangın, su baskını, tahrip, batırma veya bombalama ya da nükleer, biyolojik veya kimyasal silah kullanmak suretiyle,
d) Üstsoy veya altsoydan birine ya da eş, boşandığı eş veya kardeşe karşı,
e) Çocuğa ya da beden veya ruh bakımından kendisini savunamayacak durumda bulunan kişiye karşı,
f) (Değişik: 12/5/2022-7406/2 md.) Kadına karşı,
g) Kişinin yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle,
h) Bir suçu gizlemek, delillerini ortadan kaldırmak veya işlenmesini kolaylaştırmak ya da yakalanmamak amacıyla,
i) (Ek: 29/6/2005 – 5377/9 md.) Bir suçu işleyememekten dolayı duyduğu infialle,
j) Kan gütme saikiyle,
k) Töre saikiyle,
İşlenmesi halinde, kişi ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ile cezalandırılır.
TCK 82/1-i, failin öldürme eylemine geçmesinin nedenine, yani saikine dayanan bir nitelikli hâldir. Bu yönüyle kan gütme (82/1-j) ve töre (82/1-k) saikiyle öldürmeye benzer; öldürmede kullanılan araca dayanan yangın veya bombalama (82/1-c) ya da mağdurun kimliğine dayanan çocuğa veya kadına karşı öldürme (82/1-e, 82/1-f) gibi objektif bentlerden ayrılır. Failin nasıl ve kimi öldürdüğü değil, neden öldürdüğü belirleyicidir.
1- Bendin Tarihçesi: 765 Sayılı TCK’dan 5377 Sayılı Kanun’a
Bir suçu işleyememekten duyulan infialle öldürme Türk ceza hukukuna yabancı değildir. Mülga 765 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 450’nci maddesinin 8’inci bendi, öldürmenin “bir cürümden hasıl olacak gayeye vasıl olamamaktan mütevellit infial ile” işlenmesini idam cezasını gerektiren nitelikli hâller arasında saymıştı. 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı Kanun’un ilk metninde bu hâl yer almamış; kısa süre sonra 29.06.2005 tarihinde kabul edilen ve 08.07.2005 tarihinde Resmî Gazete’de yayımlanan 5377 sayılı Kanun’un 9’uncu maddesiyle (i) bendi olarak yeniden eklenmiştir. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 2013/1-717 E., 2014/232 K. sayılı kararında bu tarihçe ayrıntılı biçimde açıklanmıştır.
Bu tarihçenin pratik bir sonucu vardır: 01.06.2005 ile bendin yürürlüğe girdiği tarih arasındaki kısa dönemde işlenen fiillere, TCK m.7/1’deki aleyhe kanunun geçmişe uygulanamayacağı kuralı gereği 82/1-i uygulanamaz. 765 sayılı Kanun döneminde işlenen fiillerde ise lehe kanun karşılaştırması yapılır. Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 2011/2747 E., 2011/2508 K. sayılı ve 25.04.2011 tarihli kararında, 765 sayılı Kanun döneminde işlenen ve 5237 sayılı Kanun’un yürürlüğe girmesi nedeniyle yeniden yargılanan bir öldürme dosyasında, 765 sayılı TCK’nın 450/8’inci maddesindeki hâlin 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı Kanun’da nitelikli öldürme olarak düzenlenmediği ve ancak 5377 sayılı Kanun’la eklendiği gerekçesiyle, hükümdeki “suçu işleyememekten duyduğu infial” ibaresi ve 82/1-i uygulaması çıkarılarak hüküm 82/1-h üzerinden düzeltilerek onanmıştır. Lehe kanunun belirlenmesi için ceza kanununun zaman ve yer bakımından uygulanması yazısına bakılabilir.
2- Korunan Hukuki Değer ve Düzenlemenin Amacı
TCK 82/1-i ile korunan hukuki değer insan hayatıdır. Kanun koyucu, işlemek istediği bir suçu gerçekleştiremeyen ve bunun öfkesini bir insanın hayatına son vererek çıkaran failin, sıradan bir öldürme failine göre çok daha tehlikeli olduğunu kabul etmiştir. Bu failde bir suç işleme iradesi zaten mevcuttur; o suçun engellenmesi failde pişmanlık değil, daha ağır bir suça yönelen bir öfke doğurmuştur. Mağdur çoğu zaman yalnızca kendisini, malını veya cinsel dokunulmazlığını koruduğu için hayatını kaybetmektedir. Hukuka uygun biçimde direnen bir kişinin bu direnişi nedeniyle öldürülmesi, kanun koyucu tarafından ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasıyla karşılanmıştır.
3- “İnfial” Kavramı
Kanunda “infial” kavramı tanımlanmamıştır. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 2013/1-717 E., 2014/232 K. sayılı kararında Türk Dil Kurumu Türkçe Sözlüğü’ne atıfla infial; birine içerleme, gücenme, kızgınlık duyma ve herhangi bir şeyden etkilenme olarak tanımlanmış, bentteki infialin ilk suçun işlenememesinden duyulan öfke, kızgınlık ve hiddet anlamına geldiği belirtilmiştir. İnfial, failin kendi suç planının başarısızlığa uğramasından kaynaklanan bir ruh hâlidir. Bu yönüyle mağdurun haksız bir davranışından kaynaklanan ve cezayı indiren haksız tahrik (TCK 29) ile karıştırılmamalıdır; haksız tahrikte öfkenin kaynağı mağdurun haksız fiili, infialde ise failin kendi suçunun engellenmesidir.
B- Suçun Unsurları
1- Temel Suç: Kasten Öldürme (TCK 81)
TCK 82/1-i bağımsız bir suç değil, kasten öldürme suçunun nitelikli hâlidir. Bu nedenle önce TCK 81’deki temel suçun bütün unsurlarının gerçekleşmesi gerekir: canlı bir insanın varlığı, ölüme elverişli bir hareket, ölüm neticesi, hareket ile ölüm arasında nedensellik bağı ve öldürme kastı. Temel suçun unsurları ve kasten yaralamadan ayrımı kasten öldürme suçu (TCK 81) yazısında ayrıntılı olarak açıklanmıştır. Öldürme kastının ispat edilemediği olaylarda eylem kasten yaralama olarak nitelendirilir; mağdur ölmüşse neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama hükümleri uygulanır.
2- Birinci Şart: Öldürmeden Önce İşlenmek İstenen Bir Suç
TCK 82/1-i’nin ilk şartı, öldürmeden önce failin işlemek istediği ayrı bir eylemin bulunmasıdır. Bu eylemin kanunda suç olarak tanımlanmış olması gerekir. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 2013/1-717 E., 2014/232 K. sayılı kararında, fail üzerinde infiale neden olan eylemin Türk Ceza Kanunu’nda ya da ceza hükmü içeren diğer kanunlarda suç olarak düzenlenip düzenlenmediğinin tespit edilmesi gerektiği belirtilmiştir.
Bu şart, uygulamada çok sık karşılaşılan bir yanılgıyı önler. Bir kişinin borcunu ödememesi, ilişkiyi sürdürmek istememesi, evlilik teklifini reddetmesi veya bir isteği yerine getirmemesi üzerine öldürülmesi, failin kendi açısından “istediğini elde edememesi” anlamına gelse de 82/1-i’yi oluşturmaz. Çünkü fail burada bir suç işlemek istememiş, hukuken suç olmayan bir talebi karşılanmamıştır. Bu tür olaylarda koşulları varsa başka bir nitelikli hâl, yoksa TCK 81 uygulanır.
Nitekim Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 2024/8082 E., 2025/4806 K. sayılı ve 17.06.2025 tarihli ve 2024/7840 E., 2026/1350 K. sayılı ve 25.02.2026 tarihli kararlarında, katılan vekillerinin 82/1-i uygulanması yönündeki temyiz itirazlarına rağmen, taraflar arasındaki tartışma ve kavga sonucunda gelişen öldürmelerde bir suçu işleyememekten duyulan infialle öldürmenin yasal koşullarının bulunmadığı kabul edilmiştir.
Öte yandan failin talebi hukuken korunmayan bir alacağa ilişkin olsa bile, bu talebi silah zoruyla gerçekleştirmeye çalışması ayrı bir suç oluşturabilir. Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 2023/993 E., 2023/7092 K. sayılı ve 22.11.2023 tarihli kararına konu olayda, eksik borç niteliğinde olduğu için hukuken talep edilemeyecek bir parayı tahsil etmek amacıyla gece vakti bir konuta silahla giden sanıkların eylemi nitelikli yağmaya teşebbüs olarak kabul edilmiş; kapının kapatılması nedeniyle parayı alamayan sanığın kapı aralığından ateş ederek bir kişiyi öldürmesi de yağma suçunu işleyememekten duyulan infialle öldürme olarak nitelendirilmiştir. Bu kararda Bölge Adliye Mahkemesi, alacak hukuken korunmadığından TCK m.150’deki hukuki ilişkiye dayanan alacağın tahsili hükmünün uygulanamayacağını da belirtmiştir. Yağma suçunun unsurları için yağma (gasp) suçu (TCK 148) yazısına bakılabilir.
