|

Asliye Ceza Mahkemesi: Görevleri ve Baktığı Suçlar

asliye ceza mahkemesi

Asliye ceza mahkemesi, ceza yargısının genel görevli ilk derece mahkemesidir. “Asliye” sözcüğünün “asıl”dan türemesi yerinde bir ipucudur: mahkemelerin görev paylaşımında asıl yetkili olan, asliye ceza mahkemesidir. Kanun, açıkça başka bir mahkemeyi görevlendirmediği sürece tüm ceza davaları asliye ceza mahkemesinde görülür. Uygulamada, ceza yargılamasının sayıca en büyük bölümü bu mahkemede yürütülür.

Kuruluşu ve Yasal Dayanağı

Asliye ceza mahkemesinin görev ve yetkileri, 5235 sayılı Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun‘da düzenlenmiştir. Kanunun 8. maddesi ceza mahkemelerini ağır ceza, asliye ceza ve özel kanunlarla kurulan diğer ceza mahkemeleri olarak sınıflandırır. Asliye ceza mahkemesinin görev alanı, artık (rezidüel) görev ilkesiyle belirlenir: ağır ceza mahkemesinin ve sulh ceza hâkimliğinin görevine girmeyen tüm dava ve işler asliye ceza mahkemesinde görülür.

Mahkemeler, Adalet Bakanlığı tarafından HSK‘nın olumlu görüşü alınarak, her il merkezi ile coğrafi durum ve iş yoğunluğuna göre belirlenen ilçelerde kurulur. İş yoğunluğu olan yerlerde birden fazla asliye ceza mahkemesi bulunur ve bunlar numaralandırılır.

Yapısı ve Görev Sınırı

  • Hâkim sayısı: Asliye ceza mahkemesi tek hâkimlidir. Yargılamayı ve karar verme sürecini tek hâkim yürütür.
  • Görev sınırı: Kural olarak, kanunda öngörülen cezanın üst sınırı 10 yıl ve altında olan ve ağır cezanın görevine girmeyen suçlar.
  • Cumhuriyet savcısı: Duruşmalara katılır.

Görev belirlenirken, ağırlaştırıcı veya hafifletici nedenler dikkate alınmaksızın suçun kanundaki cezasının üst sınırı esas alınır (5235 sayılı Kanun m.14). Bu nedenle, somut olayda indirim uygulanacak olması, suçu asliye cezalık hâle getirmez; bakılacak olan kanundaki soyut üst sınırdır.

2014 Değişikliğinin Asliye Cezaya Etkisi

28 Haziran 2014’te yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun’la sulh ceza mahkemeleri kaldırılmış ve bu mahkemelerin yargılama görevi asliye ceza mahkemelerine devredilmiştir. Böylece, eskiden sulh ceza mahkemesinde görülen daha hafif suçların yargılaması da asliye ceza mahkemesinin görev alanına girmiştir. Bugün “sulh ceza” adı yalnızca soruşturma evresinin hâkimlik makamı olan sulh ceza hâkimliğinde yaşamaktadır; bu makam dava görmez.

Sık Görülen Suçlar

Asliye ceza mahkemesinin görev alanına giren suçlardan bazıları:

  • Hırsızlık (TCK m.141-142)
  • Basit dolandırıcılık (TCK m.157)
  • Kasten yaralama (TCK m.86)
  • Tehdit (TCK m.106)
  • Hakaret (TCK m.125)
  • Konut dokunulmazlığının ihlali (TCK m.116)
  • Taksirle yaralama veya ölüme sebebiyet (TCK m.85, 89)
  • Uyuşturucu madde kullanma veya bulundurma (TCK m.191)
  • Güveni kötüye kullanma (TCK m.155)
  • Mala zarar verme (TCK m.151)

Basit Hâl, Nitelikli Hâl: Aynı Suç Farklı Mahkeme

Bazı suçların basit hâli asliye cezada, nitelikli hâli ağır cezada görülür. En tipik örnek dolandırıcılıktır: basit dolandırıcılık asliye ceza mahkemesinde yargılanırken, nitelikli dolandırıcılık ağır ceza mahkemesinin görevine girer. Benzer şekilde, uyuşturucu kullanmak/bulundurmak asliye cezalıkken, uyuşturucu imal ve ticareti ağır cezalıktır. Bu nedenle bir suçun görevli mahkemesini belirlerken yalnızca suçun adına değil, somut nitelendirmesine ve hangi fıkraya dayandığına bakmak gerekir.