3- İkinci Şart: İlk Suçun Kasten İşlenebilen Bir Suç Olması
İşlenmek istenen ancak işlenemeyen suçun kasten işlenebilen bir suç olması gerekir. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 2013/1-717 E., 2014/232 K. sayılı kararında, taksirle işlenen bir suçta failin suçu işleyememekten dolayı infiale kapıldığından bahsedilemeyeceği açıkça belirtilmiştir. Bunun dışında ilk suçun türü sınırlandırılmamıştır. Yargıtay kararlarında bent; yağma, cinsel saldırı, şantaj ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarının işlenememesi üzerine uygulanmıştır:
- Yağma: Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 2013/1-717 E., 2014/232 K. sayılı kararına konu olayda sanık, daha önce haraç adı altında para istediği ve vermediği için darp ettiği katılana cezaevinden mektup göndererek yardım adı altında yeniden para istemiş, mektubu “tek korktuğum büyük bir bela alacağım başıma” sözleriyle bitirmiştir. Katılan parayı göndermemiş, sanık aylar sonra cezaevinden firar ederek temin ettiği iki tabancayla katılanın iş yerine gelmiş, hiçbir şey söylemeden 3-4 metre mesafeden ateş etmiş ve katılanı sekiz yerinden yaralamıştır. Yargıtay Ceza Genel Kurulu çoğunluğu, mektubun yağmaya teşebbüs oluşturduğunu ve öldürmeye teşebbüsün bu suçu gerçekleştirememekten duyulan infialle işlendiğini kabul etmiştir.
- Cinsel saldırı: Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 2016/5555 E., 2018/1900 K. sayılı ve 18.04.2018 tarihli kararına konu dosyada sanık hakkında TCK 82/1-i uyarınca ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ile birlikte cinsel saldırıya teşebbüs ve konut dokunulmazlığını ihlal suçlarından ayrı ayrı hüküm kurulmuş, Daire hükmü ek savunma hakkı verilmeden TCK 102/3-c uygulanması nedeniyle bozmuştur.
- Şantaj: Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 2022/12006 E., 2023/1062 K. sayılı ve 15.03.2023 tarihli kararına konu olayda sanık, maddi durumu iyi olan maktulü uygunsuz bir durumda yakalayıp şantajla para koparmak için bir plan kurmuş; planlanan anda tabancayla olay yerine gelip “sen kızıma ne yapıyorsun” diye bağırmış, maktul telaşlanarak aracıyla kaçmaya çalışınca ateş ederek onu öldürmüştür. Daire, eylemin şantaj suçunu işleyememekten duyulan infialle kasten öldürme olduğunu kabul etmiştir. Daha önce aynı dosyada Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 2020/5491 E., 2021/2375 K. sayılı ve 24.02.2021 tarihli kararıyla, TCK 81’den kurulan hüküm bu nitelikli hâlin gözetilmemesi nedeniyle bozulmuştur. Şantaj suçu için şantaj suçu (TCK 107) yazısına bakılabilir.
- Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma: Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 2013/1272 E., 2013/4669 K. sayılı ve 26.06.2013 tarihli kararına konu olayda, psikolojik rahatsızlığı bulunan ve tedaviyi kabul etmeyen maktulü zorla götürmek için evine gelen sanıklar, maktulün direnmesi nedeniyle onu götüremeyeceklerini anlayınca ateş ederek öldürmüşlerdir. Sanıklardan ikisi hakkında TCK 37/1 delaletiyle 82/1-i uyarınca kurulan ağırlaştırılmış müebbet hapis hükümleri onanmıştır. Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 2022/7416 E., 2022/8761 K. sayılı ve 10.11.2022 tarihli kararında da maktule yönelik kişiyi hürriyetinden yoksun kılmaya teşebbüs ile birlikte TCK 37/1 delaletiyle 82/1-i ve 62/1 uyarınca kurulan müebbet hapis hükümleri onanmıştır. Bu suç için kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu (TCK 109) yazısına bakılabilir.
4- Üçüncü Şart: İlk Suçun Teşebbüs Aşamasında Kalması
Bentteki “işleyememek” ifadesi, ilk suçun tamamlanamamasını gerektirir. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 2013/1-717 E., 2014/232 K. sayılı kararına göre bir suçu işleyememekten söz edildiğine göre öldürme suçu işlendiğinde ilk suçun teşebbüs aşamasında kalmış olması gerekir; ilk suç tamamlanmışsa artık bir suçu işleyememekten duyulan infialle öldürme suçu oluşmaz.
Bu ilke Yargıtay 1. Ceza Dairesinin kararlarında istikrarla uygulanmaktadır. Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 2020/2927 E., 2021/10341 K. sayılı kararına konu olayda sanık, altın kolye ve yüzükleri olduğunu bildiği yeğeninin evine giderek kendisine direnen maktulün boğazını bıçakla kesmiş, altınları alarak iş yerinin tuvaletine saklamıştır. Bölge Adliye Mahkemesi sanığı TCK 82/1-h ve i uyarınca cezalandırmıştır. Daire; nitelikli yağma suçunun tamamlandığını ve sanığın gerçekleştirmek istediği esas neticeye ulaştığını, bu nedenle suçun işlenememesinden duyulan kızgınlık ve hiddetten söz edilemeyeceğini belirterek 82/1-h’nin yanında 82/1-i’nin de uygulanmasını bozma nedeni yapmıştır. Bu karar, ilk suçun tamamlanıp tamamlanmadığının 82/1-i bakımından belirleyici olduğunu, ilk suç tamamlanmışsa öldürmenin koşullarına göre ancak 82/1-h kapsamında değerlendirilebileceğini göstermektedir.
İlk suçun teşebbüs aşamasına ulaşmış olması, failin o suçun icrasına elverişli hareketlerle doğrudan doğruya başlamış olmasını gerektirir. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 2013/1-717 E., 2014/232 K. sayılı kararında, tehdit içerikli mektupla para istenmesi yağmaya teşebbüs olarak kabul edilmiş ve 82/1-i bu temel üzerine kurulmuştur. Kararda yedi üye ise yağma suçunun unsurlarının oluşmadığı görüşüyle karşı oy kullanmıştır. İlk suçun varlığı ve teşebbüs aşamasına ulaşıp ulaşmadığı tartışmalı olduğunda, infialle öldürmenin temeli de tartışmalı hâle gelir. Teşebbüsün genel esasları için suça teşebbüs (TCK 35) yazısına bakılabilir.
Bentteki “işleyememek” ifadesi, ilk suçun failin iradesi dışındaki bir nedenle, örneğin mağdurun direnmesi, kaçması, yardım gelmesi veya talebin karşılanmaması nedeniyle tamamlanamamasını ifade eder. Fail ilk suçtan kendi iradesiyle vazgeçmişse, TCK m.36’daki gönüllü vazgeçme söz konusu olabilir ve bu durumda failin “işleyememekten” duyduğu bir infialden söz etmek kural olarak güçtür.
5- Dördüncü Şart: Öldürmenin İnfial Saikiyle İşlenmesi
TCK 82/1-i’nin özü, öldürmenin ilk suçun başarısızlığından doğan infialle işlenmesidir. Öldürme başka bir nedene dayanıyorsa bent uygulanmaz. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 2013/1-717 E., 2014/232 K. sayılı kararında, ilk suçu işleyememekten duyulan infialle değil de başka bir nedenle öldürme suçu işlenmişse bu bendin uygulanmasının mümkün olmadığı açıkça belirtilmiştir.
Saik bağı her türlü şüpheden uzak delillerle ispatlanmalıdır. Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 2011/8545 E., 2012/7181 K. sayılı ve 04.10.2012 tarihli kararına konu olayda sanık, tarlasının kenarındaki boş arazide araç içinde sohbet eden maktul ile bir kadının yanına gelip tabancayla aracın camına vurmuş, maktul aracı çalıştırıp kaçmaya çalışınca arkadan iki el ateş ederek onu öldürmüştür. İlk derece mahkemesi eylemi bir suçu işleyememekten duyulan infialle öldürme olarak nitelendirmiştir. Daire ise sanığın tabancayla camına vurmak dışında kadına yönelik cinsel saldırı kastı taşıdığını her türlü kuşkudan uzak biçimde ortaya koyan bir davranışının tespit edilemediğini belirterek hükmü bozmuştur. Bu karar, ilk suçun kastının varsayıma dayanarak kabul edilemeyeceğini göstermektedir.
Saik bağının kurulamadığı bir başka örnek, ilk suçun mağduru dışındaki bir kişinin farklı bir nedenle öldürülmesidir. Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 2010/7234 E., 2012/4528 K. sayılı ve 04.06.2012 tarihli kararına konu olayda sanık, camide oturan bir kişiyi tabancayla yaraladıktan sonra olay yerinden ayrılırken, yaralıyı hastaneye götürmek için araç bulmak amacıyla camiden koşarak çıkan yeğeninin peşinden geldiğini düşünerek ona ateş etmiş ve öldürmüştür. Daire, oluşa göre bu eylemin kasten öldürme suçunu oluşturduğunu, bir suçu işleyememekten duyulan infialle öldürmenin unsurlarının bulunmadığını belirterek 82/1-i’den kurulan hükmü bozmuştur.
6- Hareket, Fail ve Mağdur
TCK 82/1-i’de öldürme hareketi serbesttir; ateşli silah, bıçak, boğma veya başka herhangi bir yöntemle işlenebilir. Kullanılan yöntem başka bir nitelikli hâli de oluşturuyorsa (örneğin yangın çıkarılarak öldürme) ilgili bent ayrıca uygulanır.
Fail herkes olabilir. Bentteki “duyduğu infial” ifadesi, ilk suçu işlemek isteyen kişi ile öldüren kişinin aynı olmasını gerektirir; ilk suçu işlemek isteyen kişiden bağımsız olarak hareket eden ve ilk suçla ilgisi bulunmayan bir kişinin öldürmesi bu bendi oluşturmaz. Ancak ilk suçu birlikte işlemeye çalışan kişilerin infialle öldürmeyi de birlikte gerçekleştirmesi mümkündür; Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 2013/1272 E., 2013/4669 K. sayılı ve 2022/7416 E., 2022/8761 K. sayılı kararlarında sanıklar hakkında TCK 37/1 delaletiyle 82/1-i uygulanmıştır.
Mağdur da herhangi bir insandır. Kanunda öldürülen kişinin ilk suçun mağduru olması şartı aranmamıştır; uygulamada öldürülen kişi çoğu zaman ilk suçun mağdurudur, ancak ilk suçun işlenmesine engel olan bir yakın veya üçüncü kişi de öldürülebilir. Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 2023/993 E., 2023/7092 K. sayılı kararına konu olayda, kapıyı kapatarak paranın alınmasına engel olan kişi değil, kapıya doğru gelen arkadaşı öldürülmüş ve bent uygulanmıştır. Bu durumda da öldürmenin ilk suçun başarısızlığından doğan infialle işlendiği ayrıca ispatlanmalıdır.
7- Manevi Unsur: Doğrudan Kast ve İnfial Saiki
TCK 82/1-i’deki suç kasten işlenebilir. Failin hem öldürme kastıyla hareket etmesi hem de bu kastın ilk suçun işlenememesinden doğan infialle oluşması gerekir. Kast ve taksir kavramlarının genel esasları için kast ve taksir yazısına bakılabilir.
Bent saike dayandığından, uygulamada genellikle doğrudan kastla işlenen öldürmelerde gündeme gelir. Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 2023/993 E., 2023/7092 K. sayılı kararında sanık müdafiinin öldürmenin bilinçli taksirle veya olası kastla işlendiği yönündeki itirazı, silahın yanlışlıkla ateş aldığına ilişkin savunmanın diğer delillerle desteklenmediği gerekçesiyle reddedilmiş ve öldürmenin doğrudan kastla işlendiği kabul edilmiştir. TCK m.21/2 uyarınca olası kastla işlenen ve ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını gerektiren suçlarda müebbet hapis cezası verilir; ancak öfkeyle öldürmeye yönelen failde olası kastın kabulü istisnai olacaktır. Fail ölümü öngörmemiş veya öngörmesine rağmen istememiş ve gerçekleşmeyeceğine güvenmişse kasten öldürme değil taksirle öldürme (TCK 85) tartışılır.
8- Hukuka Aykırılık: Mağdurun Direnmesi Meşru Savunmadır
TCK 82/1-i olaylarının ortak özelliği, mağdurun çoğu zaman failin suçuna karşı koymasıdır. Yağmaya, cinsel saldırıya veya zorla götürülmeye direnen kişi, meşru savunma (TCK 25) hakkını kullanmaktadır. Bu direniş hukuka uygundur ve faile karşı haksız bir saldırı oluşturmaz. Bu nedenle fail, mağdurun direnişini gerekçe göstererek meşru savunma veya meşru savunmada sınırın aşılması hükümlerinden yararlanamaz; kendi suçuna karşı koyulan kişiye karşı meşru savunma hakkı doğmaz.
C- TCK 82/1-i ile Sıkça Karıştırılan Hâller
1- 82/1-h ile Ayrım: Amaç mı, İnfial mi?
TCK 82/1-i ile en çok karıştırılan bent, bir suçu gizlemek, delillerini ortadan kaldırmak, işlenmesini kolaylaştırmak veya yakalanmamak amacıyla öldürme (TCK 82/1-h) bendidir. İki bent de öldürme ile başka bir suç arasında bağlantı kurar; ancak bu bağlantının niteliği farklıdır. 82/1-h’de öldürme, başka bir suçla ilgili bir amaca ulaşmak için araçtır ve geleceğe yöneliktir: fail suçu kolaylaştırmak, gizlemek veya yakalanmamak ister. 82/1-i’de ise öldürme, başarısız kalan bir suça verilen öfkeli bir tepkidir ve geçmişe yöneliktir: fail, işleyemediği suçun hıncını çıkarır.
| Ölçüt | TCK 82/1-h | TCK 82/1-i |
|---|---|---|
| Öldürmenin dayanağı | Amaç (kolaylaştırma, gizleme, delil yok etme, yakalanmama) | Saik (ilk suçu işleyememekten doğan infial) |
| Zaman yönü | Geleceğe yönelik: bir sonuca ulaşmak için öldürme | Geçmişe yönelik: başarısızlığa tepki olarak öldürme |
| İlk suçun durumu | Tamamlanmış, teşebbüste kalmış veya henüz işlenecek olabilir | Mutlaka teşebbüs aşamasında kalmış, tamamlanmamış olmalı |
| İlk suç tamamlanmışsa | Uygulanabilir (gizleme, yakalanmama) | Uygulanamaz |
| Tipik örnek | Yağma sırasında direnen mağduru, malı almak için öldürmek; cinsel saldırıdan sonra mağdurun konuşmaması için öldürmek | Yağmaya direnen mağdurun parayı vermemesi üzerine öfkeyle öldürmek; şantajdan kaçan kişiye ateş etmek |
| İlgili karar | Yargıtay 1. Ceza Dairesi 2020/2927 E., 2021/10341 K. (yağma tamamlandı, yalnızca 82/1-h) | Yargıtay Ceza Genel Kurulu 2013/1-717 E., 2014/232 K. |
Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 2016/2583 E., 2016/2782 K. sayılı ve 30.05.2016 tarihli kararı bu ayrımı açıkça gösterir. Olayda sanıklar, maktulün define bulduğunu iddia ederek yerini söylemesi için onu üç gün boyunca alıkoyup dövmüş ve ölümüne neden olmuşlardır. İlk derece mahkemesi sanıkları TCK 37/1 delaletiyle 82/1-i uyarınca cezalandırmıştır. Daire; maktulde define bulunduğuna dair hiçbir bulgu olmadığını, varlığı tartışmalı bir malvarlığını gasp etme amacından söz edilemeyeceğini, sanıkların maktulü alıkoyup dövmeleri sonucu oluşan suç delillerini gizlemek amacıyla öldürme eylemini gerçekleştirdiklerini belirterek sanıkların 82/1-h uyarınca cezalandırılması gerektiği gerekçesiyle hükmü bozmuştur.
Aynı olayda iki bendin birlikte gerçekleşmesi teorik olarak mümkündür; örneğin yağması başarısız kalan fail hem öfkeyle hem de yakalanmamak amacıyla mağduru öldürebilir. Bu durumda her iki bent hükümde gösterilir ve faile tek bir ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verilir. Ancak Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 2020/2927 E., 2021/10341 K. sayılı kararına göre ilk suç tamamlanmışsa 82/1-i’nin 82/1-h ile birlikte uygulanması bozma nedenidir.
2- 82/1-a ile Ayrım: Tasarlama mı, İnfial mi?
İnfial, öfkeye dayanan bir ruh hâlidir; tasarlama ise sükûnetle düşünülüp verilen ve sebatla sürdürülen bir karar gerektirir. Bu nedenle iki hâlin aynı olayda nasıl nitelendirileceği tartışmalıdır. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 2013/1-717 E., 2014/232 K. sayılı kararında bu sorun doğrudan ele alınmıştır. Yargıtay 1. Ceza Dairesi; sanığın katılanı öldürmeye önceden karar verdiğini, bu kararında sebat ve ısrar gösterdiğini, aradan geçen ve tasarlama için yeterli zamana rağmen soğukkanlılıkla eylemini gerçekleştirdiğini belirterek eylemin tasarlayarak öldürme (TCK 82/1-a) olduğunu kabul etmiştir.
Yerel mahkeme ise infialin oluşmasından hemen sonra eylemin gerçekleştirilmesinin zorunlu olmadığını, belli bir süre sonra da gerçekleştirilebileceğini belirterek direnmiştir.
Yargıtay Ceza Genel Kurulu çoğunluğu; sanığın katılanı öldürmeye teşebbüs etmesi için başka bir neden bulunmadığını, eylemi gerçekleştirmek için cezaevinden firar ettiğini ve gündüz yaşanan bir tartışmayı gururuna yediremediğine ilişkin savunmasının gerçeği yansıtmadığını gözeterek eylemin bir suçu işleyememekten duyulan infialle gerçekleştirildiğini kabul etmiştir. Yedi üye ise sanığın eylemi tasarlayarak gerçekleştirdiği görüşüyle karşı oy kullanmıştır.