Asliye Ceza Yargılamasında Sık Görülen Kurumlar

Asliye ceza mahkemesinde görülen davalarda, cezanın bireyselleştirilmesine yönelik bazı kurumlar sık gündeme gelir:

  • Hükmün açıklanmasının geri bırakılması (HAGB, CMK m.231): Belirli koşulların varlığında, iki yıl veya daha az hapis cezasına hükmedilen sanık hakkında hükmün açıklanması geri bırakılabilir ve sanık denetim süresine tabi tutulabilir.
  • Adli para cezası ve seçenek yaptırımlar: Kısa süreli hapis cezaları, kanundaki koşullarla adli para cezasına veya başka seçenek yaptırımlara çevrilebilir.
  • Erteleme: Hapis cezasının infazı, kanuni şartlar sağlanırsa ertelenebilir.

Bu kurumların uygulanıp uygulanmayacağı, suçun niteliğine ve sanığın durumuna göre değişir.

Uzmanlık Mahkemeleri

Bazı asliye ceza mahkemeleri belirli alanlarda uzmanlık mahkemesi olarak çalışır. Örneğin vergi suçlarına bakmak üzere uzmanlaşmış asliye ceza mahkemeleri vardır. Bu uzmanlaşma, mahkemenin türünü değiştirmez; yalnızca iş bölümü ve ihtisaslaşma amacı taşır.

Kanun Yolları

Asliye ceza mahkemesinin kararına karşı, kural olarak Bölge Adliye Mahkemesi’nde istinaf yoluna gidilir. Ancak kanun, belirli bir parasal sınırın altında kalan adli para cezası hükümleri gibi bazı kararları kesin sayar; bu hâllerde istinaf yolu kapalıdır. Söz konusu sınırlar mevzuatla zaman zaman güncellendiğinden, somut dosyada başvuru yolunun açık olup olmadığı ayrıca değerlendirilmelidir.

Sanık Çocuksa

Asliye ceza mahkemesinin görev alanına giren bir suçu 18 yaşından küçük bir sanık işlemişse, yargılama çocuk mahkemesinde yapılır. Çocuk mahkemesi, asliye ceza mahkemesi statüsünde kabul edilir ancak tek hâkimli ve savcısız çalışır. Ayrıntı için: çocuk mahkemesi.

Uzlaştırma: Birçok Asliye Cezalık Suçta Davayı Sonlandırabilen Yol

Asliye ceza mahkemesinin görev alanına giren suçların önemli bir kısmı uzlaştırma kapsamındadır (CMK m.253). Uzlaştırma, şikâyete bağlı suçlar ile kanunda ayrıca sayılan bazı suçlarda, mağdur ile şüpheli/sanığın bir uzlaştırmacı eşliğinde anlaşmasını sağlayan bir kurumdur. Taraflar uzlaşırsa, soruşturma aşamasında kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilir; kovuşturma aşamasında ise dava düşer. Kasten yaralamanın basit hâli, tehdit, hakaret, konut dokunulmazlığının ihlali gibi sık görülen birçok asliye cezalık suç uzlaştırma kapsamına girer. Uzlaştırma süreci, başsavcılık bünyesindeki uzlaştırma bürosu tarafından yürütülür; bu yönüyle dosya, mahkemeye gelmeden de sonuçlanabilir.

Seri ve Basit Yargılama Usulleri

Asliye ceza mahkemesinin iş yükünü hafifletmek ve bazı dosyaları hızlandırmak için kanunda özel usuller öngörülmüştür:

  • Seri muhakeme usulü (CMK m.250): Kanunda sayılan belirli suçlarda, şüphelinin kabulü hâlinde, savcılık aşamasında yürütülen ve cezada indirim sağlayan hızlandırılmış bir usuldür. Hâkim, savcının belirlediği yaptırımı denetler.
  • Basit yargılama usulü (CMK m.251): Asliye ceza mahkemesinin görevine giren ve üst sınırı belirli bir düzeyin altında kalan suçlarda, mahkemenin duruşma yapmaksızın dosya üzerinden karar verebildiği usuldür. Karara itiraz edilmesi hâlinde genel hükümlere göre duruşmalı yargılamaya geçilir.