Bu karar, ilk suçun başarısızlığı ile öldürme arasında uzun bir süre geçmesinin tek başına infiali ortadan kaldırmadığını, ancak aynı sürenin tasarlama tartışmasını da beraberinde getirdiğini göstermektedir. Savunma ve katılan vekilleri bakımından bu ayrım, delillerin ve özellikle failin karar anının dikkatle tartışılmasını gerektirir.
3- Haksız Tahrik ile Ayrım
İnfial ile haksız tahrik (TCK 29) arasındaki fark, öfkenin kaynağındadır. Haksız tahrikte öfke mağdurun haksız bir fiilinden doğar ve cezayı indirir. İnfialde ise öfke, failin kendi suç planının başarısızlığından doğar ve cezayı ağırlaştırır. Mağdurun failin suçuna direnmesi, kaçması, bağırması veya talebi reddetmesi hukuka uygun davranışlardır; bu davranışlar haksız fiil sayılmadığından haksız tahrik indirimine dayanak oluşturamaz.
| Ölçüt | İnfial (TCK 82/1-i) | Haksız tahrik (TCK 29) |
|---|---|---|
| Öfkenin kaynağı | Failin işleyemediği kendi suçu | Mağdurun haksız fiili |
| Cezaya etkisi | Ağırlaştırır (ağırlaştırılmış müebbet) | İndirir (18-24 yıl hapis) |
| Mağdurun davranışı | Hukuka uygun (direnme, kaçma, reddetme) | Haksız (saldırı, hakaret vb.) |
4- Karşılaştırma Tablosu: 82/1-h, 82/1-i ve TCK 81
| Olay | Uygulanan hüküm | Karar |
|---|---|---|
| Tehditli mektupla para istenen katılanın parayı göndermemesi üzerine öldürmeye teşebbüs | TCK 82/1-i, 35 ve yağmaya teşebbüs ayrıca | Yargıtay Ceza Genel Kurulu 2013/1-717 E., 2014/232 K. |
| Silah zoruyla istenen paranın kapı kapatıldığı için alınamaması üzerine ateş | TCK 82/1-i ve nitelikli yağmaya teşebbüs ayrıca | Yargıtay 1. Ceza Dairesi 2023/993 E., 2023/7092 K. |
| Şantaj planı başarısız kalınca kaçan maktule ateş | TCK 82/1-i | Yargıtay 1. Ceza Dairesi 2022/12006 E., 2023/1062 K. |
| Zorla götürülmek istenen maktulün direnmesi üzerine ateş | TCK 37/1, 82/1-i ve hürriyetten yoksun kılmaya teşebbüs ayrıca | Yargıtay 1. Ceza Dairesi 2013/1272 E., 2013/4669 K. |
| Altınlar alındıktan sonra yağma tamamlanmış, direnen maktul öldürülmüş | Yalnızca TCK 82/1-h, 82/1-i yok | Yargıtay 1. Ceza Dairesi 2020/2927 E., 2021/10341 K. |
| Varlığı ispatlanamayan define için alıkonan maktulün öldürülmesi | TCK 82/1-h, 82/1-i yok | Yargıtay 1. Ceza Dairesi 2016/2583 E., 2016/2782 K. |
| Cinsel saldırı kastı ispatlanamayan sanığın kaçan maktule ateş etmesi | TCK 81, 82/1-i yok | Yargıtay 1. Ceza Dairesi 2011/8545 E., 2012/7181 K. |
| Yaralıyı hastaneye götürmek için çıkan yeğenin peşinden geldiği düşünülerek öldürülmesi | TCK 81, 82/1-i yok | Yargıtay 1. Ceza Dairesi 2010/7234 E., 2012/4528 K. |
| Tartışma ve kavga sonucu öldürme | TCK 81, 82/1-i yok | Yargıtay 1. Ceza Dairesi 2024/7840 E., 2026/1350 K. |
D- Diğer Nitelikli Hâllerle Birleşme
TCK 82’deki bentlerden birden fazlası aynı olayda gerçekleşebilir. Bu durumda faile tek bir ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verilir, çünkü bütün bentlerin yaptırımı aynıdır. Ancak birden fazla nitelikli hâlin varlığı TCK m.61 uyarınca cezanın bireyselleştirilmesinde ve özellikle takdiri indirim kararında dikkate alınabilir; hükümde gerçekleşen bütün bentlerin ayrı ayrı gösterilmesi gerekir. Nitelikli hâllerin genel işleyişi için suçun nitelikli halleri yazısına bakılabilir.
1- Cinsel Saldırıya Direnen Kadın veya Çocuk: 82/1-e ve 82/1-f
TCK 82/1-i’nin en ağır uygulama örneklerinden biri, cinsel saldırıya direnen mağdurun öldürülmesidir. 27.05.2022 tarihinden sonra mağduru kadın olan olaylarda kadına karşı kasten öldürme (TCK 82/1-f) de uygulanır. Mağdur çocuksa veya bağlı, uyuşturulmuş ya da başka bir nedenle kendisini savunamayacak durumdaysa çocuğa veya kendini savunamayacak kişiye karşı öldürme (TCK 82/1-e) de değerlendirilir. Cinsel saldırı suçunun unsurları ve cezası için cinsel saldırı suçu (TCK 102) ve cinsel dokunulmazlığa karşı suçlar yazılarına bakılabilir.
Burada da ilk suçun tamamlanıp tamamlanmadığı belirleyicidir. Cinsel saldırı tamamlandıktan sonra mağdurun suçu bildirmemesi veya fail hakkında tanıklık yapmaması için öldürülmesi 82/1-i’yi değil, 82/1-h’yi oluşturur. Cinsel saldırının teşebbüs aşamasında kalması ve failin bu başarısızlığın öfkesiyle mağduru öldürmesi ise 82/1-i kapsamındadır.
2- Aile İçinde İnfialle Öldürme: 82/1-d
İşlenmek istenen suçun mağduru veya öldürülen kişi failin eşi, boşandığı eşi, üstsoyu, altsoyu veya kardeşiyse üstsoy, altsoy, eş veya kardeşe karşı öldürme (TCK 82/1-d) de gerçekleşir. Örneğin eşinin rızası dışında onu bir yere kapatmaya çalışan ve bunu başaramayınca öfkeyle eşini öldüren fail hakkında hürriyetten yoksun kılmaya teşebbüs ile birlikte 82/1-d ve i birlikte tartışılır.
3- Kamu Görevlisine Yönelik İnfial: 82/1-g
İşlemek istediği suç bir kamu görevlisinin müdahalesiyle engellenen failin, bu nedenle duyduğu öfkeyle görevliyi öldürmesi hâlinde kamu görevlisini görevi nedeniyle öldürme (TCK 82/1-g) de gündeme gelir. Bu durumda öldürmenin görevle bağlantısı ile infial saiki ayrı ayrı değerlendirilir.
4- Yöntemden Kaynaklanan Nitelikli Hâller: 82/1-b ve 82/1-c
İnfialle öldüren fail, öfkesini mağdura ağır acı çektirerek veya mağdurun bulunduğu yeri ateşe vererek de çıkarabilir. Bu durumda canavarca hisle veya eziyet çektirerek öldürme (TCK 82/1-b) veya yangın, bombalama veya kimyasal silahla öldürme (TCK 82/1-c) da uygulanır. Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 2011/6834 E., 2011/6631 K. sayılı ve 14.11.2011 tarihli kararına konu dosyada sanık hakkında yağma suçunu işleyememekten duyduğu infial ve canavarca bir his sevkiyle öldürme ile yağmaya teşebbüs suçlarından yargılama yapılmıştır.
5- Kan Gütme ve Töre Saikiyle Birleşme
İnfial, kan gütme veya töre saikinden farklı bir saiktir. Kan gütme ve töre saikinde fail önceden var olan bir husumet veya toplumsal bir baskı nedeniyle öldürür; infialde ise öfke failin kendi suçunun başarısızlığından doğar. Bu nedenle aynı öldürmede kan gütme saikiyle öldürme (TCK 82/1-j) veya töre saikiyle öldürme (TCK 82/1-k) ile 82/1-i’nin birlikte gerçekleşmesi uygulamada oldukça istisnaidir; mahkemenin öldürmenin baskın saikini belirlemesi gerekir.
E- Kusurluluk ve Ceza İndirimleri
1- Haksız Tahrik (TCK 29)
Bir suçu işleyememekten duyulan infialle öldürmede haksız tahrik indirimi kural olarak uygulanmaz. Çünkü failin öfkesi mağdurun haksız bir fiilinden değil, kendi suçunun engellenmesinden doğmuştur. Mağdurun yağmaya, cinsel saldırıya, şantaja veya zorla götürülmeye direnmesi meşru savunma niteliğinde hukuka uygun bir davranıştır ve haksız tahrik oluşturmaz. Ancak mağdurdan kaynaklanan ve ilk suça karşı koymanın ötesine geçen ayrı bir haksız fiil, örneğin olaydan bağımsız ağır bir hakaret veya saldırı bulunuyorsa, bu fiilin tahrik oluşturup oluşturmadığı somut olayda ayrıca değerlendirilir. Haksız tahrik indirimi uygulanırsa ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası yerine 18 yıldan 24 yıla kadar hapis cezası verilir.
2- Takdiri İndirim (TCK 62)
Takdiri indirim uygulanırsa ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası yerine müebbet hapis cezası verilir. Takdiri indirim nedenleri arasında failin geçmişi, sosyal ilişkileri, fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışları ile cezanın fail üzerindeki olası etkileri sayılabilir. Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 2022/12006 E., 2023/1062 K. sayılı kararında, sanığın adli sicil kaydına yansıyan sabıkalı geçmişi gözetilerek takdiri indirim uygulanmaması yerinde ve yeterli görülmüştür. Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 2013/1272 E., 2013/4669 K. sayılı ve 2022/7416 E., 2022/8761 K. sayılı kararlarında ise takdiri indirim uygulanan sanıklar hakkında 82/1-i ve 62/1 uyarınca kurulan müebbet hapis hükümleri onanmıştır. 7406 sayılı Kanun’un 1’inci maddesiyle TCK 62/2’ye eklenen cümleye göre failin duruşmada mahkemeyi etkilemeye yönelik şeklî tutum ve davranışları takdiri indirim nedeni olarak dikkate alınamaz. Ayrıntılar için cezanın belirlenmesi ve bireyselleştirilmesi yazısına bakılabilir.
3- Yaş Küçüklüğü (TCK 31)
Fiili işlediği sırada 18 yaşından küçük olan fail hakkında TCK 31 uygulanır. 7593 sayılı Kanun’la 18.08.2026 tarihinden itibaren TCK 31’deki indirimli cezalar artırılmıştır: 15 yaşını doldurmuş, 18 yaşını doldurmamış kişiye ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası yerine 19 yıldan 27 yıla kadar; 12 yaşını doldurmuş, 15 yaşını doldurmamış ve kusur yeteneği bulunan kişiye 13 yıldan 18 yıla kadar hapis cezası verilir. Bu değişiklikten önce işlenen fiillerde daha lehe olan eski oranlar uygulanır.
Aynı Kanun’la TCK 31’e eklenen 4’üncü fıkraya göre mahkeme; kasta dayalı kusurun ağırlığını, güdülen amaç ve saiki, suçun işleniş şeklini veya failin daha önce kasıtlı bir suçtan hapis cezasına mahkûm edilmiş olmasını göz önünde tutarak, kasten öldürme suçunu işleyen 15-18 yaş grubundaki çocuk hakkında üçüncü fıkradaki indirimi uygulamayabilir; 12-15 yaş grubundaki ve kusur yeteneği bulunan çocuk hakkında ise ikinci fıkra yerine üçüncü fıkrayı uygulayabilir.
Yağma veya cinsel saldırı gibi başka bir suçun başarısızlığı üzerine öldürmeye yönelen çocuk bakımından “güdülen amaç ve saik” ölçütü doğrudan tartışılacak niteliktedir. Yaş küçüklüğüne ilişkin genel esaslar için kusur yeteneğini etkileyen haller (TCK 31-34) yazısına, yargılamanın yapıldığı mahkeme için çocuk mahkemesi ve çocuk ağır ceza mahkemesi yazısına bakılabilir.
4- Akıl Hastalığı ve Geçici Nedenler (TCK 32-34)
Fiil sırasında işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılayamayan veya davranışlarını yönlendirme yeteneği önemli derecede azalmış olan faile ceza verilmez, güvenlik tedbirine hükmedilir. Bu yetenek tamamen ortadan kalkmamış ancak azalmışsa TCK 32/2 uyarınca ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası yerine 25 yıl hapis cezası verilir. İnfial bir öfke hâli olsa da tek başına akıl hastalığı veya kusur yeteneğini kaldıran bir neden değildir. Failin iradi olarak aldığı alkol veya uyuşturucu madde de TCK m.34/2 uyarınca kusur yeteneği bakımından faile bir avantaj sağlamaz.
5- Hata (TCK 30)
TCK m.30/1’e göre fiilin icrası sırasında suçun kanuni tanımındaki maddi unsurları bilmeyen kişi kasten hareket etmiş olmaz. TCK m.30/2’ye göre ise nitelikli hâlin gerçekleştiği hususunda hataya düşen kişi bu hatasından yararlanır. TCK 82/1-i saike dayandığından bu bentte hata, objektif nitelikli hâllere göre daha sınırlı bir alanda gündeme gelir; failin ilk suçun işlenemediğini sanması gibi durumlarda hatanın etkisi somut olaya göre değerlendirilir. Failin işlemek istediği eylemin suç olduğunu bilmemesi ise bendin uygulanmasını engellemez; çünkü TCK m.4 uyarınca kanunu bilmemek mazeret sayılmaz. Hata kurumunun genel esasları için ceza hukukunda hata (TCK 30) yazısına bakılabilir.
F- Cezası ve Yaptırım İçin Diğer Şartlar
1- Ağırlaştırılmış Müebbet Hapis ve İnfazı
TCK 82/1-i’nin yaptırımı ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasıdır. Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası hükümlünün hayatı boyunca devam eder ve sıkı güvenlik rejimine göre infaz edilir. 5275 sayılı Kanun’un 107’nci maddesine göre ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına mahkûm olan hükümlü 30 yılını, müebbet hapis cezasına mahkûm olan hükümlü 24 yılını infaz kurumunda iyi hâlli olarak geçirirse koşullu salıverilmeden yararlanabilir. Teşebbüs veya yaş küçüklüğü nedeniyle süreli hapse mahkûm olunması hâlinde, kasten öldürme suçları (TCK 81, 82 ve 83) bakımından 7242 sayılı Kanun’la getirilen özel rejim uygulanır ve cezanın üçte ikisinin infazı aranır. Hükümle birlikte TCK m.53’teki belli hakları kullanmaktan yoksun bırakılma güvenlik tedbirine de hükmedilir.
2- Kazanılmış Hak ve Aleyhe Bozma Yasağı
TCK 82/1-i dosyalarında sık görülen bir durum, ilk hükmün TCK 81 üzerinden kurulması ve suç vasfının daha sonra 82/1-i olarak değiştirilmesidir. Bu durumda sanık lehine kazanılmış hak kuralı gözetilir. Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 2023/993 E., 2023/7092 K. sayılı kararına konu dosyada Bölge Adliye Mahkemesi, sanığı 82/1-i uyarınca ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasıyla cezalandırmış, ancak CMK m.283 uyarınca sanığın kazanılmış hakkını gözeterek infazın müebbet hapis cezası üzerinden yapılmasına karar vermiştir. Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 2022/12006 E., 2023/1062 K. sayılı kararında da bozma öncesi hükmün sanık aleyhine temyiz edilmediği kabul edilerek, bozma sonrasında 82/1-i uyarınca kurulan hükümde sanığın kazanılmış hakkı gözetilerek müebbet hapis cezasına hükmedilmesi hukuka uygun bulunmuştur.
3- Ceza Hesaplama Örnekleri
| Olay | Uygulanan hükümler | Sonuç ceza |
|---|---|---|
| Yağması başarısız kalan failin infialle öldürmesi | TCK 82/1-i | Ağırlaştırılmış müebbet hapis (ayrıca yağmaya teşebbüs cezası) |
| Cinsel saldırıya direnen kadının öldürülmesi (27.05.2022 sonrası) | TCK 82/1-f-i | Ağırlaştırılmış müebbet hapis (tek ceza; ayrıca cinsel saldırıya teşebbüs cezası) |
| Takdiri indirim uygulanırsa | TCK 82/1-i, 62 | Müebbet hapis |
| Haksız tahrik (yalnızca ilk suça direnmenin ötesinde ayrı bir haksız fiil varsa) | TCK 82/1-i, 29 | 18 yıldan 24 yıla kadar hapis |
| Teşebbüs (7550 sayılı Kanun sonrası) | TCK 82/1-i, 35/2 | 14 yıldan 21 yıla kadar hapis |
| Teşebbüs ve takdiri indirim (7550 sayılı Kanun öncesi) | TCK 82/1-i, 35, 62 | Yargıtay Ceza Genel Kurulu 2013/1-717 E., 2014/232 K. dosyasında 15 yıl hapis |
| Müşterek faillerden biri | TCK 37/1, 82/1-i | Ağırlaştırılmış müebbet hapis |
| Yardım eden | TCK 82/1-i, 39/1 | 15 yıldan 20 yıla kadar hapis |
| Fail 15-18 yaş arasında (18.08.2026 sonrası) | TCK 82/1-i, 31/3 | 19 yıldan 27 yıla kadar hapis (31/4 saklı) |
| Fail 12-15 yaş arasında ve kusur yeteneği var | TCK 82/1-i, 31/2 | 13 yıldan 18 yıla kadar hapis |
| Azalmış akıl hastalığı | TCK 82/1-i, 32/2 | 25 yıl hapis |
| İlk suç tamamlandıktan sonra suçu gizlemek için öldürme | TCK 82/1-h | Ağırlaştırılmış müebbet hapis |
| Hukuken suç olmayan bir talebin reddi üzerine öldürme | TCK 81 | Müebbet hapis |
4- Şikâyet, Uzlaştırma, Etkin Pişmanlık ve Erteleme
TCK 82/1-i’deki suç şikâyete bağlı değildir; soruşturma ve kovuşturma re’sen yapılır. Suç uzlaştırma kapsamında da değildir. Maktul yakınlarının şikâyetten vazgeçmesi veya zararın giderilmesi davayı düşürmez. Etkin pişmanlık, hükmün açıklanmasının geri bırakılması, erteleme ve seçenek yaptırımlar ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası bakımından uygulanamaz. Failin, öldürme neticesi gerçekleşmeden önce kendi iradesiyle eyleminden vazgeçmesi veya neticeyi önlemesi ise TCK 36 kapsamında gönüllü vazgeçme olarak değerlendirilebilir.