Bu usuller, her dosyada uygulanmaz; suçun türüne ve koşullara bağlıdır.

Duruşma Aşamaları

Genel (duruşmalı) yargılamada süreç, iddianamenin okunmasıyla başlar; sanığın sorgusu, delillerin ortaya konulup tartışılması, katılan ve şikâyetçi beyanları, savcının esas hakkındaki mütalaası ve sanık ile müdafiin savunmasıyla devam eder. Son söz daima sanığa aittir; ardından hâkim hükmünü kurar. Tek hâkimli yapı, sürecin asliye cezada ağır cezaya göre daha hızlı ilerlemesini sağlayabilir.

Birden Fazla Suç İşlenmesi ve Görev

Bir kişiye birden fazla suç isnat edildiğinde görevli mahkemenin nasıl belirleneceği pratikte önem taşır. Kural olarak, bağlantılı suçlarda en ağır cezayı gerektiren suça göre görev belirlenir; bu suç ağır cezalıksa, daha hafif suçlar da ağır ceza mahkemesinde birlikte görülebilir. Aksi hâlde, asliye cezalık suçların tamamı asliye ceza mahkemesinde görülür. Suça teşebbüs veya iştirak gibi hâller, kural olarak görevli mahkemeyi değiştirmez; bakılan, tamamlanmış suçun kanundaki ceza üst sınırıdır.

Özel Kanunlardaki Suçlar

Suçlar yalnızca Türk Ceza Kanunu’nda düzenlenmez. Vergi Usul Kanunu, Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu, Çek Kanunu gibi özel kanunlarda da cezai yaptırımlar bulunur. Bu suçların hangi mahkemede görüleceği, yine 5235 sayılı Kanun’daki görev ölçütlerine göre belirlenir: kanun başka bir mahkemeyi özel olarak görevlendirmemişse ve ceza üst sınırı ağır cezanın alanına girmiyorsa, dava asliye ceza mahkemesinde görülür. Bu nedenle bir suçun hangi kanunda düzenlendiğinden bağımsız olarak, görevli mahkeme öngörülen cezaya ve özel görev kurallarına göre saptanır.

Yargılama Sonunda Verilebilecek Kararlar

Asliye ceza mahkemesindeki yargılama, farklı sonuçlara bağlanabilir. Başlıca karar türleri şunlardır: sanığın suçu işlediği sabit görülmezse beraat; suç sabit görülürse mahkûmiyet; fiil suç olmakla birlikte kanuni bir nedenle ceza verilemiyorsa ceza verilmesine yer olmadığı; zamanaşımı, şikâyetten vazgeçme gibi nedenlerle davanın düşmesi; ya da görev veya yetki yönünden görevsizlik/yetkisizlik kararı. Mahkûmiyet hâlinde verilen hapis cezası, koşulları varsa adli para cezasına çevrilebilir, ertelenebilir veya hükmün açıklanması geri bırakılabilir. Hangi kararın çıkacağı, toplanan delillere ve suçun niteliğine göre belirlenir; bu nedenle her aşamada usule uygun bir savunma, sonucu doğrudan etkileyebilir.

İlgili Sayfalar

Hukuki Destek

İddianamenin kabulünden hükmün verilmesine kadar her aşamada usule uygun bir savunma, HAGB veya erteleme gibi kurumların doğru zamanda gündeme getirilmesi, sürecin sonucunu etkileyebilir. Süreç hakkında bilgi almak için ceza davası süreci sayfamızı inceleyebilirsiniz.

İstanbul’un Bahçelievler ilçesinde, Bakırköy Adliyesi’ne yakın konumda yer alan Avukat Sinan Karabacak dava takibi ve hukuki danışmanlık hizmeti vermektedir.

Av. Sinan Karabacak – Cep Tel: +90 535 671 88 95

Benzer Yazılar