G- Teşebbüs, İştirak ve İçtima
1- Öldürmeye Teşebbüs
Bir suçu işleyememekten duyduğu infialle bir kişiyi öldürmeye elverişli hareketlerle doğrudan doğruya icraya başlayıp da elinde olmayan nedenlerle ölüm neticesini gerçekleştiremeyen fail, TCK 35 uyarınca teşebbüsten sorumlu olur. 7550 sayılı Kanun’un 8’inci maddesiyle TCK 35/2 değiştirilmiş; ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını gerektiren suçlarda teşebbüs cezası 13 yıldan 20 yıla kadar hapisten 14 yıldan 21 yıla kadar hapse çıkarılmıştır. Bu değişiklikten önce işlenen fiillerde lehe olan eski aralık uygulanır. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 2013/1-717 E., 2014/232 K. sayılı kararına konu olayda, katılanın sekiz yerinden vurularak yaşamsal tehlike geçirdiği ve ağır kemik kırıkları oluştuğu öldürmeye teşebbüs eyleminde sanığa TCK 82/1-i, 35 ve 62 uyarınca 15 yıl hapis cezası verilmiş, hüküm onanmıştır.
TCK 82/1-i’de iki ayrı teşebbüs söz konusu olabilir ve bunlar birbirinden ayrılmalıdır. Birincisi, bendin uygulanması için zorunlu olan ilk suça teşebbüstür; ilk suç teşebbüs aşamasında kalmazsa ve tamamlanırsa bent uygulanmaz. İkincisi, öldürmeye teşebbüstür; mağdur ölmezse fail 82/1-i kapsamında öldürmeye teşebbüsten cezalandırılır. Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 2015/5197 E., 2016/80 K. sayılı ve 18.01.2016 tarihli kararına konu dosyada sanık, yağma suçunu işleyememekten duyduğu infialle kasten öldürmeye teşebbüsten TCK 82/1-i ve 35 uyarınca yargılanmıştır.
2- Azmettirme, Müşterek Faillik ve Yardım Etme
İlk suçu birlikte işlemeye çalışan ve infialle öldürmeyi de birlikte gerçekleştiren kişiler TCK 37 uyarınca müşterek fail olarak ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası alır. Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 2013/1272 E., 2013/4669 K. sayılı kararında maktulü zorla götürmeye çalışıp başaramayınca ateş eden sanıklar hakkında TCK 37/1 delaletiyle 82/1-i uygulanmış; aynı kararda sanıklardan birinin olay yerindeki üçüncü kişi olduğuna ilişkin savunmasının aksinin kesin delille kanıtlanamadığı gerekçesiyle o sanık hakkındaki mahkûmiyet hükmü bozulmuştur.
Bu bentte iştirak bakımından özel bir sorun vardır: İnfial, failin kişisel bir saikidir. İlk suçu birlikte işlemeye çalışan kişilerden yalnızca biri öfkeyle öldürmeye yönelmiş, diğerleri öldürme kararına katılmamışsa, diğerleri öldürmeden sorumlu tutulamaz; yalnızca ilk suça teşebbüsten sorumlu olurlar. Öldürmeye iştirak eden her kişi bakımından saikin ayrı ayrı belirlenmesi gerekir. Başkasını infialle öldürmeye azmettiren kişi TCK 38 uyarınca, fiil üzerinde hâkimiyeti bulunmadan suçu kolaylaştıran kişi ise TCK 39 uyarınca yardım eden olarak 15 yıldan 20 yıla kadar hapis cezası alır. Faillik ve şeriklik ayrımının genel esasları için şeriklik yazısına bakılabilir.
3- İşlenemeyen Suçtan Ayrıca Teşebbüs Cezası
TCK 82/1-i’de ilk suç, öldürme suçunun unsuru değildir; yalnızca öldürmenin saikini oluşturur. Bu nedenle işlenemeyen suçtan dolayı faile ayrıca teşebbüs cezası verilir ve iki suç arasında gerçek içtima kuralları uygulanır. Yargıtay kararlarında bu kural istikrarla uygulanmaktadır:
- Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 2013/1-717 E., 2014/232 K. sayılı kararında sanık hakkında öldürmeye teşebbüsün yanında yağmaya teşebbüs suçundan TCK 148, 35 ve 62 uyarınca ayrıca 1 yıl 3 ay hapis cezası verilmesi onanmıştır.
- Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 2023/993 E., 2023/7092 K. sayılı kararında 82/1-i uyarınca kurulan hükmün yanında nitelikli yağmaya teşebbüs suçundan TCK 149/1-a-c-d-h ve 35/2 uyarınca ayrıca 11 yıl 3 ay hapis cezası verilmesi onanmıştır.
- Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 2013/1272 E., 2013/4669 K. sayılı ve 2022/7416 E., 2022/8761 K. sayılı kararlarında 82/1-i ile birlikte kişiyi hürriyetinden yoksun kılmaya teşebbüs suçundan ayrı ayrı hapis cezası verilmiştir.
- Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 2016/5555 E., 2018/1900 K. sayılı kararına konu dosyada 82/1-i yanında cinsel saldırıya teşebbüs ve konut dokunulmazlığını ihlal suçlarından ayrı ayrı hüküm kurulmuştur.
Bu durum, 82/1-i’nin yalnızca öldürme suçunu ağırlaştırdığını, işlenemeyen suçun cezasını ortadan kaldırmadığını göstermektedir. Failin eve girerek işlemeye çalıştığı suçlarda konut dokunulmazlığının ihlali (TCK 116), silahla tehdit unsuru varsa tehdit suçu (TCK 106) ve ruhsatsız silah kullanılmışsa 6136 sayılı Kanun’a aykırılık suçları da ayrıca değerlendirilir. İçtima kurallarının genel esasları için suçların içtimaı yazısına bakılabilir.
4- Birden Fazla Mağdur
TCK 43/3 uyarınca kasten öldürme suçunda zincirleme suç hükümleri uygulanmaz. Bu nedenle ilk suçu işleyemediği için birden fazla kişiyi öldüren faile her maktul için ayrı ayrı ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verilir. Her mağdur bakımından infial saiki ayrıca belirlenir. Aynı olayda infial dışında başka bir nedenle öldürülen kişi bakımından 82/1-i uygulanamaz; Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 2010/7234 E., 2012/4528 K. sayılı kararına konu olayda yaralı kişinin yeğenine yönelik öldürme TCK 81 kapsamında değerlendirilmiştir.
H- Soruşturma ve Yargılama Usulü
1- Görevli Mahkeme, Temyiz, Tutuklama ve Zorunlu Müdafi
TCK 82/1-i’deki suça ağır ceza mahkemesi bakar; failin 18 yaşından küçük olması hâlinde görevli mahkeme çocuk ağır ceza mahkemesidir. Kasten öldürme suçları CMK m.100/3-a’daki katalog suçlar arasında yer aldığından kuvvetli suç şüphesinin varlığı hâlinde tutuklama nedeni var sayılabilir. Suçun alt sınırı 5 yıldan fazla hapis cezası olduğundan CMK m.150/3 uyarınca şüpheli veya sanığa zorunlu müdafi atanır. İstinaf incelemesinden sonra temyiz incelemesi Yargıtay 1. Ceza Dairesince yapılır.
2- Delil: İlk Suçun ve İnfial Saikinin İspatı
TCK 82/1-i dosyalarında iki ayrı olgu ispatlanmalıdır: ilk suçun teşebbüs aşamasında kaldığı ve öldürmenin bu başarısızlıktan doğan infialle işlendiği. Uygulamada şu deliller belirleyicidir:
- İlk suça ilişkin deliller: tehdit mektubu, mesajlar, telefon kayıtları, para talebinin içeriği ve mağdurun beyanları,
- Olay yeri inceleme raporu ve kamera kayıtları; failin olay yerine geliş amacı, yanında getirdiği araçlar ve olayın gelişimi,
- Tanık beyanları; failin olay sırasındaki sözleri ve ilk suçun neden tamamlanamadığı,
- Adli tıp ve otopsi raporları; mağdurda cinsel saldırı veya boğuşma bulgularının bulunup bulunmadığı,
- Failin olay öncesi ve sonrası davranışları; ilk suçun başarısızlığı ile öldürme arasında geçen süre ve bu süredeki hazırlıklar,
- HTS ve baz istasyonu kayıtları; failin olay yerine ne zaman geldiği ve kimlerle görüştüğü.
Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 2011/8545 E., 2012/7181 K. sayılı kararı, ilk suçun kastının yalnızca varsayıma dayanarak kabul edilemeyeceğini, her türlü kuşkudan uzak biçimde ortaya konulması gerektiğini göstermektedir. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 2013/1-717 E., 2014/232 K. sayılı kararında ise sanığın öldürmeyi gündüz yaşanan bir tartışmaya bağlayan savunmasının gerçeği yansıtmadığı ve daha az ceza almaya yönelik olduğu kabul edilerek infial saikinin varlığı diğer delillerle birlikte tespit edilmiştir.
3- Ek Savunma ve Suç Vasfı
İddianamede 82/1-i gösterilmemişken yargılama sonunda bu bentten veya iddianamede 82/1-i gösterilmişken 82/1-h ya da 82/1-a’dan hüküm kurulacaksa sanığa CMK m.226 uyarınca ek savunma hakkı verilmelidir. İlk suçun nitelendirilmesindeki değişiklikler de ek savunmayı gerektirir; Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 2016/5555 E., 2018/1900 K. sayılı kararında, iddianamede ve esas hakkındaki mütalaada yalnızca TCK 102/2 ve 35 uygulanması istenmişken ek savunma hakkı tanınmadan TCK 102/3-c’nin de uygulanması CMK m.226’ya aykırı bulunmuş ve bağlantı nedeniyle 82/1-i hükmü de bozulmuştur.
4- Davaya Katılma
Maktulün eşi, çocukları, anne-babası ve kardeşleri davaya katılan olarak yer alabilir; ilk suçun mağduru da kendi suçu bakımından katılan sıfatı alabilir. Mağdurun kadın veya çocuk olduğu davalarda Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı 6284 sayılı Kanun’un 20/2’nci maddesi uyarınca davaya katılabilir; Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 2020/2927 E., 2021/10341 K. sayılı kararına konu dosyada Bakanlık katılan sıfatıyla temyiz başvurusunda bulunmuştur. Suçtan doğrudan zarar görmeyen dernek ve platformların katılma talepleri reddedilir; ancak Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 2016/540 E., 2017/480 K. sayılı ve 14.11.2017 tarihli kararına göre, 82/1-i uyarınca hüküm kurulan bir dosyada katılma talebi reddedilen derneğin CMK m.260 uyarınca kanun yoluna başvurma hakkı bulunduğundan, yokluğunda verilen gerekçeli kararın dernek vekiline tebliğ edilmesi gerekir.
5- Dava ve Ceza Zamanaşımı
Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını gerektiren suçlarda dava zamanaşımı TCK m.66/1-a uyarınca 30 yıldır; ceza zamanaşımı ise TCK m.68/1-a uyarınca 40 yıldır. TCK m.66/2 uyarınca fiili işlediği sırada 12-15 yaş grubundaki çocuklar için dava zamanaşımı süresinin yarısı, 15-18 yaş grubundakiler için üçte ikisi uygulanır. İşlenemeyen ilk suç için ise o suçun cezasına göre ayrı bir zamanaşımı süresi işler. Ayrıntılar için dava zamanaşımı ve ceza zamanaşımı yazılarına bakılabilir.
I- TCK 82/1-i’nin Uygulanmadığı ve TCK 81’e Dönülen Durumlar
Aşağıdaki durumlarda başka bir nitelikli hâl yoksa fail TCK 82/1-i’den değil, TCK 81’deki temel kasten öldürme suçundan veya başka bir nitelikli hâlden sorumlu tutulur:
- Öldürmeden önce failin işlemek istediği bir eylemin hiç bulunmaması; öldürmenin sıradan bir tartışma veya kavga sonucu gerçekleşmesi,
- Failin isteğinin hukuken suç oluşturmaması; borcun ödenmemesi, ilişkinin sona erdirilmesi, evlilik teklifinin veya bir talebin reddedilmesi,
- İşlenmek istenen eylemin yalnızca kabahat olması veya taksirle işlenebilen bir suç olması,
- İlk suçun tamamlanmış olması; bu durumda koşulları varsa 82/1-h uygulanır,
- Öldürmenin infial saikiyle değil, suçu kolaylaştırmak, gizlemek, delillerini yok etmek veya yakalanmamak amacıyla işlenmesi; bu durumda 82/1-h uygulanır,
- İlk suça yönelik kastın her türlü şüpheden uzak delillerle ispatlanamaması,
- Öldürülen kişinin ilk suçla ilgisi olmayan başka bir nedenle öldürülmesi,
- Fiilin 01.06.2005 ile bendin yürürlüğe girdiği tarih arasında işlenmiş olması.
J- Bir Suçu İşleyememekten Duyulan İnfialle Öldürme Suçlamasında Savunmada ve Katılan Vekilliğinde Dikkat Edilecek Noktalar
Bu tür dosyalarda savunma ve katılan vekilliği bakımından şu noktalar dosyanın sonucunu doğrudan etkiler:
- Failin işlemek istediği eylemin gerçekten kanunda suç olarak tanımlanıp tanımlanmadığının ve kasten işlenebilen bir suç olup olmadığının tespiti,
- İlk suçun teşebbüs aşamasına ulaşıp ulaşmadığının, yoksa hazırlık aşamasında mı kaldığının veya tamamlanıp tamamlanmadığının tartışılması,
- Öldürmenin baskın saikinin belirlenmesi; infial mi, yoksa 82/1-h’deki kolaylaştırma, gizleme veya yakalanmama amacı mı olduğunun delillerle ortaya konulması,
- İlk suçun başarısızlığı ile öldürme arasında geçen sürenin ve bu süredeki hazırlıkların tasarlama (82/1-a) bakımından değerlendirilmesi,
- İlk suça yönelik kastın varsayıma değil, somut delillere dayanıp dayanmadığının denetlenmesi,
- Öldürülen kişinin ilk suçla bağlantısının ve her mağdur bakımından infial saikinin ayrı ayrı belirlenmesi,
- İlk suçu birlikte işlemeye çalışan kişilerin her biri bakımından öldürme kararına katılıp katılmadığının araştırılması,
- Mağdurun direnişinin meşru savunma niteliğinde olduğu ve haksız tahrik oluşturmadığı hususunun doğru değerlendirilmesi,
- İşlenemeyen suç, konut dokunulmazlığı, tehdit ve silah suçları bakımından içtima ilişkisinin doğru kurulması,
- İddianamede gösterilmeyen bir bent veya ilk suç vasfı için CMK m.226 uyarınca ek savunma hakkının kullandırılıp kullandırılmadığının ve kazanılmış hak kuralının gözetilip gözetilmediğinin denetlenmesi.
Sonuç
Bir suçu işleyememekten duyulan infialle öldürme suçu, TCK 82/1-i uyarınca ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını gerektiren nitelikli bir kasten öldürme hâlidir ve koşullu salıverilme için 30 yılın infazı gerekir. Bent, 5377 sayılı Kanun’la 2005 yılında Türk Ceza Kanunu’na eklenmiştir ve failin öldürme saikine dayanır. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 2013/1-717 E., 2014/232 K. sayılı kararına göre bendin uygulanması için öldürmeden önce işlenmek istenen kasıtlı bir suç bulunmalı, bu suç teşebbüs aşamasında kalmalı ve öldürme ilk suçun işlenememesinden duyulan öfke, kızgınlık ve hiddetle gerçekleştirilmelidir. Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 2020/2927 E., 2021/10341 K. sayılı kararına göre ilk suç tamamlanmışsa 82/1-i uygulanmaz; öldürme koşullarına göre 82/1-h kapsamında değerlendirilir. Hukuken suç oluşturmayan bir talebin reddi üzerine işlenen öldürmeler de bu bendi oluşturmaz. İşlenemeyen suçtan ayrıca teşebbüs cezası verilir; mağdurun direnişi meşru savunma niteliğinde olduğundan haksız tahrik indirimi kural olarak uygulanmaz. Takdiri indirimde ceza müebbet hapse iner; teşebbüste ise 14-21 yıl hapis cezası verilir.
Sık Sorulan Sorular
İnfialle öldürme ne demektir?
İnfialle öldürme, failin işlemek istediği kasıtlı bir suçu tamamlayamamasından doğan öfke, kızgınlık ve hiddetle bir insanı kasten öldürmesidir. TCK 82/1-i’de “bir suçu işleyememekten dolayı duyduğu infialle” öldürme olarak düzenlenmiştir. Tipik örnekler; yağmaya direnen kişinin parayı vermemesi, cinsel saldırıya uğrayan mağdurun direnmesi veya şantajla para istenen kişinin kaçması üzerine işlenen öldürmelerdir.
Bir suçu işleyememekten duyulan infialle öldürmenin cezası nedir?
TCK 82/1-i uyarınca bir suçu işleyememekten duyulan infialle kasten öldürmenin cezası ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasıdır. Hükümlü 30 yılı iyi hâlli geçirirse koşullu salıverilmeden yararlanabilir. Takdiri indirim uygulanırsa ceza müebbet hapse, suç teşebbüste kalırsa 14 yıldan 21 yıla kadar hapse iner. İşlenemeyen suçtan ayrıca teşebbüs cezası verilir.
TCK 82/1-i’nin uygulanması için hangi şartlar gerekir?
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 2013/1-717 E., 2014/232 K. sayılı kararına göre üç şart aranır: öldürmeden önce işlenmek istenen bir suç bulunmalı, bu suç kasten işlenen bir suç olmalı ve ilk suç işlenememiş, yani teşebbüs aşamasında kalmış olmalıdır. Ayrıca öldürme, ilk suçun işlenememesinden duyulan öfke ve hiddetle gerçekleştirilmelidir; başka bir nedenle öldürmede bent uygulanmaz.
İlk suç tamamlanmışsa infialle öldürme oluşur mu?
Hayır. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 2013/1-717 E., 2014/232 K. sayılı kararına göre ilk suç tamamlanmışsa bir suçu işleyememekten duyulan infialle öldürme oluşmaz. Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 2020/2927 E., 2021/10341 K. sayılı kararında altınları alarak yağmayı tamamlayan sanık hakkında 82/1-i uygulanması bozma nedeni yapılmış, eylem yalnızca 82/1-h kapsamında değerlendirilmiştir.
Yağmaya direnen kişinin öldürülmesi hangi suçu oluşturur?
Fail, malı almak için mağdurun direncini kırmak amacıyla öldürürse eylem suçu kolaylaştırmak amacıyla öldürme (TCK 82/1-h) olur. Yağma başarısız kaldıktan sonra fail bunun öfkesiyle mağduru öldürürse eylem infialle öldürme (TCK 82/1-i) olur. Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 2023/993 E., 2023/7092 K. sayılı kararında silah zoruyla istenen paranın alınamaması üzerine ateş eden sanık hakkında 82/1-i uygulanmıştır. Her iki durumda da ceza ağırlaştırılmış müebbet hapistir ve yağmadan ayrıca ceza verilir.
Cinsel saldırıya direnen kadını öldürmenin cezası nedir?
Cinsel saldırının teşebbüs aşamasında kalması ve failin bu başarısızlığın öfkesiyle mağduru öldürmesi TCK 82/1-i kapsamındadır ve cezası ağırlaştırılmış müebbet hapistir. 27.05.2022 sonrası olaylarda mağdur kadın olduğundan 82/1-f de uygulanır; tek ceza verilir. Fail ayrıca cinsel saldırıya teşebbüsten cezalandırılır. Cinsel saldırı tamamlandıktan sonra mağdurun konuşmaması için öldürülmesi ise 82/1-h’yi oluşturur.
Sevgilinin ayrılmak istemesi üzerine öldürmek infialle öldürme sayılır mı?
Hayır. TCK 82/1-i’nin uygulanması için failin işlemek istediği eylemin kanunda suç olarak tanımlanmış olması gerekir. Bir kişinin ilişkiyi sürdürmek istememesi, evlilik teklifini reddetmesi veya borcunu ödememesi failin bir suçu işleyememesi anlamına gelmez. Bu olaylarda koşulları varsa tasarlama (82/1-a), kadına karşı öldürme (82/1-f) veya eş ya da boşandığı eşe karşı öldürme (82/1-d) gibi başka bentler, yoksa TCK 81 uygulanır.
TCK 82/1-h ile 82/1-i arasındaki fark nedir?
TCK 82/1-h’de öldürme, bir suçu kolaylaştırmak, gizlemek, delillerini yok etmek veya yakalanmamak amacına yönelik bir araçtır ve ilk suç tamamlanmış olsa da uygulanabilir. TCK 82/1-i’de ise öldürme, işlenemeyen bir suçun öfkesiyle verilen bir tepkidir ve ilk suçun mutlaka teşebbüs aşamasında kalmış olması gerekir. Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 2016/2583 E., 2016/2782 K. sayılı kararında delilleri gizlemek amacıyla işlenen öldürme 82/1-i değil 82/1-h olarak nitelendirilmiştir.
İnfialle öldürmede haksız tahrik indirimi uygulanır mı?
Kural olarak uygulanmaz. İnfialde failin öfkesi mağdurun haksız bir fiilinden değil, kendi suçunun engellenmesinden doğar. Mağdurun yağmaya, cinsel saldırıya veya zorla götürülmeye direnmesi meşru savunma niteliğinde hukuka uygun bir davranıştır ve haksız tahrik oluşturmaz. Yalnızca mağdurdan kaynaklanan ve ilk suça direnmenin ötesine geçen ayrı bir haksız fiil varsa tahrik ayrıca değerlendirilir.
İnfialle öldürme ile tasarlayarak öldürme birlikte olabilir mi?
İlk suçun başarısızlığı ile öldürme arasında uzun süre geçmişse tasarlama da tartışılır. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 2013/1-717 E., 2014/232 K. sayılı kararında, yağmaya teşebbüsten aylar sonra cezaevinden firar edip silah temin ederek katılana ateş eden sanığın eylemi çoğunlukla infialle öldürmeye teşebbüs olarak kabul edilmiş, yedi üye ise eylemin tasarlayarak işlendiği görüşüyle karşı oy kullanmıştır. Bu karara göre infialin öldürmeyle aynı anda duyulması zorunlu değildir.
İnfialle öldürmeye teşebbüsün cezası nedir?
7550 sayılı Kanun’la değişik TCK 35/2 uyarınca ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını gerektiren suçlarda teşebbüs hâlinde 14 yıldan 21 yıla kadar hapis cezası verilir. Bu değişiklikten önceki fiillerde lehe olan 13-20 yıllık aralık uygulanır. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 2013/1-717 E., 2014/232 K. sayılı kararına konu dosyada TCK 82/1-i, 35 ve 62 uyarınca 15 yıl hapis cezası verilmiştir. İşlenemeyen ilk suçtan ayrıca teşebbüs cezası verilir.
Şantajı başarısız kalan kişinin öldürmesi hangi suçu oluşturur?
Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 2022/12006 E., 2023/1062 K. sayılı kararında, maktulü uygunsuz durumda yakalayıp şantajla para koparmayı planlayan ve maktul aracıyla kaçmaya çalışınca ateş ederek onu öldüren sanığın eylemi şantaj suçunu işleyememekten duyulan infialle kasten öldürme olarak kabul edilmiştir. Bu suçun cezası TCK 82/1-i uyarınca ağırlaştırılmış müebbet hapistir.
İşlenemeyen suçtan ayrıca ceza verilir mi?
Evet. İlk suç, öldürme suçunun unsuru değil, yalnızca saikidir. Bu nedenle faile işlenemeyen suçtan ayrıca teşebbüs cezası verilir. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 2013/1-717 E., 2014/232 K. sayılı kararında yağmaya teşebbüsten ayrıca 1 yıl 3 ay, Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 2023/993 E., 2023/7092 K. sayılı kararında ise nitelikli yağmaya teşebbüsten ayrıca 11 yıl 3 ay hapis cezası verilmesi onanmıştır.
TCK 82/1-i ne zaman yürürlüğe girdi?
Bent, 29.06.2005 tarihinde kabul edilen ve 08.07.2005 tarihinde Resmî Gazete’de yayımlanan 5377 sayılı Kanun’un 9’uncu maddesiyle Türk Ceza Kanunu’na eklenmiştir. 765 sayılı eski Türk Ceza Kanunu’nun 450/8’inci maddesinde benzer bir hâl bulunuyordu; ancak 01.06.2005’te yürürlüğe giren 5237 sayılı Kanun’un ilk metninde yer almıyordu. Bu nedenle aradaki kısa dönemde işlenen fiillere 82/1-i uygulanamaz.
İnfialle öldürme davasına hangi mahkeme bakar ve zamanaşımı kaç yıldır?
TCK 82/1-i’deki suça ağır ceza mahkemesi bakar; fail 18 yaşından küçükse görevli mahkeme çocuk ağır ceza mahkemesidir. Temyiz incelemesi Yargıtay 1. Ceza Dairesince yapılır. Suç şikâyete bağlı değildir ve uzlaştırma uygulanmaz. Dava zamanaşımı TCK 66/1-a uyarınca 30 yıl, ceza zamanaşımı TCK 68/1-a uyarınca 40 yıldır.
İstanbul’un Bahçelievler ilçesinde, Bakırköy Adliyesi’ne yakın konumda yer alan Avukat Sinan Karabacak dava takibi ve hukuki danışmanlık hizmeti vermektedir. Bir suçu işleyememekten duyulan infialle öldürme ya da bu suça teşebbüs veya iştirak isnadıyla yürütülen bir soruşturma veya kovuşturmada şüpheli, sanık ya da maktul yakını olarak yer alıyorsanız, süreç hakkında bilgi almak için ağır ceza mahkemesindeki davalarda avukatlık hizmeti sayfasını inceleyebilirsiniz.
Av. Sinan Karabacak Cep Tel: +90 535 671 88 95
Yasal Uyarı: Bu makale Av. Sinan Karabacak tarafından, yalnızca genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmış olup hukuki tavsiye niteliği taşımamaktadır. Her dava kendine özgü koşullar içermektedir. Hukuki danışmanlık için lütfen iletişime geçiniz.

